Ashabı Kehf Nerede

Sponsorlu Bağlantılar
allah ashab bir daki genel insana isim islam islami kabul pek sabah sene Ashabı Kehf Nerede Ashabı Kehf Mağarası Nerededir ashabı kehf mağarası nerede ashabı kehf nerede ash..

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Eshab-ı Kehf Nerede, Nedir?

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Eshab-ı Kehf Nerede, Nedir?
Ashab-ı Kehf, (Mağara Arkadaşları) İslam dininde kabul edilen bir olayın kahramanı bir grup insana verilen isim. İslam dinine göre bu insanlar Tanrı’nin birliğine inanıyorlardı. Fakat dini inançlarına karşı baskıyla karşılaşınca yurtlarından göçmüşler, Efsûs (Afşin)’taki bir mağarada 309 sene uyumuşlardır. Yedi kişi olduklarına ve yanlarında Kıtmir adında bir köpekleri olduğuna inanılır. Aslında Kur’an’daki Kehf suresinde kaç kişi oldukları belirtilmez, Allah dışında kimsenin bilemeyeceği belirtilir. Yine de genel görüşe göre 7 kişiydiler. Hikayeleri İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an’da Kehf suresinde anlatılmaktadır. Kehf suresindeki ayeti kerimede mağaranın içine sabah ve akşam gün ışığı düştüğünden bahsetmektedir. Gün ışığının mağaraya düşmesini tesbit bakımından Afşin Ashab-ı Kehf mağarasında fizik ve astronomi bilim adamlarından oluşan bilirkişi heyeti inceleme yapmışlar ve Afşin mahkemesi de bilimadamlarının kararını haklı bulmuştur.

Ashab-ı Kehf’in Hikâyesi

Ashab-ı Kehf’in hikâyesi Kur’an’da geçer ve bu nedenle Müslümanlar bu hikayeye inanmak zorundadır. Aslında Kur’an’daki surede, bu kişilerin kaç kişi olduğu, kaç yıl uyudukları belirtilmez, bu bilgileri ancak Allah’ın bileceği vurgulanır. Ayrıca hikayenin motifleri ve temeli pek açık bir şekilde belirtilmemiştir. Kısaca bu kişilerin İslami bir inanca sahip oldukları ve karşılaştıkları baskı nedeniyle köpekleriyle beraber bir mağaraya sığındıkları ve bu mağarada Allah tarafından çok uzun bir süre boyunca uyutuldukları anlatılır. Ne tam olarak nerede yaşadıkları ne de tam olarak ne zamanda yaşadıklarına değinilir. Yine de gerek kültürel etkilerle gerek çeşitli rivayetler nedeniyle sayıları, adları, yaşadıkları yer ve uyudukları zamana dair çeşitli şeyler söylenmiştir. Bu söylenceler sayesinde bütün bir hikâyeye ulaşılır. Yine de hikâyenin bu halinin doğruluğuna dair pekçok tartışma vardır.

Geleneksel anlamda hikayeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, Efsûs yani Afşin şehrinde yaşıyorlardı. Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş’tur. Bunlara da “Ashab-ı yesar” denmiştir. Halen Afşin bölgesinde bu isimler erkek ismi olarak çocuklara verilegelmektedir.

Hükümdarın Roma imparatorlarından Dimityanus veya Dokyanus olduğu düşünülmektedir. Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur. Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp öldürtmüştü. Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendi. Onları çağırıp tehdit etti, onlar inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı. Gençlerde inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur’an’daki Kehf suresinin 13. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.)

Hikayenin devamına göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onları sorar. Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Allah’ın bileceği belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklaşık 300 sene uyudukları düşünülür.

Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir. Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kur’an’da geçer. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.

Bazıları sahabelerden Ebu Bekr ve Ali’nin, Ashab-ı Kehf’e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf’in uykudan uyanıp onları gördüklerini ileri sürmüştür. Ayrıca bu söylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir. Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf’in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri sürmüştür. Yine de bu iddiaların, veya hikayede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazı olayların gerçek temelleri tartışmalıdır. Kur’an’da ise bu yorumlara dair hiçbir şey yoktur.

Hristiyanlık’ta Yedi Uyurlar

Bu efsane Hristiyanlık’ta “yeniden dirilme” inancının kanıtı olarak gösterilmektedir.

Efsane

Efsane’ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral’ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyanlık’la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.

Yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar’la karşılaşır. Şehir’de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos’un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler.

Bunlar Hristiyanlıkta Maximianus, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.

Efsanenin bu sürümü ise Kuran’da ki Kehf suresinde(19. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün’deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru “Haderanius” (Hadrian)’a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh’un, Musa’nun, İbrahim’in ve İsa’nın Tanrı’sının tapılamaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder.

Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri için de geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harç kapatılmasını emreder. Yedi kafir’in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.

300 yıl kadar sonra uynadıklarında, Maximillian’ı şehre yiyecek almak üzere göderirler. 300 sene önceki paradan şüphelen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian’ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.

Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağara götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir.

Mağara

Hristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara bugünkü Efes şehrinin yakınlarında Panayır Dağı eteklerinde bulunmakatadır. Yedi Uyurlar mağarasının üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarıldı. Kazı soununda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar bulunmuştur. Yedi Uyurlar’a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hemde kilise duvarlarında bulunmaktadır.

Ashab’ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kent vardır. Bunlardan üçü Türkiye’dedir; Afşin, Tarsus ve Efes

Eshab-ı Kehf (mağara Arkadaşları)

Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları)

Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları)

300 Sene Uyuyup Uyandılar
Kuran’da anlatılan “7 Uyurlar” tam 300 sene uyuyup uyandılar. Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları) Kuran-ı Kerim’de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü badel mevt ( Yeniden dirilme ) inancının delilleri arasında gösterilir. Dünyada onların uyuduğuna inanılan 33 mağara var. Bunların 3’ü de Türkiye’de, Efes, Tarsus ve Afşin’de!…

Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus (Dakyus ) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlarına taptırırmış.

Allah’ ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkmışlar…

Dakyanus bunu çok geçmeden haber almış ve gençlerin öldürülmesi için peşlerine adamların takmış.

Yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalan gençler yolda bir inançlı bir çobana rastlarlar

Çoban ve köpeği Kıtmir de onlara katılır ve yanında su olan bir mağaraya sığınırlar… Eshab-ı Kehf-Kehf burada uykuya dalar.

Kralın vezirleri mağarayı bulurlar.İçeri girmezler ancak içeridekiler çıkamasın diye de mağazanın ağzını ördürürler.

İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar.

Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Yüce Allah’ın bileceği belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklaşık 300 sene uyudukları düşünülür.

Kuran’a göre Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında değildir. İçlerinden birini (Yemliha) şehre yiyecek almaya gönderirler

Yemliha şehre indiğinde çok değişmiş bulur. Bir şehirli de tuhaflığı fark edip onu zamanın hükümdarına götürür.

İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.

Kur’an’ı Kerim de yedi uyurların isimleriyle ilgili herhangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri şöyledir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayuş ve köpeklerinin ismi Kıtmir’ dir.

Kıtmir’in de cennete gideceğine inanılır: “Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır. Biz onları sağ yana ve sol yana çeviriyorduk.

Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu. Onları görmüş olsaydın, geri dönüp onlardan kaçardın, onlardan içini korku kaplardı.”
Kehf:18

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası )—tarsus

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası )

Tarsus’un 12 km kuzeyinde bulunan Eshabı Kehf mağarası, Hristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilir. Mağara dört köşe olarak kayadan yulmuştur ve 15-20 basamakla girilir.

O Mağaranın üstünde 1873 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan camiye sonradan üç şerefeli bir de minare eklenmiştir. Eshabı Kehf diye adlandırılan ve kutsal kişiler olarak bilinen, Hristiyanlarca 7, Müslümanlarca 8 evliya olarak kabul edilen Yelmiha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Debernuş ve Kefeştetayuş adındaki yedi genç ve köpekleri Kıtmir’e ait söylencenin çeşitli versiyonları vardır.

Bazı değişikliklerle birlikte bunların hepsinde anlatılan ortak söylence şöyledir. St. Paulus’un Hristiyanlık kurallarını yaydığı tarihlerden uzun bir süre sonra, Arap kaynaklarında Takyanus olarak geçen (Diocletianus?) Roma imparatoru Tarsus’a gelmiş ve çok tanrılı dönemde tek tanrıya inandıkları için bu gençleri huzuruna çağırarak, onlara Roma dinine bağlı kalmalarını, aksi taktirde kendilerini öldürteceğini söylemiştir. Tek tanrıya inançlarından vazgeçmek istemeyen bu gençler,imparator tarafından verilen bir kaç günlük zamandan yararlanarak Tarsus yakınlarındaki bu mağaraya sığınmışlar ve orada mucizevi bir şekilde 300 yıl süren bir uykuya yatmışlardır, içlerinden ilk uyanan Yemliha, yiyecek almak için kente gittiğinde, elindeki paranın çok eski ve anlattıklarının akla uygun olmadığı anlaşılınca, onunla beraber mağaraya giderler.

Ancak mağarada yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey göremezler. Bu nedenle bu mağara Yedi Uyurlar Mağarası olarak da anılır. Bu sonuç Islami versiyonda ise şöyledir.Mağaraya gelenler, içerde altı kişinin namaz kıldığını görürler.Yemliha dışardakileri bırakıp mağaraya girer ve ondan sonra yedisi de görünmez olurlar. A.Akagündüz, Y.Baş, R.Tekin, O.Kaşıkçf nın hazırladıkları bir akademik çalışmaya göre; yazarlar, bu söylenceyi Kuran’ın Kehf suresinin 926 ayetlerininaçıklamasıyla ele almışlardır. Ayrıca 34′ü Turkİslam, 2′si batılı olmak üzere 36 kaynağın sonuçlarına göre yayınladıkları kitapta, bu söylencenin yeri, Tarsus’dakiEshabı Kehf olarak gösterilmektedir.

T.A.Çağlar, bu konuya farklı bir bakış açısı ile yaklaşarak, olayın geçtiği söylenen yerdeki konik dağ yapısını bir dağ kültü, isimlerin ise “nuş ve yüş” şeklinde ekler almasının, Islami veya antik olmaktan çok Labarnaş veya Hattuşaş gibi Hitit, Luwi veya Que kökenli olabileceğini öne sürmektedir. Bu durumda yeri ve kime ait olduğu tartışmalı olan bu söylenceye dikkat edilmesi gereken farklı bir versiyon daha ortaya çıkmaktadır.
kaynak..www.tarsus.bel.tr


Eshab-ı Kehf İsimleri

Eshab-ı Kehf İsimleri

Eshab-ı Kehf İsimleri

Bu mübarek kimselerin isimleri, Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş ve köpekleri Kıtmir’dir.

Ziraat tekniğinin bildirdiği usulleri tatbik etmelidir. Ayrıca tarlaya bereket gelmesi için, mahsulün uşrunu vermeli, sonra Eshab-ı Kehfin isimleri dört kağıda yazılıp, ayrı ayrı sarıldıktan sonra, tarlanın ayak basmayan dört köşesine gömmelidir. Eshab-ı Kehfin isimleri yazılı kağıdı evinde, üstünde bulundurmak da bereket verir.

Selçuk Yedi Uyuyanlar Mağarası Ve Yedi Uyurlar Efsanesi

Selçuk Yedi Uyuyanlar Mağarası ve Yedi Uyurlar Efsanesi
Selçuk Yedi Uyuyanlar Mağarası – Yedi Uyurlar Efsanesi – Yedi Uyuyanlar Hikayesi

Selçuk yöresinde bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası, hem İslam Dininde, Hem Hristiyanlıkta bahsedilen Yedi uyurlar hikayesinin sonunda yedi gencin uyuduğu mağara olarak bilinmektedir.

Yedi Uyurlar Efsanesi ile Ahsab-ı Kehf benzerliği

Hristiyanlıkta adı geçen hikaye ile İslam ‘da bahsedilen arasında bazı farklılıklar olmakla birlikte birbirine çok benzer yönleri vardır.

Kuran’da Kehf suresinde bahsedilen Ahsab-ı Kehf mağarasının Afşin’de ya da Tarsus’ta olduğu sanılmaktadır. Hristiyanlıkta adı geçen Yedi Uyuyanlar mağarası ise İzmir Selçuk yöresindedir.

Yedi Uyurlar Efsanesi, Yedi Uyuyanlar Hikayesi

M.S. 250 yılları civarında İmparator Decius (Dakyanus veya Dakyus) zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç vardı. Adları Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus olarak bilinmekle birlikte farklı kaynaklarda isimleri farklı söylenmektedir.

İmparator Tapınağı’ndaki kurban sunma vazifelerini yapmak istemediler. Putperestliğe karşı oldukları için kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar bir süre sonra uykuya dalarlar. Uyandıktan sonra yiyecek almak için kente giderler. Yalnız bir gece değil 200 sene boyunca uyuduklarını ve Roma İmparatorluğu’nun her yanında Hıristiyanlığın yaygınlaştığını öğrenirler.

Yedi genç öldükten sonra büyük bir cenaze töreni yapılır ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edilir. 1927-28 yıllarında burada yapılan kazılarda, bir kilise ile yüzlerce mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal kabul edilen Yedi Uyuyanlar’a hitaben yazılmış yazıtlar vardır.

Yedi Uyuyanlar Mağarası Nerededir, Nasıl Gidilir?

Hristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara bugünkü Efes antik şehrinin yakınlarında Panayır Dağı eteklerinde bulunmakatadır. Vedius Gymnasiumu yanından doğuya doğru dönen asfalt yol, Yedi Uyuyanlar Mağarası’na gitmektedir.

TARİHÇESİ

Yedi Uyuyanlar!

Vedius Gymnasiumu yanından doğuya doğru dönen asfalt yol, Yedi Uyuyanlar Mağarası’na ulaşır. İmparatorluk içindeki Hıristiyanların, Roma Devleti ile anlaşmazlığa düştükleri en önemli konu, İmparator Kültü’dür. Bu kült gereği Hıristiyanlar, İmparator Tapınağı’na kurban sunma görevini yerine getirmeyince, devlet tarafından imparator düşmanı sayıldılar. Bunlar devlet düşmanları gibi işlem gördüler.

İmparator Decius zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç, İmparator Tapınağı’nda yapılması gereken kurban sunma işlemini yerine getirmek istemedikleri için, kentten kaçıp buradaki bir mağaraya saklanIRlar. Yedi genç bir süre sonra uykuya dalarlar. Uyandıktan sonra yiyecek almak için kente gittiklerinde, yalnız bir gece değil 200 yıl uyudukları ve Roma İmparatorluğu’nun her yanında Hıristiyanlığın yaygınlaştığını öğrenirler. Durumu haber alan imparator Theodosius II, bunu ‘Resurrection’ yani ölümden sonra insan ruhunun yeniden dünyaya geleceği inanışının bir göstergesi olarak kabul eder. O dönemde bu konunun tartışması kiliselerde yapılmıştır.

Yedi genç öldükten sonra büyük bir cenaze töreni yapılır ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edilir.

1927-28 yıllarında burada yapılan kazılarda, bir kilise ile yüzlerce mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal kabul edilen Yedi Uyuyanlar’a hitaben yazılmış yazıtlar vardır.

Yedi Uyuyanlar’a mümkün olduğu kadar yakın gömülme arzusu, yüzyıllar boyunca sürmüştür.
Azize Maria Magdalene de burada gömülüdür

M.S. 250 Yılında Roma tahtında İmparator Decius oturuyordu Hükümdar aynı zamanda koyu bir Hıristiyanlık düşmanıydı. Oysa , bu din o yıllarda büyük bir hızla yayılıyordu.

Bu yayılışı durdurmak Decius’un en büyük amacıydı. Hıristiyanları inançlarından vazgeçirecek ve onları tekrar puta taptıracaktı.

Yakalanan Hristiyanları ateşte diri diri yaktırdı , kazıklara oturttu , türlü işkencelerle öldürttü. İmparatorun şerrinden bazı hristiyanlar çok uzaklara kaçtılar.Bunların içinde 7 arkadaş bir de köpekleri vardı. Bu 7 arkadaş Efesliydiler. Romalı askerlerin ellerinden kurtularak Efes’te Panayır Dağı’nda bir mağara buldular ve oraya saklandılar.

Amaçları bir zaman burada saklanıp kendilerini unutturmaktı. Korku ve üzüntüden yorgun düşmüşlerdi. Sürekli dua ettiler . Tanrı’nın kendilerini kurtarmasını dilediler. Bu arada Efes İmparatoru saklandıklarını haber aldı. Derhal adamlarını göndererek mağaranın ağzını koca koca taşlarla ördürdü ve onları içeride açlık ve susuzuktan ölüme bıraktı.

Sonraları bu olay unutulur.

Aradan geçen uzun zaman sonra magranın önündeki taşlari yıkarlar. Buraya koyunlar için ağıl yaparlar, çalışan işçiler ise uyuyan gençleri farketmezler .

7 arkadaş uyandıklarında adı Yemliha olan genç yiyecek almak üzere Efes’e doğru korka korka yola koyuluyor. Yemliha kente girince hemen bir fırıncıya gidiyor ve ekmek istiyor. Karşılık olarak da cebindeki paralardan veriyor.

Fırıncı paraları görünce şaşırıyor. Yemliha’ya bunları nereden bulduğunu soruyor. Yemliha ise daha çok şaşırıyor. Bunun üzerine fırıncı bunların 200 yıl evvel kullanılan İmparator Decius dönemine ait paralar olduklarını söylüyor. Şimdi Roma tahtında İmparator Theodosius’un bulunduğunu anlatıyor.

Yemliha hayretle “Nasıl olur? Ben dün uyudum bugünse uyandım ” diyor .

Hemen mağaraya dönüyor ve durumu arkadaşlarına anlatıyor.

Bunun üzerine tekrar yatıp uyumaya karar veriyorlar. Bir daha da uyanmıyorlar.

İmparator Theodosius durumu öğrenince adamlarıyla birlikte hemen mağaraya koşuyor ve onları uyurken görüyor. Anlatılanlara göre yüzleri pırıl pırıl parlıyormuş.

*Gerek İslam gerekse Hıristiyan kaynaklarındaki 7 uyurlar öyküsü pek fazla farklı değil. Anadolu’da Yedi Uyurlar Mağarası olarak bilinen onlarca mağara ve öyküleri var.

Etiketler:ashabı kehf mağarası nerede ashabı kehf nerede ashabı kehf mağarası nerededir eshab-ı kehf mağarası nerede ashabı kehf nerededir ashabı kehf hangi şehirdedir ashab-ı kehf mağarası nerede ashabı kehf mağarası ashabi kehf nerde yedi uyurların isimleri ashabı kehf nerde yedi uyurlar mağarası ashabi kehf magarasi nerede ashab-ı kehf nerede ashabı kehf mağarası tarsus ashabi kehf magarasi nerde ashabı kehf nedir yedi uyurlar mağarası nerede afsin asafikeyf ashabı kehf tarsus nerede
Neredesin Firuze: Neredesin Firuze, 2004 yılı yapımı bir Türk filmidir. IFR (İstisnai Filmler ve Reklamlar) tarafından gerçekleştirilen prodüksiyonda Levent Kazak'ın yazdığı senaryo Ezel Akay (Ezop) tarafından yönetilmiştir.
Neredeyse tehdit altındaki türler: Neredeyse tehdit altındaki türler (NT), nesli tehlikede olmamakla beraber, yakında nesli tehlikeye girebilecek türlerdir.
Hogwarts kadrosu: Aşağıdaki karakterler Harry Potter serisindeki Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nun çalışanları, sakinleri ve kurucularıdır.
Nerdesin Be Birader?: O Brother, Where Art Thou? ya da Nerdesin be birader? Coen Kardeşler tarafından yapılmış bir komedi filmidir.
Neredeyse kesin: Olasılık kuramında bir olayın meydana gelme olasılığı 1 ise bu olay neredeyse kesin olarak gerçekleşir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir