Anakart Nedir Yapısı Nasıldır

Sponsorlu Bağlantılar
anakart bellek bios bir devreler kartlar kontrol mikro saat seti sinir sistemi temel veri yeni yonga Anakart Nedir Yapısı Nasıldır Anakart Yapısı anakart nedir anakart nedir yapısı nasıldır anakar..

Ana Kart Nedir, Yapısı Nasıldır?

ANA KARTLAR
1.1. Ana Kart Nedir, Yapısı Nasıldır?
Anakart, bir bilgisayarın tüm parçalarını üzerinde barındıran ve bu parçaların
iletişimini sağlayan elektronik devredir.Fiberglastan(sert bit plastik türevi) yapılmış,
üzerinde bakır yolların bulunduğ; genellikle koyu yeşil bir levhadır. Ana kart üzerinde,
mikro işlemci yuvası , bellek, genişleme yuvaları, BIOS , diğer kartlar için genişletme
yuvaları ve diğer yardımcı devreler (sistem saati , kontrol devreleri gibi) yer almaktadır.
Bir PC'nin hangi özelliklere sahip olabileceğini belirleyen en önemli bileşendir. Çünkü
ana kart üzerindeki elektronik bileşenler; bu PC'ye hangi tür işlemciler takılabileceğini,
maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin hangi hızlara
çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyebileceğini belirliyor.
Ana kartların temel görevi, üzerinde olan birimler ve genişletme yuvalarına takılacak
birimler arasında veri akışını sağlamaktır. Ana kart, insanların sinir sistemi gibi birimlerin
çalışmasını düzenlemek ve kontrol etmekle görevlidir.Resim 1.2 incelendiğinde anakart
üzerindeki tüm birimlerin yonga seti(chipset) adı verilen entegre devrelere bağlı olduğu
gözlenir.Bu entegreler, ana kartın beynidir ve tüm sistemin uyumlu şekilde çalışmasını
sağlar.
İlerleyen konularda detaylarına girilecek olan anakart bileşenleri, veri taşıyıcı
yol(BUS) adı verilen iletken hatlarla veya doğrudan yonga setine bağlıdır.Yonga setlerine
veri aktarılırken, veri üzerinde düzenleme yapılacaksa veya veri bir sıra dahilinde alınacaksa
ara yüz kontrol birimleri kullanılır.Anakart üzerindeki iki temel yonga seti, farklı birimlerin
çalışmasını kontrol eder.Ayrıca sistemin bir düzen içinde çalışmasını sağlayan saat frekansı
sinyali de osilatör devreleri tarafından farklı frekanslarda üretilerek gerekli birimlere giriş
olarak verilir.

Anakart Nedir? Ne İşe Yarar?

ANAKART

Bilgisayarın elektronik parçalarının tümünün takıldığı , bağlandığı elektronik devredir. Başka bir ifadeyle devre elemanlarını üzerinde bulunduran (slot, soket, entegre, chip,genişleme yuvaları vs.) elektronik plakettir. Ayrıca üzerinde işlemcinin, çeşitli kartların takılacağı yuvalar; kasanın arkasına açılan kısmında fare,klavye,monitör vs. bağlama noktaları bulunur. Anakart, diğer aygıtlardan gelen kabloları üzerinde barındırdığı için bu adı almıştır.

Son yıllarda işlemcilerin hızlanmasından sonra anakartların önemi arttı. Özellikle üzerinde bulundurdukları chipset’ler büyük önem taşıyor. Önemi, anakartların çoğu zaman markası yada modeli yerine üzerlerindeki chipset’in adı ile anılmalarından da anlaşılıyor. Birçok anakart aynı chipseti kullanmasına rağmen her birinin kendine has özellikleri var. Anakart üzerindeki ön bellek miktarı,ön belleğin kullanım şekli,entegre edilmiş giriş-çıkış kartının hızı, desteklediği ram çeşidi ve önbellekleyerek kullanılabildiği RAM miktarı, desteklediği veri transfer yolları, uyum sağladığı işlemci miktarı ve daha birçok teknik özellik kullanılan işlemci kadar önemli. Yetersiz bir önbellek sistemin performansını çok çok aşağılara çekmekte ve böylece yeterli performans almak mümkün.

Anakartlar özellikle pentium işlemciler çıktıktan sonra çok büyük değişikliklere uğradılar. Anakart üzerine takılan kartların,hem anakart ile haberleşmeleri hem de fiziksel boyutları açısından oturtulmaya çalışan standartlardan AGP,ISA ve PCI tüm anakartların vazgeçilmez parçaları.

Modelleri: LX,ZX,EX,BX vs………socet 370-423pin-478pin-775pin

Markaları: Azza, Gigabyte, Creative, Asustek, Sis,İntel vs….

ISA(Industry Standart Architecture): Standart endüstri mimarisi. Genelde anakartların güç kaynağına en uzak noktalarında bulunan siyah, uzun kart yuvalarıdır. Yaklaşık on yedi yıldır kullanılan ve eski bir mimari olan ISA, yeni nesil birçok anakartta bulunmamaktadır. ISA standartına sahip kartların bulunması da hızlı ve sonsuz PCI modellerin tercih edilmesi sebebiyle gün geçtikçe zorlaşmaktadır. 1984 yılında 8 bit’lik ISA standardı, 16 bit’lik veri iletim değerine çıkarılmıştır.

PCI(Peripheral Component Interconnet): Çevresel Bileşen Bağlantısı. 1993 yılında Intel tarafından geliştirilen PCI da, ISA gibi standart bir kart yuvasıdır. ISA slotların hemen yanında ve beyaz renklidirler. PCI slotlar teoride 64 bit’lik bir değerde veri transferine olanak sağlarlar. Ama uygulamada oluşan uyumluluk problemleri sebebiyle 32 bit’lik veri yolu olarak kullanılırlar. Veri taşıma hızları 33 ya da 66 MHz’dir. 32 bit’te 33 MHz’lik bir PCI veriyolunun taşıma kapasitesi 133 Mb/sn’dir. PCI yuvaları da ISA gibi plug&play (tak ve çalıştır özelliği) desteğine sahiptir. Günümüzde ses kartları, modemler, tv kartları vs. bilgisayar veriyolunu ve slotlarını kullanırlar.

AGP(Advantage Graphics Port): Gelişmiş Grafik Portu. Sadece ekran kartları için tasarlanmış özel bir veri yolu mimarisidir. Grafik uygulamalarının gitgide artması, işlemci ile ekran kartları arasındaki iletişimin giderek daha hızlı olması gerekliliğini doğurmuştur. Bunun sonucunda grafik kartları ISA’dan daha gelişmiş bir veriyolu olan, fakat günümüzde kullanılmayan VESA standardına geçmişlerdir. VESA’nın da yetersiz kalması sebebiyle PCI veriyolu kullanılmaya başlanmıştır. PCI’ın da gelişmeler karşısında yetersiz kalması 1997 yılında AGP veriyolunun tasarlanmasına yol açmıştır. AGP 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz frekans hızına sahiptir. Bu değerler 266 Mb/sn’lik veri transfer hızına erişmesine olanak tanır. Ayrıca özel bir sinyalleşme metodu ile bu hız 2 hatta 4 katına çıkabilir. 2*AGP(2 kat hızlı) standardında veri akış hızı 533 Mb/sn’dir. 4*AGP(4 kat hızlı) portu ise 1 Gb/sn hıza erişebilir.

Portlar: Kasanın arkasında bulunan fare, klavye, yazıcı, tarayıcı gibi bileşenlerin bağlandığı girişlerdir. Bunları seri ve paralel portlar, PS/2 klavye ve fare portları ile USB portu olarak sıralayabiliriz. Seri port, diğer bir deyişle “com portu” harici modemlerin bağlanmasında kullanıldığı gibi fare girişinin yapılmasında da görev alabilir. Paralel port yazıcı ya da tarayıcı gibi bileşenlerin bağlanmasında görev alırken, PS/2 klavye ve fare portları da isminden anlaşılacağı üzere klavye ve fare bağlantıları için kullanılır. Bir paralel bağlantının veri aktarma hızı seri bağlantı noktasının hızından on kat daha fazladır. Bu farkın sebebi seri iletimde birçok kontrol biti kullanılması ve bunun veri iletimini yavaşlatmasıdır. Ancak seri iletimin amacı daha az iletken gerektirmesidir. Bu sayede daha ince, ucuz ve dayanıklı kablolar kullanılabilir. Yani uzak bağlantılar seri iletimde paralel iletimden daha kolay gerçekleşir. Son yıllarda gerçekleştirilen USB(Universal ****** Bus/Evrensel Seri Veri Yolu) ise hemen hemen tüm harici bileşenlerin bağlanmasında kullanılabilir. Yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan USB portunun seri ve paralel portlardan üstünlüğü daha hızlı olmaları ve cihazların üzerinde bulunan USB yuvaları sayesinde birden çok cihazın aynı anda kullanımına izin vermesidir. (USB yazıcının arkasındaki girişe USB portunu kullanan bir tarayıcıyı bağlamak gibi.) Bunların dışında anakart üzerine entegre olan ekran kartı, ses kartı gibi bileşenlerin bağlantıları da birer porttur. Ayrıca CD-ROM sürücüler ve sabit diskler IDE portunu kullanarak anakart üzerine bağlanırlar.

Yonga Seti(Chipset): Tüm emir ve veri transferleri bütününün oluşturduğu trafiği denetleyen çiplerdir. Anakartın iyi ya da kötü seçilmiş olması halinde performansı çok ciddi şekilde etkileyecek birkaç parçadan biridir. Zaten anakart isimleri bu sebeple barındırdıkları yonga setinin ışığında anılır(Intel 430tx gibi).

Anakart Nedir Ne İşe Yarar Butun Bıılgıler

Anakart Nedir Ne işe yarar Butun bıılgıler

——————————————————————————–

ANAKARTINIZIN KALBİNİ TANIYOR MUSUNUZ?

Artık kimin dost, kimin düşman olduğu belli değil. Anakartların chipseti üreticileri, gemi azıya almış, tüm güçlerini en hızlı, en düşük maliyetli, en stabil ve en becerikli chipseti üretmek için seferber etmiş durumdalar. Rekabet en çok tabii ki kullanıcılara yarayacak.
CPU, bellek, sabitdisk ve diğer bileşenlerin bağlandığı anakart, gerçekten de adı üzerinde bilgisayarın bir anlamda annesi gibidir. Anakart, üzerindeki pek çok yapı taşının sağlıklı ve hızlı bir şekilde birbiriyle iletişimini sağlamaktan sorumludur. Bir kasanın içine anakartı monte edersiniz ve daha sonra tüm gerekli bileşenler teker teker sisteme dahil edilir. Anakartlar, görevlerinin karmaşıklığıyla bağlantılı olarak oldukça komplike bir yapı arz edebilirler. Özellikle son 1-2 yıldır farklı bellek tiplerinin kullanılmaya başlamasıyla anakartlar da oldukça temel faklılıklar görülebiliyor. Oysa 3-4 yıl önce BX chipset hala favoriyken ve tek yaygın bellek tipi SDRAM’ken anakartlar arasında performans açısından ciddi farklar yoktu. fakat SDRAM’e ek olarak DDR ve RAMBUS gibi tamamen farklı belek yapıları performansı doğrudan etkiliyor. Bunun sonucunda da aynı işlemciyi ve ekran kartını kullanan fakat chipsetleri farklı olan iki anakart arasında örnek vermek gerekirse bazı oyunlarda 30-40 kare/sn’ye varan farklar ortaya çıkabiliyor.

Bilgisayarın kalbi; Anakart,
Anakartın kalbi; Chipset
Nvidia’nın yorulmak bilmez Ar-Ge laboratuarları sağolsun, yakın zamana kadar ekran kartları donanım dünyasındaki en fala ilgi çeken bileşenlerin başında geliyordu. Fakat son zamanlarda anakart segmentindeki çeşitlilik, dikkatleri de bu yöne kaydırdı gibi. Bu bağlamda biraz daha derine inmek ve konuyu anakarttan ziyade anakartın tüm niteliklerini belirleyen chipset bazında ele almakta fayda var.
Özellikle son zamanlarda donanım dünyasının yıldızı olan chipsetler, basit anlamda anakartın kendisidir dersek abartmış olmayız. Zira anakartın üzerindeki giriş/çıkış (I/O) portları, CPU ve AGP bağlantısı ya da PCI yuvalarıyla ilgili tüm bağlantılar, kullanılan chipsetin becerileri doğrultusunda çalışır. Yani ses kartınız, CPU ve ekran kartınız olabilir ama bunları bir arada çalıştırabilmek için chipsetin fonksiyonlarına ihtiyaç duyarsınız. Zira chipset bu bileşenler arasındaki veri akışını düzenler. Chipsetler genellikle güney köprüsü (South Bridge) ve kuzey köprüsü (North Bridge) olmak üzere iki temel bileşenden oluşur. Kuzey köprüsü bellek, CPU ve AGP veriyolundan sorumluyken güney köprüsü (destekleniyorsa) tümleşik ses, USB, seri ve LPT portlar, IDE kanalları ve PCI yuvalarından sorumludur. Kuzey ve güney köprüleri genellikle ayrı iki chip olarak anakartın farklı uçlarında bulunursa da bazı chipsetlerde her iki birimin tek bir chip içine yerleştiği de görülüyor (ALi’nin böyle chipsetleri var). Aslına bakarsanız en büyük chipset üreticisi olan Intel, uzun zamandır kuzey/güney köprüsü yerine isim olarak MCH (Memory Controller Hub) ve ICH (I/O Contrller Hub) terimlerini kullanmayı tercih ediyor. Piyasada sözü geçen chipset üreticileri arasında ALi, SiS ve VIA hem AMD hem de Intel işlemciler için chipset üretirken Intel ve AMD sadece kendi işlemcilerini destekleyen chipsetler üretiyorlar.

Intel’den düşük maliyetli P4 çözümü: i845
Intel P4’ü tasarlarken PII mimarisiyle gelinebilecek en uç noktaya gelmiş olduğunun farkındaydı. Bu yüzden sadece yeni bir işlemci değil aynı zamanda yeni bir chipsete de ihtiyacı olduğunu da biliyordu. Her ne kadar RAMBUS mimarisi P4’ten önceye (i840) dayansa da düşmeyen fiyatları yüzünden RDRAM’e kullanıcılar hep temkinli yaklaştı. Öte yandan P4 tasarlanırken yüksek performansı yüzünden RAMBUS yapısı temel alındı. Her ne kadar RDRAM 1-2 yıl önceki kadar pahalı değilse de SDRAM fiyatlarındaki büyük düşüşler RDRAM ve SDRAM arasındaki fiyat farkının kapanmasın engel oldu. Buna bağlı olarak SDRAM de hala gündemde kalmayı başardı ve bu bir süre daha böyle devam edecek gibi.
P4, i850 chipsetleriyle birlikte lanse edilince pek çok kullanıcı bu yeni platformu bir anlamda “yadırgadı”. RAMBUS yani RDRAM kullanan i850 chipseti hala pek çok kişi için soru işaretiydi. Bu aşamada Intel çok geçmeden SDRAM destekli P4 chipseti i845’i piyasaya sürdü. Bu yeni chipset fiyat ve toplam maliyet olarak i850’ye nazaran başarılıydı belki fakat performans için aynı şeyleri söylemek zor. Zira i850 chipsetinin sahip olduğu Dual Channel RAMBUS mimarisinde bellek ve kuzey köprüsü (Memory Controller Hub ya da kısaca MCH) arasında 3.2GB/sn olan veri aktarım hızı, i845’te SDRAM’ın sınırlamaları yüzünden 1.06GB/sn’ye düşüyordu. Intel i845 içinde SDRAM’ın tüm olanaklarından sonuna kadar yararlanmasını sağlayacak bazı yeni ve özel eklemeler yaptıysa da P4 işlemciler gerçekten de i845 chipsetinde hayal kırıklığı yaratan bir performans ortaya koyuyorlar.

Eski AGP kartınıza elveda demenin zamanı
400MHz FSB hızında çalışan ve PC133 SDRAM destekli 82845 MCH, sadece 1.5V, 4x AGP kartları destekliyor. AGP ile MCH arasındaki veri aktarım hızıysa maksimum 1GB/sn’ye kadar çıkabiliyor. Güney köprüsü (I/O Controller Hub ya da kısaca ICH2) 82801BA ise toplam 4 USB portunu ve ATA 100 standardını destekliyor. Geliştirilmiş AC97 ile 6 kanal ses ve entegre ağ olanakları da 82801BA’nın yetenekleri arasında. Bunun dışında i845 chipsetlerinde MCH ile ICH2 arasındaki veri akış hızı 266MB/sn. i845 chipseti de tıpkı i850 gibi iki ayrı çıkış veren güç kaynağına sahip kasaya ihtiyaç duymakta. Bu arada testimizdeki i845, i845D ve i850’nin eski 3.3V AGP ekran kartlarını desteklemediğini hatırlatmakta fayda var. Bu tür bir kartın kullanılması durumunda ana kartın zarar görmesi muhtemel. Kartın AGP2x ya da 4x olması ne yazık ki bu konuda ayırıcı olmaya yetmiyor. Yani kartın grafik kartınızın slot bağlantısının 2 ya da 3 çentikli olması sizi aldatmasın. Zira bazı SiS, nVidia TNT2 ve TNT Vanta işlemcili kartların AGP4x 3.3V olduğu biliniyor. Bu aşamada en iyisi yeni bir anakart satın alırken desteklediği AGP kartının türünü iyi belirlemek ve mevcut ekran kartınızla karşılaştırmak. Her halükarda AGP2x kartların çoğunlukla 3.3V olduklarını ve bu konuda problem çıkardıklarını hatırlatmakta fayda var.

SDRAM ve P4: Kesinlikle çok sevimsiz bir ikili
Testimizde i845 chipsetini Abit BL7-RAIT temsil ediyordu. Bize herhangi bir sorun çıkartmayan anakart tüm testleri takılmadan bitirdi. Aslına bakarsanız SDRAM fiyatlarının bu kadar düştüğü bir zamanda böyle bir anakart insana göz kırpmıyor değil. Fakat bu durumda performans tablomuza bir daha bakmanızı öneririz. İ845, P4 için üretilmiş en düşük performanslı chipset ve öyle ya da böyle bizim tarafımızdan tavsiye edilmesi mümkün değil.

Bu aşamada RDRAM için fazladan para ödemek istemeyen yeni sistem alacak okuyucularımız, fiyat olarak şu sıralar SDRAM ile RDRAM arasında seyreden DDR destekli P4 anakartlara yönelebilirler PIII işlemcili sistemlerinden P4’e terfi etmek isteyen okuyucularımız ise (özellikle PIII800 gibi bir işlemcileri varsa) i845 chipsetli bir anakart satın almaları durumunda P4 işlemcisiyle ciddi bir performans artışı yaşamama ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır.

Intel DDR destekli i845D ile günah çıkarıyor

Bundan 2 yıl önce davet edildiğimiz ve Münih’te düzenlenen VIA Technical Forum’da gördüklerimiz oldukça heyecan vericiydi. VIA, AMD ve neredeyse tüm büyük bellek üreticileri DDR belleği yere göğe sığdıramıyordu. Bunu yaparken tabii RDRAM’ı yerin dibine batırdıklarını da tahmin edersiniz. Intel’se doğal olarak (çoğu zaman resmi olmasa da) bunun tam tersi bir söyle içinde oldu ve DDR belleğin stabilite sorunlarından dem vurarak RAMBUS’ın üstünlüklerinden bahsetti. Zaman geçti fakat Intel haklı çıktı. Şu an için RDRAM yani i850 chipseti P4 için en performanslı chipset.
Bunu söylerken P4 destekli DDR chipsetlerin performansını dikkate alıyoruz. Fakat 850 chipsetini taşıyan anakartların yüksek fiyatına ek olarak RDRAM fiyatlarının da SDRAM ve DDR belleğe göre yüksek olması, kullanıcıları yeni arayışlar içine itmiyor değil. Aslında VIA’nın P4X266 ile bu konuda epey önceden atmış olduğu bir adım var. Ayrıca SiS de 645 ile DDR destekli bir chipset üretmesi trendin gelişmesi açısından önemli bir gelişme.

Intel’den güzel bir sürpriz: DDR destekli chipset

Intel bir iki “ufak” makyajla SDRAM destekli 845 chipsetini DDR destekli hale getirmeyi başardı. İ845D ortaya çıktı. Neden gerekli değişiklikleri ufak bir iki makyaj olarak nitelendirdiğimizi açıklayalım. Her şeyden önce iki chipset dış görünüş ve isim itibariyle aynı. Yani 845D chipseti MCH olarak 82845 ve ICH2 olarak da 82801 BA’yı kullanıyor. Ayrıca her iki chipsetinde aynı CPU Bus mimarisine sahip olması tesadüf değil. Tabii Intel gibi bir dev 845 chipsetini tasarlarken daha baştan DDR’a geçişi planlamış ve tasarımda bu yönde bir esnekliği dikkate almış olabilir, bunu bilemeyiz. Sonuç olarak MCH’de SDRAM’den DDR belleğe geçiş sırasında tabii ki bazı değişiklikler yapılmış. Bizce de iyi olmuş.
Her halükarda i845D genel özellikleri açısından SDRAM/DDR farkını saymazsak i845’e çok benziyor. Tabii performans konusu hariç. Şu an için DDR 200/266 desteğine sahip olan 845D, bunun bir sonucu olarak MCH ile bellek arasında maksimum 2.1GB/sn’lik veri aktarımını destekleyebiliyor. Bellek konusunda önemli bir sınırlama 845’in aksine 845D 2 adet DIMM yuvasını ve maksimum 2GB belleği destekliyor. 3 adet DIMM yuvalı 845D chipsetli anakartlar üretmek mümkünse de Intel bunu tavsiye etmiyor. 845D’nin 850’ye nazaran en dikkat çeken yönlerinden biri de hem performans olarak hem de güç tüketimi açısından makul olması. Bunu altında chipsetin 0.25mikron teknolojisiyle üretilen 850’nin aksine 0.18mikron teknolojisiyle üretilmiş olması yatıyor.

Chipset performansı ve anakartın özellikleri

Testimize katılan i845D chipsetli anakart MSI Ultra-RU oldu. Performans testlerinde i850’ye meydan okuyan bu chipseti beğendiğimizi söyleyebiliriz. Doğrusunu isterseniz sadece bu anakart için bile birkaç sayfa yazı yazabiliriz. USB 2.0 desteği ve toplam 8 adet USB yuvası bu anakartın en dikkat çeken özellikleriydi. Bunun dışında anakart üzerinde bulunan ve 2 adet IDE portuna ek olarak RAID desteği de sağlayan Promise kontrolör, anakartın özenle hazırlandığını hatta bir anlamda “best of” olması için üretildiğini gösteriyor. 3 adet DIMM yuvasına sahip olan anakart, C-Media 18738 chip’i üzerinden altı kanal ses desteği veriyor. Yaklaşık 1MHz kendinden overlock’lu olan anakartta 2GHz P4, 2.019MHz hızında çalışıyordu. Bu pek hoş değilse de test sırasında herhangi bir problemle karşılaşmadığımız için bu durum bizi pratikte rahatsız etmedi. Fakat CPU saat hızındaki bu fazladan 19MHz,performans testlerinde çok az da olsa rol oynamış olabilir.
845D chipsetli diğer anakart markalarının tasarımları henüz ortada yok çünkü bu çok
yeni bir chipset .Fakat özellikle sunduğu fiyat/performans oranı ve genel özellikleri itibariyle MSI kesinlikle oldukça cazip bir anakart üretmiş. Tekrar chipsete dönersek MSI bu anakartta oldukça fazla özellik sunuyor ve doğal olarak bu fiyata da yansımıştır. Bu aşamada 845D chipsetini taşıyan ve çok daha uygun fiyatlı anakartları yakında görebiliriz. Sonuç olarak i845, testimizin en dikkat çeken katılımcılarından biri ve mükemmel bir 850alternatifi.

P4 platformu için biçilmiş kaftan: i850

Aslına bakarsanız i850’nin özellikleri birkaç sayfaya sığacak gibi değil. Zira Intel P4 ve 850 chipsetiyle başlı başına bir konsept ortaya atıyor. Bu konseptin tüm yapılarına girmeye yerimiz müsait olmadığı için fazla detaya dalmadan i850’yi özetlemek durumundayız. i850, RAMBUS mimarisi üzerine kurulu bir chipset ve bunun sonucu olarak RDRAM kullanıyor. RDRAM modüllerinin pahalı olması ve 2’şer adet kullanılması zorunluluğu bir yana bırakılırsa P4 gerçekten de i850 chipsetleriyle diğer chipsetlere nazaran bariz olarak daha yüksek bir performans ortaya koyuyor. 82850 MCH ile belle arasında 3.2GB/sn gibi oldukça yüksek bir bant genişliği var. 828801BA ICH2 ile 6 kanal AC97 ses, ATA100 ve 4 adet USB portunu destekliyor. MCH, 4 RIMM olmak üzere toplam maksimum 2GB belleği destekleyebiliyor.
MCH ile ICH2 arasındaki veri aktarım hızıysa 266MB/sn gibi artık düşük sayılabilecek bir değerdeyse de bu değerin çok az chipset tarafından aşılabildiğini söylemek gerek. Öte yandan dual channel RDRAM sayesinde elde edilen 3.2GB’lık veri aktarım hızı bu chipseti rakipsiz yapıyor. MCH’nin AGP veriyolu ile arasındaki hız, diğer pekçok chipsette olduğu gibi 1GB/sn.

Performans ve i850 hakkında genel düşünceler

Testimizdeki i850 chipsetli anakart olan Abit TH7-II RAID, yüksek performansıyla ünlü bir kart. Fiyat olarak da tüm testin en pahalı katılımcısı olan anakart fiyatının hakkını veriyor fakat bu manzara çok yakında değişebilir. Eğer performans sizin için çok önemliyse ve P4 işlemcili sistem düşünüyorsanız hemen gidip 850 işlemcili bir anakart alın. Zira şu an için P4 platformunun şampiyonu o. Fakat fiyatsal dengeler ve performanstan ziyade fiyat/performans oranı sizin için önemliyse o zaman 845D chipsetli ve DDR kullanan bir anakart size daha çok hitap ediyor demektir.
RDRAM’in fiyatının yüksek oluşu bir yana RAMBUS anakartların da rakiplerine oranla yüksek fiyatlı olması P4’ün performansını düşük maliyetle birleştirmek isteyen kullanıcıların farkında olmadan performanstan önemli derecede ödün vermelerine sebep oluyor. Bu aşamada SDRAM çözümleri yerine P4 işlemciniz için DDR destekli bir chipsetin hatta bizzat 845D’nin en iyi çözüm olduğunu tekrar hatırlatalım. Alternatif arayan okuyucularımızın ilk bakmaları gereken adres tabi ki SiS 645 chipseti olacaktır.

VIA’dan P4 platformu için ilk DDR chipset: P4X266

VIA gerçekten cesur davranıyor. DDR destekli ilk chipseti üreterek Intel’e meydan okumak kolay iş değil. Intel, VIA’nın P4X266’sına oldukça sinirlendi ve şirkete dava açtı. Dava hala sürmekte. İntel’in SiS’in DDR çözümü olan 645’e benzer tepkiyi vermemesini lisans anlaşmalarına bağlamak mümkünse de VIA’nın böyle bir anlaşma olmadan piyasaya girmesi ilginç. Davanın sonucu ne olur bilinmez fakat sonuçlanmasının uzun zaman alması bekleniyor. Tüm bunlar bir yana VIA’yı ilk DDR destekli P4 chipseti ürettiği için takdir etmeliyiz.
VT8753 kuzey köprüsünü kullanan P4X266, güney köprüsü olarak VT 8233/8233C chip’ini kullanıyor. Chipset’in en ilginç yanı da tıpkı Ali Magik1 gibi DD ve SDRAM belleği destekleyebilmesi. Testte VIA P4X266’yı temsilen katılan Azza P4X2-AV ne yazık ki sadece DDR yuvalarına sahipti ve chipsetin SDRAM ile göstereceği performansı ölçmemiz mümkün olmadı. PS100/133 ve DDR 200/266 bellek destekli chipset maksimum 4GB belleği adresleyebiliyor. 3 kontrolör yardımıyla toplam 6 adet USB portuna sahip olan chipsetin kuzey/güney köprüleri arasındaki veri aktarım hızı VIA’ya özgü V-Link bağlantısıyla 266MB/sn olarak gerçekleşiyor. AC97 2.2 sesin yanında güney köprüsüne entegre 10/100MB ethernet ve 1/10MB Home PNA desteği P4X266’nın özellikleri arasında. Tabii P4’e özgü 400MHz FSB’nin yanında chipsetin ATA100 protokolünü de desteklediğini söylemeye gerek yok.
Yeri gelmişken bu chipsetin de tıpkı 845 ve 850 gibi iki güç kaynağı bağlantısına ihtiyaç duyduğunu belirtelim.

VIA P4X266: Fiyat/performans oranı fena değil fakat…

Gerek düşük fiyatı gerekse SDRAM kullanan 845 chipsetinden daha yüksek performans ortaya koyması açısından P4X266 sempatimizi topladı. Fakat şu an için performans açısından bu chipset pek de cazip değil. Öte yandan chipsetin fiyat/performans oranının i845’ten daha iyi olduğu da aşikar. Tabii bunu uygun fiyatlı anakartlar üretmesiyle tanınan Azza’nın testimize yolladığı P4X2-AV’yi dikkate alarak söylemek durumundayız. kısaca bundan 2 ay önce olsaydı bu chipseti kuvvetle tavsiye edebilirdik, fakat şu aşamada 845D chipsetli bir anakart sizi daha fazla memnun edecektir.

VIA, P4266A ile gündemde kalmaya devam ediyor

Aslına bakarsanız VIA chipsetlerinin hep daha gelişmiş bir A revizyonu çıkarmasıyla ünlü. P4X266A da kısa süre önce duyuruldu. Testimize yetişemeyen bu yeni chipsetin en dikkat yanı CPU ile kuzey köprüsü (VT8753A) arasındaki 400MHz FSB’ye 533MHz’lik FSB desteğinin de eklenmesi. Özellikle yakın gelecekteki P4’ler için bu çok önemli bir özellik. Ayrıca güney köprüsündeki 8233A’daki ATA133 desteği de ilk bakışta dikkat çeken gelişmeler arasında. Eğer P4X266 ile 266A arasında AMD platformundaki KT266 ve 266A arasındaki kadar performans farkı olursa (ki olacağını tahmin ediyoruz) P4X266A oldukça ilgi çekecek gibi. Hatta bu chipsetin performans olarak i850’yi geçmesi sürpriz olmaz. Öte yandan Intel ile ters düşmek istemeyen anakart üreticilerinin VIA P4X ailesine mesafeli durdukları da bir gerçek. Hatta belki de bu yüzden VIA kendi markasıyla ürettiği P4X266 chipsetli anakartları piyasaya sürmek zorunda kaldı.

SiS’ten P4 platformu için başarılı bir çözüm

SiS’in epeydir P4 platformu için planları olduğu biliniyordu. Sonunda şirket 645 chipseti ile ağzındaki baklayı çıkardı. Herşeyden önce bu chipsetin PC mimarisindeki önemli bir darboğazı aştığını belirtmemiz gerek. Kuzey/güney köprüsü arasındaki veri aktarım hızı diğer chipsetlerde 266MB/sn iken SiS 645’te bu 533MB/sn’ye çıkıyor.
Chipset kuzeyde 645 güneyde ise 961 chip’inden oluşuyor. SiS’te tıpkı Intel gibi kuzey/güney köprülerini kendi konseptine uygun olarak isimlendirmiş. Buna göre kuzey köprüsü HMAC (Host, Memory, AGP Controller) olarak adlandırılırken güney köprüsü MuTIOL Media I/O gibi uzun bir isme sahip.
Kuzey/güney köprüsü arasındaki hız PC’nin toplam hızına doğrudan etkir. Diğer chipsetlerdeki 266MB/sn ise çoğu zaman yetersiz kalır. Chipset üreticilerinin yapmak istedikleri ilk şey de zaten şu anda bir yolunu bulup bu hızı arttırmak. SiS erken davranıp bunu başarmış görünüyor. Zira 645 chipsetinde kuzey ve güney köprüleri arasındaki veri aktarım hızı 533MB/sn. Peki SiS bunu nasıl başarmış? Mevcut olanaklarla bunun imkansızlığını gören SiS mühendisleri MuTIOL (Multi-threaded I/O Link) teknolojisini geliştirmişler.
MuTIOL 3 ayrı safhadan oluşuyor. Buna göre güney köprüsü içine gömülü DMA kontrolörleri ve harici PCI kontrolörleri arasında 1.2GB/sn gibi bir veri aktarım hızı sağlanırken, yine güney köprüsü içindeki Multi-threaded I/O Link Encoder/Decoder ile kuzey köprüsü içindeki Multi-threaded I/O Link birimi arasında 533MB/sn hızında bir veri aktarımı gerçekleşiyor. Kuzey köprüsü 645 ise hem bellekle hem de güney köprüsü içindeki Multi-threaded I/O Link Encoder/Decoder birimi ile 533MB/sn hızında haberleşebilme özelliğine sahip.

SiS, 645 chipseti ile gelecek vaadediyor

Chipsetin yapı olarak hem DDR hem de SDRAM’i desteklemesi güzel. Fakat daha da ilginç olanı chipsetteki DDR333 desteği. Böylece SiS rakiplerinden farklı olarak kuzey köprüsüyle bellek arasında 2.7GB/sn gibi oldukça yüksek veri aktarım hızına ulaşabiliyor.
PC133 SDRAM kullanıldığındaysa doğal olarak bu rakam 1GB/sn’ye düşüyor. Chipset, testteki diğer P4 uyumlu chipsetler gibi iki güç kaynağı girişine sahip ve buna uygun bir kasaya ihtiyaç duyuyor.

Güney köprüsü: SiS 961 MuTIOL Media I/O

6 kanal ses desteği bulunan AC97 2.2 entegre ses ve 10/100MB ethernet’in yanında 1/10MB Home PNA desteği SiS 961’in ilk bakışta dikkat çeken özellikleri arasında. Ayrıca güney köprüsünün 6 adet USB portu, ATA 100 ve 6 adete kadar PCI yuvasını desteklemesinin yanında 133MHz’lik PCI iletişimi sırasında ortaya çıkabilecek bir dar boğazı önlemek için Multiple DMA buses, Multi-threaded I/O Link ve MuTIOL Connect gibi patenti Sis’e ait teknolojiler kullanması takdire şayan.
Chipsetin testlerde gösterdiği performansın beklentilerimizin altında kaldığını söylemeliyiz. Öte yandan bu durumun en önemli sebeplerinden biri kuşkusuz testlerde DDR266 bellek modülleri kullanmamız. Zira söylediğimiz gibi chipset gerçek performansını DDR333 kullanıldığında ortaya koyabiliyor. DDR333 yani PC2700 bellek bulmak ne yazık ki şu an için çok zor. Bu yüzden testte sadece DDR266 yani PC2100 bellek modülleri kullandık. Bunun dışında SiS’in VIA’nın aksine Intel’le yargıya ulaşmış bir lisans probleminin olmaması bu chipsetin ve sonraki mirasçılarının geleceğinin parlak olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak SiS 645 performans olarak VIA P4X 266’yı geçiyor fakat i845’in gerisinde kalıyor öte yandan chipsetin uygun fiyatı onu cazip kılan etkenlerin başında geliyor.
Testte kullandığımız SiS 645 chipsetli anakart olan Asus P4333’te 100MHz olması gereken sistem bus hızı100.9MHz olunca CPU saat hızı yaklaşık 2018MHz olarak ölçüldü. Yani bu kartta fabrika çıkışlı “dopingli” anakartlardan. Bunun dışına anakart oldukça zengin özelliklere sahip ve başarılı sayılabilir.

AMD Artık Daha Güçlü

AMD işlemcilerin en büyük problemi olan stabil ve problemsiz chipset eksikliği tarihe karıştı gibi. Yeni chipsetler gerçekten de tüm sürücüler ve yamalar eklendiğinde oldukça başarılı ve güven veriyor.

AMD, Athlon ile sürpriz yaparak Intel’e ciddi bir rakip olduğunu göstermeye başladığında Athlon işlemcisi için stabil bir chipset olmayışı pek çok kullanıcıyı AMD platformundan soğuttu. Gerçekten de Athlon iyi bir işlemciydi fakat AMD için chipset üreten en büyük şirket olan VIA’nın chipsetlerinde ciddi problemler vardı. TV kartlarıyla uyumsuzluklar, DVD izlemede kare atlamalar ya da büyük boyutlu dosya kopyalamada ortaya çıkan kilitlenmeler bu problemlerden sadece birkaçıydı. Bu sırada ortaya çıkan KT133 chipseti problemleri nispeten azalttı. Soket A destekli ilk chipset olan KT133’ü kısa süre sonra üretilen ve daha gelişmiş olan KT133A izledi. Bu yeni A revizyonunda pek çok hata düzeltiminin yanında PC133 bellek desteği ve bununla bağlantılı olarak da 266MHz FSB desteği gibi önemli gelişmeler de vardı. Chipset kuzey köprüsü olarak 8363A chipini kullanırken güney köprüsü olarak 686B işlemcisini kullanıyor ve maksimum 1.5GB belleği destekliyor.

686B güney köprüsünde Data Corruption problemi

4 adet USB portunu destekleyen KT133A; ATA 100, AGP4x, AC97 Audio, 200/266MHz FSB ve VCRAM desteği gibi özellikleri sayesinde kısa bir süre içinde popüler bir chipset olduysa da güney köprüsü olarak kullanılan 686B chip’i bu chipseti kullanan bazı anakart sahiplerinin epey canını sıktı. 686B Data Corruption (veri akışı sırasında ortaya çıkan bozulma) olarak forumlarda epey yankılanan bu sorun, VIA’nın açıklamasına bakılırsa anakart üreticilerinden kaynaklanan bir problem. Problemin kaynağı güney ve kuzey köprüsü arasındaki yanlış registry ayarlarından kaynaklanıyor ve sorun daha çok SB Live! Ses kartı kullanan sistemlerde çakışmaya ve veri aktarımı sırasında bozulmalara sebep oluyor. VIA’nın problemi düzeltmek adına yaptığı ilk şey; yeni 4in1 sürücüleri çıkartmak oldu. Tabii kullanıcıları bu problemle ilgi olarak anakart üreticilerine yönlendirmelerini saymazsak. VIA’ya göre problemi düzeltecek olan bios güncellemesi anakart üreticileri tarafından kolayca hazırlanabilirdi. Gerçektende bazı anakart üreticileri yeni bios versiyonlarıyla bu problemi bertaraf etmeyi başardı. Özellikler SB Live! Ses kartı kullanan sistemlerde ses kaydı sırasında oluşan bozulmaların ise chipset yüzünden değil anakart üreticilerin hatalarından kaynaklandığını savunan VIA’nın bu konudaki bir tavsiyesi de beta bios yüklememesi yönünde oldu. Sonuç olarak halihazırda KT133A chipsetli ya da 686B güney köprüsünü kullanan bir anakartınız varsa ve sorun yaşamıyorsanız ne ala. Fakat yukarıda bahsettiğimiz problemlere ek olarak CD yazamama, dosya kopyalama sırasında kilitlenme gibi problemlerle karşılaşıyorsanız en son bios ve sürücüleri yükleyerek çözüm yönünde önemli bir adım atabilirsiniz. Tabii her 686B chip’ini taşıyan anakartta bu sorunlar olmayabileceğini hatta uzun süredir yeni bios ve VIA sürücüleri sayesinde rapor edilen problem sayısında önemli bir azalma olduğunu söylemekte fayda var.
Testteki chipsetler dikkate alındığında KT133A’nın performans açısından son sıralarda yer alması sürpriz olmadı. Bunda chipsetin çıkış tarihi kadar desteklediği bellek tipi olan SDRAM de önemli rol oynuyor. Zira KT133A, özellikle AMD platformu için oldukça hızlı bir evrim yaşayan VIA chipsetlerinin bir anlamda büyükbabası sayılabilir. Tıpkı SDRAM’ın DDR bellekle karşılaştılınca oldukça düşük bir bant genişliği sunması da önemli bir dezavantaj. Bu aşamada AMD işlemcili bir sistem satın almayı düşünüyorsanız anakart olarak şu anda KT133A chipsetli bir seçenek pek mantıklı değil. Aslında böyle bir anakartı bulmak şu anda zaten kolay olmayabilir. Fakat biz yine de uyarımızı yapalım. Testlerimizde bu chipsete yer vermemizin sebebiyse tamamen halihazırda bu chipseti kullanan okuyucularımızın kendi sistemlerini yeni nesil chipsetlerle karşılaştırmalarına olanak sağlamak. Öte yandan SDRAM’ın miyadını doldurmak üzere olduğunu düşünürsek yeni bir sistem satın alırken DDR ya da RDRAM destekli bir anakart almakta fayda var. AMD işlemcileri için RDRAM destekli anakart yoksa da DDR, anakarttaki chipsete bağlı olarak hem Intel hem de AMD işlemciler için uygun bir bellek tipi.

Test sırasında karşılaştığımız küçük bir aksaklık

AMD 761/VIA868B chipsetini taşıyan Abit KG7-RAID daha önce söylediğimiz gibi test merkezimize piyasaya sürülür sürülmez Tayvan’dan ulaştırılmış oldukça başarılı ve yüksek performansı zengin donanımsal olanaklar ve stabiliteyle birleştiren seçkin bir ürün. Neredeyse tüm testleri sorunsuz tamamlayan anakart, 3D Mark 2001 testinde bizi şaşırttı. AthlonXP 1800 ile gerçekleştirdiğimiz testlerde rendering pipeline olarak D3D Software T&L seçtiğimizde Lobby (high Polygon) testinde sistemimizin kilitlendiğini gördük. Kilitlenme hep aynı yerde gerçekleşiyordu ve dering pipeline olarak hardware T&L seçtiğimizde sorun kalmıyordu. Bios’tan yaptığımız müdahaleler işe yaramayınca AthlonXP ile ilgili küçük bir uyumsuzluktan kaynaklandığını düşündüğümüz bir sorunu aşmak için Lobby testini tek başına ayrı olarak yaptık. Daha sonra 3D Mark 2001 içindeki Lobby dışındaki testleri gerçekleştirdiğimizde program otomatik olarak bu iki oturumda elde edilen sonuçları topladı ve böylece tek bir 3D Mark 2001 sonucunu alabildik.

AMD 767/VIA 686B’nin testlerde ortaya koyduğu performans

AMD 761/VIA 686B chipseti çok yeni sayılmaz. Buna rağmen performans testlerinde başa güreştiğini söylemek mümkün. Özellikle VIA KT266’yı neredeyse tüm testlerde geçmesi bu chipsetin oldukça başarılı ve sürekli güncellenen chipset arenasında popülaritesini yitirmediğini göstermeye yeterli. Şu an ülkemizde belli başlı markaların bu chipseti taşıyan modelleri mevcut ve AMD 761/VIA686B chipsetli bir anakart gördüğünüzde (hele hele bütçeniz için avantajlı bir alternatifse) satın alınacaklar listenize ekleyebilirsiniz.
VIA’dan AMD işlemcilere hediye: KT266 ve 266A
VT 8366 kuzey köprüsü ve VT8233 güney köprüsünü kullanan VIA KT266 AMD platformu için başarılı chipsetlerden biri. Aslında KT133A chipsetiyle büyük benzerlikler taşıyan chipsetteki en büyük gelişme kuzey/güney köprüsü arasındahi hızın 266MB/sn’ye çıkarılmış olması. Bu VIA’nın 8 bit genişliğinde olan ve 133MB’lik eski protokolü iki katına çıkılmasını sağlayan Vlimk özelliği sayesinde gerçekleşiyor. Chipset hem DDR 266/200 hem de PC100/133 SDRAM bellek modüllerini destekleyebiliyor. VCM (Virtual Channel Memory) desteği de cabası.

Kalite, hız ve yüksek performans birarada

Desteklenen 4GB DDR2100 bellek, chipsetin bu konuda oldukça başarılı olduğunu gösteriyor. Zira 4GB maksimum bellek miktarı olarak saygı duyulabilecek bir rakam. 6 adet USB portunu destekleyen güney köprüsünde; artık standart hale gelmiş standart ATA 100, entegre 6 kanal ses desteği (AC97), 10/100MB ethernet ve 1/10MB Home PNA desteği ve entegre modem (MC97) gibi özellikler mevcut. Peki VIA, KT266 ile ne getiriyor? Aslına bakarsanız bu chipsetin en önemli yanı sunduğu fiyat/performans oranı. Yüksek sayılabilecek bir performans sunan chipset, genel itibariyle sağlam ve oturmuş bir yapı arzediyor, ayrıca fiyatı da makul. Her ne kadar testimize katılan Asus A7V266, 1MHz kadar kendinden overlock’lu oluşu yüzünden 1533MHz’te çalışması gereken AthlonXP1800’ü 1544MHz’te çalıştırıyorsa da chipsetin performans testlerinde AMD761!in çok yakınında olduğunu söylemek gerek. Öte yandan fiyat olarak AMD 761’den daha uygun olması bu chipsete sempati duymamıza sebep oluyorsa da karar vermek için acele etmeyin ve yazımızı okumaya devam edin.

Daha yeni ve hızlı bir revizyon: KT266A

KT266A ilk çıktığında oldukça ilgi toplamıştı ve bu sırada VIAboş durmadı ve daha gelişmiş bir versiyon olan KT266A’yı ortaya çıkardı. Testimizde KT266A’yı temsilen Epox8KHA+ kullanıldı. Bu anakartın fiyatı ise KT266 kullanan Asus A7V266’dan sadece 6 dolar daha yüksek. Diğer markalar arasında nasıl bir ilişki var bilinmez ama bu şartlar altında KT266A chipsetli anakartlar dururken küçük bir fiyat farkı için fiyat farkı için performanstan ödün verip KT266 chipsetli bir anakart almak doğru olmaz. Aslına bakarsanız KT266 ve 266A arasındaki sadece kuzey köpründeki birkaç küçük (ama önemli) fark var. Herşeyden önce kuzey köprüsündeki bellekten sorumlu birim daha geliştirilmiş ve buna ek olarak dahili tampon mekanizmaları çok daha başarılı. VIA bu geliştirilmiş kuzey köprüsüne “A” ekleyerek 8366A’yı dolayısıyla KT266A’yı yaratmış oldu.

AMD platformu için şu an en iyi seçim

Nforce hızlı, gerçekten hızlı bir chipset. Üstelik becerikli ve çok amaçlı yapısı da oldukça etkileyici. Fakat fiyatının yüksekliği şu an için büyük problem. Aslına bakarsanız toplam maliyet düşünüldüğünde nForce chipsetli bir anakart, üzerinde taşıdığı bileşenler dikkate alınırsa pahalı sayılmaz fakat öyle ya da böyle yaklaşık 200 doları anakarta veremeyebilir. Bu aşamada KT266A nForce’a denk hatta daha iyi bir performans ortaya koyarken düşük sayılabilecek fiyatıyla da bizi şaşırtıyor. Zira şu an için AMD platformu için en hızlı diyebileceğimiz KT266A chipsetini taşıyan Epox 8KHA+, 108 dolarlık fiyatıyla da çok cazip.

Nvidia, nForce ile chipset arenasına giriyor

İşte nVidia’nın çok ses getiren chipseti. Nvidia gerçekten de grafik dünyasında olduğu kadar chipset arenasının da altını üstüne getirmeye başladı bile. NVidia, nForce içindeki kuzey köprüsüne IGP (Integrated Graphics Processor), güney köprüsünde ise MCP (Media Comunications Processor) adını veriyor. AMD patentli Hypertransport teknolojisini kullanan IGP içinde GeForce2MX çekirdeği kullanan bir dahili görüntü birimi mevcut. Hypertransport sayesinde IGP ve MCP arasında veriler her iki yöndeki bağlantılarla iki ayrı kanaldan aktarılıyor. Böylece veri aktarım hızı 400+400 toplam 800MB/sn gibi oldukça yüksek bir değere çıkabiliyor. Tabii MX görüntü chip’i yüksek çözünürlük ve antialiasing gibi şu an için lüks sayılabilecek özellikleri seven oyun tutkunlarını tatmin etmeyebilir. Hele hele bu dahili görüntü biriminin sistem belleğini kullandığı düşünülürse. Fakat n Force All-inOne bir tasarım ve bu tür tasarımlarda herkesi memnun etmek mümkün değil. Her halükarda nForce chipsetli anakartlar AGP4 yuvaya da sahipler ve dahili görüntü birimini kullanmak istemeyen kullanıcılar, kendi grafik kartlarını anakarta takabilirler.

Hypertransport ve Twinbank ile yüksek veri aktarımı

IGP’de kullanılan Twin Bank Memory mimarisi sayesinde iki DDR bellek modülünü paralel kullanıyor ve onları 64bit bellek kontrolörleiyle yönetiyor. Böylece aslında 2.1GB/sn olan teorik veri aktarım hızı iki katına yani 4.2GM/sn’ye çıkıyor. Ayrıca IGP içindeki DASP (Dynamic Adaptive Speculative Pre-Processor) bellek ve işlemci arasındaki veri akışı sırasında belirli verilere ne zaman ihtiyaç duyulabileceğini tahmin ederek ek performans sağlıyor. MCP içindeki Complate Communications Suite, Home PNA, 10/100Mbit ethernet, 6 USB portu ve diğer I/O birimlerinden sorumluyken APU(Audio Processing Unit) Dolby Digital desteği de dahil olmak üzere pek çok gelişmiş ses özelliği sunabiliyor. Test sırasında anakart üzerindeki MX çekirdekli dahili görüntü birimleriyle yaptığımız testlerden elde ettiğimiz sonuçlar doğal olarak testte kullandığımız Geforce3 ekran kartıyla elde ettiklerimizin çok altındaydı. Skorlardan örnek vermek gerekirse Dronez ile elde ettiğimiz 76 (Geforce3 ile 115), Quake3 ile 160 (Geforce3 ile 218), ve 3D Mark2001 ile 303,5 (Geforce3 ile 4898) nForce içindeki dahili görüntü biriminin oyun meraklıları için yeterli olmadığını ortaya koydu.

Nforce başarılı fakat biraz beklemekte fayda var

Nvidia her zamanki gibi farklı (daha doğrusu esas ve kırpılmış) versiyonlarla karşımıza çıkıyor. Örneğin güzelim 128bit 420 mimarisini 64bite düşürüp nforce220 olarak lanse etmek nVidia’ya yakışmıyorsa da nVidia’nın bu stratejisi artık oldukça tanıdık geliyor. Ayrıca testimizdeki 420 Dolby digital desteklemezken Nforce420-D’de bu destek mevcut. Buradaki “D” ibaresi Dolby anlamına geliyor ve daha uygun fiyatlı 220 versiyonunu da bir D modeli olacak.
Testimizde nForce 420’yi temsilen Asus A7N266 katıldı. Sürücü kurulum sihirbazının Win98SE desteklememesi yüzünden gerekli sürücüleri elle tanıtmamız dışında herhangi bir problemle karşılaşmadık. Öte yandan kartın henüz mühendislik örneği olmasına rağmen oldukça performanslı olduğunu söylemek mümkün.
Genel olarak baktığımızda nForce 420, KT266A ile AMD platformunun şu an için zirvesinde bulunuyorlar. Her ne kadar VIA KT266A nForce420’yi geçse de aradaki farkın çok küçük olması dikkate değer. Bu aşamada yeni ve olgun nForce chipsetli anakartlı chipsetlerin daha performanslı olacağı düşünülürse yarış dittikçe kızışacak gibi. Satın alma konusuna gelince henüz nForce’yi tavsiye etmek için erken. Fakat görünen köy de klavuz istemez. Chipset hiçbir anakartta bulunmayan özelliklere sahip ve buna bir de yüksek performans da eklenince sonuçta eğer bütçeniz uygunsa “neden olmasın?” diyoruz. Öte yandan çok daha uygun fiyatlı olması beklenen 220 serisinin başarısını beraber göreceğiz. Bir ihtimal 220 ve 220-D versiyonları 420 ve 420-D’den daha iyi bir fiyat/performans oranı ortaya koymaları durumunda tablo yeni baştan şekillenebilir.

Sürücü yüklemek dikkat gerektiren önemli bir iş

Testimizde gerek AMD, gerekse Intel platformuna ait tüm popüler chipsetlere yer vermeye çalıştık. Bu chipsetlerin hepsi çok yeni sayılır ve testte kullandığımız işletim sistemi olan Win98SE tarafından tanınmaları mümkün değil. Testteki bazı chipsetler Win98SE içindeki eski sürücüleri kullanabilirken bazıları içindeki çeşitli bileşenler hiç tanınmadı. Bu konuda özellikle 3D ve oyun performansına doğrudan etkiyen CPU/AGP kontrolörü ve System Management Bus gibi bileşenlerin tüm özellikleriyle kullanılabilmesi için anakartla beraber gelen CD içindeki sürücülerin doğru bir şekilde yüklenmesi şart.

Sürücü yüklemede dikkat edilmesi gerekenler

Anakartlara (daha doğrusu chipsetlere) ait sürücüleri yüklerken her zaman olduğu gibi beraber gelen CD’ye bağımlı kalmayıp internetten en son sürümlerini indirmekte fayda var. Bu, özellikle VIA chipsetleri için geçerli. Zira ortaya çıkabilecek pek çok donanım uyumsuzluğu ve stabilite problemleri çözmek için ilk yapılması gereken son sürürcüleri doğru bir şekilde yüklemek.
Testteki chipsetler arasında sürücü yüklerken en fazla dikkat edilmesi gereken AMD761/VIA 686B chipsetli Abit KG7-RAID oldu. Zira bu chipsetin melez yapısı onu diğerlerinden ayırıyor. Çünkü hem AMD hem de VIA sürücülerin yüklenmesi sözkonusu. Bu chipset için öncelikle en con VIA 4in1 sürücülerini yükleyin fakat dikkat! Yükleme sırasında gelen pencerede AGP VxD sürücüsünü işaretlemeyin. Zira AGP veri yolu AMD 761’in kontrolü altında. Sistem yeniden başladıktan sonra AMD sürücü paketini yükleyebilirsiniz. AMD sürücüleri sistemin güney köprüsünde VIA chipi kullanıldığını algılayacak ve sadece AGP sürücülerini yükleyecektir.

Tüm VIA anakartlarda benzer sürücü rutinleri

VIA chipsetli tüm anakartlarda 4in1 sürücülerini yüklemeniz şart. Her ne kadar 4in1 sürücüleri içinde olsalar da 4in1 paketini yükledikten sonra bunun üzerinde VIA Bus Master sürücülerini ve AGP VxD sürücülerini ayrı ayrı yüklemeniz iyi olacaktır. Bus Master sürücülerini ükledikten sonra Denetim Masası/Aygıt Yöneticisi bölümünde sabit diskinizin artık Generic değil kendi adıyla göründüğünü farkedeceksiniz.
Bunun dışında işletim sisteminiz Win98SE ise özel bir USB yaması yüklemeniz gerekebilir. SiS645 sürücüsü kolayca yüklenirken nForce chipsetli anakartlar işletim sisteminiz Win98SE ise sorun çıkarabilir. WinME ve Win2000’de nForce kurulum sihirbazı tüm sürücüleri kurarken Win98SE için bunu elle yapmanız gerekebilir. Buna göre önce SM Bus, sonra PCI standart host CPU bridge ve PCI standart RAM controller sürücülerini Denetim Masası/Aygıt Yöneticisi için nForce sürücüleriyle güncellemelisiniz. En azından testimizdeki sample Nforce kartta biz böyle yapmak zorunda kaldık. Fakat yeni sürücülerin daha akıllı olması mümkün.
Intel chipsetleri ise nispeten daha sorunsuz. Gerekli sürücü güncellemesi yani inf dosyasını sisteme kopyalamak yeterli oluyor. Sistem yeniden başlatıldığında sizden sürücü isterse yapmanız gereken az önce Win98/System dizinine kopyalanan inf dosyasının yerini göstermek. Daha sonraysa buna ek olarak en son Intel Ultra ATA sürücülerini de yüklemeniz gerekmekte.

Anakart Nedir ? Ne İşe Yarar ?

Anakart

Veriyolu, bilgisayarın içindeki değişik birimler arasında bilgileri taşıyan bir sistemdir.

Bir bilgisayarın temel devre kartıdır. Bilgisayardaki tüm elektriksel bileşenler anakarta bağlanmıştır.

Genişletme yuvaları, genişletme kartları(ses, görüntü-ekran, modem, network-ağ kartları)nın takılabileceği anakart üzerindeki soketlerdir. Genişletme kartları, bilgisayarınıza yeni yetenekler kazandırır. Daha güzel grafikler, CD kalitesinde ses, modem ile iletişim, bilgisayar ağlarına(internet�) bağlanmak … Bunlar, bilgisayarınıza ekleyebileceğiniz özelliklerden sadece birkaçı. Genişletme yuvalarının tipini, bilgisayarın veriyolu belirler.

Anakart Nedir? – Anakart Hakkında Bilgi

Anakart, mainboard, motherboard, baseboard, system board veya planar board Nedir?

Anakart (İngilizce: mainboard, motherboard, baseboard, system board veya planar board), modern bir bilgisayar gibi karmaşık bir elektronik sistemin birincil ve en merkezî baskılı devre kartıdır. Apple bilgisayarlardaki muadiline logic board (lojik kart) denir ve bazen mobo olarak kısaltılır. Fiziksel yapı olarak anakartlar özel alaşımlı bir blok üzerine yerleştirilmiş ve üzerinde RAM yuvaları genişleme kartı slotları devreler ve yongalar bulunan kare şeklinde bir plakadır. Bu plaka çalışma sistemimizi organize eder. Bu organizasyon anakart üzerinde ki yonga setleri sayesinde olur.

Anakart veri yolları
Kişisel bilgisayarlarda 486-PIII seri arasında veri yollarında çok büyük değişmeler olmuştur. 486’larda veri yolu olarak ISA VESA kullanılmıştır. Bu veri yolu artık kullanılmamaktadır. 486’ların son nesilleri Intel Pentium PCI veri yolu üzerinde çalıştılar. PCI veri yolu ISA-VESA veri yolundan daha hızlıdır. Sistemin hızlı olması sayesinde grafik arabirimleri kontrol kartları ve genişletme karlarından çok daha performans sağlanmasına yol açmıştır. Bununla yetinmeyen insan oğlu artık hızına hız katarak AGP veri slotunu kullanmakta ve veri transverine hız katmıştır. PII serisinde yaklaşıkbir tane ISA ortalama beş tane PCI ve birtane AGP slotu kullanılmıştır.
Günümüzde üretilen anakartların çoğu, 2005 yılı itibariyle kişisel bilgisayar pazarının %96′sından fazlasını elinde tutan IBM uyumlu diye tanımlanan bilgisayarlar içindir.
Bir anakart, bir backplane gibi, sistem bileşenleri arasındaki haberleşmeyi sağlar, ancak bir backplane’den farklı olarak merkezi işlem birimi ve gerçek zamanlı saat ve bazı çevresel arabirimler gibi diğer alt sistemleri de içerir.
Tipik bir masaüstü bilgisayar, anakartın bir arada tuttuğu mikroişlemci, bellek ve diğer gerekli bileşenlerden oluşur. Sabit disk, ekran ve ses kartları ve diğer çevresel aygıtlar ise anakarta bağdaştırıcı ve kablolarla takılır, ancak modern bilgisayarlarda bu “çevresel”lerin anakarta tümleşik olması giderek yaygınlaşmaktadır.

Bileşenler ve özellikler
Tipik bir masaüstü bilgisayarın anakartı büyükçe bir baskılı devre kartından ibarettir. Elektronik bileşen ve bağlantıları üzerinde barındırmasının yanında, rahatlıkla gözle görülebilen ve diğer bilgisayar donanımlarının takılabileceği soket, slot ve başlıklar gibi yapıları da içerir.
Anakartların çoğu asgarî şu bileşenleri içerir:
* Bir veya daha fazla mikroişlemcinin (CPU) takılabileceği soket (veya slotlar)
* Sistemin belleklerinin takılabileceği slotlar (genellikle DRAM yongaları içeren DIMM modülleri formunda)
* CPU’nun sistem yolu (FSB) ile bellek ve çevresel veriyolları arasındaki iletişimi yöneten yonga seti
* Sistemin firmware veya BIOS’unu içeren kalıcı bellek yongaları (modern anakartlarda genellikle Flash ROM’dur)
* Çeşitli bileşenleri eş frekanslı hale getirmek için saat sinyali üreten saat üreteci
* Yonga setinin desteklediği veriyolları sayesinde sistemle iletişim kuran genişleme kartlarının takılabileceği slotlar
* Güç kaynağından aldıkları elektik enerjisini CPU, yonga seti, ana bellek ve genişleme kartlarına dağıtan güç konnektör ve devreleri
Bunlara ek olarak, neredeyse tüm anakartlar, klavye ve farenin takılabileceği PS/2 konnektörleri gibi yaygın giriş aygıtlarını destekleyen mantık ve konnektör içerirler. Apple II ve IBM PC gibi ilk kişisel bilgisayarların anakartları yalnızca bu minimal çevresel desteğine sahipti. Bazen de anakarta, video arayüz donanımı da entegre ediliyordu; örneğin Apple II’de ve nadiren de IBM PC Jr gibi IBM uyumlu bilgisayarlarda disk denetleyicileri ve seri portlar gibi ek çevreseller genişleme kartları olarak bulunuyordu.
Günümüz bilgisayarlarının çoğu, yüksek hızlı işlemci ve diğer bileşenlerin soğutulması için gerekli soğutucu ve ısı emicilerin monte edilebilmesi için gerekli olabilecek vida yuvalarına sahiptir.

Etiketler:anakart nedir anakart nedir yapısı nasıldır anakart yapısı anakartın yapısı anakartın yapısı nasıldır anakart yapı ana kart nedir yapısı nasıldır anakartın yapısı ve çalışması anakart nedir yapisi nasildir anakart yapısı nasıldır anakartin yapisi nasildir anakartın yapısı HAKKINDA BİLGİ iç donanım yapısı anakart anakart nedeir anakartların yapısı ve çalışması anakartların yapısı anakartlar yapısı çeşitleri donanım kartları nedir anakartin yapısı nasıldır anakart yapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir