Ayak Parmaklarında Yanma Hissi

Sponsorlu Bağlantılar
belli bilek bilgisayar doktor ele kanal kas kola raynaud sinir ya yada yanma yapan Ayak Parmaklarında Yanma Hissi Parmak Uyuşukluğu parmaklarda uyuşma ayak parmaklarında yanma hissi ..

Parmaklarda Yanma Veya Karıncalanma

Parmaklarda Yanma Veya Karıncalanma

Koldan gelen bir sinir ve kas bağları el ayasının tabanında, bilek bölgesinde dar bir kanal ya da tünelden geçerek ele ulaşır. Bu dar kanala Karpal Tünel adı verilir, karpal tünelin içinden geçen sinir ise Median Sinir olarak adlandırılır.

Karpal tünel sadece median sinir ve kas bağlarının sığabileceği kadar bir genişliğe sahiptir. Kanal içinde yer kaplayan herhangi bir oluşum ya da şişlik içindeki dokuların sıkışmasına neden olur. Median sinirdeki bu sıkışma sinirin uyardığı bölgelerde uyuşma ve keçelenme şikayetleri ile kendini belli eder. Median sinirin karpal tünelde sıkışması ile ortaya çıkan bu tablo Karpal Tünel Sendromu olarak adlandırılır.

Operatör Doktor Aybars Akkor, Karpal Tünel Sendromu hakkında şu bilgileri verdi.

Karpal Tünel Sendromunun nedenleri nelerdir?
Karpal Tünel içinde yada çevresinde irritasyona enflamasyona sıvı birikimine ya da anormal doku büyümesine yol açan aşağıdakilerden herhangi bir sebep Karpal Tünel Sendromunu oluşturabilir.

Elin bileğin yada parmakların tekrarlayıcı hareketleri (Özellikle bilgisayar klavyesinin aşırı kullanımı, bazı müzikal enstrümanlar veya el aletleri)

-Titreşim yapan cihazların kullanımı
-Yapısal olarak Karpal Tünelin darlığı
-Bilek hasarı
-Yanıklar
-Kemik kırıkları
-Kazalar sonucunda ezilme
-Artritler
-Diyabet
-Raynaud Hastalığı
-Vücutta su tutulmasına yol açan gıdaların fazla tüketimi
-Böbrek Hastalığı
-Kalp Hastalığı
-Hormonal sebepler
-Gebelik
-Laktasyon (Emzirme)
-Menopoz
-Hipotiroidizm
-Cushing Hastalığı
-Yükselmiş Büyüme Hormonu

İlaçlar
-Doğum Kontrol Hapları
-Kortizon tedavisi
-Bazı Hipertansiyon ilaçları
-Karpal Tünel içindeki tümörler yada kistler

Karpal Tünel Sendromunun belirtileri nelerdir?
Karpal Tünel Sendromu bir ya da her iki elde kola da uzanabilen belirtilere yol açar. Belirtiler tünel içindeki sinirin sıkışmasından kaynaklanır. Bu sinir başparmak, işaret orta ve yüzük parmağının yarısının duyusunu sağlar. Aynı zamanda işaret parmağını küçük parmağa yaklaştıran ve işaret parmağını bir daire içinde hareket ettiren kas gurubunu uyarır.

Belirtiler
-İlk üç parmak ve dördüncü parmağın yarısında karıncalanma, yanma ve hissizlik
-Aşağıdaki durumlarda artan bilek, el ve parmak ağrısı
-Bilek, el veya parmak hareketi
-Uyku (Semptomlar sizi uyandırabilir)
-Aşağıdaki durumlarda iyileşme gösteren el katılığı ya da kramp
-Eli sallamak
-Sabah uyanmak
-El hareketlerinde güçsüzlük ya da sakarlık
-Yakalama gücünde azalma
-Başparmakla küçük parmağa dokunmada güçlük
-Eldeki şeyleri sıklıkla düşürme
-Kola doğru yayılan ağrı

Teşhis nasıl konulur?
Teşhis EMG ile konur. Eğer ileri safhadaysa mutlaka ameliyat gerekir.

Tedavisi nasıl yapılır?
Karpal tünel sendromu varlığında değişik tedavi alternatifleri mevcuttur. Bandaj bunlar arasında en sık kullanılan yöntemdir. Parmaklar, el ve bileğin doğal pozisyonlarında hareketinin engellenerek dinlendirilmesi karpal tüneldeki basıncı azaltmada oldukça etkili bir yöntemdir. Bandaj ile ağrının azalmadığı durumlarda bilek içine küçük dozda kortizon ya da lokal anestezik enjeksiyonu yapılabilir.

Ağrıyı ve enflamasyonu gidermek amacıyla çeşitli steroid olmayan antienflamatuar ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Hamile kadınlarda bu ilaçlar mutlaka hamileliği takip eden doktorun önerisi ile kullanılmalıdır.

Israrcı olgularda küçük bir cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Bu işlem hastanede yatmayı gerektirmeyen, ayaktan yapılan bir müdahaledir. El ayasında bileğe yakın bir alandan yapılan küçük bir kesi ile sıkışmaya neden olan bağ dokusu rahatlatılır. İşlem sonrası hasta 4-6 hafta içinde tamamen normale döner

Önlemler nelerdir?
-Su tutulumunu azaltmak için tuz alımını kısıtlamak
-El bileğinin uzun süre aynı pozisyonda tutulmaması
-Düzenli aralıklarla el bileğini dinlendirmek
-Uzun süre tekrarlayıcı karekterde hareketler yapmamak
-Obesite karpal tünel sendromu için bir risk faktörü olduğundan kilo verilmesi
-KTS’yi önlemeye yönelik egzersizler.

ULNAR SİNİR BASISI NEDİR?
El önkol kemikleri olan radius-ulna ile bilek eklemini ve birbirleriyle eklem yapan 2 sıra halinde 8 kemikten oluşan küçük karpal kemikler, 5 tarak kemiği, 14 parmak

kemiğinden oluşur. Median, radial sinir ve ulnar sinir eldeki ana sinirlerdir. El hareketlerinin büyük kısmı önkolda bulunan ve tendonları ele uzanan adaleler aracılığı ile olur.

Eğer 4. ve 5. parmaklarımızda uyuşukluk hissediyorsak ve dirseğimizden başlayan bir ağrı varsa ulnar sinir basısından şüphelenmek gerekir.

Teşhis EMG ile konur. Eğer ileri safhadaysa mutlaka ameliyat gerekir.

Ellerde Uyuşma Ve Güçsüzlük

Ellerde Uyuşma ve Güçsüzlük
Parmak sinirlerinin bilekte sıkışması halinde ortaya çıkan rahatsızlık, tıp dilinde “ Karpal Tünel Sendromu “ olarak tanımlanır. Başparmak, işaret ve orta parmağı ilgilendiren sinir bilek kanalından geçerken sıkışır,bu durumda hastaların şikayetleri ortaya çıkar. Dr. Dr. Vildan Çerçi Mynet okurları için yazdı
-Özellikle ilk 3 parmakta uyuşma, karıncalanma, hissizlik meydana gelir. Bu şikayetler gece uyku esnasında belirginleşir, hastayı uyandırabilir. Hasta elini silkeleyip rahatlatmaya çalışır. Bazı hastalar sabah uyandığında aynı şikayetleri hisseder.
-Parmaklarda güçsüzlük, elinden eşyaları düşürme, kaldıramama gibi şikayetler olabilir. Bu daha çok ileri dönemdeki sinir sıkışmalarında görülebilir.
-El bileğinde ağrı

Parmaklarda Uyuşma

Haber, PARMAKLARDA UYUŞMA VE AĞRI VARSA DİKKAT

Özel BSK Eskişehir Anadolu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ümit Gedikoğlu
Kurtar, ellerde uyuşma ile başlayan, güçsüzlük ve ağrı ile devam eden karpal tünel
sendromu hakkında bilgiler verdi.

Karpal Tünel Sendromu Nedir? Karpal Tünel Sendromu bir ya da her iki elin ilk üç
parmağını tutan ilerleyici özellik gösteren hareket sırasında tutulan el parmaklarında,
bazen de kola doğru yayılan ağrı ve uyuşukluğun arttığı bir durumdur. Genellikle elin
ortasında bulunan median sinirin bası altında kalması sonucu ağrı, uyuşukluk ve
güçsüzlükle kendini gösterir.

Median sinir normal olarak başparmağın iç taraf yüzeysel duyusunu, işaret parmağın, orta
parmağın ve yüzük parmağında duyusunu taşır. Bu sinir bileğimizde Karpal Tünel olarak
bilinen küçük bir kanaldan geçerek dağılır. Bu yüzden hastalıkta bu kanalın adı ile anılır.

Bu rahatsızlığın ilk başlangıç şekli, özellikle hanımlarda hamur yoğurmak, elde çamaşır
yıkamak, el işi yaparken veya daktilo bilgisayar tuşlarına basarken yani el bileğini
kullanarak yapılan hareketli işlerde uyuşukluğun meydana gelmesi ve özellikle
ilk üç parmakta elektrik çarpar gibi bir elektriklenmenin hissedilmesidir. Karpal Tünel
Sendromu’nda hastalar genellikle geceleri ağrıların artmasından ve yanma tarzı bir acının
kişiyi uykudan uyandıracak kadar fazla olmasından şikayet ederler. Tabi ki bu durum
hastalığın ilerlemesi ile doğru orantılı olarak farklılık arz eder.

Karpal Tünel Sendromu’na Kimlerde Rastlanır? Genellikle 40 – 50 yaş arası
hanımlarda daha sık görülür. Gerek iş icabı, gerek hobi olarak el bileğiyle tekrarlayan
işlerle meşgul olanlar bu sendromun kurbanları olabilirler. Örnekleme yaparsak
marangozlar, fırça kullanarak boya veya resim yapanlar, tenis oynayanlar, elleriyle
sıklıkla bulaşık yıkayanlar, şoförler ve benzeri şekilde el bileğini tekrarlayan hareketlerle
meşgul olanları sayabiliriz. En sık olarak erkeklerde kasaplık mesleği ile uğraşanlarda
görülmektedir. Hanımlarda hamilelik sırasında görülür. Bu durum geçicidir. Doğumu
müteakiben birkaç hafta içerisinde normale döner. Ayrıca hipotiroidi olan kişilerde de
geçici olarak rastlanabilir. Karpal Tünel Sendromu’nun meydana gelmesinde bazı başka
hastalıklarında rolü vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Romotoid artirit, damar
anomalileri, Tendonitis, Şişmanlık, Periferik sinir tümörleri veya kistleri ve yaşlılık gibi.
Çok ileri yaşlarda ise dejeneratif eklem hastalığına bağlı olarak benzer şikayetler ortaya
çıkar. Bu rahatsızlığa osteoartritis denir. Ayrıca alkol alanlarda, şeker hastalığı ve
damarsal hastalıklarında normal durumlardan daha sık görülebilir.

Karpal Tünel Sendromu’nun Nedenleri Nelerdir? El bileğinde tekrarlayan küçük
travmalar bir band şeklinde Median sinirin üzerini örten karpal ligaman üzerinde skar
dokusu oluşturarak bu ligamanın kalınlaşmasına neden olurlar. Bu durumda kalınlaşan bu
doku median sinir üzerine bası yapar. Bu bası sonucu sinir giderek incelir, duyu iletim
özelliğini kaybeder ve sinir dokusunun ölümüne yol açar. Dolayısıyla parmaklarda ve
ellerde güçsüzlük bir bulgu olarak ortaya çıkar. Geç kalınan durumlarda yani zamanında
tanı konulamayıp aradan aylar geçmiş ise tedaviye rağmen sinirdeki bu ileri derecedeki
hasar kalıcı olabilmektedir.

Teşhis Nasıl Konulur? Hastanın şikayetlerini anlatmasıyla klasik olarak teşhis
konulabilir. Çünkü tipik bir öyküleri vardır; bunlar zaman zaman gelip geçici fakat

genellikle giderek artan ilk üç parmağın yarısında uyuşukluk, ellerini biraz sallamak
suretiyle geçen gece ağrıları,
ilk yani başparmağa ait kaslarda erimeyi takip eden zamanlarda güçsüzlük. El ve kollarda
uyuşukluk, ağrı. Kuvvet kaybı vardır. Hastanın muayenesi ile bu klasik şikayetler
doğrulanır. İlave olarak el bileğinde karpal ligamanın bulunduğu yere refleks çekici
ile vurulduğunda, hasta el parmaklarında elektrik çarpma yani bir şok benzeri bir yanıt
alınır. Bu Tinel’s Sing olarak bilinir. EMG testi ile % 90 oranında kesin tanı konulabilir.
Bazen hastalığın başlangıç döneminde, hastalar şiddetli ağrıdan şikayetçi olsalar bile EMG
testi normal çıkabilir. Bu testin müsbet bir bulgu verebilmesi için hastalığın
başlangıcından itibaren en az 1 – 6 ay bir süre geçmesi gerekir.

Karpal Tünel Sendromu Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide esas olan Karpal tünelin
sertleşebilmesidir. Bu da cerrahi olarak ligaman kesilerek median sinir üzerindeki bası
ortadan kaldırılır.

Konservatif Tedavi: Ancak orta veya hafif derecedeki ağrı ve uyuşukluk varsa konservatif
tedavi denenebilir. Bu da geceleri elin yüksek bir yere konularak istirahata sevk edilmesi
yanı sıra analjezik etkili antienflamatuar ve yanında yararının tartışıldığı özellikle
içerisinde B6 vitamini bulunan B kompleks vitaminleri verilir. El ve kolundaki ağrı nedeni
ile el bileğini sıkıca saran kişiler farkında olmadan sinire daha çok bası yaparak hastalığın
daha hızla ilerlemesine bilinçsizce katkıda bulunmuş olurlar. Böylece daha kısa sürede
adale erimesi gelişir. Gece ağrıları daha da artar. Orta derecede rahatsız olanlarda lokal
olarak steroid enjeksiyonu tanımlanmıştır. Bu ağrının geçmesinde oldukça etkilidir. Ancak
sinir üzerindeki bası devam ettiğinden sinir harabiyeti gün geçtikçe artar. Bundan dolayı
da yanıltıcı tedavi olabilir.

Cerrahi Tedavi: İlaç tedavisi ile şikayetleri geçmeyen hastalara daha fazla zaman
geçirmeden yani sinir harabiyeti daha fazla artmadan cerrahi tedaviye alınmalıdır. Cerrahi
olarak sinir üzerindeki bası ortadan kalktığında sinir üzerindeki harabiyette daha
fazla ilerlemeden duracaktır ve nöral fonksiyonda anlamlı iyileşme süratle görülecektir.
İnsizyon elin orta hattında el kıvrım çizgileri arasında yapılmalıdır. Kesi kosmetik olmalı
yaklaşık 1 – 1.5 cm boyunda yeterlidir. Bu cerrahi müdahale için hastanın hastanede
yatması gerekmez. Ayaktan gelen bir hastada lokal anestezi ile o bölge uyuşturulur. Kısa
süre içerisinde median sinirin üzerindeki karpal ligaman kesilerek sinir serbestleştirilmiş
olur. Bu müdahale klasik olarak yapıldığında biraz büyükçe kesi yapılır. Ancak günümüzde
ameliyat mikroskobu yada maliyet göz önüne alınmazsa alınmazsa endoskobik
yöntemlerle daha küçük bir insizyonla daha az ağrılı bu işlem gerçekleştirilmektedir. Bu
aynı zamanda dikişsiz olmakta yada cilt estetik olarak kapatılmakta ve hasta zahmetsiz
olarak evine gönderilmektedir.

Ayak Baş Parmak Uyuşması – Gut Hastalığı

Gece yatarken ayak baş parmakları yorgana değince hafif bir acı hissi olması ; tıpta ” gut hastalığı ” olarak bilinen metabolik romatizmal bir hastalığın belirtilerindendir.

Gut hastalığı ; bazı eklemlerde ağrı, duyarlılık, kızarıklık, şişlik ve ısı artışı ile ani olarak gelişen, şiddetli ataklarla seyreden bir hastalıktır.

Genellikle her seferinde bir eklemi etkiler ve bu eklem çoğunlukla ayak başparmak eklemi olmaktadır.

Diz, dirsek ve el bileği gibi diğer eklemler de etkilenebilir. Ataklar çok hızlı olarak gelişir ve ilk atak genellikle gece olur. Tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanıdır.

Ataklar şu nedenlerle gelişebilir:

1-Çok fazla alkol alımı
2-Çok sıkı diyet ve açlık
3-Bazı yiyeceklerin fazla yenmesi
4-Operasyon geçirme (diş çekimi gibi basit bir girişim bile neden olabilir)
5-Ani, şiddetli bir hastalık geçirme
6-Aşırı yorgunluk ve herhangi bir nedenle aşırı derecede endişelenme
7-Eklem travması, yaralanma
8-Kemoterapi uygulanması
9-Diüretik ilaçların alınması
(Diüretikler tansiyon yüksekliğinde kullanılan, vücuttan sıvı atılımını sağlayan ilaçlardır)

Bir gut hastasıysanız ve küçük bir yaralanma, travmadan sonra ekleminizde çok ağrı olursa ve iyileşmesi umulandan uzun sürerse, bunun bir gut atağı olabileceğini düşünün.

Vücut sisteminizi rahatsız eden herhangi bir olay gut atağını başlatabilir. Akut atağın erken bulguları açısından tetikte olunuz; çünkü tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar yararlı olur.

Gut vücudumuzdaki ürik asit fazlalığından oluşur. Ürik asit sağlıklı kişilerin kanında da çeşitli kimyasal işlemler sonucunda bir yıkım ürünü olarak bulunur.
Ancak ürik asidin fazlalılığı ya ürik asidin yapım fazlalığından, ya böbreklerden atımının az olmasından ya da vücutta ürik asit haline dönüşen pürinlerin bazı yiyeceklerle fazla miktarda alınmasından kaynaklanır.
Kırmızı et, deniz ürünleri ve bakliyat pürin açısından zengindir. Alkollü içecekler de ürik asit seviyesini belirgin olarak artırır. Gut hastalığının fazla yeme ve içme nedeniyle ortaya çıktığı görüşü doğru değildir. Bazı yiyeceklerin fazla yenmesi ya da çok kilo alınması gut hastalarında atakları daha çok ortaya çıkarabilir.

Vücutta ürik asidin geçirdiği kimyasal işlemlere ait sorun ailelerde kalıtsal olarak geçebilir ya da başka bir hastalığın komplikasyonu olarak ortaya çıkabilir.
Bu sorun, kişiye anne-babasından ya da büyükanne-dedelerinden geçiş yapar. Ancak çevresel faktörler de rol oynayabilir. Ayrıca ailenin her bireyinde gut atakları görülmez.

Zamanla, kanda ürik asit fazlalığı eklemler etrafında birikimlere yol açar. Sonuçta, ürik asit eklemler içinde dikiş iğnesine benzer kristaller oluşturur ki bu durum gut ataklarına neden olur. Bu kristaller sadece eklem içinde oluşmaz. Ürik asit aynı zamanda cilt altında, kulak memesinde tofüs olarak ve idrar yollarında böbrek taşları olarak karşımıza çıkabilir. Tofüs küçük, beyaz bir sivilceye benzer.

İlk gut atakları eklemlerde kalıcı hasara yol açmaz ve eklemleriniz tamamen normal olarak kalır. Ancak bir eklem sürekli bir şekilde gut ataklarına maruz kalırsa ki ( bu durum artık yapılan tedaviler sonucunda çok nadirdir ) o zaman ürik asit kristalleri ekleme zarar verir ve kronik artrit gelişebilir.

Hafif olgularda ataklar çok nadirdir ve ataklar arasına yıllarla ölçülen süreler girer ve kalıcı bir hasar gelişmez.

Gut hastalığı şişmanlık, hipertansiyon, hiperlipidemi ve diabet hastalığı ile yakından ilişkilidir. Gut tedavi edilmezse, böbrek taşları oluşabilir.

çeşitli romatizmal hastalıklar gut atağını taklit edebildikleri için ve tedavi de gut hastalığına özgü olduğu için doğru tanı çok önemlidir. Fizik muayene ve tıbbi öykü tanı için çok yararlıdır.

Doktorunuz aşağıdaki araştırmaların yapılmasını isteyebilir:

1)Kan testi.
Kandaki ürik asit miktarı ölçülür. Ancak bu sonuç yanıltıcı olabilir. Çünkü gut hastalarında ürik asit miktarı normal, hatta düşük düzeylerde olabilir. Aynı zamanda sağlıklı kişilerde, özellikle de şişmanlarda yüksek düzeyler saptanabilir.

2) Eklem sıvısının incelenmesi.
Eklem içindeki sinovyal sıvı doktorunuz tarafından bir enjektör yardımıyla çekilebilir ve mikroskop altında ürat kristallerinin olup olmadığı araştırılabilir. Eğer bu kristaller saptanırsa, gut tanısı doğrulanır. Bu test özellikle gut hastalığı tipik olmayan şekilde başlarsa çok yararlıdır. Örneğin, gut hastalığı romatoid artrit gibi başka bir romatizmal hastalığı bazen taklit edebilir.

3) Eklemlerin direkt grafisinin (röntgen) çekilmesi.
Doktorunuz isterse ekleminizin grafisi çekilebilir ancak genellikle sonuç normaldir ve tanıda yardımcı olmaz.

Tekrarlayan gut atakları ekleminize hasar verebilir ve artrite neden olabilir. Modern tedavi yöntemleri artrit gelişimini engelleyebilir.

Gut hastalığının tedavisine gelince….

1) Diyet
2) İlaçlar: Kolşisin, kortikosteroid, steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar, probenesid, sülfinpirazon
3) Cerrahi (çok nadir)

Akut gut atakları antienflamatuvar analjezik ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçlar ağrıyı azaltır ve enflamasyonu geriletir. Bu ilaçların gut hastalığında kısa süreli kullanılmaları yeterli olduğundan genellikle önemli yan etkilere neden olmazlar ve iyi tolere edilirler.

Ancak bazen hazımsızlık, mide ağrısı, bulantı, döküntü, baş ağrısı gelişebilir. Astım hastaları da bu ilaçları kullanırken dikkatli olmalıdır. Daha önce ülser geçiren kişiler mutlaka doktorlarını bu konuda uyarmalıdır; böylece doktorunuz zararlı olmayacak tedavi seçeneklerine yönelebilir. Aspirin ve aspirin kapsayan ilaçlardan akut ataklar sırasında mutlaka kaçınılmalıdır.

Akut atağın tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç kolşisindir. Kolşisin çok etkin olmakla beraber sıklıkla bulantı, kusma ve ishal gelişimine neden olabilir. Bu ilacın damar yoluyla kullanımı bu yan etkilerin görülümünü azaltır.

Doktorunuz eğer kolşisin vermeyi uygun görürse, ağrınız geçinceye kadar ya da ishal gibi yan etkiler gelişinceye kadar 2 saatte bir ilacınızı almayı önerecektir.

İlaçlarınızı atağın hemen başlangıcında almanız daha etkili olacaktır. Bu nedenle doktorunuzun önereceği ilaçları evde bulundurmanız ve atak geliştiğinde doktorunuzu görünceye kadar bunları almanız yararlı olacaktır.

Doktorunuzun önerilerine dikkatli ve tam olarak uymakla gut atağı çok hızlı ve başarılı olarak kontrol altına alınabilir. Ayak başparmağı gibi ağrılı bir eklemin korunması gereklidir. Kafes gibi bir yapının ayak üzerine yerleştirilmesi ve böylece eklemin battaniye, yorgan gibi ağırlıklardan korunması yararlı olacaktır.

Akut atak için önerilen ilaçların kan ürik asit düzeyleri üzerine etkisi yoktur. Diğer bir deyişle, bu ilaçlar yeni ataklar geçirmenizi ya da eklemlerde ürik asit birikimini engellemez .

Bu nedenle eğer ataklarınız sıklaşırsa, tofüs/ böbrek taşı gelişirse ya da kan testlerinde ürik asit düzeyleri yüksek olarak saptanırsa, doktorunuz kan ürik asit düzeylerini düşürecek ilaçlar önerebilir.
Bu yönde bir karar alınması, atağınız olsun veya olmasın her gün ilaç almanızı gerektirir. Bu amaçla önleyici tedavi olarak kullanılan çeşitli ilaçlar vardır.

Örnek olarak vücutta ürik asit oluşumunu bloke eden allopürinol ve böbreklerden ürik asit atılımını sağlıyan probenesid verilebilir. İdrarınızdaki ürik asit miktarına bağlı olarak, bu iki tip ilaç arasından seçim yapılır. Doğru tedaviyle, gut hastalığı hemen hemen tüm olgularda çok iyi kontrol altına alınabilir.

Önleyici tedavi yaşam boyu sürer.
Bol sıvı almalısınız.
Önleyici tedaviler yapılırken atak gelişirse, atak tedavisini ayrıca yapınız.

Diyetin eskiden çok daha önemli olduğuna inanılıyordu; ancak etkili tedavilerin bulunmasından sonra bir çok gut hastası istediklerini yemeye ve içmeye başlamışlardır.

Bazı yiyeceklerde hücre konsantrasyonu fazla olduğundan ve ürik asit de hücre yıkımı ile oluştuğundan karaciğer, böbrek gibi sakatatların tüketilmemesi uygun olur. Protein kapsayan yiyecekler (özellikle et) aşırıya kaçmadan yenmelidir; bu yiyeceklerin belli miktarlarda tüketilmesi zaten sadece gut hastaları için değil, herkes için yararlıdır.

Eğer kilo fazlalığınız varsa, kilo vermeniz sadece kandaki ürat seviyesinin düşürülmesinde değil kalbiniz için de yararlı olacaktır. Ancak çok sıkı diyet ve açlık da atakları tetikleyebilir.

Aşırı miktarda alkollü içecek alınması gut hastalığının nedeni değildir; ancak bir atağı tetikleyebilir.

Hangi içeceklerin içilmesi, hangilerinin içilmemesi gerektiği üzerine çeşitli söylentiler vardır; bunları ciddiye almayınız. Ancak bazen hastalar belli tipte bir alkollü içeceğin ataklarını başlattığını belirtirler. Bu durumda, hastanın o tipte içeceği içmemesi önerilir.

benim size önerim ; bir fizik tedavi uzmanına muayene olarak gerekli tedavinizi yaptırmanızdır.

Dr. Ümit Hazar

alıntı

Etiketler:parmaklarda uyuşma ayak parmaklarında yanma hissi parmak uyuşukluğu ayak parmaklarının yanması elin karıncalaşması parmaklardaki uyuşma nedenleri ayak parmaklarının uyuşması parmaklarda karıncalanma ve uyuşma el ve ayak parmaklarında karıncalanma parmakların uyuşması parmaklarda karıncalanma el ve ayak parmaklarında uyuşma parmaklarda uyuşma ve karıncalanma elin karıncalanması ayak parmaklarında yanma ayak uyuşukluğu neden olur parmak hissizliği el ve ayak parmaklarının uyuşması ellerde yanma uyuşma parmaklarda uyuşma neden olur
Yanma reaksiyonları: Yanma reaksiyonları kimyasal bir bileşiğin oksijen atomu ile reaksiyona girmesi sonucunda gerçekleşir.Yanma olayları sonucunda ısı ortaya çıkar.
Yanma odası: Yanma odası, motor silindirinin içinde pistonların hareket ettiği silindir şeklindeki boşluktur. Üst kısmı silindir kapağı ile kapatılır.
Kendiliğinden yanma fenomeni: Kendiliğinden Yanma Olayları, insanların herhangi bir görünür tetikleyicisi olmadan içten gelen bir ateşle yandıkları iddiasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir