Askerime Mektup

araya askere mektup askerlik bayram benden biter dostum fatma geldi gine hasret hoca iraz kerim mahir muharrem namaz seni seviyorum yeli Askerime Mektup Askere Mektuplar askere mektup askerime mektup askere mektuplar ask..

Askere Mektup…

Askerlik seni benden aldı
Ama unutmasınki birgün geri verecek
Seni o kadar özledimki anlatamam
Araya hasret girince
İnsan yaşadıklarının değerini
Daha iyi anlıyormuş
Meğer sen benim diğer yarımmışsın
Seni ummadığın kadar çok seviyorum
Ama unutmaki inanmak başarmanın yarısıdır
Biz bu hasreti beraber aşıp
Kavuşmayı beraber başaracağız
Allah yardımcın olsun
Seni önce ALLAHIMA
Sonrada kalbindeki sevdaya emanet ediyorum
SENİ SEVİYORUM

Asker Mektubu


Askere Mektup

Askere Mektup

Aziz dostum, sen bu ilden gideli,
Sekiz mevsim geldi-geçti duydun mu?
Gine kar koymadı baharın yeli,
Şeftaliler çiçek açtı duydun mu?

Memiklerin Iraz için Kel Durdu,
Sinan oğlu Muharrem’i öldürdü
Keş Ahmet bayram da namaz kıldırdı;
Kerim Ağa köyden göçtü duydun mu?

Çavuşların yumuk gözlü Tahir’i
Kahve yaptı kırk senelik ahırı,
Erkek Fatma, Dişi çürük Mahir’i
Güpegündüz aldı kaçtı duydun mu?

Ala-kardır Binboğa’nın yücesi.
Asker oldu Halime’nin kocası.
Sazlıköy’ün ilerici hocası
Minarede şarap içti duydun mu?

Dikkat eyle; anlam çıkar sözüm den;
Bir hızarcı geldi Mercanözü’nden
İpsiz Mustafa’nın tek boynuzundan
On altı çift tahta biçti duydun mu?

Kenan’ların sarı saçlı Reşad’ı
On çocuğun anasını boşadı,
Sultan serbest kaldı, sarhoş yaşadı,
Hürriyeti yeni seçti duydun mu?

On iki gün önce yaptık bir seçim,
Tekgöz murdar öldü partisi için.
Nasreddin Hoca’nın dediği biçim;
”Dünyayı yanlışsız ölçtü(!)” duydun mu?

Daha bunlar bildiğimin yarısı,
Gelecek mektuba kalsın gerisi.
Bu yıl Karakoç’un gönül arısı
Çiçekten çiçeğe uçtu duydun mu?
Abdurrahim Karakoç

> Aşk Dolu Serseri Askerin Mektubu

bitmeyecek bililiyorum

biter saniyorum;bitmiyor. seni çok özledim.
canımın sıkılıp okuldan kaçtığım seninle yağmurda dolaştığım günleri özledim.şimdi ise senden uzağım; uzaklarda mektup beklemeyi, şarkılarla susmayı , inat etmeyi,seni dahaçok sevmeyi öğrendim.
yağrına birakacak birşey yok ne kızgınım nede kırgın.işte bida benim hayatım insan kadere boyun eyiyormuş demekki.
aslında yapacak çok şey vardı yapamadık ne yazıkkı.
dünyaya güzellik bulmaya gelmiştik bulamadan gidiyoruz.
ne isterdim biliyormusun?
şöyle kana kana su içmeyi, arka bahçeden domates kopartıp ısırarak yemeyi,kızarmış ekmeğe vişne reçeli sürmeyi,senin gözlerine bakmayı ve doya doya öpmeyi,seni seni birkez daha görmeyi isredim.
ayın gümş bir şarkı gibi işldattığı yüreğimi aydınlattığın günü tekrar tekrar ve tekrar yaşamayı özledim.

kalbim aşktan çarpsın isterdim bir gün gideceksin korkusu ile deyil,nefesim; evekoştuğum için kesilsin isterdim, eyer senin dediğin gibi bu bir oyunsa oynarken beni bulmanı isterdim.ve beni sevdiğini soylemeni dinlemek isterdim.
o zaman nekadar güzel bir şey olduğunu anlardım aşkın.

seninle yaşamak ıstıyorum. tembelce, aşkla, coşkuyla, sevgiyle.
seni sevmekle annemin oğlu, baba annnemin torunu, sevgilimin sevdiği, dünyanın sevmeye, aşka, mutluluğa muhtaç yaşamakta olan olan bir genci olmak isterdim.
kimseden korkmadan ,çekinmeden, kaçmadan seninle aşkı yaşamak isterdim.
gömleğime rüzgar,
cebime aşk,
yüreğime sevgi doldurmak isterdim.

bir kaldırıma oturup su içmek istiyorum

Askere Mektup(komik)

Askerin Arkadaşı:

sevgili hakkuş

mektubunu aldım.gelmesi ne denli sevindiriciyse de okuduklarım o denli
üzücüydü…demek asker gittiğinden beri çavuşun size özellikle de sana
yapmadığı kalmamış.”suçum olsa yanmam” diyorsun.sana inanıyorum
dostum.olur olmaz seni dövdüğüne göre yazdığın gibi o herif asker ocağına
yakışmayan sadistin teki…sen sivilken ağzına kötü söz almazdın.adamın
beşiğinden mezarına kadar nesi varsa içinden sövdüğüne göre gerçekten çok
sinirlenmişsin.ama haklısın.ben de olsam ondan nefret ederdim.oysa
hepiniz aynı vatanın evladısınız.neden ayırım yapıp en ağır işleri sana
yaptırıyor ki???..senin gibi aklı başında sorumluluklarının bilincinde
olan insana böyle davranmak için çok adi birisi olmalı.zaten “adinin
teki” demişsin.neyse hakkuş vatan borcu bu…herşeyeinsanlıktan uzak olan
çavuşuna bile katlanıp vazifeni yerine getirmelisin.sen yine elinden
geldiğince iyi asker olmaya çalış.beni de mektupsuz burakma.mektupları
dışardan yollamakla iyi ediyordun.çavuş iti okursa bir de mektuplar için
dayak yersin sonra.

özlemle gözlerinden öperim.
__________________________________________________ _______________

Asker:

ulan recai i*i

ben sana ne zaman mektup yazdım da o allahın belası mektubu
gönderdin??mektuplarımızın okunduğunu bildiğin için bu adiliği yaptın di mi
köpek??senin yüzünden gül gibi çavuşumun bana yapmadığı kalmadı.tonla
dayak…bir hafta da hapis cezası yedimçavuş beni bölüğün önüne çıkarıp
“KARŞINIZDA ORDUMUZUN EN ŞEREFSİZ ASKERİ DURUYOR.” dedi.ne dediysem senin
nasıl adi bir yaratık mektubunun da o eşşek şakalarından biri olduğuna
inandıramadım.bir daha mektup falan yazma…zaten ilk izne gelişimde
ellerini un ufak edeceğim.birkaç yıl eline kalem alamayacaksın.en kısa
zamanda başına bir kaza gelmesini sürüm sürüm sürünmeni dilerim
__________________________________________

Askerin Arkadaşı:

merhaba hakkuş

yanında olamadığım sorunlarını ve acılarını paylaşamadığım için
kahroluyorum. mektuplarını okudukça içim kan ağlıyor. manyak çavuş iyice azdı
ha…vay sadist vay…bir de adam bilip çavuş yapmışlar.böylelerinin
eline hiç yetki vermemeli…sonra ne oldum delisi oluyorlar.”sivil olsam
yapacağımı bilirdim” diyorsun.ama haklıısın hakkuş.sinirlerine hakim
ol..askerlikte üste saygısızlık olmaz.adama askerliği bitirtmezler
vallahi…uyma o hayvana dostum.zor ama sayılı günler gelir geçer.buralar
bildiğin gibi eksikliğini hep hissediyoruz.en güzel günler seninle
olsun…
kardeşin Recai…
__________________________________________________ __________

Asker:

recai denen hayvan

lan sana hayvan demek iltifat hayvanlara hakaret olur oğlum sen
çıldırdın mı? çavuş fıttırdı…adamın bir ağzıma yapmadığı kaldı. “yazmadım
konutanım.” diyorum yemin billah ediyorum dinlediği yok. ah ulan
************ yaktın beni…askerliğim şimdiden bir ay uzadı.her gece
tuttuğum 8-5 nöbetleri günde yalnız başıma tam teçhizat 20km koşu iki çuval
ıspanak ayıklamak imanımı gevretiyor.yeter artık recai!…şakanın
çıkacak suyu muyu kalmadı.cımcılık oldu.bu gidişle biraz zor ya izne
gelirsem kendine kaçacak delik ara. tüm kemiklerini kıracağım.

allah belanı versin…
__________________________________________________ _____

Askerin Arkadaşı:

hakkuş’cuğum
yooo yazdıklarına inanamıyorum.bu kadarı da olmaz ama… artık o
şerefsiz çavuşun sana yaptıklatını insan yapmaz.nedir bu *******eşşeğin sana
çektirdiği? yani afedersin ama insan sokaktaki uyuz ite bbiledaha iyi
daha merhametli davranır.bak hakkuş sakın benden gerçekleri saklama
yoksa görevden mi kaytarıyorsun? eninde sonunda ikiniz de bu vatanın
evladısınız.böyle yapması için ya kafadan sakat ya daa soysuz olmalı..ne
diyeyim hakkuş? sabredeceksin.allah sevdiği kuluna çektirirmiş. seni de
seviyor olmalı ki çavuş gibi bir namussuzu başına bela diye salmış

candostun recai
______________________________________________

Asker:

recai soysuzu stop!

sayende askerliğim bitmeyecek stop!.. firar ettim stop!.. seni
parçalamaya geliyorum stop!..

Etiketler:askere mektup askerime mektup askere mektuplar askere aşk mektubu askerime mektuplar sevgiliden askere şiir sevgilisinden askerine mektup asker e mektup askere sevgilisinden mektup sevgiliden askere mektup sevgiliden askere şiirler askere ilk mektup sevgiliden askere yazılan mektuplar sevgiliden askere mektup 9 sevgiliden askerine mektup sevgiliden askere şiirleri en beğenilen sevgiliden askere gönderilen mektuplar askere güzel mektuplar sevgiliden askere yazılacak mektup sevgilisinden askere mektup
Mektup arkadaşı: Mektup arkadaşları, posta servisi aracılığıyla birbirlerine düzenli olarak mektup yazıp yollayan insanlardır.
Yazılı çaylak: Yazılı çaylak (Elanus scriptus), atmacagiller (Accipitridae) familyasından bir boz çaylak türü.
Mektup roman: Mektup roman, bir roman tarzıdır.
Mektupçu Köşkü: Mektupçu Köşkü, İzmir'in Halil Rıfat Paşa Caddesindeki tarihi köşk. Mektupçu isminin yıllarca posta idaresinin konuk evi olarak kullanılmasından ve Mektupçu semtinde bulunmasından kaynaklandığı sanılmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir