Alerji Kırmızı Lekeler

antijen baharatlar besin deride hatta hepsi histamin ilk kalp madde meyve reaks sebzeler solunum ya Alerji Kırmızı Lekeler Dudak Yanması Neden Olur bebeklerde yüzde kırmızı lekeler alerji kırmızı le..

Besin Alerjisi Nedir?

Besin alerjileri sadece o besini tüketmekle değil, dokunmayla hatta kokusuyla da ortaya çıkabilir.

Alerji; vücudun özel bir maddeye karşı gösterdiği aşırı tepkidir. Alerjik reaksiyona yol açan antijen ise alerjik madde (alerjen) olarak adlandırılır. Alerji birçok maddeye karşı olabilir. Aslında besin alerjilerinin görülme oranı çok fazla değildir. Çocuklarda besin alerjisi görülme oranı daha fazladır. Çocukta yüzde 2- 8 oranında besin alerjisine rastlanırken yetişkinlerde yüzde 1 civarında, tüm nüfusta ise yüzde 2 oranında görülür.

Çocukların yaklaşık yüzde 5’ine besin alerjisi tanısı konmasına rağmen genellikle büyüyünce bu sorunları ortadan kalkar. Çocuklarda bu belirtilerin yüzde 70’i sindirim sisteminde, yüzde 4’ü deride, kalanı da solunum sisteminde görülür. Besin alerjileri sadece o besini tüketmekle değil, besine dokunma ve hatta kokusunun solunmasıyla da ortaya çıkabilir. Belirtiler besini tükettikten saniyeler ya da saatler sonra gelişebilir.

Genelde kalıtımsal olan besin alerjilerinin hemen hemen hepsi erken yaşlarda tanımlanır. Besin alerjisinin tüm olumsuz etkilerinden korunmak için görülen ilk belirtilerde doktora başvurulup tedaviye başlanılması gerekmektedir.

Bulguları neler?

Alerjisi olan kişi alerjik reaksiyon oluşturan bir şey yediğinde vücudu antikor yaparak kendini korur. Antikorlar, histamin gibi kimyasalların salınmasına sebep olur ve bu kimyasallar kırmızı lekeler, kaşıntı, kalp atışlarının hızlanması gibi rahatsızlık verici belirtilere neden olur.

Süt, yumurta, balık ve kabuklu deniz ürünleri, yağlı tohumlar (fındık, fıstık gibi), tahıllar, baklagiller, etler, meyve ve sebzeler, baharatlar, bal, çikolata değişik alerjenler içerebilir. Bu besinlerden bazıları diğerlerine göre daha sık alerjiye neden olurlar. Örneğin: süt, yumurta ve yer fıstığı meyve sebzelere göre daha sık alerjik reaksiyona neden olur.

Deri reaksiyonları; Dudakların şişmesi, ağzın, dilin yüzün veya boğazın şişmesi, ürtiker, döküntü ve kızarıklık, kaşıntı ve yanma, terleme, kırmızı lekeler.

Kulak burun boğaz ve akciğer reaksiyonları; Kulaklarda çınlama, baş dönmesi ve dengesizlik, hapşırma, burun tıkanıklığı, akıntısı ve kaşıntısı, kuru öksürük, astım, solunum sıkıntısı, nefes darlığı.

Mide ve bağırsak reaksiyonları; Bulantı, karın ağrısı, kusma, ishal, kramp, gaz, hazımsızlık, mide yanması.

Kardiyovaküler reaksiyonlar; Kalp çarpıntısı, düzensiz nabız, karıncalanma, bayılma, ellerde kızarıklık, solgunluk, ateş.

Besin alerjisi olan birçok kişi için reaksiyonlar tehlikeli olmaktan çok rahatsızlık vericidir. Ancak ender de olsa bazı durumlarda anafilaktik reaksiyonlar (bir maddeye karsı gösterilen aşırı hassasiyet) oluşabilir. Anafilaktik reaksiyonda genelde yemekten birkaç saniye veya birkaç dakika sonra belirtiler hızlı ilerler. Bunlar arasında kaşıntı, boğazın şişmesi ve solunum zorluğu, terleme, hızlı ve düzensiz kalp atışları, düşük kan basıncı, bulantı, kusma ve şok sayılabilir. Eğer vücudunuz böyle bir reaksiyon göstermeye yatkınsa yanınızda mutlaka tıbbi bir kimlik bulundurmalısınız.

Bir yiyecek günlüğü tutmanız ve aldığınız tüm yiyecekleri veya çocuğunuz için tüm yiyecek ve içeceklerle ilaçları yazmanız hangi besinlere karşı alerjiniz olduğunu tespit etmenizde önemli bir yol olabilir. Diğer bir yöntem de doktorunuzun şüpheli yiyecekleri bir süre yememenizi önermesidir.

Sık görülen besin alerjileri ve belirtileri

• Süt ve süt ürünleri; Özellikle süt, peynir, yoğurt, dondurma, krema ve kremalı çorbalar.

Belirtiler; Kabızlık, ishal, nefes darlığı, burun akıntısı, nezle, migren, irritabl bağırsak sendromu (IBS).

• Yumurta(özellikle beyaz kısmı); Kekler, dondurma, beze, mayonez, salata sosları, waffle.

Belirtiler; Ürtiker, karında şişlik ve ağrı, astım, egzama.

• Soya ve soyalı ürünler; Soya sütü, soya fasulyesi, tofu, soya sosu, bazı glutensiz ekmek ve ürünler.

Belirtiler; Baş ağrısı ve hazımsızlık.

• Buğday ve buğday ürünleri; Un, ekmek, bisküvi, arpa, çavdar, bira, peksimet türü besinler.

Belirtiler; Migren, ishal ve kilo kaybı, IBS.

• Yağlı tohumlar; Yerfıstığı, fıstık ezmesi, ceviz, fındık ve fıstık içeren çikolatalar, bisküviler.

Belirtiler; Ürtiker, deride kabartılar, astım, egzema. Bazı durumlarda anafilaktik şok.

• Katkı maddeleri; Katkı maddeleri eklenmiş, paketlenmiş,işlem görmüş yiyecek ve içecekler.

Belirtiler; Hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı.

• Balık; Tütsülenmiş balık, uskumru, somon, morina ve dil balığı.

Belirtiler; Migren, mide bulantısı, ürtiker, karında şişlik ve ağrı

• Kabuklu deniz ürünleri; Karides, yengeç, ıstakoz, istiridye, midye.

Belirtiler; Uzun süren karın ağrısı, migren ve mide bulantısı.

Dilara Koçak /Milliyet

Bebeğin Cildi Önem İster

Bebeğinizin Cildine Önem Verin
Bir bebeğin cildi yetişkinden farklı özellikler taşır. Bebeklerde enfeksiyonlara karşı koruyacak sistem henüz tam anlamıyla kurulmamış olduğundan cilt bakımı çok önemlidir. Bebeklerin cilt sağlığının korunması için anne-babaların bazı önlemleri almaları gerekiyor. Yeni doğan bebeklerde göbeğin henüz düşmemiş olması, bu bölgenin sürekli kuru ve temiz tutulmasını gerektiriyor. Derinin boğumlu olduğu çene altı, çene, yanaklar ve ağız çevresinin cildi de salya ve süte karşı çok hassastır. Bu bölgelerdeki herhangi bir tahrişi önlemek için cildin bu bölgelerini sürekli temiz ve kuru tutmak gerekir. Aksi takdirde tahrişlerin ve ardından da enfeksiyonların ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

Bebek Cildi Yetişkin Cildinden Farklıdır

Yeni doğmuş bebeklerin cildi yumuşacıktır, insanda dokunma isteği uyandırır. Ancak nazik cilde sahip bebeklerin cildinin sağlığı yapılacak bakıma ve alınacak önlemlere bağlı. Çünkü henüz kendini koruyamaması nedeniyle birçok hastalığa davetiye çıkarıyor bebek cildi.

Tedavi Gerektirmeyen Cilt Problemleri

Bebeğin cildinde zamanla kendiliğinden kaybolacak ve hiç tedavi gerektirmeyecek bazı problemler olabilir. Hiç telaşlanmayın, Eğer problemin çok uzadığını hissederseniz doktorunuza başvurunuz.

Yaygınca görülen bu tür cilt problemleri şunlardır:

Cilt Soyulması:
Bebek, ana rahmindeyken cildinin üzeri mumsu, koruyucu bir madde ile kaplıdır. Bu tabakanın yıkanarak zorla çıkarılmasına gerek yoktur. Zaten bu tabaka kendiliğinden banyolar sırasında yıkandıkça kaybolacaktır. Bu sırada cildin soyulması da mümkündür. Özellikle biraz erken veya biraz geç doğan bebeklerde, cilt soyulması daha da belirgindir. Bunun nedeni çok iyi bilinmemekle birlikte, doğumdan önce, bu bebeklerin cildini kaplayan mumsu koruyucu tabakanın, tüm cildi kaplayacak miktarda olmadığı düşünülmektedir. Cilt soyulması birkaç hafta içinde kendiliğinden biter. Bu dönemde dikkat edilecek en önemli konular, banyosunu yaptırırken yumuşak bir ürün kullanmak ve bebe yağı gibi nemlendirme gücü yüksek bir ürün ile cildini sürekli nemli tutmaktır.

Cilt kuruluğu:

Aşırı cilt kuruluğu bazen de ailesel nedenlere bağlı olabilir. (Ekzema veya atopik cilt rahatsızlıklarına yatkınlık gibi). Cilt kuruluğu aşırı ise bebeğe rahatsızlık verir. Banyosunda kullanılan ürün ve bol bebe yağı ile cildi nemlendirerek onu rahatlatmak gerekir. Bu uygulamayla belirtilerin geçmesi gerekir. Aşırı kuruluk geçmez, kaşıntı ve giderek ekzema belirtilerine dönüşürse bu, bebeğin rahatsızlığını arttıracaktır. Bu durumda, bebeğin bir sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekir. Doktor, ilaçla tedavi önerebilir. Bebeğe, üzerine sıkı oturmayan bol pamuklu giysiler giydirmek ve onu çok sıcak, çok soğuk ve rüzgarlı ortamlardan, ev bitkilerinden, evcil hayvanlardan, polenlerden ve sigara dumanından uzak tutmak gerekir. Enfeksiyonlara karşı yatkın olabileceği hatırlanarak, cildinde ekzema olan bebeklerin, cilt yaraları, uçuk gibi rahatsızlığı olan yetişkinlerden de uzak tutulmasında yarar vardır.

Başta Konak:
Bebeklerde aşırı miktarda üretilen yağsı maddelerin birikimi sonucu kuru cilt kabukları halinde, şapka gibi kafa derisini kaplayan beyaz, ya da sarımsı-kahverengi tabaka oluşur. Yumuşak tutulduğu ve zorlanarak taranmadığı sürece bebeğe acı vermez. İyi bir bakım konak probleminin tedaviye gerek kalmadan kaybolmasını sağlayacaktır. Bunun için, hergün banyodan önce bebe yağı ile masaj yapılarak konakların yumuşatılması, sonra da bebe şampuanı ile yıkanması ve yumuşak hareketlerle saçın fırçalanması yeterli olacaktır.

Döküntüler:

Yeni doğan bebekte görünüşleri birbirinden farklı, değişik tipte döküntüler görülebilir. Bunlar kısa süre içinde kendiliğinden kaybolurlar, endişe etmeye gerek yoktur. Sık rastlanabilen döküntüler şunlar olabilir:

Süt Döküntüsü (Milia): Yeni doğan bebeğin burnunda veya alnında görülebilen, beyaz veya bazen sarımsı noktacıklardır. Bazen çenede de görülebilirler. Süt ile hiçbir ilgisi olmayan bu minik noktacıklar, cilt gözeneklerinin tıkanması sonucu ortaya çıkar. Bebeğin cildi yeni dış ortama alışınca bu noktacıklar da kendiliğinden birkaç hafta içinde kaybolur. Herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Gözenekleri açmaya sakın çalışmayın. Cildi tahriş edip, mikrop kapmasına yol açabilirsiniz.

Sıcak döküntüsü/Ter bezleri iltihabı (Miliaria): Hafif kabartılar halinde, kırmızı renkli, sivilce görünümünde döküntülerdir. Bu döküntü, bebeğin yüzünde veya vücudunun giysi ile kaplı tutulan yerlerinde görülebilir. Bebeğin fazla sıcak tutulması nedeniyle ortaya çıkarlar. Bebeği aşırı giydirmemek, daha serin ortamda bulundurmak, (oda ısısı 18-22°C olacak şekilde) cildini kuru ve temiz tutmak dışında bir tedaviye gerek yoktur.

Bebeklik Sivilcesi: Görüntüleri, yetişkinlerde görülen sivilce gibidir. Doğum öncesi anneden aldığı hormonların etkisiyle oluşurlar. Birkaç hafta içinde kendiliğinden geçecektir ve hiçbir tedaviye gerek yoktur. Cildi temiz tutmak yeterlidir.

Toksik Eritem: Vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Ciltte, güneş yanığı gibi kızarıklıkla çevrelenmiş kesecikler veya kabartılar halinde görülen bir döküntüdür. Tek tek, dağınık halde veya gruplar halinde olabilir. İlk haftalarda görülen bu problem, kendiliğinden kaybolur ve tedavi gerektirmez.

Dudaklarda görülen minik kabartılar: Emme hareketi nedeniyle bebeğin hassas dudak derisinde görülebilirler. Dudak derisindeki bu kabartılar da kendiliğinden geçer.

Yanaklarda görülen döküntüler: Ekzemalı bebeklerde daha sık görülmekle beraber, bazı bebeklerin yanaklarında görülen bir döküntü türüdür. Yanaklarda cilt, kırmızı ve oldukça kurumuş görülür. Genellikle, ıslak kalan ciltte görülür. Örneğin, uyurken ağzından akan salyanın yastığını ıslatması nedeniyle bebeğin yanağı sürekli bu ıslaklıkla temas halinde kalabilir. Bu tür döküntüyü önlemek için, bebeğin cildi yumuşak, temizleyici bebe losyonuyla silinerek temizlenmeli ve nemlendiriciler kullanılarak yumuşak tutulmalıdır.

Doğum Lekeleri:
Bazı bebeklerin vücudunun herhangi bir yerinde görülebilen ve doğum lekesi olarak adlandırılan lekeler olabilir. Çoğu doğum sırasında bebeğin maruz kaldığı basınç nedeniyle ortaya çıkar. Kısa bir süre sonra kendiliğinden kaybolurlar. Bazıları ise daha uzun süre kalabilir veya önemli bir problemin belirtisi olabilirler.

İlk olarak, bir süre sonra kendiliğinden kaybolan, tehlikesiz doğum lekelerine bir göz atalım:

Leylek Isırığı: Göz kapaklarında, alında veya ensede görülen minik kırmızı lekelerdir. İnce kan damarlarının genişlemesi nedeniyle oluşurlar. Zararlı değillerdir. Göz kapağı veya alındaki-ler, aylar sonra da olsa kaybolurlar. Ensede olanlar genellikle kalıcıdırlar.

Çilek Hemanjiyomu: Başlangıçta büyüme eğilimi olan hafif kabarık, sün-gerimsi, gelişigüzel şekilli çileğe benzeyen bu kırmızı lekeler uzun süre kalıcı olurlar. Buluğ çağında kendiliğinden kaybolurlar.

Porto Şarabı Lekelesi: Pembe, kırmızı renkli bu lekeler de genellikle bebeğin yüzünde görülür. Yeni doğan bebekte pek farkedilmeyecek kadar açık renkte olan bu lekeler, giderek koyulaşır. Cilde çok yakın olan kılcal kan damarları nedeniyle oluşurlar. Kalıcı olan bu lekeler de, günümüzde lazer tedavisi uygulanarak yok edilebilirler.

Mongol Lekesi: Bu lekeler bebeğin sırtında, kalçalarında geniş alanlara yayılmış bir morartı olarak görülürler: Esmer bebeklerde daha yaygın olarak görülmektedirler. Çocukluk yaşlarına (4-7 yaş gibi) kadar kalıcı olabilirler. Fakat kesinlikle zararsızdırlar.

Anne Babalara Pratik Öneriler
Ciltteki çoğu lekelerin ve izlerin doğumu izleyen bir iki hafta içerisinde kaybolacağını aklınızdan çıkarmayın.
Bebeğinizin bulunduğu ortamın hijyenik şartlarına ve bebeğinizin bakımında temizliğe önem verin.
Bebeğinizin cilt bakımında kullandığınız ürünlerin hipoalerjik, pH değerleri nötral ve yumuşak formüllü olmasına dikkat edin. Satın alırken de etiketinde bu bilgilerin yazılı olduğu ürünleri seçin.
Ekzema gibi cilt rahatsızlıkları olan bebekleri sağlık kuruluşlarına götürmeyi ihmal etmeyin.
Bebeğinizin cildini her zaman bebe yağı veya nemlendirici kremle nemlendirin.
Banyo sırasında alkali sabun içermeyen banyo köpüğü veya yumuşak formüllü bebe sabunu kullanın.
Gerçek göz yakmayan formüllü şampuan kullanın. Bebek gözünü kapayamayacağı için gözüne kaçacak şampuan, banyoyu sevmemesine yol açabilir.
Alt temizliğinde su ve pamuk veya temizleme losyonu kullanarak tüm kirlilik ve yağsı atıkları bebeğinizin cildinden tamamen temizleyin.
Konakları zorlayarak çıkarmamaya dikkal edin.
Bebeğinizi pişikten koruyun.

Pişik Nedir?
Pişik bebeklerin karşılaştığı en yaygın ve en karmaşık cilt sorunlarından biridir. Hemen hemen bütün bebekler bir şekilde pişik problemiyle karşılaşırlar. En sık rastlandığı dönem ise 0-18 aylar arası dönemdir.
Pişik, bezli bölgede cilt tahrişi ve kızarıklığı şeklinde ve bazen de daha ciddi boyutta bir problem olarak görülür. Bebek cildinin idrarla temas ettiği bezli bölgede meydana gelir. Pişik tek başına görülen bir olay değildir; pek çok çeşidi olduğu gibi, pek çok da sebebi vardır. Bazen birkaç faktör biraraya gelerek pişiğin ortaya çıkmasına neden olur.

Pişiğin temel nedeni ıslaklıktır. Bezin yarattığı kapalı ortam, sürtünme, idrar ve dışkı ile temas diğer yardımcı etkenlerdir. Ayrıca bebek cildi, yapısı nedeniyle tahriş olmaya yatkındır, bu pişiğin neden en yaygın görülen cilt problemi olduğunu açıklayabilir.

Pişik Neden Oluşur?

Temizlik kurallarına dikkat etmemek: Sık alt temizliği bebeğinizin hassas cildinin ıslaklığa ve kirli alt bezine temasını azaltacaktır.
Bebeğin alt bezi, cildi için ıslak ve sıcak bir ortam yaratır.

Cildin tahriş olmasının diğer bir nedeni de sürtünmedir. Cildin boğum yerlerinin birbirine sürtünmesi ve bezin cilde sürtünmesi pişik oluşmasına yardımcı olur. Hele ıslak ve sıcak bir ortamda, cilt sürtünmeden daha da fazla etkilenmektedir. Tahriş olmuş cilt ise mikropların saldırısına açık hale gelecektir.

İdrar: Pişiğin en önemli sebeplerinden biridir. İdrarlı bez uzun süre cilt üzerinde kaldığında, idrar bozularak cildi tahriş eden bir maddeye (amonyak) dönüşür. Üst üste tekrarlanan bu olay bir süre sonra pişiğe yol açar.

Dışkı (bebeğin kakası): İdrar gibi dışkı da cilt üzerinde uzun süre kaldığında tahrişe yol açar. Dışkı, idrar ile birlikte pişik tehlikesini artırır. Bir kez pişik oluşunca da enfeksiyon tehlikesi artacaktır.

Hangi Durumlar Pişiği Artırır?

Pişiğin nedenlerini iyi bilmek, pişik ile mücadelede yardımcı olacaktır. Özellikle aşağıdaki nedenler pişik riskini artırırlar:

Alt bezi yeterince sık değiştirilmediğinde, (idrar ve kakası nedeniyle)
Alt temizliği yeterince iyi yapılmadığında,
İshal olduğunda,
Ek besinlere geçildiğinde, sulu ve sık kaka yapıyorsa,
Diş çıkarma döneminde,
Antibiyotik tedavisi yapılıyorsa ve bebek ishal olmuşsa,
Bez üzerine naylon külotlar giydiril-diğinde, cilt uzun süre havasız kaldığında pişik riski artar.
Pişiğin Önlenmesi İçin Pratik Önlemler:

Sağlık uzmanları aşağıdaki önlemleri önermektedir:
Kullandığınız alt bezi tipini kontrol edin (hazır bez veya kumaş bez gibi). Kullandığınız bez tipini veya markasını değiştirmek iyi bir fikir olabilir. Hazır bezler, baldırlar ve kalça üzerinde sıkı olmalı, ancak bacak arası bölümü ıslaklığı en iyi şekilde emebilmesi içinde geniş olmalı. Tek yönlü emme özelliği olan hazır bezlerden kullanmak yararlı olabilir.
Bebeğinizin cildini kuru tuttuğunuz ölçüde, ıslak bezin sürtünme yoluyla tahriş edici etkisinden de korursunuz.
Düzenli, sık ve yeterli alt temizliği yapın. Bu sayede bebeğinizin hassas ve korunmaya muhtaç cildini ıslaklık ve kirli alt bezinin zararlı etkilerine karşı (idrar ve kakasının etkisinden) korursunuz. Bebeklerin hassas ciltlerinin sağlığı için hijyenik şartlar ve altının kuru olması çok önemlidir.
Temizleme Losyonu içeren ıslak mendiller ile veya bir parça pamuk üzerine temizleme losyonu dökülerek alt temizliği yapılmalıdır. İlk haftalarda sadece bir parça pamuk ve su kullanılması yeterli olabilir.
Cilt banyo lifi veya sert kumaş bezle temizlenmemeli-dir, ıslaklıkla uzun süre temas etmiş cildin daha kolay tahriş olduğu hatırlanmalıdır.
Bebeğinizin altını mümkün olduğunca sık havalandırın.
Her bez değişiminden sonra, pişik olsun olmasın, ince bir tabaka halinde koruyucu pişik kremi kullanılmalıdır.

Koruyucu özellikte pişik kremleri pişiği hem önlemekte, hem de daha çabuk iyileşmesine yardımcı olmakta yararlıdır.

Pişik kremi cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak,
Bezin sürtünmesiyle cildin tahrişini
İdrar ve dışkının cilde saldırarak pişik oluşturmasını önlemekte etkilidir.
Pişik oluştuktan sonra, pişikli cildin üzerinde oluşturduğu koruyucu tabaka ile
Pişikli cildin sürtünme, idrar ve dışkı ile tekrarlanan tahrişlerini önler. Bu nedenle tahrişin, yani pişiğin iyileşebilmesine ortam hazırlar.
Formülünde cildin iyileşmesine katkıda bulunacak maddeler içeriyorsa, bu yolla da cilde yardımcı olarak cildin kendini tamir etmesini destekler.
Bakterilerin çoğalmasını önleyen maddeler içeriyorsa, yaralanmış, tahriş olmuş cildin mikropların saldırısına uğramasını önleyebilir. Bu nedenle de ikincil enfeksiyonların oluşmamasına yardımcı olur.
Koruyucu (bariyer) özelliği olan pişik kremleri, bu nedenle, her alt değiştirmede, iyice temizlenip kurulanmış cilde sürülerek kullanılmalıdır.

Bebeklerde Tedavi Gerektiren Cilt Problemleri

Tedavi gerektiren cilt rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisinin gecikmesi, bebeğin daha uzun süre sıkıntı çekmesine neden olur. Birkaç günden uzun süren belirtiler görürseniz, hemen doktorunuzu aramalısınız. Tedaviye erken başlamak önemlidir.

Bebeklerin yaşama gözlerini açtıkları ilk günlerde ya da bir süre sonra bazı cilt rahatsızlıkları ortaya çıkar. Bunlardan bazıları tedavi gerektirir ve mutlaka bir sağlık kuruluşuna veya doktora başvurulması gerekli sorunlardır.

Mantarların Neden Olduğu Pişik

Normal pişikten farklı bir pişik türüdür. Bezli bölgeyi tamamen kaplayan parlak kırmızı renkte ve kabarcıklı görünüşü olan bu pişik türü, pişik kremi kullanarak geçmez. Hemen bir sağlık kuruluşuna veya doktora başvurarak önerilen ilaçları kullanmalısınız.

Pamukçuk

İlk aylarda, ağız içi ve dil üzerinde görülen, bir mantarın yol açtığı rahatsızlıktır. Önce beyaz lekeler halinde başlar. Sonra tüm dili ve ağız içini kaplar. Pamukçuk, ağrı yaparak bebeğin beslenmesini de engeller. Bebek emzirili-yorsa, annenin meme temizliği ve her tür beslenme araçlarının temizliği bu rahatsızlıkla savaşırken çok önemlidir. Pamukçuk gördüğünüzde bir sağlık kuruluşuna başvurmalı, önerilen tedaviyi hemen uygulamaya başlamalısınız.

Ekzema

Sebebi çok iyi bilinmeyen ve mikrobik olmayan bazı cilt rahatsızlıkları da özel bakım gerektirir. Bunlar arasında en yaygın olanı “Ekzema”dır. Ekzema-nın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, daha çok kalıtımsal faktörler rol oynar. Ailede astım, saman nezlesi, ekzema veya benzer rahatsızlıkların olması, bebekte ekzema görülme riskini artırır. Ekzemalı cildin aşırı kuru, kırmızı renkte, kaşıntılı ve yer yer küçük keseciklerle dolu olduğu gözlenir. Bebeğin yüzü, kulak arkaları, cilt boğumları, koltuk altları, diz ve dirsekleri ek-zemanın ortaya çıkmasına uygun bölgelerdir.

Bebeklerde atopik ekzema daha yaygın olarak görülmektedir. Bebek cildi, çevresel faktörlere ve iritan maddelere karşı çok hassastır. Bu nedenle, bebeğin cilt bakım ürünleri ve giysileri özenle seçilmeli, aşırı sıcak, soğuk ve rüzgardan korunmalıdır. Bunların yanı-sıra; bebeği evcil hayvanlardan, bitki polenlerinden ve sigara dumanından da uzak tutmak gerekir. Ekzema kaşıntılı ise cildin tahrişine ve enfeksiyonlara neden olabilir. Ekzemalı bebeklerin, açık deri enfeksiyonları ve uçukları olan yetişkinlerden uzak tutulmasında büyük yarar vardır. Cilt temizliği ve bakım ürünleri özenle seçilmeli ve cildin kurumasını önleyen nemlendirici ürünler kullanılmalıdır. Cildin sürekli nemli ve yumuşak tutulmasını sağlayan bebe yağı, nemlendirici losyon ve kremler, kaşıntıyı azaltır ve bebeğin cilt bakımında yardımcı olurlar. Genellikle huysuz, iyi beslenmeyen ve iyi uyumayan ekzemalı bebeklere dar olmayan ve pamuklu giysiler giydirmek de, onları rahatlatacaktır.

Bazı dermatitlere, bir mantar türünün neden olduğu düşünülmektedir. Bunların tedavisinde, sağİık kuruluşu veya doktorun önerdiklerini dikkatle uygulamak, hijyene dikkat etmek ve doğru cilt bakım ürünleri kullanmak çok önemlidir.

Cildin kuru, kabuklu ve yer yer balık pulu görünümü almasına neden olan iktiyoz rahatsızlığı da, Ekzema gibi doktor gözetiminde tedavi edilmelidir.

Etiketler:bebeklerde yüzde kırmızı lekeler alerji kırmızı lekeler dudak yanması neden olur çocuklarda kırmızı noktalar yüzde kırmızı lekeler neden olur yüzde kızarıklık alerji üst dudak şişmesi dudaklarda şişme bebeklerde yüzde kızarıklık karında kırmızı lekeler dudak kızarıklığı vücuttaki kırmızı lekeler nedir çocuklarda yüzde kırmızı noktalar kuru oksuruk vucuta kasinti ve miyde bulantisi bebek vücudunda kırmızı lekeler çocukta kırmızı lekeler yüzde kırmızı noktalar çocuklarda vücutta kızarıklık göbekte kırmızı lekeler vücutta kızarıklık ve yanma
Alerjik konjonktivit: Alerjik konjonktivit aslında bir grup hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Temelde tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu ile birlikte görülmekte birlikte, süreğen -kronik- tiplerinde hücresel bağışık yanıt da -tip IV reaksiyon- rol oynamaktadır.
Alerjiloji: Alerjen sayılabilecek canlıları (parazitler, bakteriler, akarlar, ev tozu vs.) inceler.
Alerjik engelli: Alerjisel engelli, solunum yolları ile veya fiziksel temas sonrası vücutun belli maddelere normal insanlaradan daha farklı bir şekilde savunma mekanizmasını çalışmasına sebep olan bir çeşit bağışıklılık sistemi hastalığı.
Anafilaksi: Anafilaksi, vücutta alerjen maddelere karşı oluşabilen ciddi bir alerjik reaksiyon biçimidir. Bu alerjen maddelere örnek olarak böcek zehirleri, polenler, yiyecekler, ilaçlar verilebilir.
Kırmızıya kayma: Fizik ve gökbilimde kırmızıya kayma diye tanımlanan olay, bir nesneden yayılan görülebilen ışığın elektromanyetik tayfın kırmızı yönüne yaklaşmasıdır.
Kırmızı dev: Kırmızı dev, belirli bir kategorideki yıldızların evrimlerinin bir dönemindeki hallerine verilen isimdir.
Kırmızı cüce: Hertzsprung-Russell diyagramına göre kırmızı veya al cüce, küçük ve nispeten soğuk, ya geç K ya da M spektral tipi bir yıldıza verilen isimdir.
Kırmızı Pabuçlar (film): Kırmızı pabuçlar 1948 İngiltere yapımı dramatik müzikal filmdir. Özgün adı The Red Shoes olan film Türkiye'de Periler Dünyası adıyla da gösterilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir