5 Aylık Hamilelikte Karın Ağrısı

aya aza barsak bazen bebek bu gelir gerek hamilelik hemen ilk kilo neler oluyor rahim renk 5 Aylık Hamilelikte Karın Ağrısı Hamileliğin 5 Ayında Kasık Ağrısı hamileliğin 5.ayında kasık ağrısı 5 aylık hamileli..

Hamileliğin 5. Ayında Neler Oluyor?

Hamileliğin 5. ayında neler oluyor?

5. ayda anne kilo alır, ağırlaşır; hamilelik sıkıntıları başlar. Bebek ise artık aktif hale gelmiştir, tekme atmaya başlar…

Hamileliğinizin 5. ayı kendinizi daha iyi hissedeceğiniz bir dönem. Bebeğinizin cinsiyetini öğrenebileceğiniz 5. ay, ayrıca onun duygusal gelişimi için de oldukça önemli bir dönem.

5. ayda anne ne durumdadır?

  • Ağırlığınız artacak; kilonuza dikkat etmelisiniz. Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahınızın arttığı bir dönemdesiniz.
  • Göğüsleriniz daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Colostrum denen sıvı, ilk süt kıvamlı sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan areolanın, genişlemeye başladığını fark edebilirsiniz. Bazen göğsün yarısını kaplayacak kadarda büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisidir ve bebeğin doğumundan hemen sonra 12 aya kadar büyük kalabilir.
  • Rahim karın içinde iyice büyümüştür; üst sınırı göbek deliğine ulaşmıştır. Karnın alt kısmında bazı ağrılar hissedebilirsiniz. Telaşa kapılmanıza gerek yoktur, büyüyen rahminizi destekleyen kaslar ve bağlar gerilmektedir.
  • Saçlarınız daha ince ve yağlı olabilir. Cildinizdeki olumlu değişiklikler nedeniyle de kendinizi daha güzelleşmiş ve iyi hissedeceksiniz.
  • Bebeğin büyümesi ile genişleyen rahminiz kalın barsaklara baskı yapar ve barsak alışkanlığınız düzensizleşir, kabızlık artabilir.
  • Hamilelik sırasında sıklıkla bacaklarınızdaki kan damarları görünür hale gelir, varisler oluşabilir, yaygınlaşabilir. Bunu an aza indirmek veya önlemek için uzun süre ayakta durmak veya oturmaktan kaçının; bacaklarınızı uzatın, sık sık hareket edin, dolaşın ve doktorunuz önerirse varis çorabı giyin.
  • Nefesiniz kesilmeye başlayabilir. Biraz nefes darlığı normaldir. Büyüyen rahim akciğerleri ittikçe bu şikayetiniz biraz daha artabilir.
  • Daha fazla ağırlık taşıdığınız için, rahmin büyümesiyle ağırlık merkeziniz değişmiştir. Parmaklarınız ve eklemleriniz hamilelik hormonları nedeniyle gevşemektedir, dikkatli olmalısınız. Hala bırakmadıysanız yüksek topuklara elveda demelisiniz; çünkü dengenizi zorlaştırdığı gibi bel ve sırt ağrılarına neden olur.
  • Sırt ağrılarınız olabilir.
  • Midede yanma, hazımsızlık, şişkinlik olabilir.
  • Dişeti kanamaları olabilir.
  • Ayak bileklerinde, ayaklarda, bazen el ve yüzde şişlikler olabilir.
  • Artık hamilelik gerçeğini kabullenmişsinizdir ve duygusal gel-gitlerde azalma olur, unutkanlıklarınız devam edebilir.

5. ayda bebek ne durumdadır?

  • Bebeğiniz aktif duruma gelmiştir; çok tekme atar, döner.
  • Bu dönem duyusal gelişim için çok önemlidir. Beyinde koku, tat, görme ve dokunma için özelleşmiş alanlar gelişir.
  • Bebeğinizin cinsiyeti belirlenmiştir, isterseniz öğrenebilirsiniz.
  • Saçları vardır ve onu saran amniyotik sıvı içinde cildini koruyan vernix denen yağlı, beyaz bir madde gelişmeye başlar. Bazı bebekler doğduğunda da üzerinde hala beyazımsı bir örtü bulunur.
  • Düzenli aralıklarla uyur ve uyanır.
  • Göz kapakları tamamen gelişmiştir, hala kapalıdır.
  • El parmak tırnakları büyümeye başlar.
  • Doktorunuz kalp atışlarını duyabilecektir.
  • Organları büyümeye ve gelişmeye başlar.
  • Diş kökleri gelişmeye başlar.
  • Bebeğinize şarkı söyler; kitap okur veya onunla konuşursanız belki sizi duyabilir. Bazı çalışmalar, bebeklerin rahim içindeyken okunan kitabı duyunca beslenme sırasında daha hızlı emdiklerini göstermiştir.
  • Bebeğinizin boyutları geçen ayların iki katına çıkmıştır. Boyu yaklaşık 20 cm, ağırlığı 500 g civarındadır.

5. ayda yapılması gereken kontroller

  • Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli.
  • İdrar tetkikiniz yapılmalı.
  • Şişme açısından el ve ayaklar, varisler için bacaklar muayene edilmeli.
  • Fundus yüksekliğine bakılmalı.
  • Fetus kalp atışları muayene edilmeli.
  • Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı.

Kasık Ağrıları Hakkında Sorulanlar

Kasık ve bel ağrısı kadınların doktora başvurmalarına neden olan en önemli yakınmalardan biridir. Kasık ağrıları (pelvik ağrı) kadınların günlük yaşamlarını, çalışma düzenlerini ve cinsel yaşamlarını etkiler. Ağrının başlama şekli, niteliği, şiddeti, yeri ve yayılması önemlidir.

Pelvik Ağrı

Ağrının ne demek olduğunu hepimiz biliriz. Yaralandığınızda ağrı hissedersiniz. Basit gibi görülen ağrı aslında son derece kompleks ve tedavisi zor bir durumdur. Pelvik ağrı hem yakınması olan kadınları hem de pelvik ağrıyı tedavi etmeye çalışan hekimleri yoran bir durumdur.Vücudunuzun bir yeri zarar gördüğünde hissettiğiniz rahatsızlık ağrıdır. Ağrının şiddeti her zaman zararın derecesi ile doğru orantılı değildir. Özellikle kronik ağrılarda ağrının şiddeti ve süresi değişir.

Ağrı bir sinir ucunun uyarılması ile başlar. Bu uyarıya sinir ucunun etrafındaki ısı artışı, basınç veya iltihaplanma neden olabilir.Bu sinirler beyne sinyaller gönderir, sinirlerin sayısı ve tipine görene beyne giden sinyaller değişiklik gösterir. Ağrı hissedebilmeniz için beynin aldığı sinyalleri yorumlaması gerekir, beyin Nörotransmitter adı verilen kimyasallar ile bu sinyalleri yorumlar. Endorfin ve seratonin olmak üzere iki tip nörotransmitter vardır, bu kimyasal maddeler aynı zamanda kişilerin kendini nasıl hissettiğini de etkiler.

Akut Pelvik Ağrı

Akut ağrı vücudunuzun herhangi bir yeri yaralandığında kimyasalların ani olarak salınması ile hissedilen ağrıdır. Yaralanmanın şiddeti ne kadar fazla ise ağrı o kadar fazla hissedilir. Yara iyileşmeye başladığında bu kimyasallar daha az miktarda salınır ve hissedilen ağrı azalır.

Akut pelvik ağrıya neler neden olur?

Karnınızın alt kısmında aniden başlayan ağrılara yumurtalık kistlerinin dönmesi veya patlaması, rahim, tüpler ve yumurtalıklardaki enfeksiyonlar, myomların dejenerasyonu ve dış gebelik neden olur. Ani batar tarzdaki şiddetli ağrılar kişinin hareket etmesini zorlaştırır. Ani başlayan ağrılara bulantı, kusma, ateş ve ishal eşlik edebilir.

*

Üreme organlarının iltihabi hastalıları:
Pelvik enflamatuvar hastalık olarak adlandırılan bu durum da, vajinadaki enfeksiyon rahim ağzı, rahim, üreme kanalları, yumurtalıklar ve karın içindeki diğer organlara yayılır. Ağrı ile birlikte ateş, üşüme ve titreme gibi şikayetler de olabilir. Üreme organları üzerinde kalıcı bir hasar olmaması için erken teşhis ve uygun antibiyotik tedavisi gereklidir.

*

Yumurtalık kistleri:
Yumurtalıklarda basit folikül kistleri, çikolata kistleri endometriozis kisti) yanı sıra kanser başlangıcı veya kötü huylu yumurtalık kistleri de görülebilir. Yumurtalık kistleri çoğunlukla çevre organlara bası yaparak veya nadiren yumurtalığın kendi etrafında kıvrılıp dönmesine nede olarak ağrıya yol açar.Basit yumurtalık kistleri klinik takip ve ilaç tedavisi ile tedavi edilebilir. Basit yumurtalık kistlerinin tedavisinde nadiren cerrahi müdahale gerekebilir. Diğer tip kistlerin tedavisinde cerrahi müdahale ve ilaç tedavisi gerekir.

*

Dış gebelik:
Gebeliğin anne rahmi dışında oluştuğu duruma denir. Dış gebelik çoğunlukla yumurtalık kanallarında nadiren rahim ağzı veya karın içinde görülür. Büyüyen gebelik kesesi bulunduğu organın sınırlarını zorlar ve ağrıya neden olur. Gebelik ilerlediğinde bulunduğu organın yırtılmasına ve karın içine kanamaya neden olur. Dış gebelik vakit kaybedilmeden cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Myomlar akut pelvik ağrıya neden olabilir mi?

Myomların kendisi ağrıya neden olmaz. Myomların büyüdüğünde etraftaki organlara bası yaparak huzursuzluk ve ağrıya neden olabilir.Bazen myomlar dejenere olur, bu şiddetli ağrıya neden olabilir, bu ağrı birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Saplı myomların sapın dönmesi ile ani ağrıya neden olabilir. Bu durumda myomun cerrahi ile çıkartılması gerekir.

Kronik Ağrı

Kronik ağrı uzun süre devam eder. Kronik ağrıda ağrıya neden olan yaralanma iyileşse dahi ağrı devam eder. Kronik ağrılar fizik aktiviteyi kısıtlar ve kendinizi kötü hissetmenize neden olabilir. Kronik ağrı şikayeti olanlarda yorgunluk, bezginlik, uykusuzluk ve depresyon görülür. Ağrının kronikleşmesinin fiziksel ve psikolojik nedenleri vardır. Bu kronik ağrı yakınması olan kişilerin psikolojik problemleri olduğu manasına gelmez. Kronik ağrıda salınan nörotransmitterlar hem ağrıya hem de duygusal değişikliklere neden olur.

Kronik pelvik ağrıya neler neden olur?

Altı ay veya daha uzun süren ve adet kanaması sırasındaki ağrılardan farklı olan ağrılar kronik pelvik ağrılardır. Kronik pelvik ağrı sık görülen bir problemdir. Jinekologlara yapılan başvuruların %20’si kronik ağrı nedeni iledir. Jinekolojik problemler, barsaklardaki problemler, idrar yollarındaki problemler ve kas ağrıları kronik ağrıya neden olabilir.

Kronik ağrının nedenleri nasıl araştırılır?

Kronik ağrıya neden olan birçok jinekolojik ve jinekolojik olmayan neden vardır. Hekime başvurduğunuzda ağrıyı detaylı olarak tarif etmek gerekir. Ağrının yeri, ne zaman ortaya çıktığı, ne zaman artıp azaldığı, yemek yemekle veya hareket etmekle ilişkisinin olup olmadığı ve ağrıya eşlik eden diğer yakınmalar önemlidir. Ağrının nedeni araştırılırken vakayı jinekolog, ürolog, gastroenterolog ve ortopedistin beraber değerlendirmesi gerekebilir.

Pelvik enfeksiyonlar kronik ağrıya neden olur mu?

Rahim, yumurtalık ve yumurtalık kanallarındaki enfeksiyonlar ağrı, bulantı, kusma ve ateşe neden olur. Bu enfeksiyonlar daha çok akut ağrılara neden olur. Enfeksiyona bağlı kronik ağrı sık görülmez. Enfeksiyon nedeni ile kronik ağrısı olduğu düşünülen vakaların birçoğunda yapılan araştırmalar sonucu kronik ağrı nedeninin farklı olduğu tespit edilir.

Karın içi yapışıklıklar kronik ağrıya neden olur mu?

Enfeksiyonlar, endometriozis ve cerrahi işlemler sonrasında oluşan karın içi yapışıklıklar ağrıya neden olur. Yaralar iyileşirken oluşan nedbe dokusu karın içinde yapışıklıklara neden olur. Tüpler ile yumurtalıklar, rahim veya barsaklar arasında yapışıklıklar oluşabilir. Yapışıklıklar bu organların hareket edebilmesini engelleyerek ağrıya neden olur. Yapışıklıklara bağlı kronik ağrının tedavisi cerrahi ile mümkündür.

Endometriozis kronik ağrıya neden olur mu?

Enfeksiyonlar, endometriozis ve cerrahi işlemler sonrasında oluşan karın içi yapışıklıklar ağrıya neden olur. Yaralar iyileşirken oluşan nedbe dokusu karın içinde yapışıklıklara neden olur. Tüpler ile yumurtalıklar, rahim veya barsaklar arasında yapışıklıklar oluşabilir. Yapışıklıklar bu organların hareket edebilmesini engelleyerek ağrıya neden olur. Yapışıklıklara bağlı kronik ağrının tedavisi cerrahi ile mümkündür.

Endometriozisin erken safhalarında endometriozis yaralarının yırtılması ile kasık ağrısı oluşabilir. Bunun yanı sıra ilerleyen endometriozis vakalarında üreme organlarının birbirine yapışması ile hareketlerinin kısıtlanıp zorlaşması kasık ağrısına neden olur. Karın içi sıvının kimyasal yapısının değişmesinin de ağrıya neden olduğu düşünülmektedir. Çikolata kistlerinin yırtılmaları şiddetli ve ani başlayan ağrılara neden olur.

Rahmin pozisyon bozuklukları ağrıya neden olur mu?

Kadınların %20’sinde rahim geriye dönüktür. Rahmin ileri derece dönük olduğu durumlarda kan akımı bozulur ve ağrı görülür. Endometriozis veya diğer nedenler ile meydana gelen yapışıklıklar ve tümörler rahimde pozisyon değişikliklerine neden olarak ağrıya yol açar. İlaç tedavisi ile ağrının giderilmediği durumlarda rahim pozisyonunu düzeltmek için cerrahi girişim gerekebilir.

Zor doğumlar ağrıya neden olur mu?

Uzamış ve zor doğumlar sırasında rahim bağlarında yırtıklar oluşur, bu yırtıklar tam iyileşemediğinden ileride ağrıya neden olur.

Mesanedeki problemler kronik ağrıya neden olur mu?

Mesanedeki enfeksiyonlar pubis kemiğinin altında hissedilen ağrılara neden olur. Sık idrara çıkmak, idrar yaparken yanma ve ağrı, kanlı idrar yapmak da ağrıya eşlik eden yakınmalardır. İdrar örneğinin incelenmesi ile bu enfeksiyonların tanısı konur.
Üretradaki (idrar kanalı) kronik enfeksiyonlar da ağrıya neden olur. olur. Sık idrara çıkmak, idrar yaparken yanma ve ağrı üretral enfeksiyonlarda sık görülür. Bu yakınmaları baharatlı yiyecekler, kafein içeren içecekler ve alkollü içkiler arttırır.

İnterstisiyal sistit nedir?

İnterstisiyal sistit enfeksiyon belirtileri olmadan mesanenin içini döşeyen dokunun kronik inflamasyonudur (iltihaplanmasıdır). Bu durum ağrı, basınç hissi ve sık sık idrara gitme ihtiyacı hissedilmesine yol açar. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu durumun tanısı sistoskopi (optik bir cihaz ile mesanenin incelenmesi) ile konur. Tedavisi oldukça zor olan bu durumda üroloji hekimine başvurmak gerekir.

Barsaklardaki problemler kronik ağrıya neden olur mu?

Basit bir kabızlık bile karın ağrısına neden olabilir. Barsaklarda görülen irritable bowel sendromu, inflamasyon ve enfeksiyonlar karın ve kasık ağrısına neden olabilir. Genellikle barsaklardaki problemlere bağlı ağrıya iştahsızlık, karında şişkinlik, kusma, kabızlık veya ishal gibi yakınmalar eşlik eder.

Kaslardaki problemler kronik ağrıya neden olur mu?

Kaslardaki gerginlik veya kas yaralanmalarına bağlı oluşan pelvik ağrılar jinekolojik nedenli ağrılarla karışır. Kas ağrıları genellikle aktivite ile artan ağrılardır.
Duruş ve oturma pozisyonundaki bozukluklar da sırt ve pelvik bölgede ağrılara neden olur.Spor yaralanmalarına bağlı kaslarda oluşan spazm ağrılara neden olur. Bu ağrılar duruş ve oturma pozisyonunun düzeltilmesi, sıcak-soğuk uygulamaları ve masaj ile azalır.

Ağrılı Cinsel İlişki

Organik veya psikolojik nedenli olabilir. Psikolojik nedenli ağrılar belli bir yerleşim göstermeyen künt ağrılardır. Hastaya detaylı bir inceleme yapıldıktan sonra hiçbir organik neden bulunamazsa ağrının psikolojik olabileceği düşünülür. Ayrıca rahim içi araç da (spiral) zaman zaman hareket ederek ağrıya neden olabilir. Bu ağrı kramp şeklinde veya batıcı niteliktedir.

Cinsel ilişki sırasında ağrıya neler neden olur?

Cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olan problemler:

*

Enfeksiyonlar; vajinal dokuya zarar vererek ağrıya neden olur.

*

Östrojen (kadınlık hormonu) eksikliği; vajinal dokuların sağlıklılığını devam ettirebilmesi için östrojen gereklidir. Östrojen azaldığında vajina duvarını kaplayan dokular incelir, hassaslaşır ve elastikiyetini kaybeder. Cinsel ilişki sırasında gerilemeyen vajina tahriş olur ve ağrı hissedilir.

*

Vajinal kuruluk; cinsel ilişki sırasında vajinal salgıların yeterli miktarda olmaması da ağrı ve hassasiyete neden olur. Enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler ve menopoz bu duruma yol açabilir.

*

Vajinismus; vajinal kasların istemsiz kasılması sonucu ortaya çıkan bu durum da ağrıya neden olur.

*

Endometriozis ve cerrahi sonrası karın içinde oluşan yapışıklıklara bağlı ağrı daha derinde hissedilir.

*

Rahim içi araç (spiral) de zaman zaman hareket ederek ağrıya neden olabilir. Bu ağrı kramp şeklinde veya batıcı niteliktedir.

Pelvik Ağrı Tedavisi

Kronik ağrı tedavisi için hangi ilaçlar kullanılır?

Kronik ağrı tedavisinde ağrıya neden olan prostoglandin adı verilen maddelerin salınmasını önleyen ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ağrı hafifken alındığında ağrının şiddetlenmesini engeller.

Kronik ağrı tedavisinde kullanılan diğer yöntemler nelerdir?

Kronik ağrı tedavisi ağrıya neden olan hastalığın belirlenerek tedavi edilmesi ile yapılır. Ağrı kesiciler, akapunktur, psikolojik destek ile ağrının geçici olarak tedavi edilmesi mümkündür.

Kronik ağrı tedavisi için histerektomi yapılmalı mı?

Çok ağır endometriozis vakaları ilaçla veya cerrahi olarak odakların temizlenmesi ile tedavi edilemediğinde, kişi istediği kadar çocuk sahibi olmuşsa histerektomi yapılabilir. Histerektomi yapılmadan önce kronik ağrının kesin nedeninin belirlenmesi gerekir.

Laparoskopik uterin nevre ablation (LUNA)

Ağrının giderilmediği durumlarda başvurulan yeni bir ameliyat türü ise rahme uzanan sinirlerin kesildiği ve laparoskopik uterin nevre ablation (LUNA) olarak adlandırılan ameliyattır. İlaç tedavisine ve klasik cerrahi girişimlere cevap vermeyen durumlarda LUNA kesin çözüm olabilir. Ağrı tedavisinde hastalara psikolojik destek de faydalıdır.

Doğumun Yaklaştığını Gösteren 6 Belirti

Normalde doğum gebeliğin 38-40. haftaları arasında olur. Gebelerin %10’unda ise daha erken gebelik haftalarında doğum başlayabilir. Sezaryen hastanın isteği veya doktorun yönlendirilmesi ile yapılacak ise veya daha önce sezaryen ile doğum yapmış olan bir gebeye tekrar sezaryen yapılacaksa işlem 38-39. haftalar arasında planlanır. Sezaryen planlanan gebeler bir gece önce saat 24 00’den itibaren herhangi birşey yememeli ve içmemelidir.

Doğumunuzun yaklaştığını gösteren 6 belirti:

1. Rahatlama: Bebeğin karnınızın alt kısmına (pelvis) doğru yer değiştirmesi ile diaframınız üzerindeki basınç azalır ve daha kolay nefes alabilir hale gelirsiniz. Ancak bu kez idrar kesesi üzerindeki basınç artışına bağlı olarak tuvalete gitme ihtiyacı artabilir.

2. Nişan gelmesi: Gebelik boyunca rahim ağzını kapatan kalın mukus tabakası rahim içine bakterilerin girişini engeller. Doğuma yaklaştıkça rahim ağzındaki incelme ve gevşemeye bağlı olarak bu mukus tabakası atılır. Bu olay tüm gebelerde görülmeyebilir; genellikle kanlı koyu kıvamlı bir akıntı şeklindedir ve doğum eyleminin başlamasından dakikalar, saatler ya da günler önce atılabilir.

3. Su gelmesi: Bazı gebelerde amniotik kesenin doğum eyleminden önce yırtılması sonucu genellikle az miktarda su vajenden dışarı doğru akar. On kadından birinde ise yoğun miktarda su boşalabilir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde idrar kaçırmaya sık rastlandığından gelen sıvının amnion sıvısı mı idrar mı olduğunun kesinleştirilmesi için doktorunuza başvurmanız gerekir. Çünkü membranların erken yırtılması halinde rahim içi enfeksiyon gelişme riski artabilir.

4. Doğum ağrıları: Gebeliğin son aylarında görülen düzensiz aralıklarla gelen, alt karın ve kasıkta hissedilen, şiddeti değişken, karında sertleşme ile birlikte olan, pozisyon değişikliği ile azalan ya da kaybolan, kısa süreli kasılmalar yalancı doğum ağrıları olarak bilinir. Doğuma yaklaştıkça yalancı doğum ağrıları yerini gerçek doğum ağrıları denen daha şiddetli, sırtın alt kısmından başlayıp karna yayılan ve karında sertleşmenin eşlik ettiği, daha uzun süren (30-60 saniye), düzenli aralıklarla gelen, dinlenmekle geçmeyen, aralıkları ve şiddeti giderek artan kasılmalara bırakır. Beş dakikada bir gelen ve 1 dakikadan uzun süren kasılmalar ya da su gelmesi halinde doktorunuza başvurmanız önerilir.

5. Rahim ağzında incelme: Gebeliğin son ayında rahim ağzı incelmeye başlar. Doktorunuz bu durumu kontrole gittiğinizde vajinal muayene ile anlayabilir ve yüzde .. olarak ifade eder. Rahim ağzındaki incelme, rahim ağzının daha kolay genişlemesine olanak tanır. Gebeliğin son iki ayında hissettiğiniz yalancı doğum ağrıları da denen kısa süreli, şiddeti az kasılmalar incelmede rol oynar.

6. Rahim ağzında genişleme: Gebeliğin son aylarında rahim ağzında genişleme başlar. Doktorunuz bu durumu vajinal muayene ile anlar ve cm olarak ifade eder. Doğumun gerçekleşebilmesi için rahim ağzında tam genişleme (10 cm) ve tam incelme (%100) olması gerekir.
Gebeliğin son zamanlarında bebek hareketlerinin bir miktar azalması normal kabul edilir. Ancak bebek hareketlerinde belirgin azalma varsa (saatte 10’dan az) veya bebek hiç hareket etmiyorsa mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Etiketler:hamileliğin 5.ayında kasık ağrısı 5 aylık hamilelikte karın ağrısı hamileliğin 5 ayında kasık ağrısı bebek ne zaman tekme atmaya başlar hamileliğin 5. ayında karın ağrısı bebek ne zaman tekme atar 5 aylık gebelikte kasık ağrısı gebeliğin 5.ayında kasık ağrısı 5 aylık hamilelikte kasık ağrısı hamileliğin 5.ayında karın ağrısı gebeliğin 5. ayında kasık ağrısı anne karnındaki bebek ne zaman tekme atar hamilelikte 5. ayda kasık ağrısı gebeliğin 5.ayında karın ağrısı hamileliğin 5.ayı hamileliyin besinci ayi hamilelikte 5. ay 5.ayda kasık ağrısı hamileliğin 5.ayında kasık ağrıları anne karnında bebek 5 aylık kasıklarda mı
Karınca: Karınca, karıncalar (Formicidae) familyasını oluşturan, yaban arıları ve arılarla birlikte zar kanatlılar (Hymenoptera) takımında yer alan, sosyal yaşam gösteren böceklere verilen ortak addır.
Karıncayiyengiller: Karıncayiyengiller (Myrmecophagidae), dişsiz memeliler takımına ait 4 türden oluşan bir memeli familyası ve alt takımı.
Karından bacaklılar: Karından bacaklılar (Gastropoda), hayvanlar (Animalia) alemine ait yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin en kalabalık sınıfını oluşturan canlılardır.
Karın zarı: Karın zarı ya da peritoneum (ya da periton) abdomen ve pelvis boşluğu duvarlarının iç yüzünü ve bu boşlukta yer alan tüm organları saran veya örten zara verilen isimdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir