Adet Gecikmesi Kaç Gün Normaldir

adet bir gelir ilk kabul kanama ovulasyon premenstrual spor zaman zarda Adet Gecikmesi Kaç Gün Normaldir Adet İle İlgili Sorular adet en fazla kaç gün gecikir adet gecikmesi kaç g..

Adet Düzensizliği İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Menstrual siklus ne demektir?

Hormonların etkisi ile üreme organlarının her ay geçirdiği değişikliklerdir. Bu değişiklikler gebelikle veya menstrual kanamayla sonlanır. Menstrual siklus ortalama 28 gün sürer.

1. gün; menstrual kanamanın başladığı gün siklusun 1. günü olarak kabul edilir.

2-5. gün;rahmin iç tabakası dökülür ve kanama giderek azalır.

6. gün;kanamanın bittiği bugün yumurtalıklarda folikül adı verilen kesecikler içinde yumurta gelişmeye başlar ve rahmin endometrium adı verilen iç tabakası giderek kalınlaşır.

7-12. gün; yumurtayı içinde bulunduran kesecikler büyür ve östrojen üretimi devam eder.

13-14. gün; bu günlerde ovulasyon (yumurtlama) gerçekleşir. Bu dönemde cinsel ilişkide bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyon sırasında kasık ağrısı ve hafif bir kanama görülebilir, bu günlerde vücut ısısı artar.

15-18. gün;yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşer ve yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınmaya başlar.

19-20. gün; rahim gebeliğe hazırdır. Premenstrual sendroma ait yakınmalar bu dönemde başlar.

21-28. gün; endometriumdaki bezler büyür ve kan damarları artar.

Normal menstrual kanama kaç gün sürer?

Menstrual kanamanın süresi kadınlarda farklılık gösterebilir, 2-7 gün süren kanamalar normaldir.Menstrual siklusun uzunluğu 21-35 gün arasında olmalıdır. Kanamaların başladığı ergenlik döneminde sikluslar daha düzensizdir.

Menstrual kanamalar ne zaman başlar?

İlk menstrual kanamaya menarş denir. Menstrual kanamalar 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan veya çok zayıf olan kızlarda menarş gecikebilir. Onbeş yaşına dek menstrual kanama başlamadıysa hekime başvurmak gerekir.Vajina girişindeki zarda,vajinada veya rahimdeki anormallikler nedeniyle menstrual kanamalar başlamayabilir.

Menstrual kanama sırasında tampon kullanmak sağlıklı mıdır?

Ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmayan tamponlar emiciliği fazla olan malzemelerden üretilir. Emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde toksik şok sendromu adı verilen bakteriyal bir enfeksiyona neden olabilir.Ateş, döküntü, kas ağrısı ve ishale yol açan bu enfeksiyon çok nadir olarak da ani tansiyon düşmesine, karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olur. Tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak, tamponu yerleştirmeden önce elleri yıkamak ve temizliğe dikkat etmek gerekir. Gerekli önlemler alındıktan sonra tampon kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Menstrual kanama sırasında denize girilebilir mi?

Eskiden bu dönemde birçok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığı takdirde denize girilmesinde ve diğer sporların yapılmasında bir sakınca yoktur.

Menstrual kanamanın zamanını ayarlamak mümkün olabilir mi?

Hormonal preparatlar kullanılarak menstrual siklusta düzenlemeler yapılabilir. Hekime danışmadan bu tip hormon ilaçlarının kullanılması sakıncalıdır.

Menstrual kanamanın dışındaki zamanlarda olan akıntılar normal midir?

Menstrual siklus boyunca kanamanın olmadığı dönemde vajinal salgıların olması normaldir. Kokusuz ve renksiz akıntılar önemli değildir. Akıntıya kaşıntı, idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler eşlik ediyorsa hekime başvurmanız gerekir.

Menstrual migren nedir?

Migren ağrıları kadınlarda daha sık görülür. Migreni olan kadınların % 60-70’i menstrual kanama ile baş ağrılarının ilişkisinden bahseder.Menstrual migren her ay menstrual kanamadan 2 gün önce başlayan ve kanama sonuna kadar süren baş ağrılarıdır.Kadınların % 14’ünde görülen bu durumda baş ağrısına bulanık ve çift görme,denge bozukluğu , kulak çınlaması, duyma güçlüğü, baş dönmesi ve bulantı eşlik eder. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da hormon kullanmadıkları 7 gün süresince benzer migren ağrıları görülür.Düşük doz östrojen kullanılması ile bu yakınmalar azalabilir.

DİSMENORE

Menstrual kramplar nedir?

Karın ve kasıkta menstrual kanma sırasında ve kanama başlamadan hemen önce görülen ağrılardır. Bu durum premenstrual sendromdan farklıdır. Üreme çağındaki bir çok kadın hem menstrual kramplardan hem de premenstrual sendroma bağlı görülen değişikliklerden yakınır.

Menstrual kramplar genellikle hafif olmasına rağmen bazen kadının günlük yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek kadar şiddetli de olabilir.Kadınların yarısından çoğu kramplardan yakınırken, toplumdaki her yedi kadından birinde ağrılar çok şiddetlidir.

Dismenore nedir?

Dismenore menstrual krampların tıbbi adıdır. Primer dismenore kadınların %50’sinden fazlasında görülen kramplardır,bu kramplar genellikle menstrual kanamaların başlaması ile ortaya çıkar. Primer dismenorede ağrıya neden olan herhangi bir jinekolojik problem yoktur.Bu ağrılar yaş ilerledikçe ve doğum sonrasında azalır. Sekonder dismenore ise üreme organlarındaki problemlere bağlı olarak sonradan ortaya çıkar.

Menstrual kramplara ne yol açar?

Gebelik gerçekleşmediğinde endometrium adı verilen rahmin içtabakası dökülmeye başlar ve prostoglandin adı verilen maddeler salınır. Bunlar rahimdeki düz kasların kasılmasına ve endometriumun menstrual kanama ile dökülmesine neden olur.Rahimdeki düz kasların kasılması sırasında şiddetli kramplar hissedilebilir. Prostoglandin düzeyleri bazı kadınlarda çok yükselir, bu da ağrının çok fazla olmasına yol açar. Rahim ile rahim ağzı arasındaki kanalın dar olduğu kadınlarda kramplar daha şiddetli olur. Ayrıca stres de bu krampları arttırabilir.

Menstrual kramplara başka yakınmalar da eşlik eder mi?

Menstrual kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma sık idrara çıkma ve barsak hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik edebilir.

Menstrual kramplar nasıl tedavi edilir?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir.Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir.Menstrual kanamadan bir gün önce ağrı kesicilerin kullanılmaya başlanması ve kanama başladıktan sonra 1-2 gün ilaca devam edilmesi önerilir. Çok şiddetli ağrı olduğunda doğum kontrol hapları kullanılarak ovulasyon önlenir, prostoglandin salınımı azaltılarak menstrual kanamanın ve krampların mümkün olduğu kadar hafif olması sağlanır. Sekonder dismenore tedavisi dismenoreye neden olan hastalığa bağlıdır.

Hangi jinekolojik problemler dismenoreye yol açar?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir.Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir.Menstrual kanamadan bir gün önce ağrı kesicilerin kullanılmaya başlanması ve kanama başladıktan sonra 1-2 gün ilaca devam edilmesi önerilir. Çok şiddetli ağrı olduğunda doğum kontrol hapları kullanılarak ovulasyon önlenir, prostoglandin salınımı azaltılarak menstrual kanamanın ve krampların mümkün olduğu kadar hafif olması sağlanır. Sekonder dismenore tedavisi dismenoreye neden olan hastalığa bağlıdır.

*

Endometriozis;
rahmin endometrium adı verilen iç tabakasının rahim dışında da bulunması
*

Myomlar;
rahim duvarında oluşan iyi huylu kas kitleleri
*

Adenomyozis;
rahim içi dokunun kas tabakası arasına doğru yayılması
*

Pelvik inflamatuvar hastalık (PID);
üreme organlarının yaygın enfeksiyonu
*

Yapışıklıklar;
üreme organlarının birbiriyle veya etraftaki dokular ile yapışık olması
*

Rahim içi araç;
doğum kontrol yöntemi olarak rahim içi araç kullanılması
*

Premenstrual sendrom;
*

Yumurtalık kistleri

Sekonder dismenoreye yol açan jinekolojik problemlerdir.Ağrının nedeni bulunarak tedavi edildiğinde menstrual kramplar azalır.Menstrual kanama sırasındaki ağrının şiddetinde bir artma olduğunda mutlaka hekime başvurulması gerekir.

MENSTRUAL SİKLUS DÜZENSİZLİKLERİ

Menstrual sikluslar ve kanama ne zaman anormal olarak değerlendirilir?

Yirmibir günden kısa veya 35 günden uzun süren sikluslar anormal olarak değerlendirilir. Menstrual kanamanın çok fazla olduğu, uzun sürdüğü veya iki kanama arasında lekelenme ve kanama görüldüğü durumlarda hekime başvurulması gerekir. Hormonal değişiklikler, yumurtalık kistleri, rahim veya rahim ağzındaki polipler, endometrial hiperplazi yani rahim içini döşeyen tabakanın fazla büyümesi, myomlar ve daha nadir olarak da rahim kanseri bu tip düzensizliklere yol açabilir.

Menstrual sikluslar hangi durumlarda uzun sürer?

Bazı kadınlarda menstrual kanama yılda sadece 3-4 kez olabilir. Stres, ağır egzersiz, ani kilo kaybı ve ağır diyetler, tiroid bezindeki bozukluklar menstrual siklusların uzamasına neden olabilir. Polikistik over sendromu (PCO) adı verilen kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve kanama düzensizliklerinin görüldüğü bu hastalıkta da menstrual sikluslar uzar. PCO vakalarında östrojen hormonunun fazla salınmasına bağlı olarak rahim kanseri gelişebileceğinden, bu vakaların hekime başvurarak tedavi görmesi gerekir.

Menstrual sikluslar hangi durumlarda kısa sürer?

Stres, bazı egzersizler ve hayatınızdaki ani değişiklikler nedeniyle menstrual sikluslar 21 günden daha kısa sürebilir.Fazla sigara ve kahve içen kadınlarda da sikluslar kısa sürer. Kısa aralıklarla menstrual kanama anemiye (kansızlık) neden olabilir. Bu durumda hekime başvurarak hem bu kanama düzensizliğinin hem de kansızlığın tedavi edilmesi gerekir.

Menstrual kanama olmamasının sebepleri nelerdir?

Aktif cinsel hayatı olan kadınlarda menstrual kanamanın gecikmesinin en sık görülen nedeni gebeliktir. Altı ay veya daha uzun süre menstrual kanama olmamasına amenore denir. Menstrual kanama olmadığı zaman ovulasyon da gerçekleşmez. Bu durum ani ve kilo kayıplarından sonra, yaşam tarzındaki değişiklikler ve stres nedeni ile ortaya çıkabilir. Amenore kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Kırk beş yaş üzerindeki kadınlarda ise menopoz öncesi dönemde menstural kanamalar çok uzun aralıklarla gerçekleşebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime baş vurulması gerekir.

ARA KANAMALAR

İki menstrual kanama arasındaki dönemde niçin lekelenme olur?

Menstrual kanamanın bitiminden sonra ve gelecek menstrual kanama başlamadan önce olan kanamalar ara kanamalardır. Ara kanamalara hormonal düzensizlikler, myomlar, enfeksiyonlar, genital organ yaralanmaları, endometriozis hastalığı, kanserler ve bazı ilaçlar neden olur. Ara kanama mutlaka hekime başvurulması gereken bir durumdur.

Ara kanamaların nedeninin tespit edilebilmesi için hangi incelemeler yapılmalıdır?

Jinekolojik muayene, Pap smear incelemesi (rahim ağzından alınan örneğin patolojik incelemesi), enfeksiyondan şüphelenilirse mikrobiyolojik inceleme, hormonal testler, kan sayımı ve gerekli görüldüğünde laporoskopi yapılmalıdır.

Ara kanamaların tedavisi nedir?

Ara kanamaların tedavisi kanamaya neden olan probleme yöneliktir. Ara kanamaya neden olan problem zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kan kaybına bağlı anemiye, kanamanın nedenine bağlı olarak infertilite ve kansere yol açabilir. Kansızlığın tedavi edilebilmesi için ilaç kullanılması gerekebilir. Genellikle progesteron içeren hormon preparatlarının kullanılması ile ara kanamalar önlenir. Kanamaya neden olan problemin de mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

PREMENSTRUAL SENDROM

Premenstrual Sendrom nedir?

Premenstrual sendrom birçok sağlıklı kadında menstrual siklusun ikinci döneminde görülen fiziksel ve duygusal değişikliklerdir. Ovulasyon sonrasında başlayan yakınmalar menstrual kanama öncesindeki bir hafta boyunca çok yoğunlaşır. Bu yakınmalar menstrual kanamanın başlamasıyla azalır. Kadınların % 80’i menstruasyon öncesi dönemde bazı fiziksel ve duygusal değişikliklerden yakınır. Bu kadınların %40’ında yakınmalar kendilerini, etraflarındaki kişileri ve normal aktivitelerini etkileyecek kadar fazla olabilir. Vakaların %7’sinde ise yakınmalar günlük aktivitelerin yapılmasını tamamen etkileyecek kadar ağır olabilir.

Premenstrual Sendrom neden görülür?

Hormonlara bağlı olduğu düşünülen premenstrual sendromun neden kaynaklandığı kesinlik kazanmamıştır. Birçok kadın yaşı ilerleyip hormonal düzensizlikler arttıkça premenstrual sendroma bağlı yakınmalarının arttığından bahseder. Bu sendrom ovulasyonun gerçekleştiği sikluslarda görülür. Ovulasyon ile artan progesteron hormonunun bu sendroma neden olduğu düşünülmüş fakat doğrulanamamıştır. Premenstrual sendroma bağlı bazı yakınmaların progesteron kullanımı ile azalması da araştırmacıları bu düşünceden uzaklaştırmıştır. Bazı vitamin ve mineralleri eksikliğinin de bu sendroma yol açtığı düşünülmektedir.

Premenstrual Sendrom önlenebilir mi?

Sağlıklı beslenmek, fazla karbonhidrat içeren öğünlerden özellikle tatlı besinler ve çikolatadan, çok tuzlu yiyeceklerden, kafein içeren kolalı içeceklerden, kahve ve sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak, yeteri kadar kalsiyum (1500 mg/gün) almak, lifli yiyecekler,bol sebze, meyve yemek ve bol su içmek premenstrual sendroma bağlı yakınmaları önleyebilir.

Premenstrual Sendrom nasıl tedavi edilir?

Premenstrual sendroma bağlı yakınmaların azaltılabilmesi için sağlıklı beslenme, kalsiyum, magnezyum ve manganez gibi minerallerin ve A, B6 ve E vitaminlerinin alınması önerilir. Ayrıca yakınmalara göre ağrı kesiciler, antidepresanlar (depresyonu önleyen ilaçlar), doğum kontrol hapları ve idrar söktürücüler kullanılabilir. Son yıllarda L-Triptofan adı verilen amino asitin (proteinlerin yapı taşları) kullanılmasının premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesinde yararlı olduğu gösterilmiştir. L-Triptofan özellikle vücutta su tutulmasını, göğüslerde gerginlik ve hassasiyeti, duygusal bozuklukları ve baş ağrısını azaltır. Bazı herbal preparatlar da (doğal otlardan hazırlanan ürünler) premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesi için kullanılmaktadır. Bu ürünlerin etkinliği ile ilgili yeterli sayıda çalışma yoktur.

Premenstrual Sendroma bağlı bazı besinlere karşı istek duyulabilir mi?

Birçok kadın menstruasyon öncesindeki dönemde çikolata ve tatlı yiyecekler gibi bazı besinleri yemek için aşırı istek duyabilir. Çikolata , kolalı içecekler ve kahve gibi kafein içeren besinlerin fazla tüketilmesi yakınmaları arttırabilir. Kafein içeren besinler özellikle göğüslerde şişlik ve hassasiyeti arttırır, baş ağrısını şiddetlendirir.

Premenstrual Sendroma bağlı bazı besinlere karşı istek duyulabilir mi?

Birçok kadın menstruasyon öncesindeki dönemde çikolata ve tatlı yiyecekler gibi bazı besinleri yemek için aşırı istek duyabilir. Çikolata , kolalı içecekler ve kahve gibi kafein içeren besinlerin fazla tüketilmesi yakınmaları arttırabilir. Kafein içeren besinler özellikle göğüslerde şişlik ve hassasiyeti arttırır, baş ağrısını şiddetlendirir.

TOKSİK ?OK SENDROMU

Toksik ?ok Sendromu ilk kez 1978 yılında tanımlanmış Staphilococcus aureus adı verilen bakterilerin yol açtığı bir enfeksiyondur. Tamponun emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde bu sendrom görülebilir.

Toksik ?ok Sendromuna Bağlı Yakınmalar:

*

Ateş
*

Deri döküntüsü ve deride soyulma
*

Kas ağrısı
*

İshal
*

Ani tansiyon düşmesi

Nadir olarak enfeksiyon yayılarak karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Toksik ?ok Sendromundan korunmak için;

Toksik ?ok Sendromundan korunmak için tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak,

Adet Gecikmesi Hamile Misiniz?

ADET GECİKMESİ

Adet kanamasının beklenen tarihte gelmemesidir. Fizyolojik olarak gebelikte, emzirme periyodunda ve menopozda adet kanamasının gelmemesi normaldir.Normal adet gören bir kadında adet kanamasının gecikmesi durumunda gebelik ihtimali gözden geçirilmelidir. Adeti gecikmiş olan kadının gebe olmadığı ispatlandıktan sonra adet gecikmesine neden olabilecek diğer faktörler araştırılır.

Adet gecikmesinin bir çok nedeni olabilir. Hormonal faktörler, üreme organları ile ilgili hastalıklar, stres gibi yaşam koşulları, ağır egzersiz veya aşırı kilo alıp verme adet gecikmesine neden olabilir.

Adet kanaması vücutta bulunan işlevleri birbirinden farklı hormon salgılayan bir çok salgı bezinin uyum içinde çalışması sonucunda olur. Sonuç olarak bu salgı bezlerindeki herhangi bir düzensizlik kendisini adet gecikmesi ile belli edebilir. Tiroid bezinin fazla veya az çalışması, prolaktin hormonu yüksekliğine neden olan hipofiz bezi hastalıklarında ilk yakınma adet gecikmesidir.

Adet kanaması rahim içi zarının dökülmesidir. Adet kanaması için rahim içi zarının yeterli kalınlığa ulaşması gereklidir. Daha önceden geçirilmiş rahim içi girişimler ve özellikle de kürtaj işlemi rahim içi dokuyu zedeleyebilir. Böyle durumlarda da daha sonraki dönemde adet kanaması olmayabilir.

Ağır fiziksel egzersizler yapan kadınlarda adet gecikmesi sıklıkla izlenir. Bu duruma en iyi örnek sporcular ve balerinlerdir.

Yoğun stres, ağır diyet sonrası belirgin kilo verme veya çevre değişiklikleri de hormonal dengesizliklere ve adet gecikmelerine neden olabilir

Polikistik over sendromunda da ilk adetten bu yana adet gecikmeleri vardır. Bu hastalıkta adet gecikmelerini takiben oluşan yoğun ve düzensiz kanamalar vardır.

Adet gecikmesi olan normal üreme çağındaki bir hastada ilk yapılması gereken şey gebelik testidir. Gebelik olmadığı tespit edildikten sonra adet gecikmesine neden olan durumla ilgili ayrıntılı muayene ve laboratuar tetkikleri yapılır.

Ultrason yapılarak rahimin pozisyonu adet kanamasını sağlayan rahim iç zarının kalınlığı yeterli mi ? tespit edilir. Daha sonra laboratuar analizi ile çeşitli salgı bezlerinden salgılanan hormon düzeyleri tespit edilir. Herhangi bir hormon bozukluğu saptanmışsa ona yönelik tedavi düzenlenir.

Hormon bozukluklarından biri de hipofizden salgılanan prolaktin hormonunun yüksekliğidir. Normalde bu hormon emzirme döneminde salgılanmaktadır. Hiperprolaktinemisi olan kadınlarda adet gecikmesi ve göğüslerden süt gelmesi yakınması vardır. Prolaktin yüksekse hipofiz bezi beyin tomografisi gibi yöntemlerle görüntülenmeli, hipofizde adenom ( iyi huylu bir tümör) olup, olmadığı araştırmalıdır.

Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir hastalık yoktur. Böyle durumlarda da kadının adet görmesini sağlayacak ve kendisi için gerekli hormon desteğini sağlayan ilaçları kullanması önerilmektedir.

Hamile Olduğunuzu Belirten İpuçları

Adetiniz gecikti, hamile olup olmadığınızı merak ediyorsunuz. Henüz test yapmadınız ancak bazı belirtiler hissediyorsunuz ve bunların hamilelik belirtileri olup olmadığını merak ediyorsunuz…

Acaba hamile misiniz?

Aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçını yaşıyorsanız ve adetiniz geciktiyse hamile olma olasılığınız yüksek. Emin olmak için hemen eczaneden bir test alın. Sonucun negatif çıkması durumunda testi birkaç gün sonra tekrarlayın. Sonucun pozitif çıkması durumunda ise doktorunuzdan randevunuzu alın.

ADETİN GECİKMESİ

Hamileliğin en önemli belirtisi adet gününüzün geçmesidir. Adet gününüz geçtiği halde adet görmüyorsanız, evde yapılabilen hamilelik testleri gerçekten hamile olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır. Bu testler hCG (human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormonun düzeyini ölçer. Hamilelerde bu hormon bol miktarda salgılanır ve idrarda da bulunur.

Adet neden gecikir?

Adet gecikmesi çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bunlardan bazıları:

Hamilelik

Adet gecikmesinin en yaygın nedeni hamileliktir.

Emzirme

Emzirirken adet görmeyebilirsiniz. Ancak bu dönemde regl olmasanız dahi hamile kalabileceğinizi unutmamalısınız.

Hastalıklar

Bazı hastalıklarda adet görülmeyebilir ve hastalık iyileştikten sonra yeniden adet görmeye başlanır. Adetinizin gecikmesine neden olabilen bir hastalığınız varsa, doktorunuza danışınız.

Aşırı egzersiz

Aşırı derecede egzersiz yapan kadınlarda mensturasyon kesintileri görülebilir. Genellikle egzersiz düzeyinin azaltılması normal adet döngüsünün başlamasına yardımcı olur. Ayrıca aşırı egzersiz ya da kötü beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı düşük kilp da adet döngüsünde kesintilere neden olabilir.

Doğum kontrol hapları

Doğum kontrol hapları bazı kadınlarda adet periyodunda aksamalara neden olabilir. Doğum kontrol hapını kestikten sonra dahi, üç ile altı ay boyunca adet düzensizlikleri yaşayabilirsiniz.

Menopoz

Kadınlar menopoza yaklaşırken adet döngüsü de giderek düzensizleşir ve sonunda tamamen biter.

İMPLANTASYON (YERLEŞME) KANAMASI

İmplantasyon kanamaları beklenen adet tarihi ile hemen hemen aynı günlerde gerçekleştiğinden adet görmeyle karıştırılabilmektedir. Fallop tüpü içerisinde karşılan sperm ve yumurta birleşerek çoğalmaya ve endometrium (rahim iç tabakası) içine doğru hızla ilerlemeye başlar. Çeşitli aşamalardan geçerek blastosist aşamasına gelen bebek rahim duvarı içerisinde en uygun gördüğü yere yerleşir ve çoğalmaya devam eder. Blastosistin rahim duvarına yerleşirken kılcal damarlara denk gelmesi implantasyon kanamasına neden olur. Genellikle açık pembe veya kahverengi olur ve ne kadar devam edeceği kadından kadına farklılık gösterir.

Bazı kadınlar implantasyon kanamasını hamilelik lekelenmesi olarak adlandırsalar da bu ikisi aynı şey değildir. Hamileliğin başlarında lekelenmeler çeşitli nedenlerden dolayı olabilir ve her kanama mutlaka implantasyon kanaması değildir.

MİDE BULANTILARI

Herkes hamilelikte yaşanan mide bulantılarından bahsetse de, aslında kadınların yalnızca yarısını etkileyen bir durumdur. Sıklıkla hamileliğin ilk işaretlerinden biridir ancak mide bulantıları döllenmeden yaklaşık bir ay sonra görülmeye başlanır. Bazı kadınlar gün boyu mide bulantısı çekerken bazıları yalnızca geceleri mide bulantıları yaşarlar. Tipik olarak mide bulantıları hormon düzeylerinin en yüksek olduğu 8-10. haftalarda tepe noktasına ulaşır ve ikinci trimester başlarında kaybolmaya başlar. Hiperemesis gravidarum adı verilen nadir bir durumda kontrol altına alınamayan bulantı ve kusmalar su kaybı ve asidoza neden olur. Tedavi için mutlaka doktora başvurulması gereklidir.

GÖĞÜSLERDE HASSASİYET

Adet dönemlerinde sıkça görüldüğü gibi, hamilelikte de göğüsler aşırı derecede hassaslaşır. Bunun nedeni hamilelikle birlikte artan hormonlardır. Bu hormonlar adet görürken de daha düşük düzeylerde yükselir. Tipik olarak bu durum ilk trimesterden sonra önemli ölçüde hafifler ve ikinci trimesterden sonra kaybolur.

BAŞ AĞRILARI

Bedeninizdeki değişiklikler nedeniyle baş ağrıları da hamileliğin yaygın görülen belirtilerinden biridir. Ancak baş ağrılarının başka pek çok nedeni de olabilmektedir. Yeni ve farklı tarzdaki baş ağrıları mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir.

ŞİŞKİNLİK

Şişkinlik hem hamilelikte, hem de adetinizin başlamasından önce görülür. Hamilelikle birlikte hemen görülebileceği gibi, birkaç hafta geçtikten sonra da yaşanabilir.

VAJİNAL AKINTI

Kaşıntılı vajinal akıntılar enfeksiyon veya cinsel yoldan bulaşan hastalıkların belirtisi olabilir. Ancak hamilelik sırasında kaşıntı ya da yanmanın eşlik etmediği akıntılar görülebilir. Bunun nedeni gelişmekte olan bebeği enfeksiyonlardan ve diğer zararlı etmenlerden korumak üzere rahim ağzını tıkayacak olan mukus tıkacın (nişan) oluşmakta olmasıdır.

YORGUNLUK

Hormonlarınızdaki değişiklikler ve özellikle de progesteron düzeyinin artması kendinizi yorgun ve bitkin hissetmenize neden olabilir. Ayrıca bedeninizin hamileliği sürdürmek ve bebeği beslemek için ekstra çaba harcaması da yorgunluğunuzu artırabilir.

KANAMA VEYA LEKELENMELER

Bazı kadınlarda hafif bir kırmızı, pembe yeya kırmızımsı kahverengi lekelenme görülebilir. Bu normal bir işarettir ve döllenmeden yaklaşık altı gün sonra döllenmiş yumurtanın rahim duvarına tutunmakta olduğunu gösterir. Ancak hamilelik kanaması ya da lekelenmesi ile birlikte ağrı hissedilmesi dış gebelik belirtisi olabileceğinden derhal doktora başvurulması gereklidir.

KOKU VE YİYECEKLERE KARŞI HASSASİYET

Eskiden hoşunuza giden kokulardan rahatsız olmanız veya bazı yiyecekleri görmeye dahi tahammül edememeniz söz konusu olabilir. Her ikisinin de östrojen düzeyinin hızla artmasından kaynaklanan bir yan etki olabileceği düşünülmektedir ve bu durum tüm hamilelik boyunca zaman zaman yaşanabilmektedir.

SIK İDRARA ÇIKMA

Hamilelikle birlikte bedeninizdeki kan ve diğer sıvı düzeyleri yükselir ve böbreklerinizde daha fazla sıvının süzülerek mesanenize ulaşmasına neden olur. Bunun sonucunda da eskiye nazaran çok daha sık bir şekilde tuvalete gittiğinizi fark edebilirsiniz. Bu durum hamileliğin altıncı haftasından itibaren görülmeye başlanabilir ve hamilelik boyunca, zaman zaman daha da şiddetlenerek devam eder.

Aile

Adet Gecikmesi Ve Adet Düzensizliği

Polikistik over (PKO) durumunda en sık görülen belirtilerden birinin adet kanaması düzensizlikleri olduğu sitenin diğer bölümlerinde vurgulanmıştı. Bu yazı, adet düzensizliğinin tanımını yapmak ve bu düzensizliğe götüren mekanizmayı anlatmak için hazırlanmıştır.
PKO’da en sık görülen adet düzensizliği şekli, yıllık görülen adet kanaması sayısının azalması veya ileri durumlarda kadının hiç adet kanaması görmemesidir.PKO, yarattığı hormonal dengesizlikle yumurtlamanın devre dışı kalmasına neden olan bir durumdur. Bu da yumurtlamayla üretilmesi gereken progesteron hormonunun olmaması sonucu kadının adet döngüsü düzeninin bozulmasına neden olmaktadır.

Yumurtlama olduktan sonra salgılanan progesteron hormonu, yumurtlama öncesinde rahim iç tabakasını kalınlaştıran östrojen hormonunun burada yarattığı kalınlaştırıcı etkiyi karşılar ve gebelik oluşması durumunda bebek için elverişli bir ortam hazırlar. Progesteron hormonu yaklaşık 14 gün salgılandıktan sonra gebelik oluşmamışsa salgısı durur ve bu, kadının beklediği zamanda, düzenli bir adet kanaması görmesini sağlar. Yumurtlama olmadığında östrojen hormonu rahim iç tabakasını sürekli kalınlaştırır ve genellikle gecikmeli bir süre sonunda, beklenmedik bir şekilde ve genellikle normalden fazla miktarda bir “adet kanaması” olur.PKO’da yumurtlamanın devre dışı kalması ve progesteron hormonu salgısının olmaması kadının adet göreceği zamanı algılayamamasına neden olur. Hemen her kadın adet kanamasından birkaç gün öncesinde göğüslerinde, kasıklarında veya vücudunun diğer bölümlerinde bir takım belirtiler hisseder ve kanama göreceğini anlar. Yine kanama olduğunda hemen her kadın kanama esnasında kaybedilen kanı azaltmaya yönelik olarak oluşan rahim kasılmalarını az veya çok kasıklarında bir basınç, çekilme veya ağrı şeklinde hisseder. PKO’da çoğu durumda bu belirtiler kaybolmuştur.

Yumurtlamam oluyor mu?
PKO’da yumurtlamanın düzenli olmaması nedeniyle rahim iç tabakası östrojen hormonu tarafından sürekli olarak uyarılır. Bu uyarılma tabakanın kalınlaşmasına neden olur. Kalınlaşma belli bir sınıra geldiğinde tabakayı besleyen damarlar ve östrojen seviyesi artık kalınlaşmış olan tabakanın ihtiyaçlarına cevap veremez ve genellikle gecikmiş bir şekilde ve genellikle normalden fazla kanama ortaya çıkar.Bazı durumlarda adet düzensizliği kendini adet döngüsünün ortalarında ve her ay ortaya çıkan ek bir kanama (ara kanamalar) şeklinde gösterebilir. Bu durum da yine etkileri progesteron hormonu tarafından karşılanmamış östrojen hormonu fazlalığından kaynaklanır.

Adet döngüsünün, yani bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar geçen sürenin 21-35 günler arasında olması normal kabul edilir. Ancak gerçek, yani yumurtlamalı bir adet döngüsü istikrarlı bir süreye de sahip olmalıdır. Örnek olarak son 6 ay içerisinde görülen adet kanamaları arasındaki süre, yani “döngü” 21-35 günlük normal sınırlar içinde görünmesine karşın, ayrıntılı inceleme döngülerin aslında düzensiz olduğunu (örneğin son 6 ayda 23, 32, 25, 30, 30 ve 34 günde bir adet görmüş olma gibi) gösterebilir. Bu örnek 6 aylık döngüler normal süreler içerisinde görülmesine karşın günlerin istikrarsız olmaları nedeniyle bir yumurtlama bozukluğuna işaret edebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

Adet düzensizliği PKO’lu kadınların %90’ında görülen bir belirtidir. %10 kadın gerçekte PKO olmasına karşın düzenli adet kanaması görebilir ve hafif olan bu PKO olgularında yumurtlama da söz konusu olabilir.

PKO’da adet düzensizliği genellikle ergenlik döneminde başlar. Normal şartlarda ilk kanamayı takip eden adet kanamalarındaki düzensizlik en geç 2 yıl içinde kendini düzenli aralıklarla gelen adet kanamalarına bırakır. Kanamaların ilk başlarda düzensiz olmasının nedeni hormonal sistemin olgunlaşma sürecinde olması ve her döngüde yumurtlamanın olmamasıdır. Sistem olgunlaşınca adet döngüleri yumurtlama olmasıyla düzenli hale gelir. PKO durumunda bu düzen bir türlü oluşamaz. Bu dönemde adet düzensizliği nedeniyle doktora götürülen kız çocuklarına çoğu durumda “düzenleyici” ilaçlar verilir ve PKO’nun adet düzensizliği şeklinde verdiği bu belirti maskelenmiş olur. PKO çoğu durumda bu nedenle daha çok 20’li yaşlardan sonra tanısı konan bir durumdur.

Yukarıda bahsedilen adet düzensizlikleri dışında kalan hemen her tür adet düzensizliği ender de olsa bir PKO belirtisi olabilir.

Gecikmeli Adet Kanamalarının Diğer Nedenleri

Üreme çağında adet kanaması gecikmelerine sık rastlanır. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet kanaması gecikmesinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o döngüde yumurtlama olmaması ve bu nedenle “rahim iç tabakasının kanamayla dökülmesinin” gecikmesidir. Düzenli adet kanaması gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir.

Ruhsal stres ciddi bir adet düzensizliği nedeni olabilir…

Bir kadında senede bir defa adet kanaması gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesi senede bir defadan daha sık oluyorsa, yani kadın seyrek adet kanaması görüyorsa veya uzun süreli kanama görülemiyorsa gerekli incelemeler yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi kadının genel sağlığı açısından çok önemlidir.

Adet kanaması gecikmesinin veya uzun süreli kanama görememenin diğer önemli nedenleri arasında aylık veya üç aylık “korunma iğneleri”‘nin, kola uygulanan “korunma çubuklarının”, ender durumlarda doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir. Hipofiz bezinden düzenli hormon salgısını bozan bir etken adet döngüsünün bu aşamada “takılmasına” neden olur. Bu etkenler arasında en sık görüleni prolaktin hormonu yüksekliğidir.

Gebelik, adet kanaması gecikmesinin en sık görülen nedeni olduğundan ve basit bazı incelemelerle ortaya konabildiğinden ve saptandığında başka ileri inceleme yapılmasına gerek kalmayacağından üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında adet kanaması geciktiğinde araştırılması gereken ilk durum gebeliktir.

Yapılan jinekolojik değerlendirmeyle gebelik olmadığının saptanması durumunda var olan ek belirtiler de dikkate alınarak bir ön tanıya varılır ve kesin tanıyı koymak için

Etiketler:adet en fazla kaç gün gecikir adet gecikmesi kaç gün normaldir adet ile ilgili sorular adet gecikmesi kaç gün normal ağrı kesici adet gecikmesi yaparmı 15 gün arayla adet görmek 15 gün adet gecikmesi ara kanama ne kadar sürer ağrı kesiciler adet gecikmesi yaparmı adet gecikmesi en fazla kaç gün olur adet geçikmesi en fazla kaç gün adet gecikmesi kaç gün kahve adet geciktirir mi progesteron içeren besinler adet gecikmesi en fazla kaç gün sürer adet neden gecikir 13 gündür adet 20 gün süren adet kanaması 15 gün süren adet kanaması adet gecikmesi baş ağrısı yaparmı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir