Bebek Grip

Sponsorlu Bağlantılar
artan berrak daha dik doktora eden gibi hafif hemen mama minik sindirim sistemi solunum ya Bebek Grip Bebeğim Grip Oldu bebeklerde grip bebek grip bebeğim grip oldu bebek..

Bebeğiniz Grip Olduysa Bunları Yapın

Bebeğiniz soğuk algınlığına yakalandığında neler yapmanız gerektiğini bilmiyor musunuz? Hemen telaşa kapılıp, doktora koşmadan önce şu önerileri yapın..

Minik bebeklerin nefes almakta, beslenmekte zorlanması, halsiz ve cansız hallerini görmek anne-babaları çok üzer. Neyse ki soğuk algınlığı virüslerin neden olduğu bir hastalıktır ve zaman içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak bu sırada evde yapacağınız bakım hem bebeği rahatlatacak hem de komplikasyonların gelişme riskini azaltacaktır.

Bebeğinizi emziriyorsanız zaten çok etkili bir önleme tedbiri almışsınız demektir. Anne sütü hastalıklarla mücadele eden antikorları içerdiğinden, anne sütü ile beslenen bebekler solunum yolu ve sindirim sistemi hastalıklarına daha az yakalanırlar ve hasta olduklarında da hastalığı daha hafif bir şekilde atlatırlar.

Soğuk algınlığında bebeği rahatlatmanızı sağlayacak yöntemler

Soğuk algınlığına yakalandığında, bebeğin zaten dar olan burun girişinin şişmesi ve artan salgılar bebeğin burnundan nefes almasını güçleştirir ve bu da bebeğin uykusunu bozabilir. Bebeğinizin gözleri şiş, kuru ya da ıslak gözükebilir, enerjisi ve iştahı her zamankinden az olabilir ve ateşi çıkabilir. Yani kısacası siz soğuk algınlığına yakalandığınızda kendinizi nasıl hissediyorsanız, bebek de öyle hisseder.

• Bol sıvı verin: Bol bol sıvı vermek gerçekten faydalı olmaktadır. Anne sütüyle beslenen bebekler daha sık emzirilebilir. Biraz daha büyük bebeklere, daha önceden de tüketmeye başladıkları sulandırılmış elma suyu ya da hafif bir bitkisel çay gibi berrak sıvı içecekler de verilebilir. Formül mama ile beslenen bebeklere mutlaka fazladan berrak sıvı içecek verilmesi gerekir.

• Burnu tıkalıysa: Burnu tıkalı olan bebek emmekte zorlanabilir. Bebeğiniz emmekte zorlanıyorsa, dik pozisyonda emzirmeyi deneyin. Anne sütü dışındaki sıvıları ise kaşıkla veya damlalıkla verebilirsiniz.

Besleme ve uyku zamanından 15 dakika önce burna tuzlu burun damlalarının uygulanması bebeğin daha rahat nefes almasına yardımcı olabilir. Ayrıca soğuk buhar makinesi ile odasının havasının nemlendirilmesi de uyku sırasında rahat etmesine yardım eder.

Burun akıntısının dışarı çıkması için uyurken bebeğin başının altını hafifçe yükseltebilirsiniz (çarşafın altına katlanmış havlu koyarak).

• İlaç kullanımı: Doktora danışmadan ilaç kullanmayın. Soğuk algınlığını baskılamak zararlı olabildiğinden soğuk algınlığı ilaçları bebeklere tavsiye edilmez. Bebeğinizin soğuk algınlığı sizi endişelendirecek boyuttaysa doktoruna danışabilirsiniz. Bir yaşından küçük bebeklerde dekonjestanlar (burun damarlarını daraltarak rahatlama sağlamaya yönelik ilaçlar) önerilmez.

Aşağıdaki durumlarda doktora başvurun

• Bebeğinizin nefes alışı çok hızlı, sesli veya hırıltılı ise.

• Köpek havlamasına benzer bir öksürük olursa.

• Nefes darlığı varsa veya nefes almak için çaba sarf ediyorsa.

• Nefes aldığında göğsünün içeri çekildiğini görürseniz).

• Rengi soluk veya benekliyse.

• Cansız veya halsizse.

• Sıvı almayı reddediyorsa.

• Gerçekten çok hasta ya da acı çekiyor gibi görünüyorsa.

Solunum yolları için doktorlar ne öneriyor ?

Öncelikle bebeğiniz bulunduğu odanın şartlarını ciddiyetle takip etmeniz gerekiyor. Sıcaklık ve nem düzensizlikleri üst solunum yolları hastalıklarının ortaya çıkmasını tetikliyor.

Oda şartlarının düzenlenmesi için yardımcı cihazlar öneriliyor.

Soğuk Algınlığı Tedavisi – Grip Evde Nasıl Tedavi Edilir – Grip Tedavisi

Soğuk algınlığı evde nasıl tedavi edilir

soğuk algınlığı tedavisi – grip evde nasıl tedavi edilir – grip tedavisi


Soğuk havalar yüzünden kış mevsiminde kolaylıkla hasta olabiliyoruz. Çoğu kez bu hastalıkları doktora gitmeden evde tedavi edebiliyoruz, tabii nasıl tedavi edeceğimizi bildiğimiz takdirde…
En sık ani ısı değişimlerinin olduğu mevsim geçişlerinde ve kış aylarında yaşanılan soğuk algınlığı, en fazla bir hafta veya on gün içinde, tedavi edilmesine gerek duyulmadan, kendiliğinden geçebiliyor. Ancak dikkatli olunmazsa, hastalık ilerleyebiliyor ve bunun sonucunda sinüzit, orta kulak iltihabı ve zatürree gibi ağır tablolara neden olabiliyor. Aslında soğuk algınlığını yakından tanıyıp, süreçlerini adım adım bildiğiniz takdirde önlem almak hiç de zor değil. Medikal Park Göztepe Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıktarı Uzmanı Dr. Mesut Yılmaz ile İstanbul Şafak Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Derya Demirel Söğüt, soğuk algınlığını 5 aşamaya böldüler ve her aşamada nasıl bir korunma yöntemi izlemeniz gerektiğini tek tek anlattılar…

1. AŞAMA
Bağışıklık sistemi zayıflıyor
Kendimizi hala sağlıklı hissediyoruz. Ancak işin gerçeği şu ki, kış günlerinde güneş ışınlarından daha az faydalanabildiğimiz için bağışıklık sistemimiz gücünü yitirmeye başlıyor ve yaz mevsiminde olduğu kadar güç gösterisinde bulunamıyor.

Ne yapabilirsiniz? Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için C vitamininden zengin besinleri, günde en az 2 kez birer porsiyon, hatta daha fazla tüketin. Domates de içeriğindeki likopen sayesinde bağışıklık sisteminin virüslerle savaşmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle günde bir bardak domates suyu için: 100 ml domates suyunu 1 adet greyfurt suyu ile karıştırın. Limon suyu, ketçap ve karabiber ile tatlandırın. Bezelyenin içinde bolca bulunan bakır ve susam ile kabak çekirdeğinde yer alan demir de bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katkıda bulunuyor. A vitamininden zengin patates veya kayısı da burun mukozasını virüslere karşı koruyabilecek etkiye sahip. Bu etkileri nedeniyle de soframızda her zaman bulunmayı hak ediyorlar.

2. AŞAMA
Virüsler yuva yapıyor
Bazen, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için aldığımız her türlü önlemlere rağmen virüsler burun mukozasına sızabiliyor ve buradaki hücrelerin programını bozmaya başlıyor. Virüsler hücreleri zapt edip, orada milyonlarca ürüyor. İşte bu dönemde oluşan hafif titreme ve burunda kaşıntı hissi, bize soğuk algınlığına yakalanacağımızın ilk işaretlerini veriyor.

Ne yapabilirsiniz? İçeriğinde bulunan pek çok madde sayesinde virüslerle savaşarak soğuk algınlığına iyi gelen meyan kökünün gücünden faydalanın. Bu şifalı bitkiyi kapsül şeklinde veya sıvı halde, örneğin çay olarak tüketebilirsiniz. Ancak günde 2 fincandan fazla da tüketmeyin. Soğuk ayaklar, akyuvarlar olarak adlandırılan ve vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyan beyaz kan hücrelerinin virüslerin merkezine ulaşmalarını önlerler. Bu nedenle kalın yünlü çoraplar giyerek ayaklarınızı sıcak tutun. Bağışıklık sisteminizin virüslerle savaşabilmesi için eşofmanlarınızı giyin, başınızın üzerine yünlü bir şapka geçirin. Bacaklarınızı, içinde sıcak su bulunan leğenin içine daldırın. Sırtınıza, sıcak su torbası yerleştirin. Balla karıştırdığınız ıhlamur çayını da afiyetle için. Yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yatağa uzanarak dinlenin. Virüslerin boğazınızdan temizlenmesi için günde 3-4 kez gargara yapmayı da ihmal etmeyin

3. AŞAMA
Vücut kendini virüslere karşı savunuyor
Bu aşamada virüs burun mukozasında hasara yol açıyor ve bunu da size sanki minik iğneler batırıyormuş gibi hissettiriyor. Bağışıklık sistemimiz bu aşamada virüsleri vücuttan dışarı atmak için çalışıyor, bunun sonucunda da burun akıntısı, hapşırık ve öksürük gibi sorunlar başlıyor.

Ne yapabilirsiniz? Bağışıklık sisteminizin virüslere karşı açtığı savaşı kazanması için ona yardım edin. Bunun için de tüm randevularınızı iptal edip evinizde dinlenin. Mümkünse işyerinizden bir veya iki gün izin alın. Gevşeme egzersizi de bağışıklık sisteminize destek olacak: Sırtüstü uzanın, bacaklarınızı hafifçe her iki yana doğru açın. Kollarınızı vücudunuzdan uzaklaştırın ve avuçlarınızı yukarıya doğru uzatın. Vücudunuzun tüm bölümlerini aşağıdan yukarıya doğru gerin ve bu pozisyonda 5 saniye boyunca kaldıktan sonra gevşeyin.

4. AŞAMA
Tüm cephede savaş açılıyor
Virüsün girdiği hücreye ait proteinlerin kullanılmasıyla oluşan binlerce virüs, ölmüş hücreleri terk ederek başka mukoza hücrelerine saldırıyorlar. Kuluçka devresinden sonra soğuk algınlığı kendini; aksırık, baş ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğaz kuruması, eklem ağrısı, öksürük ve göz sulanması gibi çeşitli belirtilerle gösteriyor.

Ne yapabilirsiniz? Soğuk veya sıcak terapi eklem ağrılarınızın hafiflemesine yardımcı olabilir. Mentol, okaliptüs veya kekik yağından oluşan banyo kürü de enerji kazanmanıza katkıda bulunabilir. Bunun için, küveti 38,5 derece sıcaklıktaki suyla doldurun. İçine 34 damla aroma yağı damlatın. Küvetin içine girerek 10 dakika boyunca dinlenin. Soğuk terapiyi tercih ediyorsanız, sirkeli sudan faydalanabilirsiniz: Keten bezini, içine sirke eklediğiniz soğuk suya daldırın. Ardından bu bezle yarım saat boyunca ağrıyan bölgelere kompres yapın.

E vitamini içeren merhem de, cildinize günde iki kez sürdüğünüz takdirde, kızaran burnunuza iyi gelecektir. Ayrıca tıpkı Taylandlılar gibi beslenmeye de özen gösterin: Sarımsak, içeriğinde bolca bulunan kükürt ile vücudunuzu koruyor, zencefil ve kırmızı biberle tatlandırılmış yemekler de terlemenizi sağla***** virüslerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Bu besinlerin içeriklerindeki “capsaicin” maddesi de burun mukozasının sakinleşmesine katkı sağlıyor. Bunların yanı sıra, nemlendiriciler ve su buharı kullanarak, bulunduğunuz çevrenin nemini artırın. Çünkü nem tıkalı göğsün açılmasına yardım eder. Boğaz ağrılarını azaltmak için de ılık, tuzlu su ile gargara yapmanızda fayda var.

5. AŞAMA
Nezle ve öksürük ıstırap veriyor
Son aşamada bağışıklık sistemi tüm gücüyle harekete geçtiği için alt solunum yolundaki balgam üretimi en yüksek noktaya ulaşıyor. Halsizlik, titreme, baş ve kas ağrıları gibi genel belirtilere bazen 38°C’yi geçen ateş eşlik edebiliyor. Bu aşamada solunum yollarında örselenmeye bağlı olarak göğüste yanma hissi ve kuru öksürüğe de yol açabiliyor.

Ne yapabilirsiniz? Kuşburnu içeriğindeki zengin C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi öksürüğe de iyi geliyor. Siz iyisi mi bu dönemde günde iki fincan kuşburnu çayı için. Burun mukozasını yumuşatmak, drenajı sağlamak ve kaybolan sıvıyı tekrar kazanmak için günde en az 8 bardak sıvı almayı da ihmal etmeyin. Kağıt mendilinizi de sadece bir kez kullanın. Çünkü, üzerinde yaklaşık 30 saniye içerisinde ortalama 15 bin mikrop biriktiği için mendil enfeksiyon oluşumuna adeta zemin hazırlıyor. En önemlisi de doktorunuza danışmadan eczaneden gelişi güzel antibiyotik almayın. Unutmayın ki bu durumda virüsler daha da güçlenebilir.


Çocuklar Gribi Kendi Kendine Yenebiliyor!

Aileler hemen antibiyotiğe sarılmasın. Çocuklar gribi kendi kendine yenebilir.

Doktorlar, grip tedavisinde çocuklara antibiyotik ve aspirin verilmesini önermiyor: Çocuklar gribi kendi kendine yenebilir. Aileler hemen antibiyotiğe sarılmasın. Çünkü gereksiz antibiyotik vücuttaki doğal bağışıklığı baskılar!..

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Canpolat, çocuklar ve griple ilgili soruları yanıtladı:

• Grip, çocuklarda daha mı tehlikeli oluyor?
Çocuklarda grip daha tehlikeli değil. Ancak altta yatan kronik bir rahatsızlığı varsa, oldukça tehlikeli oluyor. Yani akciğer, kalp, böbrek, astım, lösemi gibi hastalığı bulunanlarda önemli oluyor. Onların ve onlara bakanların da grip aşısı olmasını öneriyoruz. Bu durumdaki çocuklar grip olduğunda, altta yatan hastalık alevlenir. Bunun dışında iki yaşından sonra çocukların bağışıklığı, erişkinlerle aynı düzeye geldiği için, grip daha tehlikeli bir hastalık olarak ortaya çıkmaz.

• Grip olan çocuğu hemen hastaneye mi götürmeli, yoksa tedavisine evde başlanabilir mi?
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Canpolat, çocuklar ve griple ilgili soruları yanıtladı:

• Grip, çocuklarda daha mı tehlikeli oluyor?
Çocuklarda grip daha tehlikeli değil. Ancak altta yatan kronik bir rahatsızlığı varsa, oldukça tehlikeli oluyor. Yani akciğer, kalp, böbrek, astım, lösemi gibi hastalığı bulunanlarda önemli oluyor. Onların ve onlara bakanların da grip aşısı olmasını öneriyoruz. Bu durumdaki çocuklar grip olduğunda, altta yatan hastalık alevlenir. Bunun dışında iki yaşından sonra çocukların bağışıklığı, erişkinlerle aynı düzeye geldiği için, grip daha tehlikeli bir hastalık olarak ortaya çıkmaz.

Tedaviye öncelikli olarak evde başlanabilir, gribin hastanede tedavi olması gibi bir şey söz konusu değil. Çocuğun yüksek ateşi düşürülür, bol sıvı ile desteklenir. Onun dışında çocuğun bağışıklık sistemi çalışır. Bazı destek ilaçlar var ama çocuklarda grip ilaçlarını vermemeye çalışıyoruz. Çocuk, grip enfeksiyonunu kendi kendine yenebilir. Ancak semptomlar artıyorsa, o zaman hastaneye götürülmeli.

• Çocuklarda grip hangi hastalıklara neden olabiliyor?
Viral enfeksiyonlar vücudun bağışıklık sisteminde geçici bir düzensizliğe neden olabileceği için zatürree, orta kulak enfeksiyonları ve sinüzit gibi komplikasyonlar oluşabilir. Gribin semptomlarının çok uzun sürmesi lazım. Ateşinin 4-5 günden fazla sürüp, öksürüğünün giderek artması diğer hastalıklardan şüphelenmeyi gerektirir.

• Grip tedavisinde ailelerin yaptığı en büyük hatalar nelerdir?
Ailelerin yaptığı en büyük hata; grip olan çocuğa hemen antibiyotik vermek. Antibiyotik vücuttaki doğal bağışıklığı baskılar, dirençli bakterilerin oluşmasını sağlar. Daha sonraki enfeksiyonlar için olumsuz zemin hazırlar. Ayrıca sadece aileler değil, çoğu zaman doktorlar da antibiyotik veriyor.

İlaç vermeyin

• Sizce ne tip ilaçlarla çocukların tedavisi yapılmalı, ilaç vermeden gribin iyileşmesi mümkün mü?
Çok zor durumda kalmadıkça grip olan çocuklara ilaç verilmemesi gerekli. Özellikle de aspirin. Aspirin; akut karaciğer yetmezliğine neden olabileceği için, grip halinde de hiç kullanılmaması lazım.

Okuldan eve taşır

• Çocuğa anne sütünden grip bulaşır mı?
Hayır, annenin solunum yoluyla bulaşır. Anne, gerektiği gibi elini yıkar ve maske gibi önlemleri uygularsa çocuğuna sütünden grip bulaşmaz.

• Grip olan çocuklara hastalık dönemi boyunca ek vitamin ya da bazı özel gıdalar verilmesi gerekiyor mu?
Çok yüksek dozda C vitaminine ilişkin bazı bilimsel yayınlar var. Ancak çok net değil. Biz hasta çocuklara bol taze meyve-sebze ağırlıklı bir diyet uygulaması öneriyoruz. Özellikle portakal ve greyfurt suyu öneriyorum.

• Çocuğun gribe mi, yoksa soğuk algınlığına mı yakalandığını nasıl anlayabiliriz?
Grip ve soğuk algınlığının semptomları benzer olsa da grip; soğuk algınlığından daha tehlikeli. Gribin tipik belirtileri yüksek ateş, baş ağrısı, şiddetli öksürük, aşırı yorgunluk ve ağrıdır. Soğuk algınlığının tersine grip, birçok kişide ağır hastalığa ve yaşamı tehdit eden hastalıklara bile yol açabilir. Soğuk algınlığı ayakta geçirilebilir. Ancak gripte; ateş belirgindir ve mutlaka yatak istirahati şarttır.

• Grip çocuklara yetişkinlerden daha mı kolay bulaşır?
Grip olup hastaneye yatış oranı 6 ile 23 ay arası bebeklerde de hayli yüksek. Yüksek risk taşıyan çocuklar; diyabeti, astımı, kronik kalp rahatsızlığı, akciğer ve böbrek hastalığı olanlarla iki yaş altındakilerdir. Buna ek olarak çocuğunuz gribi okuldan eve getirip, tüm aileye de rahatlıkla bulaştırabilir.

• Grip aşısı çocukların ekstra mikrop alarak hastalanmasına yol açar mı?
Grip aşısı gribe neden olmaz. Grip aşısı enfeksiyona neden olmayan öldürülmüş virüsleri içerir ve virüs tehdidine karşı vücudun hazırlıklı olmasını sağlar. Grip aşıları, iyi toleredir ve güvenlidir. En sık görülebilen reaksiyon; enjeksiyon yerinde 24 ile 48 saat sürebilen hafif bir ağrı hissidir.

• Sağlıklı bir çocuk da gribe yakalanabilir mi?
Formda ve sağlıklı olmak, gribe yakalanmamak için engel değil. Belirtilerin çıkması 1-4 gün sürdüğünden, çocuğunuz bilmeden başka kişilere de hastalığı bulaştırabilir.

Esra Tüzün / Sabah

Bebeklere Grip Aşısı Yapılır Mı?

Bebeklere Grip Aşısı Yapılır mı?
Bebekler Grip Aşısı Olabilir mi?

Uzmanlar bebeklere de grip aşısı yapılmasını önermektedirler. Çünkü grip hastalığının kendisinden çok koplikasyonları bebek için daha tehlikeli olmaktadır.

Önlem alınmadığı ve ilerlerdiği taktirde grip, bebeklerde orta kulak iltihabından zatürreye, faranjitten,menejite kadar ciddi rahatsızlklara yol açabilmektedir. Bu sebeple grip aşısı uzmanlar tarafından önerilmektedir.

Grip aşısı özellikle risk grubunda olanlara mutlaka yapılması gereken bir aşıdır.

Bebeklerde Atesle Gelen Havale

Bebeklerde Atesle Gelen Havale

Son zamanlarda salgin halini alan grip, herkeste yüksek ates nedeni oluyor. Özellikle bebekleri olan aileler, atesle gelen havaleden endise ediyorlar. Gerek telefon ve gerekse mektupla bana ulasan okurlarim arasinda, bebeklerdeki yüksek ates karsisinda ne yapmalari gerektigini soran okurlarim çok fazla. Bu yazimda bebeklerdeki yüksek ates ve havale nöbetleri hakkinda açiklamalar yapacagim.
Bebeklerin hastaliklarini anlamak çok kolay degil. Derdini anlatamadiklari için, sadece aglarlar. Genelde huzursuz ve çok aglayan bir bebekte de aglama da ipucu olarak degerlendirilmeyebilir. Eger bebegin yeme, içme ve uyuma aliskanliklarinda dikkat çekici bir degisme varsa, o çocugun hasta oldugu düsünülür. Her hastalik ates yükselmesine neden olmazsa da, bebeklerde ve küçük çocuklarda infeksiyon hastaliklari daha sik rastlandigi için, hastaliklarinin büyük bir kisminda ates yükselmesi olacaktir. Bu nedenle bebegin atesini ölçmek sagligi hakkinda bilgi verecektir. Cildin terli ve bebegin hareketli olmasi nedeniyle, koltuk alti yerine makattan ates ölçmek daha dogrudur.

Eger bir bebegin makattan ölçülen atesi 38 dereceden fazla ise, o bebekte yüksek ates oldugunu kanitlar. Ancak çogu zaman atesin yüksekliginden çok bebegin genel durumu daha da önemlidir. Atesi normale yakin ama halsiz, devamli uyuyan, mama yemek ya da süt içmek istemeyen bir bebek, 39 derece atesi olmasina ragmen, canli hareketli, beslenmesini sürdüren bir bebege oranla daha hastadir. Eger iki ayliktan küçük bir bebegin atesi 38 dereceyi asarsa doktora götürmek gerekir. Iki ayliktan büyük bebek için doktora götürme siniri 39 derece atestir. Ancak daha düsük rakamlarda da olsa ates, üç günden daha fazla sürüyorsa, doktora götürmek gerekecektir.

Yüksek atesin tehlikeleri nelerdir?

Ates yükselmesi vücudun savunma mekanizmalarindan biridir. Vücutta virüs ya da bakteri cinsi bir hastalik etkeni oldugunu ve vücudun buna karsi tepki gösterdigini kanitlar. Ates yükselmesi halinde hastalik etkenleri faaliyetlerini sürdüremez ya da ölürler. Bu nedenle ates yükselmesi hastanin yararina bir durumdur. Ancak, yüksek atesin devam etmesi, vücudun hastaligi yenemedigini gösterir. Hastaligin devam etmesi organlarda kalici bir bozukluk yaratabilecegi için, müdahale edilmelidir. Doktor, yapacagi muayeneden sonra hastaligi teshis edecek ve gerekli önlemleri alacaktir. Gerekli tedaviye baslamadan atesi düsürmek yararli bir davranis degildir.

Atesin, savunma sistemi için yararli oldugunu belirttim ancak bunun tek istisnasi, yüksek atesle gelen havale nöbetidir.

Havale nedir?

Beyin hücrelerinin normal disi bir aktivite göstermesi sonucu ortaya çikan, vücuttaki istemsiz kasilmalara, tip dilinde konvülsiyon, halk arasinda da havale adi verilmektedir.

Tipik bir havale nöbetinde bebek suurunu kaybeder, kol ve bacaklari kasilir. Birkaç saniye sonra, kol ve bacaklarla yüzde ritmik kasilmalar olmaya baslar. Bir süre sonra da bütün belirtiler kaybolur.

Havale nöbetleri genellikle 6 aylik ile 5 yas arasindaki çocuklarda olur. Çogu zaman yüksek ates ile beraberdir. Ancak atesin yüksekligi ile havale geçirme arasinda her zaman bir ilinti yoktur. Yani bazilarinda çok yüksek ateste havale olmazken, bazi bebeklerde daha düsük ateslerde bile havaleye rastlanabilir. Çocuklarin %4-5 inde hayatlarinda en az bir kez havaleye rastlanirken, bunlarin yarisinda bir kereden sonra havale görülmez. Eskiden, havale geçiren çocuklarda mutlaka beyin hasari kalacagi düsünülürken, bunun dogru olmadigi artik anlasildi. Önemli olan havalenin kendisi degil, havaleye neden olan hastaliktir. Bu iyi tedavi edilmedigi taktirde hasar kalabilir.

Havale sirasinda neler yapilmali?

Havale nöbeti anne ve babalar için korkutucu olabilir. Ancak bilmeniz gereken en önemli sey, havalenin birkaç dakika sonra kendiliginden geçecegidir. Eger bebegin atesi yüksekse, düsürmek için, giysilerini çikartmak, basina ve gögsüne islak bez koymak, tüm vücudu serin su ile islatilmis bezlerle silmek yararlidir. Havale geçiren bebekte, kolonya gibi alkollü maddeler kesinlikle kullanilmaz. Ayrica ates düsürmek için su dolu küvete sokmak da tehlikeli olabilir.

Kusmaya baslarsa, yüzükoyun ya da yan yatirarak kusmugun nefes borusunu tikamasini önleyin.

Nefes almasi güçlesirse, alt çenesini hareket ettirmeye çalisarak nefes almasina yardimci olun. Çogu insan, havale geçiren kisinin dilini isiracagini ya da yutacagini ve nefes yolunun kapanacagini düsünür. Dil isirma olursa da çok önemli degildir. Bunu önlemek için agzina elinizi ya da baska cisimleri sokmak tehlikeli olabilir.

Eger nefesi durursa, yapay solunuma baslamayin, kisa bir süre sonra kendiliginden soluk alip vermeye baslayacaktir.

Havale nöbeti geçtikten sonra, bebegin devamli doktoru varsa, ona haber verin. Bebegi muayene etmek isteyecektir. Eger bu doktora ulasamiyorsaniz, bir hastanenin acil kismina götürün. Yukarida da belirttigim gibi, havaleye neden olan hastalik, çogu zaman havaleden daha ciddi sorun yaratir.

Etiketler:bebeklerde grip bebek grip bebeğim grip oldu bebekte grip bebeğim grip grip olan bebeğe ne yapmalı bebeğim grip ne yapmalıyım bebeğim grip oldu ne yapmalıyım grip olan bebekler bebeklerde grıp grip bebek bebeklerde grip için ne yapmalı bebek grip olursa bebek gribi bebeğim grip oldu ne yapabilirim grip olan bebek bebeklerde grib bebeklerde grip için ne yapılmalı grip olan bebeklere ne yapılmalı bebek grip ilaçları
Bebek, Beşiktaş: Bebek, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, Boğaziçi'nin Avrupa yakasında semt. Rumeli Hisarı ile Arnavutköy arasında yer alan ve genelde yüksek gelirlilerin oturduğu semt, aynı adı taşıyan bir deniz koyuna da sahiptir.
Bebek (albüm): Bebek, İzel'in 23 Mayıs 2001 Çarşamba çıkan albümüdür. Albümdeki eserlerin hepsi Altan Çetin imzalıdır.
Bebek (anlam ayrımı): Bebek, insan veya hayvan yavrusudur. Şu anlamlara da gelebilir:
Bebek Camii: Bebek Camii ya da resmî adıyla Hümayûn-u Âbad Camii, Beşiktaş'ın Bebek semtinde yer alan tarihî bir camidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir