Akdenizde Yaşayan Balıklar

akdeniz bazen beyaz bir canavar deniz gibi iskender kuzu leka lune uzun vase yok Akdenizde Yaşayan Balıklar Deniz Balık Resimleri balık çeşitleri ve özellikleri akdenizde yaşayan b..

Tüm Deniz Balıklarının Özellikleri Resimleri

Tüm Deniz Balıklarının Özellikleri Resimleri

AKYA
Lichia amia,Gabelsmakrele,Liche n‚-b‚

Kuzu, Çıplak, Leka ve İskender Balığı olarak da anılır. Genelde 50 – 100 cm, en çok 180 cm. ve 60 kg. ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır. Korunması gerekir.

………………………………………….. ………….

AY BALIĞI
Mola Mola,Mondfisch,Poisson-lune

Pervane Balığı da denir. Okyanuslar ve Akdeniz’in açıklarında uzun göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak dolaşır. İyi yüzemeyen, hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları, Ahtapot, Mürekkep Balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2,5 – 3 m. boydan 1.500 kg. ağırlığa erişip 20 – 25 yıl yaşayabilir. Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve fena kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.

………………………………………….. ……..

BAKALYARO

Merlangius Merlangos,Blauer wittling,Merlan bleu
Mezgit ve Gelincikle aynı türdendir. Karadeniz’de yaygın, Ege’de az bulunur. Genelde 15 – 20, en çok 45 – 50 cm. boyunda olur. Sahillerin 3 -4 m’ye kadar derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini Şubat – Mayıs arasında sahillere yakında yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

………………………………………….. .

Mullus Barbatus,Meerbarbe,Rouget-Barbe De Vase

Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 m’ye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12 – 15 cm’den en çok 40 cm. büyür. Suyun ısı şartlarında derinlerden sahile mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan – Haziran arası 15.000 – 100.000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

BERBER BALIĞI

Anthias Anthias,Fahnenbarsch,Barbier-Hirondelle
Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık, çakıl ve bazen çamurlu “bölgelerinde; 50 – 300 m. derinliklerde yaşayan” Berber Balığı, 25 cm. uzunluğa erişebilir. Az bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk güzelliği verir. Üremeleri diğer Hani cinsi balıklar gibidir.

………………………………………….. …………………………

BERLAM
Merluccius Merluccius,Hechtdorsch,Merlu Commune

Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz’de yaygın, Karadeniz’de seyrek bulunur. Gündüzleri 80 – 300 m’ye varan derin sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyılara ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, Çaça, Hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80 – 100 cm. boy ve 10 kg. ağırlığa erişebilir. Mayıstan Ağustosa kadar sahillere yakında üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi Mezgitle eştir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir.

………………………………………….. ……………………………..

CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI
Galeorhinus Galeus,Dornhai,Requin-hƒ

Sıcak ve ılık denizlerin 100 m’nin altındaki serin sularda tek başına yaşayan, boyları 4 – 5 m’den 10 – 15 m’ye ulaşan, omurgasızlar (Mürekkep Balığı, Ahtapot, medusalar) ve sürü halindeki küçük balıkları yiyerek beslenen bir Köpekbalığı türüdür. Sıcak yaz günlerinde ağır hareketlerle su yüzeyinde yüzer. Rahatsız edilmezse saldırgan değildir. Açıkdenizlerde erkek tarafından döllenen dişiler 8 – 14 arası canlı yavru doğurur. Başka ülkelerde yenilmesine rağmen, yakalananları ülkemizde balık unu üretiminde kullanılır.

………………………………………….. …………………….

ÇAÇA
Sprattus Sprattus,Sprotte,Sprat

Sardalya – Tirsi ailesindendir. Boyu 6 – 8 cm, Karadenizin batısında 13 – 15 cm. olanlarına rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs – Haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle özel avcılığı yapılmaz. Buna karşı denizlerde ekonomik değeri çok yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi balıklar için yem değeri vardır. Kuzey Avrupa ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.

………………………………………….. ………………………………….

ÇAMUKA
Atherina Hepsetus,Grosser Ahrenfisch,Poisson D’argent

Gümüş türündendir. Fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman sularında, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10 – 12, en çok 16 – 18 cm. olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre Nisan-Eylül arasında ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

………………………..

ÇİPURA
Sparus Aurata,Goldbrasse,Dorade Royal

Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 kg. ağırlıkta, en çok 60 cm. ve 6 kg’da olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. derinliklerde yaşar. İki yaş üstündekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100.000 – 150.000 yumurta döker. Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.

ÇİTARİ
Boops Salpa,Goldstriemen,Saupe

Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpan Balığı da denir. Boyları 45 cm. olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz’de bol, Karadeniz’de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri Karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.

ÇİZGİLİ MERCAN
Lithognathus Mormyrus,Marmorbrasse,Serranide Ou Bar

Mırmır Balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle Akdenizde bulunur ve en çok 30 cm’e büyür. Sığ suların bitkilerle örtülü taşlık, kayalık, kumluk bölgelerinde yaşar. Acısu bölgelerine de girer. Biyolojik yaşamı Karagöz / Mercan gibidir. Etinin lezzetli olmasına rağmen az bulunan ve sadece taze tüketilen bir balıktır.

………………………………………….. …………………………….

ÇİZGİLİ ORKİNOS
Katsowonus Pelamis,Echter Bonito,Bonite … Ventre Raye

Karadeniz, Marmara ve Kuzey Egeye kadar sularımızda rastlanan Orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60 – 100 cm. olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadenize çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş – gelişler Karadeniz ve Marmaradaki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle aşırı tüketimi hem Orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.

………………………………………….. …………………………..

DENİZ ALASI
Salmo Trutta Labrax,Meerforelle,Truite De Mer

Karadeniz Alabalığı, Som Balığı olarak da tanınır. Solmon Balığı ile hem akrabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdenizde yaşar. Genelde 50 – 80 cm. boy ve 3 – 7 kg. ağırlıktan, en çok 100 cm. ve 25 kg’a erişenlerine rastlanır. Ömrünün bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2.000 – 16.000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.

DÜLGER
Zeus Faber,Peterfisch,Saint Pierre

Boyu 50 – 60 cm’ye ulaşan Dülger Balığı gezici bir balıktır. Mayıs’ta Marmara’dan Karadeniz’e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve kısmen de Karadeniz’de yaşayan, kalın pullarla örtülü Dülger Balığı etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60 – 70 cm. derinliklerde yaşar. Kış mevsiminden sonra suların ısınmasıyla, Mayıs ayından başlayarak Temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger Balığı, İzmir-Antalya arası yörelerimizde Peygamber, Dikenli Peygamber Balığı olarak da tanınır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.

Pişirme Biçimi
Tava, haşlama (mayonezli), sonbahar ve kış ayları buğlama, balık salatası

Dönem
Ekim-Kasım ayları

DİKENLİ KIRLANGIÇ
Aspitriglia Cuculus,Seekuckuck,Grondin Perlon

Kırlangıç ailesinin bir türüdür. Sırt ön yüzgeçlerinin sivri ve uzunluğu, yan taraflarındaki sert kabuklarla Kırlangıçtan ayrılır. Ege, Akdeniz ve Marmara’da bulunur. Karadeniz’de rastlanmaz. En çok 45 cm. boyda olur. Denizlerimizde sayısı Kırlangıçtan daha azdır. Genelde 30 m. derinlikte durgun sularda, sırasında 100 – 250 m. derinliğe inerek yaşar. Eti lezzetli ve yararlıdır. Ekonomik değeri vardır

………………………………………….. ………………………..

DİKENLİ ÖKSÜZ
Prestedion Cataphractum,Panzerhahn,Malarmat

İsim benzerliğine karşın Kırlangıç ailesinden Öksüzle soydaşlığı yoktur. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin 30 – 400 m’ye varan derinliklerin kumlu, çakıllı, yosun kaplı zeminlerinde yaşar. Boyları 10 – 15, en çok 30 cm. olabilir. Küçüklerine Mıcır, büyüklerine Çuka denir. Çiftler halinde gezerek yosunlar, otlar, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenir. Mayıs – Temmuz arasında ürer. Eti lezzetlidir fakat çok seyrek bulunur.

………………………………………….. …………………..

DİL BALIĞI
Arnoglossus Laterna,Seezunge,Sole Commune

Denizlerimizde 10 m’den 300 – 500 m’ye kadar derinliklerin, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20 – 25 cm. olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak Haziran – Temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzetli olur. Genelde her mevsimde bulunan ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara, şiş veya fileto, balık çorbasına (ilave edilir), buğlama

Dönem
Kış ve İlkbahar aylarında, kasım – mayıs arası

………………………………………….. …………………….

ELEKTRİK BALIĞI
Torpedo Marmorata,Zitterrochen,Torpille Marbree

Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100 – 150 m’ye varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 cm. olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100-220 volt’a varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar – yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14 – 15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.

EŞKİNA
Sciana Umbra,Meerrabe,Corb

Sıcak ve ılıman denizlerin 100 – 150 m. taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda Taşbalığı ve Mavruşgil Balığı olarak da tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen Eşkina 30 – 35 cm. uzunluk ve 500-600 gr. ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.

Pişirme Biçimi
Buğlama , haşlama (mayonezli), tava, yahni, kiremitte fırın, salata, çorba

Dönem
Mayıs, Ekim ve Kasım ayları

………………………………………….. ………………

FANGRİ MERCAN
Sparus Pagrus,Sackbrasse,Pagre Commune

Bir Mercan türüdür ve Trança ile büyük benzerlik gösterir. Ortalama 25-35, en çok 80 cm. boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdenizde yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan Ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti lezzetli olanlardandır., ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara, şiş veya fileto, haşlama mayonezli, yahni, kiremitte fırın, buğlama, salata

Dönem
Mayıs, Ekim, Kasım ayları

Tüm Deniz Balıklarının Özellikleri Resimleri 3

SARIKUYRUK
Seriola Dumerili,Bernsteinmakrele,Seriole Couronnee

Akdenizde yaşayan, genelde 30-50 cm, en çok 100 cm. olabilen İstavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200 cm. olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Üreme devresi bahardan yaz sonuna kadardır. Eti lezzetlidir. Japonya’da bol miktarda üretimi yapılır.

………………………………………….. ……………………..

SAZ KAYASI BALIĞI
ZosterisessorOphiocphalus,Schlengenkopf-Grundel,Gobie Lote, Gobie Jaune

Bütün denizlerimizin, durgun kıyı sularında, sualtı sazlık ve çayırlarında yaşar. Boyu 18 – 25 cm. olabilir. Mart – Mayıs arasında, erkeğin kovaladığı 5’10 dişi birarada 150.000 – 300.000 yumurta verir. Erkekler, sık bitkiler arasına yuvalanan bu yumurtaları döller ve gözcülük yapar. Diplerdeki küçük canlılar ve kabuklularla beslenir. Eti lezzetli, beyaz ve çok yararlıdır. Ekonomik değeri bölgeseldir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama, plaki Dönem
İlkbahar ve Yaz ayları

………………………………………….. …………………………………

SİNARİT
Dentex Dentex,Zahnbrasse,Dent‚

Karagöz ailesinden olan Sinağrit Ege ve Akdeniz’in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1-1,5 m. boy ve 10 – 15 kg. ağırlığa büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle Mürekkep Balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların “taşlık, kayalık bölümlerinde; kışın da 300 m’ye” varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı da amatörler için değerlidir.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara (şiş, fleto), buğlama, kağıt kebaı, haşalama, plaki

Dönem
Ağustos – Eylül

SİVRİBURUN KARAGÖZ
Diplodus Puntazzo,Spritzbrasse,Sar Amuseau Pointu

Karagöz Balıkları Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz bölgesinde de rastlanır. 0 – 400 m. derinliklerde yaşar. Sivriburun Karagöz 35 cm’ye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden balıklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkiler ve küçük kabuklularla beslenir. Bu balıkların mensup olduğu SPRIDEA familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.

………………………………………….. ……………………..

TEKİR
Mullus Surmuletus,Streifenbarbe,Rouget-Barbe De Roche

Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15 – 35, en çok 25 cm. olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 m’den 100 m’ye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10 – 60 m. derinlere bırakır. Etinin lezzeti Eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara, balık çorbasına (ilave edilir), kağıt kebabı, buğlama

Dönem
İlkbahar başlarında, mart, nisan

………………………………………….. ……………………………

TRAKONYA
Trachinus Draco,Grosses Petermanchen,Grand Vive

Denizlerimizde (tüm Akdeniz havalisinde: Karadeniz-Kızıldeniz) yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17 – 18, en çok 35 – 40 cm. boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehiri (kendi vücut proteini) bir insanı sakat bırakabilir. Çare: çarpılan yere 40 derecenin üzerinde ısı uygulanması ve proteinyapısının parçalanmasının sağlanmasıdır. (Balıkçı ayağını egzos amyantına dayar) Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda Çarpan Balığı olarak adlandırılan Trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber, az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

Pişirme Biçimi
Tava

Dönem
Ağustos – Eylül

………………………………………….. ………………………..

TRANÇA
Pagrus Ehrenbergi,Meerbrasse,Pageot Rose

Mercan ailesinden ve Fangri ile aynı türdendir. Egenin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20 – 25 m. derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başına yaşar. Boyu 30 – 50, en çok 75 cm. olur. Kış aylarında 150 m. derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Ayrıca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hermafrodit, hem erkek hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması neslini çok azaltmıştır.

Pişirme Biçimi
Izgara (şiş, fleto), fırın, yahni, plaki, haşalama mayonezli, salata

Dönem
Ağustos – Eylül

………………………………………….. ……………………

TİRSİ
Alosa Fallax,Finte, Maifisch,Alose Feinte

Boyları 30 – 33 cm’e ulaşabilen Tirsi bir Karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara’da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acısu bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık olan Tirsi taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.

Pişirme Biçimi
Izgara ve tuzlama

Dönem
Eylül, Ekim

………………………………………….. …………………….

UÇAN BALIK
Exocoetus Volitans,Fliegender Fisch,Poissont Volan, Exocete

Güney Ege ve Akdeniz’de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve Kefal’e benzer. Boyu 20 – 30 cm. olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de saatte 80 km’yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25 – 50 cm. yükselip büyük kanatlarıyla 2 – 13 saniye ve 50 – 250 m’lik planör uçuşları yapar. Baharla yaz arasında deniz ortasında yumurtalarını yosun, ağaç dalı gibi herhangi ibr şeye yapıştırarak ürer. Eti lezzetlidir. Bölgesel değerlenir.

MAVİ KÖPEK BALIĞI
Prionace Glauca,Blauhai,Peau Bleue

Aynı zamanda Pamuk Balığı olarak da tanınır. Yırtıcı Köpekbalığı Harharyasla aynı türden olan Mavi Köpek Balığı canavar cinsi balıkların en tehlikelilerindendir. Büyükleri insanlar için çok zararlı olabilir. Ön – alt yüzgeçlerinin uzunluğu ile diğerlerinden ayrılır. Etobur bir hayvan olan Mavi Köpek sürü halindeki diğer küçük balıkları yiyerek beslenir. 4 m’ye kadar büyüyebilir. İlkbahar aylarında ürer. Her seferinde boyları 40 – 60 cm. arası 8 – 12 yavru doğurur. Gerek endüstri ve gerekse gıda yönünden ekonomik değeri vardır.

………………………………………….. …………………..

MAZAK
Trigloporus Lastoviza,Gestreifter Knurhahn,Grondin Camard

Benzerliğinden ötürü Kırlangıçın küçüğü sanılır. Aynı soydan fakat ayrı balıklardır. Ortalama 20 – 25, Akdeniz’de yaşayanları 40 cm’e ulaşabilir. Bütün Kırlangıç türleri gibi ılıman denizlerin kumlu zeminlerinde yaşar. Biyolojik yapısı Kırlangıçla eştir. Taze olarak tüketilen eti Kırlangıç gibi yararlı ve lezzetlidir.

………………………………………….. …………………………

MELANURYA
Oblade Melanura,Oblade,Oblade

Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz’in 2 – 3 m. sığ sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer Mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En fazla 30 cm’e büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer, yumurtalarını denize bırakır. Mikro – planktonlarla beslenen yavrular yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün Mercan ailesi gibi beyaz ve lezzetlidir. Ancak az avlanıldığı ve taze tüketildiği için ekonomik değeri fazla değildir.

Pişirme Biçimi
Tava (şiş, fleto), tereyağlı buğlama, ızgara, çiğ, tuzlama, salata

Dönem
Ağustos – Eylül

………………………………………….. ………………………

MERCAN
Pagellus Erythrinus,Rotbrasse,Pageot Commune

Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde Karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdenizde yaygındır. Boyları yaklaşık 20 – 30, en çok 70 cm. olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer Mercanlar gibi Hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile Ağustos arası ürer. Lezzetli eti ve her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama, ızgara, yahni, haşlama mayonezli, salata, kağıt kebabı, pilavlı

Dönem
Ekim, Kasım

MERSİN
Acipenser Sturio,St”r,Esturgeon

Karadenizde ve buraya dökülen nehirlerde yaşayan, boyları 120 – 300 cm. ve 300 kg’a kadar ağırlıkta olabilen, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenen ve 100 yılın üstünde yaşayabilen bir balıktır. Kolan Balığı da denir. Cinslerine göre erkekleri 6 – 12, dişileri 8 – 15 yaşlarında cinsel olgunluğa erişip 800.000 – 2.500.000 yumurta verir. Kış aylarını 150 m. derinliklerde geçirip, Mart başında tek veya sürüler halinde 120C – 180C de sularda nehir ağızlarına girerek yumurtalarını dökerler. Yavrular 8 – 10 ay sürede 6 – 15 cm’e ulaşınca denize çıkarlar. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından en kıymetli deniz ürünü olan siyah havyar elde edilir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir. Rus Mersini, Karaca ve Mersin Morinası olarak adlandırılan türleri de vardır.

………………………………………….. ………………………

MEZGİT
Merlangius Euxinus,Wittling,Merlan

Marmara ve Karadeniz’de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20 – 40 cm. olabilir. Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türdendir. 30 – 40 m’nin altındaki derin sularda yaşar.
Gündüzleri yüzeylere çıkarak hamsi, sardalya vs. gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre Şubat – Mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama, haşalama

Dönem
Aralık – Şubat

………………………………………….. ……………………………

MIĞRI
Conger Conger,Meeraal,Congre

2 – 3 m. boydan 50 – 60 kg’a erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 m. derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar arası 100-150 m. derinlerde açık denize 3-5 milyon yumurta döker. Eti lezzetli ve besin değeri çok yüksektir.

………………………………………….. …………………………

MÜREN
Murenea Helena,Mittelmeer Mur„ne,Murene

Merina Balığı da denir. Boyları 2 m. hatta daha da fazla olabilir. Etçil ve yırtıcı bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik edildiğinde fazla saldırgan olup, çevresindeki insanlar için tehlikeli olur. Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Ancak, Eski Roma çağlarından beri etinin çok lezzetli oluşu bilinmektedir. Bütün denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar. Üremeleri ilkbahardan başlayarak sonbahara kadar sürer.

………………………………………….. ……………………………

MİNAKOP
Umbrna Cirrosa,Schattenfisch,Ombrine Coti‚re

Kötek Balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık bölgelerinin 100 – 150 m’ye varan derinliklerin dibe yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve Sarıağız’la aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre üremesini Nisandan Ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti Levreğe yaklaşır.

Pişirme Biçimi
Haşlama mayonezli, tava, ızgara, salata, beyaz soslu fırın

Dönem
Aralık – Ocak

ORFOZ
Epinephelus Guaza,Brauner Zackenbarsch,Merou Noir

Hani türünden ve Levrekle akrabadır. Ortalama 60 – 70 cm’den 1 – 1.5 m. boy ve 30 – 40 kg. ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 m. den 150 m. derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen, sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.

Pişirme Biçimi
Çorba, ızgara (şiş, fleto), tava, buğlama, haşalama mayonezli, yahni, salata

Dönem
Ağustos – Eylül

………………………………………….. …………………..

ORKİNOS
Thunnus Thynnus,Grosser Thunfisch,Thon Rouge

Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3 – 4 m. ve ağırlıkları da 100 – 150 kg’dan 800 kg’a kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadenize çıktıktan sonra sonbaharda Marmara’ya ve oradan da Ege’ye geçerek hemen bütün Akdeniz’i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40 – 60 km. hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart – Ağustos arasında ürerler ve yaklaşık 1.000.000′a yakın yumurta verirler. Yaşam süreleri ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden ekonomik değeri çok yüksektir.

Pişirme Biçimi
Konserve (Ton)

Dönem
Aralık – Ocak

………………………………………….. …………………………………

ÖRDEK BALIĞI
Labrus Mixtus,Streifenlippfisch,Vieille Coquette

Boyu 40 cm, ağırlığı 1 kg. olabilen ve 15 – 17 yıl yaşayabilen, dişileriyle erkekleri arasında renk farkı olan çok güzel renkli bir Lapin cinsidir. Genelde 10 – 100, seyrek olarak 180 m. derinlerde yaşar. Denizdeki küçük hayvanlar ve balıklarla beslenir. Üreme mevsimi Nisan – Ağustos arasıdır. Bu sırada çift çift kaya oyuklarını yuva olarak kullanırlar. Daha sonra yumurtaları korumak için erkekleri nöbet tutar. Doğa değeriyle korunması gerekli bir balıktır.

Tüm Deniz Balıklarının Özellikleri Resimleri 4

İSKORPİT HANİSİ
Polyprion Americanus,Wrackbarsch,Cernier Commun

Boyu 2 m. olabilen bu balık Hani cinsinin en iri örneklerindendir. Deniz diplerinin taşlık, kayalık oyuklarında 100 – 200 m., yetişkinleri 1.000 m’ye kadar derinliklerde yalnız yaşar. Etçil bir balıktır, küçük balıklar, kabuklular ve diğer hayvanlarla beslenir. Eti lezzetli ve bol olmakla beraber az avlandığı için ekonomik yönü zayıftır. İnceleme olanağı da az olduğu için yaşam ve üreme şartları Hani türüne uygulanabilir.

………………………………………….. ……………………….

İSPARİ / ISPAROZ
Diplodus Annularis,Ringelbrasse,Sparellion

Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir Karagöz türüdür. 16 – 20 cm’e büyüyebilir. Denzi kurtları, karides, yosunlar ve balık yavrularıyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama , ızgara

Dönem
Yaz ayları Ağustos

………………………………………….. ………………………

İSTAVRİT
Trachurus Trachurus,St”cker,Cinchard Commune

Denizlerimizde Sarıkanat İstavrit (Akdeniz) ve Karagöz İstavrit (Karadeniz – Marmara) olarak iki türü yaşar. Boyları Karagöz’de 15 – 25 cm, en çok 30 cm, Sarıkanat’ta ise 30 – 50 cm. olur. Küçüklerine Kraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, Çaça, Çamuka gibi küçük balıkların yavrularıyla beslenir. Mayıs – Ağustos arası sürüler halinde ürer.
Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.

Pişirme Biçimi
Tava, çiroz

Dönem
Sonbahar ve kış ayları Ekim, Kasım

İSTRONGİLOS
Spicara Smaris,Schnauzenbrasse,Picarel

Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışımı acısu bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13 – 16, dişileri 15 – 20 cm. boy ve 50 – 100 gr. ağırlıkta olur. Suların ısısına göre açıkdenizle kıyılar arasında gidip gelirler. Nisan – Mayıs, bazen de Temmuza kadar üreyip 40.000 – 60.000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.

USKUMRU
Scomber Scombrus,Makrelen,Maquereau Commun

Genelde 25 – 30 cm. olan, 40 cm’e büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara bölgesinin yerli balığıdır. Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli bol avlanılan uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle seyrek rastlanan adeta tükenmiş bir balıktır. Normalde, 2 – 3 yaşında olgunlaşan dişileri 350.000 – 400.000 yumurtasını denize bırakır. Üreme devresi Şubat – Nisan arasındadır. Planktonlar, hamsi, çaça gibi küçük balıklar ve yavruları besinleri arasındadır. 8 – 10 yıl yaşar. Torik ve Kofana baş düşmanıdır. Az yağlı ve kurutulmuşuna Çiroz denir. Yaşam ortamı tekrar varolduğunda ekonomik değeri en yüksek balıklardan biridir. Atlantik’de yaşayan lezzetsiz bir türü daha vardır.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara, dolma, kağıt kebabı, plaki, papaz yahnisi, haşlama, buğlama, tuzlama, çiroz, köfte, füme

Dönem
Temmuz – Kasım, Aralık

………………………………………….. ………………………………..

ÜZGÜN
Callionymus Iyra,Gestreifter Leierfisch,Grand Dragonet

Renklerinin güzelliğinden ötürü Mine Balığı adıyla da tanınır. Boyları 25 cm. kadar olabilen bu balık karides, yengeç, deniz kestanesi, deniz yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerele yaşar. Sığ sulardan 300 – 350 m. derinliklere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin az da olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik yönü yoktur.

………………………………………….. …………………………….

VATOZ
Raja Clavata,Nagelrochen,Raie Bouclee

Köpekbalığı ailesindendir. Bütün dünya denizlerinde çok çeşitli türleri yaşar. 1 m’yi aşan boy ve 40 – 50 kg. ağırlıkta olanlarına rastlanır. Uzun geziler yapmadan 15 – 20 m’den 100 – 150 m’ye varan derinlerde kumlara gömülü yatarak av bekler. Kabuklular, küçük balıklarla beslenir. Bahar ve yaz aylarında sahillere yaklaşarak üreme yapar. Dişileri 10 – 30 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Fakat az tutulur. Karaciğerinden A vitamini ve yağ üretilir. Ekonomik değeri vardır.

YAZILI HANİ
Serranus Scriba,Schriftbarsch,Serran Ecriture

Uzunluğu en çok 25 cm. olabilen Yazılı Hani kendi türünün tipik bir örneğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek Balığı ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 m. derinlerde, belirli bölgelerde yalnız yaşar. Baş kısmındaki, çeşitli renk ve süslemelerden ‘yazılı’ ismini alır. Üremeleri Mayıs – Haziran arasında olup, cins ve türlerine göre 18.000 – 900.000 yumurta döker.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama , plaki

Dönem
Yaz ayları Ağustos

………………………………………….. …………………….

İSKORPİT
Scorpaena Porcus,Brauner Drachenkopf,Rascasse Brune

Yaşamı aynı aileden olan Lipsosun aynıdır. Farkları İskorpitin Lipsosa göre daha küçük olması (ortalama 20 – 30 cm.) ve renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri Lipsos gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.

Pişirme Biçimi
Çorba, yahni, buğlama , plaki, fleto tava

Dönem
Yaz ayları Ağustos

………………………………………….. ………………

………………………………………….. ……………………..

İZMARİT
Maena Smaris,Gefleckter Schnauzenbrasse,Mendole, Picare

Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine Kancur, büyüklerine Kanal İzmariti denir. Boyu ortalama 15 cm, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarında sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10 – 12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşında olgunlaşıp 60.000 – 70.000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara, buğlama , tuzlama

Dönem
Ağustos – Ekim

………………………………………….. ……………………………..

ZARGANA
Belone Belone,Hornhecht,Orphie

60 – 70 cm., bazen de 1 m. uzunluğa varan Zargana ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, Çaça, Çamuka ve Kıraça gibi küçük balıklarla beslenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Genelde Lüfer avında yem olarak kullanılır. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30.000 – 50.000 yumurta verir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama, plaki

Dönem
Aralık – Şubat

………………………………………….. ……………………………….

ZURNA BALIĞI
Scomberesox Saurus,Makrelenhecht,Balaou Atlantique

Uskumru Turnası da denir. Ilık ve sıcak denizlerin üst düzeylerinde ve sahillerden uzakta yaşar. Uzunlukları ortalama 50 cm’dir. 20 – 30′lu gruplar halinde gezerler. Bilhassa Ege ve Akdenizde rastlanır. Etçil bir balıktır ve sürü halindeki küçük balıklarla beslenir. Etleri beyaz ve lezzetli olmakla beraber kütle avcılığı yapılamadığı için ekonomik değeri önemsizdir. Erken ilkbahardan yaza kadar her seferinde 1.000 – 1.500 olmak üzere 7 – 8 defa yumurta verirler.

sirenmi yoksa müzikmi çalan irem bahçesinde kaçtı tiren bak doldurdum mürekkeb kalemimle dağları soldurdum..

Balık Çeşitleri Ve Balık Seçimi

Balıklarla daha yakın bir ilişki kurmak niyetindeyseniz, gelin bir yolculuğa çıkalım. Bu yolculuk denizde başlasın, balıkçı tezgâhlarında devam etsin ve midenizde son bulsun.

Gelin, onca suikasta rağmen Türkiye sularında hayatta kalmayı başarmış bu müthiş canlıları yakından tanıyalım.
7 yaşından beri balık avlayan, 7-18 yaş arasında babası ve ağabeyiyle Kuşadası’ndaki en keyifli balık maceralarında rol alan, 18′inde üniversite için İstanbul’a gelerek Boğaz’da kefal, istavrit, çinakop peşinde koşan, 25′inde zaten bir türlü alışamadığı kamış balıkçılığından sıkılarak Assos’u keşfeden, o gün bugün Assos’un minik limanında ya da kerterizle tespit ettiği derin kayalıklarında İzzet Kırık’la birlikte olta başında sabahlayan, bu süreç içinde balığın geometrik olarak azaldığını dehşetle izleyen, trollere kin besleyen, gözünün önünde dinamit atma cesaretini gösterenlerle mahkemelik olan, denizden çıktıktan sonra nefes almaya çalışan balığın gözlerine bakarken çoğu kez vicdan azabı duyan, ancak balıkların korteksleri olmadığı için acı çekmediklerini düşünerek kendini avutan bir insan olarak aslında sizlere balığın ta kendisini, onun “duyguları”nı ve aramızdaki ilişkiyi anlatmak isterdim. Ama anlatmayacağım. Konumuz bu olmadığı için…
Babam ve Kaya Enişte’min bir gün olta ile 104 parça levrek yakaladığını da anlatmayacağım. Ağabeyimin bayat ekmekten yapılmış hamurla çektiği çipuralara hiç girmeyeceğim. 200 gramlık canlı kefalları, sinaritlere ve orfozlara nasıl yem yaptığımıza hiç değinmeyeceğim. Çünkü bunlar da konumuz değil.
Ama peşinen şunu söyleyebilirim. Balığın lezzetini, değerini ve farkını, onunla haşır neşir olanlar, ona dokunanlar, onunla bir şekilde ilişki kuranlar daha iyi kavrıyor. Hijyenik ve pasif bir tavırla, şef garsona “Bana en iyi balığı getir” diyenler değil.
Peki şu ana kadar böyle bir ilişkiye girme şansı olmayanlar, balıkla sadece restorandaki tabakta tanışanlar ne yapmalı? Sanırım bu yazı da onlar için yazıldı. Tabii ki yukarıda yaşam ipuçları verilen Egelinin penceresinden ve onun doğrularıyla…

GENEL DOĞRULAR

Tüm genetik şifreleri ve mevsimselliği bir kenara atarsak, genel olarak balığa lezzetini veren, onun beslenme biçimi ve çeşitliliğidir. Etobur balıkların (belki de bu tanım ilk kez yapılıyor), yani kendisinden kaçma şansı olan diğer balık ve deniz canlılarını yiyerek beslenen balıkların (lüfer, levrek, sinarit, palamut), otobur balıklardan, yani balık yakalama şansı olmayan küçük ağızlı, ısırıcı değil emici balıklardan (kefal, sarpa, kaya balığı, ot balığı, kupes) daha lezzetli olduğu söylenebilir. İstisnalar yok mudur? Olmaz mı? Barbunya otoburdur ve çok lezzetlidir, köpekbalığı da lezzetsiz.
İkinci önemli kriter ise beslenmenin çeşitliliği ve balığın gezginliğidir. Bu noktada da yiyeceğin daha çeşitli olduğu derin suda yaşayan balıkların (mercan, fangri, karagöz, kırlangıç, lagos) ve gezerek-göçerek değişik denizlerin tatlarını vücutlarında barındıran balıkların (hamsi, sardalye, uskumru, lüfer, palamut) göreceli olarak daha lezzetli olduğu söylenebilir. Bu teorinin en basit kanıtı çiftliklerde yetiştirilen balıklar ve en uçtaki örneği ise akvaryum balıklarıdır. Çamurdan ya da betondan ya da camdan yapılmış havuzlarda tek tip yapay yemle beslenen ve hantallaşan balık lezzetini de kaybeder.

TAZE BALIK SEÇİMİ

Denizden yeni çıkmış ve dolaba girmemiş “çok taze” balık insana büyük keyif verir, “taze” balık idare eder, “bayat” balık süründürür, “çok bayat” balıksa öldürür. Dolayısıyla çok bayat balık satan balıkçı katildir ve katiller vardır. Bunlar, kırk yılda bir balık alan, tanımadıkları, gelip geçici müşterileri vururlar.
Gerçekten de tazeyken bol A, B, D vitamini ve protein içeren, kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu görev üstlenen ve madensel tuzlar (iyot, fosfor, kalsiyum, klor) bakımından oldukça zengin olan balık, bayatladığında aynı özellikleri göstermez, aksine tehlike arz eder. Bayatlamış balıktaki toksinler zehirlenmelere ve ölümlere yol açabilir. Ayrıca taze balık pişirildiğinde, bayat balıkla karşılaştırılamayacak kadar daha lezzetli olur. Bu nedenle taze balık almak sağlığımız ve damak tadımız açısından şarttır. Bu gerekliliği yerine getirmek ise birkaç özelliğe dikkat etmekle mümkün.
Gözlerden başlamak doğrudur. Çünkü gözler, balığın orasını burasını kurcalamadan size ilk ipucunu verir. Gözler canlı ve saydam olmalıdır. Ferini yitirmemiş olmalıdır. Sanki size “beni al” dercesine, sanki canlıymış gibi bakmalıdır. Bakmıyorsa siz de ona bakmayın, yan tezgâha geçin. Bakıyorsa, onu aşağıdaki testten geçirin.
1. Taze balığın eti serttir.
2. Derisi, pulları parlaktır. Pulları kolayca kopmaz.
3. Taze balığın solungaçları kırmızı renkli ve nemlidir. Bayat balığın solungaçlarının rengi ise turuncuya dönüktür.
4. Taze balık suya bırakıldığında dibe çöker.
5. İnanmayacaksınız ama sinekler taze balıkla daha yakından ilgilenir.

BALIĞIN SAKLANMASI

Burada da genel bir kuraldan bahsetmek mümkün. Balığı, buzdolabında ya da buzlukta ya da şokta bekletmek, onun lezzetini ve doğal dokusunu kaybetmesine neden olur. Balık, denizden çıktıktan sonra ne kadar az sürede midenize girerse o kadar keyif verir. Buzluğa giden balıktaki lezzet kaybı balık çeşitlerine göre de farklılık gösterir. Sözgelimi zargana, hamsi, sardalye gibi kendini çabuk salan balıklardaki buzluk sonrası lezzet kaybı daha fazladır.
Ancak çoğu kez balığı günü gününe tüketmek mümkün olmadığı için buzlukla ilgili birkaç öneri sunmakta da fayda var. Balığı mümkünse temizleyerek buzluğa kaldırın. Çünkü ölü bir balığın iç organlarının tadı, zaman içinde onun etine nüfuz edebilir. Balığı buzluğa koyarken mümkün olduğu kadar kuru olmasına özen gösterin ve gazete kâğıdına sarın. Balıkları toplu halde (birbirine değecek biçimde) buzluğa atmaktan ve ani şoklamalardan kaçının. Donmuş balığı çözerken de aynı mantık geçerli. Hızla çözülen balık kendini bırakır ve gevşer. Bu yüzden su ve özellikle ılık su kullanmayın. Balığı oda sıcaklığında yavaş yavaş çözün. Tuz balığı sertleştirir, bu yüzden buzluğa atmadan önce asla tuzlamayın.

BALIĞIN TEMİZLENMESİ

Balığın temizlenmesi, en az pişirilmesi kadar önemlidir. Formunu bozmadan, gerekli temizliği yapmak, iyi bir balık yemeğinin ilk aşamasıdır.
1. Öncelikle işe pulları temizlemekle başlayabilirsiniz. Pulların kabarması için bir miktar suyun içinde bekletebilirsiniz. Balığın yüzeyini pulların tersi yönünde (çok sert hareketlerden kaçınarak) bıçakla kazıyarak temizleyin. Özellikle sırta, karına, başa ve kuyruğa yakın yerlere özen gösterin. Çünkü en çok bu bölgelerde pul kalır. Balığın pullarını tamamen temizlediğinizden emin olmak için, tıpkı sakal tıraşı sonrasında olduğu gibi, balığın bedeninde pulların çıkma yönünün tersinde parmak uçlarınızı gezdirin.
2. Pulları temizledikten sonra, ikinci aşama, balığın iç organlarını çıkarmak. Keskin bir bıçakla balığın solungaçlarından başlayarak karnındaki deliğe kadar tek ve sert bir hareketle yarın. Balığın solungaçları dahil iç organlarını, (başparmağınızla destek alarak) işaret ve orta parmak yardımıyla çıkarın. İsteğe göre yüzgeçleri de keskin bıçakla kesin. Balığın etine zarar vermemeye dikkat edin.
3. Son aşama olarak balığı bol suyun altında iyice yıkayın. Yıkarken dikkat etmeniz gereken nokta, kılçık kısmının üzerine yapışık olan siyah zarı da parmağınızla sıyırarak almak ve yine kılçık üzerinde birikmiş kanı bıçak ucuyla yararak akıtmak. Aksi takdirde balığınız tam olarak temizlenmiş sayılmaz.
4. Küçük balıkları temizlerken elinizden kaymamaları için, balıkları geniş bir kabın içine koyun ve üzerine bir miktar mısır unu serpip balıkları una bulayın. Böylece hem balıkları daha kolay temizlemiş hem de ellerinizde kalacak olan balık kokusunu azaltmış olursunuz.

BALIĞIN PİŞİRİLMESİ

Balık pişirirken de genel bir kuraldan bahsetmek mümkün: Izgara, balığın öz lezzetine en az müdahale eden pişirme biçimidir. Dolayısıyla lüfer, levrek, sinarit, çipura, palamut, mercan, kalkan, kılıç gibi “makbul balıkları” ızgara yapmanız daha doğru olur. Aynı şekilde yağlı olduğu zamanlarda ızgarası yapılırsa balık lezzet kazanır. Izgara kısık ateşte yapılmalıdır. Mangalda yapacaksanız korun üzerine bir miktar tuz atarak etkisini azaltmak ve balığın yanmasını engellemek doğru olur. Bu noktada kızartma, buğulama, pilaki gibi pişirme biçimlerinin, göreceli olarak daha az lezzetli balıklara “ek kaynaklarla” (yağ, domates, patates, soğan, maydanoz vs) lezzet kattığı söylenebilir.
Hamsi,istavrit ve mezgit gibi küçük balıkları kızartırken, tavaya yağ koyup kızdırdıktan sonra, unladığınız balıkları tavaya aralıksız olarak, düzgünce dizin. Balıkları tek tek çevirmek yerine tıpkı mücver yapıyormuşsunuz gibi, tavanın üzerine bir tabak kapatarak, tek bir hamlede tüm balıkların pişen ve pişmeyen tarafını ters yüz edin. Böylece balıkları dağıtmadan pişirmiş olursunuz ve hepsini aynı sıcaklık seviyesinde servis yapabilirsiniz.

BALIĞIN AYIKLANMASI

Temel prensip soğutmadan ayıklamaktır. Buğulama ve pilakide işiniz kolay çünkü balık bir anlamda haşlandığı için parçalanarak kılçıklarından çok çabuk ayrılır. Küçük balıkların, ya da küçük parçalara ayrılmış (fileto, halka) büyük balıkların tavasında da sorun yok. İsterseniz bütün bütün yutun.
Ama büyük balıkların ızgarası ve tavasında bazı noktalara dikkat etmekte fayda var.
Balığın başı ve kuyruğuyla pişirildiğini varsayarsak önce kuyruğu etin başladığı yerden kesin. Çatalınızla destek olup bıçakla balığın sırt kılçığını çıkarın. Balığın bir yüzünü yatay olarak, baştan kuyruğa doğru bıçakla (bıçak orta kılçığa değecek şekilde) çizin. Çizdiğiniz yere bıçağı sokarak sırtına kadar olan kısmı kaldırın. Sırt kılçığını aldığınız için balığın o kısmında kılçık yoktur. (Dikkat ederseniz şu ana kadar balığın dörtte birine müdahale ettiniz, dolayısıyla balık soğumadı)
İkinci aşamada balığın kuyruğuyla “göbek deliği” arasındaki blok kılçığı çıkartın. Yine bıçakla orta kemikten destek alarak balığın diğer dörtte birlik kısmını açın. Burası balığın en kılçıklı (tane tane kılçıklı) ama en lezzetli yeridir. Özellikle balığın göbek deliğiyle başı arasındaki bölgedeki kılçıkları (ki burası balığın adeta ana iskeletine bağlanan kaburgası gibidir) iyi temizleyin.
Gördüğünüz gibi, balığın daha yarısını yediniz ve orta kılçığı henüz çıkarmadınız, dolayısıyla soğumasını da büyük ölçüde engellediniz. Şimdi artık işiniz daha kolay. Orta kılçığı kuyruktan başlayıp kafaya doğru (kafa da dahil) sıyırın. Tabakta kalan balık ilk iki etapta yediğinizin simetriği aslında.

LİMON TARTIŞMASI

Son olarak “Balığa limon sıkılır mı?” sorusunu yanıtlamakta fayda var. Soruya kesin bir yargı ile yaklaşmanın doğru olmadığına inanıyorum. Aslında bu, size ve damak zevkinize bağlı… Ben her zaman sıkarım, ama “balıktan iyi anladığını iddia edenler”, “Balığa limon sıkmak cinayettir” diyebilir. Limon olayının II. Dünya Savaşı sırasındaki yiyecek kıtlığı sırasında Fransa’da çıktığına dair söylentiler var. Balıklar genelde bayatlamak üzere olduğu için, Fransızlar hem biraz lezzet katmak hem de doğal bir dezenfektan görevi görsün diye balığın üzerine limon sıkarlarmış. Ancak dediğim gibi bu tamamen zevk ve alışkanlık meselesi…

BALIK ÇEŞİTLERİ

Evet, gördüğünüz gibi balığı aldınız, sakladınız, temizlediniz, pişirdiniz, ayıkladınız ve yediniz. Ama bunları hangi balığa yaptınız? İsterseniz şimdi de Türkiye’deki belli başlı, en bilinen ve bulunabilen balık çeşitlerine bir göz atalım. Bakalım hangisi size ve damak zevkinize uygun.

BARBUNYA: Kırmızı ve morumsu rengiyle bilinir. İnce derili ve iri pullu oluşuyla kolay temizlemeye uygundur. İri olanlarının ızgarası iyi olur.

ÇİPURA: İstanbul ve Marmara’da “alyanak” adıyla bilinir. Bence balıkların şahıdır. Hem göçmen, hem yerleşik, hem etobur hem otobur bir balıktır. Hem derin hem de alçak su da yaşar. Bu özellikleriyle şahsına münhasırdır. Tabii bütün bu sayılanlar artık nadiren bulunan deniz çipuraları için geçerlidir. Değerli olduğu için çiftliklerde er çok yetiştirilen balık türüdür. Deniz çipurası çiftlik çipurasına göre daha açık renkte olur ve başı biraz daha büyüktür. Beyaz etlidir, ızgarası iyi olur. Kafası da ayıklanarak yenebilir, özellikle yanakları lezzetlidir. Küçüğüne lidaki denir. Porsiyonluk yani 200-500 gr arasında olanların en lezzetli olduğu söylenir.

DİL BALIĞI: Ayıklaması son derece kolay lezzetli bir balıktır. Pişirirken kıvrılmaması için iki yerinden kırılır.

DÜLGER BALIĞI: Kılçıkları kemik halinde olduğundan balıkçıya ayıklatılmalıdır.

GELİNCİK BALIĞI: Musevi vatandaşlarımız arasında “gaya balığı” olarak da bilinir. Musevilerin Sina Çölü’nde aç kaldıktan sonra ilk yedikleri balık olduğu inancıyla kutsallık kazanmıştır. Musevilerde cuma günleri gelincik balığı pişirme geleneği vardır. Az çıkan bir balıktır. Ekşi erikle, buğulama usulü pişirilen balık çok lezzetli olmasına karşın pek bilinmez.

GÜMÜŞ: Siyah etli bin balıktır. Tavası iyi olur.

HAMSİ: Kış mevsiminde yağlı ve lezzetlidir. İlkbahar ve yaz aylarında, yumurtasını ve spermlerini dökmüş olduğundan yağsız durumdadır.

İSKORPİT: Lipsos ile çok benzer. Lipsos daha az çıkar. Dikenleri zehirli olduğundan kesinlikle balıkçıya ayıklatılmalıdır.

İSTAVRİT: Denizlerimizde 3 çeşit istavrit vardır. Bunlar sarıkanat istavrit, karagöz istavrit ve Karadeniz istavritidir. Her üçünün de yavrularına kraça denir. En lezzetli cinsi sarıkanat istavrittir ve kasım ayından itibaren Marmara’da görülür.

İZMARİT: Yaz aylarında sahillerde ve rıhtım kenarlarında avlamak mümkündür. İrilerine kanal veya pabuç istavriti, küçüklerine kancur ismi verilir. Derisi kalın, eti tatlımsıdır.

KALKAN: Asıl yaşadığı yer Karadeniz’dir. Omurgası ve kılçıkları çok kalın olduğundan balıkçıya temizletmek gerekir.

KARAGÖZ: Sularımızın eti beyaz ve lezzetli balıklarından biridir. Kışın daha yağlı olur. Derin sularda yaşar.

KAYABALIĞI: Sindirimi kolay, beyaz etli bir balıktır.

KEFAL: Ülkemiz sularında 6 tür kefal yaşar. Bunlar haskefal, altınbaş kefal, topbaş kefal, pulaterina, ilarya, dudaklı kefaldır. Haskefaldan balık yumurtası çıkarılır. Pulaterinadan da
likorinos denilen tütsülü balık yapılır.

KILIÇ: En lezzetli olduğu dönem, Karadeniz’den Marmara’ya göç devresidir. Marmara’da ilkbahar sonuna kadar zıpkınla avlanır.

KIRLANGIÇ: En az kokusu olan balık türüdür. Çorbasını yapmak için en uygun balıktır. Buğulaması da iyi olur.

KOLYOZ: Uskumruya benzese de daha lezzetsizdir. Mavimtrak renktedir. Tuzlama yapmak için uygun bir balıktır.

LAGOS: Beyaz etli lezzetli bir balıktır. Ege ve Akdeniz’de boldur. Grida adı da verilir.

LEVREK: Beyaz etli, sindirimi kolay bir balıktır. Alçak sularda yaşar. Pişirmede sonsuz seçenek sunabilir. Küçüğüne ispendek ya da Ege’de palaz denir.

LÜFER: Yavru halinden itibaren iriliğe ulaşana dek, defne yaprağı, çinakop, lüfer ve kofana isimlerini alır. Çinakopun ızgarası iyi olur. Lüferin ise ilkbaharda yağsız olduğu için ızgarası iyi olmaz.

MERCAN: Lezzetli, beyaz etli bir derin su balığıdır. Saroz Körfezi’nden başlayarak tük Ege sahillerinde görülür. Kendine özgü yosunumsu bir kokuya sahiptir. Mandagöz mercan, fangri isimleriyle anılan türleri vardır. Yavrularına litrinoz denir. Karadeniz’de avlanmaz.

MEZGİT: Trol ağlarıyla avlandığı için pazarlarda sık sık bulunabilir. Ege’de bakkalyaros ismiyle anılır.

ORFOZ: Beyaz etli bir derin su balığıdır. Kafasından çorba yapılabilir.

PALAMUT: Toriğin yavrusu olan palamut, geçici balıklardandır. Eylülün ikinci haftası Karadeniz’den Marmara’ya iniş ve ilkbaharda Marmara’dan Karadeniz’e çıkış yapar. Küçüğüne çingene palamudu ya da deniz bıldırcını denir. Karadeniz’in az tuzlu ve bol gıdalı sularında büyüyerek eylül ortalarında normal birer palamut olurlar. A ve D vitamini açısından diğer balıklara göre daha zengindir.

SARDALYE: Ateş balığı olarak da bilinir. Kasım ayı ortalarından ertesi senenin haziranına kadar lezzetli olmaz.

SİNARİT: Çok lezzetli beyaz etli bir balıktır. Saros Körfezi’nde bolca bulunur. Kafasından çorba yapılabilir.

TEKİR: Barbunya ile aynı familyadandır. Derisi pembemsidir ve üzerinde kırmızı lekeler taşır. Barbunyadan daha lezzetlidir.

USKUMRU: Yağlı ve lezzetli bir balıktır. Yaz mevsiminde yağlı olmadığı için lezzetini kaybeder.

ZARGANA: Uzun, ince, yeşilimsi renktedir. Buğulaması dışında pişirilen yemekleri çok kılçıklı olduğu için iyi olmaz. Ama çok taze olduğunda tavası da yapılabilir.

Kaynak: İyibilgi.com

Tüm Deniz Balıklarının Özellikleri Resimleri 2

KIKLA LAPİN
Labrus Berggylta,Gefleckter Lippfisch,Vieille

Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2 – 30 m. derinliklerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkları görülür. Boyları 30 – 40, en çok 60 cm. (dişilerde) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs – Ağustos ayında da yumurta verir. Eti lezzetlidir. Ayrıca ‘Sportif Avcılığı’ değerlidir.

KILIÇ
Xiphias Gladius,Schwertfisch,Espadon

Sıcak ve ılık sularda bireysel veya çift yaşar. Açıkdeniz balığıdır. 800 m. derinliğe inebilir. Genelde 150 – 160C’li sularda ve deniz yüzeyinde, zaman zaman suyun dışına fırlayarak dolaşırlar.
Ortalama 2 – 3,5 m. boy ve 60 – 150 kg’a kadar ağırlıkta olabilirler. Boyları 4 – 5 m’ye kadar ulaşabilir. Suların ısınmasıyla, üremeleri Nisan ayından başlayarak Temmuz ayına kadar devam eder. Isı şartlarına göre Marmara ve Karadeniz arasında dolaşıp Akdeniz’e göçerler. Etçil bir balık olup, sürü halindeki diğer küçük balıkları yiyerek beslenir. Ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. Çeşitli nedenlerle türü gittikçe azalmaktadır.

Pişirme Biçimi
Izgara (fleto veya şiş), kağıt kebabı, fırında domatesli

Dönem
Ağustos – Ocak arası

………………………………………….. ………………………..

KIRLANGIÇ
Triglia Lucerna,Roter Knurhahn,Grondin-Rouge

Ege, Akdeniz ve Marmara’nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Kısmen Karadeniz’de rastlanır. Ilık denizlerin sahil yakınlarında 5 – 300 m. derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar. Küçüklerine Derviş Balığı da denir. Ortalama 25 – 50 cm. olur. 80 cm. ve 6 -8 kg. olanlarına rastlanır. 15 – 20 yıllık yaşamı vardır. 3 yaşında olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle beslenir. Etinin lezzet ve yararı, her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de bol bol tüketilir.

Pişirme Biçimi
Haşlama Mayonezli, tava, kiremitte fırın, çorba, buğlama, plaki, salata

Dönem
Kışayları ve ilkbahar Ocak – Mayıs

………………………………………….. ……………………….

KIRMA MERCAN
Pagellus Acerne,Rotbrasse,Pageot Commun, Pageot Rouge

Mercan ailesindendir. 0 – 400 m., bazan da 700 m. derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35 – 40 cm’ye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege’de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak Ağustos’a kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan Mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla beslenir

………………………………………….. ……………………..

KOLYOZ
Scomber Japonicus,Blasen Makrele,Maquereau Espagnol

Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük Okyanus’ta sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavruları ve planktonlarla beslenir. 2 – 3 yaşında olgunlaşan dişileri Temmuz – Ağustos arası 300.000 – 400.000 yumurtasını denize bırakır. Eti uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze – kuru – tuzlu olarak bol tüketilen bir balıktır.

Pişirme Biçimi
Tava, tuzlama, buğlama, plaki, füme, çiroz

Dönem
Temmuz – Eylül

KÖMÜRCÜ KAYASI
Gobius Niger,Schwarzgrundel,Gobie Noir

Bütün denizlerimizin nehir ağızlarına yakın, bazen de acısu bölgelerinde, 75 m’ye kadar derinliklerin kumlu, çamurlu diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Baoyları en çok 18-19 cm. olabilir. Mart – Mayıs arasında 1.000-6.000 arasında yumurta vererek ürer. Bu yumurtalara erkekle bekçilik yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar ve balıklarla beslenir. Eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama, plaki

Dönem
İlkbahar ve Yaz ayları

KUM TRAKONYASI
Trachinus Araneus,Gestreiftes Peterm„nnchen,Vive-Araign‚e

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2 – 3 m’den 100 – 150 m’ye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşı çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 cm’e büyüyebilir. Dikenleri Trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip Mart başından itibaren sığlara sokulup yaz sonuna kadar üreme yapar.

………………………………………….. ……………………

KUPEZ
Boops Boops,Gelbtriemen,Bogue

Altınkuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege ve Marmara’da bulunur. Marmaradakilerin bir bölümü Karadenize çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15 – 25, en çok 35 cm. olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve Çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir. Ancak bölgesel değerlenir.

Pişirme Biçimi
Tava, buğlama

Dönem
Ağustos

………………………………………….. …………………………………..

KURBAĞA BALIĞI
Uranoscopus Scaber,Himmelsgucker,Uranuscope

Akdeniz, Ege ve Marmarada taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başının üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp avlar. Nisan – Mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazan da acısu bölgelerine sokulup, Temmuz – Eylül arasında üreme yapar. Kg/ağırlığına göre 10.000 – 20.000 yumurta döker. Yavrular önce planktonlarla, daha sonra omurgasızlarla beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır.

………………………………………….. ……………………………..

LAHOZ / GİRİDA
Epinephelus Aeneus,Zackenbarsch,M‚roublanc

Ege ve özellikle Akdeniz’de yaygın bulunan, boyları 1 m. olabilen bir Hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs – Haziran arasında üreme yapar. Akdeniz’İn eti çok lezzetli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.

Pişirme Biçimi
Buğlama, yahni, ızgara (şiş, fleto), çorba, haşlama mayonezli, plaki, salata

Dönem
Ağustos, Eylül

………………………………………….. ……………………

LEKELİ MERCAN
Pagellus Bogaraveo,Graubarsch,Pageot Rose

Mandagöz Mercan da denir. Ege ve Akdenizde yaygındır. 100-300 m’ye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30-50 cm. olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de dişilik karakteri gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir.

LEVREK
Dicentrarhus Labrax,Wolfsbarsch,Bar Europeen

Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acısu bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan Levrek yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde, sonraları tek başına yaşar. Yaşam ortamı karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle gemi batıkları veya kaya oyuklarında yuvalanır.
Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen Levrek, ortalama 50 – 60 cm’den 1 m. boy ve 10 – 12 kg. ağırlığa erişebilir. 40 cm’den küçüklerine İspendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak – Mart arasında 500.000 – 2.000.000 yumurta dökerek yüksek bir üreme gösterir. Eti en lezzetli balıkların başında gelir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir.

………………………………………….. …………………………..

LÜFER
Pomatomus Saltator,Tassergal,Blaubarsch

Gezici balıklardan olan Lüfer Karadeniz’le Ege Denizi arasında dolaşır, büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre:
Boyları,
- 10 cm’ye kadar olanlar Defneyaprağı
15 – 18 cm’ye kadar olanlar Çinekop
18 – 25 cm’ye kadar olanlar Sarıkanat
28 – 35 cm’ye kadar olanlar Lüfer,
35 cm’den fazla olanları da Kofana diye adlandırılır.
Seyrek olarak Kofanaların 60 cm’yi aştığı, hatta 1 m’ye ulaştığı görülmüştür. Lüfer sonbahar – kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 10 – 200 m. derinliklerinde yaşar. Üremeleri bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60 – 80.000 yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

Pişirme Biçimi
Çinekop: Buğlama, haşlama, ızgara, tava, kağıt-kebabı, tuzlama
Lüfer : Izgara (şiş, fleto), kağıt kebabı, tuzlama
Kofana : Izgara (şiş, fleto), balık köftesi, salata

Dönem
Eylük sonu – Ocak ortasına kadar

………………………………………….. ……………………………..

LİPSOS
Scorpaena Scrofa,Roter Drachenkopf,Rascasse Rouge

50 – 60 cm’ye ve 4 – 5 kg’a kadar büyüyebilen Lipsos Balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1.000 m’ye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Özellikle Marmara ve Ege’de çok rastlanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık olan Lipsos ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3.000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.

Pişirme Biçimi
Çorba, yahni, haşlama, tava, buğlama, plaki

Dönem
Yaz ayları, Ağustos

………………………………………….. ………………………………..

LİPSOS
Scorpaena Scrofa,Roter Drachenkopf,Rascasse Rouge

50 – 60 cm’ye ve 4 – 5 kg’a kadar büyüyebilen Lipsos Balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1.000 m’ye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Özellikle Marmara ve Ege’de çok rastlanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık olan Lipsos ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3.000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.

Pişirme Biçimi
Çorba, yahni, haşlama, tava, buğlama, plaki

Dönem
Yaz ayları, Ağustos

MALTA PALAMUDU
Naucrates Ductor,Lotsenfisch,Poisson-Pilote

Eskiden gemilerin altlarında, genelde Köpek Balıklarına eşlik ederek yüzen, bu nedenle Pilot Balığı da denen çevik hareketli bir balıktır. Ortalama 40 cm. boyda olur. Sıcak ve ılıman denizleri sever, yosunlar, deniz kurtları, kabuklular ve özellikle köpek balıklarından arta kalanlarla beslenir. Sonbaharla kış ayları arasında üreme yapar. Etinin gıda değeri yoktur.

MAVRİ – KEFAL
Chelon Labrosus,Meer„sche,Mulet Lippu

Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında, ayrıca içsularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde Haskefal, Altınbaşkefal, Topbaşkefal, Mavri Kefal, Dudaklı Kefal gibi çeşitli türleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 25 cm’den 90 cm. boya erişirler. Yaklaşık 15 yıllık ömrü olan Kefaller, 6 -7 yaşlarından itibaren yaz aylarında üreyerek, 150.000′den 7.000.000′a kadar yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Denizdibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.

………………………………………….. ………………………..

PALAMUT / TORİK
Sarda Sarda,Unechter Bonito, Pelamide,Bonite … Dos Raye

Karadeniz ve Marmaranın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadenize çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmaraya, Çanakkaleye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 180 – 200C. sularda 400.000′den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre:

……… cm Vanoz – Gaco
10 – 25 cm Çingene Palamudu
30 – 35 cm Palamut
40 – 45 cm Kestane Palamudu
50 – 55 cm Zindandelen
60 – 65 cm Torik
65 – 70 cm Altıparmak
70 cm ve üstü Peçuta olarak adlandırılır.

Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok değerli bu balığın üretimindeki azalma, ekonomik değerini tahlikeli boyutlara indirmektedir.

Pişirme Biçimi
Tava, ızgara (şiş, fleto), balık köftesi, papaz yahnisi, buğlama, haşalama, lakerda, füme, plaki

Dönem
Eylül – Aralık

Etiketler:balık çeşitleri ve özellikleri akdenizde yaşayan balıklar deniz balık resimleri deniz balıkları resimleri istavrit özellikleri balıkların resimleri adları deniz balıkları çeşitleri deniz ve balık resimleri dragonya balığı resmi balık çeşitleri resimli denizin dibinde bilinmeyen balık türleri-ve özellikleri resimleri deniz balıkları resimleri ve özellikleri trakonya balığı çeşitleri kötek balığı resmi çok cesit balık resim leri deniz canlıları ve resimleri balık çeşitleri ve adları deniz balıklarının resimleri ve adları deniz balık çeşitleri akdeniz balıkları resimleri
Yaşayan Ölülerin Gecesi: Yaşayan Ölülerin Gecesi (İngilizce özgün adı: Night of the Living Dead), George A. Romero tarafından yönetilen, 1968 ABD yapımı bağımsız siyah-beyaz kült korku filmi.
Yaşayan Gün Işıkları (film): Yaşayan Gün Işıkları 1987 İngiltere - ABD ortak yapımı aksiyon macera filmidir. Özgün adı The Living Daylights tır.
FIFA 100: FIFA 100, Uluslararası Futbol Federasyonu FIFA'nın, 4 Mart 2004'te Londra'da gerçekleşen 100. yıl kutlamasıdır.
Yaşayan Ölülerin Gecesi (film serisi): Yaşayan Ölülerin Gecesi film serisi ya da George A. Romeronun Ölüler Serisi George A. Romero tarafından yazılıp yönetilen altı zombi korku filminden oluşur.
Yaşayan Ölülerin Gecesi (film, 1990): Yaşayan Ölülerin Gecesi, George A. Romero'nun 1968 yapımı aynı adlı korku filminin 1990 yılında Tom Savini yönetmenliğinde çekilen yeniden çevrimidir.
Balık: Balıklar () poikloterm olan, neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır.
Pisces (takımyıldız): Pisces ya da Balık takımyıldızı (sembolü: ), modern 88 takımyıldızdan biridir. Tutulum üzerinde yer alır.
Balıklar-Balina Süperkümesi: Balıklar-Balina Süperkümesi 1986 yılında Brent Tully'nin farkına vardığı, 800 milyon ışık yılının üzerinde uzaklığa sahip, önemli birkaç süperküme içeren bir bölgedir.
Balıklar Kümesi: Balıklar Kümesi (ayrıca Balıklar Grubu olarak da bilinir) Balıklar takımyıldızı yönünde bulunan ve gökada zinciri oluşturan bir gökada kümesi.
Balıklar-Balina Süperküme Kompleksi: Balıklar-Balina Süperküme Kompleksi, Başak Süperkümesi'ni de içeren gökada süperkümeleri veya gökada iplikçiklerinin bileşik yapısıdır (Samanyolu'nun da bulunduğu Yerel Grup, Başak süperkümesi içindedir).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir