Balıklar Neden Su İçmez

Sponsorlu Bağlantılar
ama aquarium atlas asitler deriden diye evrim gelecek hayvanlar hypertonia kolay nem olsa peki peter hoffman scatophagus argus solunum sorular suda veya yazan Balıklar Neden Su İçmez Balık Suda Nasıl Yaşar balıkların su içmesi balıklar neden su içmez balık..

Balıklar Su İçer Mi?

Balıklar su içer mi?
Yazan: Peter Hoffman, AqualogNews Nr. 28
Çeviren: Bilyap Aquaristic
Tatlısu ve deniz balıklarında ozmo-regülasyon
Ünlü bir Alman şarkısının sözlerinde geçer: “Hayvanlar neden gözyaşı dökmez? Denizin tuzu nereden gelir?” Herkesin kolayca aklına gelecek, ama cevaplaması o kadar kolay olmayan sorular…
Resim 1: Hem tatlı, hem de tuzlu suda yaşayabilen evrim harikalarından Scatophagus argus. Aquarium Atlas Vol. I’den

İnsan, hayvan veya bitki- bütün canlıların bedeni %60-80 oranında su içerir. Her canlı, hayatta kalabilmek için vücudundan eksilen suyu bir yolunu bulup tamamlamak zorundadır. Birçok organizma haftalarca açlığa dayanabilir, ama hiç su almadan birkaç günden fazla yaşayabileni çok azdır. Kurbağa gibi, hem karada hem de suda yaşayan nemli ortamlara uyum sağlamış canlılar derilerinden çok çabuk su kaybederler. Bu yüzden de sürekli suya yakın olmak zorundadırlar. Buna karşılık da, bir kez suya girdiklerinde vücutları, deri üzerinden suyu sünger gibi emerek nem oranını gereken düzeye getirir. Fakat biz insanlar suyu derimizden, örneğin banyo çıkışı ıslak havludan içemeyiz. Aynı şekilde diğer memeliler, kuşlar ve sürüngenler idrar, solunum veya bazen terle de kaybettikleri suyu karşılamak için aktif olarak su içmek zorundadırlar.

Peki balıklar ne yapar? Yeterli suyu bulmakta nasıl olsa zorluk çekmezler diye düşünebiliriz ama bu düşünce sadece tatlı su balıkları için geçerlidir. Hatta tatlı su balıklarının başları, istemeden aldıkları ve sürekli dışarı atmak zorunda oldukları fazla suyla derttedir. Sorun, içerdiği elektrolitler, şekerler, amino asitler, üre ve diğer moleküller yüzünden vücut sıvılarının içinde yaşadıkları suyun tuzluluğuna göre daha konsantre (hypertonia) olmasından kaynaklanır. Dışarıdan içeriye doğru oluşan ozmotik basınç, deriden ve solungaçlardan sürekli içeri doğru suyun sızmasına neden olur. Hatta o dereceki, balık fazla suyu böbrekleri üzerinden süzüp aktif olarak dışarı atmasa balon gibi şişip patlayabilir.

Okul günlerimizde yaptığımız ozmoz deneylerini hatırlayın. Sucuk zarı gibi yarı geçirgen bir zarın bir tarafında az tuzlu su, bir tarafında da çok tuzlu su olsun. İki taraftaki konsantrasyonlar dengelenene kadar, az konsantre olandan çok konsantre olan tarafa belli bir basınçla saf su geçişi olacaktır. Yarı geçirgen zarların özelliği, suyu geçirip saf suyu geçirmemeleridir. Balıkların derisi de işte bu ozmoz denilen fizyo-kimyasal oluşuma aracılık yapan yarı geçirgen zarlar sınıfına girer.

Resim 2:
Vücudundaki tuz dengesini koruyabilmek için sürekli su içmek zorunda olan deniz balıklarından Çizgili Tang, Acanthurus lineatus.
Marine Atlas Vol. I’den

Denizde ise durum tam tersidir! Tuzlu deniz suyu, deniz balıklarının vücut sıvılarına kıyasla daha konsantredir. Buradaki içeriden dışarı doğru yönlenmiş ozmotik basınç (hypotonia), balığın sürekli su kaybetmesine neden olur. Eğer bu eksilen suyu tamamlamanın bir yolunu bulamamış olsalardı, koskoca denizlerde susuzluktan ölürlerdi.

Deniz balıkları aktif olarak sürekli su içmek zorundadırlar. İçtikleri suyun vücutlarındaki elektrolitik dengeyi bozabilecek fazla tuzunu solungaç bölgelerindeki özel bezlerden dışarı atarlar. Bu kaçınılmaz fazla tuzu atma işlemi de, tatlı su balıklarının fazla suyu atmaları gibi balığa yüklüce bir enerjiye malolur. Bu aktif su içmenin yanında deniz balıkları, su kaybını en aza indirmek için böbreklerden atılan su miktarını en aza indirmişlerdir; tatlı su türlerine göre 10-100 kat daha az idrar bırakırlar.

Köpek balıkları ve vatozlar (denizde yaşayan bazı kedi balığı türleri) yüksek tuz konsantrasyonlu vücut sıvılarıyla deniz balıkları arasında çok özel bir yer tutarlar. Bunların iç ozmotik basınçları, deniz suyuna adapte olmuştur. Büyük miktarda üreyi ve diğer ozmotik basınç yaratabilecek maddeleri, su kaybetmemek için uzun süre vücutlarında tutabilirler. Hatta bazıları bunu daha da abartarak kanlarını denizden daha tuzlu hale getirmişlerdir. Böylece dışarıdan içeri sızan fazla suyu tekrar dışarı atmak zorunda kalırlar.

Yumurtlamak için denizden nehirlere, yani tatlı suya giden Somon balıkları ve tatlı sudan deniz giden yılan balıkları (eel) çok farklı bir kategoriye girerler. Bunlar, ozmoregülasyon açısından doğanın harikalarıdır. Göçlerinin bir bölümünde su içerek, bir bölümünü de fazla suyu dışarı atarak geçirdiklerini bir düşünün…

Etiketler:balıkların su içmesi balıklar neden su içmez balık suda nasıl yaşar yılan su içermi yılanlar nasıl su içer yılanlar su içermi yılan süt içermi balık su içerken resimleri yılan su içer mi vikipedi tuzlu su balıkları tuzlu sumu içer yilan sut icermi doğan kuşu su icermi deniz canlıları nasıl su içer balıklarda ozmoregülasyon nedir su içen balık içmeyen balık Yılan su içer mi yılan su içer denizde su içmeden ne kadar yasar Yılan nasıl su içer köpek gibi mi balıkları su içişi
Balık: Balıklar () poikloterm olan, neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır.
Pisces (takımyıldız): Pisces ya da Balık takımyıldızı (sembolü: ), modern 88 takımyıldızdan biridir. Tutulum üzerinde yer alır. Pisces adı Latince'de balıklar anlamına gelir. Batısında Kova, doğusunda Koç takımyıldızları vardır.
Balıklar-Balina Süperkümesi: Balıklar-Balina Süperkümesi 1986 yılında Brent Tully'nin farkına vardığı, 800 milyon ışık yılının üzerinde uzaklığa sahip, önemli birkaç süperküme içeren bir bölgedir.
Balıklar Kümesi: Balıklar Kümesi (ayrıca Balıklar Grubu olarak da bilinir) Balıklar takımyıldızı yönünde bulunan ve gökada zinciri oluşturan bir gökada kümesi.
Balıklar-Balina Süperküme Kompleksi: Balıklar-Balina Süperküme Kompleksi, Başak Süperkümesi'ni de içeren gökada süperkümeleri veya gökada iplikçiklerinin bileşik yapısıdır (Samanyolu'nun da bulunduğu Yerel Grup, Başak süperkümesi içindedir).
Nedensellik: Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen ve olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her şeyin bir nedeni olması ya da her şeyin bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi.
Neden (Candan Erçetin albümü): Neden, Candan Erçetin'in dördüncü albümüdür. 2002 yılında piyasaya sürülen albüm önemli bir özellik taşımaktadır.
Neden?: Neden?, Can Dündar'ın hazırlayıp sunduğu, Türkiye'deki ve dünyadaki güncel siyasi, sosyal ve ekonomik olayların uzmanlar, yazarlar, köşe yazarları, televizyoncular, gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum üyeleri tarafından ele alınıp tartışıldığı tartışma programıdır.
Neden (İbrahim Tatlıses albümü): Neden, İbrahim Tatlıses'in 2008 yılında piyasaya çıkmış olan albümüdür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir