Bağırsak Sancısı

Sponsorlu Bağlantılar
ama durum ibs ki spastik ya Bağırsak Sancısı Bağırsaklarda Sancı bağırsak ağrısı bağırsak sancısı bağırsaklarda san..

> İbs Hastalığı (hassas Bağırsak Sendromu)….

İBS (İrritabl Bağırsak Sendromu)

İBS, İrritabl Bağırsak Sendromu’nun kısaltılmış ifadesidir. Hassas ya da duyarlı bağırsak rahatsızlığı demektir. Buradaki hassasiyet aşırı duyarlılıktır ki bu; yiyecek, içecek ve duygusal uyarılar ile tetiklenmektedir. Kiminde süt, ekmek ya da meyve ile kiminde ise hoş olmayan bir duygu durum ile bağırsak rahatsızlıkları ortaya çıkmaktadır. Bu rahatsızlıklar; hepsi ya da birkaçı bir arada görülen kabızlık, ishal, karın ağrısı, gaz ve şişkinliktir.

İBS, her yaş ve cinste görülen bir rahatsızlıktır. En sık 35-45 yaşlar arasında ve kadınlarda görülmektedir. Ülkemiz nüfusunda görülme oranı %13 olarak bildirilmektedir. Bu, oldukça yüksek bir orandır. İBS, bağırsak rahatsızlıkları arasında birinci sıradadır.

Karın ağrısı ve gaz

Kramp biçiminde karın ağrısı, dışkılama bozukluğu ve gaz; İBS de dile getirilen karakteristik yakınmalardır. Bu yakınmalar sürekli değildir. Belirli aralıklarla ortaya çıkar. Yani atakların olmadığı dönemlerde kişi kendisini son derece rahat hisseder. Bu aralıkların süresi kişiye göre değişir. Kadınlarda, yalnız adet dönemlerinde görülenleri de vardır.

Karın ağrıları sıklıkla yemeklerden hemen sonra ya da dışkı ihtiyacından hemen önce ortaya çıkar. Kramp gibi gelen ağrılar bazen insanı iki büklüm yapacak derecede şiddetlidir. Pek çok kişi tarafından bu, karın sancısı olarak ifade edilir.

İBS de dışkılama bozukluğu, kendisini en sık kabızlık olarak gösterir. Ama bu kesin değildir. İshal ile seyredeni olabileceği gibi hem ishal hem kabız şeklinde kararsızlık göstereni de olabilir.

Çoğu kişide dışkı ihtiyacı giderildikten sonra karın ağrıları da sona erer. Bir süre için sükunet dönemi başlar.

Usandırır

İBS, daha düne kadar “spastik kolon”, “kolit” gibi isimler ile anılmaktaydı. Bugün bu terimler terkedilmiştir. Çünkü bu sendromda hastalık nedeni olabilecek bir kist, iltihap ya da tümör gibi etken yoktur. Olay tamamen kalın bağırsağın işlevi ile ilgilidir. Yani sorun patolojik değil fizyolojiktir. Bu, bağırsağın sinirsel uyarı ve hormon etkilerine karşı gösterdiği abartılmış bir yanıtı demektir. Organik bir hastalık olmadığı için öldürücü değildir. Ancak yaşam kalitesini olumsuz etkilediğinden usandırıcıdır.

Yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların bağırsaklarımızı uyarması ve onları harekete geçirmesi son derece doğal bir olaydır. Ancak bu doğal uyarıya aşırı tepki gösteren İBS dir. Bu nedenle korunmak için bazı gıdalara dikkat etmek gerekir. İBS tanısı alanlar; kahve, süt, alkol ve çikolatadan uzak durmalıdır.

İBS nin yarattığı gerginlik, günlük yaşama ve performansa doğrudan etkili olur. İsteksizlik, karamsarlık, hava açlığı, müzmin sırt ve omuz ağrıları olabilir. Çabuk sinirlenme ve tahammülsüzlük de görülebilir.

İBS, ruhsal bir hastalık değildir. Ancak; endişe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi ruhsal sorunu olanlarda biraz daha sık görülmektedir. Böyle durumlarda psikolojik tedavinin de birlikte sürdürülmesi zorunlu olmaktadır.

Nasıl beslenmeli?

Az miktarda ve sık aralıklarla beslenmek iyi bir yöntemdir. Kabız olanlar lifli gıdaları, ishal olanlar ise posasız ve lifsiz gıdaları tercih etmelidir. Süt yerine yoğurt, çay yerine bitki çayı tercih edilmelidir.

Hastalığın tanısı için bir dizi tetkik gerekebilir. Amaç, muhtemel bir organik ya da patolojik durumu tamamen dışlamaktır. Ancak böyle bir dışlama ile kesin tanı konur. İhtiyaca ve yaşa göre kolonların endoskopik tetkiki yapılır.

İBS, nedeni bilinmediği için kesin tedavisi de olmayan bir rahatsızlıktır. Son zamanlarda Tegaserod türevi bir ilaç yaygın biçimde kullanılmaktadır. Etkin olabilmesi için bu ilacın günde iki kez aç karına alınması gerekmektedir. Bu ilacın gaz, karın ağrısı ve kabızlık üzerine iyi sayılabilecek sonuçlarından söz edilmektedir.

İBS sebepleri

*Stres

*Kafeinli gıda

*Enfeksiyon

Bunlardan uzak durun

*Süt, peynir

*Kuru meyve

*Alkol

*Baharat

*Aşırı yağ

*Kırmızı et

Ne yapmalı?

*Bol su için

*Yemeğinizi yavaş yiyin

*Balık ve tavuk tercih edin

*Spor yapın

*Sigarayı bırakın

Karnımız Neden Ağrır

Hastalar tarafından mide, ağrısı, karaciğer ağrısı, veya barsaklarda ağrı gibi organ ağrıları olan tarif edilen ağrılar her zaman ağrıdığı düşünülen organlarla ilgili olmayabilir. Ağrının hissedildiği bölge ağrının kaynaklandığı organ veya hastalıklar konusunda bazı fikirler verilebilirse de ağrıya eşlik eden diğer yakınmalar, muayene bulguları ve tetkiklerle ağrının nedeni kesinleştirilmeli.
Sindirim sistemi hastalıklarındaki karın ağrısı özellikleri.

Mide-Oniki Parmak Barsağı Hastalıkları

Bu organlara ait en sık rastlanılan hastalıklar ülser ve gastritlerdir. Son yıllarda özellikle oniki parmak barsağı ülserlerinin helicobakter pilori olarak isimlendirilen bir mikropla ilişkisi olduğu gösterilir. Bu mikrop taşıdığı özellikler sayesinde midenin iç cidarında yaşayabilmekte ve mide asidini artırarak ülsere neden olmaktadır. Gastrit ve mide ülserlerinin önemli bir kısmında da bu mikrop saptanmaktadır. Aspirin ve özellikle bazı romatizmal ve ağrı kesici ilaçlar da ülser oluşumuna yol açabilir. Ülser ağrısı sıklıkla karnın orta, üst kısmında göbek çevresinde hissedilir. Açlıkla artış göstermesi, gece uyandırması, ağrıya midede yanma, kazınma gibi bulguların eşlik etmesi diğer önemli özelliklerdir. Derin ülserlerde ağrı sırt bölgesinde de hissedilebilir.

Acil durum

Ağızdan kahve telvesi şeklinde veya kanlı kusma, dışkının siyah, cıvık kıvamda gelmesi ülser kanamasına bağlı olabileceğinden acil başvuruyu gerektirir. Nadir olmakla birlikte ülser delinmelerinde şiddetli karın ağrısı oluşur. Acil değerlendirme ve sıklıkla cerrahi girişim gerekebilmektedir.

Safra kesesi hastalıkları

Safra kesesi taşları sıklıkla karnın üst bölümünde ağrıya yol açabilir. Özellikle yemek sonraları ağrının artması, bulantı, kusma, gaz, sindirim güçlüğü gibi yakınmalar görülür. Yumurta, çikolata ve kızartma gibi gıdalarla bahsedilen yakınmalar belirgindir. Safra kesesi taşları safranın barsağa aktığı kanala kaçtığından sarılık, ateş ve şiddetli ağrıya yol açabilir. Kesenin kanalında takılı kalan taşlar safra akışını engelleyerek kesenin şişmesine karnın sağ üst kesiminde ağrı ve ateşe yol açar. Akut lokesistik olarak isimlenidrilen bu durum hastanede yatarak tedaviyi ve cerrahi girişimi gerektirir. Safra kanalına kaçan taşlar endoskopik yolla özel aletler kullanılarak temizlenebilmektedir.

Pankreas hastalıkları

Safra kanalına kaçan taşlar pankreas kanalının ağız kısmını tıkayarak akut pankreatit denilen ciddi bir hastalığa yol açabilir. Karnın orta kesiminde sırta vurabilen ve bazı durumlarda kuşak tarzında şiddetli ağrının görüldüğü bu durum acil başvuruyu, hastaneye yatırılmayı ve yoğun tedaviyi gerektirir. Alkol ve bazı ilaçların kullanımı da akut pankreatit hastalığına yol açabilir. Alkole devam edilmesi durumunda kronik pankreatit olarak gelişir. İleri yaşlarda ortaya çıkabilen pankreas kanserleri sıklıkla karın ağrısı, kilo kaybı ve sarılık yakınmalarına yol açabilir. Genellikle geç tanınabildiğinden maalesef olguların çoğunda tam tedavi edici girişimler yapılamamaktadır

Barsak hastalıkları

Barsağın hareketinin dışkılama düzenin bozuk olduğu, spastik kolon, hassas barsak sendromu olarak da isimlendirilen barsak rahatsızlıklarında karın ağrısı sık görülmektedir. Ağrı karnın her bölgesinde hissedilebilmekle birlikte sıklıkla göbek çevresi veya karnın aşağı kısımlarında hissedilir. Stresli dönemlerde yakınmaların artması önemli özelliklerinden birisidir. Gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra diyet, ilaç tedavileri ve psikolojik destek sağlanarak tedavi düzenlenir. Karın ağrısı ile birlikte kanlı dışkılama olması mutlaka önemle araştırılması gereken bir bulgudur. Basur (hemoroid) veya makat bölgesinde çatlak gibi basit nedenler, kanlı dışkılamanın en sık nedenleridir. Ancak barsak kanserleri veya ülseratif kolit gibi ciddi bazı hastalıklarda da benzer bulgular görüleceğinden ileri araştırmalar gerekir. Kansızlık bulgularının saptandığı orta yaş üstü hastalar ve birinci derece yakınlarında barsak kanseri saptanmış olanlarda barsak kanseri olasılığı dikkatle değerlendirilmelidir.

Acil durum

Barsak tıkanmaları ani başlayan ve giderek artan karın ağrısı, dışkı ve gaz çıkartılamaması, kusma, geneldurumda bozulmaya yol açar. Acil başvuru, hastane izlemi ve bazı durumlarda cerrahi girişim gerekir

Karaciğer hastalıkları

Karaciğer hastalıklarında ağrı önde gelen bir bulgu değildir. Karaciğerin en önemli hastalıkları olan hepatit ve sirozda ağrıdan çok halsizlik karaciğer fonksiyon bozukluklarına bağlı değişik bulgular görülür. Karaciğer içinde yer kaplayan kist, iyi veya kötü huylu urlar, büyük boyutlara ulaştığında karnın sağ üst kesiminde ağrıya yol açabilir.

Karın Şişkinliği Ve Gaz Sıkıntı

Karın şişkinliği ve gaz sıkıntı

Her insanda normalde geğirti veya anüs yoluyla çıkartılan gaz oluşur. Buna karşılık pek çok insan normal miktarda gazları olmasına rağmen karınlarında gaz veya şişkinlik hissederler. Çoğu insan günde ortalama 14 kez gaz çıkarır. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Koç, mynet okurları için yazdı.

Karındaki gazı genelde kokusuz olan,karbondioksit, oksijen, nitrojen, hidrojen ve bazen de metan gazları oluşturur. Gazın hoş olmayan kokusunu ise kalın barsaktaki bakterilerin oluşturduğu sülfür içeren az miktardaki gazlar oluşturur. Barsaklardaki gazın %1′den azı kokuyu oluşturan gazlardır, bunlar uçucu kısa zincir yağ asitleri, amonyak, hidrojen sülfür ve değişik uçucu amino asitlerdir.

Yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır.

Bunlar:

Kalın barsakta normalde bulunan zararsız bakterilerin bazı sindirilmemiş gıdalarda bozulma yapması ile oluşan gazdır.

Hava yutma (aerofaji) mide gazının en sık sebebidir. Her insan yerken veya içerken bir miktar hava yutar.Hızlı yiyip içen, sakız çiğneyen, sigara içen ve uygun olmayan ( gevşek ) takma diş kullananlarda ise normalden fazla hava yutulur. Midedeki gazın önemli bir kısmı geğirme ile çıkartılır, geride kalan kısım ince barsaklara geçer ve burada kısmen emilir, az bir miktarı ise kalın barsaklara geçer ve makat yolu ile atılır. Mide kendisi de mide asidinin bikarbonatla karışması sonucu karbondioksit gazı oluşturur ancak bu gazın önemli bir kısmı ince barsaklarda emilir ve kalın barsağa kadar ulaşmaz.

2- Sindirilmemiş Gıdanın Bozulması

İnsan vücudu bazı karbonhidratları ( şeker, nişasta ) ve pek çok gıdada bulunan lifleri ince barsaklardaki enzimlerin yetersizliği ya da yokluğu nedeni ile sindiremez. Bu sindirilmemiş gıda ince barsaklardan kalın barsağa geçtiğinde, kalın barsaktaki normal flora dediğimiz zararsız bakterilerce bozulmaya uğrar ve hidrojen, karbondioksit, insanların üçte birinde de metan gazı oluşur. Sonuçta bu gazlar anüs yoluyla dışarı atılırlar. Metan gazı oluşan insanların gaitaları su içinde yüzer. Araştırmalar neden bazı insanlarda metan gazı oluşup bazılarında oluşmadığını açıklayamamıştır.

Bir kişide gaz oluşturan gıdalar başka bir kişide gaz oluşturmayabilir. Kalın barsaktaki bazı bakteriler diğer bakterilerin oluşturduğu hidrojeni yıkabilirler. Bu iki tip bakteri oranı da bazı kişilerde daha çok gaz oluşunu açıklayabilir.

Hangi Gıdalar Gaz Yapar?

Karbonhidrat içeren gıdaların pek çoğu gaz yapar, buna karşılık yağlar ve proteinler daha az gaz yapan gıdalardır.

Şekerler: Gaz oluşturan şekerler raffinoz, laktoz, fruktoz ve sarbitoldur.
Raffinoz: Fasülye bu kompleks şekeri çok miktarda içeren bir besindir. Daha az oranda lahana, bruksel lahanası, karnıbahar, kuşkonmaz, diğer sebzeler ve tüm hububatlarda bulunur.
Laktoz: Laktoz sütteki tabi şekerdir. Peynir, dondurma gibi ürünlerde de bulunur. Ekmek, tahıl, mayonezde de bulunur. Özellikle Afrika ve Asya kökenli ırklarda laktozu sindirmeyi sağlayan laktuloz enzimi düzeyi düşüktür, kişi yaşlandıkça da enzim düzeyi düşer. Bunun sonucu olarak kişiler yaşlandıkça laktoz içeren gıdalar yeme sonucu oluşan gaz şikayeti giderek artacaktır.
Fruktoz: Fruktoz normalde soğan, enginar, armut ve buğdayda bulunur. Ayrıca bazı içeçek ve meyva sularında tadlandırıcı olarak kullanılır.
Sorbital: Sorbital meyvalarda doğal olarak bulunan bir şekerdir. Elma, armut, şeftali ve erikte çok vardır. Ayrıca birçok diyet gıdalarında, tadlandırıcılarda ve sakızlarda bulunur.
Nişasta: Patates, mısır, bazı tatlılar, pastalar ve buğdayda bulunan nişastanın bir kısmı kalın barsağı geçip orada bakterilerce yıkılarak gaz oluşturur. Pirinç gaz oluşturmayan tek nişasta çeşididir.
Lif: Pek çok gıda eriyebilen ve erimeyen lifler içerir. Eriyebilen lifler suda kolayca çözünür ve barsaklarda jel kıvamında bir yapı oluşturur. Bunlar, yulaf, fasulye, bezelye ve pek çok meyvada bulunurlar. Eriyebilen lifler kalın barsağa kadar sindirilmeden gelip, burada gaz oluşumuna yol açarlar. Erimeyen lifler ise barsaklardan hiç değişmeden geçer ve çok az gaz oluştururlar. Buğday, kepek ve bazı sebzeler bu tür lifleri içerirler.

Gaza Bağlı Semptomlar ve Problemler Nelerdir?

En sık görülen semptomlar geğirme, çok gaz çıkartma, karında şişkinlik ve karın ağrısıdır. Bu bulgular herkeste oluşmayabilir. Burada en belirleyici faktörler vücudun ne kadar gaz ürettiği, barsakların ne kadar yağ asidi absorbe ettiği ve kişideki kalın barsağın gaz gerginliğine olan hassasiyetidir.

Geğirti: Yemek sonrası mide dolu iken ara sıra oluşan geğirme normaldir. Sık geğirtisi olan bazı kişiler ise yemek yerken aşırı hava yutarlar ve bu hava mideye inmeden geri gelip geğirti oluşabilir.

Sık geğirtisi olan kişilerde ise reflü hastalığı, mide fıtığı, gastrit, ülser gibi üst sindirim sistemi rahatsızlıkları olabilir.

Geğirti yapan iki nadir görülen kronik gaz sendromu vardır. Bunlar meganblase sendromu ve gaz-bloat sendromudur. Meganblase sendromu özellikle ağır yemek yeme sonrası, yemek esnasında aşırı hava yutmaya ve bunun midede aşırı şişkinlik yapmasına bağlıdır. Bunun sonucu aşırı şişkinlik, tıkanma hissi ve nefes darlığı oluşabilir ve bu durum kalp krizini taklit edebilir.

Gaz-bloat sendromu ise reflü hastalığı ameliyatları sonrası oluşabilir. Bu ameliyatta yemek borusu ile mide arasında oluşturulan yeni yapı gıda ve havanın mideye geçmesine izin verir ancak normal geğirme ve kusma eylemini engelleyebilir. Özellikle çok hava yutanlarda bu durum ciddi bir sorun haline gelebilir.

Soğan, domates ve biberli gıdalar geğirmeyi arttırır. Sürekli geğirme ise bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Bunlar safra kesesi taşları, ülser hastalığı ve reflü hastalığıdır. Ankisiyete yani aşırı endişe hallerinde de çok hava yutup devamlı geğirme alışkanlık haline gelebilir.

Çok Gaz Çıkartma

Fazla sayıda gaz çıkartma çok sık dile getirilen bir yakınmadır. Ancak kişiler günde 10-25 kez, ortalama 14 kez gaz çıkartırlar ve bu da normaldir. Bazen çok fazla gaz çıkartmanın sebebi ağır karbonhidrat sindirim bozukluğu veya kalın barsaklarda aşırı bakteri üremesi olabilir.

Karında Distansiyon (aşırı şişkinlik)

Çoğu insan karında şişkinlik hissinin çok fazla gaz oluşmasına bağlı olduğunu düşünür. Aslında çoğunlukla gaz miktarı normaldir ancak bazı rahatsızlıklara bağlı kişi çok gaz varmış gibi algılar çünkü gaza karşı hassasiyeti artmıştır.

Aşırı karın şişkinliği genellikle barsak çalışma bozukluklarına bağlıdır. En sık olarak irritabl barsak sendromu veya spastik kolon denilen durumlarda oluşur. Bu kişilerde barsak çalışması bozulmuş ve barsak adelelerinde kasılmalar oluşmuştur. Kalın barsağın splenik fleksura denilen dalak bölgesindeki kısmında gaz sıkışması olabilir. Bu duruma splenik fleksura sendromu denir ve karın üst kısımlarında, özellikle sol üst kısımda rahatsızlık, adele spazmı, şişkinlik, ağrı ile kendini gösterir.

Barsaklarda iltahaba, bunun sonucu da daralma ve tıkanıklıklara yol açan divertikülit, kron hastalığı gibi durumlarda ve barsak kanserlerinde de karında şişkinlik oluşur. Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde oluşabilecek barsak yapışıklıkları da karında şişkinlik yapabilir.

Ayrıca çok yağlı gıda yendiğinde de mide boşalması gecikir ve kişiler fazla gaz oluşması olmadan da şişkinlik ve rahatsızlık hissi duyabilirler.

Karın Ağrısı ve Huzursuzluğu

Bazı kişiler barsaklarda gaz olduğunda karın ağrısı duyabilirler. Gaz kalın barsağın sol tarafında toplandığında kalp sıkışması hissi ile kalp rahatsızlığı ile karışabilir. Kalın barsağın sağ tarafında aşırı gaz olduğunda ise safra kesesi ve apandisitte duyulan ağrılara benzer ağrılar oluşabilir.

Tanı Metodları

Gaz yakınması bazı ciddi hastalıklarda da oluşabileceği için kişiye tanı konup bu hastalıklar ekarte edilmelidir. Kişinin yeme alışkanlıkları ve yakınmalarının birbiri ile ilgisini belirlemek önemlidir. Hangi gıdaların daha çok gaz yaptığı araştırılır.

Eğer laktoz yetersizliğinden şüphelenilirse bir müddet için süt ve sütlü gıdalar yasaklanarak durum takip edilebilir. Laktoz intoleransını belirlemek için kan ve nefes testleri yapılabilir. Karında aşırı şişkinlik olanlarda karında su toplanıp toplanmadığı, barsaklarda iltahabi hastalık olup olmadığı incelenmelidir.

Karında şişkinlik ve gaz yakınmaları olan 50 yaşın üzerindeki kişilerde kalın barsak kanseri olasılığı dikkate alınmalıdır.
Özellikle ailesinde barsak kanseri olan kişilerde bu durum daha önemlidir. Bu durumda barsakların ışıklı kamera ile incelenmesi anlamına gelen kolonoskopi yapılmalıdır. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ishal veya gaitasında kan olan kişilerde bu olasılık çok dikkatle araştırılmalıdır.

Gaz Rahatsızlığı Nasıl Tedavi Edilir?

Belirli bir hastalık sonucu oluşmadığı gösterilen gaza bağlı rahatsızlıkları geçirmek için diyet değişikliği, gerektiğinde ilaç kullanılır ve hava yutmayı azaltmak gereklidir. Doktorların azaltmalarını veya kesmelerini önereceği gıdalar maalesef genellikle meyve, sebze, hububat ve süt ürünleri gibi sağlıklı gıdalardır.

Ayrıca şişkinlik ve hazımsızlık hissini azaltmak için yağsız gıdalar yenmelidir. Böylelikle mide daha hızlı boşalır ve gaz barsaklara daha hızlı geçip ileriye doğru gider.

Her bir gıdanın gaz yapıp yapmayacağı ve eğer gaz yaparsa ne kadar gaz yapacağı kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için her bir bireyle ayrı ayrı konuşup ona göre diyet düzenlemesi yapılmalıdır.

Gaz yakınmaları diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, sindirim enzimleri, karbon preperatları, barsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir.

Yutulan havayı azaltmak için sakız çiğnememek, sert şekerleme yememek, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek gereklidir. Eğer takma diş kullanılıyorsa bu mutlaka çeneye oturan bir protez olmalıdır.

Sonuç olarak, görüldüğü gibi gaz ve şişkinlik yakınmaları basit hazımsızlık şeklinde olabileceği gibi, bazı enzim eksiklikleri, iltahaplanmalar, yapışıklık, kanser gibi değişik birçok rahatsızlıkdan da meydana gelebilir. Bu nedenle bu tip yakınması olanlar, eğer yakınmaları süreklilik kazanıyorsa mutlaka bir doktora başvurmalı, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde yapılması sağlanmalıdır.

Karın şişkinliği ve gaz sıkıntı

Karın Ağrısı Bir Belirti Mi Yoksa Bir Rahatsızlık Mı?

Karın ağrısı bir belirti mi yoksa bir rahatsızlık mı?

Karın ağrısı bir belirtidir. Karın ağrısı diye bir hastalık yoktur, ancak birçok hastalığın veya patolojik durumun belirtisi olabilir. Ateş, kusma kaka yapamama, rektal kanama, karın içinde kitle gibi karın ağrısı da çeşitli hastalıkların belirtilerinden biridir. Karın ağrısı, çocuğun cerrahi hastalıklarının belirtileri arasında en önemlilerindendir.

Çocuklarda karın ağrısına yol açan etkenler nelerdir? Organik kökenli ve işlevsel kökenli karın ağrıları hakkında neler söylenebilir?

Çocukta karın ağrısı her sebepten olabilir. illede cerrahi olması şart değildir. Ama neden cerrahi ise bu acil bir durumdur ve hemen tedavi edilmezse çok ciddi olaylara neden olabileceği için önemlidir.

Akut karın ağrıları ve kronik karın ağrıları hakkında neler söylenebilir?

Akut karın ağrısı yani ani başlayan karın ağrısı daha çok cerrahi bir nedene bağlı olan bir karın ağrısıdır. Bunun dışında bazı kronik ağrılar vardır ki günlerce, aylarca hatta senelerce devam eder. Bunlara da kronik karın ağrıları denmektedir. Bu ağrılar daha çok cerrahi olmayan nedenlere bağlıdır. Çocuklarda çok sık rastlanan ve kronik ağrı olarak düşünebileceğimiz ağrıları şu şekilde özetleyebiliriz:

Sindirim sistemi ile ilgili olan kronik ağrılar en önemli olanlarıdır. Mide ile ilgili olan gastrit, ülser gibi durumlar çocoklarda da olabilir. Bunlar çocuk cerrahının yanında, özellikle gastroenteroloğunu çok ilgilendiren bir durumdur.örneğin midenin içinde üreyen bazı mikroorganizmalar bundan sorumlu olabiliyor ve tedavi tedavi edilmedikçe karın ağrısı başta olmak üzere gastrointestinal sistem şikayetleri devam ediyor. Bu hastalarda cerrahi cerrahi birşey düşünülmüyorsa çocuk gastroenteroloğuyla temasa geçilip endoskopi yapılarak midesinde ülser var mı yok mu ona bakılmalıdır. Biyopsi alınması gerekebilir. Helikobacter pylori denilen bu mikroorganizmanın olup olmadığı incelenir; eğer varsa ona göre medikal tedaviye geçilmelidir.

Gastroenterit durumunda ishal ve kusma yanında karın ağrısı şikayetleri olabilir. Bu durumun tam aksi konstipasyon denen kaka yapma zorluğu ve kaka yapamama problemleri, bağırsakların iyi çalışmaması, kabızlık durumlarında da uzun süren karın ağrıları olabilmektedir. Habitüel kabızlık denen bu durum, yanlış beslenme iyi tuvalet eğitimi alamama nedeniyle oluşmaktadır. Bu çocuklarda rahat kaka yapamamaya bağlı olarak karın ağrıları görülebilmektedir.

Bağırsağın çeşitli enflamatuvar hastalıklarında da, ülseratif kolit ve Chron gibi kronik hastalıklarda da karın ağrıları olabilmektedir. Çeşitli nedenlerle solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda da karın ağrıları olabilmektedir. Ağır bir pnömoni tablosundan hafif bir üst solunum yolu infeksiyonuna kadar her türlü solunum problemi çocuklarda karın ağrısı olarak belirti verebilir.

İdrar yolu enfeksiyonları da ciddi karın ağrıları yapabilir. Üriner sistemde herhangi bir tıkanma, nefrit veya basit bir alt üriner sistem enfeksiyonu da karınağrısı bulgusu ile kendini gösterebilir. Tekrarlayan idrar yolu infeksiyonlarında sünnet derisinin çıkarılması yani sünnet ameliyatı tavsiye edilir.

Hiçbir hastalık bulgusu olmayan çocuklarda da akut veya kronik karın ağrısı olabilmektedir. Örneğin; çocuğun o gün hoşlanmadığı bir matematik dersi varsa, jimnastik dersi varsa, evde annesi babası birşeye kızmışşa karın ağrısı olabilir. Bunlara psikolojik ve okul karın ağrıları denilmektedir. Bu gibi durumlar çok sık görülmektedir. Karın ağrısının bir belirti olarak kendisini gösterdiği bu hastalıklarda sadece karın ağrıları değil bulantı, kusma, ateş, kanama gibi başka belirtiler de olabilmektedir. Karın ağrısı yakınmasıyla bir çocuk doktora gelmişse, sadece karın ağrısı değil diğer bulgularla beraber hasta değerlendirilmeli ve altında cerrahi bir sebep yatıyor olabilir diye de bu hastalar için çocuk cerrahı tarafından da değerlendirilmesi gerekir.

Çocuklarda Apandisit

Halk arasında şöyle bir yanılgı vardır; çocuklarda apandisit olur mu? Aslında çocuklarda apandisit daha çok olur. Apandisit, erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da akut karın tablosu yaratan, ani karın ağrısıyla kendini gösteren en önemli hadiselerden biridir. Bu çok da sık görülmektedir. Apandisit ani bir karın ağrısı olarak başlamaktadır; daha çok göbek çevresinde başlarken saatler geçtikçe yavaş yavaş karında sağ alt bölgeye doğru gider ve orada belli bir bölgede apandisitin bulunduğu yerde lokalize olur. Bu arada karın ağrısının yanında mide bulantısı, kusma şikayetleri de eklenir, ateş olabilir, yürümede zorluk, bükülerek yürümek gibi şikayetlerle de karşılaşılabilir.

Ağrı kesici vermeyelim…

Çocuğun eğer karnı ağrıyorsa yapılması gereken en önemli şey ağrı kesici vermemektir. Çünkü karnı ağrıyor diye ağrı kesici verilirse durum maskelenmiş olur ve tanıda geç kalınmış olur. Bu hata ne yazık ki sık sık yapılmaktadır. Bu yüzden teşhis konulmayan karın ağrılarında ağrı kesici vermekte acele etmemek lazım ki tanı da yanılma, gecikme olmasın çünkü tanıda olabilecek bir gecikme bu tip apandisitlerde tedavisi çok zor olan çok ciddi durumlar yaratabilir. Gecikme olursa apandisit patlayabilir yani apandiks denilen kör barsak delinebilir, bu da çok ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Bu durum sepsis, şok ve ölümle bile sonlanabilmektedir.

Akut karın ağrısının cerrahi sebepleri sadece apandisit değildir. Apandisit, karın ağrısının en sık görüldüğü bir acil carrahi durumdur. Başka cerrahi bir durumda da karın ağrısı olabilir. Örneğin her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda gangren, delinme ve perilonit gibi daha ciddi durumlar ortay çıkmaktadır. Sonra başka nedenlerden de bağırsak delinmiş olabilir. Örneğin tifoda bağırsaklarda iltihap olur. Buna bağlı bir delinme olabilir. Ayrıca yeni doğan devresinde özellikle yoğun bakımda kalması gereken bebeklerde de bir kolit durumu vardır ki bu nekroze olmuş bir kolittir ve buna bağlı bağırsak delinmesi olabilir.

Boğulmuş kasık fıtıklarında da karın ağrısı olabilir. Kasık fıtığı ihmal edilmeden bir an evvel ameliyat edilmelidir. Aksi takdirde fıtık boğulur ve karın ağrısına neden olabilir. Fıtığın belirtisi kasıkta şişmedir. Tek başına olan fıtık bazen ağrı yapabilir ancak bu ağrı daha çok kasık bölgesindedir. Karın ağrısı yine testislerin kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan torsiyon dediğimiz durumlarla da olabilir. Bu testisler eğer inmemiş ise, karın içindeyse kısırlık olabileceğinden indirmek gerekir. Ayrıca karında kitle yapan durumlarda ve karın içi organlara bası durumlarında da karın içi organlara bası durumlarında da karın ağrısı ek bir bulgu olarak kendini gösterebilir.

Akut karın ağrıları daha çok cerrahi sebeplerden kaynaklanan, ani başlayan ve bir an önce tedavi edilmesi gereken durumlardır. Kronikler ise daha çok organik sebeplerle ani başlamamış, uzun bir devresi olanlardır. Bu kabızlık olabilir, parazit olabilir, bağırsak iltihabı olabilir, idrar yolu enfeksiyonu, uzun süren akciğer problemleri olabilir.

Bağırsak solucanlarına bağlı karın ağrısı nedir?

Makatta kaşıntı, ağızda fazla salya birikmesi, iştahı çok iyi olmasına rağmen kilo alamama gibi durumlarda da bağırsaklarda parazit var mı diye şüphelenmek gerekmektedir. Bu durumlarda da ciddi karın ağrıları yapabilir. Kronik karın ağrısı olan çocuklarda diğer tetkikleri yaparken idrarında birşey var mı, akciğerleri nasıl, bu arada kakasında parazit var mı diye bakılmalıdır. Eğer parazit bulunursa hem kendisine hem de ailedeki diğer fertlere parazit ilacı verilmeli, takip edilmeli, tekrardan değerlendirilmelidir.

Karın Bölgesindeki Ağrıların Nedenleri Nedir?

Karın Bölgesindeki Ağrıları Tanıyın

Çoğu zaman jinekolojik hastalıkları çağrıştırsa da karın bölgesindeki ağrıların asıl sebebi sindirim sistemi olabilir. Bunun için ağrıları tanımak belirtilerini bilmek gerekir.

Safra kesesi ağrısı
Belirtileri: Özellikle yemek sonrası ağrının şiddeti artar. Bulantı kusma gaz gibi sorunlar ortaya çıkar. Yumurta çikolata kızartma gibi yiyecekler ağrıyı artırır. Ağrı karnın üst tarfında görülür. Cerrahi madahale gerektirir.

Mide-bağırsak ağrısı
Belirtileri: Ağrıya mide yanması ekşimesi eşilik eder. Açlık arttıkça ağrı da artar. Ağrı göbek kısmında oluşur. Ülser tedavisi diyet ve asit önleyici lar yapılabilir. Kanlı kusma kanlı dışkı mide kanaması habercisidir.

Bağırsak ağrısı
Belirtileri: İshal veya kabızlık görülür. Ağrı karnın aşağı kısımlarındadır. Karın ağrısı artarsa dışkı ve gaz çıkarılamazsa bulantı ve kusma olursa hemen hastaneye başvurun. Bu belirtiler bağırsak tıkanmalarının habercisi olabilir.

Pankreas ağrısı
Belirtileri: Karın ağrısı kilo kaybı. Ağrı karnın orta kısmı görülür ve sırtı da vurabilir. Cerrahi müdahale veya la tedavi edilebilir.

Apandisit ağrısı
Belirtileri: Bulantı kusma iştahsızlık ateş. Ağrı göbek etrafında başlar sağ karın boşluğunda hissedilir. Cerrahi müdahale gerekir.

Etiketler:bağırsak ağrısı bağırsak sancısı bağırsaklarda sancı bağırsakta sancı bağırsak ağrıları bagirsak agrisi bağırsak gazı ve ishal bağırsaklarda ağrı bagirsak sancisi bağırsak hassasiyeti ishal ve gaz sancısı sancılı dışkılama BAĞIRSAK AĞRISI ibs bağırsak bağırsak sendromu bargirsak rahatsizligi adet döneminde ishal bagirsak agrilari bağırsakta gaz ve ishal kalın bağırsak sancıları
Bağırsak florası: Bağırsak florası sindirim sisteminde yaşayıp konak organizmanın sindirimiyle ilgili çeşitli yararlı işlevler gören mikroorganizmalardır.
Bağırsak solucanı: Bağırsak solucanı (Ascaris lumbricoides); Ascarididae familyasının bir üyesidir.
Kalın bağırsak kanseri: Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve apandiste görülen kanserli büyümeleri kapsar. Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü kanser tipi ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar.
Bağırsak, Aşkale: Bağırsak, Erzurum ilinin Aşkale ilçesine bağlı bir köydür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir