2 Yaş Beslenme Listesi

Sponsorlu Bağlantılar
babalar bize bu bunun daha kabul kendi yere zaman 2 Yaş Beslenme Listesi Bir Yaş Yemek Listesi 2 yaş yemekleri 2 yaş beslenme listesi bir yaş yem..

2 Yaş Sendromundaki Bebeklerle İletişim

2 YAŞ SENDROMUNDAKİ BEBEKLERLE İLETİŞİM

2 yaş dönemi çocuklarımızın kimlik savaşı verdikleri bir dönem. Ben kimliği bu dönemde gelişiyor ve bunun sonucu olarak da bir savaşa giriyorlar. Önce en olmadık şeyleri kendileri yapmak istiyorlar. Sonra sizin söylediğiniz her şeye HAYIR diyorlar.

Biz anne-babalar bu dönemin gerçek anlamda nasıl bir dönem olduğunu bilmediğimiz zaman ciddi problemler yaşıyabiliyoruz. Çocuğumuzun istediği bir şeyi vermediğimiz zaman bir anda yere yatabiliyor. Bunu sokakta, gezmeye gittiğimiz bir evde hiç beklemediğimiz bir anda yapabiliyor. Bunun bir kimlik savaşı olduğunu ve geçici bir dönem olduğunu bilmiyorsak bu çocuk benim çocuğum mu diye sorgular başlıyor. Bazen uzlaşmak yerine inatla kendi bildiğimizi kabul ettirmeye çalışıyoruz ve tüm bunların sonucunda daha da büyük bir dirençle bize geri dönüyorlar. Çocuklarımız bizimle çatışmaya başladığında önerilenleri ben size aşağıda madde madde yazacağım. Tüm bunların sonucunda da yaşadıklarımızı ve yaşamakta olduğumuzu ekleyeceğim.

Bu dönemde Hayır kelimesini kullanmamaya özen göstermeliyiz. Mümkün olduğunca yapılmasını istediğimiz maddeyi pozitif cümlelerle anlatmaya çalışmalıyız. Örneğin duvarı çizen çocuğumuza “ duvarı çizme” demek yerine duvar çizildiği zaman kirlenir. Ben sana kağıt vereyim oraya çizmeyi deneyebilirsin pozitif bir yaklaşımdır.

Çocuğumuza zarar vermeyeceğini düşündüğümüz bazı konularda ısrarcı olmak yerine yapmak istediğini yapmasına izin vermeliyiz. Örneğin yemek yerken önlük takmak istemiyorsa üstünün kirlenmesini göze alarak buna izin vermeliyiz.

Yasaklar koymak yerine kurallara uyduğu zaman ödüller verip, bunu vurgulamalıyız. Örneğin duvarı çizen çocuğumuzun elinden kalemi almak yerine kağıda çizdiği zaman aferin demek daha doğru olacaktır.

Çocuğumuza alternatifler sunmalıyız. Örneğin kışın mont giymek istemeyen çocuğumuza değişik kıyafet alternatifleri sunarak onu seçmeye yönlendirmeliyiz.

Çocuğumuz bir konuda ısrarcı davrandığı zaman onu başka bir yöne yönlendirmeye çalışmalıyız. İlgisini çekeceğimiz başka bir konu üreterek o tarafa yönlendirmeliyiz.

Çocuğumuzun bu döneminde konuların çekişme alanına dönmesine izin vermemeliyiz. Kendisine zarar vermediğini düşündüğümüz tüm konularda mümkün olduğunca uzlaşmacı bir tavır sergilemeliyiz. Ona gerçekten zarar vereceğini düşündüğümüz konularda ısrarcı davranabiliriz. Örneğin caddede elimizi bırakmak isteyen çocuğumuza, bunun mümkün olamayacağını ve tehlikeli olduğunu söylemeliyiz. Bu konuda sözle hayır elimi bırakamazsın desteklemeleri yapabiliriz.

İstediği şeyi neden yapamayacağınızı basit bir şekilde açıklayın ve bu açıklamayı yaparken mutlaka bu durumdan dolayı ne kadar üzgün olduğunuzu belirtin. Onun istediği şeyi sizin de istediğinizi ama koşulların buna izin vermediğini söyleyin. Duygularını paylaştığinızı bilmek onu hem rahatlatacaktır hem de sizin ona karşı sürekli engeller koyan bir düşman olarak görünmenizi engelleyecektir.
Tüm bunlar uzmanların bu konuda önerileri… Bora ciddi bir kimlik savaşı verdi. Bu kimlik savaşı çok uzun zaman sürdü. 1 seneden fazla bir süredir gel gitli bir şekilde devam ediyor. Biz bu dönemde Bora’yı çok fazla yormamaya özen gösterdik çünkü gözlemim aç, uykusuz ya da çok yorgun olduğu dönemlerde uzlaşmanın çok zor, hatta imkansız olduğu… Tabii Bora, tüm koşullar yerinde olduğu zaman bile ısrarcı olabileceği konular üretmeyi başardı.

Anne-babalar olarak bu dönemde çok sakin olmamız gerekiyor. Çok zor olduğunu kendim bizzat yaşasam da arada kendimizi dinleyip, işin başına geri dönmemiz gerekiyor. Benim en çok kullandığım yöntem konu değiştirmeye çalışmak. Her zaman ilgisini çekeceğini düşündüğümüz konuyu bulmakta zorlansak da olabildiğince denemekte fayda var. Doğru konuyu bulursanız konu kendiliğinden çözülmüş oluyor.

Mümkün olduğunca açıklama getirmeye çalışıyorum. Neden yapamayacağını anlatıyorum. Bu yöntem kriz anlarında pek işimize yaramadı ama kriz anı oluşmadan günlük konuşma halindeyken sürekli yaptığı bir davranışı ile ilgili bir şeyler söylemek faydalı oldu. Örneğin, 20 gün boyunca sabahları pijamalarını çıkarıp, kahvaltı yapmak istemedi. Sabah pijama ile kahvaltıya oturamayacağını, kahvaltı yemesinin gerekliliğini anlattıysam da onu ikna etmem her sabah en az 1,5 saat sürdü. Ama gün içinde kahvaltı yaparsak büyüyeceğimiz ile ilgili söylediklerim ve pijaması ile dolaşamayacağını anlatmam daha etkili oldu. 20 gün boyunca her sabah bu konu ile uğraşmam benim de sinirlerimi bozdu, ama ses yükseltmenin hiçbir işe yaramadığını gördüm. Çok sıkıldığımız anlarda kendimizi başka bir odaya atarak sakinleşmeye çalışmak en iyi yöntem… Siz kontrolünüzü kaybettiğiniz zaman çocuğunuz daha da imkansızlaşabiliyor.

İlk başlarda yemek yemek istemediği zamanlarda önüne oturup bir saat onu ikna etmeye çalışıyordum. Bu ısrarın onu daha dirençli hale getirdiğini gördüm. Sonuçta masaya oturmak istemiyorsa oturmuyordu. Sonra şöyle bir sistem geliştirdim. Çok işe yaradığını gördüm. “Ben şimdi yemeğimi yiyiyorum, sen de yemek istediğin zaman haber ver!” Benim cümlemin bitmesinden 1 dakika sonra “yemek yemeye geleceğim” demeye başladı. Kararı ona bıraktığım zamanlarda daha uzlaşmacı olduğunu gördüm.

2,5 yaşında olduğu için artık konuşarak iletişim kurabileceğini öğretmeye çalışıyorum. Çünkü bazen hayırı bilinçsizce değil başka bir şey yapmak istedikleri için söyleyebiliyorlar. Örneğin, banyo yapma zamanı! “Hayır banyo yapmak istemiyorum.” Sonra bakıyorum tam o sırada elinde bir oyuncak var. O zaman oyuncağınla son kez oyna sonra banyo yapalım dediğim zaman, kendisi de “son kez oynayayım geleyim” diyebiliyor.

Biliyorum tüm bu yazılanları okuyup, “bunların hiçbiri işe yaramıyor ağlamaya başladığı zaman susturmak mümkün olmuyor” diyenleriniz olacaktır. Önemli olan o aşamaya gelmesini engelleyebilmek ki bu çoğu kez çok zor olabiliyor. O zaman biz yapılacak en iyi şeyin ağlamasına izin vermek olduğunu gördük. Çünkü başında ikna edici konuşmalar ağlamayı çoğu kez tetikliyor ya da dikkatini başka bir yöne çekmek mümkün olmuyor. Ağlarken yüzünüzde sinirli bir ifade olmamalı hatta arada ağlarken onu çok sevdiğinizi, ama istediğini yapmanızın mümkün olmadığını kısa bir cümle ile söylemeniz yeterli olabilir. Böylelikle, en azından ona savaş açtığınızı düşünmeyecektir.

Bu konu ile ilgili en önemli ayrıntı ise bu dönemin tuvalet eğitimi ile çakışması. Tuvalet eğitimi ile ilgili birçok yazı okudum hepsinde güzel öneriler var; fakat sadece 1-2 tanesinde çocuğun inat döneminde yapmayın yazıyordu. O yazılarda çok vurgulanmadığı için hiç düşünmeden tuvalet eğitimine başlıyabiliyorsunuz. Biz de Bora 28 aylıkken başladık. Kas gelişimi tamamlanmıştı. İstediği kadar tutabiliyordu fakat bir sabah tüm gece tutup yapmadığı tuvaletini, tuvalete gitmek istemeyerek odanın ortasına yaptı. Tuvalete gitme direnci gösterdi. Ben o gün tuvalet eğitimini sonlandırdım. Hala bez ile dolaşıyor ama aksinin ciddi anlamda psikolojisini etkileyeceğini düşündüm.

Tüm bunların sonucunda çok direnen bir çocuğum var. Bu 2 yaş krizi ne zaman bitecek diye düşünmeyin çünkü bir yerde okuduğum bir yazı çok direnen çocukların ileriki yaşlarda daha kararlı olduklarını, kendilerine olan güvenlerinin daha çok olduğunu yazıyordu. Bu dönemi sakin atlatabilirseniz inatçılık huyu 3 yaş itibari ile son bulabiliyor, ama sıkıntılı geçerse inat ilerki yaşlara da taşınabiliyormuş.

Biz de çok yoğun bir 2 yaş sendromu dönemi geçirdik. Hala devam ediyor. Ben de çoğu kez gereken yerde doğru şekilde davranıp, davranmadığımı sorguluyorum. Arada bir silkinerek toparlamaya çalışıyorum. Siz ne kadar sakin ve kararlı olursanız onlar da o kadar uzlaşmacı oluyorlar. Umarım bugünlerin meyvalarını ilerde yiyebileceğiz.

1-2 Yaş Çocukları İçin Yemek Listesi Örneği

1-2 yaş çocukları için yemek listesi örneği
Sabah : 1 adet yumurta, yarım dilim ekmek, 1 küçük bardak süt, bir fincan portakal ve domates suyu

Öğle : 1 kepçe kıymalı sebze yemeği, 2-3 kaşık yoğurt, 1 ince dilim ekmek İkindi : 1 küçük bardak süt, bir dilim kek

Akşam : 1 kepçe mercimek-bulgur karışımı koyu çorba veya pilav, 2-3 kaşık yoğurt, 1-2 adet meyve veya meyve suyu, 1 ince dilim ekmek

Yatarken: 1 bardak süt

2-5 Yaş Arası Çocukların Beslenmesi

Bu yaş grubundaki çocukların çoğu için yemek yemek, hayatın koşmak, zıplamak, oynamak gibi zevkleri yanında sanki bir tür zaman kaybıdır. Yemek zamanı geldiğinde, onları sofraya oturtmak bile başlı başına sorun olabilmekte. Sağlıklı bir yemek alışkanlığı/disiplini kazandırabilmek, çocuğun tüm hayatını olumlu yönde etkileyecektir, ve biraz ciddiye alınmalıdır.
Sağlıklı yemek alışkanlığı
Çocuğun sağlıklı yemek alışkanlığı kazanabilmesi için, ailenin sağlıklı yemek alışkanlığı olmalıdır. Yemekler, tüm ailenin- en azından o anda evde olanların biraraya geldiği, bir seremoni, sohbet havası içinde olmalıdır, ki, çocuk da o ortamın içinde olmak istesin. 2 yaşından itibaren, çocuğunuz, sofradaki yerini almalıdır. 3 öğün uygun yemek ve 2 ara öğün, sağlıklı beslenmeiçin yeterlidir.
Yine bu yaştan itibaren, çocuk kendi yemeğini kendi yemesi yönünde cesaretlendirilmelidir. 3 yaşına gelmiş çocuk, artık nerdeyse tamamen kendi yemeğini yeme yeteneğini kazanmıştır. Bu yaşta çocuğa, yemek yedirmek değil, yemek konusunda öneriler gereklidir; “yemek yerken konuşma”, ” küçük lokmalar al” gibi. Yine de, 3 yaşında çocuk, yemek yerken tek başına bırakılmamalı, özellikle fındık, şeker, çiğ sebze-meyve vb gıdaları yerken gözlem altında tutulmalıdır, tatsız kazalarla karşılaşabilirsiniz.
Aileyle birlikte yemek yemek
Gıda allerjisi olmayan 2 yaşında bir çocuk, sofraya oturup, herkesle birlikte yemeğini yemelidir. Bu durumda, çocuk, çevresinde gördüğünü uygulayacak, siz ne yapıyorsanız onu yapacaktır. Siz su içiyorsanız o da içecek, siz çorbayı bırakıp, kimi sebzeleri yemiyorsanız, o da benzer tercihlerde bulunacaktır. Çocuğa yemek alışkanlığı kazandırmak, aynı zamanda siz anne-babaların da yemek alışkanlıklarını gözden geçirmesini gerektirmektedir. Biz hekimler, günlük işimiz sırasında, en çok “yemeyen çocuk” yakınmasıyla karşılaşırız, ve biraz soruşturunca, yemeyen çocuğun, “yemeyen aile”nin ürünü olduğunu görürüz. En azından çocuğunuzun iyiliği için, bu arada, yemek düzeninizi organize etmeye çalışın. İşte, sağlıklı beslenme ve beslenme alışkanlığı için yapabileceklerimiz:

Sağlıklı gıda maddeleri satın almak, sebze ve meyve çeşitleri, değişik tahıllar, baklagiller. çocuğun, yemek seçimini, sizin sağladığınız gıdalardan yapmasını sağlamak, düzenli yemek ve ara öğün saatleri belirlemek, her sabah düzenli kahvaltıya oturmak, şekerli içeceklerden ve yağlı ara öğünlerden kaçınmak, zira bu tür gıdaların kendi sağlıksız olmakla kalmıyor, sağlıklı gıdaları yiyecek “yer” kalmıyor. fazla tuzdan kaçınmak; 1 yaşına kadar yemeklere hiç tuz katılmamalı, ancak biz hekimler “doktor bey, sebze maması çok tatsız, biraz tuz atınca daha severek yiyor” diyerek, 6-7. ayda bebeklerimizi tuza alıştırıyoruz. yüksek kalorili meyvalı ve kolalı içecekler yerine çocuklara su içirmek, sofrada ailece su içmek kafeinli gıda ve içeceklerden kaçınmak-çikolata gibi yemek saatlerinde ailece sofraya oturmak

3-5 yaş çocuklarında, her öğünde aynı yemeği istemek, yada reddetmek yaygın bir davranış biçimidir. Çocuğun ne yediğini, her öğünde ayrı ayrı hesap yaparak ona baskı uygulamak yerine, ona sürekli uygun gıdalardan oluşan bir menü sunarak, genelde sağlıklı beslenmesini sağlayabiliriz. Porsiyonları küçük tutmak, onda bitirme isteği uyandıracaktır. Biraz büyüdükten sonra, çocuğu yemek işine alışveriş aşamasından katarak, yemeğin hazırlanışında , sofranın kurulmasında ondan yardım isteyerek daha iyi sonuç alabiliriz. Ona sunulan farklı tatları bir lokma bile almadfan reddetse de, umudunuz kırılmasın. Bebeklikten itibaren, yeni bir gıda verirken allerjik bir tepki olup olmadığına dikkat edin, döküntü, nefes alma güçlüğü gibi belirtiler oluşursa, hemen doktorunuzu arayın.

Ev dışında sağlıklı beslenme

2-5 yaş arası çocuk, değişik nedenlerle sık sık ev dışında yemek yiyebilir. Dışarda ya da başka evlerde yenen “sağlıksız” yemekler, ne yazık ki, çocukların daha çok hoşuna gider. Önemli olan, çocuğun bunun “kırkyılda bir” olacağının bilincinde olması.

Okulda ya da kreşde çocuğunuz düzenli olarak yemek yiyorsa, her bir öğünde ne verildiğiyle ayrıntılı olarak ilgilenin, öğrenin. Yemekleri uygun bulmuyorsanız müdahale etmekten çekinmeyin. Gerekirse, diğer anne-babalarla görüşerek, daha sonuç alıcı girişimlerde bulunabilirsiniz. Eminiz ki, bilinçli anne baba, çocuklarının sağlıklı beslenmesi için elinden geleni yapacaktır.

Bir Çocuğa Her Gün Verilmesi Gerekenler

Bir Çocuğa Her gün Verilmesi Gerekenler

Çocuğunuzun sağlıklı yemek yemesi için her öğünde alması gereken temel besinler vardır. Birinci grup süt ve süt ürünleridir.

Süt, yoğurt, peynir gibi bu besinler kalsiyum, çinko, iyot, magnezyum, protein, A ve B vitaminlerini içerir. 1 yaşın üzerindeki çocuklara günde 500 ml’ den fazla süt verilmemelidir. Bu dönemde az yağlı ( diyet peynir, diyet süt gibi) ürünlerinde kullanılması önerilmez. İkinci grup et, balık ve mercimek, nohut gibi baklagillerdir. Ayrıca yumurtayı da eklemeliyiz.

Bu besinler protein, A ve B vitaminleri, demir, çinko ve lif içerirler. Özellikle demir eksikliğine bağlı kansızlığın önlenmesi için kırmızı etten zengin beslenme bu dönemde çok önemlidir. Sonra Sebze ve meyveler gelir. A ve C vitaminleri, folik asit, demir ve potasyum içerirler. Dördüncü grup ise – Ekmek, patates ve diğer tahıllar (pilav, makarna ve diğer unlu gıdalar..) Bu besinler niasin, tiamin, kalsiyum, demir ve lif içerir.

Beş yaşına kadar bir çocuğa her gün 2 su bardağı süt veya yoğurt verilmelidir. Çünkü bu besinler kemik gelişimi için önemli olan Kalsiyum’un en iyi kaynağıdır. İki kibrit kutusu peynirde de bir bardak sütteki kadar kalsiyum vardır. Vücutta kan yapımında görevli olan Demir’in en iyi kaynağı olan tavuk, balık,yumurta ve kuru baklagillerin bir veya birkaçından en az iki porsiyon bulunmalıdır. Yumurta, düzenli et yiyen çocuklara gün aşırı, diğerlerine her gün verilebilir. Yumurta rafadan veya katı pişmiş olarak sandviç içinde veya omlet şeklinde de tüketilebilir. 1 porsiyon et = 2 köfte veya 3-4 silme yemek kaşığı kuru baklagil ( mercimek, bakla, kuru fasülye ) Meyva ve sebzeler, Vitaminler açısından zengindir, ayrıca kalsiyum ve demir emilimine de yardımcıdır. Bu ya?ta çocuklara 3-4 porsiyon sebze ve meyva verilmelidir. Ancak çocuklar özellikle sebzeler konusunda çok seçicidir. Bu nedenle sebzelerin çorbalar, pilav, makarna, börek ve köfteler içine doğrudan konması veya yine pilav, makarna, köfte yanında ek olarak şeklinde verilmesi sebzelerin daha zevkli ve kolay yenmesin sağlayabilir.
Meyvaların kabuklu olarak yenmesi bu yaş grubunda sık rastlanan kabızlık sorununun önlenmesine yardımcı olur.

1 porsiyon sebze = 5-6 silme yemek kaşığı sebze yemeği
1 porsiyon meyva = 1 orta boy meyva = 3/4 su bardağı meyva suyu

Vücudun esas ENERJİ kaynağı olan ekmek ve diğer unlu nişastalı yiyeceklerden günde en az 6 porsiyon yenmesi gerekmektedir. Belirlenen bu miktarın 3 porsiyon 3 dilim ekmek, diğerleri çorba, pilav, makarna, patates, börek vb. şeklinde verilebilir.

1 porsiyon = 5-6 silme yemek kaşığı pilav / makarna veya 1 dilim ekmek

Çocuğum Yemek Yemiyor

İştahsızlık, çocuğun besini almak istememesiyle ortaya çıkan bir durumdur
Diyetisyen Aysen Arıcan: “Çocukların birçoğu yemeğe karşı iştahsızken; birçoğu da yemeyi reddeder ya da seçici davranır. Bu durum, özellikle 2 yaş civarında sık rastlanan olumsuz yeme davranışlarıdır. Çoğu durumda çocuk iyi besleniyor, ancak ailenin beklentisi doğrultusunda yemiyordur.” diyor.

Çocuk ve beslenme

Çocuklarda gerek iştahsızlık, gerekse besini reddetme ya da seçici davranma gibi yeme sorunları, büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar, çünkü beslenme, çocuk ve ailesi arasındaki duygu alışverişini belirtmenin en iyi yoludur.

Eğer çocuğunuz yemeği reddediyorsa bu, size karşı kullandığı güçlü bir silahtır. Çocuğunuzla aranızda yaşanan “yemek yeme-yememe” sorununun devam etmesi, çocuğunuzda duygu, durum bozukluğuna kadar varan sorunlara neden olur. Yemek saatlerinde kabuslar yaşayarak, deyim yerindeyse çocuğunuzla bir tür savaşa girersiniz. Genellikle de savaşı çocuğunuz kazanır.

Yeme sorunu olan çocuğunuzu, hassasiyetle izlemelisiniz. Ağırlık ve boy persentilleri varsa öncelikle bunları karşılaştırarak, ölçümlerinin 3. persentilin altına düşmesi halinde, büyüme-gelişme geriliği açısından çocuğunuzun incelenmesi gerekir.

Geçici olarak bir yiyeceğe düşkünlük veya herhangi bir yemeği reddetme, okul öncesi dönemindeki çocuklarda görülen yaygın bir sorundur. Normal gelişimin bir parçası olarak kabul edilen bu durum, çocuğunuzun bağımsızlığının bir ifadesidir. Eğer çocuğunuz yemek yemeği reddediyorsa, bu konuda onu zorlamanız doğru olmaz; hatta durumu daha da kötüleştirir ancak reddettiği besini bir süre sonra tekrar denemesi gerektiğini çocuğunuza belirtin.

Beslenme davranışını değiştirmek imkansız değil

• Öncelikle çocuğunuzun severek yediği yemekleri tespit edin. Bunun için, çocuğunuzun 3 günlük ayrıntılı beslenme günlüğünü yazmaya başlamanız gerekir.

• Süt, meyve suyu, su, kola, çay gibi içecekleri çocuğunuz ne kadar tüketiyor, bunları kaydedin.

• Pek çok çocuk içmeyi, yemeğe tercih eder ve kolayca doygunluk hissi duyar. Çocuğunuzun yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımını sınırlandırın.

• Çocuğunuz, sıvı besinleri hala biberon ile içiyorsa, biberonu bardakla değiştirmeye çalışın. Böylece çocuğunuzun sıvı alımı kendiliğinden azalır.

• Sütü fazla miktarda tüketen çocuklarda iştahsızlık dışında anemi ve kabızlık gibi sorunlar da görülebilir. Günde 2 su bardağı süt çocuğunuz için yeterli olacaktır.

Birçok anne-baba çocuklarının ağırlık kazancı ve besin gereksinimleri konusunda gerçekçi olmayan beklentiler içindedir. Çocuklar doğumdan 1 yaşına kadarki süre içinde 6 kg, 2. 3. ve 4. yıllarda ise ortalama 2 kg/yıl şeklinde kilo almalıdır. Bu nedenle, hızlı gelişmeyi izleyen bebeklik döneminden sonra, çocuğunuzun kilosunda büyük bir değişiklik olmayacağını unutmayın.

Besinleri çeşitlendirin

Çocuğunuzun besin seçimindeki öncelikleri dikkate alarak ona farklı çeşitte besinler sunun. Siz her gün aynı yemeği yer misiniz? Çocuklar için de bu böyledir. Ayrıca, yemek porsiyonlarını sizin ölçünüze göre değil, çocuğunuzun gereksinimine göre ayarlamalısınız. Bir öğünde verdiğiniz besini reddettiyse, tamamen farklı bir besin deneyin. Onu da reddediyorsa, bir sonraki öğüne kadar herhangi bir besin vermeden bekleyin. Ara öğünlerin küçük porsiyonlar şeklinde olmasına dikkat edin. Aksi halde çocuğunuz bir sonraki ana öğünü yemeyi reddedebilir.

Çocuğunuza herhangi bir nedenle ödül olarak şeker ve tatlı türü besinleri vermeyin. Besinleri ödül-ceza aracı olarak kullanırsanız bu, çocuğunuzun size kullanacağı silahları güçlendirecektir. Yiyecekleri çocuğunuzun kolay yiyebileceği türden hazırlayın.

Çocuklar söyleneni-anlatılanı değil, gördüklerini taklit ederek öğrenirler. Bu nedenle sizin ve çocuğunuzun bakımından sorumlu diğer kişilerin, olumlu (tutarlı) yeme davranışı içinde olmanız gerekir.

Etiketler:2 yaş yemekleri 2 yaş beslenme listesi bir yaş yemek listesi 2 yaş çocuk yemekleri 1 yaş bebek beslenme tablosu 1 yaş yemekleri 1 yaş yemek menüsü çanakkale savaşındaki yemek listesi 2 yaş bebek çorbaları 1 yas cocugu 2 yaş yemek listesi 2 yas bebek yemeklerı orneklı 2 yaşındaki çocuğun beslenme tablosu 1 yaş çocuğu 2yaşcocuklarda beslenme 1 yaş çocuk beslenme listesi 1 yaş çocugu için beslenme menüsü 1 yas usaq yemekleri usaq yemek menusu çocuklar için beslenme menüsü
Beslenme (anlam ayrımı): * Beslenme (biyoloji)
Beslenme tıbbı: Beslenme tıbbı, beslenme alışkanlıklarının değiştirilerek ağızdan alınan vitamin ve mineral desteğinde bulunulmasına dayanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir