Anlamli Mektuplar

Sponsorlu Bağlantılar
almak ama bana beni benim bile hep inan ipler isyan kalbim ki nem olsa seni tam tek Anlamli Mektuplar Dosta Anlamlı Mektup anlamlı mektuplar anlamli mektuplar dosta anlamlı ..

Sevgiliye Söylenebilecek En Anlamlı Sözler

Seni Sevdiğimi Düşündükçe Ölmeyi Diliyorum Tanrıdan… Her Seferinde Kalbim Başka Bir İsyan Çıkarıyor… Elimde Olsa Kalbimi Yerinden Söker Ayaklarımla Çiğnerdim… Ama Elimde Değil Ne Seni Sevmemek Nede Kalbimi Söküp Çiğneye Bilmek… Yapabildiğim Tek Şey Seni Sevebilmek..

Birgün Hayatın Bütün Güzelliklerinden Vazgeçip Ölüme Sessiz Sedasız Gitmek İstersen Yanıma Gel. Yanıma Gel ki; Sana Sensiz Yaşamanın, Sensiz Olmanın Ölüm Olduğunu Göstereyim.

Benim Kalbimi Kırmak Suya Yazı Yazmak Kadar, Gönlümü Almak İse Güneşe Dokunmak Kadar Zordur. Sen Suya Yazı Yazmayı Başardın, Şimdi Güneşin Batmasını Bekle.

Gül Bahçesinde Geçsede Ömrüm, İnan Senin Üstüne Gül Koklamam Gülüm, Seni Koklamak Olsada Ölüm, İnan Uğrunda Ölmeye Değer Be Gülüm.

Ağzımın Tadı Yoksa, Hasta Gibiysem, Boğazımda Düğümleniyorsa Lokmalar, Buluttan Nem Kapıyorsam İnan Hep Güzel Gözlerinin
Seni Yıldızlar Kadar Çok Seviyorum. Onlar Kadar Parlak ve Onlar Kadar Yakınsın Bana, Tek Fark Onlar Milyonlarca Sen Birtanesin.

Rüyaların En Güzelini Görürken Tanrının Seni Koruması İçin Gönderdiği Meleklerin Kanatları Öyle Büyük Olsun ki En Masum Anında Bile Sana Kimseler Zarar Veremesin

Gözlerin Nehir, Kirpiklerin Köprü Olsun. Ben Tam Üzerinden Geçerken İpler Kopsun, Düştüğüm O Yer Dudakların Olsun.

Yağmur, mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum..

Dünyanın dört bir yanında dostlarım var dostlar ki bir kerecik selamımı almamışlar bir kerecik selamlarını almamışım ve yine dünyanın dört bir yanında düşmanlarım var düşmanlar ki kanıma susamışlar kanlarına susamışım..

Seni bulmaktan çok aramak isterim seni sevmeden önce anlamak isterim, seni bir ömür boyu bitirmek değil sana hep yeniden başlamak isterim…

Gerçek aşklar bitmesini bilen aşklar olduğuna göre,insanlar ya hep sahte aşklarıyla evlenir,yada evlenerek aşklarını sahteleştirir.

Bu gece kayarken yıldızlar gökyüzünden ve gözümden yaşlar süzülürken dilek tutmadım ilk defa sadece teşekkür ettim tanrıya bu gece yanımda olduğun için!!

Seni sevmek acıların en büyüğü olsa gerek,seni düşünürken gözyaşı dökmek yaşanabilecek en büyük sevinç demek.

Bir serçeydim sürüden ayrılmış, gökyüzünde kaybolmuş, o ise bir kartalmış avlanmaya çıkmış gelmiş bula bula beni bulmuş

Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, unutulmayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakın, tek başına yaşanmayacak kadar takımdır…

Hissizler, Hareketsizler yol alamazlar, Uyuyanlar hedefe ulaşamazlar, hele azmini iradesini yitirenler asla uzun zaman ayakta kalamazlar.

Kristalin bedelini göze almayan,onunla oynamasın

Ne zaman gelirsen gel,başıma taç olursun. Sen benim eski değil , eskimeyen DOSTUMSUN…

Ya Sözlerin Aklımda, Ya Da Aklım Adında, Ya Hayalin Karşımda, Ya Da Sesin Kulağımda, Ya Ben Çıldırıyorum, Ya da Çok Özlüyorum, Ya Özlemek Çok Güzel, Yada Özlenen Çok ÖZEL…

Sözlerin büyük, yüreğin küçük! Hataların yanlışların çok,doğruların yok! Bir şeyleri göklere çıkartıp mutluyum sanıyorsun..Kendine göre şanslı, bana göreyse zavallısın!

İçinde öyle bir umut taşıki onu senden kimse alamasın.gözlerin hep gülsün.onuda kalbinde öyle bir saklaki gerçekten isteyen bulsun.

Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi sensiz olmaz.. Unutma gülüm sevmek daima beraber olmak değildir, sen yokken bile seninle olabilmektir..

Dertlerin kum tanesi kadar küçük, sevinçlerin nisan yağmurları kadar bol olsun ve öylesine mutlu ol ki gözünden akan yaşlar değerini bilmeyenlere sadakan olsun..

Hoççakal Allah a emanet ol tabii ki Allahın varsa?Hoşçakal aşk sende kalsın sanmam ama işine yararsa?

Ağlamak çocuklara, affetmek ise Allah a mahsus. Beni birgün aldatırsan çocuk değilim ağlamam, Allah değilim affetmem…

Dünyanın en güzel şeyini sana vermek isterdim, Fakat seni sana nasıl verebilirim ki?

Kalbinde yer yoksa Güzelim ! farketmez ben ayaktada giderim.

O vefasız kalbin hissetmesede.. Sana bu şarkıyı dinleteceğim.. Bu aşkın uğruna ömrüm bitsede.. Sana sevmeyi öğreteceğim…

Hayat bir şekilde elbet devam edecek birde içinde sen olsan işte o zaman her yer yeşerecek.

Güneşi sevdiğini söylüyorsun güneş çıktığında perdeleri örtüyorsun.Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun rüzgar çıktığında kapıları kapatıyorsun.Yağmuru sevdiğini söylüyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.Korkuyorum çünkü beni sevdiğini söylüyorsun.

Günahın özüyse seni sevmek cezam cehennem olsun

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.

Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın!..

Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için?

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!

Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun… Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin

Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak..

Ben sevdanın sokağında oturuyorum? Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.

Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.

Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek iÇİN

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki…

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti… En değerli hazinemsin benim, canımsın.
Bazı rüyalar diğerlerinden çok uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor

Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor…

Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni…

En güzel yarınlar senin olsun, sen buna layıksın ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlım canın sağolsun.

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Paylaştıkça çoğalan tek şeyin sevgimiz olduğunu hiç unutmayalım ve sevgimizi daima çoğaltalım sevgilim.

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti…

En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondur.

Mutlu olmayı biliyorsan, sevmeyi bileceksin gerçekten seviyorsan, ömrünü vereceksin.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an hiçbir şey seni sevmek gibi değil…

Alıntır.

Dosta Anlamlı Mektup

Sevgili Dostum,

Aslına bakacak olursan kendimizle çeliştiğimiz müddetçe bir bütünü tamamlıyor gibiyiz. Çelişmek, sadece sanatçılara malzeme olan zahiri bir yâdsıma değil, sanki bütün insan tabiatına has bir özellik gibi geliyor bana. Şöyle ki; kaderimize ilerlediğimiz yolda hayır ve şer arasındaki bir seçimden geçiyorsak eğer, bu iki biçemin de bir ihtimal olarak bizim için var olması bizleri düşündürmeli. Yani duacısı olduğumuz hayır kadar, “bahşedilen” şer de mühim ve bize ait. Herman Hesse’in Sidartha adlı kitabında dediği gibi: “Hiçbir gerçek yoktur ki karşıtı da gerçek olmasın!”. Öyleyse dostum, rüzgârın sırtımızı sıvazlayıp bizi itmesi kadar, ara sıra gözlerimizi ona karşı kışkırtıp ötede olanın(yani rüzgârın berisinde gizlediğinin) ne olduğu merakıyla da dolmalıyız. Belki çok da elzem gözükmeyen bu davranış, kimi zaman doldurulması gereken bir boşluğu es geçmemek için gerektir bize.

Karlı bir yolda yürürken ya da gök bulutlanıp gizlediği vakit bütün ışıltılarını, elde olan tutarlı taraflarımız bir sonuç vermiyorsa ve bir kapı gıcırdayıp bana tutun diyorsa, evet, çelişmeliyiz! Elbette o çok muhkem ve asla reddedemeyeceğimiz doğrularımızı bir kenara bırakalım demiyorum. Fakat dünya içre oluşturduğumuz kimliklerimiz böyle bir esnekliği barındırsa fena mı olur? Bana öyle geliyor ki dostum, sınırlarımızı kurallarla ne denli kalınlaştırırsak, kendimizden o denli uzaklaşabiliriz. Ve hatta alıştığımız manzara tortulaşırsa, tabiatın reddettiği birer şekil olup çıkabiliriz. Geçmişimden bu yana kendinden hiç taviz vermeyen insanları düşündüğüm vakit; ya kendine, ya da başkalarına zarar veren insanlar çıkıyor karşıma. Niyetleri, oluşturdukları şekle çarpıp parçalanıyor. Hal böyle olunca gülistanın bağbanı toprağa beton döküyor! Oysa herkes kendi otomatiğine bırakılsa, sıçramasa bize bu dünyanın tasası, bedenimiz ruhumuzdan geleni bırakmayacak mı ortaya? Maalesef dostum, maalesef böyle olmuyor!

Her şeyin sürekli değişip dönüştüğünü gördükçe çelişmemenin bizim için imkânsız olduğunu düşünüyorum. Üstelik bunun gençlik denen o yalancı tanrının bir eseri olduğuna hiç kanat getiremiyorum doğrusu. Nice yaşlı insanın bile onca tecrübelerine rağmen sadece birkaç ay ya da sene öncesiyle ters düşmesi çok olağan gibi geliyor bana. Çünkü fikrimiz aklandıkça(yahut karardıkça) biz bir başkası olup çıkıveriyor hayat sahnesine. Bize verilen zamanın anlar bütünü olduğunu kabul edecek olursak, her an için özel imtihanlara tabi tutulduğumuzu ve bu imtihanların her defasında –aynı hakikate ait olsalar bile- farklı karşılıklar edindiğini anlamak lazım. Bu varsayımla da, öncesinde aldığımız bir kararın benliğimize ait bir kimlik oluşturmak için değil, yalnızca o anı aşabilmemiz için bize verilmiş ve fakat bize ait olmayan bir “anahtar” olduğunu iyice bilmemiz gerekli. Öbür türlü, her anın neticesinde bize dâhil olan şablonu bir başka an için kullanacak olursak, uyuşmazlığımızı sineye çekip zor ve yanlış bir hayatı idame ettiriyor halde buluruz kendimizi. Bunu yapmayalım dostum, gel kendimizden sayalım çelişkilerimizi.

Daha da kötüsü, çelişkilerimizi gizlerken en çok toplumun gözünden ürküyoruz hepimiz. Öyle ya, bir başımıza çelişsek bunun ne tür bir utancı yahut başka kötü bir tesiri olabilir ki bizlere! Burada bir öncelik arz ediyor sevgili dostum. Bireyselliğimizi toplumun kimi kanıksanmış yanlışlarına feda etmekle ilgili bir öncelik… Yani kendimiz olmak ya da olamamakla ilgili hakikat iminden olanca uzak konuşlanmış bir öncelik… Yani benliğimizden, bu dünyada edindiğimiz yeri fazlasıyla önemseyerek hiç feragat etmemek ile ilgili amansız, anlamsız, cüretkâr bir öncelik… Bakışlarımız gözlerimizden ruhumuza açılıyor dostum, biliyorsun. Biliyorsun, seçimimi senden yana kullanacağımı, bunları çok iyi biliyorsun. İyisi mi biz hiç çelişmeyelim dostum, sakın çelişmeyelim! Anlıyorsun…

…sevgiliye Mektuplar… 5

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapıyorsan, aklıma geldiğinde yayılan sıcaklığın, dışarıda iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam, Odanın bütün duvarlarında senin yüzünü görüp,bana baktığını hissediyorsam, Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa, İçtiğim çayın şekeri, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan, Sevdiğin şarkıyı başa alıp, defalarca dinleyebiliyorsam, O şarkının her sözüne seninle ilgili bir anlam yükleye biliyorsam, Yorucu bir günün sonunda hayalin ile enerji doluyorsam, Ve o enerji ile hiç dinlenmeden günlerce çalışabileceğimi hissediyorsam , Uykudan yüzümde mutlu bir tebessüm ile kalkıp, benimle birlikte uyanan güne senin adını verebiliyorsam, Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp “ neden geçmiyor bunlar?” diye hayıflanıyorsam, Ve Hep seni bulacağım günü bekliyorsam, Yazı yazarken seni düşünmekten kendimi alamayıp, aynı satırları defalarca tekrar yazıyorsam, Sonra sana bunu anlattığımda ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam, Seninle ilgili planlar yapıyorsam, Sadece varsayımlara dayalı olsa bile, o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntıyı dakikalarca düşünüyorsam, Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcükleri benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam, Ve yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam, Aşkımın coşkusunu sana yansıttığında, senin de bana aynı coşku ile karşılık vereceğini hissediyorsam, Hayatının en anlamlı şeyi, NE ? diye sorduklarında tereddüt etmeden senin adını verebiliyorsam, Sen beni için vazgeçilmez olmuşsun demektir…!

Etiketler:anlamlı mektuplar anlamli mektuplar dosta anlamlı mektup anlamli mektup en anlamlı kareler arkadaşa sevgi dolu mektup dosta arkadaşa mektup arkadaşa anlamlı mektuplar arkadaşa anlamlı mektup anlamli resimli yazilar dosta arkadaşa yazılan mektuplar yalancı dostuma mektup dost için yazılmış anlamlı mektup anlamlı resimli yazılar anlamlı dostluk mektupları dosta arkadaşa sevgi dolu mektup en yakın dostuma mektup dosta anlamli mektup en anlamlı dost mektupları en güzel arkadaş mektupları

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir