Beta Balığı Bakımı

akvaryum ama asya beta bile bilgi daha insanlar kolay ya yavru yuva Beta Balığı Bakımı Beta Balığı Ömrü beta balık beta balığı bakımı beta balığı ömrü bet..

> Beta Balıkları Hakkında Bilgi, Bakımı Ve Üretilmesi

Gözlemlerim sonucunda yazacaklarım sizlere bilgi kaynağı olacaktır. Ayrıca belki anlayamadığınız konuları bu yazdığım bilgiler sonucunda daha rahat kavramanızı sağlayacaktır.
Beta balıklarının birçok cinsi olduğuna eminim, hatta bazı duyumlardan ve bazı akvaryumla ilgili sitelerde de bulunan yazıları gördüğümde bu cins çokluğu bana aha fazla inandırıcı geldi. Ülkemizde en bilinen cins Betalar sırasıyla:
1- Betta Splendes
2- Betta Dimidiata
3- Betta Rutilans

Bu üç cinsten de ülkemizde en sık bulunanı ise Betta Splendes tir. Ayrıca bazı yerlerde Beta balıkları “siyam ya da dövüşçü balığı” olarak ta adlandırılabilir. Güney Asya’da Beta balıkları çok değerli olup, bu balıklar için “Beta Dövüş Turnuvaları” bile yapılmaktadır. Bizim ülkemizde nasıl horoz dövüşü varsa Beta balıklarının dövüş mekanı ağırlıklı olarak ta Güney Asya’dır. Beta balıklarının toplandığı yerler ise pirinç tarlalarıdır. Aslında bu balıklar derin olmayan ve hareketsiz, durgun sularda yaşamaktadırlar. Ayrıca bu suların bir bölümü pirinç tarlalarından da geçmektedir ve yavru Betalar veya yumurtalar bu pirinç tarlalarına girmekte; sonuç olarak ta oradan büyüyüp gelişmektedir.
Beta balıkları labirentli balıklardır. Labirent denilen bir organ sonucu; oksijeni çok düşük sularda bile hayatta kalmalarını sağlayan bir organdır. Bu organ sayesinde aynı insanlar gibi doğrudan havadan da oksijen alabilirler. Ürerken de köpük yuva tekniğini kullanırlar.

Bakımı

Beta balıklarının bakımı aslında çok kolay ama bazı kişiler bu olayı çok büyütmektedirler. Beta balıkları kesinlikle fanusta, kavanozda ya da bardakta beslenmez. Çünkü bu balıklar ne kadar geniş alan olursa o kadar dirençli ve güzel görünüm kazanırlar. Beta balıkları için en küçük ideal akvaryum boyutu yükseklik:30cm * genişlik:30cm ebatlarında olmalıdır. İsterseniz bu ebatları kendinizce büyütebilirsiniz.
Akvaryumun içini donatmak içinse bol bitkili olması tercih edilir ama kesinlikle koyulan bitkiler balığın yüzüşünü etkilememelidir. Suyun üstünde duran köksüz su bitkileri ve akvaryumun dibinde çim gibi duran bitkiler bu iş için çok idealdir. Ayrıca Beta akvaryumunda bulunan bitkiler, akvaryum suyunun kirlenmesini geciktirir ve balığa oksijen katkısı sağlar.
Beta akvaryumunun ısısı en az 23°C – 24°C olmalıdır. Mayıs ayından sonra ise ısıtıcınızı kapatıp tekrar Eylül ayının ikinci haftasında tekrar kullanabilirsiniz. ısıtıcınızın 26°C -28°C derecede olması Beta balığınızı kesinlikle öldürmez ama çabuk yaşlandırmaya sebep verir. Böylece balığınızın ömrü kısalır.

Yemleme konusunda ise tavsiyem, canlı yem ya da kaliteli yemlerdir. Canlı yem kullanmanız ilk tavsiyemdir. Eğer sivri sinek ve karınca rahatlıkla bulabilirseniz Beta balığınıza verin, severek tüketirler.
Akvaryumunuzda kesinlikle filtre kullanmayın. Beta balıkları hareketli suyu sevmedikleri için, filtreli bir akvaryumda kolayca stres altına girebilir ve ölümle sonuçlanabilir.
Beta balıkları akvaryum aksesuarlarının içine girip orada kalmayı çok hoşlanırlar. eğer akvaryumunuza mağara veya onların saklanabileceği ufak bir yer yaparsanız çok daha iyi olacaktır. Bazı zamanlar her şeyden uzaklaşıp, kendini stresten uzak tutmak isteyecektir ve akvaryumunuzda bulunan mağara ve oyuklar onlar için bir nevi ilaç olacaktır.
Beta balıklarını başka balıkla beslemeyin. Dişi betalar barışçıldır ancak erkekleri ise çok hırçındır.

Suyun değişimi ise her ay değiştirmek şart değildir. 2 – 3 ay gibi uzun bir süreden sonra su değişimi yapabilirsiz ancak suyu tamamen değiştirmeyip sadece belli bir ( %20) miktar değiştirmeniz tavsiye edilir.

Üretimi

Sağlık dişi ve erkek beta alıp bunları aynı akvaryum içersine koyup, akvaryumun ortasını şeffaf renkte bir cam ile bölünüz. Plastik cam koymayın. Çünkü plastik su içinde bulanık gözüküyor ve balıklar birbirlerini fark edemiyor. Ayrıca dişi için ayrı bir akvaryum daha hazırlayın. Doğumdan sonra dişiyi hazırladığınız akvaryuma koymanız gerekmektedir.
Üretim için kullanacağınız Betanızı üretimden en az 2 hafta önce kaliteli ya da canlı yemlerle beslemeniz önerilir. Çünkü yavru doğumu kaliteli ve dirençli olmaktadır. Ayrıca balık doğumdan sonra çabuk direnç kaybına uğramaz. Dişi ve erkek Betalar pastelimsi renklerde olmalıdır. Böylece daha güzel görünümlü yavrular elde edersiniz.
Akvaryumu ikiye böldüğünüzden itibaren dişi ve erkek Betalar birbirlerini görürler. Bunun sonucunda birbirlerine kur yapmaya başlarlar. Zaten ikisi de tam üreme safhasına geldiği zaman erkek Beta suyun üstüne köpük yuva çalışmasına başlar. Bu köpük yuva benim gözlemlerim sonucunda 1 – 1,5 cm arasında olmaktadır. Suyun yüzeyi adeta minik baloncuklarla dolmaktadır ve çok hoş bir görüntüsü de vardır.
Erkek Beta suyun yüzeyini tamamen köpük yuva ile bitirdiği zaman akvaryumu böldüğünüz canım yanına gelir ve hareket etmeden dişiyi izler. Tabi ki bu olaylar 1 hafta içersinde olmaktadır. Erkek Betaların bazıları 1 gün de köpük yuvayı bitirirken bazıları ise 3-4 gün arasında köpük yuvalarını bitirirler. 1 haftadan sonra dişi ve erkek betalar genellikle çiftleşme isteğinde bulunurlar. Zaten hareketlerinden belli de olmaktadır. Bu durumda dikkat edilmesi gereken en büyük olay, kesinlikle köpük yuvayı bozmadan ortadaki bölme camı kaldırmaktır. Eğer köpük yuvayı bozarsanız erkek Beta bir anlık olayla dişiyi hemen öldürür. Çünkü erkek Betanın o an için üreme konsantrasyonu kaybolmaktadır.

Orta bölme camını kaldırdığınız zaman erkek Beta hemen dişinin yanına gidip, dişiyi belinden kavrayıp yılan gibi sarmaktadır. Bu sarma sonucunda dişiden yumurtalar dökülmektedir. Eğer balık ilk defa yumurtluyorsa 25 veya daha az sayıda yumurta dökebilir. Ancak her doğumdan sonra bu yumurta sayıları fazlalaşır.
Dişi betanın yumurta dökme işi bittikten sonra dişiyi daha önce hazırladığınız temiz bir akvaryuma alınız ve dişiye canlı yem, kaliteli yemler gibi çeşitli yemlerle tekrar eskisi gibi güç kazanmasını sağlayın. Çünkü doğumdan sonra dirençsiz kalma sorunları ortaya çıkıyor. Bu olay gayet normal bir şeydir.
Erkek beta dipteki yumurtaları ağzı ile toplayıp, daha önce kurduğu köpük yuvaların içine teker teker koyar. Kesinlikle yavrularını yemez. Bu olay iç güdüsü tarafından gerçekleştirmektedir. Erkek Beta yavrularıyla birlikte ilk 3-4 gün kalabilir ama daha sonra erkek Betayı da yavruların yanından ayırmanız gerekmektedir. Belli bir zamandan sonra erkek Beta da yavrularına saldırıp onları yiyecektir.

Yavruları ilk 1-2 hafta yumurta sarısı ile besleyebilirsiniz. Ancak çok fazla vermeyin. balıkların durumuna göre hesaplayarak verin( sayısı ve boyutunu hesaplayarak). Daha sonra akvaryumculardan rahatlıkla bulabileceğiniz toz yavru yemi ve beta yavrularının bakımı için özel yemlerden alınız. Kaliteli- sağlam bir marka olmasına dikkat ediniz. Suyun çok çabuk kirlenmemesine özen gösterin. Kesinlikle filtre kullanmayın. Eğer yavrular kış mevsiminde üredilerse ısıtıcı kullanın. Eğer yazın üredilerse( haziran-temmuz-ağustos) ısıtıcıyı sabit 18 dereceye ayarlamanız yeterli olcaktır. Yavrular doğru şekilde bakldıkları takdirde bir ay gibi kısa sürede rengarenk görünüm kazanacaklardır. Ancak ileriki zamanlarda gelişimlerinden itibaren tekrar renk değişimine uğrayacaklar ve artık gerçek renk görünümlerini kazanacaklardır. Yavru akvaryumlarında en önemli husus bol bitkili olmasına dikkat edin. Çünkü hem oksijen sağlar, hem yavruların saklanma gereksinimlerini karşılar ve hem de suyu temiz tutup çabuk kirlenmesini önler.

Ali Çelik

Beta Balığı Hastalığının Nedeni Nedir?

merhaba. bir dişi bir erkek beta balığı besliyorum.ancak erkek olanın o güzelim kuyruğu parça parça olup dökülmeye başladı. bunun nedeni ne olabilir? ne yapmalıyım?

Betta Balığı Üretim Aşamaları Resimli


Erkek Crowntail

Erkek crowntail ve tank arkadaşı olan elma salyangozunun üstten görünüşü
En ufak bir fikrim yoktu o ana kadar Asya balıkları ile ilgili. Elimdeki 18 litrelik boş bir akvaryumu kendisine tahsis ettim ; yanında 3 adet elma salyangozu ile. O sırada meleklerim ani bir kararla eş tutup yumurtlayınca ve yavruları da uçurmayı başarınca o akvaryumu yavrulara tahsis etmek durumunda kaldım ve forumdan araştırarak , kendisine 2.5 litre su alabilen bir mika saksı– orkideler için satılan saksılardan – aldım. Kendisi ile kurduğumuz iletişim, bu mika saksı ile akvaryumdan- çalışma masamın üzerine taşınması ile başladı.

Beyefendinin bir makro fotoğrafı
Hep düşünmüşümdür ; ortamda yalnız olmalarından mı , yoksa dikkatli balıklar olmalarından mı diye; tepki vermeleri her şeye… Fakat çalışırken suyun üzerinde yüzer durumda bulunan ricciaların üzerine yatarak elimin hareketlerini ;ayağa kalktığımda yemlerin yanına gidip gitmediğimi takip eden ; elimde kırmızı kutuyu görmezse farklı bir yem olduğunu anlayıp hiç istifini bozmayan ; kırmızı kutuyu gördüğü anda sudan zıplayarak tepki veren bir balığa dikkatliden çok daha farklı şeyler söylenebilir zannediyorum.

Bilimsel olarak hafızalarının birkaç saniye ile sınırlı olduğunu okumuşuzdur hep bir yerlerden. Ben şahsen inanmıyorum , inanmak istemiyorum. Birkaç tür balıkta yaşadığım üzere sevildiğini anlayan , tepki veren hayvanlar bunlar da ; ve öğreniyorlar. Aynen başka hayvanların öğrenebildiği gibi.

O sıralar çok farkında olmasam da damızlık olarak beslemişim betamı. Yavru melekler için sürekli çıkarttığım artemiadan arada birkaç damla suyuna damlatarak ( artemiaları takip edip son anda hamle yaparak yakalamasını seyretmeyi çok sevdiğimden )ve kan kurdu ile bits’e takviye yaparak..

Bir süre sonra , yavru melekler bir miktar büyüyüp farklı bir tanka alınınca akvaryumuna kavuştu beyefendimiz. Oysa ben fena halde mutsuzdum durumdan , artık kendisini rahatlıkla göremiyordum çünki. Fakat madem öyle; o da mutsuz olmasın diyerek , uzun uğraşlardan sonra yanına bir dişi betta bulmayı başardım. Fakat dişi beta biraz baskın göründüğünden gözüme , aralarına saydam olmayan plastik bir bölücü yaparak birbirlerini bir süre görmelerini engelledim. Dişi betanın davranışlarını anlamaya ve erkeğe bir zarar verip vermeyeceğini kavramaya çalışıyordum o sıralar. Aynı şekilde artemia ve kan kurtlarından dişi betta da nasibini aldı ve birkaç günde toparlandı.

Dişi Crowntail
Erkek betalar ne kadar kişilik sahibi balıklarsa dişi betalar da o kadar umursamaz oluyorlar gözlemlerime göre. Erkekler kadar dikkatli ve durumun farkında olsalar da , sahibi ile iletişim kurmaktan kaçıyorlar. Halit hocamın deyişi ile ‘evin nazlı kızı’ gibiler. Ev kedilerine benzetiyorum bu anlamda dişi betaları. Nasıl ki kedilerin evde belli bir koltukları , yedikleri belli şeyler , ve hatta tepkisinden emin oldukları için bazı hareketleri sadece ona yaptıkları belli insanlar olur; dişi betaların da aynen öyle. Siz ne yaparsanız yapın , kendileri istemediği sürece ne yem yedirmek , ne izlemek ne de herhangi bir tepki beklemek mümkün olmuyor. Bunların yanında ise erkek betalar evin küçük terier’i gibiler. Sıcak kanlı ve arkadaş…

O sıralarda okuduklarımdan olsa gerek – sürekli araştırmaktaydım – üretmeyi denemeye karar verdim. Şu anda da sorsanız , 3 saat boyunca akvaryumun başında kalakaldığım yegane olaydır çiftin üreme seramonisi. Fakat önce hazırlıkları anlatmam lazım.

Öncelikle Can Bey’in ( Onur Can Bakır) başka bir forumda paylaştığı sistemi uygulamaya karar verdim. Sistem kısaca akvaryumu cam ile ikiye bölmek ve zamanı geldiğinde camı alttan hafifce aralamak üzerine kurulu. Böylelikle dişiye kaçmak için her halukarda bir yer oluyor ; çünki erkek yuvayı korumak adına yuvanın altına dönmek zorunda kalıyordu. Bu sebeple vantuz yardımı ile sabitlediğim camı akvaryuma ; erkek betayı ise kendi tarafına aldım. Yuvayı sağlam yapması için birkaç adet su mercimeği ve bir öbek riccia’yı da suya ekledim. Aslında ona bir süre alışması için fırsat vermem gerekiyordu. Fakat ilginçtir bundan sonra şansım fena halde yaver gitti ve 2. Günün sonunda yuva tam olarak hazır durumda idi.

Çiftimizin pembe fittonia’lı rezidansı
Dişiyi karşı tarafa aldığımda huzursuzdum aslında. Araştırdığım kadarı ile betalarda çiftleşme çok kanlı geçebiliyor , balıkların birbirine zarar vermesi ile sonuçlanabiliyordu. Neyse ki korktuğum gelmedi başıma ve dişi beta da hazır olduğunu hareketleri ile çok rahat bir şekilde sergilemeye başladı.Yine de erkekten gerekirse kaçabilmesi için, iki adet ,saksı içinde bulunan emers bitkilerimden fittonia’yı dişinin bulunduğu tarafa yerleştirdim. Saklanmak istediğinde erkekten kaçması için güzel bir labirent yapmış oldum böylelikle. Çiftleşme seramonisi bitiminde dişiyi sağlıklı bir şekilde geri alabilmemi sağlayan da bu bitkilerdir aslında.

Betaların çiftleşmeye hazır olmaları ile ilgili söylenen en önemli şey , dişide meydana gelen dikey çizgilerdir aslında. Karnı şiş , dikey çizgilere sahip ve yumurta beneği şişkin( anüsün hemen üzerinde bulunan beyaz nokta) ve parlak olan dişi beta üremeye hazırdır denir. Oysa ki rengi koyu olan dişilerde bu çizgiler görülemeyebiliyor. Yumurta beneğinin şişkin ve parlak olmasından anlamak ise tecrübe ile ancak mümkün oluyor. Bu sebeple dişinin hareketlerine göre tahmin etmek gerekebilir bazı durumlarda. Dişinin camın önüne gelip hafif dikey bir açı ile durması , yine hafifçe titremesi ve kaçar gibi yapıp tekrar camın önüne gelip aynı hareketleri sergilemesi de bir kıstas aslında üremeye hazır olmakla ilgili. Bu sırada erkeği de takip edip sürekli yuvasını güçlendirmekle ve dişi camın önüne geldiğinde ona gövde gösterisi yapmakla haşır neşir olduğundan emin olmak lazım elbette.

Emin olduğum an camı zeminden 6-7 cm kadar kaldırdım ve altına camın düşmemesi için bir destek koyup beklemeye başladım. Tahmin ettiğim – umduğum – gibi erkek yuvadan ayrılıp dişiyi biraz kovalar gibi yapıp tekrar yuvanın altına dönüyordu. O yuvanın altına döndüğünde ise dişi balık saklandığı yerden çıkıp yuva altına gelip tekrar kaçıyordu. Bu seramoni yaklaşık olarak yarım saat sürdü. Bu süreçten sonra ise erkek yuva altında beklemeye başladı ve dişi de o tarafa geçerek ve yuva altında bekleyerek çiftleşmeyi başlattı.

Çiftleşme seramonisi çok ilginç ve bir o kadar da hayret verici hakikaten. Erkeğin belinden ikiye bükülüşü , dişiyi sarması ve yumurtaları döktürürken onları döllemesi… Bu durumda dikkatlerini dağıtacak her türlü hareketten kaçınmak gerekiyor. Özellikle ‘dişi öldü’ diye zıplamak seramoninin uzamasına sebep olabiliyor. J Ben biraz geç öğrensem de ; yumurta döken dişi; erkek yerden dökülen yumurtaları toplayıp yuvaya yerleştirene kadar baygın kalıp dibe düşebiliyor. 5-10 sn sonra kendine gelip yuvanın altına giderek beklemeye başlıyor yeniden…

Benim çiftimin çiftleşme seramonisi yaklaşık 3 saat kadar sürdü. O sıralarda sayamamış olsam da bardak ve şişelere dağıtırken saydığım kadarı ile 250 kadar yumurtayı yuvaya yerleştirmiş erkek betam. Hatta ilginçtir dişi beta da bu olaya yardım etti zaman zaman. Dişilerde nadiren karşılaşılan bir durumu gözleme şansım da oldu böylelikle. Dişiyi ayırma zamanının geldiğini kovalamacanın başlamasından anladım ve dişiyi kendini toplaması için ayrı bir tanka geri aldım. Erkek beta ise sürekli yere düşen yumurtaları toplamakla meşgul oldu 2 gün boyunca.

Yumurtalarımız
Konu ile ilgili yazıları okuduğumda dipte materyal olmamasının avantajından bahsedildiğini ; böylelikle erkek betanın yumurtaları rahatça bulup yuvaya yerleştirdiğinin anlatıldığını okumuştum. Fakat elbette materyal koymamak balığın rahat etmesi açısında önemli olsa da , erkek bu aşamada o kadar dikkatli ve tedbirli oluyor ki , huzursuz olmaya gerek kalmıyor. Bunu ise aradaki camın istemeden bir tarafa doğru devrilip, yuvayı dağıtıp , yumurtaları 4 bir tarafa saçmasından sonra; erkek betanın, dibe düşen veya bitkilerin arasında kalan yumurtaları arayıp, bulup, yuvaya yerleştirmesi ile örnekleyebildim.Boğuldular diye kendi kendimi yerken ilk yüzen kuyruğu 50. Saatin sonuna doğru gördüm. Aslında camla beraber saksılardan bir miktar torfun da suya düşmesine endişelenmiştim. Fakat sonradan öğrendiğim kadarı ile istemeden çok iyi bir şey yapmışım bebekler için. Üretim için önerilen su düzenleyicilerinden olan terminalia catappa yaprağı ( hint cevizi ) veya siyah su ekstresi de torfun yaptığı gibi suyu yumuşatmak için kullanılan çözümlermiş.

Yaklaşık 50 saat boyunca hiç durmadan aç bilaç taşıma işlemini tekrarlayan balık ise bu saatlerin sonunda artık zeminde yan yatmaya başlamıştı. Dayanamayıp onu da yeni yerine alarak suya vitamin takviyesi yaptım. Bebekler yüzmeye yavaş yavaş başladıklarından huzursuz olmama gerek kalmamıştı.


72 saat sonra ilk yavrularımız
Bebeklerin beslenmesi ile ilgili yazılanlar tam bir muamma aslında. Suya yumurta sarısı eklemeyi hiç istemedim. Çok çabuk suyu bozmanın yanında , sürekli verildiğinde zeminde ve yan camların yüzeylerinde örümcek ağı benzeri oluşumlar meydana getirerek çok küçük yavru balıklar için tuzaklar oluşturur. İnfusaria’dan ise içinde ne tip bir canlı oluştuğunu bilmediğim için oldum olası hazetmedim. Fakat yavruların bu kadar küçük olacağı da aklıma gelmemişti ve onlara artemia hazırlamıştım. İlk andaki şaşkınlığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil. İki yumurtadan yeni çıkmış artemiayı yan yana getirin ve yanına beta yavrusunu koyun ; aynı büyüklükteler… Ciddi anlamda artemialar yavruyu yaralarsa diye korktuğumu hatırlıyorum. J


Yaklaşık 9-10 günlük yavrular
O an için aklıma gelen tek çözüm , melek çiftimin akvaryumunda çalışmakta olan fazladan bir pipo filtreyi ( riskli bir davranıştır aslında , fakat ben akvaryumun suyunun ve balıklarının sağlıklı olduklarından emindim. ) çıkarıp bebeklerin bulunduğu akvaryuma takmak idi. Pipo filtrenin süngerinde oluşmuş çeşitli mikroskobik canlıları veya podları yiyebileceklerini düşünmüştüm. Üstelik böylelikle suyun üzerindeki yağlanmayı da geçirebilecek ve bir süre sonra oluşacak labirent organları için rahatça yüzeyden hava almalarını sağlayabilecektim.

Neyse ki yanılmamışım. 4. Günün sonunda artemia ile ilk karşılaşmalarına kadar geçen süre zarfında buradan beslendiler ve az da olsa büyüme kaydettiler. İçim elvermediğinden toplam 3 damla olarak yumurta sarısı ( haşlayıp bir bardakta su ile ezin , dibe çökene kadar bekleyin ve üzerindeki sudan çok az alın) eklediğimi söylemem gerekir yine de. Fakat pipo filtrenin çok kısık olarak ta olsa çalışıyor olması bu durumu problemsiz atlatmamı sağladı.



Yaklaşık 1 aylık bebek betalar ( artemia ziyafeti sonrası karınları şiş )
Bebeklerin artemia yiyişini görmek ise inanılmaz bir keyif hakikaten. Anne babalarının büyümüşte küçülmüş kopyası gibiler sanki. Büyük bir dikkatle takip edip , son anda saldırıp , neredeyse gövdeleri kadar büyük açabildikleri ağızları ile çekiveriyorlar içlerine. Burada dikkat edilmesi gereken şey ise bir bebeğin 2 artemia ile doyuyor olması. Bu sebeple mümkün olduğu kadar az artemia çıkartmak ve damla hesabı ile vermek gerekiyor. Çünkü okuduğum ve deneyimlediğim kadarı ile ilk 1 ay suya ne kadar müdahale ederseniz o kadar kayıp yaşıyorsunuz. Bu aşamada neredeyse hiç dip çekimi yapmadan ve su eklemeden 1 ay kadar suyu temiz tutmanın yollarını aramak gerekiyor.

Bu konuda bulduğum çözümü paylaşmak isterim sizlerle. 2 günde bir dip çekimini temiz beyaz bir kaba yapıp , bu suyu tekrar tekrar elyaf ve süngerden yaptığım bir katmandan geçirip , tortularının burada kalmasını sağlayıp akvaryuma tekrar ekledim. Bu konuda yardımcı olacağını zannediyorum bu sistemin. Pipo filtreyi ise en fazla 2 kere yine bu suda yıkayarak akvaryuma aldım. Çünkü yavrularda inanılmaz bir boylanma farkı daha ilk haftalardan belli olmaya başlıyor.Renklenmeye başlayan yavruların yanında halen daha podlarla beslenen yavruların olduğunu söylesem abartmış olmam zannediyorum.

15-20 gün civarında bebeklerin labirent denen organları gelişmeye başlıyor. Bu aşamada ister istemez kayıplar da oluyor maalesef. En çok kaybı ben de bu süreç zarfında yaşadım. 2 günde 20 ye yakın yavruyu kaybettim maalesef. Çok istesem de bir çözüm bulamadım buna ve halen daha araştırdığım kadarı ile bu konuda çözüm öneren bir yazıya rastlamadım. Bu aşamada ise, su içi ve yüzeyindeki ısı farklarına dikkat etmek gerekli. Yavrular sudan farklı ısıdaki bir havayı aldıklarında henüz daha yeni gelişen labirent organları için tehlikeli olabiliyor. Benim balıklarım eylül ayında bu aşamayı atlattıkları için problem yaşamadım fakat bu konu ile ilgili strech film ile akvaryumun üzerini sarmak çözüm olarak önerilir her zaman.

Yavrular 3 aylık olana kadar içlerinden sadece çok erken gelişen 10 tane kadarını ayırmak zorunda kaldım. Bunların biribiri ile kavgalarından ve küçük yavruları tartaklamalarından erkek olduklarını düşünüyordum ki , yarısı dişi çıktılar. J Baskın dişiler de erkek gibi davranıyorlarmış meğerse , yumurta beneği çıkana kadar anlama şansım olmadı maalesef.

Ayırma aşamasında 2.5 litrelik şişe toplamakta bana pek çok arkadaşım da yardımcı oldu forumdan. Fakat evdeki görüntüsünden rahatsız olduğumdan yaklaşık 700 ml su kapasitesi olan bira bardakları buldum ve satın aldım. Balıklar gelişene kadar bir süre onları burada tutup , oradan mika orkide saksılarına almak sureti ile ayırma işlemini çözdüm. Dişilerden kendime ayırdığım 9 tanesi bir akvaryumda beraberler. Fakat kendime ayırdığım 12 adet erkek, bu 2.5 litre su alan kaplarda ikamet etmekteler. Genelde 15x15x15 cm lik alanın yeterli geldiği söylenir erkek betalar için. Benim kullandığım kaplarda bu alan biraz daha geniş , henüz bir sıkıntılarının olduğuna şahit olmadım.


Beta Balıkları Yemleri?

beta balıklarına kendi yemleri dışında yem verilirse ne oluyor

Dişi Beta Balıkları Neden Erkek Balıkları Dövüyor?

dişi beta balığım erkekleri dövüyür neden

Etiketler:beta balık beta balığı bakımı beta balığı ömrü betta balığı bakımı beta balığının bakımı BETA BALIK balık beta betta bakımı beta balığının ömrü betabalık beta yumurtası beta baligi bakimi beta balığı bakım beta balığım neden saklanıyor beta balıkları bakımı beta balıgın yumurtadan cıkısı balık yumurtasının bakımı diğer balıklar ile beta yavru beta bakımı beta balığının yemlert

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir