Ay Ve Güneşin Hikayesi

alev alev ama asil avaz aya bu hafta sonu hemen ilk ki koca minik seni seviyorum yeni bir vs..

Ay Ve Güneşin Aşkı

Güneş ilk görüşte aşık olmuş aya

onun hergün yeni bir kimliğe bürünmesini,

kılıktan kılığa girmesini
hayranlıkla izlemeye başlamış.
Bu aşkı içinde gün geçtikçe büyümüş.
Öyle büyümüş ki ateş oturmuş içine.
İiçin için alev alev yanmaya başlamış.
Ama ayın bütün bunlardan haberi yokmuş.
bir gün dayanamayıp avaz avaz bağırmaya başlamış koca gökyüzüne
GÜNEŞ SENİ SEVİYORUM AY SENİ SEVİYORUM
öyle korkmuş öyle korkmuşki ay
o ateşin içine düşmekten o büyük aşkla yanmaktan
hemen karanlığa gizlenivermiş.
o gün bugundür saklanır olmuş ay sevdalısı GÜNEŞTEN.
ondandır güneşle ayın buluşamayışı sonsuzlukta.
ondandır gecelerin prensesi olduğu ayın.
Binlerce minik yıldızla oynaşıp aşktan kaçış masalını gizler gece…her gece..

Aşk Ve Ay’ın Hikayesi

Ne aşkı nede onun verdiği huzur ve acıyı hiç bir cümlede birleştirip kimseye bu böyle olursa aşk olur diyemeyiz.Aşk hayatın bize bağışladıgı tatlı bir süprizdir,imkansız aşk ise o süprizin hafta sonu eki gibidir, okudukça bayar baydıkçada daha çok okunur.
Yine her zamanki gecelerden biriydi.Gün sona ermiş güneş batmış ve karanlık geceyi perdelediği sırada her gece olduğu gibi Ay gökyüzünün en derin köşesine doğru yükseldi.Pırıl pırıl tertemiz ve etrafına ışık saçarak binlerce yıldızın arasından geçerek gökyüzünü fethedercesine karanlığı yardı.Her gece olduğu gibi
Ay yine yıldızların serenatı eşliğinde gökyüzünü sonsuz bir ışığa bürüyordu.Yıldızlar dans edercesine parlak görüntüleriyle adeta baş döndürüyordu.Ay öyle bir konumdaydı ki etrafında binlerce yıldız vardı.Gökyüzünün hakimi gibi duruyordu,adeta bir kral gibiydi soylu ve asil,yıldızlar ve gece onun bu asaleti karşısında boyun eğercesine hareket ediyorlardı.Gökyüzünün hakimi olan Ay etrafındaki binlerce yıldız tarafında sanki perdeleniyordu.Görkemi ile göz kamaştırıyor ve yıldızları kendine hayran bırakıyordu hepsi Ay’ın yanına yaklaşmak için var güçleriyle parıldamaya çalışıyorlardı.Gökyüzünde dans etmeye dewam ediyorlardı.Ama Ay’ın hiç birinde gözü yoktu o sadece gökyüzünü aydınlatmaya çalışıyordu.Ama o esnada bir ışık düzmeci binlerce yıldız içerisinde Ay’ın dikkatini çekti.Öyle güzeldi ole ihtişamlıydı ki binlerce yıldıza değişilmezdi.Ay’a doğru yaklaştı ve yanına geldi.Artık sadece o yıldız ve gökyüzü vardı.Sadece sanki dünyanın uydusu değilde sadece o yıldız için varolmak istiyordu sadece onun için dönmek ve gecenin karanlığına bürünmüş gökyüzünü bir anda aydınlatarak yüzlerce yıldızın kaybolmasını ve gökyüzünde bir tek onların kalmasını istiyordu.Ama yıldız ise göklerin hakimini görmezlikden geldi.Ay’ın türlü hareketlerine karşılık bile vermedi.Bu bir süre böyle gitti ay farkındaydı artık gün ağırmaktaydı ve gece son bulucaktı kafasını çevirdi ve yıldıza baktı bırakıp gitmesini istemiyordu yıldızın onu.Ama gün ağırıyordu.Belkide Ay’ın yüz binlerce yıl sonra ilk kez gündüz olmasın diye haykırışı vuruyordu gökyüzüne bir dakika daha onu seyretmek için güneşe yalvara bilir belkide bütün gecelerinden vazgeçebilirdi.Ancak güneş doğdu bütün acımasızlığıyla ve yıldız gözden kayboldu Ay yıkılmıştı.Bütün ışıltısı bitmiş adeta sönmüştü.Ve Ay o geceden sonra her gökyüzünü aydınlatmaya cıktığında o yıldızı bekler, gözleri o yıldızı arardı ama gelmicekti belki kaymıştı belkide güneşe katılmıştı ama bir daha gelmicekti.Evet o yıldız belki gelmicekti ama Ay’ında vazgeçmeye niyeti yoktu nasılsa kıyamete kadar geceler onundu elbet bir gün döner umuduyla her gece onu bekler ve her gece eğer olurda dönerse ve Ay’ı göremezse korkusuyla olağınca gücüyle parıldardı.İşte gerçek aşk budur ve yine gerçek imkansız aşk buna denir…
Bence imkansız aşk budur ben bundan başka aşkı imkansız saymam!!!
Her gündüzün bir gecesi her geceninde bir sabahı vardır… Umutlar asla tükenmez günün ilk ışıklarına kadar ve her yeni doğan gün bizlere yeni umutlar aşılar.Şimdi bu yazdım hikayeyi okuyanlara soruyorum;kalbinizdeki ve aklınızdaki yıldızı beklermisiniz? ta ki rüyalarınızın kıyameti kopana kadar…

> Ay Dünya Ve Güneş

Dün gece senin için bir yıldız tutmak istedim
Uzandım,dokunamadım
Gücüm yetmedi yıldızları oynatmaya
İşte o an inandım
Benim bir ay seninse dünyam olduğuna
Senin etkinde dolanıyordum peşin sıra
Sense benden ayrı,hep aynı yerdeydin
Bazen yakın bazen uzak
Ben senin denizlerini kabartıyordum
Sense benden habersizdin

O anda vazgeçtim bir yıldız tutmaktan
Yıldızları yerinden oynatmaktan
Evet belki sende bir yıldızdın
Ama karanlıktaydın,
Sana ışığımı veriyordum geceleri
Seninse varlığın yetiyordu bana
Bir ay vardı bir dünya ve birde güneş
Ay bendim dünya sen
Ve güneş sana olan aşkımdı
Unutma sen olmazsan ben olmam
Ama şunu da bil
Güneşim olmazsa sende olamazsın
Ya benimle yanarsın
Ya da
Yarım kalan bir şiir gibi yok olursun
Bilmesem de sana en büyük yıldızı tutmuşum
Sana güneşimi vermişim
Senden habersiz

DELASERNA

Güneş Ve Ay In Aşkı

Sonbaharın gelmesiyle, ömrü tükenen bir yaz gecesinin en sessiz ve karanlıktı vaktiydi,
Aklıma sen geldin…
Derdimi paylaşacak kimsem yoktu
Pencereme oturup gökyüzünü seyretmeye başladım
Yıldızlar vardı,bir köşede de ay
Birbirlerinden oldukça uzaktalardı
Aklıma yine sen geldin
Gözümden birkaç damla yaş aktı
Sordu yıldızın bir tanesi neden ağlıyorsun diye
Dedim sorma, derdim çoktur..
Kendimi tutamadım,yine ağladım
Fakat bu kez birkaç damla değildi
Ağlama dedi yıldız,beni teselli etmeye çalışıyordu,ama ben…
Yıldız daha fazla dayanamayıp yanıma geldi
Bana birşeyler anlatmaya başladı
Bir zamanlar gece ve gündüz diye birşey yokmuş
Ay ve güneş dünyayı birlikte aydınlatırlarmış
Ayda güneş gibi yakıcı ve etrafa ısı veren bir cisimmiş
Bu ikisi çok iyi arkadaşlarmış
Ama ay bir gün güneşe aşık olmuş
Bunu güneşe söylediği halde güneş aldırmamış
O kadar çok sevmiş ki verdiği ısının üç-dört katını vermeye başlamış
Dünyaya zarar verdiğini anlayınca da en yakın okyanusa kendini atmış
Ay artık eskisi gibi yakıcı ve sıcak değilmiş
Artık güneşi görmek bile istemiyormuş
Onun için hep güneş batınca doğmaya başlamış
Güneş ay ın yokluğunda anlamış ki o da seviyormuş
Ama ay ondan sürekli kaçtığı için bir türlü anlatamamış
Artık bu aşkın imkansız olduğunu güneşte anlamış
Güneş ısısını biraz daha arttırıp,aya olan sevgisini yüreğine gömmüş.
Ve kendisine bir mutluluk maskesi takmış
Bu sevgi yüzünden gece ve gündüz oluşmuş…
Yıldız beni uyutmayı başarmıştı
Uyuyup rüyalara dalmıştım
Fakat sen uykumda bile rahat bırakmıyordun beni veee
Sabah olmuştu…
Yıldızın anlatmak istediğini anlamıştım
Ama onun anlamamı istediği birşey daha vardı
Onu o gece bilememiş ve cevaplayamamıştım
Bu konuyu adeta kafayı yercesine düşünüyordum
Güneş hergün o gül yüzüyle dünyayı aydınlatıyor
Ay ne kadar aydınlatmaya çalışsa bile
O üzgün haliyle dünya yine karanlığa bürünüyordu
Güneş mutlu kalmıştı
Ay ise çok üzgün..
Güneş hep gülüyor,ay geceleri hep ağlıyordu.
Düşünsenize gece yağan çiğ damlacıkları sabah güneşiyle birlikte kayboluyordu.
İnsanlar gündüz mutlu gözükebilmek için
Hangi maskeyi kullanırsa kullansın
Gece olunca tüm maskeler düşüyor ve gerçeklerle yüzleşiyorlardı
Bunu aylarca düşündükten sonra
İnsanların gündüzleri neşeli olupta
Geceleri neden ağlayıp acı çektiklerini anlamıştım…

BÜŞRA CAN

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: ayla güneşin hikayesi ayla yildizin ask hikayesi
Etiketler:ay ile güneşin aşkı ay ve güneşin hikayesi ayla güneşin hikayesi ay ve gunesin aski ay ve güneş ay ve gunes güneş ve ayın aşkı güneşin aşkı ay ve güneşin aşkı ay ile günes aski ay ve güneş resmi güneş ve aşk güneş ve ay güneş aşk romantik ay ışığı güneşle ayın aşkı güneşe aşık günes ve ay resimleri güneş ve ayın hikayesi ay ve gunesin hikayesi
İkinci Çağ: İkinci Çağ veya Güneşin İkinci Çağı, J. R. R. Tolkien'in hayalî evreni Orta Dünya'da bir zaman dilimidir.
Güneşin Oğlu: Güneşin Oğlu, şu anlamlara gelebilir
Güneşin Prensi Horus: Güneşin Prensi Horus (Japonca 太陽の王子 ホルスの大冒険 Taiyō no Ōji: Horusu no Daibōken, İngilizce Hols: Prince of the Sun), Güneşin Oğlu Hols olarak da bilinir, 1968 yılında yayınlanmış japon animasyon (anime) filmidir.
Birinci Çağ: J. R. R. Tolkien'in eserlerine konu ettiği hayalî Orta Dünya evreninin tarihi, gerçek Dünya tarihinin kadim kökeni olarak kurgulanmıştır.
Güneşin Oğlu (albüm): Güneşin Oğlu, Zeki Müren'in seslendirdiği on beş şarkı Türk sanat müziği seçmelerinden oluşan albümüdür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir