Atletizm Atlamalar

bacak bir deneme dik kare m den tempo vs..

Atletizmde Atlama Branşları

ATLAMA BRANŞLARI

Atletizmin bir dalı olan atlamalarda, gerek yüksek ve sırıkla yüksek atlama, gerekse uzun atlama, bir koşu sonunda sıçrama ile yapılır. Atlamalar 4 bölümden oluşur:
1- Yüksek atlama
2- Uzun atlama
3- Üç adım atlama
4- Sırıkla atlama
Uzun ve üç adım atlamada yapılan derecenin rekor olabilmesi için arkadan esen rüzgarın hızının saniyede 2 m’yi geçmemesi gerekir.

a) Yüksek atlama:Koşarak hız kazandıktan sonra sağlam iki dik sehpanın arasındaki çıtanın üzerinden atlayarak yapılır. Bu atlamada prensip vücudun çıtanın üzerinden düşürmeden geçmesidir. Yüksek atlamayı diğer yarışmalardan ayıran özellikler üç tanedir. Birincisi mesafe dikey olarak ölçülür, ikincisi başarı ve başarısızlık belirli bir yükseklikteki çıtayı aşmaya bağlıdır, üçüncüsü ise atlet başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptir.
Bu spor dalında başarılı olmak için, bacak adalelerinin doğal bir yaylılık ve tempo kuvvetine sahip olması, vücudun dirençli ve uyumlu olması gerekir. Boy faktörü sanıldığının tersine avantaj oluşturmaz. Atlama alanı olarak kullanılan, çıkış noktası ile yarım daire şeklinde olan hızlanma sahasının uzunluğu, 15 m’den az olamaz. Atlama sehpası, sert ve bükülmez ağaçtan veya madendendir.
Aralarındaki mesafe 3.66-4.02 m’dir. Atlama çıtasının uçları kare, üçgen veya yuvarlak olabilir. Ağırlığı 2 kg’ı geçemez. Sehpa üzerindeki çıta, yarışmacının dokunduğu zaman kolayca düşecek biçimde yatay durumdadır. Çıtanın arkasında süngerle doldurulmuş düşme minderi, en az 5×4 m boyutunda ve yeterli kalınlıktadır. Kullanılan malzemelerin başında, topuğu korumak için plastik ve lastik çivili ayakkabıları sayabiliriz. Topuğun kalınlığı 6 mm’yi, taban kalınlığı da 13 mm’yi geçemez.
Atlamadan önce hız kazanabilmek için koşulması gerekir. Atlayıcı, 7-11 adım arası yaklaşma koşusunu, 30-40 derecelik bir açı ile giderek hızlanan bir koşu temposi ile yapar. Atlayıcı, çıtaya çok yakın basarak sıçramalıdır. Sıçrayış tek ayakla ve geriye alınmış vücudun gergin bacak üzerine alınmasıyla başlar. Çıta üzerine gelince vücudun ekseni etrafından dönmesi, başın göğüs hizasına alınması ile sürer.
Önce dış kol ile savunma bacağının mindere değmesi, sonra da gövdenin kalça ile omuz üzerinde dönüşüyle atlama tamamlanır. Yüksek atlamada yarışmacının uyması gereken en önemli kural; sıçramada tek ayağını kullanmasıdır. Yüksek atlamada yarışmacılar elk atlayacakları yüksekliği kendileri seçerler. Alt sınırın yukarısında olmak kaydıyla herhangi bir yüksekliği atlamadan geçebilirler.
Başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptirler. Ancak birbirini izleyen üç başarısız atlama denemesi yaptıklarını elenirler. Atlanan yükseklik, dik olarak yer ile çıtanın üst kenarının en alt kısmını içerir. Bir rekor durumunda yükseklik, atlamadan sonra yeniden ölçülür. Kazanan atlet elenmeyen son atlettir.
Beraberlik durumunda, söz konusu yüksekliğin üç deneme hakkından en azını kullanarak geçen kazanır. Bu durumda da beraberlik bozulmazsa toplam atlayışı en az olan kazanır. Kullanılan araçların ve atlama alanının düzenli olması atlayışın kurallara uygunluğu ve yüksekliğin ölçülmesi iki veya üç hakem tarafından sağlanır. Yüksek atlama sporu yapan atlayıcıların kullandıkları atlama stilleri 4 tanedir.
1- Scissor (makaslama)
2- Straddle ve Dive Staddle
3- Fosbury Flash
4- Kalifornia (Western Roll)
Bunlardan en popüler olanları Straddle (Binme) ve Fosbury Flash teknikleridir. Straddle’da atlet yüzü aşağıya bakar biçimde, vücudunu çıtanın etrafında döndürerek atlar. Fosbury Flash tekniğinde ise atletin çıtayı önce başı geçer ve omuzlar üzerine düşülür. Kısa zamanda öğrenilmesi ve göze hoş görünmesi Fosbury Flash tekniğini popüler kılmaktadır. Yarışmacı atlama sırasında iki ayağının üzerinde sıçrarsa, çıtayı aşmadan düşerse, atlama anında çıtaya çarpar desteklerinden düşürürse başarısız sayılır.

b) Uzun atlama (Tek adım atlama) : Tek sıçrayışta en uzak mesafeye ulaşmaya dayanan pist ve alan sporudur. Olimpiyat yarışmalarında yer alan uzun atlama, 1896 yılından bu yana erkekler, 1948′den beri de bayanlar tarafından yapılmaktadır. 1991 yılında Tokyo’da düzenlenen Dünya Atletizm Yarışması’nda Mike Powell, 8.95′lik atlayışla Bob Beamon’a ait 23 yıllık rekoru kırarak, ulaşılması güç bir derecenin sahibi oldu.
Uzun atlama yaklaşık 45 m’yi bulan hız alma mesafesinden koşularak, zemin hizasındaki gerileme sahasını geçmeden kum havuzuna atlanılarak yapılır. Bu spor dalında başarılı olmak için atletler süratli koşu, sprintler, yüksek atlama, ayaklarını ve baldırını kuvvetlendirici idmanlar ve cimnastik hareketleri yaparlar ve koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
Atlama alanı olarak kullanılan koşu pistinin en az 1 m ilerisindeki atlama havuzundaki kum, yarışmalardan önce nemlendirilir. Kum havuzunun boyutları en az 2.75×10 m’dir. Her atlayıştan önce atlama çizgisi ile aynı seviyede olması sağlanır. Atlama sırasında kullanılan tahtadan yapılan atlama tahtası, koşu yoluyla eşit düzeyde olacak şekilde toprağa gömülür.
Atlama tahtasının ön kısmına da adım hatalarının belirlenmesi için macun döşenir. Yarışmacının kullandığı malzemeler, koşu elbisesi olarak eşofman ve plastik çivili ayakkabılardır. Koşuya, ayaklar bitişik, hafif koşu ritmiyle başlanır. Son hıza basma tahtasına yaklaşıldığında ulaşılması ve tahtaya iyi bir şekilde basılması önemlidir. Sıçramayı takiben dizler kolların altına çekilip, uçuş yapılır. Bunu ayaklar üzerine ileri doğru denge temin edilerek düşme izler.
Uzun atlamalarda atletlerin altışar deneme hakları vardır. Atlayıcının ayağı basma tahtasını geçerse, bu deneme ölçülmez. Atlayışın geçersiz olduğunu bildiren kırmızı bayrak hakemler tarafından kaldırılır. Hakemler hataları gözlemek, atlama yerini işaretlemek, atlamayı ölçmek ve yarışmacıları toplamakla görevlidirler.
Hakem sayısı her yarışma için değişiklik gösterir. Ölçüm, basma tahtası ile atletin kum havuzundaki en yakın izi arasındaki mesafe esas alınarak yapılır. Ölçülen uzunluk, alttaki en yakın cm’ye indirgenerek yazılır. Uluslararası yarışmalarda üçer atlayışlık eleme turlarında en iyi dereceyi yapan sekiz atlet yeniden üçer atlayış daha yapar. Final olarak adlandırılan bu atlayışlarda kazanan atlet, en iyi dereceyi yapan atlettir.

c) Üç adım atlama: Üç adım atlama; sıçrama, adım atma ve atlama biçimindeki üç ayrı kesintisiz hareketin ard arda yapılarak, en uzak mesafeye ulaşmaya dayalı pist ve alan sporudur. 1896′dan beri olimpiyatlarda yer almakta olup, ilk oyunlarda iki sıçrama, sonraları tek sıçrama biçimini aldı.
Günümüzde üç adım atlama, hız mesafesi uzun atlamada olduğu gibi 45 m’dir. Burada da atletler uzun atlamada olduğu gibi süratli koşu ayak ve baldırları kuvvetlendirici egzersiz ve cimnastik hareketleri yaparlar. Koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
Sadece üç adım atlayıcı, tek adımcıdan daha alçak sıçramalar yapar. Güç ve denge rüzgara karşı durmak için en gerekli şeylerdir. Atlama saharı olarak kullanılan atlama havuzu ve atlama tahtası, uzun atlamadakinin aynısıdır. Yalnız üç adım atlamada, atlama havuzu ile atlama tahtasının arası en az 11 m’dir.
Günümüzde üç adım atlamalarda, süratle atlayan ve sıçrama kuvvetine sahip olanların kullandığı De Silva tekniği ile az süratli olanlar tarafından kullanılan Ortadoğu tekniği tercih edilir. Tek adımın aksine, üç adımda basmadan önce fazla sürat önemli değildir. Sıçrama, çabuk ve koşu yönünde olup tek adımdan daha alçak olmalıdır. Yarışmacı tek ayağı üzerinde havalanır ve aynı ayağının üzerine iner. Bunu yerde atılan ikinci uzun bir adım izler. Adım için diğer ayağının üzerine düşmelidir. Bu süre içinde yarımacı koşu alanındadır. Üçüncü ve son atlamayı yapıp iki ayağıyla havuza düşer.
Üç adım atlamalarda da atletlerin altışar hakları vardır. Altı hakkında en iyi dereceyi yapan birinci olur. Atletler, atlayış sırasında yanlış ayağıyla, kasten yere dokunursa atlayış geçersiz olur. Diğer kurallar uzun atlamadakilerin çok benzeridir.

d) Sırıkla atlama:Yatay bir çıtanın üstünden bir sırık yardımıyla atlamaya dayanan bir atletizm dalıdır. Atlama branşlarının en zoru olan sırıkla atlama, yardımcı araç kullanılarak yapılan bir spordur. 19. yy. ortalarından beri spor yarışmalarında yer almaktadır.
Ukraynalı ünlü sırıkçı Sergei Bubka, 1991 yılında dördü pistte (6.10), dördü de salonda (6.12) olmak üzere sekiz rekor kırıp, toplam dünya rekoru sayısını yirmi sekize çıkararak, sırıkla atlamanın en büyüğü olduğunu kanıtladı. Günümüzde sırıkla atlama, atlama noktasına 45 m uzunluğundaki bir pistten koşularak yapılır.
Bir çeşit akrobasi hareketi olan sırıkla atlamada, atletin başarılı olması için güçlü kollarının olması gereklidir. Uzun boylu olmak ayrıca büyük bir avantajdır. Uzun boylular, yükselişlerde üst tutuşu kolay yaparlar, enerjilerini daha ölçülü kullanırlar ve kollarla yapılan çekişlerde daha başarılıdırlar. Ayrıca rüzgar da önemli bir etkendir.
Sırıkla atlamada kullanılan en önemli malzeme atlama sırığıdır. Atletler yaklaşık 5 m uzunluğunda, 2 kg ağırlığında, cam elyaflı fiberglass sırık kullanırlar. Bu sırıklar atletlerin boylarına ve ağırlığına göre değişiklik gösterebilir. Ancak uzunluğu ve ağırlığı konusunda bir sınırlama yoktur.
Sırıklar hafif eğimli olup, elle iyi kavranabilmesi için altından ve üstünden bantla sarılmıştır. Koşu pistinin ucunda sırığı dayamak için toprağa gömülü sırık sandığı vardır. Atlet bu sırıkla havaya yükselerek iki direk arasındaki metal çıtayı aşmaya çalışır.
Sırığı, 2.2 kg ağırlığındaki metal çıtayı geçerken bırakır ve 1 m yüksekliğindeki özel mindere düşer. Sırıkla atlayan atletler, topuklarında süngerli lastik bulunan ya da bu atlayışlar için özel olarak hazırlanmış ayakkabılar kullanırlar. Bu ayakkabılar aynı zamanda ayak bileklerini de koruyucu özellik taşırlar. Atletler, sırığı el altı veya el üstü pozisyonu olarak adlandırılan iki ayrı biçimde taşırlar, 16-22 adım arası olan yaklaşma koşusuna başlar. Bu koşu yavaştan, hızlıya doğru olup, aynı tempo korunur. En yüksek hıza sıçrama noktasında ulaşılır. Sırığın saplama çukuruna yerleştirilmesini, yay gibi gerilen sırığın ucunda atletin havaya yükselmesi izler.
Bunu takiben eller ve ayaklar uzatılmış durumdayken sallanış hareketi başlar. Sallanmayı vücudu yükseltecek olan çekme hareketi izler. Bu sırada sırıkçının sırtı yere doğru olup, sırıkla daha yükselmek için itme hareketine geçer. Çıtayı geçeme sırasında önce sol elini, sırıktan çekerek sağ eliyle ittiği sırığı bırakır. Düşüşün ayaklar üzerine, konmanın da uzun oturuş vaziyetinde, kalça üzerine olduğu iniş hareketiyle atlama tamamlanır.
Sırıkla atlamalarda atlet, her yükseklik için üç atlama hakkı kullanır. Atlayıcı tespit edilen en az yüksekliğin arttırılmasını isteyebilir. Bir atlet ard arda üç başarısız atlayış yaparsa elenir. Yarışmacı isterse bir ya da iki başarısız atlayıştan sonra kalan atlayış hakkını, daha yüksek bir çıtada deneyebilir. Atlama sırasında sırık kırılması hata sayılmaz.
İkisi araç-gereçleri hazırlayıp atışları kaydeden biri de gerilmeyi gözleyip, yarışmacılarla ilgilenen üç görevli hakem vardır. Ölçüm yerden dik olarak, çıtanın üst kenarının altı kısmına kadar yapılır. Her seriden ve rekor duyurusundan sonra yükseklikler ölçülür. En yüksekten atlayan yarışmayı kazanır. Aynı dereceyi paylaşan iki atlet olursa, en son yüksekliği en az denemede aşan, yarışma boyunca çıtayı en az düşüren ya da en az deneme yapan atlet birinci olur.

Spor Dalı Olan Atmalar Hakkında Ayrıntılı Bilgi

Atmalar Salı, 13 Mayıs 2008 20:46 Atletizm yarışmaları üç ana kategoriye ayrılır. Koşular, atma ve atlamalar. Bayanlar arası yarışmalar da aşağı yukarı erkeklerin yarışmalarının aynıdır. Bayanlar için Heptatlon, erkekler için de Dekatlon koşu, atma ve atlamaları birlikte içeren yarışmalardır. Kır koşuları ve yol koşuları, atletizmin sezon dışı dalları olarak kabul edilir.
ATMALAR

Atletizmin bir dalı olan atmalar, mesafeye karşı yapılan bir alan sporudur. Gülle ve cirit düz olarak ileri atılırken, disk ve çekiç atışlarında atlet bir dönüşü takiben atışını tamamlar. Bütün atma yarışmaları bir daire arkasından yapılır. Atışlar, daha önceden işaretlenmiş “sektör” adı verilen alana düşmelidir.
Atmalar 4 bölümden oluşur:
1-Gülle
2-Cirit
3-Disk
4-Çekiç Atma

a) Gülle Atma: Metalden yapılmış, küre biçimindeki güllenin, erkekler ve bayanlar tarafından omuz hizasından en uzak mesafeye atılmasını içeren, hafif bir atletizm spor dalıdır. Eski Yunanlılar’da ve Olimpiyatlarda gülle yerine 6.5 kg ağırlığında taş veya metal parçalar ile atış yarışmaları yapıldı. Taş yerine gülle ilk kez İngilizler tarafından kullanıldı. Gülle, 1896′dan itibaren modern Olimpiyat Oyunları’nda yer aldı.
Günümüzde gülle atma, yalnız bir el ile ve omuz ürezinden 2.135 m çapındaki daireden yararlanılarak yapılır. Gülleyi savurarak atmak yerine, adeta iter gibi atmak gerekir.
Bu branş dalında başarılı olmak için eskiden iri cüsseli olmak büyük bir avantajdı. Ancak günümüzde, çevik ve kuvvetli olmak, atletik bir yapıya sahip bulunmak ve kurallara uygun beden hareketi çalışmaları ile büyük bir bilek eforu istemektedir.
Güllede atma alanı beton olup; etrafında çember bulunmaktadır. Çemberin ön kenarında, atış sırasında atletin içeride kalmasını sağlayan çarpma tahtası bulunur. Çarpma tahtası ağaçtan imal edilir. İçten uzunluğu 1.22 m, genişliği 114 mm olup üstü beyaza boyanır.
Gülle düzgün ve yuvarlak olup, demir, pirinç gibi yumuşak olmayan bir metalden yapılır. İçi kurşun veya benzeri bir madde ile doldurulur. Erkekler için en az 7.257 kg, bayanlar için en az 4 kg ağırlığındadır. Atış yapılan daire beton olduğundan ayakkabılarda çivi yoktur.
Yarışmacı atış hareketine sabit duruşla başlar. Gülle tek elle çeneye yakın tutulmalı, atış süresince bu el başlangıç durumundan aşağıya düşmemelidir. Gülle hiçbir zaman omuz çizgisini geçmemelidir. Süzülüş ile gülle atışına geçilmesi arasındaki hareketler tempolu ve kesintisiz yapılır. Yarışmacı, gülle yere düştükten sonra yarışma alanının çemberin arka yarısından ve ayakta terk eder.
Günümüzde gülle atmada güç, teknik ve zihinsel hazırlık gerektiren Amerikalı atlet Porry O’Brien’ın kendi adıyla anılan tekniği kullanılmaktadır. Burada atlet sırtı dönük bir duruşla başla*****, 180 derece bir dönüş yaparak gülleyi daha uzağa atma olanağını bulmuştur. Dünya rekoru 23 m’yi aşarken, yurdumuzda dereceler erkeklerde 18.27′de, bayanlarda 16.96′dadır.
Yarışmacılar üç atış hakkına sahiptirler. İlk 3 atıştan sonra en iyi sekiz yarışmacı daha sonra 3′er atış daha yaparlar. Atış sırasında yarışmacı çemberden dışarı çıkar, dengesini kaybedip ayak veya elinin biri ile dahi çemberin dışına dokunursa, gülle takozunun üstüne değerse o atış geçerli sayılmaz. Hakem sayısı sabit olmayıp, her zaman değişebilir.
Atma uzaklığı güllenin düştüğü ilk yerin izi ile direğin iç köşesine kadar olan doğru mesafesi ölçülerek bulunur. Ölçülen uzunluk en yakın cm’ye indirgenir. Aynı dereceyi iki atletin yapması durumunda ikinci iyi derecelerine bakılarak, birinci olan atlet bulunur.

b) Cirit Atma: Cirit ağaçtan veya metalden yapılan bir mızrağın hız alınarak koşulup, atılmasını içeren hafif bir atletizm spor dalıdır. Antik Çağ’da Yunan Olimpiyatları’nda Pentatlon yarışmalarında oynanmaya başladı. İlk uluslar arası yarışma 1896′da İsveç’te düzenlendi. 1908′de modern Olimpiyat Oyunları’na dahil edildi. Bayanlar cirit yarışlarına 1932′de alındı. Günümüzde en çok İskandinav ülkelerinde oynanmaktadır.
Cirit atma yarışmalarında kural, ciritin 25-30 m’lik bir pistte koşarak, hız alındıktan sonra 29 derecelik açı dilimi içine düşecek biçimde omuz üzerinden atılmasıdır.
Branş atletleri; atletik yapılı, çevik, süratli, dengesini korumasını bilen ve omuz mafsallarına hareket yeteneği kazandırmış olmalıdır. Cirit atma öncelikle yetenek ister. Ama hız, teknik, güç ve esneklik çalışmaları yapılmadan başarı imkansızdır.
Cirit, metalden ve ağaçtan yapılır ve üç bölümden oluşur. Sivri uçlu metal başlık, (ağırlığı 80 gr, uzunluğu 25-33 cm) metal ya da tahtadan çubuk ve sicim sarılı tutma bölümü. Sicimin çapı erkeklerde 15-16 mm’dir. Çubuk olarak adlandırılan ikinci bölüm, tutma bölümünden ara uca doğru daralarak uzar ve incelir. (Erkeklerde 90-110 cm, bayanlarda 80-95 cm’dir) Ana kesit alındığında her yeri yuvarlaktır. Ciritin uzunluğu erkeklerde 260-270 cm, ağırlığı ise 800 gr’dır. Bayanlar arası karşılaşmalarda kullanılan cirit ise daha kısa ve hafiftir (uzunluğu 220-230 cm, ağırlığı ise 600 gr). Cirit, nazik ağaçtan imal edildiği için soğuktan çabuk etkilenir. Kullanılmadığı zamanlarda cirit, özel olarak hazırlanmış cirit masalarında dik olarak bırakılmalıdır. Ciritin hiçbir parçası hareket etmemelidir. Yay ise ay beyaz bir çizgi şeklinde ya da yerle aynı düzeyde toprağa gömülür. Beyaz boyalı metal veya tahtadan yapılır. Atletlerin kullandığı ayakkabıların topuk ve tabanı çivilidir. Tabanda en çok altı, topukta iki çivi vardır.
Günümüzde cirit tutma, taşıma ve atma ile ilgili birkaç stil kullanılmaktadır. 1920′lerde hakim olan İsveç tekniği, yerini önce Fin tekniğine, sonra da Sovyet ve Polonyalılar’ın getirdikleri yeni tekniklere bırakarak önemli gelişmeler gösterdi.
Cirit sol omuz hizasında sağ elle ortasındaki sicimden tutulur. Bu tutuş, ciritin avuç içine alınması ve kavranması biçiminde olur. Ancak ciritin, hız koşusunun başından sıçrama adımlarının başlangıcına kadar yumuşak ve yere 45 derecelik bir eğimle taşınır. Atletler genellikle 15-20 m mesafede hız alırlar ve gittikçe artan bir tempo ile koşarlar. Bunu 3-10 m arası ciriti geriye alıp, atma hazırlığını içeren çapraz koşu izler. Cirit atışı sırasında vücudun sol tarafı sabit bir durumdadır. Atış kolu çok çabuk öne çekilirken el bileği ile silkme hareketi yapılır. Bu hareket ciritin yere saplanmasına yardımcı olur. Atış sırasında sağ bacak atış yönüne doğru bükük bir şekilde konulur. Sol ayak arkaya doğru kaldırılır ve vücudun üst kısmı öne doğru yatırılır. Bunlar atletin, cirit elden çıktığı için bir adım daha atmamasına yani faul yapmamasına yardımcı olur. Ciritin atıldıktan sonra, 29 derecelik açı içine düşmesi zorunludur. Ciritin düşmesi gereken alanı gösteren bu açı çizgilerine “sektör çizgileri” adı verilir.
Her yarışmacının üç atış hakkı vardır. En iyi sekiz yarışmacı, daha sonra üçer atış daha yaparlar. Olimpiyat Oyunları gibi bazı uluslarası yarışmalarda da önceden belirlenen baraj derecelerine ulaşamayan aletler finallere katılamazlar.
Altı atış hakkında en iyi dereceye ulaşan atlet birinci olur. Beraberlik halinde yarışmacıların ikinci en iyi derecelerine bakılır. Kurallara uygun atıştan sonra cirit havada kırılırsa atış yenilenir.
Yarışmalarda yeterli sayıda hakem görevlidir. Hakemler yarışmacıyı ve ciritin düşüşünü izlerler. Düzgün atış beyaz bayrakla, hatalı atış kırmızı bayrakla gösterilir. Atış sonunda ölçüm, ciritin en yakın izi ile yay çemberinin iç kenarı arasındaki doğru boyunca cm cinsinden yapılır.

c) Disk Atma: Yuvarlak yassı bir ağırlığın fırlatılmasına dayanan, hafif atletizm sınıfından pist ve alan sporudur. Disk atıcılığı atletik olaylar arasında en eski spor dalıdır. Eski Yunan şairi Homeros, yapıtlarında sık sık disk atmaya yer vermişti, M.Ö 5 yy’da Yunanlı heykelci Myron’da yaptığı ünlü “Diskobolos” heykelinde disk atmayı canlandırmıştı. 1896′da Atina’da yapılan Olimpiyat Oyunları’nda atletizmin bir dalı olarak yer aldı. 1928 yılındaki Olimpiyat Oyunları’nda bayanlar da disk atmada yer almaya başladılar. Amerikalı Alfred Querter 1962′de diski 61.10 m uzaklığa fırlatan ilk sporcudur. Günümüzde disk atma daire içinden giderek artan bir hızla yaklaşık 1.5 turluk dönüş sonucu fırlatılır. Disk atıcılığı zor ve yorucu bir spor dalıdır. Branş atletleri kuvvetli ve atletik bir yapıya sahip olmalı, süratli ve çevik olmalı, vücudunu geliştirmek için kültür fizik hareketleri yapmalıdır. Disk atışlarının oyun alanı; çapı 2.5 m olan dairesel bir alandır. Daire gülle atışında kullanılan dairenin aynısıdır. Gülle atışından farkı takozunun bulunmamasıdır. Atletin arkasında koruma amacıyla yüksek bir tel ya da ip kafes vardır. Bu tel kafesin önünde 6 m’lik bir atış sahası bulunur. Disk ağaçtan veya benzeri bir maddeden yapılır. Etrafında pürüzsüz metalden bir çember ve her iki yüzüne gömülmüş yuvarlak plakalar vardır. Bu yuvarlak plakalar diskin ağırlığını denkleştirir. Diskin şekli seradinamik olup, gelen rüzgardan yararlanarak mesafenin uzamasını sağlar.
Erkekler için diskin ağırlığı 2 kg olup, 22 cm çapında ve 44.5 mm kalınlığındadır. Bayanlar içinse ağırlığı 1 kg, 18 cm çapında ve 37 mm kalınlığındadır.
Diskin yüzeyleri, kenardan başla***** merkezin 25 mm uzaklığına kadar incelir. Disk atıcıları çekiç atıcıları gibi yarışmalarda çivisiz ayakkabı kullanırlar.
Çemberin gerisinde ters olarak sabit duran atlet. Diski ortası tam merkeze gelecek şekilde ve kenarı son parmak boğumlarının yukarısına dayandırmak suretiyle tutar. Atış hareketi, bir veya birden fazla yumuşak hazırlık sallanmalarıyla başlar. Dönüş yürüme süratinde, yumuşak bir biçimde ve ayaklar birbirine yakın olarak yapılır. Bu sırada kollar geniş bir kavis çizer. Disk elden çıkarken koldan daha ilerde 35-40 derecelik uçuş açısında olmalı ve rüzgar durumu gözönünde bulundurulmalıdır. Diskin elden çıkması üzerine atlet, hareketin devamı olarak arkaya doğru dönerek dengesini sağlar ve durur. Daire yarı çapı çizgisinin arkasından ayakta oyun alanını terkeder. Disk, sektör çizgilerinin içine düşmelidir. Yarışmacı, diski istediği gibi tutmakta ve dilediği tekniği kullanmakta serbesttir.
Disk atma yarışmalarında yarışmacı sayısı sekizden azsa, her yarışmacının 6 atış hakkı, çoksa üç atış hakkı vardır. En iyi sekiz yarışmacı üçer atıştan sonra üçer atış daha yaparlar. Altı atışta en iyi dereceyi yapan birinci olur. Beraberlik durumunda en iyi ikinci atışlara bakılır. Atış başladıktan sonra vücudun herhangi bir yeri çembere veya dışına değerse atış geçersiz olur. İkisi diskin atıldığı dairenin yakınında diğer üçü ise diskin düşeceği alanı gözleyen beş hakem görevlidir.
Ölçüm, daireyi çevreleyen halkanın iç kısmından diskin en yakın izine kadar olan doğru boyunca cm cinsinden yapılır.

d) Çekiç atma: İki elle tutulan küresel ağırlığın, bir daire içinden dönerek ve hız alınarak, karşıya fırlatıldığı alan sporudur.Çekiç atmanın başlangıcı M.Ö 2000 yıllarında İrlanda’da düzenlenen “Tailteann Gomes” oyunlarına dayanır. Bu oyunlarda, dingilinden tutularak fırlatılan tekerleğin yerini daha sonra tahta bir tutacağın ucuna bağlanan büyük kaya parçaları aldı. 1866′dan itibaren İngiltere, İrlanda ve İskoçya’da 1900′den itibaren ise Olimpiyat Oyunları’nda yer aldı. Türkiye’ye 1950 yılında girdi, 1970′li yıllardan itibaren gelişti.
Günümüzde çekiç atıcısı demirden yapılı küresel ağırlığı 2.135 cm çapındaki daireden üç tam ve seri dönüş sonunda fırlatır. Gülleden farkı bir tele bağlı olması ve 121.3 cm olan uzunluğudur. Yalnız erkek atletler arasında oynanır. Branş atletinin omuz adelelerinin güçlü daire içinde üç dönüşü seri yapabilecek kapasitede ve zamanlamasının iyi olması gerekir.
Çekicin fırlatılacağı, oyun alanı olarak kullanılan dairenin çevresi izleyicilerin ve görevlilerin can güvenliği için C biçiminde metal örgülü kafesle çevrilir. Çekiç atış sırasında fazla esnememelidir. Çekicin başlık kısmı olan top güle, som demir veya pirinç gibi sert bir madenden yapılmıştır ve yuvarlak bir şekildedir. Yüzey böyle bir metalle kaplı olmak şartıyla, içi kurşun veya benzeri bir madenle de doldurulmuş olabilir. Bu gülle madeni bir telle bağlı olup, en alt kısmında tek veya iki elle kavranan tutacağı 4 vardır. Tutacak şekil olarak üç köşelidir. Resmi yarışmalarda, çekicin ağırlığı güllenin ağırlığı kadar (7.257) kg olup 130 mm çapındadır. 3 mm çapındaki çelik telin uzunluğu ile birlikte toplam uzunluk 121.3 cm’dir. Çekiç atma sporu yapan atletlerin diğer spor dallarında olduğu gibi, atlet, fanila, kısa şort, dizlik, spor ayakkabıları vardır. Çekicin üçgen kulbu, parmakları zedeleyebileceği gözönüne alınarak deri eldiven de kullanırlar. Çekicin giderek hızlanan biçimde döndürülmesini en yüksek dönme hızına ulaştığı anda ve yerden en yüksek bulunduğu noktada fırlatması izler. Çekiç, sektör çizgilerinin içine düşmelidir. Diğer yarışmalarda olduğu gibi üçer atıştan sonra eleme yapılır. Eğer yarışmacı sayısı sekizden az ise genel olarak her yarışmacı altı atış hakkına sahiptir. Artı atışta en iyi dereceyi yapan birinci olur. Beraberlik durumunda en iyi ikinci derecelere bakılır. Atış yaparken atlet, çembere ya da dışına değerse, çekiç 40 derecelik açı diliminin dışına düşerse atış geçersiz sayılır. Çekiç havada kırılır ya da koparsa atış yenilenir. Ayrıca atletin her atışta bir kez hareketini durdurup, atışa ara verme hakkı vardır. Çekiç atışında 5 hakem değerlendirmede bulunur. Hakemlerin sorumlulukları ve yerleri disk atışında olduğu gibidir.
Atış sonunda ölçüm çekicin en yakın izi ile halkanın iç kısmı arasındaki doğru boyunca cm cinsinden yapılır.

Atlama

Atlama

Atletizm :

Atletizm olimpiyatlarda çok önemli bir yere sahiptir: İlk çağlardan beri olimpiyat oyunlarının sloganı haline gelen “Citius, Altius, Fortius” aslında atletizmin felsefesini oluşturur. “Daha hızlı , daha yüksek , daha güçlü”. Atletizm daha hızlı koşmak , daha yükseğe atlamak , daha ileriye fırlatmak demektir. Atletizm antik olimpiyatlar sırasında ilk önceleri sadece koşu olarak yapılıyordu. Şu anda ise bu dalların sayısı arttı ve atletizm en popüler sporlardan biri haline geldi. 100 metrelik hızlı koşudan , 42.195 km’lik maratona ; çekiç atmadan , yüksek atlamaya atletizm birçok olimpik sporu bir araya getirir. Sydney 2000′de de olimpiyatçılar atletizm dalında altın madalyayı eve götürmek için ter dökecek .

Yarışma :

Atletizm dört alana ayrılabilir: yarış , meydan , yol ve karma. Yarış bölümü 100 m, 200 m ve 400 metrelik kısa koşuları (sprint de denir); orta uzunluktaki koşuları ( 800 m ve 1500 m ) ; uzun mesafe koşuları ( 5000 m ve 10.000 m ) ; engelli koşuları ( bayanlar için 100 m ve 400 m , erkekler için 110 m ve 400 m ) ; karma koşuları ( 4×100 m ve 4×400 m ) ve erkekler için 3000 metre engelliyi kapsar.
Meydan kategorisi ( hem erkekler hem de bayanlar için ) uzun atlama , üç adım atlama , yüksek atlama , sırıkla yüksek atlama , gülle atma , disk atma , cirit atma ve çekiç atmayı kapsıyor. Bayanlar dalında çekiç atma ilk kez Sydney 2000′de uygulanacak.
Yol kategorisi erkek ve bayan maraton koşularını , erkekler dalında 20 ve 50 km yürüyüşü ve bayanlar dalında ise 10 km yürüyüşü kapsıyor.
Karma kategorisi ise bayanlar için heptathlon ( yedili karma ), erkekler için decathlon (onlu karma ) dallarını kapsar. . Bu kategori iki günden fazla sürer. Her dal için oyuncu puan alır ve en sonunda en çok puanı alan altın madalyayı eve götürür.

Kurallar

Atlama Kategorisi’nin Kuralları :

Yüksek atlama ve Sırıkla yüksek atlama :

Yüksek atlama dalında yarışan sporcular zıplayarak yüksek bir bariyeri aşmaya çalışırlar ; ancak bu sırada bariyere dokunmamaları gerekir. Sırıkla atlamada benzer bir olaydır ; ancak sporcular adından da anlaşılacağı gibi sırık kullanırlar. Engellerin yükseklikleri hakem tarafından belirlenir ve bir kişi başarısız oluncaya dek engel ; yüksek atlamada en az iki santim , sırıkla atlamada ise beş santim yükseltilir. Yüksek atlama ve sırıkla atlama dalında yarışan atletler ne zaman ne zaman atlayacaklarına kendileri karar verirler. Atletin üç kere atlama hakkı vardır ve elde ettiği en iyi yükseklikten puan alır.

Beraberlikler :

Eğer iki sporcu arasında beraberlik durumu mevcutsa en az denemede başarıya ulaşan sporcu kazanır. Eğer bu durumda da beraberlik bozulmazsa ikisi de kazanmış sayılır ( Altın madalya da durum değişir. )

Jump – off durumu :

Eğer altın madalya söz konusu ise jump – off uygulanır. Sporcular belli bir yükseklikteki engelden atlamaya çalışır. Geçmeyi başaramayan elenir. Eğer yine beraberlik bozulmazsa engel yükseltilerek tekrar denenir. Sıralama raundu : Başlangıçta eleme yapabilmek için sporcular önce iki gruba ayrılır. Burada amaç sporcuların sayısını 12′ye düşürmektir. Atletler bu gruptaki performanslarına göre ya elenirler ya da bir üst gruba geçerler. Eğer 12′den az sayıda kişi üst tura geçerse elenenlerden ek yapılır.

Uzun atlama ve triple ( üç adım ) atlama :

Olaylar :

Uzun atlama ve triple ( üç adım ) atlama da sporcular belli bir yol boyunca koşarlar ve yolun sonunda atlayışlarını yaparlar. Bununla beraber triple atlamada ise sporcular tek ayakları üzerinde sıçrar , adım atar ve zıplarlar. Böylece başarılı şekilde bir atlama yapmış olurlar. Her olayda bir sporcunun en iyi performansı dikkate alınır. Üç raunttan sonra en iyi sekiz kalan üç raunda geçer. Daha sonra da onlar kendi arasında elemeler yaparak birinciyi belirlerler.

Beraberlikler :

Tüm beraberlikler sporcuların en iyi ikinci performansı karşılaştırılarak bozulur. Eğer bu işe yaramazsa 2. , 3. …şeklinde devam ederek sonuca ulaşılmaya çalışılır. Eğer yine de beraberlik bozulmazsa ikisi de kazanmış sayılır. Ancak söz konusu olan altın madalya ise ; sporcular beraberlik bozulana dek yarışır. Mesafeler : Bir atletin atladığı sayılan mesafe sporcunun atladığı yere en yakın olan yeri ile atladığı nokta arası uzaklıktır.Eğer mesafe tam sayı değilse ; en yakın tam sayıya yuvarlanır.

Fauller :

Bir sporcu atlaması gereken yerden ileride bir yerden atlarsa ya da yer düşeceği alanın dışına düşerse bu bir faul sayılır. Bu tür hatalar genellikle sporcu dengesini sağlamak için kollarını açtığında olur.

Rüzgar Faktörü :

Uzuz atlama ve triple atlamada eğer rüzgarın hızı 2 m/sn ( 7.2 km/sa ) den hızlı eserse kırılan rekorlar resmiyet kazanamaz.

Diğer Kurallar :

Bir sporcu atlarken hareketine engel olan bir durumla karşılaşırsa , hakem atlayışı tekrarlatabilir. – Sporcular oyunları bir hakemden izin almadan bırakamaz. – Sporcular oyun sırasında asistanlarından yardım alamaz ; ancak sporcunun herhangi bir sağlık problemi varsa bu kural geçerli değildir. – Bir hakem eğer sporcu atlamayı çok geciktirirse onu cezalandırabilir.

Yarışma Alanı :

Yüksek Atlama :

Yüksek atlamada sporcular atlama yapmadan önce 20 metrelik bir yol boyunca koşarlar . Engel dört metre uzunluğunda ve dört kilodan hafiftir. Engeli iki destek ayakta tutar.

Sırıkla Yüksek Atlama :

Sırıkla yüksek atlama sırasında sporcular önce en az 40metre boyunca koşarlar. Daha sonra sırıklarını engelin gerisinde bulunan özel bir çukura koyarlar ve atlayışlarını gerçekleştirirler. Çukur yaklaşık 20 cm derinliğindedir. Engel yüksek atlamadakine benzer ; ancak ( güvenlik açısından ) daha hafiftir. Uzun Atlama ve

Triple ( üç adım ) Atlama :

Bu kategoriler için de en az 40 m koşu zorunludur. Faul alanı ise düşüş alanının yanında 20 cm genişliğinde bir bölgedir. Uzun atlamada düşüş alanı 1 – 3 metre ve triple dalında erkekler için 13 m ve bayanlar için 11 metredir ( Üç adım atlamada daha uzun olmasının sebebi sporcuların sıçrama yapma ve adım atma gereksinimleridir. ) .

Tarihçe

Atlama Kategorisi’nin Tarihi :

1968 yılında Bob Beamon uzun atlama rekorunu kırdığında bir süper-insan olarak görülüyordu. Ancak Beamon için böyle düşünülüyorsa herhalde antik olimpiyatların ünlü ismi Chionis bir Yunan tanrısı olarak görülürdü. Chionis M.Ö 656 yılında yapılan antik olimpiyatlarda uzun atlama rekorunu kırmıştı. Chionis bu rekoru 7.05 metre atlayarak kırmıştı. Bu rekor 2552 yıl sonra yapılan Atina Olimpiyatları’nda gerçekleşseydi muhtemelen altın madalya kazanır, modern olimpiyatlarda ise altın madalyaları silip süpürürdü. O tarihlerden bu yana insanlar ne kadar ileriye atlayabilecekleri konusunda bir fikre sahip olmuşlardır. M.Ö 708 yılında yapılan olimpiyatlarda uzun atlama orijinal pentathlonun bir dalı olarak iş görmüştür.
Yunan sporcular uzun atlama sırasında halter adı verilen ağırlıklar kullanıyorlardı. Ağırlıkları arka arkaya koyarak daha iyi bir atlama yapacaklarına inanıyorlardı . 19. yüzyılda bile İngiliz atletler uzun atlama sırasında halterler taşırlar ve zıplarken onları bırakırlar ve böylece daha fazla hız elde etmiş olurlardı. 1896′da uzun atlama , yüksek atlama , sırıkla atlama ve triple atlama grubuna katılmıştır. Triple atlama da tarihi antik zamanlara kadar uzanan bir atlama türüdür . Chionis yine bu dalda 15 – 16 metre arası atlayarak rekoru kırmıştır. Sırıkla atlamanın tarihi antik çağlardan da gerilere gider. Tabii ki fiberglas sırıkların tarihi o kadar eski değildir. Sırıklama atlama ilk kez M.Ö 1829 yılında İrlanda Taliteann Oyunları’nda ortaya çıkmıştır.
19 . yüzyılda uzun sırıkla atlamada halen ahşap sırıklar kullanılmaktaydı. Taa ki Japonlar II.Dünya Savaşı’ndan sonra bambu çubukları icat edene dek. Daha sonra metal sırıklar ortaya çıktı ve on yıl kadar metal sırıklar kullanıldı , daha sonra 1950′lerde ise fiberglas geldi. 20. yüzyıla girildiğinde uzun atlama dalında kullanılan taktikler değişti. İlk sporcular uzun atlama yaparken makas stilini kullanırlardı ve engelden önce bir bacaklarını sonra da diğerini geçirirlerdi.
1912 yılında Amerikalı George Horine “batı yuvarlanışı” adını verdiği tekniğiyle yeni bir rekora imza attı. Bu atlayışta iki bacak da yatay bir düzlemde hareket ediyor ve engelden de aynı anda geçiyordu.1968′de yine bir Amerikalı olan Dick Fosbury “Fosbury düşüşü” adını verdiği teknikle 1968 yılında yeni bir rekor kırdı. Bu stilde sporcu sırt üstü olarak engelin üstünden atlıyordu. Ancak 1968′deki oyunlar da başka bir yıldız daha vardı : 8.35 metreyle erkekler uzun atlama rekorunu kıran Meksikalı atlet Beamon. Beamon daha sonra 8.9 metre atlayış yaparak , kendi rekorunu daha da geliştirmişti. Bu günümüzde dahi kırılamamış bir rekordur. Sydney 2000′de bu dalda yeni bir dünya rekoru kırılabilir…

>> Bulmaca Sözlüğü <<

A

Abadan yapılmış terlik.:PANTUFLA
Abani de denilen bir tür beyaz kumaş. : AĞABANİ
Abartı. : MÜBALAĞA
Abartılı gururkuşkugüvensizlikbencillikle belli olan bir ruh hastalığı.:PARANOYA
ABD Başkanı Eisenhower’in takma adı. : İKE
ABD Başkanları WashingtonJeffersonLincoln ve Roosevelt’in dev büstlerinin oyulduğu dağ.:RUSHMORE
ABD haber alma örgütünün simgesi. : CİA
ABD halkından olan kimse. : YANKİ
ABD’de yaygın olan ve çağdaş uygarlığa karşı oluşlarıyla tanınan bir tarikatın üyelerine verilen ad. : EMİSH
ABD’de oldukça yaygın olan ve “Birleşme Kilisesi” adıyla tanınan tarikatın kurucusu olan Koreli din adamı. : MOON
ABD’de yaygın olan ve birden çok kadınla evlenmeyi gerekli gören bir dinin mensuplarına verilen ad. : MORMONLAR
ABD’de ilk atom bombası denemesinin yapıldığı kent. : LOSALAMOS
ABD’de Latin kökenli göçmen işçilere verilen ad. : LATİNO
ABD’de yayımlanan dünyanın en ünlü mizah dergilerinden biri. : MAD
ABD’deBatı Afrika’da ve dünyanın benzer başka ülkelerinde zaman zaman belirendönercesine yükselen dar çerçeveli hava hareketi.:TROMB
ABD’dedeğişmeyen bir oyuncu kadrosu ve kalıp olaylara dayalı sürekli bir öyküsü olaneylemden çok diyalogun önemsendiği ve gerçek yaşamdan daha ağır bir tempoda gelişen radyo ve televizyon dizilerine verilen ad.:SOAPOPERA
ABD’deNew Mexico’nun kuzeybatı kesimindeArizona’da ve Utah’ın güneydoğu kesiminde yaşayan ve sayıları 100 bin dolayında olan Kızılderili topluluğu.:NAVAHOLAR
ABD’li bir rock müzik grubu. : REM
ABD’nin güney batısı ile Meksika’nın kuzeyinde doğal olarak yetişen ve yağısabunşampuan ve saç kremi gibi çeşitli kozmetik ürünlerinde kullanılan sert dallı bitki.:JOJOBA
ABD’nin güneydoğu eyaletlerinde yaşayan ve Osmanlı denizcilerinin torunları olduklarına inanılan bir halk.:MELUNCANLAR
ABD’ye bağımlı devletlerden Guam’ın başkenti.:AGANE
Abdest alırken eli ıslatıp başameste sargı veya yaraya sürmesıvazlama.:MESH
Abdülhak Hamit Tarhan’ın manzum trajedisi. : NESTEREN
Abecenin bir yada bir çok harfini kullanmamaya özen gösterilerek yazılan yazı.(Halk edebiyatındaki lebdeğmez denen şiir türü bunun en güzel örneklerinden biridir.).:LİPOGRAM
Abla.:CİCE
Aborda sırasında meydana gelebilecek çarpmaların etkisini azaltmak için gemi ile yanaşılan mevki yada iki gemi arasına konulan halatağaçlastik vs.:USTURMAÇA
Aceletez anlamında kullanılan yerel bir sözcük.:ALADI
Acem hükümdarı. : EKASİRE
Acem pirinci ve tereyağıyla pişirilip üzerine kuzu eti yada uykuluk konarak yenen pilav.:ÇİLAV
Acem pirinciyle pişirilen etli bir pilav türü.:ÇİLAV
Acemi boğa güreşçisi.:NOVİLLERO
Acemi zeybek.:KIZAN
Acemi bir işe yeni başlayan. : NEVNİYAZ
Acemi. : TOR
Acı kederüzüntü. : ISTIRAP
Acı biber.:KAYEN
Acı çaça da denilen bir balık.:PAPALİNA
Acı çikolata : BİTTER
Acı kahve. : MIRRA
Acı kavun. : EŞEK HIYARI
Acı portakal esansı ve kınakına özütü içeren soda tipi.:TONİK
Acı portakal kabuğundan yapılan bir çeşit likör . : KÜRASO
Acı pul biber. : İSOT
Acı yitimi. : ANALJEZİ
Acı üzüntü. : ELEM
Acıbadem ağacı. : EREZ
AcıbaklaYahudi baklası gibi adlar da verilen ve nohuda benzer meyveleri kaynatıldıktan sonra yenen bitki.:TERMİYE
Acıbalık da denilen bir tatlı su balığı.:GÖRDEK
Acıklı olay dram. : HAİLE
Acıklılık. : FECAAT
Acımasızgaddarzalim.ELİBALTA
Acımasızmerhametsizzorba.:CEBERUT
Acımasızmerhametsiz.:GADDAR
Aç gözlü.: TAMAHKAR
Açgözlülük. : TAMAH
Açı ölçer.:GONYOMETRE
Açı ölçme cetveliiletki.:MASTARA
Açı ölçmeye ya da çizmeye yarayan araç. : İLETKİ
Açı ölçmeye yarayan dönme hareketli bir çeşit cetvel. : ALİDAT
Açık tohumlardan parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen yurdu Güney Asya olanpalmiyeye benzer ağaç. : SİKALAR
Açık alanlardan ve kalabalık yerlerden aşırı derecede korkma.:AGORAFOBİ
Açık artırma ile satış.:MEZAT
Açık artırma.:MÜZAYEDE
Açık bir kitabın solda kalan sayfasıarka sayfa.:VERSO
Açık denizengin.:ALARGA
Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış yada kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış sığ koy yada körfezdeniz kulağı.:LAGÜN

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: atletizmde atlamalar atletizmde atlamalar nelerdir atlamalar nelerdir Atletizm geta dağdan atlama izle
Etiketler:atletizmde atlamalar atletizm atlamalar atletizmde atlamalar nelerdir atletizmde atlama atletizm atlama atletizimde atlamalar atletizmde atlama dalları atletizm atma atletizmde atma atletizmdeki atlamalar atletizmde atlamalar hakkında bilgi atletizm atlamaları atletizm branşı uzun atlamalar atleti atma branşları atletizm atlama dalları atletizmde atlamalar nedir atletizmde atma dalları atlamalar atletizm atletizm de atlamalar
Atletizmde Olimpiyat rekorları listesi: Atletizm Olimpiyat rekorları listesi, 1896'dan beri her dört yılda bir yapılan modern Yaz Olimpiyat Oyunları'ndaki atletizmde etkinliklerinde kaydedilen Olimpiyat rekorlarını içerir.
Atletizmde dünya rekorları listesi: Atletizmde dünya rekorları listesi 1896'dan bu yana pist, saha ve yol yarışmaları ile yürüyüşteki en iyi performansları içerir.
Atletizmde Olimpiyat madalyası kazananlar listesi (erkekler): Bu liste 1896 ile 2008 yılları arasındaki Olimpiyat Oyunları'nda, atletizm dallarında madalya kazanan tüm erkek sporcuları içerir.
Atletizmde dünya gençler rekorları listesi: {| class=wikitable style="width: 95%; font-size: 95%;"

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir