Atatürkün Bana Anlattıkları Kitap Özeti

Sponsorlu Bağlantılar
19 mayis 1919 askeri bana basim bey bu bunu bursa ismini kendi kitap memleket mustafa kemal ona ya yakup cemil yayinevi Atatürkün Bana Anlattıkları Kitap Özeti Atatürk Ün Bana Anlattıkları atatürkün bana anlattıkları atatürkün bana anlattı..

AtatÜrk’ün Bana Anlattıkları -kitap Ozeti

ATATÜRK’ün Bana Anlattıkları KİTABIN YAZARI Falih Rıfkı ATAY YAYINEVİ VE ADRESİ
BASIM TARİHİ 1998 KİTABIN YAYIM MAKSADI 19 MAYIS 1919’dan önce ATATÜRK’ün Fikri ve Askeri hayatının oluşum ve değişimini anılarla anlatan Falih Rıfkı ATAY tarafından kaleme alınmış bir eserdir. KİTABIN ÖZETİ :
Türk milletinin Alman ordusunun yanında savaşa katılması istendiği sıralarda yurdumuza bir Alman heyeti gelmişti. O zamanki Osmanlı devlet adamları ve devlet reisleri ordumuz hakkındaki tüm sırları ve ordumuzu bu heyete teslim etmişlerdi. Mustafa Kemal ATATÜRK bundan büyük bir rahatsızlık duyuyordu.Bunların olmaması için tüm yetkili makamlara rahatsızlığını ve nedenlerini tüm açıklığıyla bildirmiş fakat kimse oralı olmamıştı. Hatta onlardan birisi Mustafa Kemal’in bu rahatsızlığının memleket ve milletine duyduğu aşktan ileri geldiğini fakat memleket ve milletin buna layık olmadığını söylemiştir.
Mustafa Kemal Arıburnu ve Anafartalar’da elde ettiği başarılar sebebiyle dost düşman birçok kişinin ismini duyduğunu biliyordu.Buna dayanarak Osmanlının içinde bulunduğu durumu anlatmak üzere Osmanlı yöneticilerine ziyarete gidiyordu. Nazır bey ile yaptığı görüşmede de ona içinde bulunduğumuz kötü durumu açıklamaya çalışmış fakat o kabullenmek istememiş gerçeklerin kendi bildikleri olduğuna inanmaya devam etmiştir. Mustafa Kemal’i Heyeti Vukela’ya şikayet etmiştir.
Mustafa Kemal’e heyecanlı bir eğilim içinde olan Yakup Cemil adında bir kişi Bursa’da arkadaşlarıyla yaptığı bir ihtilalde Vatanın selameti için devlet başındakilerin öldürülmesi gerektiğini ve bunu da kendisinin yapacağını söylemiştir. Ayrıca en önemlisi de vatanın kurtulması için devletin başına Mustafa Kemal’in gelmesi gerektiğini söylemiştir. Daha sonra bu adam yakalanarak asılmıştır. Mustafa Kemal Yakup Cemil’in bu hareketini doğru bulmamıştı, buna rağmen onu kurtarmaya çalıştı.
Mustafa Kemal Yedinci Ordu’ya ilk defa kumanda ettiği sırada bu ordunun da içinde bulunduğu gurup kumandanı General Falkenhayn’a önem verdiği konusunda hem fikir olmayınca münakaşa oldu ve durumdaha büyük makama aksetti. General Falkenhayn Mustafa Kemal’in tamamen gerçeklerden oluşan görüşlerine değer vermemişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal bütün sonuçlarını kabul ederek isyankar bir şekilde kendi görevine son verdi ve yerine Ali Rıza Paşa’yı tayin etti. Daha sonra Mustafa Kemal’i II nci Ordu K.lığına tayin ettiler. Mustafa Kemal onu da kabul etmedi. Halbuki Mustafa Kemal sadece içinde bulunduğumuz acı durumu açıklamaya çalışıyor fakat onlar buna inanmak istemiyorlardı. Bu sırada Mustafa Kemal’in İstanbul’dan Halep’e gitmek için yol parası dahi yoktu. Mustafa Kemal bundan kimseye söz etmediği halde Falkenhayn Mustafa Kemal’e bir miktar altın gönderdi. Mustafa Kemal bu paranın ordu ihtiyacı için gönderildiğini sandı. Fakat daha sonra gerçeği anladı ve parayı Falkenhayn’a geri yolladı.Birkaç at ve kısrak satarak para sağladı. Bundan da anlayacağımız gibi Mustafa Kemal hiçbir zaman kendisini vatanından ön planda tutmamıştır.
Veliaht Vahdettin ve Mustafa Kemal’in Almanya gezisinde de Mustafa Kemal her fırsatta Vahdettin’e vatanın içinde bulunduğu müşkül durumu açıklamaya çalıştı. Orada da birçok yere gezi yaptılar. Her gittikleri yerde bir Alman komutanı onlara Alman ordularının gerçek durumunu değil de istedikleri yönlerini gösteriyorlardı .Hatta birisinde Mustafa Kemal ve Vahdettin cepheye gidip Alman ordularını daha yakından görmek istedi . Bu istekleri kabul edildi fakat daha oraya varmadan nereleri gezecekleri planlanmıştı. Mustafa Kemal Vahdettin’den tecrübelerine güvenerek gösterdiği yöne gitmesini istedi ama Vahdettin yapılmış plandan dışarı çıkmadı. Mustafa Kemal’de ondan ayrılarak gösterdiği yöne gitti. Ağaçta gözcülük yapan bir Alman askeri ile görüştü. Alman ordusunun kötü durumu hakkında önemli bilgiler aldı. Görülüyor ki Alman ordusunun durumu kendi askerinin dahi durumu inkar edemeyeceği kadar kötüydü.
Seyahatten sonra Mustafa Kemal büyük bir rahatsızlık geçirdi ve bir süre dış ülkede tedavi gördü. Bu sırada veliaht Vahdettin padişah oldu. Mustafa Kemal ile görüşmek üzere yanına çağırdı. Çünkü her fırsatta vatanın içinde bulunduğu durumu kendine anlatmaya çalışan Mustafa Kemal ile gezi sırasında bir çok görüşmeleri olmuştu. Buradan Mustafa Kemal’in tek isteğinin mülk ve makam değil vatanın kurtuluşu olduğunu açıkça anlıyoruz.
Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmede Mustafa Kemal kendisine her şeyden önce orduyu bizzat kendisinin kumanda ederek sahip çıkmasını istedi.Ancak ondan sonra sağlıklı kararlar alınabileceğini bildirdi. Günler sonra yaptıkları başka bir görüşmede Mustafa Kemal padişahın orduyu düzeltip başına geçmek yerine ilk önce halkı kazanmaya çalıştığını anladı.
Vahdettin birgün Alman generalleri ile görüşme yapıyordu. Mustafa Kemal Alman generalleri olduğu için içeri girmek istemediğini belirtti.Ama Vahdettin özellikle onlar olduğu için içeri girmesini istediğini söyledi. İçeri girer girmez Mustafa Kemal’e iltifatlar yağdırmaya başladı. Sonunda Mustafa Kemal’i Suriye’ye kumandan tayin ettiğini ve oraları düşman eline kaptırmamasını söyledi. Alman generallerine dönerek“ Bu kumandan dediğimi yapabilir” dedi. Mustafa Kemal ATATÜRK bu görevin ona İstanbul’dan uzalaştırılmak için verildiğini biliyordu. Sonra Mustafa Kemal ATATÜRK bu işin Enver Paşa ve Vehip Paşa’nın başının altından çıktığını öğrendi.
1 nci Dünya harbinde yüzlerce km. uzunluğunda bir cephe üzerinde üç ordu vardı. Bunların sadece isimleri orduydu. Bu ordular zayıf, dağınık bir takım kuvvetlerdi. Mustafa Kemal bu üç ordunun birleştirilerek tek ve sağlam bir ordu kurulmasını istiyordu. Fakat bu tekliflere kimse kulak asmadı.
Bir gün Mustafa Kemal’e Erkanı Harbiye reisi o günün raporlarını okuyordu. Bunlar her zaman yazılan basit raporlardı. Yalnız bu raporlarda bir ingiliz esirin yazdığı rapor Mustafa Kemal’in dikkatini çekti. Mustafa Kemal bu rapordan İngilizlerin bir kaç gün sonra bütün cephe üzerinde taarruz yapacaklarını anladı. Kolordu komutanlarına tedbir aldırdı. Ve Limon Van Sanders’e haber verdi. Fakat o buna gülüp geçti.Mustafa Kemal’in dediği gerçekleşti ve Limon Van Sanders’in ordusu bozguna uğradı. Burada Mustafa Kemal’in ileriyi görme yeteneğini ve sezgi gücünü görüyoruz.
Mondoros mütarekesinin yapıldığı sıralarda durumun kabul edilemezliğini bir çok makama yazılar yazarak açıklamaya çalıştı ama kimse kulak asmadı.
Bütün bunlar olurken Mustafa Kemal bir taraftanda arkadaşları ile toplantılar yapıyor ve vatanın bölünmezliği için neler yapabilecekleri hakkında sabahlara kadar tartışıyor ve onların görüşlerini alıyordu.
Mustafa Kemal yine arkadaşları ile yaptığı görüşmede Anadolu’ya gitmeye karar verdi. Bir vapur hazırlattı. Mustafa Kemal tüm tehlikelere karşın Anadoluya en kısa yoldan gitmeye kararlıydı. Bunuda ancak vapurla yapabilirdi. Mustafa Kemal Sinop’a geldiğinde oradakilerden Samsun’a kolaylıkla gidebilecek bir yolun olmadığını öğrendi. Fakat yine de o Samsun’a ayak basmak için o kadar acele davranıyordu ki zaman kaybetmektense tehlikelere göğüs germeyi tercih ediyordu.Zaten Mustafa Kemal daha yola çıkmadan Bandırma Vapuru’nun Karadenizde batırılacağı haberini aldı. Bandırma Vapuru’nun pusulasıda bozuktu fakat o yine de yola çıktı.
Ve nihayet Mustafa Kemal Samsun Limanı’na ulaştı…

Bana Atatürk’ü Anlattılar – Hıfzı Topuz

Kitabın künyesi

Bana Atatürk’ü Anlattılar
Hıfzı Topuz
Remzi Kitabevi / Araştırma-İnceleme Dizisi
Türkçe
168 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm
ISBN : 9789751413901
2010

Kitap hakkında

Cumhuriyeti Kuranlardan Tanıklıklar

Gazetelerin soluk yaprakları arasında yitip giden bu anılar, Atatürk’ü çok özlediğimiz bugünlerde yeniden gün ışığına çıkıyor.

İsmet İnönü, Falih Rıfkı Atay, Cafer Tayyar Eğilmez, Sabiha Gökçen, Mim Kemal Öke, Ali Fuat Cebesoy, Agop Dilaçar, Vildan Âşir Savaşır, İ. Süreyya Yiğit, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sırrı Bellioğlu, Ekrem Rize gibi her biri Atatürk’ün yakın arkadaşı olan bu ünlüler, kuruluş dönemine ve Atatürk’e ilişkin, tarihe ışık tutacak anılarını paylaştılar.

Ayrıca bu kitapta Yunan orduları başkomutanı General Trikupis de nasıl esir olduğunu, Atatürk’ün kendisine nasıl içtenlikle yaklaştığını anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap kapağı

Etiketler:atatürkün bana anlattıkları atatürkün bana anlattıkları kitap özeti atatürk ün bana anlattıkları atatürkü anlatan kitapların özetleri atatürk ün bana anlat ataturkun bana anlattiklari falih rıfkı atay atatürkün bana anlattıkları kısa özet bana atatürkü anlattılar özet atatürk atatürkün bana anlattıkları ( atatürk hakkında yazılan kitapların özetleri falih rıfkı atay atatürkün bana anlattıkları özet tatürkün Bana Anlattıkları atatürkün Bana Anlattıkları özeti bana atatürkü anlat falih rıfkı atay atatürkün bana anlattıkları yayınevi atatürk ile cemil hikayesinin özeti atatürkün hayatını anlatan özetli kitap atatürkün almanya gezisi romanı özeti yakup cemil i anlatan kitaplar
Mustafa Kemal Atatürk: Mustafa Kemal Atatürk (Nüfus kâğıdında Kamâl Atatürk) (1881, Selânik – 10 Kasım 1938, İstanbul), Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı olan Türk siyasetçi ve devlet adamı.
Atatürk'ün Devrimleri: Atatürk Devrimleri ya da Atatürk İnkılapları (Kemalist Devrim, Türk Devrimi, Atatürk Reformları, Türkiye Cumhuriyeti Devrimi, Atatürk İhtilali vb.
Mustafa Kemal Atatürk kronolojisi: * 1881 Selanik'te doğdu.
Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi: Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi (Ey Türk Gençliği) Mustafa Kemal Atatürk tarafından 20 Ekim 1927 tarihinde Nutuk'un sonunda Türk Gençliği'ne yönelik yaptığı konuşmadır.
Kitap-lık: Yapı Kredi Yayınları tarafından hazırlanan ve editörlüğünü Murat Yalçın'ın yaptığı aylık edebiyat dergisidir.
Kitap yakımı ve bilginlerin gömülmesi: Kitap yakımı ve bilginlerin gömülmesi (), Çin'de Qin Hânedanlığı döneminde M.Ö 213 - M.Ö 206 târihleri arasında yapılmış olan ve birkaç kitap tür hâriç bütün kitapların alenen yakılarak tahrîbiyle sonuçlanıp bugüne kadar unutulamayan, târihe çizgisini koymuş eski bir sansür uygulanmasıdır.
Kitap kulübü: Kitap kulubü, veya daha uzun olarak "kitap tartışma kulübü" veya "okuma kulübü" kişilerin düzenli aralıklarla buluşup, daha önce okudukları kitabıların hakkında düşüncelerini paylaştıkları, kitabın sevdikleri ve sevmedikleri bölümlerini, karakterleri tartıştıkları sosyal etkinliktir.
Kitap terimleri: abartma (padding)- İkincil kaynaklardan önemsiz bilgileri aynen alarak metni olduğundan önemli göstermeye çalışmak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir