28 Aylık Bebek Boy Kilo

Sponsorlu Bağlantılar
babalar sol yeni 28 Aylık Bebek Boy Kilo 28 Aylık Bebek Boy Ve Kilosu 28 aylık bebek gelişimi 28 aylık bebek boy kilo 28..

28 Aylık Bebek Kilosu

Bebek Boy ve Kilo Tablosu – Bebek Boy Kilo Gelişimi Cetveli


Her anne ve babanın aklında olan bir sorudur. “bebeğimin kilosu normal mi?” her gelen size farklı bir şey söyler. Kimi bebeğinizin zayıf, kimi ise bebeğin kilosunun normal olduğunu söyler. Bu noktada kafası karışan anne ve babalar için bebeklerde normal kilo ve boy gelişimi çizelgesi hazırladık. Bebeğinizin normal boy ve kilo gelişimlerini görmek için aşağıdaki tablodan yararlanabilirsiniz. Birinci tabloda kız çocuklarının boy ve kilosu, ikinci tabloda ise erkek çocuklarının boy ve kilo değerleri verilmiştir.

Aşağıdaki tablolarda sırasıyla kız ve erkek bebekler için boy ve kilo tablosu verilmiştir. Örneğin 1 aylık bebek kilosu kız bebek için 2959 gram ile 5400 gram arasında ise normaldir. 1 aylık kız bebeğin boyunun da 50 cm ile 59 cm arasında olması beklenir. Başka bir örnek vermek gerekirse 3 aylık bebek kilosu erkek için 4000 gram ile 7200 gram arasında ise normaldir. 3 aylık erkek bebeğin boyunun ise 54 santim ile 64.5 santim arasında olması beklenmektedir.

Yıl yıl çocukların boy ve kilo gelişim tablosunu sizlerle paylaşmak istedik. Yeni doğan bebekten 18 yaşına kadar kız ve erkek çocukları için en düşük- ortalama ve en yüksek boy-kilo değerleri aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Tablomuzun kullanılması oldukça basittir. Sol tarafta kız çocukları için, sağ tarafta ise erkek çocukları için yaşa göre boy ve kilo gelişim değerleri görülmektedir. Uygun yaşı bulun ve yanındaki değerleri inceleyin. Örneğin altı aylık bebeğin kilosunun kız bebeği için 5.4 ile 88.2 kg arasında olması, erkek ise 5.6 ile 9.7 kg arasında olması beklenir. 3 yaş çocuğun kilosu, erkek çocuk için 11.1 ile 18.3 kg, kız çocuklarda ise 10.6 ile 17,5 kg arasında olması normaldir. Kız ve erkek çocuklar için boy ve kilo değerlerinin farklı olduğuna dikkat ediniz. Tablomuz 4 yaş çocuğuna kadar 3er aylık dönemlere göre, sonrasındaki yaşlar için ise 6 aylık yaş gruplarına göre boy ve kilo değerleri olarak verilmiştir

28 Aylık bir kız bebek

en az 9.2 kilo
ortalama 12.2 kilo
en fazla 15.1 kilo olmalıdır

28 Aylık bir erkek bebek

en az 9.5 kilo
ortalama 12.7 kilo
en fazla 15.7 kilo olmalıdır

24-36 Aylık Bebek Neler Yapabilir

Fiziksel

• Topu atabilir ve ayağıyla vurabilir

• Fermuar açıp kapatabilir

• Eşyaları kaldırmaya yardım eder

• Dökmeden bardaktan su içer

• Kendi kıyafetleri çıkartır ve giymeye başlar

• Zıplar ve ayaklarının ucuna basarak yürür

Zihinsel

• Kendi ismini söyler

• 900 veya üzeri kelime bilir

• Sorulduğunda vücudunun bölümlerini gösterir

• Üç beş kelimeli cümleler kurar ve tamlamalar kullanır

Sosyal ve Duygusal

• Kendi oyunlarını başlatır

• Rutinlerin hep aynı olmasını ister

• Diğer çocukları oynarken gözlemler ve katılır

• Paylaşmak istemez

Bebeğinizin 0-2 Yaş Büyüme Tablosu

Bir bebeğin sağlıklı olup olmadığının ve yeterli büyüyüp büyümediğinin anlaşılmasında, en önemli kıstaslar baş çevresi, boy ve kilosundaki artışlardır. Doktorunuz doğumdan itibaren bebeğinizin kilosunu, boyunu ve baş çevresini ölçerek, gelişimini takip edecektir. Bu bilgiler bebeğinizin dosyasına ve sizin elinizdeki bebek kontrol defterine (bu defter siz hastaneden çıkarken verilir) düzenli işlenerek bebeğin aylık gelişim ve büyümesi izlenir. Sağlıklı çocuk kontrollerinin önemi de bu noktada ortaya çıkar. Özellikle yaşamın ilk yılında yapılan aylık rutin kontroller, bebeğinizin bu aylarda ve gelecekte karşılaşabileceği olası sorunlar hakkında da size gerekli yardımı sağlayacaktır.

Bu çizelge bebeğinizin 0-2 yaş arasında nasıl bir büyüme grafiği izleyeceği konusunda ortalama bilgiler veriyor. Ancak her bebeğin farklı bir gelişim izleyebileceği de unutulmamalıdır. Bir ay az kilo alan veya boyu normalin üzerinde uzayan bebeğiniz öbür ay aradaki farkı kapatabilir, normal değerlere dönebilir. Genetik faktörler, beslenme gibi etkiler de bu durumu etkiler. Doktorunuz bebeğinizin kontrollerini yaparken, büyümesi ile ilgili bilgileri, nedenleri ile size açıklayacak, en az ve en çok alınması gereken artışları da size söyleyecektir.

Kız çocuklarda büyüme
AYLARKİLO(gram)BOY(cm)BAŞ ÇEVRESİ (cm)Doğum2.475- 4.00049- 52.532-371. ay 2.800- 4.600 51.5- 56.8 34-392. ay 3.500- 6000 54- 59.5 36- 413. ay 4.000-7.000 54-64.5 36.8- 41.54. ay 4.600- 7.500 56- 67.5 39-435. ay 5.200- 9.000 58- 7039.5- 446. ay 5.400- 9.200 58-70.5 39.6-44.69. ay 6.400-10.80061.5-75.5 41.4-46.212. ay 7.000 –12.000 64,5-80 42,4-46,915. ay 7.700- 13.000 68-84.5 42.8- 47.818. ay 8.250- 13.700 71-88.5 43-48.321. ay 8.700-14.40073.5-92 24. ay 9.150- 15.10076.5-95

Erkek çocuklarda büyüme
AYLAR KİLO (gram) BOY (cm) BAŞ ÇEVRESİ (cm)1. ay 2.800-4.500 49- 52.5 32.5-37.52. ay 3.800- 6.800 54- 59.5 36-41 3. ay 4.100- 7.500 54.5-66 37.6- 42.64. ay 4.500- 8.500 57-70 39- 445. ay 5.300-9.200 58- 70 39.5- 456. ay 5.600- 9.700 59.5- 72.5 40.4-45.69. ay 6.500- 11.300 64-77.5 41.8- 47.612. ay 7.400- 12.500 68-82.5 42.8-4915. ay 8.000 –13.500 71.5- 86.5 43.7- 5018. ay 8.650- 14.300 75- 89.5 44.1- 51.121. ay 9.100- 15.000 77-92.5 24. ay 9.500- 15.700 79.5- 95

“Sağlıklı çocuk” hastalık belirtileri göstermeyen, aynı zamanda yaşına uygun bir vücut büyümesi, fizyolojik olgunlaşma, ruh ve zeka gelişimi gösteren çocuk olarak tanımlanır.
Yaşa göre büyüme ve gelişme durumun değerlendirilmesi, doktorunuzun yapacağı muayenenin en önemli bölümünü oluşturur. Süt çocukluğu ve erken çocukluk döneminde kötü beslenme, sık enfeksiyonlar gibi olumsuz durumlar, geri dönüşümsüz bozukluklarla sonuçlanabilir.

Büyüme ve gelişme sürecinde belirli bir sıra düzeni vardır. Örneğin vücut kısımlarının büyümesinde başlangıçta en hızlı büyüyen bölüm baştır; ilk 6 aydan sonra göğüs çevresi hızla artar, 9-12 aydan sonra kolbacak uzaması ön plana geçer. Ergenlikte görülen büyüme hızlanmasında da önce ayak ve bacak uzunluğunda hızlı bir artış gözlenir. Bunu kalçaların enine büyümesi, daha sonra da göğsün önarka çapının artması, omuzların genişlemesi ve gövde uzunluğunun artması izler.

Normal çocuklar arasında genetik yapıya bağlı olarak boy, vücut yapısı, büyüme temposu, fizyolojik özellikler ve kişilik yönlerinden büyük farklılıklar vardır (biyolojik variasyon).

Yüzyılın eğilimi (secular trend): Bugün birçok ülkede çocuklar eski yıllara göre daha iyi beslenmekte, daha iyi hijyen koşullarında büyümekte, hastalıklardan daha iyi korunmakta, daha iyi tıbbi yardım görmekte, daha iyi eğitim görmüş anne ve babalar tarafından ye­tiştirilmekte ve yıllar öncesinin çocuğuna kıyasla çok daha uygun bir fizik ortamda yetişmekte, büyüme ve gelişme potansiyellerini geliştirme olanağını bulmaktadırlar. Sonuçta son yıllarda doğup büyüyen çocuklar, bundan 50-100 yıl öncesine kıyasla çeşitli yaşlarda daha uzun boya ve ağırlığa erişmekte ve ergenlik belirtileri daha erken yaşta ortaya çıkmaktadır.

Büyüme ve gelişme temposunda gözlenen bu hızlanma ve olgunlaşmanın daha erkene kayması, yüzyılın eğilimi (secular trend) olarak adlandırılmıştır.
Doğum öncesi dönemde büyüme: Anne karnındaki bebeğiniz çok hızlı bir büyüme temposu gösterir. Boy büyüme hızının doruğu 4. gebelik ayındadır, bundan sonra büyüme hızı giderek ya­vaşlar. Ağırlık artması da boy artmasına benzer bir tempo gösterir, ancak doruk noktası daha geçtir ve 34. gebelik haftasına rastlar. Gebeliğin 36. haftasından sonra büyüme yavaşlar. Anne uterus boşluğunun belirli bir hacimde oluşu bu dönemde fetusun büyümesini sınırlar ve bunu bir dereceye kadar engeller. Gerçekten doğumda çocuğun büyüklüğü, annenin iriliği ve uterusun büyüklüğü ile yakın ilişki gösterir.

Doğumdan sonraki ilk 4 hafta yenidoğan (neonatal) dönemi’dir. Yenidoğan çocuk, yaşamını sürdürebilmek için çok yönlü uyum (adaptasyon) yapmak zorundadır. İntrauterin ortamda vücut ısısı, oksijen gereksinimi ve birçok metabolik fonksiyonları ile beslenmesi anne tarafından sağlanan, enfeksiyonlardan ve çeşitli dış etki­lerden korunmuş olarak yaşamını sürdüren fetus, do­ğumdan sonra annesine parazit olmaktan çıkarak kendi işlevlerini (solunum, dolaşım, sindirim, ısı düzeni, vb) kendisi yapmaya başlayacaktır. Dış hayata uyum ile ilgili zorluklara en fazla doğum sürecinde ve ilk hafta sonuna kadar olan sürede rastlanır.

Sütçocukluğu dönemi 1-12 ay arasındaki süredir. Sütçocukluğunda vücut büyümesi ve gelişme hızla devam eder. Bu dönemde sinir sistemi önemli gelişme gösterir. Beyinde kıvrımlar artar, sinir hücrelerinin sayısı fazlalaşır, miyelinleşme ilerler. Çocuğun istemli hareketler yapma, anlama, etrafla ilgilenme, istediklerini belirtme yetenekleri gelişir. İlk yaştan sonra azalmaya başlayan büyüme ve ge­lişme hızı, üçüncü yaştan sonra 10-11 yaşlarına kadar daha yavaş ve yaşa göre çok değişmeyen bir tempo ile devam eder (okul öncesi ve okul çocukluğu dönemleri).
Püberte dönemi büyümenin yeniden hızlandığı ve biyolojik değişim ve olgunlaşmanın tamamlanarak ço­cuğun artık erişkine dönüştüğü dönemdir.

Bebeğiniz Ve Çocuğunuzun Gelişimi

Büyüme, hücre sayısı ve büyüklüğünün artışıyla vücut hacmi ve kitlesinin artışıdır. Gelişme ise hücre ve dokuların yapı ve içeriğinin değişimiyle bedensel olgunlaşmayı ifade eder.

Çocukluk çağı, erkek ve dişi üreme hücrelerinin birleşmesi ile başlar ve ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eder. Çoğunlukla bu iki kavram bir arada değerlendirilir. Çocukluk dönemini diğer dönemlerden ayıran en önemli özellik, gebeliğin başlangıcından ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eden bir büyüme ve gelişme süreci oluşudur. Büyüme ve gelişme bu evrede zaman zaman daha hızlı seyreder. Doğadaki diğer canlıların yaşam süreçleriyle karşılaştırıldığında çocukluk çağı insanda çok daha uzundur.

Çocuklar sürekli büyüyen ve gelişen organizmalar olmaları sebebiyle, sağlık durumlarını bozan her türlü etken, büyüme ve gelişme süreçlerini yavaşlatabilir, hatta durdurabilir. 0 – 1 yaş ya da süt çocukluğu dönemi olarak ifade edilen devrede, büyüme hızının belirgin olarak yüksek oluşu nedeniyle, maruz kalınan etkenler büyüme ve gelişme sürecinde daha ağır ve kalıcı değişiklikler yaratır.

Normal büyümenin tarifi oldukça güçtür. Ancak kabaca, hastalık belirtisi göstermeyen, yaşına uygun bedensel büyüme ve olgunlaşma, ruh ve zeka gelişimi sergileyen bir çocukta büyüme ve gelişmenin normal olduğunu söyleyebiliriz. Yaşa uygunluk, toplumda daha önce sağlıklı çocuklarda yapılmış geniş çaplı araştırmalarla ortaya konmuş olan normal büyüme eğrilerine göre değerlendirilir. Büyüme ve gelişme durumunun yaşa göre normal, geri ya da ileri olduğunun belirlenmesi, çocuklarda klinik muayenenin en önemli bölümünü oluşturur.

ÇOCUKLUK DÖNEMLERİ

Çocuklar büyüme süreci içinde değişik dönemlerden geçerler. Her birinde farklı sorunların görülebildiği bu dönemler, doğum öncesi ve doğum sonrası olmak üzere önce iki gruba ayrılır, daha sonra kendi içinde alt gruplar halinde tasnif edilir (Tablo 1).

Sevgili anne ve babalar, Tablo 1′de gördüğünüz, gebeliğin başlangıcından ergenliğin sonuna kadar olan evrelere, ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak değinilecektir. Kendine özgü karakteristikleri nedeniyle her dönemde fizyolojik ve patolojik bulguların sınırları birbirinden farklı olduğundan, dönemlerin her biri kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilecektir.

İntrauterin Dönem

Günümüzde yaşamın döllenmeyle başladığı kabul edilmektedir. İntrauterin dönem dediğimiz gebelik süresi, bebeğin doğumdan sonraki yaşam standardını belirleyen en önemli evredir.

Büyüme ve gelişme, en hızlı seyrini anne karnındaki dönemde gösterir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında boy ve tartı artışı daha da belirgindir. 10. haftada bütün organ taslakları tamamlanmıştır. Grafik 1′de, gebelik haftasına göre bebeklerin büyüme eğrilerinde görüldüğü gibi anne karnındaki 12 haftalık bir bebeğin ağırlığı 18 gram, boyu 6,5 cm kadardır. 16. haftada ağırlık 135 gram, boy 16 cm olur. Bundan sonra sırasıyla haftalara göre tartı / boy değerleri: 20. haftada 340 gr / 25 cm, 24. haftada 570 gr / 33 cm, 28. haftada 900-1000 gr / 37 cm, 32. haftada 1600 gr / 40,5 cm, 36. haftada 2500 gr / 46 cm, 40. haftada 3400 gr / 51 cm kadardır.

Sevgili anne ve babalar, çocuğunuzun büyüme ve gelişmesinin çeşitli faktörlerden etkilenebileceğini unutmamalısınız. Bebeğinizin büyüme ve gelişmesinde yavaşlama saptandığında daha sık ve yakın takibe girmeniz gerekmektedir. Günümüzde bebeğin gebelik evresi bir muamma olmaktan çıkmıştır. Yeni metodlarla bebeğinizin durumu belirlenebilmektedir.

İntrauterin dönemin başlangıcı olan embriyonal dönemde (0-10 hafta) bebek, dış etkilere karşı son derece hassastır. Çoğu doğumsal anormallikler bu dönemde maruz kalınan etkenler sonucu meydana gelmektedir. Bu nedenle gebeliğin ilk haftalarında, diğer dönemlerden çok daha dikkatli olunmalıdır.

Fetal dönem 11. haftada başlar ve doğuma kadar devam eder. Bu dönemde doku ve organların olgunlaşma süreci ile hızlı büyüme gerçekleşmektedir. Fetal büyümenin değerlendirilmesinde rahim büyüklüğü, ultrason, son adet tarihi ve bebeğe ait ölçümler gibi parametreler kullanılmaktadır.

Fetal dönemde, özellikle gebeliğin ikinci yarısında bebeğin büyüme ve gelişmesi belirgin olarak hızlanmaktadır. Aşağıdaki tabloda sunulduğu gibi *bebeğe, *anneye, *plasentaya ve *çevreye bağlı nedenler bebeğin gelişimini çok çeşitli yönlerden etkileyebilirler. Bu faktörlerin önemli bir bölümü, girişimde bulunulduğunda bebeğin gelişimini iyi yönde etkileyebilecek özelliklerdir.

Sevgili anneler, hayatınızın en önemli evresi olan gebelik döneminde sağlığınıza özen gösteriniz. Yeterli ve dengeli besleniniz. Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi yaptırınız ve zararlı çevresel faktörlerden kaçınınız.

Böylece bebeğiniz kendi genetik potansiyeli doğrultusunda en uygun şekilde büyüme ve gelişme gösterecektir.

Sevgili anne ve babalar, gördüğünüz gibi bebeğin anne karnında büyümesini etkileyen birçok faktör mevcuttur (Tablo II: I-IV. Maddeler). Bunlardan herhangi biri bebeğinizin büyümesini yavaşlatabilir. Hamilelik esnasında hekim denetiminde yapılacak düzenli takiplerle, büyümeyi etkileyen faktörler geç kalınmadan kontrol altına alındığında, anne karnındaki dönemde büyüme normal olacak, sağlıklı bir bebek dünyaya gelecektir.

Yeni doğan Dönemi

Doğumdan sonraki ilk 4 hafta yeni doğan dönemidir. Dünyaya yeni gelmiş olan bebek, dış ortama hızla uyum sağlamak durumundadır. Anne karnındaki ideal dönem artık sona ermiştir. Kendi vücut ısısını kendisi düzenlemek, solunum, kan dolaşımı ve sindirim faaliyetleri gibi işlevlerini kendisi yerine getirmek zorundadır. Bu devrede uygun oda sıcaklığının sağlanması ve anne sütüyle beslenme son derece önemlidir.

Her annenin sütü kendi bebeği için özeldir. Erken doğum yapan annenin sütü hızlı büyüyen ve yaşıtlarını yakalamaya çalışan prematüre bebeğin beslenmesi için yeterli miktarda protein, yağ ve kalori içermektedir.

Sevgili anneler, bebeğinizin en iyi şekilde beslenmesini, büyüme ve gelişmesini sağlayan anne sütünü ondan esirgemeyiniz. Bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emziriniz!..

Anne sütü ilk 4-6 ay sağlıklı büyüme ve gelişme süreci için tek başına yeterlidir!..

Sevgili anne ve babalar, yeni doğan bebeğinizin diğer dönemlerden farklı olarak hastalık belirtisi olmayan bazı fizyolojik özellikleri vardır ki bu özel durumları bilmenizin son derece yaralı olacağı kanısındayım.

Sağlıklı bir yeni doğanın cilt rengi gül kurusu pembesidir. Doğumu izleyen ilk saatlerde daha koyu olabilir, ancak birkaç saat içinde normale döner. Koyu kırmızı renk devam ediyorsa kan hücrelerinin fazlalığı söz konusu olabilir. Solukluk ise kansızlığı düşündürür. Her iki durumda da gerekli kan tahlilleri yapılarak nedene yönelik tedavi uygulanmalıdır.

Normal yeni doğanlarda göz kapaklarında el, kol ve bacaklarda hafif ödem saptanabilir. Doğumu izleyen birkaç gün içinde kendiliğinden düzelir. Ciltte küçük damar genişlemeleri görülebilir, çok belirginse doktorunuza danışınız. Kalça ve sırtta kurşuni mavi renkte doğum lekesi olabilir, herhangi bir hastalığa delalet etmez, 1 yaşına kadar kaybolur. Prematüre bebeklerde ciltte bol miktarda tüy bulunabilir, kısa sürede dökülür.Yeni doğanların yaklaşık %40′ında yüzde inci beyazı renkte, toplu iğne başı büyüklüğünde kabarıklıklar görülebilir, tedavi gerektirmez. Bazen anneden geçen hormonların etkisiyle bebeğin yüz ve boynunda sivilceler oluşabilir, kız çocuklarda vaginal akıntı olabilir, tedavi etmeye gerek yoktur, kendiliğinden geçer. Yine aynı nedenle yeni doğan bebeğin memeleri şiş olabilir. Kesinlikle sıkılmamalı, düzelme zamana bırakılmalıdır.

Süt Çocukluğu, Oyun Çocukluğu ve Okul Öncesi Dönemi

Süt çocukluğu dönemi 1 – 12 ay, oyun çocukluğu 1 – 3 yaş, okul öncesi çocukluk dönemi 4 – 6 yaş arasındaki evredir. Bu evreler birbirleriyle olan yakın ilişkileri nedeniyle bir arada ele alınmışlardır.

Süt çocukluğu dönemi, yeni doğan döneminden sonra insan yaşamındaki en önemli evrelerden biridir. Bebeğin doğum sonrasında en hızlı büyüdüğü dönemdir. Bir yaşın sonunda çocuk, doğum ağırlığının 3 misline, boyu 1.5 misline ulaşır. Tablo III)

Süt çocuğunda önceleri en hızlı büyüyen bölüm baştır. 6. aydan sonra göğüs çevresi genişler, 9. aydan sonra kol ve bacakların büyümesi öne geçer. Beyin, sinir ve kasların gelişimi baştan ayağa doğru olan bir rota izler. Bu nedenle çocuk önce başını tutar, sonra oturur, daha sonra yürüyebilir. Çocuğun istemli hareketler yapma, anlama, etrafla ilgilenme, istediklerini belirtme yetenekleri gelişir.

Sevgili anne ve babalar, çocuğunuzu tabloda sunduğumuz rakamsal değerlerle kıyaslamayınız. Ancak büyüme-gelişme eğrisinde kendisine ait yerini bularak takibini yapabilirsiniz. Eğride normalden sapma (özellikle düşüş) gördüğünüzde doktorunuzla temasa geçerek altta yatan bir sorun olup olmadığının araştırılmasını sağlayınız. (Beslenmeyle ilgili sorunlar, infeksiyon hastalıkları vb..).

Vücut Ağırlığı

Ortalama doğum ağırlığı 3000-3500 gram kadardır. İkinci ve üçüncü çocukların doğum kilosu birinciden, erkeklerinki kızlardan fazladır. Zamanında doğan bebekler normal olarak ağırlıklarının % 5-10′unu, erken doğanlar tartılarının % 10-15′ini ilk bir iki hafta içinde kaybederler. Buna fizyolojik kayıp adı verilir.

Çocuklar ilk 6 ay içinde ayda 600-1000 gram, sonraki 6 ay içinde ayda 400-600 gram ağırlık kazanırlar. Bir bebek 5. ayda doğum ağırlığının 2 katına, bir yaşın sonunda 3 katına, üç yaş sonunda 4 katına çıkar. 7. yaşın sonunda 7 katına ulaşır. 2 yaşından büyük çocuklarda normal vücut ağırlığını kabaca hesaplamak için Yaş X 2 + 8 formülü kullanılabilir. Bulunan rakam ortalama değerdir.

Sevgili anne ve babalar, her çocuk kendi büyüme eğrisinde izlenmeli, ne kendi kardeşleriyle, ne de diğer ailelerin çocuklarıyla karşılaştırılmalıdır.

Boy Uzunluğu

Doğumda boy uzunluğu 48 ile 52 santimetre arasında değişmekle birlikte ortalama 50 cm kadardır. Sonraki 3 ay içinde 8 cm, ikinci 3 ay içinde 8 cm, üçüncü 3 ayda 4 cm, dördüncü 3 ayda yine 4 cm boy uzaması olur. Çocuklar ilk yaş sonunda doğum boylarının yarım katı olan 75 santimetreye, dört yaşında iki katına, 13 yaşında 3 katına erişirler. İki yaşından büyüklerde yaklaşık boy uzunluğunu bulmada Yaş X 5 + 80 formülü kullanılabilir. Elde edilen rakam ortalama boy uzunluğudur. Normal değerler ise çok geniş bir yelpazeye dağılır.

Sevgili anne ve babalar, ağırlıkta olduğu gibi her çocuğun boy gelişimi yine kendi eğrisi üzerinde izlenmeli, başka çocuklarla hatta kendi kardeşleriyle bile kıyaslanmamalıdır.

Baş Çevresi

Baş çevresi doğumda ortalama 35 cm kadardır. 3. ayda 40,5 cm, 6. ayda 43 cm, 1 yaşın sonunda 46 cm olur. Yeni doğanda baş ve göğüs çevreleri eşittir. Birinci yaştan sonra göğüs çevresi baş çevresinden büyük olur.

Süt çocuklarında baş çevresinin her ay ölçülmesi çok önemlidir. Baş çevresi eğrileri üzerinde değerlendirilen normalden sapmalar derhal ele alınmalı, nedenleri ciddiyetle araştırılmalıdır. Bu sayede örneğin kısaca beyin içinde su birikmesi olarak tarif edebileceğimiz “hidrosefali”nin erkenden tanınması ve hasar meydana gelmeden tedavi edilmesi mümkün olabilir. Benzer şekilde mikrosefali ( küçük kafa ) de tespit edildiğinde gecikmeden nedenleri araştırılmalı, sebebe yönelik tedavi yapılmalıdır.

Diş Gelişimi

Diş gelişimi çocuklarda büyüme ve gelişme süreciyle doğrudan ilişkili bir parametre olmamakla birlikte çocuğunuzun beslenmesi yönünden önem arz ettiğinden diş gelişimine de kısaca değineceğim.

İlk diş çıkarma zamanı daha çok ırsi eğilimlere bağlıdır. İlk diş ortalama 4 – 9. aylar arasında çıkar. Ancak 15 aya kadar gecikmesi de normal kabul edilir. Diş çıkarma sırasında hafif ateş, ishal, huzursuzluk görülebilir.

Yerel içme suyunda flor yeterli değilse, diş çürüklerinden korunmak için kalıcı dişler çıkana dek günde 0,25 mg florun ağızdan verilmesi uygun olur. Sevgili ebeveynler, sağlıklı bir diş gelişimi için çocuğunuza diş fırçalama alışkanlığını mutlaka kazandırmalı, çocuk diş hekimlerince düzenli takibini sağlamalısınız.

Kemik Gelişimi

Kafada 6 adet bıngıldak bulunur. Bunların önde yer alan büyüğü ve arkadaki küçük olan elle kolayca fark edilir. Ön bıngıldak dışındakiler bir kaç ay içinde kapanırlar. Öndekinin kapanması ise 3 ile 18 aylar arasında gerçekleşir. Kapanmadaki gecikmeler doğumsal tiroid bezi yetersizliği, D vitamini eksikliği gibi hastalıkları öncelikle akla getirir. Araştırma sonuçlarına göre nedene yönelik tedavi yapılır.

Kemiklerin gelişimi esnasında baş büyüklüğünün vücuda oranı, kulaç mesafeleri gibi bedensel oranlarda önemli değişiklikler olur. Çocuklarda oturma yüksekliği gelişmeyi değerlendirmede çok yaralı bir göstergededir. Boy uzunluğundan oturma yüksekliğinin çıkarılmasıyla bacak mesafesi elde edilir. Her iki değer için de normali yansıtan eğriler mevcuttur. Grafikler üzerinde yapılan değerlendirmeler, büyüme bozukluklarının erken tanısını olanaklı kılar. Kemik gelişimiyle igili bir sorun olduğunda bu konuda yetişmiş uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Okul Çocukluğu Dönemi

6 yaşından cinsel olgunlaşma belirtilerinin başladığı ergenlik dönemine kadar çocuğun gelişmesindeki başlıca özellikler, gittikçe anne babaya olan yakın ilginin azalması; öğrenme, yarışma, ödev, sorumluluk ve başarma duygularının yerleşmesidir.

İlkokula yeni başlayan çocuklarda kısa veya uzun süreli uyum sorunları çok yaygındır. Sınıfa annesiyle birlikte girmek, sınıfta durmamak, sıraya oturmamak, altını ıslatmak, altını kirletmek, ağlamak, derste gezinmek, bir şeyler yemek gibi belirtilerle kendini gösteren uyum güçlükleri birkaç gün ya da birkaç haftayı bulabilir. Bazı çocuklarda okul fobisi görülebilir. Bu aşırı okul korkusu aslında okuldan korkma değil, anneye aşırı bağımlı olan çocuğun, okula gitmekle annesinden ayrılması sırasında ortaya çıkan anneden ayrılma korkusudur.

Okula uyum sorunlarının çözümü için okula yeni başlayan çocukta okuma yazma öğrenmekten önce evdeki olumlu ilişkinin okulda da sürdürülmesi, bir tür anne baba modeli olan öğretmenin çocuğa duygusal doyumu sağlayacak şekilde davranması ve bizzat kendi davranışlarıyla da çocuk için iyi bir örnek oluşturması gereklidir.

Sevgili anne ve babalar, aynı yaştaki çocukların tartı ve boy değerleri tıpatıp aynı olamayacağı gibi, aynı nörolojik ve ruhsal gelişim özelliklerini sergilemezler. Bu nedenle yaşa uygun beceriler değerlendirilirken, her bir çocuğun istenen tüm hareketleri yapması beklenmez. Ancak normalden sapmalar varsa, doktorunuza başvurarak nörolojik ve psikolojik durumunun değerlendirilmesini sağlamanız çok yararlı olur.

Ergenlik Dönemi

Ergenlik, çocukluktan erişkinliğe geçiş sürecidir. Bu süreç iç salgı bezlerinden salgılanan hormonlar tarafından başlatılır ve sürdürülür. Testis ve yumurtalık gibi cinsiyet organlarının ve cinse özgü dış görünüm özelliklerinin gelişmesi, büyüme ve kemik olgunlaşmasında belirgin hızlanma, vücut oranlarında ve bedensel yapıda değişiklik, ergenlik sürecinin özelliklerini oluşturur.

Vücutta ergenliğe yol açan hormonal değişikliklerin başlamasından sonra dış görünümdeki ilk değişiklikler kız çocuklarında 10 (8-13), erkeklerde 12 (9,5-15) yaşında ortaya çıkar. Değişikliklerin tamamlanması genellikle 3-5 yıl sürer. Ergenlik döneminin sonunda -kızlarda otalama 16, erkek çocuklarda 18 yaşında- bireyin büyüme ve gelişmesi büyük ölçüde tamamlanmıştır.

Adolesans, kimi zaman ergenlikle eş anlamda kullanılmakla birlikte aslında, hayatın bu devresinde vücutta oluşan biyolojik değişikliklere eşlik eden ruhsal gelişme ve psikososyal değişiklikleri de kapsayan bir terimdir.

ERGENLİKTE BÜYÜME VE GELİŞME

Boy Büyümesi

İlk 4 yaştan sonra büyüme hızı erkek ve kız çocuklarında benzer şekilde yılda 5-7 cm gibi oldukça durağan bir gidiş gösterir. Ergenlik belirtilerinin başlamasıyla beraber cinsiyet hormonlarının vücut kitlesini arttırıcı etkisiyle boy uzamasında belirgin bir hızlanma görülür.

Kız çocuklarında ergenlik erkeklere kıyasla 2 yıl daha erken başlar. Bu nedenle büyüme hızlanması da kızlarda daha erken olur. 10-12 yaşlar arasında kız çocukları erkeklerden daha iri olurlar. Ergenlikte büyümenin en hızlı olduğu “büyüme hızı doruğu” kızlarda ortalama yılda 9 cm, erkeklerde ortalama yılda 10,5 cm’dir. Ergenlik sürecinin daha geç başlaması erkek çocuklara büyümede aşağı yukarı 2 yıl kadar bir süre kazandırır. Kalıtım faktörlerinin etkisine bağlı olarak ergenliğe erişme yaşı çok değişken olduğundan büyüme hızı doruğunun görüldüğü yaş da bir çocuktan diğerine farklılık gösterir. Bu nedenle aynı yaştaki iki çocuğun ergenlik belirtilerinin başlayıp başlamamış olmasına göre boy ve vücut yapılarında büyük farklılıklar olması doğaldır.

Boy uzaması ergenliğin son evrelerinde giderek yavaşlar, kızlarda 16-18, erkeklerde 18-20 yaşlarında hemen hemen durur. Ancak 30 yaşa dek omurga büyümesinin bir miktar daha devam etmesi sebebiyle 3-4 milimetrelik bir artış gözlenebilir.

Kilo Artışı

Okul öncesi döneminden ergenliğin başlangıcına kadar olan evrede, boy büyümesine koşut olarak yıllık tartı artışı, 2-3 kilogram arasındadır. Ergenlikte vücut ağırlığı kızlarda yaklaşık 16 kg, erkeklerde 20 kg artar. Erkek çocuklarda kas gelişmesi ve iskelet kitlesinin artması vücut ağırlığının artmasında önemli pay alırken, kızlarda tartı artışı büyük ölçüde yağ depolanması sonucudur.

19 – 21 Ay Arasi Çocuk Gelişimi

19 – 21 AY ARASI ÇOCUK GELİŞİMİ

Fiziksel Gelişim:

Bu dönemde küçüğünüzün hareket yeteneklerini test edip geliştirmeye devam ettiğini göreceksiniz. Geri geri ya da yan yan yürüyüş denemelerinden, merdivenleri inip çıkmaya çalışmaktan, yerlerde yuvarlanmaktan hoşlanır. Özellikle 21. ayın sonlarına doğru, sürekli gelişen fiziksel kapasitesi çocuğunuzun gittikçe daha bağımsız ve kendine güvenen bir birey haline gelmesini sağlayacaktır.

Onu kendi kendine güç denemeleri yapmaya çalışırken görebilirsiniz; sandalyeleri kaldırmaya, masayı itmeye ya da beşiğinden tırmanıp dışarı çıkmaya çalışabilir. Bebeğiniz için evde aldığınız güvenlik önlemlerini bir kez daha gözden geçirmenizde fayda vardır.

Çocuğunuz uzunca bir süredir elleriyle çeşitli objeleri kavrama, sıkma ve geri bırakma egzersizleri yapmaktaydı. Bu aylardan itibaren bu çalışmalarının sonuçlarını farketmeye başlarsınız. Tek eliyle bir kap tutarken öbür eliyle küçük objeleri bu kaba doldurup sonra kabı boşaltabilir. Eline aldığı bir kalemle çizim denemeleri yapmaya başlayabilir. Sadece çok basit ve fazla başarılı olmayan birkaç çizgi ya da daire çizse bile, bu çocuğunuz için aslında büyük bir gelişimdir. Çünkü basit bir çizgiyi oluşturmak bile çocuğunuzun kalemi kavrama ve tutma, el-göz koordinasyonunu kurma ve hayalgücünü kullanma yeteneklerini geliştirdiğinin bir göstergesidir.

Bu dönemde çocuklar yetişkinleri taklit etme eğiliminde oldukları için, büyük ihtimalle küçüğünüz ev içinde yaptığınız bütün aktiviteleri gözlemleyip, bu aktivitelere dahil olmak isteyecektir (Sizinle birlikte yatakları düzeltmek, elektrik süpürgesini kullanmak, çamaşırları makineye doldurmak, bulaşık makinesini boşaltmak gibi). Bu işleri şu an tek başına yapabilecek kapasitede değilse bile, sizi gözlemleyerek edindiği bilgileri ileride kullanmak üzere hafızasına kaydetmektedir. Böyle durumlarda onu, yapmakta zorlanmayacağı ufak tefek işlerle görevlendirebilirsiniz. Örneğin oyuncaklarını oyuncak kutusuna doldurmasını ya da kitapları raflara yerleştirmede size yardımcı olmasını isteyebilirsiniz.

Artık çocuğunuzun çiğneme yeteneği gelişmiş olsa bile, yine de yiyecekleri ona küçük lokmalar halinde vermeniz daha uygun olur. 20 aylık bir çocuk kaşık çatal tutarak kendi kendisini besleyebilir ancak çoğu elleriyle yemeyi tercih edecektir; bu şekilde işlerinin kolaylaştığının farkındadırlar.

Algısal ve Sosyal Gelişim:

Huysuzluk nöbetleri artarak devam edebilir.
Bu dönemde çocuğunuz hoşnutsuzluğunu, kızgınlığını ya da üzüntüsünü etrafındaki insanlara vurmak, bağırmak, tekme atmak gibi agresif davranışlarla dışa vurabilir. Özellikle yaşıtlarıyla biraradayken gözünüzü çocuğunuzdan ayırmayın.

Diğer çocuklara karşı saldırgan ve agresif davranışlar sergilemeye başladığı anda yanına gidip ona bu yaptığının doğru olmadığını anlatmaya çalışın; gerekiyorsa bir süre için onu bulunduğu ortamdan uzaklaştırın. Çocuğunuzun agresif ve saldırgan davranışlarına, ona ders vermek amacıyla bile olsa, aynı sertlikte karşılık vermeyin. Bu, çocuğunuzun, saldırgan ve agresif davranışların normal olduğuna inanmasından başka bir işe yaramayacaktır.

Pozitif Disiplin Yöntemleri:

Çocuğunuzu disipline etmek her zaman için onu cezalandırmak anlamına gelmez; en güzel disiplin yöntemi yanlışlarından yola çıkarak ona doğruları öğretmeye çalışmaktır. Müdahale etmenizi gerektirecek yanlış bir davranışıyla karşılaştığınızda hemen onu azarlama ya da cezalandırma yoluna gitmeyin. Bunun yerine, bu yanlış davranışından faydalanarak ona doğrusunu nasıl öğretebileceğinizi düşünün. Bu her zaman kolay bir durum olmayabilir; özellikle kızgın olduğunuz durumlarda çocuğunuzun hatalarına sabırla ve olumlu bir tutumla yaklaşmak zor olabilir ancak biraz sabır ve anlayış sonucunda çocuğunuzun size ve diğer insanlara karşı daha saygılı, daha sağlıklı iletişim kurabilen bir birey olarak yetişmeye başladığını göreceksiniz.

Uygulayabileceğiniz bazı pozitif yaklaşım yöntemleri:

• Çocuklar yetişkinleri gözlemleyip taklit eder. Bu yüzden eğer siz olumlu davranışlar gösterirseniz çocuğunuz da sizi örnek alacaktır. Onun “Lütfen”, “Teşekkür ederim” gibi sözcükleri kullanmasını istiyorsanız, öncelikle siz ona ve çevrenizdeki diğer insanlara karşı sık sık bu kelimeleri söyleyin.
• Çocuğunuz, onu azarladığınız ya da bağırıp çağırdığınız zamanlardan çok onunla sakin, saygılı bir tutumla konuştuğunuz zaman sizi dinlemeye eğilimlidir. Bu yüzden yanlış bir davranışı düzeltmeye çalışırken azarlamak ya da bağırmak yerine, sakin bir şekilde ve onunla göz kontağı kurarak doğruları ona anlatmaya çalışın.
• Olumsuz cümlelerden çok olumlu emir cümleleri kurmaya dikkat edin. Örneğin “Kediye vurma!” uyarısı yerine “Kediyi yavaşça okşa” diyerek ona kediyi nasıl sevmesi gerektiğini gösterebilirsiniz.
• Her zaman için olumlu davranışlarını takdir ettiğinizi belli edin ve bu tür davranışlarını sözlerinizle ve tavırlarınızla ödüllendirin.
Artık sizden uzaktayken, diğer insanların yanında daha rahat ve güvenli bir tutum sergilediğini, eskisi gibi ürküp ağlamadığını farkedebilirsiniz. Ayrıca yavaş yavaş diğer insanlarla ya da yaşıtlarıyla kendi eşyalarını (örneğin oyuncaklarını) paylaşma eğilimi başlayabilir. Etrafında başka insanların da olduğu, tüm evrenin sadece kendi varlığı üzerine kurulu olmadığı bilinci gelişmeye başlar.
Bu dönemde çocuğunuzda ısırma huyu başgösterebilir. Buna çok çeşitli faktörler sebep olabilir; gerçek sebebi anlamanız onu bu huydan vazgeçirmede önemli kolaylık sağlar. Bazı çocuklar sırf arkadaşını ısırdığında ne olacağını merak ettiği için bunu dener; bazıları kızgın, mutsuz olduklarında ya da ilgi çekmek istediklerinde duygularını bu şekilde dışa vurur; diş çıkaran çocuklar ise dişetlerindeki baskı ve kaşınma yüzünden ısırma eğiliminde olabilirler.

Oyun:

İçinde sürpriz barındıran her türlü oyun ve oyuncak (kutudan çıkan kuklalar, saklambaç oyunları gibi) bu dönemdeki çocukların hoşuna gidecektir. Ayrıca şu ana dek etrafında gördüğü ve ilgi göstermediği pek çok nesne ya da olay birdenbire onun için büyük bir yenilik, eğlenceli bir oyun aracı haline gelebilir. Plastik toplar, oyuncak arabalar, içi doldurulmuş bez hayvanlar ve bebekler, oyuncak müzik aletleri çocuğunuz en sevdiği oyuncakları arasında yer alacaktır. Ayrıca bu dönemLerde çocuğunuz kumda oyun oynamayı ya da toprağı kazmayı; salıncakta sallanmayı da sevecektir. Müzik ya da alkış sesi duyduğunda dansa benzer figürler yapmaya başlayabilir.

Eskiden çocuğunuzun oyunlarını hep siz yönetir, sürekli yanında olup tüm oyunlarına aktif olarak katılırdınız. Artık zaman zaman onun tekbaşına oyun oynaması için geri planda kalmayı deneyin, çouğunuzun kendini bir süre boyunca oyalayıp tekbaşına oyun oynayabildiğini farkedeceksiniz.

Aşılar:

Bebeğinizin 2 yaşına kadar olan tüm aşılarını tamamladıysanız, bundan sonraki ilk aşısı 4-6 yaş arasında olacaktır. 4-6 yaş arasında tekrarlanması gereken aşılar, Difteri-Tetanoz-Boğmaca-Çocuk Felci 4lü karma aşısı ve Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısıdır.

Etiketler:28 aylık bebek gelişimi 28 aylık bebek boy kilo 28 aylık bebek boy ve kilosu 28 aylık bebek kilosu 28 aylık bebek 28 aylık çocuğun gelişimi 28 aylık çocuğun boy ve kilosu 28 aylık erkek bebek gelişimi 28 aylık bebek boy 28 aylık bebek konuşması 28 aylık bebeğin boy ve kilosu 28 aylık bebek boy kilo cetveli 28 aylık bebeğin gelişimi 28 aylik bebek boy kilo 28 aylık çocuk gelişimi 28 haftalık bebeğin kilosu 28 aylık bebek gelişim tablosu 28 aylık bebek boyu 17 aylık bebek gelişimi 28 aylik çocuk boy kilo
Bebek, Beşiktaş: Bebek, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, Boğaziçi'nin Avrupa yakasında semt. Rumeli Hisarı ile Arnavutköy arasında yer alan ve genelde yüksek gelirlilerin oturduğu semt, aynı adı taşıyan bir deniz koyuna da sahiptir.
Bebek (albüm): Bebek, İzel'in 23 Mayıs 2001 Çarşamba çıkan albümüdür. Albümdeki eserlerin hepsi Altan Çetin imzalıdır.
Bebek (anlam ayrımı): Bebek, insan veya hayvan yavrusudur. Şu anlamlara da gelebilir:
Bebek Camii: Bebek Camii ya da resmî adıyla Hümayûn-u Âbad Camii, Beşiktaş'ın Bebek semtinde yer alan tarihî bir camidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir