10 Aylık Bebek Oyunları

atmosfer bilgi bir dedi deneme duygusal eden hizmet kas mutlu oyun sevgi ya yeni 10 Aylık Bebek Oyunları 7 Aylık Bebek Oyunları 11 aylık bebek oyunları 10 aylık bebek oyunları 7 ..

Oyun, Çocuklarda Zekayı Geliştiriyor…

Çocukların sağlıklı gelişimi için sevgi ne kadar gerekliyse oyun ve oyuncakların da o kadar gerekli olduğu, oyunun çocuğun bedensel, duygusal, sosyal, zihinsel ve dil gelişiminde önemli rol oynadığı ve hayal gücünü genişlettiği bildirildi. Sosyal Hizmet Uzmanı Hicran Karadoğan Kınık, 0-6 yaş grubu çocukların gelişiminde oyun ve oyuncakların önemine dikkat çekerek, çocuk için yaşamı öğrenme aracı olan oyunun büyük öneme sahip olduğuna işaret etti. Oyun oynarken çocukların mutlu olduğunu, çocuğun büyümesi ve sağlıklı gelişmesi için beslenme, sevgi, bakım ne kadar gerekli ise oyun ve oyuncakların da o kadar gerekli olduğunu, oyunun çocuğun bedensel, duygusal, sosyal, zihinsel ve dil gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Hicran Karadoğan Kınık, oyun oynamanın çocuğun gelişimindeki etkileri hakkında da bilgi verdi.

Oyun yoluyla çocukların düşünmeyi ve kendi başına karar vermeyi, sorumluluk almayı, işbirliği yapmayı ve paylaşmayı öğrendiğini, hayal gücünü, becerilerini geliştirdiğini, dikkatini bir noktaya toplamayı ve becerilerini organize etmeyi öğrendiğini ifade eden Kınık, “Çocuk oyun oynayarak kendini tanır. En güçlü ve doğal dürtülerinden biri olan, saldırganlık dürtüsünü boşaltma olanağı bulur. Değişik sosyal rolleri deneme, duygularını dışa vurma imkanını elde eder ve başka nesneler ya da insanlarla ilişkilerini inceler. Oyun, kas gelişimini hızlandırır ve güçlendirir. Çevresini araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme imkanı sağlar. Kendisini ifade etmeyi, sözlü olarak ifade edilenleri anlamayı öğrenir, yeni sözcükler kazanır. Çocuk toplu yaşam için gerekli olan kuralları öğrenir” dedi.

Anne-babanın çocukla birlikte oyun oynarken karşılıklı gülümseyerek ve mümkün olduğunca göz göze gelerek, neşeli bir atmosfer oluşturmaya çalışması gerektiğini de kaydeden Hicran Karadoğan Kınık, bebeğin el ve ayak parmaklarıyla oynayarak, vücudundaki organlara dokunarak ismini söylemesi gerektiğini vurguladı. Kınık, “Çocuğun, aynada kendini ve anne-babayı görmesi sağlanmalı. Anne-baba çocuğun farklı şekiller, renkler görmesini ve sesler duymasına yardımcı olmalı. Eşyalara dokunmasına fırsat verip, anlayabilmesi için zaman bırakıp ve daha sonra da tanıyabilmesi için ne olduğunu tekrarlamalı. Bebeğin elinde tutması için, mandal, plastik bardak, kaşık, çıngırak gibi değişik şekillerde eşya ve oyuncaklar vererek, ellerini bol bol kullanmasını sağlamalı. Yumuşak ses tonuyla konuşup, nazik hareketlerle yaklaşıp, şarkılar söylenmeli. Çocukla birlikte resimlere, kitaplara bakıp, kitap okuyup, müzik dinletip, el çırptırırsa çocuk için en iyi oyun ortamını oluşturmuş olur. Oyun oynarken geçen zamanın mutlu, neşeli ve öğretici olmasına yardımcı olur. Oyun düşünceler, duygular ve ilişkiler içinde, beceri ve kontrol kazanmanın önemli yoludur. Oyuncak ise çocuğun beş duyusu ve duygularını uyaran, değerlendirme ve uygulama yetilerini geliştiren, hayal gücünü zenginleştiren, bedensel ve sosyal gelişimini hızlandıran oyun aracıdır” diye konuştu.

Çocuğun yaş, ilgi ve gereksinmelerine göre oyun ve oyuncak tercihlerinin de değiştiğini ifade eden Kınık, yaş gruplarına göre seçilmesi gereken oyuncaklar hakkında şu bilgileri verdi:

“0-6 aylık dönemde:
İlk 6 ayında çocuk ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır. Bu dönemde görsel ve işitsel duyulara yönelen hareketli oyuncaklar çocuğun dikkatini çeker ve neşelendirir. Çocuk yeni ve ilginç olan her şeye bakmak, dokunmak, seyretmek ister. Bu çocuğun öğrenme yoludur. Yatağının üzerine asılabilen, sallanınca ses çıkaran, canlı renkleri olan objeler ve rahatça tutulabilen çıngırak bu dönemin vazgeçilmez oyuncaklarıdır. Bu aylarda yine müzik kutuları, renkli halkalar, kumaştan ve plastikten kucaklanacak bebekler tercih edilebilir. 4. ayından sonra çeşitli boylarda toplar, tutmalı çıngıraklar, bez bebekler, lastik ve plastik sıkmalı oyuncaklar, diş kaşıyıcı halkalar, iç içe geçen kutular seçilebilir ve radyo-teyp dinletilebilir.

7-12 aylık dönemde:
Oturmaya başladığı 7. aylarından itibaren çocuk uzanabildiği her şeyi yakalamaya, yakaladığı her şeyi de ağzına götürmeye çalışır. En çok hoşlandıkları; bir elinden diğerine kolayca geçirebildiği renkli halkalar, avuçlayabildiği plastik küpler, kemirebildiği kauçuk nesneler, hırpalandığı zaman bozulmayan yumuşak bebek ve hayvancıklardır. Tutunarak da olsa ayağa kalkabildiğinde eline geçen her şeyi yere atmaktan zevk aldığından, zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar ilgi odağıdır. Boy boy renkli toplar, iç içe geçebilen kutular, renkli makaralar, bebekler, kitaplar, renkli büyük resimler bu dönemin oyuncakları arasında yer alır. Ayrıca 7. ayından itibaren oynanmaya başlanan, annenin tekrar kendine geri döneceğini öğrenmesini sağlayan “cee e” oyunu çocuğun anneden ayrılma kaygısını kontrol etmesine yarar. Annenin her gözden kayboluşunda duyulan gerginlik, anne görüldükten sonra gerginlikten, memnuniyete dönüşür. 10-12. aylarında tef, davul, kapaklı kutular, düdük, kitaplar, resimler, kalın kalemler, bahçe ve kum oyuncakları, banyo oyuncakları, balonlar, toplar, itilen ya da çekilen tekerlekli oyuncaklar telefon çevirme gibi etkinlik setleri tercih edilebilir. Bu dönemde oynanılabilecek kum ve su, çocuğun dokunma hissinin gelişimini sağlar ve çocuğa büyük haz verir. Deneyim ve keşif olanakları sağlayan kum ve su sayesinde utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir.

13-18 aylık dönemde:
Bu aylarda itmeli, çekmeli ses çıkaran oyuncaklar, üstüne ve içine oturulabilecek büyüklükte tahta veya plastik büyük hayvan türü oyuncaklar, boş tahta ve mukavva kutuları, küçük sandık, sepet ve tabureler ayrıca oyuncak süpürge, faraş ve bezler, öykü kasetleri, çocuk şiir ve resim kitapları tercih edilebilir.

19-24 aylık dönemde:
Bu aylarında çocuk, bütünü parçalara ayırmaktan, kutuyu doldurup boşaltmaktan, kule ve köprü yapmaktan büyük zevk alır. Bu dönemde çocuğun ilgisini çeken oyuncaklar arasında mutfak eşyaları, farklı büyüklükteki plastik parçalar, saçları ve elbiseleri olan bebekler ve arabalar yer alır. Bu dönemin sonuna doğru çocuk, tahta parçasını arabaymış gibi hareket ettirebilir. Bazı hareketleriyle anne-babayı taklit edebilir. Bu dönemde minyatür marangoz oyuncakları (tahta çekiç ve çiviler), mutfak setleri gözde oyuncaklardır. Ayrıca bu dönemde yine tahta, bez veya plastik hayvanlar, evde ve sokakta kurulan salıncaklar, kova, kürek, çocuk şiir kasetleri ve kitapları tercih edilebilir.

25-30 aylık dönemde:
Bu dönemde çocuk, hayal gücüne dayanan oyunlardan hoşlanır. Oyuncaklarıyla konuşur, onlara kızıp bağırabilir. Bedensel olarak gelişmiş olduğundan rahatlıkla takla atar, topa tekme atar, çok aktif olduğundan yeni oyunlar yaratır ve bu oyunları uygular. Evcilik, bakkalcılık, postacılık ve doktorculuk oyunlarında çeşitli kıyafetlere girip, canlandırmayı sever. Bu dönemde çocuğun oyun malzemeleri; sorun çözmeyi, yaratıcılığı ve duygularının arıtılmasını, yansıtılmasını destekleyici oyun hamuru, kil ve inşa blokları gibi “yapılandırılmamış” oyun araçlarından oluşabilir. Bu dönemde çocuğun oynaması için; parmak boyası, keskin olmayan makaslar ve kağıtlar, renkli çıkartmalar, öykü ve masal kitapları, teyp ve çocuk şarkı kasetleri, bebek, bebek arabaları gibi itmeli ve çekmeli tekerlekli araçlar, üç tekerlekli bisiklet, basit bilmeceler ve tahmin oyunları (hayvanları, ağaçları, çiçekleri bilmesi gibi), küçük süpürge, faraş, küçük tencere, tabak, fincan gibi ev işi araçları, tahtadan veya plastikten çekiç, kerpeten, tornavida gibi araçlar, hayvanat bahçesi gezileri veya yakın çevre gezileri, su, kum, kil gibi doğal oyun malzemeleri çocuğun dokunma duygusunun gelişimine, deneyim ve keşif olanaklarının sağlanmasına, utangaç çocuğun uyarılmasına, saldırgan çocuğun sakinleşmesine ve çocuğun dikkatini bir konu üzerinde toplamasına yardımcı olduğu için tercih edilebilir.

49-60 aylık dönemde:
Bu dönemde çocuk, grup oyunlarına ilgi duyar. Yavaş yavaş çevresini tanımaya başlar, yaşıtlarıyla arkadaşlık kurar. Oynadıkları oyunların kurallarına saygılı olmayı öğrenir. Bu dönemde çocuğun oynaması için; kesme-yapıştırma, çizim yapma, resim boyama ve öykü, masal kitapları, şekil verebileceği, el becerisini geliştirmenin yanında hayallerini gerçekleştirebileceği oyun hamuru, kum, kil, su gibi malzemeler, 3 tekerlekli bisiklet, tekerlekli patenler, ip atlama, seksek, bilye, körebe, saklambaç, çember çevirme gibi oyunlar, oyun parkları ve doğa gezintileri önerilebilir.” Kınık, oyuncak seçme konusunda ise şunları söyledi:

“Çocuğun gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. Oyuncağın tüyleri çocuğun ağzına, burnuna kaçmamalıdır. Zehirsiz boyalarla boyanmış olmalı, zehirli maddeler içermemelidir. Yıkanabilir, dayanıklı, sağlam olmalıdır. Yutulacak ve kolayca kopup, çocuğun ağzına atacağı kadar küçük parçaları olmamalıdır. Sivri uçları, kesici kenarları, parmaklarının sıkışabileceği ek yerleri ve gözlerine zarar verebilecek çıkıntıları olmamalıdır. Çocuğun bedenine uygun büyüklükte ve ağırlıkta olmalıdır. Oyuncaklar düzenli olarak gözden geçirilmeli, hasarlı ve kırık olanlar tehlikeli olabilecekse atılmalıdır. Bozuk para, kibrit, çakmak, sigara gibi malzemeler çocuğa zarar verebileceğinden oynaması için verilmemelidir. Oyuncakların oyun değeri olmalı, bedensel, zihinsel, sosyal ve dil gelişim alanlarının tümünü birden destekleyebilecek zengin uyarıcıları içermeli, çok fonksiyonlu olmalıdır.”

Bebek Ve Çocuklar Hangi Yaşta Hangi Oyuncaklarla Oynamalıdırlar?

Bebek ve Çocuklar Hangi Yaşta Hangi Oyuncaklarla Oynamalıdırlar?

Anne babalar, bebek doğduğu andan başlayarak onun için oyuncak seçmeyi severler, oyuncak alışverişinden zevk alırlar. Bunda da haksız sayılmazlar; renk renk, çeşit çeşit oyuncaklar çocuklar kadar, biz büyüklerin de ilgisini çekmektedir. Özellikle de bebeğin henüz tercih bildiremeyeceği ilk aylarında seçtiğimiz oyuncaklar, bizim beğenimizi yansıtmaktadır . (Elbette , bizler çocukken böyle güzel ve çeşitli oyuncaklar yoktu!)
Aşağıdaki satırlar, çocuklarına uygun oyuncaklar seçmek isteyen anne babalara rehber olacaktır. Ancak unutmamalısınız ki, özellikle ilk aylarında onun en önemli oyun arkadaşı ve oyuncağı sizsiniz. Bebek ve çocuklar oynayarak öğrenir ve kendilerini geliştirirler, çevrelerindeki dünyayı oyun aracılığıyla tanırlar. Bu serüvende onun en büyük yardımcısı siz olacaksınız. Eğer birlikte oynamak için zaman ayırmazsanız, bebeğe ne oyuncak alırsanız alın pek anlam taşımayacaktır.

0 – 6 AY:

İlk aylarda siyah – beyaz gibi kontrast renkler içeren, kolayca görülecek oyuncaklar bebeğin ilgisini çeker. Hareket ettirilen böyle bir oyuncağı gözleriyle izleyecektir. Asıl olarak 4. ayda cisimlere uzanmaya başlayacak, bundan sonra öğrenmede oyuncakların önemi artacaktır.
Bu dönemde yumuşak küpler, çıngıraklar, yumuşak hayvan oyuncaklar, diş halkaları, kırılmayacak aynalar ilgisini çekecektir.
6 -12 AY:

Neden – sonuç ilişkisini görebileceği aktivite kutusu tarzı oyuncaklar, çıngıraklar ilgisini çeker. 8 -10 aylarda başparmak ve diğer parmaklarla objeleri tutabilir, böylece bloklarla ve küçük objelerle oynayabilir.
Uygun oyuncaklar; toplar, iç içe geçen kaplar, banyo için basit yüzen oyuncaklar, kalın pastel boyalardır.

12 – 24 AY:

1 yaş dolayında, bebek etrafındaki aktiviteleri taklit etmeyi sever. Hayali oyunları destekleyecek basit bebekler, eski giysi ve şapkalar verilebilir.
Uygun oyuncaklar; itilip çekilebilen oyuncaklar, basit yapboz tarzı oyuncaklar, yumuşak bebekler, peluş oyuncaklar, oyuncak telefon, müzik aletleri, oyuncak araba ve kamyonlar, resimli kitaplar, oyuncak mutfak eşyalarıdır.
2 -3 YAŞ:

Bu yaşta daha karmaşık oyuncaklarla oynayabilir, üç tekerlekli bisiklete binebilir, oyun bahçesindeki çoğu gereçle oynayabilir. Gelişen hayal gücüyle taklit oyunları oynar, oyuncak telefonda konuşur, mutfakta yemek pişirirmiş gibi yapar , basit sanatsal faaliyetlere başlayabilir
Uygun oyuncaklar; üç tekerlekli bisiklet, tahta bloklar, legolar, giydirip soyabileceği bebekler, puzzlelar, tebeşir, pastel boyalar, parmak boyalarıdır.
4 -6 YAŞ:

Bu dönemde, arkadaşlar önem kazanmaya başlar, paylaşmayı, sıra beklemeyi öğrenir, açık havada grupla oynanan oyunlara katılabilir. İki tekerlekli bisiklete binebilir.
Uygun oyuncaklar;üç tekerlekli bisiklet, 10 parça ve üstü yapbozlar, kuklalar, giysiler, basit kutu oyunları, sanatsal faaliyetler için materyaldir.

11 Aylık Bebeklerin Gelişimi

11 Aylık Bebeklerin Gelişimi
Bebek Gelişimi – 11 Aylık Bebek Neler Yapar – 11 Aylık Bebekler

Bu ay bağımsızlığın arttığı ve özgürlüğün kanıtlanmaya çalıştığı aydır. Anne hayır der, ama çocuk anladığı halde bildiğini yapmaya devam eder. Artık annesi ve diğer kişileri dinlemez. Gösterilen ilgi ve yardımları istemez, reddeder. Özellikle ayakta durma konusundaki yardımları istemez. Aksine kendi yapmaya çalışır, bir şeyleri kanıtlamaya çalışırcasına yapılan yardımlara şiddetle karşı çıkar. Ayakta bir nesneye tutunmadan kısa bir süre ayakta durabilir. Bebeklerde gelişim farklı olduğu için bu dönemde bazı bebekler yürüyebilir. Normalde 11. ayda çocuklar bir eşyaya tutunup yürüyebilir. Bebek zaman içinde eşyalara tutunmayı unutarak ellerini bırakacaktır. Bu şekilde bebek önce yavaş yavaş ve parmak ucunda daha sonra hızlı şekilde yürümeye başlayacaktır. Bu demektir ki yetişkinler gibi yürüyecek ve artık ayağına ayakkabı giyecektir. Bu dönemde bir özellik daha kazanmıştır. Yürümeye başlayana kadar bebek yumuşak ve elastik bir ayakkabı giymelidir. Kalın ve sert tabanlı ayakkabı çocuk için bu dönemde pek tavsiye edilmez. Bu ayakkabılar çocuğun zor yürümesine ve ayağının burkulmasına neden olabilir.

Çocukta bu ayda korkular oluşur. İlk olarak cesur olan çocuk daha sonra korkarak ağlamaya başlar. Örneğin merdivenleri hiç korkmadan çıkan çocuk, inme aşamasına gelince inemez ve korkarak ağlar. Ama her zaman merdivenlerin çocuk için bir çekiciliği vardır. Bu nedenle özellikle evinin içinde merdiven olan aileler daha dikkatli olmalıdır. Çocuklar hep bilindiği gibi düşe kalka yürümeyi öğrenir. Döke saça da yemek yemesini öğrenir. İşte bu düşe kalka dönemi bu aydır. Çünkü sürekli olarak çocuk düşer. Hemen hemen her çocuk yaptığı üç denemenin ikisinde düşer. Sonra sinirlenir, tekrar kalkıp yürümeyi dener. Bu şekilde bu olayı hırs haline getiren çocuk yürümeye başlar. Bebek düştüğünde siz panikli şekilde tepki vermezseniz, bebek de size sakin biçimde tepki verir. Belki de canı acımadığında hiç tepki vermez. Her düşmeden sonra ağlayan bebeğe sanki komik bir şey olmuş gibi gülün. Onunda gülmesini sağlayın. Aksi durumda sanki önemli bir kaza geçirmiş gibi ağlamaya başlar ve susması da bir hayli geç olur.

Bebek nesneleri artık daha iyi şekilde kavrar. Parmaklarını da bu dönemde daha iyi kullanır. Parmaklarını kullanarak çevresini keşfeder. Parmaklarıyla yerde bulduğu küçük bir eşyayı anlamak için eline alarak inceler. Keşfetmek istediği sadece eşyalar değildir. Giysiler, nesneler, oyuncaklar, mutfak araçları vb. şeyler de merak konusudur. Her nesneyi yavaşça inceler ve aralarında ki farkları bulmaya çalışır. Cam ile plastik eşyaları yan yana getirerek bakar, birbirine vurarak arasında ki farkı anlamaya çalışır. Kitapta gördüğü resimler ile gerçekte gördüğü resimleri kafasında karşılaştırıp, farkı bulabilir. Bu ayda çevresinde ki nesneleri daha iyi tanıması için resimler göstermek ve bebeğe kitap okumak da fayda vardır. Nesnelerin adını söylemek, ona tanıtmak ve buna yönelik oyunlar oynamak gelişimine katkı sağlar.

Uyku düzeni bebekte olumlu yönde değişir. Gündüz uykuları daha kısa, gece uykuları daha uzundur. Anne bu dönemi rahat geçirir. Bazen bebekler uykuya dalmakta güçlük çekerler. O zaman annenin yapacağı en iyi şey bebeğe ılık bir banyo yaptırmaktır. Bu gece boyunca uyumasına yardımcı olacaktır. Konuşma yeteneği pek gelişim göstermez. Sadece bir iki kelime öğrenir. Normal olarak bu ayda bebek konuşamaz. Sadece bir iki kelime söyler. Söylenenleri anlayabilir ama konuşamaz. Kendine özgü bir konuşma tarzı vardır. Kendince bir dil oluşturur ve konuşmaya çalışır. Bilinçli şekilde anne, baba ve mama diyebilir. Bazı kelimeleri ise rasgele heceleri birleştirerek söyler.

11. ayda bebekler neler yapabilir? 11 Aylık bebek neler yapar?

Sürekli değişen ruh halleri vardır. Şimdi mutlu gülüyorsa, biraz sonra sebebini bilmeden ağlamaya başlar.

Çevredeki kişilere karşı çıkar. Kendi bildiği gibi hareket eder.

Sevdiği oyuncaklarına karşı ilgi duyar. Aynı şekilde tanıdığı ve sürekli gördüğü kişilere karşı ilgi duyar.

Uykuya dalmakta güçlük çeker. Bazense uyumamak için direnir.

Ayakta kısa süreli durabilirler. Yardım alarak yürüyebilir.

Bazı bebekler bu dönemde yürüyebilir.

Kendi yemek yemeye çalışır. Bardaktan kendisi su içebilir.

Bu dönemde her konuda inatçılık gösterebilir.

Tepkilerini çoğu zaman ağlamadan gösterebilir.

Müzikli oyunlar oynamayı ve annesi ile beraber şarkı söylemeye bayılır.

Aile bireyleri ile beraber oynamayı, top atma oyunlarını çok sever.

Sesleri ve yüz ifadelerini taklit etmekten hoşlanır. Bu ayda da taklit yapmaya devam eder.

Anlamlı sesleri azdır, genelde anlamsız sesler çıkarır.

Düşmeden ayakta dururken oturabilir.

Kaşığı kullanabilir ve kaşığı ağzına götürebilir.

Bazı nesnelerin arasında ki ilişkiyi anlayabilir.
alıntı

16 – 18 Ay Arasi Çocuk Gelişimi

16 – 18 AY ARASI ÇOCUK GELİŞİMİ

Fiziksel Gelişim:

Bu dönemde çocuğunuzun fiziksel yeteneklerini ve kapasitesini zorlamaya çalıştığını farkedersiniz. Örneğin yürümeye başladıysa bununla yetinmeyecek, yürürken ağır birşeyler taşımaya ya da yüksek biryerlere tırmanmaya çalışacaktır. Bunlarda başarılı olamayınca hayalkırıklığı yaşaması ve ağlaması normaldir. 17 aylık çocukların %90’ından fazlası yürümenin yanısıra, yerdeki bir nesneye uzanmak için durup eğilme ya da birkaç dakika yere eğilip o nesneyle oynadıktan sonra kalkıp yoluna devam etme gibi hareketler yapabilirler.

Tırmanmak bu dönemde çocuklara son derece heyecan verici bir macera olarak görünür. 17 aylık çocuğunuz sizinle birlikte merdiven çıkarken muhtemelen kucağınızda olmak yerine elinizi tutarak merdivenleri kendi başına çıkmak isteyecektir. Ayrıca evdeki sandalye ve koltuklara tırmanma denemeleri yapacaktır. Evinizde bebeğinizin güvenliği için gerekli önlemleri aldığınız ve onu dikkatle gözetim altında tuttuğunuz müddetçe bu tür tırmanma denemelerini engellemeyin, bunlar bebeğiniz için iyi birer egzersiz olabilir.

Çocuğunuz 17 aylıkken hala yürümüyorsa doktorunuza danışmakta fayda vardır. Bazı bebekler o kadar iyi emekler ki, ayağa kalkıp yürümek için ihtiyaç ya da istek duymayabilirler; kimi bebekler ise düşmekten korktuğu ya da kendine yeterince güvenemediği için yürüme denemelerine karşı isteksiz olabilirler. Daha ciddi bir gelişim problemi de sözkonusu olabilir, bu sebeple size en doğru çözüm yolunu doktorunuz gösterecektir.

Bu dönemde çocuğunuz etrafındaki yeni objelere büyük bir keşfetme merakı içinde yaklaşır. Etrafında bulduğu eşyalara dokunur, onları kavrayıp yakından inceler, ağzına götürüp tadına bakmaya çalışır ya da yere fırlatıp tekrar eline alır. El ve parmaklarını kullanmada gittikçe beceri kazandığını farkedersiniz. Ona kitap okuduğunuzda sizinle birlikte sayfaları çevirmeye başlayacaktır. Eline bir boya kalemi verdiğinizde bununla boyama yapacağının bilincinde olabilir ancak eline geçirdiği herşeyi ya da heryeri boyamaya çalışacağından dikkatli olmanızda fayda vardır.

Çocuğunuz artık sizi ve etrafında sürekli gördüğü diğer yetişkinleri taklit etmeye çalışacak ve tekbaşına ya da yardım almadan yapamayacağı şeyleri yapmak isteyecektir. Böyle durumlarda (tabi güvenli olduğu sürece) ona denemesi için fırsat verin, ancak heran için yakınında yardımına hazır olmayı da ihmal etmeyin. Onun bu hevesini, ona çeşitli işler yaptırarak destekleyebilirsiniz. Örneğin ondan oyuncaklarını oyuncak kutusuna doldurmasını ya da kitapları raflara yerleştirirken size yardımcı olmasını isteyin.

Tuvalet Eğitimi için Uygun Zaman Geldi mi?

Çoğu uzman 18. ayın tuvalet eğitimine başlamak için erken bir zaman olduğunu belirtmektedir; ancak kimi görüşler de bu eğitim için uygun zamanın geldiği doğrultusundadır. Tabii ki kendisi için en uygun zamanı belirleyecek olan çocuğunuzdur, bu sebeple çocuğunuzda tuvalet eğitimine başlayabileceğinizi gösteren sinyalleri takip edin.

Eğer çocuğunuzun eğitime hazır olduğunu düşünüyorsanız, uygulayacağınız bazı yöntemlerle bu eğitimi kolaylaştırabilirsiniz. Bu dönemde çocuklar taklit yoluyla öğrenirler, bu yüzden çocuğunuzun sizin banyoda nasıl davrandığınızı izleyerek taklit etmeye çalışması muhtemeldir. Bu, ona tuvalet eğitimi vermek için iyi bir fırsat olabilir. Ona, tuvalete ya da lazımlığa nasıl oturması gerektiğini gösterebilirsiniz. Eğitim sırasında sevdiği oyuncak hayvanlarını kullanmak da faydalı olabilir. Ancak acele etmenize gerek olmadığını unutmayın; çocuğunuzun tuvalet alışkanlığını kazanması için bir yıl daha geçmesi gerekebilir.

Algısal ve Sosyal Gelişim:

Bu dönemde çocuğunuz etrafında gördüğü insanlara el sallar, gülümser, çeşitli interaktif oyunlar oynamayı sever ve basit emir cümlelerini anlayıp uygulayabilir. Bu üç aylık dönemin sonlarına doğru konuşması, mimikleri ve iletişim kurmaya yönelik çeşitli hareketleri daha anlaşılır hale gelir. Hayvan seslerini de taklit edebilir. “Hayır” kelimesini bu dönemde çocuğunuzdan sıklıkla duyacaksınız. Bu dönemin sonlarında 6-10 kelime kadar söyleyebilir, bazen iki kelimelik cümleler kurabilir.

Bu aylarda çocuğunuz çeşitli durumlara karşı olumsuz tepkiler geliştirebilir. Örneğin kızdığında ya da hayalkırıklığına uğradığında size veya yakından tanıdığı birisine vurarak tepkisini gösterir. Direktiflerinize bilinçli bir şekilde uymama eğilimi de gösterebilir. Örneğin dokunmamasını belirttiğiniz bir eşya ya da objeye sizin gözlerinizin içine bakarak özellikle dokunur. Onun söylediğiniz şeyi anladığı ve mesajı aldığından emin olduğunuz sürece, bu tip küçük inatlaşmalarına sert karşılıklar vermeyin; konuyu büyütmek yerine bir süre için görmezden gelin. Çocuğunuz bu yaşta bile doğru davranışlarının etrafındaki yetişkinlerce pozitif tavırlarla (kucaklama, öpme, gülümseme gibi) ödüllendirildiğini, yanlış davranışlarının ise olumsuz karşılandığını ya da görmezden gelindiğini farketmeye başlayacaktır.

Çocuğunuz için günlük hayat içinde alıştığı bazı rutinler bu dönemlerde çok önemlidir. Örneğin ona her gece uyumadan önce kitap okuyorsanız ve bir geceliğine bunu yapmayı unutursanız, size bunu önemle hatırlatması sizi şaşırtmasın! Çocuklar bu yaşta hayatlarını önceden tahmin edilebilir hale getiren bu rutinleri sever, böylelikle kendilerini güvende hissederler.

Artık yürüyüp konuşabildiği için çocuğunuz, etrafındaki insanlarla özellikle de kendi yaşıtlarıyla daha yakından ilgilenmeye ve iletişim kurmaya başlayabilir. Ancak hala yaşıtlarına birlikte oynanabilecek bir oyun arkadaşından çok, keşfedilecek yeni bir oyuncak gözüyle bakmaları normaldir.

Eğer çocuğunuz diğer çocuklara karşı zarar verici ve sert davranışlarda bulunuyorsa endişelenmeyin ve uygun bir dille ona bu yaptığının yanlış olduğunu anlatın. Onu yaşıtlarıyla birlikte olabileceği ortamlara daha sık götürün; örneğin sizin çocuklarınızla yaşıt çocukları olan annelerle kontak kurup düzenli olarak biraraya gelebilir, çocuklarınızın da birbirlerini oyun arkadaşı olarak kabul edip sosyalleşmelerine katkıda bulunmuş olursunuz.
Bu yaştaki çocuklar için çeşitli denemelerinde başarı kazanmak çok önemlidir.

Sürekli yeni birtakım aktiviteler konusunda kendilerini test eder, kapasitelerini zorlarlar. Örneğin ayakkabılarını kendileri giymeye, yüksek koltuklara ya da sandalyelere tırmanmaya, merdivenleri kendi başlarına çıkmaya çalışırlar. Bunları başaramadıklarında ya da sizin tarafınızdan engellendiklerinde ise oldukça öfkeleneceklerdir. Güvenliğini tehdit edecek bir durum sözkonusu olmadığı ve gözetiminiz altında olduğu sürece onun bu yeni denemelerini engellemeyin.

Kişilik Farkları:

Çocuklar doğdukları andan itibaren kişilik özellikleriyle birbirlerinden ayrılırlar. ABD New York Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada uzmanlar çocukları doğumlarından itibaren mizaçları bakımından 3 gruba ayırmıştır:

1. “Kolay” çocuklar olarak tabir edilen ilk grup uyumlu; yemek ve uyku düzenleri açısından problemsiz; etraflarındaki yenİ insanlar ve durumlara kolay adapte olabilen çocuklardır.

2. İkinci gruptaki çocukların yeni durumlara ve insanlara uyum sağlamaları biraz zaman alabilmekte; yemek ve uyku düzenlerinde bazen sorunlar görülmekte; bu çocuklar kimi zaman etraflarına karşı olumsuz davranışlar sergileyebilmektedir.

3. Uzmanlar, “Zor” çocuklar olarak nitelenen üçüncü gruba her 10 bebekten 1’inin dahil olduğunu belitrmektedir. Bu çocukların yemek ve uyku alışkanlıkları oldukça problemli ve düzensizdir; sık ve yüksek sesle ağlarlar ve etraflarındaki yenilik ve değişimleri kolay kabullenemezler.
Çocuğunuzu büyütürken bu tarz kişilik farklılıklarının olabileceğini gözönünde bulundurun ve çocuğunuzu, yaşıtlarıyla kıyaslayıp gereksiz endişelere kapılmayın. Çocuğunuzun kişilk özelliklerini iyice anlamanız, onu yetiştirirken sizin için faydalı olacaktır.

Huysuzluk Nöbetleri:

Bu dönemlerde çocuğunuz, istediği birşeyi yapmadığınızda ya da istemediği birşeyi yapmak zorunda kalınca, kimi zaman ise ortada görünür hiçbir sebep yokken huysuzluk ve ağlama nöbetlerine tutulabilir. Bu nöbetler özellikle diğer insanlarla birarada bulunduğunuz mekanlarda sizin için zor ve yıpratıcı olabilir. Örneğin kalabalık bir markette, kasada ödeme için kuyruk beklerken çocuğunuz aniden bir ağlama krizine tutulabilir, kucağınızda hiddetle tepinmeye başlar. Sebep beklemekten sıkılması ya da elindeki kurabiyenin tadnı beğenmemesi olabilir. Bu nöbetlerin oluşma sebepleri tam olarak açıklanamamakla birlikte, kimilerine göre bu bebeklikle çocukluk arasında yaşanması olağan bir geçiş dönemi, kimilerine göre ise küçük çocuklar için çözemedikleri ya da anlayamadıkları durumlar karşısında bir rahatlama, stresi dışa vurma yöntemidir. Bu nöbetlerin çocuk açken, yorgunken ya da aşırı uyarılmış durumdayken daha sık meydana geldiği belirlenmiştir. Ancak sebep her ne olursa olsun, çocuğunuzu büyütürken bu tip huysuzluk nöbetleriyle karşılaşmanız kaçınılmazdır. Bu nöbetlerle daha kolay başa çıkabilmeniz için aşağıdaki yöntemler faydalı olabilir;
• Çocuğunuzun huysuzluk nöbetlerini inceleyip analiz etmeye çalışın. Hangi durumlarda daha sık bu nöbetleri yaşıyor belirleyip onu bu durumlardan uzak tutmaya çalışabilirsiniz.
• Çocuğunuzla ortaklaşa yaptığınız bir aktiviteyi sonlandırırken bunu aniden değil, alıştıra alıştıra yapın. Çocuklar genellikle ani değişikliklerden hoşlanmaz ve bunlara karşı olumsuz tepkiler verirler.
• Eğer çocuğunuzun bir ağlama nöbetine kapılmasıyla sonlanacak bir aktivite ya da oyun içinde olduğunu hissederseniz, bunu bir an önce sonlandırıp çocuğunuzun dikkatini başka bir yöne kaydırın.
• Huysuzluk nöbetleri kalabalık içindeyken daha kötü bir hal alır. Bu sebeple çocuğunuzun huysuzlaşmaya başladığını hissettiğinizde onu sakin ve kalabalıktan uzak bir mekana getirip, rahatlaması ve sakinleşmesi için ona zaman tanıyın.
• Bu nöbetler esnasında soğukkanlı ve sabırlı olun. Sizin de sinirlenip bağırmanız sadece durumu daha da kötüleştirecektir.

Aşılar:

18. ayda bebeğinizin 5li karma aşısının (Difteri, Tetanoz, Boğmaca, Çocuk felci ve Menenjit aşısı) tekrar dozunun ve Hepatit A aşısının 2. dozunun uygulanması gerekmektedir.
Bebeğinizin gecikmiş aşıları varsa hala tamamlayabilirsiniz.

Bebeğim ve Ben’den Anneye Not:

Bu aylarda kendinize zaman ayırmayı da ihmal etmeyin. Stresten uzaklaşmak ve rahatlamak için düzenli olarak hoşlandığınız aktivitelerde bulunun. Doktorunuzla görüşüp kendinize uygun bir egzersiz programı oluşturabilir; hergün 1-2 saatinizi müzik eşliğinde egzersiz yapmaya ayırabilirsiniz. Ayrıca bu dönemde bebeğiniz sizi taklit etme konusunda oldukça hevesli olacağından, kendinize çok eğlenceli bir egzersiz partneri bulmuş olursunuz!

Alıntıdır!

10 – 11 – 12 Aylık Aylık Bebeğin Beslenmesi

10 – 11 – 12 Aylık Aylık Bebeğin Beslenmesi
bebeklerde beslenme – bebek gelişimi – 1 yaşındaki bebeğin beslenmesi – bebek menüsü örneği

Gün geçtikçe kuvvet kazanan ve ayaklanan yavrunuzun bir yaşına girmesine pek az bir zaman kaldı. Bu ay içinde bebeğinize tavuk ve balık eti verebilirsiniz. Özellikle balık verirken tazeliğine çok dikkat etmeniz gerekir. Deniz kıyısında oturanlar bile bilmeden pekâlâ bayatlamış balık alabilirler. Eğer bu balık çocuğa yedirilirse, zehirlenme bölümünde sözünü ettiğimiz belirtiler ortaya çıkabilir. Tazeliğinin dışında balığın kılçıksız olmasına da dikkat etmelisiniz. Ayrıca, hem tavuk, hem de balık etini iyice haşlamadan çocuğunuza asla vermeyin. Yine bu aylarda çocuğa yağsız sığır ve kuzu etlerinden hazırlanmış köfte de verilebilir.

11 Aylık ve 12 Aylık Bebek Beslenmesi, Bebek Menüsü

Bu aylarda çocuklar pürtüklü yiyeceklere alıştırıImalıdır. Yaşını doldurmaya birkaç gün kalan çocuğunuza artık sebze pürelerini süzerek vermenize hiç gerek yok. Sebzelerin yalnızca ezilerek verilmesi daha uygundur.

Haşlanmış havuç, bisküvi, ekmek parçası gibi yiyecekleri çocuğun eline verip ona ısırarak yemesini bu aylarda daha ısrarlı bir şekilde öğretmelisiniz. Sabah kahvaltılarında çocuğa kızarmış ekmek bile verebilirsiniz. Ayrıca, sizin yediklerinizden de ona yavaş yavaş vermeye başlamalısınız.

Eğer bunları yapmakta gecikirseniz gelecek günlerde çocuğun sert şeyleri yemesi daha zorlaşır. Yapılan araştırmalar bu konuda ilginç bir gerçeği ortaya çıkarmıştır: Çocuk, annesine, mamaların sertliğinden çok, veriliş şeklinin sertliğinden dolayı zorluk çıkarmaktadır.

Çocuğunuza sabırla iyi davranır, ona güler yüz gösterirseniz sonuç kesinlikle daha başarılı olacaktır. Ayrıca, çocuğunuzun isteklerini de dikkate almalısınız. 6 aylıkken eline tutuşturduğunuz ekmek parçası ile ona kendi kendine yemek yeme konusunda ilk adımı artırmıştınız. Şu günlerde çocuğunuz bir yaşına yaklaştığına göre artık bu konuda epeyce deney sahibi sayılabilir.

Çocuğun önüne koyduğunuz yemekleri eliyle ağzına götürmek istemesi size garip gelmesin. Bu davranışında tümüyle haklıdır.

Kaşıkla mama yeme: Çocuklar kaşık kullanmayı yavaş yavaş öğrenebilirler. Kaşıkla mama yemeye başlayan çocuk ilk günlerde kuşkusuz mamanın bir kısmını ortalığa dökecektir. Bunu da hoş görmeniz gereklidir. Çocuğa yemek yedirirken kolay yıkanabilinir şeyler giydirmek, yemek sandalyesinin altına geniş muşamba sermek, büyük bir önlük takmak biraz olsun işinizi kolaylaştıracaktır. Mamasını sağa sola döktükçe ona kızmamak gerekir.

Genç anneler!

Belki de yadırgadığınız bu öğütleri sizlere gelişigüzel verdiğimizi hiçbir zaman düşünmeyin. Bütün bunlara dayanabilmenizin pek kolay olmadığını bizler de biliyoruz. Ama en doğru olanı yapmanız için bunları bizim sizlere anlatmamız, sizin de söylenenleri aynen uygulamanız gerekli. Hatta çevrenizdekiler bunlara karşı çıksalar bile…

Kendi kendine yemek yemeye başlayan ya da bu işe heveslenen çocuk sevdiği bazı mamaları görünce hemen eliyle alıp yemeye başlar. Oysa, başka bir mamaya karşı pek istekli değildir. Bu gibi durumlarda anne devreye girerek çocuğa mamasını yedi-rir. Aslında, yaptığınız bu yanlışı yenilerseniz ilerde çocuğunuz yemek seçmeye başlayacaktır. Şimdi zorla yedirdiğiniz mamayı sonraki yıllarda çocuk hiçbir şekilde ağzına koymayacaktır.

Bir yaşına yaklaşan çocuğunuzun yemek saatleri ve listesi şöyle düzenlenebilir:

Sabah Kahvaltısı

• Yumurta,
• Süt,
• Ekmek, kızarmış olabilir.
• Tereyağ,
• Reçel,
• Bal.

Öğle Yemeği

• Et, balık, beyin, ciğer -parça et ya da köfte şeklinde de olabilir-,
• Ekmek,
• Sebze,
• Pilav, makarna,
• Çorba,
• Süt, yoğurt.
• Meyve, komposto, puding, muhallebi.

İkindi Kahvaltısı

• Süt, meyve suyu,
• Bisküvi, kurabiye,
• Kızarmış ekmek, yağ, peynir, reçel.

Akşam Yemeği

Bebeğinize akşam yemeklerinde de öğle yemeğinde verdiğiniz her şeyi verebilirsiniz. Yalnız etli yemekleri daha sonraki aylara bırakırsanız, çocuğun gece daha rahat bir uyku uyumasına yardım etmiş olursunuz.

Etiketler:11 aylık bebek oyunları 10 aylık bebek oyunları 7 aylık bebek oyunları 8 aylık bebek oyunları 6 aylık bebek oyunları 18 aylık bebek oyunları 11 aylık bebekle oynanacak oyunlar bebeklerle oynanacak oyunlar 7 aylık bebek oyuncakları 10 aylık bebek oyuncakları 12 aylık bebek oyunları 8 aylık bebekle oynanacak oyunlar 8aylık bebek oyunları 9 aylık bebekle ne oynanır 11 aylık bebek oyuncakları 6 aylık bebekle oynanacak oyunlar 7 aylık bebeğe ne gibi oyunla 7 aylık bebekle hangi oyunlar oynanır 11 aylik bebek oyunlari 7aylık bebek oyunları
Bebek, Beşiktaş: Bebek, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, Boğaziçi'nin Avrupa yakasında semt. Rumeli Hisarı ile Arnavutköy arasında yer alan ve genelde yüksek gelirlilerin oturduğu semt, aynı adı taşıyan bir deniz koyuna da sahiptir.
Bebek (albüm): Bebek, İzel'in 23 Mayıs 2001 Çarşamba çıkan albümüdür. Albümdeki eserlerin hepsi Altan Çetin imzalıdır.
Bebek (anlam ayrımı): Bebek, insan veya hayvan yavrusudur. Şu anlamlara da gelebilir:
Bebek Camii: Bebek Camii ya da resmî adıyla Hümayûn-u Âbad Camii, Beşiktaş'ın Bebek semtinde yer alan tarihî bir camidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir