Afrikada Cinsel Hayat

albrecht von haller ama araya berbat bu congenital hypoplasia gibi guinness kabile klitoris libya olay parti penis uzun Afrikada Cinsel Hayat Cinsel İlişki Rekoru afrikada cinsel yaşam afrikada cinsel hayat cinsel..

Dünyanın En İlginç Seks Rekorları

Dünya üzerindeki en ilginç seks rekorları sizleri oldukça şaşırtacak!

-Guinness Dünya Rekorlar kitabına göre, en tehlikeli seks yaşantısına sahip olanlar, doğu Avustralya’da yaşayan bir fare türü olan Antechinus Stuarii’ymiş. Bu fareler her yıl tüm nüfusun bir araya geldiği büyük bir çiftleşme töreni düzenlerlermiş. Erkek fareler bir sürü dişi fareyle çiftleşirlermiş. Ama bu sırada düşmanlıklar da ortaya çıkarmış. Rakiplerin dövüşmesi hatta bazılarının birbirlerini yemeleri dahi gerekebilirmiş. Bu çiftleşme töreninden sadece birkaç gün sonra bütün erkek fareler yaralanma, açlık, enfeksiyon kapma gibi nedenlerle hayatlarını kaybederlermiş.

-Doktor Jacobus adlı bir doktorun 1935 yılında yayımlanan çalışmasına göre, ereksiyon halindeki en uzun penis 30 santimetre, en kısa penis de 1 santimetreymiş. Erkeklerin hiç penislerinin olmadığı bir hastalık varmış. Bu hastalığın adı da Congenital Hypoplasia’ymış.

-Araştırmacı T. H. Van de Helde’in belirttiğine göre testislerin ebadı insandan insana fazla değişmezmiş. Ancak bölgeye yerleşen bir kurtçuk varmış ve de bu kurtçuk büyük bir skrotum tümörüne sebep oluyormuş. Bazı Afrikalı ve Endonezyalı kabilelerin erkekleri bu şişmiş testisleri erkeklik güçlerinin bir sembolü olarak çevresindekilere göstermekten çok hoşlanırlarmış,

-Houston adlı bir kadın 1999 yılında düzenlediği bir seks partisiyle bütün dünyayı hayrete düşürmüş. Bu parti boyunca 10 saatte 620 erkekle sevişmiş.

-Mısırlılar, Libya’yı işgal ettiklerinde yenilgiye uğrattıkları düşmanın 13 bin 320 tanesinin penisini kesip almışlar. Bu berbat olay MÖ 13. yüzyılda meydana gelmiş.

-İsviçreli biyolog Albrecht von Haller bir keresinde 30.5 santimetre uzunluğunda bir klitoris gördüğünü açıklamış…

-En geniş kalça bazı Afrikalı kabile kadınlarında görülüyormuş. Hottentotten kabilesinden bir kadının kalçasının yarı çapı bir metre geliyormuş.

-İskoçya’da 1846-1888 yılları arasında yaşayan Anna Swan en uzun vajinaya sahip olmakla övünüyormuş. Bayan Swan’ın vajinasının ebadı 2 metreye 30 santimetreymiş.

-En büyük penise sahip memeli bir Afrika filiymiş. Bu filin penisi 2 metre uzunluğundaymış.

-En uzun sperm rekoru Drosophila Bifurca türü bir böceğe aitmiş. Bu böceğin sperminin uzunluğu 6 santimetreye ulaşıyormuş. Böceğin sperminin uzunluğu kendi uzunluğunun yirmi katına ulaşıyormuş.

-Mısır’da yaşayan Sundevall türü bir fare bir saat içinde yüz kez cinsel birleşmeye girebiliyormuş.

-Bu güne kadar saptanan en uzun süreli cinsel birleşme bir çift çıngıraklı yılan arasında yaşanmış. Bu mutlu çiftin sevişmesi 23 saat 15 dakika sürmüş.

-Sivrisineklerin sevişmeleri üç saniye sürüyormuş.

-Domuzların orgazmları 30 dakikaya kadar uzayabiliyormuş.

-Dağlarda yaşayan semender türü Hynobius nigrescen’in hamilelik süresi hayvanın yaşadığı yüksekliğe göre değişiyormuş. Eğer bu semender deniz seviyesinde bin 400 metre yükseklikte yaşıyorsa hamilelik süresi üç yılı aşabiliyormuş.

-Porno yıldızı John Dough bir günde 55 kadını memnu edebiliyormuş.

-Doktor Vernon Coleman en uzun sevişme süresini kayıtlarına geçirmiş. Bu kayda göre sinema yıldızı Mae West ve adının Ted olduğu bilinen sevgilisi arasındaki sevişme 15 saat sürmüş.

-Tarihte bilinen en kalabalık seks partisi MÖ 200’de Roma’da gerçekleştirilmiş. 7 bin kişi bu partiye katılarak kendilerini zevkin engin sularına bırakmış.

-Kaptan Cook, 1777 yılında Tonga Krallığını ziyaret etmiş. Pasifik Okyanusu’ndaki gezisi sırasında bu ada krallığını ziyaret eden kaptan orada Kral Fatafehi Paulah ile tanışmış. Adadaki bakirelerin ilk seks deneyimlerini bu kral ile yaşamaları şartı varmış. O zamanlar 80 yaşında olan kral, kaptana bir günde 8-10 kadar bakireyle birlikte olmak zorunda bulunduğunu açıklamış. Kralın açıklamasına göre o tarihe kadar 37 bin bakireyle birlikte olmuş.

-Perulu Lina Medina, 1936 yılında anne olduğunda dünyanın en genç annesi unvanını kazanmış. Minik Medina o zamanlar 5 yaşındaymış. Bu nedenle doktorlar doğum esnasında kendisine sezaryen uygulamak zorunda kalmışlar.

-İngiliz Sean Stewart 1998 yılında, 12 yaşındayken baba olarak dünyanın en genç babası unvanını elde etmiş.

-Arceli Keh adlı bir kadın 1996 yılında, 63 yaşındayken Czanthia adlı bir kız çocuğu dünyaya getirmiş.

-Maden işçisi Les Colley 1898-1998 yılları arısında uzun bir ömür sürmüş. Babalık zevkineyse 93 yaşında ulaşmış.

Öpüşmeye Dair Merak Ettiğiniz Her Şey

Antik Yunan’dan 19’uncu yüzyıla, Afrika’dan Avrupa’ya öpüşmenin tarihi hakkında ilginç gerçekler bu yazıda.

Flörtün, romantizmin ve iyi bir sevişmenin başlangıcı olan öpüşmenin tarihini merak ediyorsanız işte Antik Yunan’ndan 19’uncu yüzyıla, Afrika’dan Avrupa’ya öpüşmeyle igili her şey…

  • 19. yüzyılda öpüşmenin ne olduğunu bilmeyen birçok toplum bulunuyordu. İngiliz kaşif William Winwood Reade’in kitabı Vahşi Afrika’da kaşifin Afrika’da aşık olduğu bir prensesi öpmek istediği ancak prensesin ondan korkup kaçtığı yazıyor. Prenses, Reade’in kendisini yemeye çalıştığını sanmış.
  • Antropolog Bronislaw Malinowski 1929’da Papua Yeni Gine’deki Trobriand Adaları’na gittiğinde çiftlerin öpüşmeyi bilmediğini gördü. Çiftlerin sevişme sırasında birbirlerini ısırdıklarını söyleyen Malinowski, orgazm sırasında çiftlerin kirpiklerini ısırdıklarını belirtti.
  • Gezgin Bayard Taylor geçmişte Finlandiya’daki kabilelerin bir arada çıplak yıkandıklarını ancak öpüşmeyi ahlaksızlık olarak değerlendirdiklerini söylüyor.
  • 1970’de yapılan bir araştırmada dünyadaki toplumların yüzde 70’inin öpüştüğü ortaya çıktı.Bu oran günümüzde yüzde 100’e yaklaştı.
  • Bilinen ilk öpüşme benzeri davranış M.Ö 1500’lü yıllarda Hindistan’daki Sanskritçe belgelerde tespit edildi. Belgelerde öpüşme kelimesi yer almıyordu ancak eylem ‘ağızla koklamak’ olarak adlandırılıyordu.
  • Antik Yunan uygarlığında ozan Homeros’a ait belgelerde öpüşmeye dair detaylar görülüyor.Romalı askerlerin de işgal ettikleri bölgelerde öpüşme eylemini yaydıkları biliniyor.
  • Charles Darwin öpüşmenin insanın genlerinde bulunduğuna inanıyordu.
  • Öpüşmenin mağara adamlarından gelmiş olabileceğine de inanılıyor. Mağara adamlarının karanlıkta aile üyelerini tanımak için birbirlerinin yüzlerini kokladıkları düşünülüyor. Bu hareket de bugünkü modern öpüşme eylemine dönüşmüş olabilir.
  • Fransız öpücüğünün erkekler için avantajları bulunuyor. Öpüşme nedeniyle kadına geçen tükürük testesteron hormonunu da içeriyor. Bu öpüşme sıklıkla yapıldığında haftalar sonra kadının testesteron nedeniyle cinsel isteği artıyor.
  • Geçen yıl Sevgililer Günü’nde Tayland’da bir çift tam 46 saat, 24 dakika, 9 saniye boyunca öpüşerek rekor kırdı.
  • Fransız öpücüğü yüzdeki 34 farklı kası çalıştırıyor. Normal bir öpücük ise sadece 2 kası çalıştırıyor.
  • Tutkulu bir öpüşme dakikada 6.4 kalori yakıyor. İki insan öpüştüğünde birbirlerinin ağızlarına 10 milyon ila 1 milyar arasında bakteri geçiriyor.
  • Ortalama bir insan hayatı boyunca 15 gününü öpüşerek geçiriyor.
  • Dünyada en fazla insanı öpme rekoruna sahip Alfred Wolfram 1990 yılında 8 bin 1 kişiyi 8 saatte öptü.
  • Öpüşme sırasında endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin ve oksitosin gibi kişiye kendisini iyi hissettirecek hormonlar salgılanıyor.

Bekaret Bozma Mesleği :))

Bakireliğin yasaklandığı ülkede “bekaret bozuculuk” diye bir meslek olduğunu biliyor muydunuz? İşte ülke ülke cinsellik kurallarını okumanızı öneririz..

Ülke Ülke Cinsellik Kuralları GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde bir kadın, her sevişme için eşinden para isteğinde bulunabiliyor.

NORVEÇ

Norveç’te plaj görevlileri, çıplak güneşlenen kadınları siyah plastik torbalarla poşetleyerek plajdan çıkartıyorlar.

TAZMANYA

Tazmanya ve Avustralya’nın Gipssland bölgesinde yeni evli çiftler, gerdeğe ilk olarak, evlilik töreninin ortasında yere serdikleri bir hasır üzerinde ve bütün konukların gözleri önünde giriyorlar.

ENDONEZYA

Endonezya’da masturbasyon yapan kişiye cezası kesinlikle başının kesilerek veriliyor.

TAYVAN

Tayvan yasalarına göre, damadın akraba ya da arkadaşlarından biri, gelinin bekaretini alarak damadı, bu sıkıcı ve istenmeyen görevden kurtarıyor.

HİNDİSTAN

Hindistan’daki yasa, sıradan ev işlerini yapan kadınlara, evdeki evlenmemiş genç delikanlıların cinsel gereksinimlerini giderme görevini de vermiyor.

GUAM

Guam’da erkekler için değişik bir meslek var. Bu mesleği yapan erkekler, şehir şehir gezerek bakire kızlarla para karşılığı ilişkiye girer ve bekaretlerini bozarlar. Bunun nedeni ise, Guam yasalarına göre bakirelerin evlenmesinin kesinlikle yasaklanmış olması.

KOLOMBİYA

Kolombiya Cali’de, genç kızlar evlenip kocaları ile ilk kez cinsel ilişkide bulunurlarken kızın annesi olayı mutlaka izliyor.

ARİZONA

Arizona Cottonwood yasalarına göre; çiftlerin, “patlak lastikli” otomobil içinde sevişmeleri yasak.

A-z’ Ye Cinsellik İle İlgili Bilmek İstedikleriniz

Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir vajinadan gelen kan.

ANAL
Makat veya makat bölgesiyle ilgili.

ANUS
Makat.

ASEKSÜEL
Sekse karşı ilgisiz veya isteksiz olan.

BAKİR
Cinsel ilişkide bulunmamış erkek.

BAKİRE
Cinsel ilişkide bulunmamış kadın.

BAŞTAN ÇIKARTMAK
Birini cinsel ilişkide bulunmaya ikna etmeye çalışmak.

BEKARET
Bakir veya bakire olma durumu.

BESTIALITY
Bir insanın bir hayvanla cinsel ilişkide bulunması.

BİSEKSÜEL
Hem kadınlarla hem de erkeklerle cinsel ilişkide bulunma isteği olan.

Hem erkek hem de kadınla cinsel ilişkide bulunan.

BULÛĞ ÇAĞI
İnsanın gelişme safhasında çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.

CİNSEL ÇEKİCİLİK
Fiziksel güzellik veya kişinin karakterinin bir başka kişiyi cinsel açıdan uyarması.

CİNSEL İLİŞKİ
Kadın ve erkek, erkek ve erkek veya kadın ve kadın arasındaki cinsel birleşim.

CİNSEL KİMLİK
Cinsel kimlik ya dişi ya da erkek’tir, ve tamamen yaratılış özelliğidir (insanların beynine kazınmıştır). (Nilgün B. Bugüner)

CİNSEL ROL
Ne kadar kadınsı ya da ne kadar erkeksi olduğunuzla ilgilidir, yani başkalarının sizi nasıl gördüğü ile ilgilidir, bu sonradan kazanılan – öğrenilen – bir özelliktir. (Nilgün B. Bugüner)

CİNSEL TACİZ
İstek dışı, itici, cinselliğe dayalı davranışlar veya sözler.

Karşı cinsi küçük düşürücü, aşağılayıcı, rahatsız edici davranışlar veya sözler.

CİNSEL TERCİH
Cinsel tercih ise cinselliğinizi yaşarken hangi objeye yöneldiğinizle ilgilidir. Kimi kendi cinsini tercih eder kimi karşı cinsi tercih eder, kimi sadece kendini tercih eder. Kimi cansız objelerse yönelir, kimi hayvanlara yönelir daha ötesi zarar vermeye ve dolayısıyla cinsel sapmalara kadar gider. (Nilgün B. Bugüner)

CİNSELLİK
İnsanların belli fiziksel özelliklerinden dolayı erkek veya kadın olarak ikiye ayrılmaları.

Cinsel kimlik veya cinsel güç.

DÖLÜT
İnsanlarda, gebe kalındıktan sonra sekiz haftadan, doğmadan önceki döneme kadar anne karnında olan bebeğe verilen ad.

DÜRTÜ
Tabiatta bulunan, doğuştan gelen davranış özelliği olup çevreden gelen uyarıcılara tepki göstermek.

OİDİPUS KOMPLEKSİ
Psikanaliz teorisinde, özellikle erkek çocuğun annesine duyduğu cinsel istek ve aynı zamanda babasına, annesine duyduğu duygulardan dolayı, düşman kesilmesi.

EMBRİYON
Erken gelişme safhasında olan ve özellikleri belli olmayan bir organizma.

ENSEST
İki kişinin, yakınlık derecesinden dolayı, evlenmeleri kanunen yasak olup, bu iki kişinin cinsel ilişkide bulunması.

EPİDİM
Meni üreten tüpçük ya da borucuklarda devamlı oluşan sperm hücreleri.

EREKSİYON
Yumuşak olan bir bölgenin etrafındaki dokuların kan ile dolması sonucu sertleşmesi. Özellikle penis ve klitoris durumu için kullanılır.

ERGENLİK
İnsanın gelişme safhasında çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.

EROS
Yaşama içgüdüsü.

Tüm cinsel dürtüleri ve istekleri kapsayan.

EROTİK
Cinsel istekliliği uyandırıcı.

Cinsel aşkın egemenliği.

EŞCİNSEL
Hemcinsine cinsel arzu duyan.

Hemcinsinle cinsel ilişkiye giren.

FAHİŞELİK
Para karşılığı erkek veya kadının karşısındakine cinsel ilişkide veya cinsel lütufta bulunması.

FANTAZİ
Herhangi bir isteğin veya psikolojik ihtiyacın karşılanabilmesi için kurulan düşler veya bir dizi zihinsel görüntülerin hayal edilmesi.

FETİŞİZM
Herhangi bir cansız objeden veya vücuttaki cinsel organlar haricinde herhangi bir bölümden tahrik olmak ve bazen de bunsuz cinsel hazza ulaşamamak.

FROTTAGE
Bir erkeğin, eşinin vücuduna karşın kendi vücudunu ovması.

GERANTOFİLİYA
Bir erkeğin, yaşlı bir kadınla cinsel ilişkiye girmeyi tercih etmesi.

GOWPER BEZİ
Cinsel coşku veya orgazm öncesi, erkeklerde, saydam alkalin bir sıvı salgılayan bez.

HERMOPHRODITIC
Hem kadın hem de erkek cinsel organları olan.

HİMEN
Rahim ağzını kapayan deri.

Kızlık zarı.

İKTİDARSIZ
Cinsel ilişkide bulunamama. Çoğu zaman ereksiyona ulaşılamamasından ortaya çıkan bir durum.

JENİTAL İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarının, öbür eşin cinsel organlarıyla temas etmesi.

KISIRLIK
Gebe bırakamama veya gebe kalamama durumu.

LEZBİYEN
Eşcinsel kadın.

MASTÜRBASYON
Kişinin kendisini cinsel tatmine ulaştırması.

MAZOŞİST
Fiziksel veya duygusal açıdan hakaret edildikçe cinsel tatmine ulaşabilen.

Fiziksel veya duygusal açıdan hakaret edilmekten hoşlanan ve bu hakaretleri edebilecek kişileri arayan.

NEKROFİLİYA
Ölüm ve cesetlere saplantı halinde ilgisi olan.

Cesetlerle cinsel ilişkide bulunmak.

ORGAZM
Cinsel ilişkide ulaşılabilinecek en üst düzey heyecanlılık.

Cinsel ilişkinin doruk noktası.

OTOEROTİZM
Bir erkeğin kendiyle sevişmeyi tercih etmesi.

PEDOFİLİYA
Bir erkeğin, sevişmek için çocukları seçmesi durumuna verilen ad.

PİGMALİONİZM
Bir erkeğin, heykelle sevişmeyi tercih etmesi.

PORNO
Cinsel ilişkiyi genelde güç ve şiddetle bağdaştıran yazılı, görsel malzemeler.

REGL
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir rahimden gelen kan.

PREZERVATİF
İnce lateks, plastik veya hayvan derisinden yapılan, cinsel ilişki esnasında penisin üzerine giyilen madde. Amaç, hem hamile kalma olasılığını önlemek, hem de cinsel ilişki yoluyla bulaşabilecek hastalıkları.

SADİST
Fiziksel veya duygusal açıdan bir başkasına hakaret ederek/acı vererek cinsel tatmine ulaşabilen.

Fiziksel veya duygusal açıdan bir başkasına hakaret etmekten/acı çektirmekten hoşlanan.

SADİZM
Sadist olma durumunu anlatan.

SEKS
Cinsel arzunun veya isteğin davranışlarla gösterilmesi.

SİBER SEKS
Bilgisayarla iletişim esnasında cinsel aktiviteler veya cinsel dürtü.

SPERMA BANKASI
Spermanın hassasiyetle korunduğu yerler.

SPERMİSAL
Herhangi bir döllenme olasılığını kaldırmak için sperm öldürücü olarak kullanılan kimyasal maddelere verilen isim.

SÜBYANCI
Erişkin insanın çocuğa cinsel tacizde bulunması.

Erişkin insanın çocukla cinsel ilişkide bulunması.

SÜNNET
Penisin uçundaki deriyi ameliyatla almak.

TACİZ
Bir kişiyi sürekli olarak rahatsız edip, ızdırap çektirmek.

TECAVÜZ
Bir başka kişiyi zorlayarak cinsel ilişkide bulunma suçu.

TRANSSEKSÜEL
Cinsel tercihini karşı cinsiyetten oluşturan.

Cinsel kimliği ile cinsel organları uyumsuz olarak doğmuş insan. (Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulana dek kişi ne erkek ne de dişidir. Transseksüeldir. Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulan kişi artık transseksüel değil ya erkek ya da dişidir.)

Tıbbi müdahale ile cinsiyet değiştiren.

TRAVESTİ
Karşı cinsin giyisilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi.

Cinsel tercihini karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rölünü üstlenerek oluşturan kişi.

TROLİZM
Bir erkeğin cinsel beraberlik için iki veya daha fazla kadını seçmesi.

UROLOGNİA
Eşinin veya kendinin sidiğiyle oynamak.

CİNSELLİĞİN KISA BİR TARİHÇESİ

Foucault, Cinselliğin Tarihçesi adlı kitabında, cinselliğin hiçbir zaman bastırılmadığını ve bundan dolayı 70′li yılların cinselliğin devrim yaşadığı seneler olduğu tezinin tersini ispat etmeye çalıştı. Genelde 70′li yıllardan evvelki dönemler, psikologlar ve cinsellik üzerinde usta kalemlerin yazdığı kitap ve makalelerde, cinselliğin ayıp ve yasak olduğu tezi hep savunulmaktaydı.

Foucault ise cinselliğin batı ülkelerinde, dönem ne olursa olsun, hep saplantı halinde olduğu kanısında. Bunu demekle şunu kastetmektedir; Batı ülkelerinde cinsellikten pek bahsedilmemesi cinselliğin, toplumdaki yerini daha da kuvvetlendirip, cinselliğe her yerde rastlanır hale gelmesini sağlamıştır. Eğer cinsellik, doğal bir olay olarak karşılansaydı, cinselliğin bugünkü toplumlarda önemi bu kadar olmazdı. Aynı zamanda, bu tarz yaklaşım olmasaydı, toplumumuzda rastladığımız değişik cinsel kimlikler de ortaya çıkmazdı kanısındadır Foucault.

Foucault’a göre cinselliğin tarihçesine iki şekilde bakmak gerekiyor. Birinci bakış açısı; Çin, Japonya, Hindistan ve Roma İmparatorluğu’ndaki cinselliğe karşı tutumdan ortaya çıkıyor. Foucault buna “erotik sanat” adını vermektedir. Seks bir sanat, özel yaşanan bir tercübe olarak bakılıp, utanç verici veya kötü kelimelerle bağdaştırılmamaktadır. Seks gizli tutulmalıdır ama gizli tutulma sebebi burada çok önemlidir. İnanç şudur ki; eğer insan seks hayatını açıkça konuşursa, o zaman seksin gücü ve seksten alınan zevk kaybolmaya başlar.

İkinci bakış açısı ise; batı ülkelerinden gelmektedir. Batıda tamamen farklı bir yaklaşım söz konusudur. Foucault buna “cinselliğin bilimi” adını vermektedir. 17. yüzyıldan beri batı ülkelerinde insanların cinsellikten bahsetme ihtiyacı olduğunu vurgulamaktadır. O kadar ki, sanki bu konuda konuşulmazsa seks gerçekleşmemiştir anlamını taşır gibi. Batı toplumlarında insanların cinsel kimliklerini açıkça ortaya koyma eğiliminde olduğunu da vurgulamaktadır. Bu konuda da örnek olarak eşcinselleri göstermektedir. Dindeki baskıların, yani din kuralları çerçevesinde gerçekleşmeyen cinsel yaşamın, günah olarak adlandırılmasının da ters tepip, cinsel kimlikleri ortaya çıkartmakta payı olduğunu savunmaktadır.

16. yüzyıllarda çaba, cinsel hayatın kontrol altında tutulmasından yanaydı. Önemli olan, evli kişilerin cinsel hayatlarını kontrol altında tutup diğer cinsel ilişkilerin de kaale alınmamasıydı. Eşcinsel ilişkilerin günah olup, bu günahın zaman zaman işlendiği kanısı yaygındı. Bugünlerde ise eşcinsellik, bir cinsel kimlik olarak görülmektedir. 19. yüzyılda eşcinsel bir seçim, hayat tarzı halini almıştı.

Foucault’un görüşüne göre, cinsel yaşamı toplumlarda belli kalıplar halinde tutmakta harcanan eforların sebebi şöyle;

“İnsanların üremesi ve insan neslinin tükenmemesi.”

Toplumlara yerleştirilmeye çalışılan cinsel değer yargıların, cinsel kimlikleri ortadan kaldırmak için yapılmadığını, sadece ve sadece insan neslini devam ettirmek için yapıldığını savunmaktadır.

Cinsellik konusunda belki de Foucault’un en büyük katkısı şudur; cinselliğin ve cinsel yaşamın doğal bir süreç olmadığını sadece bir sosyal yapıt olduğunu savunmasıdır. Yani cinsellik, cinsel yaşam veya eşcinselliği bulunduğumuz kültürel yapı altında inceleyebiliriz. Genel bir kavram olarak incelememizin bir anlamı yoktur.

CİNSEL ROL VE KİMLİK

Cinsel İstek

Toplumumuzda erkeklerin seks peşinde koştukları kabul edilir. Arkadaşlığı başlatmanın, kur yapmanın, hatta cinsel ilişki kurma isteği içinde saldırganlaşmanın, erkeğin rolü olduğuna inanılır. Ama örneğin New Meksiko’daki Zuni yerlileri için durum farklıdır. İlk hareket kadından gelir. Geleneksel olarak Zuni erkeği, zifaf gecesini korku içinde titreyerek bekler. Trobriand Adaları’nda da kadın etkendir. Antropolog Bronizlaw Malinowski bu konuda şöyle der:

“Genel olarak, kaba ihtirastan söz edersek, kadının daha etken olduğunu görürüz”.

Aile

Toplumumuzda, kadını otomatik olarak anne olmaya hazırlayan kuvvetli bir annelik içgüdüsünün, kadının içinde olduğu kabul edilir. Ama Güney Denizi’ndeki bazı adalarda çocuklarla sadece erkekler oynar.

Trobriand Adaları’nda çocuk büyütme ile ilgili bütün işler, babadan beklenir. Bebeği yıkamak, doyurmak, şefkat gösterip, kucağında gezdirmek babanın görevidir.

Avustralya yerlileri için baba öylesine önemlidir ki; hamilelik sırasında baba ölmüşse, anne, yeni doğanı ölüme terk eder.

Duygular

Toplumumuzda erkeğin duygularını kontrol altında tutması beklenir. Erkekler, hislerini saklarlar; canları acıyınca veya hüzünlenince ağlayamazlar. Ama, İran’da duygusuz, duyarsız ve sezme yeteneğinden yoksun erkekler, anormal ve güvenilmez olarak tanımlanırlar. İran erkeği, geleneksel olarak, şiiri mantığa yeğler. Arkadaşlar, toplum içinde birbirini kucaklayabilir, el ele tutuşabilir (böyle bir yakınlık bizim toplumumuzda kadınlara yakıştırılır), kadınlardan ise; pratik ve serinkanlı olmaları beklenir.

Güzellik

Toplumumuzda kadınlar; makyaj malzemeleri, parfümler, mücevherat ve şık giysilerle erkeğe cazip görünmeye uğraşırlar. Güneybatı Pasifik Okyanusu Adaları’nda ise; çiçekler takan, kokular süren erkektir. Yeni yetme delikanlar, tören giysilerini giyip süslendikleri, parfümler sürdükleri zaman, öylesine tahrik edici olduklarına inanılır ki, kadınlar onları baştan çıkartmasın diye, büyükleri tarafından yalnız bırakılmazlar.

İş ve Meslek

Toplumumuzda aileyi koruma ve ekmek parasını kazanma görevi, özellikle erkeğe verilmiştir. Kadınların ise; örneğin, bir fizik laboratuvarında çalışmak için güçsüz ve narin olduğu iş hayatında, başarılı olacak kadar kavgacı olmadıkları savunulur. Ama bazı Afrika ülkelerinde, örneğin Sengal, Gambia ve Kenya’da en ağır çiftlik işlerini kadınlar yapar. Hatta bu ülkelerde bir erkek, o gün ağır bir iş yapmışsa, “Kadın gibi çalıştı” denir.

Batı toplumlarında, yakın zamanlara kadar kadınların bir meslekte başarılı olmaları beklenmezdi, onlar için en iyi işin, evlenmek ve aile sahibi olmak olduğu düşünülürdü. Nijerya’da ise; bir kadının bir sanat öğrenmesi veya ticaretle uğraşması olağandır. Yoruba Yerlileri’nde bir kız, geçimini sağlamadan evlenmeye hazır sayılmaz. Sonuç olarak dünyanın üçte ikisinde ticaret, kadınların yönetimindedir. Bu örnekler, iş ve meslek konusunda kadın ve erkek arasında kesin bir bölünmenin olmadığını gösteriyor.

Toplumumuzda çocuklar “kim” olacaklarını ve “neye” benzeyeceklerini çok çabuk öğreniyorlar. Dört yaşındaki çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada, çocuklardan çoğunun iki cinsiyet için yapılmış oyuncakları doğru bir şekilde ayırabildikleri görülmüştür.

Çocukların kız veya erkek olarak sosyal rollerini öğrendikleri ilk yer yuvalarıdır. Sonra okul, bu ilk bilgileri kuvvetlendirir. Yıllardır, okutulan ders kitapları, kadın ve erkeği kalıplaştırmıştır. 1970′lerde Kaliforniya’da okutulan bir kitapta, yuva ile ilgili 18 öyküden 12′sinde, anne önlüklü resmedilmiştir ve görevlerinin yemek pişirmek, dikiş dikmek, bulaşık yıkamak veya ütü yapmak olduğu belirtilmiştir. Baba ise genelde işten eve dönerken resmedilmiştir.

Daha büyük öğrenciler için hazırlanan ders kitaplarında da durum farklı değil. Kadınların çalıştığı belirtilse bile, bu; sekreterlik, öğretmenlik, garsonluk veya kütüphane memurluğu gibi geleneksel mesleklerle sınırlandırılmıştır. Buna karşın erkeklerin, her tür işi yapmaya uygun olduğu izlenimi verilmektedir.

Kızların, okulda erkeklere oranla daha başarılı olduğu, genel olarak bilinir. Bunun bir nedeni, buluğ çağından sonra hormonlarında meydana gelen değişiklikler olabilir. Ama, Ann Oakley, bunu başka türlü açıklıyor:

“Bu, büyüyünce oynayacakları role alışmaya başladıkları çağdır. Erkek rolünde başarı, kadın rolünde ise rahatlık hedeflenmiştir”.

Yapılan araştırmaların sonucunda kızların, erkeklerle yarışarak eğitimlerine devam ederlerse, dişiliklerini ve sevimliliklerini yitirmekten korktukları anlaşılmıştır. Ayrıca, yüksek kişisel başarının, geleneksel ev kadını imajı ile ters düştüğüne inanılır.

Toplumumuzdaki delikanlılar da cinsel kimlikleri kalıplaşarak büyürler. Birçok erkek çocuğu, ev ortamında saldırgan davranışlara ve oyunlara yüreklendirilir. Futbol ve hokey gibi sporlar, şiddet duygusunu güçlendirir. Ergenlik çağındaki erkek çocukları, tehlikeli ve toplum dışı olaylara cesaretle girebilirler. Bu nedenle, genç erkekler arasında cinayet ve yaralama oranı yüksektir. 21 yaşında ölen gençlerin %68′i erkektir. Daha ileri yaşlarda da ne pahasına olursa olsun, başarma zorunluluğunun getirdiği stres yüzünden, kalp krizi ve felç riski erkeklerde, kadınların iki katıdır.

Özellikle maço erkekler, her türlü insani ilişkiyi bir yarışa çevirirler. İş, oyun ve seks hayatı daha yüksek puanlar alabilecekleri ortamlardır. Hatta daha kötüsü, adeta savaş alanlarıdır:

“Cinsel ilişki sadece şahane ve mükemmel bir şey değil, aynı zamanda öldüren bir şeydir. İnsanlar yatakta birbirlerini öldürürler”

Norman Mailer

Güney Denizleri’ndeki adalara ilk gelen Hıristiyan misyonerler, buradaki yerli halkın nasıl cinsel ilişkiye gireceklerini tam olarak bilmediklerini gördüler.

Sabırlı misyonerler, Amerikan yerlilerine, cinsel birleşme için en doğru pozisyon olarak, erkeğin yukarıda, kadının ise altta olduğu pozisyonu öğrettiler. Bu, hem görüntü olarak erkeğin üstün olduğu fikrini yansıtmaktadır, hem de ancak üreme faaliyetine yetecek kadar az cinsel tahrike yol açmaktadır.
Cinsel davranışlar, bir toplumun genel yapısı ve diğerleri hakkında iyi bir fikir verir. Örneğin; Samoa halkı, misyoner pozisyonunu kullanmaz. Onların kültüründe, kadın ve erkek, Avrupalı hemcinslerine oranla daha eşittir. Eşitliğe inanıyorlarsa, kadın niye hep altta kalsın?

Bu pozisyonda, kadın, erkeğin ağırlığı altında ezilirken rahat hareket edemez. İki cins de serbestçe aktif olabilse ve daha çok zevk alıp, daha çok zevk verebilse daha iyi olmaz mı? Ayrıca cinsel ilişki kurmanın asıl maksadı bu değil mi?

Bu, nerede olduğunuza bağlıdır. Cinsel ilişkiler, sosyal ilişkilerle şekillenmiştir. Erkek ve kadının karşıt olarak kabul edildiği kültürlerde genellikle iki cinsel kod vardır. Bu çifte standart, iki cins arasındaki güç dengesinin hangi yönde ağır bastığını göstermektedir.

Arap dünyasında, erkek tarafı ağır basmaktadır. Araplar, kadınların cinsel yönlerinin daha kuvvetli olduğuna inanmalarına karşın, zengin bir erkeğin dört kadınla evlenmesine izin verirler. Böylece, birçok toplumsal gerginlik meydana gelmiş olur.

Erkekler, kadının cinselliği kontrol altında tutulmazsa, oluşturdukları toplumun ve aile yapılarının bozulacağından korkmaktadırlar.

Sonuç olarak, Arap kadını tamamen tecrit edilir. Hatta, yer yer amaçla bazı yollar kullanılmaktadır:

Klitorektomi: Kadın sünneti. Bu uygulamada genç kızların klitorisi kısmen veya tamamen yapılan bir ameliyatla alınır.

İnfibulasyon: Kadın cinsel organındaki dış dudaklar birbirine dikilmekte, böylece meşru olmayan cinsel ilişkiye engel olunmaktadır. Yakın tarihlere kadar, Arap kadınlarının tahminen %90′ı, cinsel duyarlılıklarını yitirmeleri için sünnet edilirdi. Bir Sudan kaynağından, bu işlemin faziletleri şöyle açıklanmıştır:

“Kadın sünneti, kadınları seksin kölesi olmaktan kurtarır, onların asıl kaderi ve görevi olan anneliği tam olarak yerine getirmelerini sağlar”.

Cinsel bir organın köreltilmesinin psikolojik etkileri de görülür. İngiltere’de Viktorya çağında kadınlar, cinsel yaşantılarına karışılmasına tepki olarak, ülke çapında sekse karşı ilgisizleştirler. Zamanımızın ünlü doktorlarından William Acton’un bu konudaki fikri şöyle:

“Kadınların çoğu cinsel konularla fazla ilgili değillerdir. Erkekler bu konuya daima düşkündür, kadınlar ise ara sıra… Yuva sevgisi, çocuk sevgisi ve ev işleri onların tek heyecanlarıdır…”.

Bu tepki kampanyasının sonunda, seks konusundaki cehalet, öylesine inanılmaz boyutlara ulaştı ki, dört İngiliz kadınından ancak biri, bir klitorisinin olduğunu ve klitorisin seksten alınan zevki artırdığını biliyordu.

Bilgisizliğin yanı sıra korku ve suçluluk duygusu da yaratılıyordu. Viktorya döneminde İngiliz tıp dünyası, arkasına hükümeti ve kiliseyi alarak, kadınları, seksten aldıkları zevki pahalıya ödeyecekleri konusunda uyarıyordu. Doktorlar, cinsel ilişki sırasında hareket ederse kadının çocuğu olmayacağını, kuvvetli cinsel tahriğin hayatı kısalttığını, kadınların mastürbasyon yapmasının sağlıksız olduğunu ve oral seksin ağızda kansere neden olduğunu iddia ediyorlardı.

Etiketler:afrikada cinsel yaşam afrikada cinsel hayat cinsel ilişki rekoru en uzun cinsel ilişki rekoru kabilelerde cinsel yaşam afrikalıların cinsel hayatı dunyanin en buyuk penisi dünyanın en uzun sevişmesi dünyanın en büyük penisi kimin afrikalıların cinsel ilişkileri en uzun penis kimin en büyük penis kimin dünyanın en ilginç cinsel rekorları dünyanın en uzun sevişen çifti dünyanın en büyük insan penisi Afrika penisleri dünyanı en uzun süreli sevişen çiftleri afrikada cinsel iliski en büyük penis kimdedir
Afrika'da Yılın Futbolcusu: Afrika'da Yılın Futbolcusu ödülü 1992'den beri Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) tarafından Afrikalı futbolculara verilen ödüllerdir.
Afrika'daki büyük şehirler listesi: Aşağıdaki listede Afrika'daki en kalabalık 50 şehir nüfus sırasına göre sıralanmıştır. Sıralamada merkez şehir nüfusu yüksek olan ön sıradadır.
Afrika'da İngiliz postaneleri: Afrika'daki İngiliz postaneleri Birleşik Krallık tarafından onların Orta Doğu Kuvvetleri ve Doğu Afrika Kuvvetleri için Afrika'da İkinci Dünya Savaşı süresinde ve sonrası için kurlmuştur.
Afrika'daki Dünya Mirasları: # Abomey Kraliyet Sarayları (1985)
Afrika'daki açlık: Afrika'daki açlık, Afrika genelinde egemen olan açlık sorunu.
Cinsel ilişki: Cinsel ilişki, cinsel birleşme, seks veya çiftleşme, genellikle erkeğin ereksiyon olmuş cinsel organı penisin kadının vajinası içine girmesini kapsayan, cinsel zevk ya da üreme amaçlı bedensel ilişki için kullanılır.
Cinsellik: Cinsellik, cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik
Cinsel yönelim: Cinsel yönelim bireyin cinsel dürtülerinin yöneldiği doğrultu anlamında kullanılır. Bu doğrultu genellikle bireyin cinsel açıdan çekici bulduğu kişilerin cinsine dayanarak sınıflandırılır.
Cinsel organlar: Cinsel organ veya üreme organı, erkeklerde penis, kadınlarda vajinaya verilen genel isimdir.
Cinsel istismar: Cinsel istismar, genel tanım olarak, kişilerin başkaları tarafından cinsel olarak kötüye kullanılmaları, suistimal edilmeleri, istemedikleri halde başkalarının cinsel yönelimlerine hedef olmaları durumunu ifade eder.
Yaşam: Yaşam ya da hayat; biyolojik açıdan, kimyasal reaksiyonlar veya bir dönüşümle sonuçlanan başka olaylar gibi bâzı biyolojik süreçler gösteren organizmaların bir özelliğidir.
Hayat Bilgisi: Hayat Bilgisi, yönetmenliğini Tarkan Karlıdağ'ın yaptığı dizi, 2 Ocak 2003 günü Kanal D'de gösterime girmiştir.
Hayati Hamzaoğlu: Hayati Hamzaoğlu   (d. 5 Mart 1933 - Trabzon, ö. 15 Nisan 2000 - Antalya)   Sinema oyuncusu.
Hayatımızın En Güzel Yılları: Hayatımızın En Güzel Yılları, (Özgün adı The Best Years of Our Lives) 1946 ABD yapımı dramatik filmdir.
Hayat Güzeldir: Hayat Güzeldir (İtalyanca: La vita è bella), İtalyan yönetmen Roberto Benigni'in yönettiği 1997 yapımı İtalyan drama filmidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir