A Sinüzit

Sponsorlu Bağlantılar
alerji bafra bunun durum hayat karadeniz bölgesi kemik nde nin pek samsun zaman A Sinüzit Göz Çukurunda Ağrı sinüzit göz ağrısı a sinüzit göz çukurunda ağrı si..

:: Sinüzit Dikkati Dağıtıyor::.

:: Sinüzit Dikkati Dağıtıyor::.
Sinüzit Dikkati Dağıtıyor
Sinüzit hastalığına yakalanan insanların dikkatini toplayamadığı ve sağlıklı kararlar alamadığı bildirildi.

Sinüzit Dikkati Dağıtıyor Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanması sonucu oluşan sinüzit hastalığına yakalanan insanların dikkatini toplayamadığı ve sağlıklı kararlar alamadığı bildirildi.
Dünyada oldukça yaygın olan ve Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde insanları etkisi altına alan sinüzit hastalığının, kış aylarında artan viral üst solunum yolları hastalıklarının uzaması halinde sık sık tekrarlayarak müzminleşmiş sorunlara yol açtığı belirtildi. Samsun’un Bafra İlçesi’ndeki Beşyol Tıp Merkezi’nin Başhekimi Dr. Aytaç Akın, sinüziti olan pek çok hastanın hayat kalitelerinin bozulduğunu belirterek, “Sinüzit; burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, baş ağrısı, öksürük, halsizlik ve dikkat kusuruna neden oluyor. Bu hastalar dikkatlerini toplayamamaktan yakınıyor” dedi.
Burun ve sinüslerin bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgeler olduğunu, bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunduğunu ancak normal çalışan bir sinüste iltihabın her zaman olmadığını dile getiren Dr. Akın, eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa sinüzitin kolaylıkla gelişeceğine işaret etti. Sinüzitin en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası geliştiğini, bu tür enfeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan deliklerinin ödem nedeniyle kapandığını ve sinüs salgılarının burun içine boşalamaz hale geldiğini kaydeden Dr. Akın, “Ayrıca sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan kişiler daha kolay sinüzit geçirir” diye konuştu.

“İLTİHAP KÖRLÜĞE NEDEN OLABİLİR”
Yeni oluşan sinüzit anl….. gelen akut sinüzitin uygun tedaviyle tamamen iyileştiğine, kronik (müzmin) sinüzitin tedavisinin ise zor olup birkaç ameliyat gerektirdiğine işaret eden Dr. Akın, şunları söyledi:
“Akut ve kronik sinüzitin belirtileri birbirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.”
Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre sinüzit düşünülse bile kesin teşhisin radyolojik olarak yani çekilen filmlerle konabileceğini, bunun için en çok çekilen filmin Waters Grafisi denilen ve daha çok maksiller sinüsü inceleyen bir film olduğunu ifade eden Dr. Akın, “Diğer sinüsler içinde değişik açıdan çekilen filmler vardır. Ancak bu çekilen normal filmler pratikte faydalı olmasına rağmen yanılma payları az değildir. Bu amaçla özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir” şeklinde konuştu.
Sinüzitin uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalık olmakla birlikte iltihabın yayılmasına bağlı bazı komplikasyonların gelişebileceğine dikkat çekildi. Bunlardan en önemlilerinin iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarına veya beyin içine yayılarak apse oluşması, iltihabın sinüs içinde apseleşmesi ve kemik iltihabı olduğuna değinen Dr. Akın, bu tür durumlar oluştuğunda tedavinin daha ciddi yapılması ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyatın gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı.

“SİGARANIN DUMANINDAN BİLE KAÇINILMALI”
Kronik sinüzitlerde burunda et veya kemik eğriliği bulunması gibi durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatının yapılması gerektiğini açıklayan Dr. Akın, şöyle devam etti:
“Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun içine sokulan bir kamera aracılığıyla monitörden ameliyat yapmaya imkan veren cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Endoskopik yöntemle (görüntülü muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir yerde çalışmak kolaylaşmaktadır, hem de sinüzite yol açan asıl faktör düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal hem de genel anesteziyle yapılabilir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüs ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Genellikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşmüştür. Ancak yine de özellikle alerjinin rol oynadığı sinüzitlerde tekrar problem oluşması görülebilir. Alerji toplumumuzda sanıldığından çok daha sık görülmektedir.”
Dr. Akın, insanların sinüzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri maddeleri ise şöyle sıraladı:
“Sinüzit olmamak için kişi soğukta kalmamalı, saçları ıslak durmamalı, yaşadığı ortamın nemi ve ısısı uygun olmalı, sigaranın dumanında dahi kaçınmalı, alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalmalı, aşırı güneşli veya çok soğuk, rüzgarlı havalarda mümkünse dışarı çıkmamalı, çıkmak zorunda ise alın bölgesini bereyle, burun bölgesini atkı-kaşkol ile kapatmalıdır.”

Burun Ve Sinüs Kökenli Baş Ağrıları

Baş bölgesi duyu sinirleri açısından vücudun en hassas bölgelerinden biridir. Bu yüzden sinirsel, damarsal, psikolojik kökenli tüm patolojiler ve diş, kulak, çene eklemini ilgilendiren hastalıklar kolaylıkla baş bölgesinde yansıyan ağrılar oluştururlar. Ve bu yazıda da, burun içini ve sinüsleri ilgilendiren olayların nasıl ve ne tarzda baş ağrısı oluşturduğundan bahsedeceğiz.

Burun ve sinüslerdeki kötü huylu veya iyi huylu tümörlerin daha çok görülen diğer şikayetler yanında, ağrı oluşturması kaçınılmazdır. Ancak tümörler ayrı bir yazıda anlatılması gereken geniş kapsamlı bir konudur ve baş ağrısı kesinlikle ilk şikayet olarak belirmez.

Sinüzit ve burun içi deviasyonu (burun içinde iki burun deliğini birbirinden ayıran yapının eğriliği) baş ağrısı oluşturan en sık iki nedendir.Kronik (müzmin) sinüzit genel anlamda baş ağrısı yapmaz, ancak akut sinüzit ve komplikasyonları şiddetli baş ağrısına neden olur. Sinüzit ağrısı zonklayıcı olmayan, başı öne eğmek, öksürmek, hapşırmak gibi hareketler ile artan donuk, derin bir ağrıdır. Göz çevresinde, yanaklarda, burun kökünde, üst çene ve dişte sinir kökenli ağrıları da başlatır.

Sinüsler frontal, etmoid, sfenoid, maksiller olmak üzere 4 adettir. Her birinin infeksiyonu yüzün değişik bölgelerinde ağrı verir. Frontal (alın) sinüsün akut enfeksiyonunda öne eğilmek, alın ve üst göz kapaklarının iç tarafına dokunmak ile artan ağrı görülür. Bazen başın arka tarafına ve enseye yansıyan ağrı gösterebilir. Kronik frontal sinüzit ise diğer sinüslerin kronik iltihaplarının aksine ağrılı olur. Devamlı, derin, basınç hissi veren mızmız bir baş ağrısı söz konusudur.

Akut maksiller (yanak) sinüzit ise burun akıntısı ile birlikte göz, üst dişlere yansıyan bir baş ağrısı oluşturur. Kulağa yansıyan ağrılar da olabilir. Kronik maksiller sinüzit ise ağrısızdır.

Burun kökünde, gözler arasında bulunan ve 10-12 adet hücreden oluşan etmoid sinüslerin akut enfeksiyonunda geniz akıntısı ve kokuda azalma ile birlikte alın ve göze yansıyan baş ağrıları vardır. Kronik enfeksiyonunda ise, özellikle bu hücrelerin burun içine boşalım yolunun polip ile veya ödeme bağlı olarak tıkanması sonucunda yine aynı bölgelerde daha az şiddette ağrı oluşabilir.

Etmoid sinüslerin arkasında, beyin dokusunun önünde, dipte bulunan sfenoid sinüsün akut enfeksiyonunda ise göz dibinde, derinde ağrı hissi vardır ve bu ağrı bazen migren ile karıştırılır.

Görüldüğü gibi sinüs ağrıları kendi içlerinde de çeşitlidir. Endoskopik muayene ve gerekirse bilgisayarlı tomografi ile teşhis edilip, akut enfeksiyonlar; ilaç tedavisi, kronikler ise; endoskopik sinüs cerrahisi ile tedavi edilir.

Burun içi septum deviasyonu, yani burun içinde iki burun deliğini birbirinden ayıran önde kıkırdak ve arkada kemikten oluşan yapının doğumsal veya düşme ve çarpmalara bağlı sonradan oluşan eğriliği ve burun içi etlerinin enfeksiyon, yapısal veya alerjiye bağlı aşırı dolgun olması son yıllarda baş ağrıları kapsamına dahil edildiler.

Buna bağlı olarak burundan nefes almada azalma, aynı taraftaki akciğere daha az hava gitmesine ve genel olarak akciğer solunumunun azalmasına neden olur. Bu vücutta oksijen azalmasına ve kalbin faza çalışmasına neden olur. Oksijen azalmasına bağlı olarak damarlarda ani büzülme ve genişlemeler baş ağrı nedenidir.

İkinci ve asıl önemli neden, septumun orta hattaki eğri olan bölgeleri burun içi yan duvarlarına temas eder. Burun içinde zaten zengin olan duyu sinirleri aracılığı ile ağrı oluşur. Özellikle septum üst bölgesindeki eğri bölge ile üst burun etinin birbirine değdiği yer en hassas bölgedir.

Üst burun etinin normalden şişman olması, içinde hava hücresinin hapis olması gibi bulgular kontak noktalarını arttırır. Bu değme noktalarına pamuk içerisine emdirilmiş anestezik maddeler koyulduğunda ağrının kesildiği gözlenir.

Ayrıca migren türevi bir çok baş ağrısının bu bölgelerdeki kontak merkezlerinin uyardığı duyu sinirleri sayesinde damarlarda genişleme yaptığı sonucunda oluştuğu düşünülmektedir. Dolayısıyla burun içinde eğrilik kendi başına ağrı nedeni olabildiği gibi migrene predispozan faktör olarak da rol oynayabilir.

Bazı kişilerde kazalar sonucu oluşan burun dışı deformasyonunun, burun kemiğini örten örtünün kalınlaşması nedeni ile özellikle ısı farklılıklarında ağrıya neden olduğu da gözlenmiştir.

Op. Dr. Esra ERYAMAN

Etiketler:sinüzit göz ağrısı a sinüzit göz çukurunda ağrı sinüzit ve göz ağrısı A.sinüzit sinüzitin yol açtığı hastalıklar sinüzit ve gözler a sinuzit a sinizüt güneşli havada göz çukuru ağrısı A.SİNÜZİT sinüzit göz çukuruna ya goz cukurunda agri göz çukurunun ağrıması göz çukurlarında ağrı ve halsizlik goz cukurunda olusan agrı Göz çukurlarında ağrı göz çukurunun ağrısı sinizüt göz ağrısı sinüzit ve göz agrısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir