Annem Seni Çok Özledim

bana bir bu bunca elini hani kara ki masum ortak saf seni susuz ya yapraklar Annem Seni Çok Özledim Özledim Seni Anne özledim anne annem seni çok özledim özledim seni a..

Seni Çok Özledim Anne

Seni sevincime ortak etmeyi
özlemişim anne
ellerini tutup,göğsünde uyumayı özlemişim,
Sonra sarılışını özlemişim içime
kalbinin dokunuşunu özlemişim
Anne!..

Ilık rüzgarların getirdiği yapraklar
kadar masum,
soğuk mevsimin sararttığı
çiçekler kadar hüzün dolusun.

Seni özlemek anne seni özlemek
günahsız bir bebeğin kokusu kadar saf
bir kadın teninin inayeti kadar sorgusuzdu.
Kimindi bu çevre
kimindi çevrelenmiş bu yasaklık
bunca kara bulutlar kimdendi?
kimdendi anne özlemi?

Şimdi adını anımsıyorum anne
düşsel bir kelebeğin
kanatlarına takılmış bir mutluluğa
gülümsüyorum.
seni anımsıyorum anne
seni ve sana yaptığım mor çiçekleri.

Kokunu özlemişim anne
her sarılışında hissettiğim
o eşsiz kuyunun
o içimdeki ürpertinin
hiç dinmeyen kokusunu özlemişim
seni özlemişim anne
Seni ve sana yaptığım mor çiçekleri

İkimizde bir şarkının hiç söylenmedik,
bir şiirin hiç yazılmadık kısmındayız
ortalığa öyle bir düşmüş ki kalplerimiz
öyle bir yangında yanmış ki bedenimiz
seni bana öyle bir hatırlatmış ki
bilsen anne
Seni sevincime ortak etmeyi
özlemişim anne
Kokunu özlemişim
her sarılışında hissettiğim anne kokunu.

Sana tutunmayı özlemişim anne
düşerken çocukluk çağlarımdan
dalım olmanı özlemişim,
gençliğimin en kırılgan,
gençliğimin en yorgun dönemini
senle geçirmeyi özlemişim anne
seni özlemişim anne
Seni ve sana yaptığım mor çiçekleri

Kimi umutsuz çayırların otlağı
kimi susuz toprağın suyu
kimsesiz bir bedenin kimsesi olmuşsun kimi
hani hayatın bitmesi var ya
hani elinden tutupta bir çocuğu
hayatın en son merdivenine bırakmak var ya
işte sen böyle birşeysin anne
işte sen uzanıp da dokunamadığım yağmurum,
ağlayıp da susamadığım hıçkırığımsın.
ulaşamadığımsın…

Seni özledim anne
elini tutmayı özledim
gözlerine bakmayı
seninle gülmeyi,
seninle ağlamayı
seni özledim anne
seni ve sana yaptığım mor çiçekleri…

Anne bırakma ellerimi tut Allah aşkına
ne olursun anne
kurtar beni bu yasaklardan
yaşayamıyorum sensiz
boğuldum insanlardan
ne olursun anne ne olursun
al götür beni bu diyarlardan

Ve şimdi yoksun anne
neden yoksun?
yalvardım neden gelmedin
neden sarılmıyorsun buz gibi tenime
neden ısıtmıyorsun yeniden ayaklarımı
kokunu neden esirgiyosun benden
neden anne neden
neden geri gelmiyorsun?

Şimdi adını anımsıyorum anne
yüzümde bir tebessüm
elimde bir demet mor çiçekle…

SeNi SeViYoRuM

Sesini Özledim Anne – Hamdullah Köseoğlu

Kitap Özet

Anne ve babalarımız en değerli varlıklarımızdır. Onlar var ettiler bizleri, onlar sayesinde sevgiyi, çalışmayı, bağlılıkları, hayatın farklı özelliklerini yaşamakta, öğrenmekteyiz. Elbet biz de onlar için çok önem taşırız.

Okulda aynı sınıfa devam eden arkadaşların “vefa” denilen soylu davranışlarla olumsuzlukları olumluya dönüştürme heyecan ve telaşlarına tanık oluyoruz bu romanda.

Annesiyle babasının ayrılma sürecinden etkilenerek sarsıntı geçiren genç bir kız çocuğunun yalnızlığında ona manen ve maddeten destek olmaya çalışan özverili sınıf arkadaşlarının tavırlarıyla sizler de duygulanacaksınız.

Aile bağlarının hayatımızda ne denli önemli olduğu yönündeki duygularınızın bir kez daha yoğunlaşması sürecinde kendinizle, insanlığınızla ve büyüklerinizle övüneceksiniz.

Sıkılmadan ve elinizden bırakmadan okuyacağınız bu roman sayesinde kendi anne ve babanızın değerini, onlarla olan bağlantı sağlamlığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlayacaksınız. Ve koşup her ikisine de coşkuyla sarılacaksınız. Ve mutlaka şöyle diyeceksiniz: “İyi ki varsınız anneciğim ve babacığım.

Sesini Özledim Anne
Hamdullah Köseoğlu
Şimşek Yayınları
Fiyatı : 9,00 TL
Aralık 2011
176 sayfa
ISBN: 9789944415699

Özledim Anne

Özledim Anne
Gurbetin ışıkları gönlümü aydınlatmıyor anne
Toprağı buram buram mis gibi kokmuyor anne
Gurbetin hiçbir nimeti beni mutlu etmiyor anne
Gözlerimin önünden yurdumun hiçbir şeyi gitmiyor anne

Duygularım kördüğüm olmuş gözyaşım gelmiyor anne
Şakır şakır konuşan dilim şimdi konuşmuyor anne
Ne geceler ne de gündüzler geçmiyor durmuş sanki anne
Sevdiklerim aklıma geliyor adlarını söyleyemiyorum anne

Nereden çıktı gurbette yaşamak bilemiyorum anne
Ölüme yavaş yavaş gidiyorum sanki anne
İnsanlar somurtmuş telaşlı hep izdiham içinde anne
Ne olacak benim bu halim şaşırdım kaldım anne

Gaz lambasının ışığını özledim anne
Gurbetin rengareng projektörleri mutlu etmiyor beni anne
Kuru ekmeğimi çorbaya doğradığım günleri özledim anne
Koyun yoğurdundan yapılmış buz gibi ayranı kana kana içmeyi özledim anne

Gurbetin albenisi güzel ama içimi güldürmüyor anne
Buranın rüzgarları bir hoş esmiyor serinletmiyor anne
İnsanların bakışları ürkütüyor beni küstürüyor anne
Ne yersem yiyeyim lezzet alamıyorum anne

Adım çıktı zengine mutlu fakirliğimi arıyorum anne
Helal kazanılmış lokmaları arar oldum anne
Bu genç yaşımda kamburlaştı belim yüzüm asık anne
Manevi zenginliğimi kaybedeceğime üzülüyorum anne

Soframdaki bereketi evimdeki eski huzurumu özledim anne
Büyüklere saygılı küçüklere sevgili olmayı arıyorum anne
Ahde vefayı ihlası ve bir lokmayı birlikte paylaşmayı özledim anne
Maheretli ve nasırlı ellerinden öpmeyi özledim anne

Süzülmüş mercimek çorbasını kaşıklarken buharındaki mutluluğu özledim anne
Bismillah ile başlayıp Elhamdulillah diyerek sofradan kalkmayı özledim anne
İnsanların canı gönülden birbirlerine gidip gelmelerini özledim anne
Mevlana nın dediği gibi ‘ya göründüğün gibi yada olduğun gibi görün’ olanları özledim anne

Yapmacık hareketler kendine iyi bak cümlesi bana yavan geliyor anne
Dostça kucaklaşmayı kucaklaşırkende samimiyeti özledim anne
İçi boş olan görüşelim tamam mı cümlesini sevmiyorum anne
Erkekçe el sıkışmayı sevdiğini asla yarı yolda koymamayı özledim anne

Güneşte ısınmış su ile yıkanmayı özledim anne
Komşuların dayanışmasını birbirlerine yemek göndermesini özledim anne
Herkesin kendi kapısının önünü yıkayıp temizlemesini özledim anne
İnce uzun sokakların güzelliğini özledim anne

Gurbette ölmek hoşuma gitmiyor korkuyorum anne
Bir Fatihanın okunup okunmayacağını düşünüyorum anne
Mezarımın üstünde kuşların cıvıldaştığı bir ağaç istiyorum anne
Bunları hep tasavvur etmekten gurbet hayatı beni uyutmuyor anne

Tezek dumanının tütmesini çeşitli hayvan seslerini özledim anne
Tezek ateşinde pişirilen yemeklerin damakta bıraktığı lezzeti özledim anne
Kırlarda kor ateşte demlenen kaçak çayın tavşan kanına benzemesini özledim anne
Başımı dizlerine koyup şekerlemeyi özledim anne

Kim ne derse desin ben patika yolların tozunu özledim anne
Ben bir bağbancının her geçen yolcuya salkımlarca üzüm vermesini özledim anne
Ben insanların selamlaşmasını kolay gelsin bereketli olsun demelerini özledim anne
Ve ben kuşların insanlardan ürkmeden özgürce uçmalarını özledim anne

Bu hayata alışamadım soluğum kesildi takatim tükendi anne
Yarını karanlık geleceği meçhullerden oldum anne
Kavuşmak için eski günlerimdeki mutluluğuma hep dua ediyorum anne
Başka annelerin şefkati beni tatmin etmiyor yorgunluğumu gidermiyor anne

Babamın yorgun argın işten gelirken gözlerindeki mutluluğu ve sevinci özledim anne
Biz çocukların etrafında dönmesini ve hoş geldin babacığım demeyi özledim anne
‘Bugün çok yoruldum taş duvar inşaatında çalıştım ama yinede şükürler olsun’ demesini özledim anne
Yıldızları bir bir saymaya çalışırken derin uykuya dalmayı özledim anne

Bahar gelince gül bahçelerinden gül toplamayı özledim anne
Topladığım gülleri öğretmenime vermeyi ve başımın sevgiyle sıvazlanmasını özledim anne
O şevk ile eve geldiğimde ekmeğimi gün pekmezine bandırarak karnımı doyurmayı özledim anne
Sonra da musluktan akan hamravat suyundan doyasıya içmeyi özledim anne

Sınıfın en çalışkanı olmak için harcadığım gayreti özledim anne
Ödevlerimi yapabilmek için büyüklerimin bilgilerine danışmayı özledim anne
Sonra da ödevimi yapmış olmamın rahatlığını ve sevincini özledim anne
Ödevler kontrol edilirken ‘afferin en güzeli seninki olmuş’ denmesini özledim anne
Ve öğretmenimin sadakatini, annemsi şefkatini ve de takdirini özledim anne 19/10/2004

İbrahim Halil Demir

Etiketler:özledim anne annem seni çok özledim özledim seni anne özledim seni annem annem özledim seni anne seni cok özledim seni çok özledim anne anne özledim seni seni çok özledim annem çok özledim annem seni seni cok ozledim annem seni çok özledim anne şiiri anne seni özledim anne çok özledim özledim annem seni cok ozledim anne ozledim anne seni özledim anne anne seni cok ozledim çok özledim seni annem
Annemarie Schimmel: Annemarie Schimmel (d. 7 Nisan 1922 - ö. 26 Ocak 2003) ünlü Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf araştırmacısı.
Annemi Trenden Nasıl Atarım: Annemi Trenden Nasıl Atarım 1987 ABD yapımı kara komedi filmidir. Özgün adı Throw Momma from the Train olan film Türkiye'de VCD formatında dağıtılmış, ayrıca Digitürk şifreli kanalından da yayınlanmıştı.
Annem Uyurken: Annem Uyurken, 27 Haziran 2012 tarihinde Kanal D'de yayınlanmaya başlayan bir komedi dizisidir. Dizi İstanbul'da Balat'ta çekilmektedir.
Annemin Cesareti: Yahudi asıllı, Macar tiyatro yönetmeni, yazar ve senarist George Tabori'nin, yazdığı tiyatro oyunu. Oyunnun, Türkiye prömiyeri, 20092010 tiyatro sezonunda 17 Ocak'ta İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından yapılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir