Anneye

ama artan asla bile bir eminim filmin flu gibi ilk kare mu onu uzun yara vs..

Canımın Ötesi Annem / Mektup (ıı)

Canımın Ötesi Annem / Mektup (II)
Güne kattığım ilk nefeste, yokluğun var annem…Zamanla küllenir demişti herkes sensizliğin acısı için. Yalanmış annem. Gecenin koyu yalnızlığı gibi düşlerimde, günün ilk tokadı gibi sabahımda yokluğunun keskin sızısını yaşıyorum. Hatta belki günden güne acısı artan, sırtıma saplanmış bir bıçağın kanattığı ve günbegün ince ince kanayan bir yara sensizlik…

Hayatımın fotoğrafını çekiyorum her gün. Şöyle bir bakıyorum. En iyi teknikler kullanılmış, malzemede masraftan kaçınılmamış, dekorun cıvıl cıvıl olduğu bir kare elimdeki. Ama biliyor musun, asla netleşmiyor, hep flu bir fotoğraf bu. Çünkü bir eksik var. Hem de yeri hiçbir şeyle doldurulamayacak bir eksik…Anne sıcaklığının yerini hangi fotoğrafçı doldurabilir ki…

Bazen de bir film haline geliyor hayatım. Ayaklarımı uzatıp, beyazperdenin büyülü dünyasına adım atıyorum. Hem tek seyircisi, hem başrol oyuncusu olduğum bir film bu. Ve seyirci olarak izlerken, baş aktrisin benden başka hiçbir seyircinin okuyamayacağı tanımsız acısının izini okuyorum gözlerinde. Çünkü en neşeli sahnede bile, gülerken gözlerinin ışığı eksik annem. Sen eksik olunca, ışık da eksik. Filmin süresi uzun mu olacak, kısa mı olacak onu kestirmem mümkün değil. Ama eminim, o ışık son sahnede bile geri gelmiş olmayacak o gözlere. Çünkü onlar ait olduğu yerde. Senin özleminde yitirdim annem…

Bazen de en keyifle okuduğum kitap oluyorsun. Bilirsin bir kitabı okurken o dünyanın içine girer, kaybolurum ben. Nasıl büyük bir zevkle okuyorum senin romanını bir bilsen. Sonunu hep merak ederim kitapların. Bu kitabın etmiyorum. Hatta hiç son sayfaları okumayayım diye dua ederken, bir de bakıyorum son sayfaya gelmişim. İsyan duyguları kabarıyor içimde. Ne yazık ki haykıramıyorum dilimin ucunda yapışıp kalan sızımı. Çünkü kitabın yazarı eşsiz bir yazar. Ve hepimizin hayatını o yazıyor. Ne söylesek, ne yapsak da biliyorum ki tüm kitapların sonu aynı. Kitabın ince mi kalın mı olacağına karar vermek yetisi kahramanlarının değil. Yazara saygı duymanın gerekliliği içinde, boynumu eğip, kitabın bittiği gerçeğini kabullenmeye çalışıyorum. Baş kahraman öldü ama, tutunduğu yürekteki yeri sapasağlam.

Sürekli olarak geri dönüşlerle dolu anlar yaşıyorum. Çalışırken, konuşurken, kitap okurken, müzik dinlerken, her an ama her an bir yanım tamamen seninle. Hastanede yaşamdan koptuğun anları yeniden yaşıyorum bazen, bazen de çocukluğumun en sıcak günlerine geri dönüp, eşsiz sıcaklığına sığınıyorum. Seni kızdırdığım ve üzdüğüm günler de dün gibi aklımda, en yakın dostun olup dertleştiğimiz anlarda. Ama biliyor musun annem, sen aslında hiç kimseye kendini tam olarak açmadın gibi geliyor bana. Hayatın içindeki karmaşık bütün sorunları kendi kendine çözmeye çalışan, çok kırılgan, bir zamanlar çok acılar çekmiş kadın olmana rağmen hep kendine sakladın hüzünlerini…O buram buram acı kokan yanını, canın kadar çok sevdiğin babamı bile ortak edip etmediğin konusunda tereddütlerim var. Zorluklarla kendi kendine savaşmaya çalışan yorgun bir savaşçıydın sen. Ne yazık ki artık savaş bitti, savaşçı gitti…Ölüm 1 – 0 galip.

Tatlı annem, mektubumun üstüne pul diye sevgimin şeklini yapıştırdım, zarfın rengi kara belki ama yüreğin değdiği anda şeker pembe olacak şekilde özel olarak ayarlandı. İçine konan mektubu ise o güzelim yeşil gözlerinle değil, anne önsezinle okuyacaksın.Özel ulağımız ise beyaz kanatlı bir melek…Yokluğunun acısı ile boz bulanık olan evlat sevgimle, yaşama doymayan gül yüzünü öpüyorum canım annem…

Anneye Mektup

ANNEYE MEKTUP

Kokun sinmiş yatağımın baş ucuna be anne
Beni uyandırmak için yanıma otururdun ya
Yüzümü her gece, tam oraya yaslıyorum
Nefes alamıyorum, ama kokuna doyamıyorum
Ne yapayım, sensiz yapamıyorum anne

Şimdi artık hayat anlamsız, ayrılık zamansız
Yokluğuna alışmam anladım artık imkansız
Sokağımıza yağmur ağır ağır çiseliyor
Odama sağak sağnak hasretin yağıyor
Hava kararınca dışarı çıkmamı istemezdin ya
Şimdide çıkmıyorum, o sokaklar beni boğuyor

Yatarken sıkıca giydirirdin üzerimi
Artık ince bir gecelikle yatıyorum
Üşümüyorum ama yokluğunla yanıyorum anne
Hayat boş, gönlüm sarhoş
Ne olur gel artık dünya gözümde bir hoş
Sevdiğin çiçekleri koydum odama
Menekşeni, kırmızı gülünü bide sarmaşık
Sensiz hayat inan anne karma karışık

Bazen bayraksız vatan
Bazen de vatansız bayrak gibi
Anlamsızım
Sen yürekteki sızım
Sen en büyük yaram
Söyle anam
Sensizliğe nasıl dayanam

Nazım Hikmet’in Annesine Yazdığı Mektup

Nazım Hikmet’in Annesine Yazdığı Mektup
Nazım Hikmet’in Annesine Yazdığı Mektup – Mektup Örnekleri – Nazımın Annesine Yazdığı Mektup

Anacığım,

Bundan önceki mektubunu da almış hemen cevap vermiştim. Her halde eline ulaşmıştır. Sáre teyzeme, dediğin gibi mektup yazdım, içine Nimet teyzeme yazdığım mektubu da koydum. Her halde kendisine gönderir.

Ayşe’nin beni görmeğe gelmek istemesi pek hoşuma gitti. Kızcağızın aklında fikrinde böyle bir şey yoktu her halde, sen yalvarıp yakarmışsındır. Her ne hal ise, kızcağızı durup dururken rahatsız ettiğimi düşünmekle beraber onu görmekten memnun da olacağım. Ah, anacığım ‘gelecek bayramını evinde yaparsın inşallah’ diyorsun. Hiç sanmıyorum. Çünkü, bir kere, daha bayramlarca bayram buralarda kalacağımı biliyorum. Sonra, evim barkım mı var ki, çalacak kapım mı var ki. Günün birinde, belki beş on yıl sonra, sakat ve göçmüş burdan çıksam bile meskenim bekár odaları olacak. Ne diye bunları sana yazıyorum? Alışasın diye, hayale kapılmıyasın diye. Beni, bir kere ölmüş farzetsen, bunu kabul etsen, acısına bir kere katlanmış olursun ve her acı gibi bu da geçer, sonra alışırsın. Acılara ancak hapiste alışılmıyor, hapiste insan hiçbir şeyi unutamıyor, halbuki dışardaki insanlar için unutulmıyacak, alışılmayacak acı yoktur.

Bütün bunları sana, hakikati olduğu gibi görmen, hayallere kapılıp boşu boşuna üzülmemen için yazıyorum. Farzet ki, ben öldüm. Beni bir ölüyü düşünür gibi düşün, daha rahat edersin, daha az üzülürsün. Senin daha az üzüldüğünü bilmek de benim için bir bahtiyarlık olur.
İşte böyle anacığım. Ellerinden öperim, Nimet teyzemin gönderdiği parayı aldım. Dedim ya, kendisine Sáre teyze eliyle mektup da yolladım. Bir kere daha ellerinden öperim.

Oğlun

Bir Bebeğin Anneye Mektubu

5 ekim:bugün var edildim.burdayım.varım.müthiş bir duygu bu.varolduğumu henüz annem ve babam bilmiyo.bir elmaçekirdeğinden bile küçüğüm.ama nede olsa ben benim.varım ya bu bana yeter.henüz bedenim belli belirsiz.yüzüm yok ama varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum.bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim…..
19 ekim:biraz uyudum.kımıldamam mümkün değil.annem henüz farkında değil ama ben onun kanıyla besleniyorum.beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissdebilyorum.annem beni çok sevicek.annem için üzl bir sürpriz olacağm……
23 ekim:hiç görmediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı.dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum.doğumumdan 1yıl sonrabu elin dokunduğu yerlerde tebessüm açacak güleceğim.dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek.herlde önce “anne” diyeceğim.anne duyuormusun beni?seninle konuşacağım sana güleceğim…….
27 ekim:bugün pek mutluyum.içimde tatlı birkıpırtı başladı.artık bir kalbim var.kalbim atmaya başladı.hayatım boyunca böyle atıp durucak.sevgilerle dolduracağım kalbimi.tıpkı anneminki gibi….annemde bedeninde iki kalbin birden attığını bilseydine kadar sevinirdi.duyuyormusun anne?
2 kasım:hergün birazdaha büyüyorum.kollarım ve bacaklarımda biçimlenmeye başladıhele bi büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni annecim
12 kasım:ah evet! bunlar,bunlar ne kadar sevimli şeyler.aman allahım parmaklarımda çıkmaya başladıbunlarla çiçek toplayacağım.annemin elini tutacağım.anneciğim ordamısın.ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum…
20 kasım:oh nihayet annem doktora gitti.burada olduğumu öğrendi.seviniyormusun annecim seneye kalmaz kollarında olcağım.
25 kasım:artık babmda burda olduğumu biliyor.fakat henüz kız olduğumun farkında değiller.onlara sürpriz yapacağım.
10 aralık:bugün yüzüm tamamlandı.artık iki güzel gözüm bir küçük burnum,dudaklarım ve yanağım var.anneme benziyorum galiba.
13 aralık:artık çevremie bakabilyorum etrafım karanlık ama olsun yinede mutluyum yaşıyorum ve varımm kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim.annecim babacım sizin yüzünüzüde göreceğim.tanışacağız mutlu olacağız.güleceğiz
24 aralık:kulaklarım daha iyi duyuyor artık.annecim senin kalbinin seslerini duyuyorum.benim kalbimin atışlarını sende duyabiliyormusun.hatta sesini bile duyabiliyorum.sesin ne kadar tatlı.hiç duymadığım bir ses bu güzel ve sağlıklı bir kız olacağım.kollarında uyacağım .yüzüne bakacağım o tatlı sesini dinleyeceğim.benim i.im ninnide söyleyecekmisin anne.sende beni özlüyorsundur mutlaka.beni koklayacaksın çok seveceksin değilmi?
28 aralık:anne burada bir şeyler oluyor.doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle.sen acı çekiyor gibisin.kalp seslerin değişti….sustun….neden benimle konuşmuyorsun anne? anne yüzümde soğuk birşey hissediyorum .anne yüzümü parçalıyorlar.anne bir şey yap.anne kolumu çekiyorlar anne.canım yanıyor anne …anne ayaklarımı parçalıyor bu şey anne.beni sana bağlayan damarı kopardılar anne…anne kalbimi parçalıyorlar.anneciğim anne anne ahhh ahhh!!!

kürtajınız tamamlandı hanımefendi.geçmiş olsun!!!!!!!!!!!

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: ölen anneye sözler ölen anneye güzel sözler ölmüş anneye güzel sözler ölmüş anneye yazılan sözler ölmüş anneye sözler
Etiketler:ölen anneye mektup anneye ölen anneye sözler ölmüş anneme mektup anneye kısa mektup anneye mektup anneler için mektuplar anneye yazılmış en güzel mektup etkileyici anne ye mektup anneanneye mektup anneye ayrılık mektu hazır mektup annanne anneye yazılan en güzel kısa mektup ölem anneye mektup annelere tesekkur mektubu ölümrken anneye mektup aneye mektup olen anneye mektubu anneye yazılan mektuplar ölen anneme mektup

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir