Bilgisayar Kasasının Parçaları

alar anakart b 252 bellek bilgisayar bilgisayarlar geli geni giri kartlar kullan kuzey mant nemli ney pek temel veya yap yaz Bilgisayar Kasasının Parçaları Bilgisayar Kasası Parçaları kasanın içindeki parçalar bilgisayar kasasının par..

Bilgisayar Kasasının İçinde Bulunan Aygıtlar

Ana Kart: Üzerinde temel devrelerin bulunduğu karttır. Bütün aygıtlar ve kartlar ana karta bağlıdır.Tipik bir anakart, bilgisayarın işlemci ve bellek slotları, ses kartı, grafik kartı, ethernet kartı gibi aygıtlar için genişleme yuvaları, parçaların birbirleri arasında iletişimini üstlenen kuzey ve güney köprülerinin tümünü üzerinde barındırır. Bununla birlikte, bazı komponentler anakart ile bütünleşik (onboard) olabilir. Bu duruma ses ve ethernet kartlari için çok sık, grafik kartı için biraz daha az, CPU ve RAM için ise pek nadiren rastlanır, ve bu sistemler genellikle çok küçük yapıda sistemler veya notebooklardır.

Merkezi İşlem Birimi (MİB/CPU): Komutların işlenmesi, aritmetik ve mantıksal işlemler yapılır.Merkezi işlem birimi (MİB veya CPU) bir bilgisayarın en önemli parçasıdır. Çalıştırılmakta olan yazılımın içinde bulunan komutları işler. İşlemci terimi genelde MİB için kullanılır. Mikroişlemci ise tek bir yonga içine yerleştirilmiş bir MİB’dir. Genelde, günümüzde MİB’ler mikroişlemci şeklindedir.

Cpu (Merkezi işlem birimi) , veya basitçe işlemci, dijital bilgisayarların veri işleyen ve program komutlarını gerçekleştiren bölümüdür. İşlemciler, ana depolama ve giriş/çıkış işlemleri ile birlikte bilgisayarların en gerekli parçaları arasında yer alır. Mikroişlemciler ise tek bir yonga içine yerleştirilirmiş bir merkezi işlem birimidir. 1970′lerin ortasından itibaren gelişen mikroişlemciler ve bunların kullanımı, günümüzde Cpu teriminin genel olarak mikroişlemciler yerine de kullanılması sonucunu doğurmuştur.

Merkezi işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahiptir. Giriş ve çıkış birimleri arasında verilen program ile uygun çalışmayı sağlar. MİB makine dili denilen düşük seviyeli kodlama sistemi ile çalışır; bu kodlama sistemi bilgisayarın algılayabileceği operasyon kodlarından (opcode) oluşur. Bir mikroişlemcinin algılayabileceği kodların tamamına o işlemcinin komut kümesi denir.

Merkezi işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlemleri ALU vasıtasıyla yapar. Bunun dışında virgüllü sayılarla daha rahat hesap yapabilmesi için FPU vardır. Mikro işlemcinin dış dünya ile bağlantısını sağlayan kısmına BIU esas kod işleme işlevini yerine getiren kısmına EU denir. Mikroişlemcinin içerisinde bulunan küçük hafıza alanlarına register denir.

Ana Bellek (RAM =Random Access Memory-Rastgele Erişimli Bellek): Verilerin işlendiği ve geçici olarak saklandığı yer. (random access memory) (genellikle baş harflerinden oluşan sözcükle bilinir. Veya hem okunabilir hem yazılabilir fiziksel bellek ) RAM mikroişlemcili sistemlerde kullanılan bir tür veri deposudur. Buna karşın diğer hafıza aygıtları (manyetik kasetler, diskler) saklama ortamındaki verilere önceden belirlenen bir sırada ulaşabiliyorlar ki mekanik tasarımları ancak buna izin veriyor.

Bir RAM çipinde her hangi farklı iki veriye ulaşmak için aşağı yukarı aynı süre harcanıyor. Buna karşılık disk ve benzerleri okunan verinin başı bulunan noktaya yakınsa az zaman, uzaksa çok zaman harcıyor ve baş konumu sürekli yer değiştiriyor.

RAM, genellikle bilgisayardaki ana hafıza ya da birincil depo; yükleme, gösterme, uygulamaları yönlendirme ve veri için çalışma alanı olarak düşünülür. Bu tip RAM genelde tümleşik devre biçimindedir. Yaygın olarak hafıza çubuğu veya RAM çubuğu isimleriyle anılır çünkü devre kartı üzerine, küçük devreler halinde, plastik paketleme yardımıyla birkaç sakız paketi boyutundadır. Çoğu kişisel bilgisayarda RAM eklemek veya değiştirmek için yuva bulundurur.

Çoğu RAM hem yazılıp hem okunabilir. Bu yüzden RAM sık sık “okunan-yazılan hafıza” ismiyle yer değiştirmiştir. Bu bağlamda RAM, ROM’un tersi, daha doğrusu sıralı ulaşılabilir hafızanın tersi olarak kabul edilir. Ramler genelde (2^n) byte şeklinde paketlenmiş olarak piyasada bulunur.

Hard Disk (Sabit Disk): Verilerin kalıcı olarak saklandığı yer.Sabit Diskler, veri depolanması amacı ile kullanılan manyetik kayıt ortamlarıdır. Önceleri büyük boyutları ve yüksek fiyatları nedeni ile sadece bilgisayar merkezlerinde kullanılan sabit diskler, cep telefonları ve sayısal fotoğraf makineleri içine sığabilecek kadar küçülen boyutları ile günlük hayatımıza girmişlerdir.

Sabit disklerin en yoğun kullanım yeri bilgisayarlardır. Ses, görüntü, programlar, veri tabanları gibi büyük miktarlarda bilgi, gerektiğinde kullanılmak üzere sabit disklerde saklanır.

Günümüzde sabit diskler veri aktarımında son derece hızlanmış olsalar da elektromekanik yapıda olduklarından RAM’lara göre yavaştırlar. Bilgisayarlarda yardımcı ve kalıcı bellek olarak kullanılırlar. Bir bilgisayar programı işletilmeye başladığında, programın çalışması için gerekli olan bilgiler sabit diskten okunarak çok daha hızlı olan RAM belleğe aktarılır. Gereksinim duyulan kısım RAM’a sığmayacak kadar büyükse, bilgisayar sabit diskin bir bölümünü RAM bellek gibi kullanır.

Bilgisayar sabit diskleri genellikle bilgisayarların içinde sabitlenmiş durumda bulunurlar, bilgisayarlara dışarıdan bağlanabilen taşınabilir olanları da vardır.

Ekran Kartı:bilgisayar donanım parçalarından biridir. İşlevi görüntülenmesi için görüntüler oluşturmaktır. Bir bilgisayarın görüntü kalitesi hem ekran kartına (Görüntü bağdaştırıcı) hem de monitör’e bağlıdır. Örneğin Bir Monochrome monitör, görüntü bağdaştırıcınız ne kadar kuvvetli olursa olsun renkleri görüntüleyemez.

Günümüzde birçok farklı tipte görüntü bağdaştırıcısı bulunmaktadır. Bunlardan en uygun görüntü standartları IBM ve VESA firması tarafından tanımlanmaktadır. Her bağdaştırıcı farklı video modları sunar. Video modlarının iki temel kategorisi yazı ve grafik modudur. Yazı modunda bir monitör yalnızca ASCII karakterleri görüntüleyebilir. Grafik modunda ise bit eşlemli şekilleri görüntüleyebilir. Yazı ve grafik modlarının içinde bazı monitörler çözünürlük seçeneği sunarlar. Daha düşük çözünürlükte bir monitör daha çok renk görüntüleyebilir.

Modern bağdaştırıcılar bir bellek taşırlar. Böylece bilgisayarın belleği görüntüleri depolamada kullanılmak zorunda kalmaz. Buna ek olarak çoğu bağdaştırıcının grafik hesaplamalarını gerçekleştirmek için kendi grafik işlemcisi vardır. Bu bağdaştırıcılara grafik hızlandırıcı (graphic accelerators) denir. Günümüzdeki çoğu monitör görüntüleri göstermek için analog sinyalleri kullanırlar. Görüntü bağdaştırıcısının Yaptığı işlem de bilgisayardan ekrana gidecek olan görüntünün dijital bilgisini almak, bunu kendi belleğinde depolamak ve bu bilgiyi analog sinyallere çevirerek monitöre göndermektir.

Güç kaynağı: Normal 220 Volt elektriği bilgisayarın kullanacağı volta çevirir.Güç kaynağı, bir sistem ya da düzeneğin gereksinimi olan enerjiyi sağlamak için kullanılan birimlerin genel adı. Cep telefonu ya da el feneri pili, bir pili doldurmak için kullanılan adaptör, bir bilgisayarın gereksinimi olan gücü üreten donanım birer güç kaynağıdırlar.

CD-RW:İngilizce Compact Disc Re-Writable kelimelerinin kısaltmasıdır. Tekrar yazılabilen CD demektir.

İlk yazılabilir CD CD-Erasable (CD-E) olarak tasarlandı ve yapılan değişikliklerden sonra 1997 yılında CD-RW ismini aldı.Herhangi bir CD, bilgileri üzerindeki polikarbon plastik yüzeye işlerken,CD-RW üzerindeki iki farklı yüzeye:dielektirik yüzey ve faz değişim materyaline işler. Faz değişim materyali ise kimyada AgInSbTe (Silver-Indium-Antimony-Tellurium) olarak tanımlanan çok özel bir maddededen oluşur.CD yazıcısı, lazerin ısısıyla yansıma niteliğinde bir yansıma meydana getirir.Lazer,çukur (pit) oluşturarak,yansıyan ışığın daha fazla saçılmasını sağlar. Böylece karanlık alanlar oluşur.Bu sistemin geri dönüşü mümkündür.

Bir CD-RW kaydedicisi 700 MB (Megabyte) veriyi bir CD-RW’a yaklaşık olarak 1000 kez yazabilir.Teoride bir CD-RW 1000 defa silinebilir ve yeniden yazılabilir olsa da pratikte bu sayıya ulaşmak pek mümkün olamamaktadır. Bunun en önemli sebebi ise medyanın iyi korunmaması olmaktadır. CD-RW lerin mutlaka bir CD kutusu içerisinde fiziki etkilerden ve parlak ışık kaynaklarından korunması gerekmektedir.

DVD RW:DVD oynatıcı ve DVD yazıcı fiyatları düştükçe, piyasada kaydedilebilir boş
DVD’ye olan talep hızla artmaktadır. 2002 yılından beri, birçok firma DVD
yazıcıları, ardarda yazıcıları piyasaya çıkardıkça, bu ürün için fiyatlar
hızla düşmeye başlamış, bu da, DVD yazıcının kullanım yerlerini
artırmıştır.
Bu artışla beraber, kaydedilebilir boş DVD konusundaki teknik konular
konuşulmaya başlanmıştır. Bir mağazaya gidip, boş DVD istediğinizde, “ARTI
mı, EKSİ mi?” yada “DVD+R mı, DVD-R mi?” türünde sorularla karşılaşılmaya
başlandı.
DVD yeni bir teknolojidir, ve tüm cihazlar aynı teknolojiyi
desteklemezler. Hatta, bilgisayarınızda boş DVD’ye yaptığınız kaydı, yan
odadaki DVD oynatıcı okumayabilir.Size, bunun neden olduğu, ve olmaması
için neler yapılacağı konusunda bilgi vermeye çalışacağım.
Bu konuyu üç kategoride ele alacağız: Uygulama şekilleri, Yazılma
şekilleri, ve DVD sürücüler.
Uygulama şekilleri ile başlayalım. İşin iyi tarafı, satın aldığınız yada
kiraladığınız her DVD filmi, DVD Video denen bir formattır, tüm DVD
oynatıcı ve DVD sürücüler tarafından oynatılabilir. Kötü haber de, kendi
DVD-Video’nuzu hazırlayabilir, boş DVD’ye kaydedebilirsiniz, ama DVD
oynatıcınızda izleyemeyebilirsiniz. Yazılma şekillerine bakacak olursak,
DVD’ler şekil olarak CD’ye benzeseler de aynı şey değillerdir.
En büyük fark, kapasiteleridir. Çoğu CD’ler 650 yada 700Mb veri, film yada
müzik saklayabilirler. Çoğu DVD ise 4.7 Gb kapasitelidir, yani bir CD’nin
ortalama 7 katı. Bu ekstra kapasite, birçok filmin tek diske sığmasına
olanak verir. Bunun yanında, daha düşük kapasiteli, 8cm çapında DVD-R’lar
da piyasaya çıktı. 1.4Gb / 30 dakika kapasiteli bu DVD-R, DMS tarafından
ithal edilmiş, ve satışa sunulmuştur.
Eğer kendi filminizi yaratmak isterseniz, bu DVD disklerin kaydedilebilir
olanlarının birinden edinmeniz gerekir. İşler burada karışmaya başlıyor.
Düşünün ki 5 çeşit VHS kaset olsaydı, her biri aynı gibi görünse de,
aslında birbirinden farklı olsalardı. Yazılabilir DVD’de toplam 5 format
vardır: DVD-R, DVD-RAM, DVD-RW, DVD+RW, ve DVD+R. Bunların arasındaki
farklar, verilerin diske yazılıp okunma şekilleriyle ilgilidir, ve tam
olarak farkı açıklamak zordur.
Size şöyle bir örnek verelim. Farzedelim tüm dünya tüm yazılı dökümanlarda
sadece İngilizce kullanmak için anlaştı. Amerika soldan sağa yazmaya devam
edeceklerdir. Başka bir ülke, sağdan sola doğru yazmayı tercih edebilir.
Bir diğer ülke de, yukarıdan aşağıya doğru yazmayı tercih edebilir.
Sonunda olacak olan ise, yazımda aynı dil kullanılsa bile, aynı şey
anlatılsa bile, bir ülkedeki insanlar, diğer ülkede yazılan dökümanı
okuyamayabileceklerdir. DVD kaydı, bu şekilde bir karışıklığa yol açtı.
DVD daha yeni oluşan, gelişen bir teknolojidir, ve bu konuların çözüme
ulaşması zaman alacaktır. Tek yapabileceğiniz, hepsini anlamaya
çalışmaktır. Kolay bir yol, birbiriyle ilgisi olmayan 5 farklı DVD disk
olduğunu düşünmek ve kabul etmektir.
Şimdi formatları tek tek inceleyelim. İlk olarak, DVD-R ve DVD+R diskleri
sadece bir defa yazılabilir. DVD filmlerini bunlara, sadece bir defa
kaydedebilirsiniz. Bu çimento ile suyu karıştırıp beton yapmaya benzer,
serleşip beton olduğu zaman, onu değiştirmek için, kırmanız ve yıkmanız
gerekir. Biraz daha detaya inersek, DVD-R diskleri de iki türlüdür,
Authoring model, ve genel model. Hem DVD-R ve hem de DVD+R diskleri, DVD
oynatıcıların çoğunda oynatılabilir, eskilerinde bile. Dolayısıyla,
filminizi böyle bir diske kaydederseniz, büyük olasılıkla DVD oynatınızla
çalabilirsiniz. Authoring model DVD-R’a yazan yazıcılar ile genel model
DVD-R’a yazan yazıcılar farklıdır. Piyasada olan DVD-R’ların hemen hemen
tamamı genel modeldir. Aksini belirtmediğiniz sürece, DMS tarafından size
sağlanan tüm DVD-R’lar genel modeldir.
Bir de, bir defadan daha fazla kaydedilebilen DVD formatları vardır.
DVD+RW, DVD-RW ve DVD-RAM disklere binlerce kere kayıt yapılabilir.
Kaydettiğiniz filmi beğenmediyseniz, aynı diskin üzerine yeni bir film
kaydedebilirsiniz.Bu diskler, duvar boyamaya benzer. Duvarın rengini
beğenmezseniz, yeni bir boya ile rengini değiştirebilirsiniz.
Tüm bu yeniden yazılabilir formatlar birbirlerinden biraz farklıdır.
Örneğin DVD-RAM, bilgisayarınızdaki bilgileri yedeklemek amacıyla
yaratılmıştır. Ama, DVD filmleri kaydetmek istiyorsanız, diğer formatların
bir tanesi daha uygun olabilir. DVD oynatıcıların çoğu, DVD-RAM disklerini
çalamaz.
DVD-RW ve DVD+RW formatlarının her ikisi de DVD film kaydetmek için
uygundur, ancak bunların arasında, BETA ve VHS arasındaki fark ve rekabete
benzetilebilir . İlerleyen yıllarda, kullanıcılar, hangi formatı
kullanacaklarına kendileri karar verecekler, ve sonunda ya bir format
kazanacak ve yaygın olarak o kullanılacak, veye her iki format
birleştirilip tek bir standart oluşturulacak, fakat şu an için bilinmesi
gereken, herhangi biri, henüz evrensel bir standart format değil. Bir
başka nokta da, DVD oynatıcıların çoğu, yeniden yazılabilir diskleri
oynatamaz. Yeni oynatıcıların çoğu, artık bu tür diskleri oynatabiliyor,
ama evde eski bir DVD oynatıcınız var ise, çalamayabilirsiniz. Genel
olarak, DVD oynatıcınız ne kadar yeni ise, kaydedilbilir ve yeniden
yazılabilir DVD’leri sorunsuz oynatma olasılığı o kadar yüksektir.
dvdplusrw.org adresinde, DVD+R ve DVD+RW ile uyumlu olan ve olmayan sürücü
listesini bulabilirsiniz. Bunlar sadece referans olarak kullanılabilicek,
resmi olmayan bilgilerdir.
DVD sürücüler konsuna gelince, bu sizin bilgisayarınızla ilgili bölümdür.
Bu da, aynı DVD-R veya DVD+R ayrımı gibi, sürücü üreticileri
tarafındanbaştan belirtilen özellikleridir. Sürücüyü aldığınız zaman,
hangi tür medyaya yazabileceği zaten bellidir. Sürücüyü üreten firma,
DVD+R/RW sürücü olarak ürünü tanımlıyorsa, hem DVD+R, hem de DVD+RW
üzerine kaydedebileceği anlamına gelir. Son aylarda, daha çok firma,
birden fazla formatı destekleyen sürücüleri piyasaya çıkarmaktadır.

Kablolar türleri

Kablosuz çözümlerin artan popülaritesine rağmen bilgisayar ağlarının çok büyük bir bölümü bağlantı için hala bir çeşit kablo kullanmaktadır. Bu sayfada günümüz networklerinde kullanılan kabloların yapısına göz atacağız. Bu sayfada hangi ağ teknolojisi ne tip kablo kullanıyor veya 100 Mbit cross kablo nasıl yapılır gibi ayrıntılara girmeden genel olarak kabloları tanımaya çalışacağız.

Bilgisayar ağlarında kullanılan kablo tipleri şunlardır:

1.
Koaksiyel Kablo (Coaxial Cable)
A. RG-8
B. RG-6 (Ağlarda kullanılmasa da bilmemiz gerekiyor.)
C. RG-58
2.
Dolanmış Çift Kablo (Twisted Pair Cable)
A. Kaplamalı Dolanmış Çift (Shielded Twisted Pair-STP)
B. Kaplamasız Dolanmış Çift (Unshielded Twisted Pair-UTP)
3.
Fiber Optik Kablo (Fiber Optic Cable)

Koaksiyel Kablo (Coaxial Cable)

Koaksiyel(veya kısaca “koaks”) kablo, merkezde iletken kablo, kablonun dışında yalıtkan bir tabaka, onun üstünde tel zırh ve en dışta yalıtkan dış yüzeyden oluşur.

Koaksiyel kablo elektromanyetik kirliliğin yoğun olduğu ortamlarda düşük güçte sinyalleri iletmek için geliştirilmiş bir kablodur. Koaksiyel kablo çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ses ve video iletiminde kullanılır. Çok değişik tiplerde karşımıza çıkabilir. Ancak bilgisayar ağlarında şimdiye kadar kullanım alanı bulmuş yalnızca iki tip koaksiyel kablo vardır: RG-8 ve RG-58.

Koaksiyel kablo tipleri kendi RG kodlarına sahiptir. Koaksiyel kabloda bizim için önemli olan ve değişkenlik arzeden değer kablonun empedansı veya omajıdır. Bu değer kablonun belirli bir uzunlukta elektrik akımına karşı gösterdiği dirençtir. Koaksiyel kablolar dıştan bakıldığında birbirlerine çok benzerler, ancak kabloya daha yakından bakınca üzerinde RG kodunu ve empedansını görebilirsiniz. Empedans değeri “50 ” veya “75 ” şeklinde omega karakteriyle yazılır.

Şimdi bilgisayar dünyasında zamanında kullanılmış koaksiyel kablo tiplerine bakalım.

RG-8

RG-8 veya genellikle söylendiği gibi Thicknet(kalın net) kablo ethernetin ilk kullandığı kablo tipidir. Günümüzde bu kabloyu kullanan bir ağ bulmak gerçekten zordur. Sonradan kullanılan kablolarda bir renk sınırlaması yokken bu kablolar genellikle sarı/portakal veya kahverengi renkte ve 2.5 metrede bir siyah bir bantla işaretlenmiş olarak üretilmişlerdi. 50 olan bu kablo adına yakışır şekilde kalın ve mukavemetli bir kabloydu.

RG-6

RG-6 75 değerindedir ve bilgisayar ağlarında hiçbir zaman kullanılmamıştır. Ancak günlük hayatta çok sık karşımıza çıkar. Televizyonlara giren anten kablosu RG-6′dır. Görünüş olarak RG-58 ile aynıdır. Ancak kablo üzerindeki empedans değeri 75 olarak okunduğunda ne olduğu anlaşılabilir.

RG-58

Günümüzde karşılaşabileceğiniz tek koaksiyel ağ kablosu RG-58′dir. Diğer isimleri Thinnet(ince net) ve Cheapernet(ucuz net)’dir. Aynı RG-8 gibi 50 olan bu kablo RG-8′e göre ucuz, uygulaması kolay bir kablodur. UTP yaygınlaşıncaya kadar yerel ağlarda geniş uygulama alanı bulmuştur.

Dolanmış Çift Kablo (Twisted Pair Cable)

Günümüzde en yaygın kullanılan ağ kablosu tipi birbirine dolanmış çiftler halinde, telefon kablosuna benzer yapıdaki kablodur.

İki tip TP kablo mevcuttur.

Kaplamalı Dolanmış Çift (Shielded Twisted Pair-STP)

Bu tip kabloda dolanmış tel çiftleri koaksiyel kabloda olduğu gibi metal bir zırh ile kaplıdır.

TP kablolar ilk kullanılmaya başlandığı dönemlerde (belkide koaksiyelden geçiş aşamasında??) STP kablo UTP’ye göre daha güvenli kabul edilmiştir. En dıştaki metal zırh’ın elektromanyetik alanlardan geçerken kablo içindeki sinyalin bozulmasına mani olması beklenir. Ancak STP ilk dönemde pahalı olmasıyla yaygınlaşamamıştır. Eski kaynaklarda STP’nin UTP’ye göre daha güvenli olduğu ama pahalı bir çözüm olduğu ileri sürülür. Oysa günümüzde bir çok kaynakta STP’nin kurulumunun zor olduğundan ve söylendiği kadar da yüksek koruma sağlamadığından söz ediliyor. Hatta düzgün uygulanmadığında daha kötü sonuçlara yol açabileceğinden bahsediliyor. STP kullanılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, dıştaki metal zırh’ın düzgün bir şekilde topraklanmasıdır. Aksi halde zırh elektromanyetik dalgaları toplayan bir anten vazifesi görür. Ayrıca zırh’ın kablonun hiçbir noktasında zedelenmemiş olması da çok önemlidir. En dıştaki zırh ile sağlanan topraklama verinin geçtiği tüm noktalarda (ağ kartından duvar prizlerine ve hub’a kadar) devamlı olmasıda çok önemlidir.

STP kablo Token Ring ağlarında kullanılmıştır ancak ethernet ağları için tercih edilmeyen bir kablo tipidir.

Kaplamasız Dolanmış Çift (Unshielded Twisted Pair-UTP)

İşte geldik günümüzde tartışmasız en yaygın kullanılan ağ kablosuna.

UTP birbirine dolanmış çiftler halinde ve en dışta da plastik bir koruma olmak üzere üretilir. Kablonun içinde kablonun dayanıklılığını arttırmak ve gerektiğinde(ne için gerekir diye sormayın..) dıştaki plastik kılıfı kolayca sıyırmak için naylon bir ip bulunur(resimde görülüyor).

Tel çiftlerinin birbirine dolanmış olmaları hem kendi aralarında hem de dış ortamdan oluşabilecek sinyal bozulmalarının önüne geçmek için alınmış bir tedbirdir.

Kablo içindeki teller çiftler halinde birbirine dolanmıştır. Her çiftin bir ana rengi bir de “beyazlı” olanı vardır. Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi ana renkler turuncu, mavi, yeşil ve kahverengidir. Bunlara sarılı olan beyaz teller ise, diğerleriyle karışmasın diye, sarılı olduğu renkle aynı bir çizgiye sahiptir. Böylece 8 telin de turuncu, turuncu-beyaz, mavi, mavi-beyaz, yeşil, yeşil-beyaz, kahverengi, kahverengi-beyaz olmak üzere 8 farklı renkte ama 4 grupta toplanmış olduğunu görüyoruz.

Bazen aldığınız kabloda renklerin biraz soluk, hatta değişik olduğunu görebilirsiniz. Hatta bazen beyaz kabloların tamamen çizgisiz olması bile mümkün. Ancak kaliteli ve CAT5(veya üstü) ibaresini taşıyan kablolarda problem yaşamazsınız.
Kategoriler

UTP kablo kendi içinde güvenli olarak aktarabileceği veri miktarına göre kategorilere sahiptir.

Bilgisayar ağlarında önce 10 Mbit ethernet döneminde CAT3 kablo yoğun olarak kullanılmış, 100 Mbit ethernetin geliştirilmesiyle CAT5 kablolar üretilmeye başlanmış ve kullanılmaktadır.

UTP kablolar dış görünüş olarak birbirine çok benzer. Ancak her kablonun üzerinde kategorisi yazmaktadır.

Kablonun kategorisi üretim kalitesiyle ilgilidir. Yapılan çeşitli testler ile kablonun belirtilen hızlarda elektrik sinyalini ne kadar sağlıklı ve az kayıpla iletebildiği, manyetik alan etkisine karşı sinyali ne kadar koruyabildiği ölçülür. Testler ile ortaya konan değerler kategorinin kriteridir. Bu kriterleri tutturabilen kablo bu kategoriyi almaya hak kazanır.

CAT5 ile 100 Mbit hızında veri aktarımı yapılabilir. Bir sonraki standart CAT5e (Enhanced CAT5, gelişmiş CAT5) standardıdır. Bu CAT5 ile aynı yapıda olup, daha üst seviye değerlere erişebilen bir kablodur. CAT5e ile gigabit hızına ulaşılabilir. Gigabit ethernet’te CAT5 kullanılabilmekle bereber CAT5e tavsiye edilir.

CAT6′da da aynı durum söz konusu CAT5e’den de daha yüksek değerlere erişebilir. CAT6 şu anda 568A standardına eklenmiş yani resmen kullanıma sunulmuştur. 1000Mhz hızı için, yani Gigabit ethernet için en uygun kablodur. Gördüğünüz gibi görüntüde bir fark yok.

Genişleme Yuvaları: Ses, video, radyo, tarayıcı, ekran, ethernet kartlarının takıldığı yuvalardır. ISA (8 Bit), VESA (16 Bit) ve PCI (32 bit) olmak üzere üç çeşittir.

Parelel Port (25 iğneli-dişi): Yazıcıların takılması için kullanılır. kasasının arkasında bulunan 25 pinlik D şeklindeki konnektördür. Genellikle yazıcı bağlanmak için kullanılır.

Seri porta göre hızlı olmasına rağmen aynı stabiliteyi sağlayamaz. Bu baglantı noktasına aynı zamanda LPT ( LinePrinTer) de denmektedir. Bu portun bir pini bir seferde 8 bit veri gönderebilir. DB25 isimli portu kullanır. DB25 ismindeki 25 rakamı kablo girişindeki pin sayısını ifade etmektedir. Yazıcı ve tarayıcı bu portu kullanmaktadır. Paralel port, seri port gibi yerini USB’ye bırakmaya başlamıştır. Doğabilecek sorunlardan kaçınmak için uzunlukları 5 metreyi aşan kablolar kullanılmamalıdır. Hedef aygıt sadece PC tarafından gönderilen komutları işlemekle kalmaz PC’ ye kendisi de veri gönderebilir.

Ekran Portu: Monitörü bağlamak için kullanılır.

Fare ve Klavye portu: fare ve klavyeyi bağlamak için kullanılır.

Seri Port (9 ya da 25 iğneli-erkek): Fare, modem, tarayıcıyı bağlamak için kullanılır. COM (comunication) da denir. Genellikle, COM 1 farenin, COM 2 ise fax-modemin bağlanması için kullanılır. Seri port seri bir bağlantı noktası, seri iletişim (İng:serial communication), her seferinde içeriye veya dışarıya doğru bir bit bilgi transfer eden fiziksel bir ara yüzdür. (tersi paralel bağlantı noktası: paralel port ). Kişisel bilgisayarların tarihi boyunca terminaller veya modemler gibi cihazlar ile bilgisayarlar arasındaki veri transferi çoğunlukla seri bağlantı noktaları üzerinden sağlanmıştır. Fare, klavye, diğer çevre birimleri de bu yolla bilgisayara bağlamaktadır.

Ethernet, FireWire, ve USB gibi ara yüzler de veriyi seri bir akış “stream” olarak gönderdiği için “seri bağlantı noktası” terimi genellikle RS-232 standardı ile az veya çok uyumlu donanımı tanımlamakta kullanılır, amaç bir modem veya benzeri başka bir iletişim cihazı ile ara yüz oluşturulmasıdır.

2006 yılı itibariyle USB ara yüzü artık seri bağlantı noktasının yerini almış durumda, modern bilgisayarların çoğunluğu diğer cihazlara USB bağlantısı ile bağlanmakta ve bir çoğunda artık tek bir seri bağlantı noktası bile bulunmamaktadır. Seri bağlantı noktalarından maliyeti düşürmek için vazgeçilmekte ve bu bağlantı noktaları legacy port olarak adlandırılmaktadır.

Fax-Modem Kartı
Gerçek anlamda isimi ağ ara birim kartıdır. (Network Interface Card – NIC) bilgisayarın bir bilgisayar ağına bağlanabilmesi için bilgisayara takılan bir karttır. Yerel bir ağdaki (Local Area Network – LAN) kişisel bilgisayarlar ve iş istasyonları Ethernet ya da Token Ring gibi LAN veri transfer teknolojileri için dizayn edilmiş bir ağ arabirimi içerir. Ağ arabirim kartları bir ağa atanmış full-time bağlantı sağlarlar. Çoğu PC ve taşınabilir bilgisayar Internet’e bağlanmak için çevirmeli bağlantı kıullanırlar. Modem Internet servis sağlayıcısına bağlantı sağlayan bir arabirimdir. Bir ağ arabirim kartı bilgisayardaki bir genişleme yuvasına takılarak bilgisayarın bir ağa bağlanmasını sağlayabilir. Çoğu ağ arabirim kartları özel bir tip ağ protokol ve ortam için dizayn edilmiştir.

Bilgisayar Donanim Birimleri

Bilgisayar Donanim Birimleri

Donanım, bilgisayarın tüm fiziksel yapısını ifade eder. Yani monitör, klavye, kasa ve kasanın içindekiler tüm fiziksel yapıyı oluşturur. Aşağıdaki resimde bilgisayarın kasasını ve içinde barındırdıklarını görüyorsunuz. Aşağıda bu parçaların ne işe yaradıkları açıklanmaktadır.

Screen: Ekran

CPU: Merkezi veri işleme ünitesi

Flopy: Disket sürücü

Keyboard: Klavye

Printer: Yazıcı

Communication: Haberleşme (iletişim)

Sabit Disk:

Verilerin toplandığı bir depolama aracıdır. Hard-disk olarak da anılır. İçerisinde bulunan ****l plakalar yüzünden hard-disk adı verilmiştir. Çeşitli markalarda ve kapasitelerde bulunabilir.
Disket Sürücü:

Sürekli depolama için kullanılan disketlerin bilgisayar tarafından okunup yazılmasını sağlayan alettir. Tüm bilgisayar bileşenlerinin zamanla hızlanmasına ve gelişmesine rağmen disket sürücüler hiç değişmemiştir.
CD Sürücü:

Günümüz multimedia bilgisayarlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Veri saklamak için kullanılan CD’leri okumakta kullanılır. Laser ışınını kullanarak CD üzerindeki izleri okur ve bunları dijital bilgiye çevirir. Uygun program ile bu bilgi alınır ve diğer programların yorumlayabileceği bilgi haline getirilir.
Ses Kartı:

Yine anakart üzerine takılan ses kartı bilgisayarın hafızasından aldığı dijital bilgileri analog bilgilere çevirir ve hoparlör veya kulaklık çıkışından dışarı verir. Mikrofon veya LINE girişinden aldığı analog bilgileri de dijital bilgiye çevirir ve bilgisayarın hafızasındaki uygun bir yere depolar.
Güç Kaynağı:

Bilgisayarın en hayati parçalarından biridir. Çalışma için gerekli olan elektriği sağlar. Üzerindeki fan sayesinde ısınan parçaları soğutulur.
Anakart:

Tüm bilgisayarın omurgasını oluşturan parçadır. Üzerinde değişik işlemler yapan entegre devreler bulunur. Tüm genişleme kartları (ekran kartı, ses kartı…) anakart üzerindeki yarıklara yerleştirilir. Üzerindeki bakır yollar sayesinde tüm bileşenler birbiri ile bağlantılıdır.
Grafik İşlemcisi:

Grafik kartı üzerinde bulunan grafik işlemcisi, bilgisayarın ekran üzerinde görüntü oluşturmasından sorumludur. Tüm renkleri ve şekilleri grafik işlemcisi çizer ve yönetir.
Grafik (Ekran) Kartı:

Anakart üzerine takılan grafik kartı bilgisayarın hafızasından aldığı dijital bilgileri analog bilgilere çevirir ve monitöre gönderir.
Bir bilgisayara daha yakından baktığınızda yukarıdaki resimden çok daha fazlasını görürsünüz. Bu parçalardan bazıları şöyledir:
Veri giriş aletleri (Input devices)

Bilgisayara veri girmek için kullanılır, bunlar genellikle klavye (keyboard), fare( mouse), oyun çubuğu (joystick) veya tarayıcı (scanner).
Merkezi veri işleme ünitesi (Central processing unit; CPU)

Girilen veri üzerinde işlem yapan birim.


Ana Bellek (Main memory)

Birincil depolama (primary storage) olarak da isimlendirilir. İki türlü ana bellek vardır:
Rasgele Erişimli Bellek (Random-access memory (RAM):

Bir veri ile çalışılırken kullanılan çalışma alanıdır. Bu alan geçici olarak her işlem sırasında, yapılan işlemlerin yazıldığı yerdir ve işlem bittiğinde boşaltılır.
Sadece Okunur Bellek (Read-only memory (ROM):

Sabit bir bellektir, fabrika çıkışı kayıt yapıldıktan sonra bilgisayarınızın her açılışında taşıdığı bilgiler okunur. Bu bilgiler bilgisayarınızın işleyişini kontrol ederler.
İkincil Bellek (Secondary storage veya auxillary, external veya mass storage):

Veriyi sürekli bir şekilde depolamak gerektiğinde kullanılır. Bu iş için kullanılan üniteler disket (floppy disk), sabit disk (hard disk), optik disk (optical disk) (CD-ROM) ve manyetik teyp (magnetic tape) dir…..

Çıktı aletleri (Output devices)

Sonuçlarınızı veya verinizi anlayabileceğiniz ve saklayabileceğiniz bir şekilde manyetik ortama, kağıt üzerine veya bir ekrana aktaran birimlerdir. Bunlar arasında ekran (screen veya display), yazıcı (printer) bütün bilgisayar sistemlerinde görülür.
Haberleşme aletleri (Communication devices)

Verinizi diğer bilgisayarlar ile paylaşmak istediğinizde kullanılan aletlerdir. Bunların arasında modem, fax-modem ve ağ kabloları (network cables) sayılabilir.
Bilgisayarları kabaca veri işleme makinesi olarak tanımlayabiliriz. Veri işleme sırasında kullanılan fiziksel birim ve ünitelere donanım (Hardware, HW), işlemlerin nasıl gerçekleşeceğini belirten yönergelere de yazılım (Software, SW) adını verebiliriz. Yönergelerden oluşan bir gruba ise program diyebiliriz. Çoğu insan yazılım ve program kelimelerini birbirleri yerine kullanıyor, oysa yazılım programları içine alan genel bir tanımdır.
Bilgisayarlar başlangıçta askeri amaçlı ve araştırma amaçlı geliştirilmiş olmasına rağmen 70’li yıllardan itibaren tümleşik devrelerin yaygın kullanımı ile birlikte boyutlarındaki ve ederlerindeki küçülme ve artan yetenekleri sayesinde önce kurum ve kuruluşlara daha sonra da kişilerin günlük yaşamlarına her yerde girmişlerdir. En önemli kullanım alanları arasında:

Ofis:Ofis ortamında ihtiyaç duyulan her şey için.

Grafik: Her türlü grafik üzerinde etkin denetim.

Müzik: Besteler bilgisayar ortamında gerçekleşebilir.

Oyun: Eğlence zamanı geldiğinde ilk başvurduğumuz programlar.

İnternet: Bilgi otoyolunda gezinti imkanı.

Film Sanayi: Görüntü üretmek ve işlemek konusunda oldukça yeteneklidirler.

Tıp: Bilgisayarların görüntü işlemekteki yetenekleri onların tıp alanında da kullanılmasına imkân vermiştir.

Anakart Ve Tarihcesi

Anakart ve Tarihcesi
ANAKART

Bir anakart bilgisayarın temel devre ve bileşenlerinin fiziksel düzenlemesidir. Yaklaşık 20 yıldır anakartlar bilgisayarların en önemli parçalarıdır. Anakartlar bilgisayarın veri ve güç alt yapılarıdır. Anakart, fiberglastan yapılmıştır. Anakart çok katmanlı basılmış devre elemanından başka bir şey değildir. Yani Bilgisayarın sinir sistemini üzerinde taşır.
Günümüzdeki anakartlar eski anakartlara göre birçok şeyi üzerinde barındırırlar.Mesela bunlara lpt ve com seri bağlantıları ses kartı ekran kartı gibi ama bunun için iyi birşey diyemeyiz.Çünkü anakart üstünde olan mesela bir ses kartı veya bir ekran kartından verim alamayız ve tamamiyle işlemciye yüklenirler.Kısacası anakart biligisayarın olmassa olmazıdır.Bilgisayar varsa anakartta vardır. Yok ise bilgisayar bilgisayar olamaz. Bağlantılara gelince ise anakartta PCI denilen diğer aygıtları takacağımız yuvalar,IDE ve SCSI portlar yani CDROM VE HD leri kullanmak için bağlantılar,LED VE JUMPER bağlantılar ve güç power bağlantıları bulunur.İşlemci yuvaları mevcuttur.Bilgisayar tüm aygıtları anakarta bağlanıp oradan bilgi alışverişi sağlanır.

ANAKARTIN TARİHÇESİ

Anakartlar yıllar önce kullanılan devre tahtalarının günümüze kadar değişerek gelmiş halleridir. Gelişen teknolojiyle birlikte anakart boyutları aynı kaldığı halde yaptıkları işler çok hızlı gelişti. İlk anakart 1982 yılında IBM PC' ler de kullanıldı. Büyük devre elemanlarından oluşan bu kartın üzerinde Intel 8088 işlemci, BIOS ve işlemci, bellek ve çeşitli kartların takılabileceği yuvalar bulunuyordu. Eğer bu bilgisayara disket sürücü, paralel çıkış veya başka bir şey takmak isterseniz ona uygun bir kart alıp anakarta takmanız gerekiyordu. Eskiden anakartların üzerinde aynı hdd ler gibi jumperlar vardı. Bu jupmerlarla farklı tipteki işlemcileri anakartlara tanıtma; ne kadar belleğin varolduğunu belirtmek gibi ayarlar yapılıyordu.

Anakartın üzerinde bulunan bileşenler:

1.YONGASETİ ( Chipset )
Yongaseti (chip set) anakartın “beynini” oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC'nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC'nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayıda yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır.

2.VERİYOLU ( BUS )
PC'nizin içindeki bileşenler birbirleri ile çeşitli şekillerde “konuşurlar”. Kasa içindeki bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları, depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu, PC'de yapılan işlemlerle ilgili verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebileceğini belirler. Örneğin 16 bit'lik veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit'lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna “port” adı verilir. (örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Anakartın üzerindeki farklı boyut ve renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları tanıyabilirsiniz.
Veri yolu tipleri:
• Industry Standart Architecture (ISA): Endüstri Standart Mimari
• Extended Industry Standart Architecture (EISA): Gelişmiş Endüstri Standart Mimari
• Microchannel Architecture (MCA): Mikro Kanal Mimari
• VESA Local Bus (VLB): VESA Yerel Veriyolu
• Peripheral Component Interconnect (PCI): Çevresel Aygıt Bağlantı Birimi
• Accelerated Graphics Port (AGP): Hızlandırılmış Grafik Yuvası
• PCI EXPRESS

— ISA —
(Industry Standard Architecture) Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984'te 8 bit'ten 16 bit'e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik bir karttır. 90'lardan itibaren çoğu aygıt'ın daha hızlı PCI modeli çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993'te Intel ve Microsoft, Tak Çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper'larla, dip svvitch'lerle boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır. Yeni çıkan PIII ve P4 anakartlarında genel olarak tercih edilmemekte P4 anakartlarda kullanılmamaktadır.

— PCI —
(Peripheral Component Interconnect) 1993'te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64 bit'liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit'lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn'dir. Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz renkte ve ISA'dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak Çalışır desteklidir.

— AGP —
(Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile PC'nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA'dan bir ara veriyolu standardı olan VESA'ya, oradan da PCI'a geçilmiştir; ama bu da yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn'dir. Ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP'de veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer bırakmayacağı için 66 MHz'lik anakartlarda 1xAGP kullanılır. 100 MHz anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn'ye çıktığından 2xAGP ile uyumludur. AGP 4X : Günümüzde genelde kullanılan 4X modudur. Çoğu anakart üreticisi bu modu destekliyor ve anakartlarında bu teknolojiyi kullanıyor ve aynı zamanda tüm ekran kartı üreticileri de bu teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bu modda AGP veriyolu hızı 66 mhz’den 100 mhz’e çıkmıştır. Bunun pratikte 800 MB/Sn olarak hesaplanabilen bilen bir veri transfer hızıdır. Bu teknolojinin gelişmesiyle bu hız 1 GB/Sn'ye ulaşmıştır…

— PCI EXPRESS —
PCI EXPRESS, PCI ve AGP'nin orta vadede yerine geçecek yeni veriyolunun adıdır. PCIe veya PCIx diye de adlandırılır. PCI express; x16 hızında bir veri iletimi sağlıyor. Bu 16 yol, 4 GB/s bant genişliği demek. Şimdilik, bu bize günümüz AGP 8x görüntü kartlarının iki katı bellek bant genişliği veriyor. Ancak şimdiye kadar yapılan testlerde; tam olarak 2 katı performans alındığı söylenemez.

3.PORTLAR, KONNEKTÖRLER
Çeşitli aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar) doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.
Anakartınız ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC'lerde öyle) kasa nın arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB'ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.
Bunların dışında, anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı, TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer alır.
Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz bağlanabilir.
Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370 tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir. Şu anda ise P4 işlemcilerin pin sayılarına göre 423pin ve 478pin socket yapıları mevcuttur.
Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II, slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.

Paralel (LPT) Kapı (Port)
Çoğu zaman paralel portlara LPT portu da denilmektedir. LPT LinePrinTer sözcüğünden alınmıştır. Ve bunun sebebi en çok yazıcıları bağlamak için kullanılması gerçeğine dayanmaktadır. Ancak, son yollarda paralel portlar bilgisayara başka tip aygıtları bağlamak için de kullanılmaktadır.

Paralel portlar isimlerini verilerin porttan paralel bir biçimde, yani bir seferde bir bayt olarak iletilmesi gerçeğinden alırlar. Port sekiz adet veri hattı içerir ve baytın her biti bayttaki diğer bitlerle hemen hemen aynı anda farklı bir hattan iletilir. Paralel portlar LPT1, LPT2 gibi isimlendirilir.

Paralel portlar tek yönlü idi. Yani veriler çevre birimlerine iletilirlerdi. Fakat ters yönde iletilmezlerdi. Çift yönlü paralel port 1987’de ortaya çıktı ve çevre birimlerinin PC ile ters yönde de iletişim kurmaları sağlandı. Örneğin bir yazıcı PC’ye durumuyla ilgili (kağıt sıkışması, kağıdın bitmesi gibi) bilgi gönderebildi. Paralel portlar 25 pinlik bir dişi konnektör kullanırlar.

Seri (COM) portlar
Seri portlar isimlerini verilerin porttan seri bir biçimde yani bir seferde tek bit olarak gönderilmesi gerçeğinden almaktadır. Bunun sebebi portun her yön için tek bir veri hattına sahip olmasıdır. Seri portlara COM portlar da denilmektedir. Çünkü harici aygıtlarla PC arasında biri iletişim aracı oluşturmaktadır. Seri portlara bağlanan en yaygın aygıtlar modemler, fareler, yazıcı ve çizici gibi seri yazdırma aygıtlarıdır.

Seri portların konnektörleri 2 şekilde olur. 25 ve 9 pin olmak üzere. 25 pinlik bir aygıtı 9 pinlik bir porta ya da 9 pinlik bir aygıtı 25 pinlik bir aygıta bağlamak gibi durumlarda kullanılabilecek adaptörler vardır.

Seri portlar ile paralel portların bir kıyaslaması yapılması gerekirse; seri portlar ile bilgilerin iletilmesi daha güvenilirdir. Çünkü bilgiler tek tek gönderilir. Tabii ki buna göre de yavaştır. Paralel portlar ise seri porttan çok daha hızlıdır. Çünkü bilgileri sekizerli paketler halinde gönderir. Bununla birlikte güvenilir bir veri iletimi sağlamazlar. Özellikle kablo uzunluğu arttıkça verilerin kaybolma riski doğar.

Seri port bir seferde bir bit iletmesine rağmen bilgisayar baytlar ile çalışır. Tek şeritli bir yoldan sekiz tane arabanın yan yana geçmesi sağlanamayacağı gibi bir seri porttan da bir baytın geçmesi sağlanamaz. Her baytı seri porttan gönderilebilecek şekilde teker teker bitlerine ayırabilecek bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. I/O kartı ya da ana karın üzerindeki I/O kartı üzerinde yerleşik olarak bulunan UART bu işlemi gerçekleştirir. UART’ın açılımı Universal Asencronous Reciever Transmitter (Evrensel asenkron alıcı verici) dır. UART baytları seri porttan gönderilebilecek seri bitlere dönüştürür. UART ayrıca gelen bitlerin PC tarafından işlenebilmesi için bunları baytlara çevirir.

USB (Universal Serial BUS)
USB (Universal Serial Bus) bir bilgisayar ile takılabilir bir aygıt (joystick, klavye, telefon, tarayıcı, yazıcı gibi aygıtlar) arasındaki bir arabirimdir. Tak ve çalıştır özelliği vardır. USB ile yeni bir aygıt herhangi bir bağdaştırıcı kartı kullanmadan ya da bilgisayarı kapatmadan takılabilir. USB yol sistemi Compaq, IBM, DEC, Intel, Microsoft, NEC ve Northern Technology tarafından geliştirildi. USB saniyede 12 Mbitlik bir veri transfer hızı sağlar. Tek bir USB portu ile 127 tane çevre kullanılabilir.
Ekim 1996’dan beri, Windows işletim sistemi USB sürücüleri ya da belirli I/O aygıt tipleri ile çalışmak için dizayn edilmiş özel yazılımlar ile donatıldı. USB Windows98 işletim sisteminde tümleşiktir. Bugün birçok yeni bilgisayar ve çevre birimi USB ile donatılmış durumdadır. Günümüzde artık USB iyice yaygınlaşmış durumda. Yakın bir zamanda tamamiyle seri ve paralel portların yerini alacağı düşünülmektedir.

IEEE 1394
Saniyede 400 megabitlik veri transfer oranını destekleyen yeni ve hızlı bir yol standardıdır. 1394 teknolojisini destekleyen ürünler şirkete bağlı olarak farklı isimler altında toplanmışlardır. Apple bu teknolojiyi orijinal olarak geliştiren firmadır. Bu teknoloji için firewire ismini kullanmaktadır
Tek bir 1394 portu 63 tane dışsal aygıtı bağlayabilir. Çok hızlı ve esnek olmasına rağmen 1394 çok pahalıdır. USB gibi 1394’ün de tak ve çalıştır özelliği vardır. Ayrıca çevre birimlerine güç de sağlarlar. 1394 ve USB arasındaki ana fark 1394 standardının daha hızlı ve daha pahalı olmasıdır. Bu nedenlerden , video kamera gibi yüksek veri transfer hızı isteyen aygıtlar için kullanılması beklenir. Bununla birlikte USB birçok çevre birimini bağlamak için kullanılabilir.

4. ÖNBELLEK
Bugün PC'lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. Örneğin işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha fazladır. Hani bir PC'nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya, işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. İşlemci boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazı ara çözümler geliştirildi. Örneğin yakın zamanda kullanılan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu önbellek alanından alması.İşte önbelleklemenin esası budur. Bir PC'de çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. Önce gider, en hızlı bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2'ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara bakar.
L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC'lerinde doğrudan işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K'ya kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III'lerde boyutu 512K'dır ve işlemci ile işlemci hızının yarı hızında haberleşir. İlk Celeron'larda yoktur; günümüz Celeron'larında boyutu 128K'dır ve işlemciyle aynı hızda haberleşir. AMD K6-2'lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki bir yuvada 2GB'a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66 veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3'de 256K önbellek bulunur ve işlemci ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye (L3) önbelleği literatüre sokmuştur.
i. L1 CACHE :Birincil ön bellektir. Eğer bir dosyanın okunması gerekiyorsa önce buraya bakılır.
ii. L2 CACHE :İkincil ön bellektir. Birincil ön bellekte bulamadığı zaman bakacağı ikinci yerdir.

— RIMM —
82850 MCH, 3.2 GB/s bellek bant genişliğini çift yoldan RAMBus bankaları için sağlar. Pentium 4 850 çipsetli anakartta 4 adet RIMM soketi (her banka için 2 soket) bulunur ve aşağıdaki bellek özellilerini destekler.
• Tek ve Çift taraflı RIMM kanfigürasyonu
• Her banka için maksimum 32 Direct RAMBUS
• 128 MB (minimum) veya 256 MB (minimum)'dan 2 GB (maksimum)'a kadar hafıza konfigürasyonları
• Serial Presence Detect (SPD)'li konfigürasyon,seçenekli bellek işlemi için
• Suspend to RAM desteği
• ECC ve non-ECC desteği

RIMM MODÜLLERİ
Bütün RIMM modülleri soketleri dolduracak şekilde yerleştirilmelidir. Bankalardan bir boş kalmamalı her bankaya en az bir RIMM modülü takılmalıdır. Eğer yeterli RIMM modülü yoksa elimizde bankalarda ki boş kalan bitiş soketi kapatılmalıdır. Eğer RIMM modülleri buna göre yerleştirilmezse bilgisayar açılırken Power-On-Self-Test (POST) sinyal sesi duyulmayacaktır.
RDRAM Belleği Konfigürasyonu
RDRAM bellek modüleri yerleştirilirken;
• 4 RIMM soketi iki banka şeklinde gruplanmıştır.
- Bank 0 (Anakartta RIMM1 ve RIMM2 olarak etiketlenmiştir)
- Bank 1 (Anakartta RIMM3 ve RIMM4 olarak etiketlenmiştir)
• RDRAM'lar RIMM1'e ve ve RIMM2'ye yerleştiriliken aynı hızda, aynı boyutta ve frekanslarda olup olmadıklarından emin olunmalıdır. RDRAM'lar Bank 0'a ilk olarak yerleştirilmelidir. Örneğin PC 600 ve PC800 RDRAM'lardan birisinden iki adet 64 MB RIMM modülü kullanılmalıdır.
• Eğer istenilen bellek konfigürasyonu, Bank 0'a yerleştirilerek oluşturulursa, Bank 1 iki devamlı RIMM ile doldurulmalıdır.
• Eğer hafıza birimi Bank 1'e yerleştirilirse, RIMM3 ve RIMM4'de yerleştirilen RIMM modülleri her birinin hızları birbiriyle aynı olmalı, aralarında uyuşmazlık olmamalıdır. Bank 0'da boyut ve sıklık önemli değildir. Örneğin 64 MB ve 192 MB gibi iki ayrı RIMM modülü kullanılabilir.
• Eğer ECC fonksiyonlarının kullanılması gerekirse bütün geliştirilmiş RIMM modülleri, ECC uyumlu olmalıdır.
RDRAM Yoğunluğu: RIMM modülünün üzerindeki Dinamik RAM çipsetlerinin sayısı
RAMBUS Teknolojisi 4 DRAM'li RIMM Kapasitesi 6 DRAM'li RIMM Kapasitesi 8 DRAM'li RIMM Kapasitesi 12 DRAM'li RIMM Kapasitesi 16 DRAM'li RIMM Kapasitesi
128/144 MBit 64 MB 96 MB 128 MB 192 MB 256 MB
256/288 MBit 128 MB 192 MB 256 MB 384 MB 512 MB
Tablo 2.1: RAMBus teknolojisine göre RDRAM yoğunlukları ve kapasiteleri

5.IRQ ( Kesme )
IRQ( Interrupt Request ), kesme işlemidir. İşlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir ancak işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. İşte buna IRQ hattı adı verilir. Pc de 1 den 15 e kadar 16 tane irq hattı vardır.
IRQ0:Sistem saati.
IRQ1: Klavye
IRQ2rogramlanabilir IRQ (Modemler,COM3veCOM 4 portları)
IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 – yani ikinci ve üçüncü paralel portlar – COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
IRQ 15: İkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)

6.DMA
Doğrudan bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır. DMA kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC'de 8 DMA kanalı bulunur ve 0'dan 7'ye kadar numaralandırılır. DMA'lar genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri, yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler tarafından kullanılırlar.

7.BIOS
BIOS'un açılımı Temel Giriş Çıkış Sistemi'dir (Basic Input/Output System). PC'deki en temel seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle) işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS aynı amanda PC'nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC'nin düğmesine bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen yeni donanımlara göre BlOS'ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler. BIOS hata sesleri ve anlamları:
1- Sürekli Ses Güç kaynağı arızası
2- Birçok kısa bip Anakart arızası
3- 1 uzun Bellek tazelenmesinde hata
4- 1 uzun 1 kısa Anakart veya BIOS çipi arızası
5- 1 uzun 2 kısa Ekran kartı arızası (Genellikle eski kartlardaki DIP switch kaynaklıdır)
6- 1 uzun 3 kısa Ekran kartı arızası
7- 2 uzun 1 kısa Ekran kartı arızası (RAMDAC kaynaklı (?) )
8- 2 kısa Bellek parity (eşlik) hatası
9- 3 kısa Belleğin ilk 64k’lık bölümünde hata
10- 4 kısa Timer hatası
11- 5 kısa İşlemci hatası
12- 6 kısa Klavye işlemcisi hatası
13- 7 kısa İşlemci hatası
14- 8 kısa Ekran kartı belleğinde okuma/yazma hatası
15- 9 kısa BIOS ROM hatası
16- 10 kısa CMOS okuma/yazma hatası
17- 11 kısa Tampon Bellek Hatası

8. CMOS
BIOS bir yazılımdır ve sadece okunabilir bellek üzerindedir. Sadece okunabilir olduğu için BIOS üzerinde yaptığımız değişikliklerin bir yere kaydedilmesi gerekiyor. BIOS’da ayarları değiştirdiğimizde bu ayarlar CMOS(Complementary Metal Oxide Semiconductor) denilen bir bellek çeşidine kaydedilir. Bilgilerin burada tutulması için bir pil ile CMOS sürekli beslenir ve kaydettiğimiz ayarların burada sürekli kalmasını sağlarız. Bilgisayarın seri numarasını, şifrelerini vs. hafızasında tutan birimdir. Bu birim de gücünü sistem pilinden alır. CMOS üzerinde bir tuş bulunur ve bu tuşa basıldığında bahsedilen bilgiler, özel ayarlar gibi herşey silinir.

9. Sistem Pili Bilgisayarın saatinin, şifrelerinin vs. hafızada kalmasını sağlayan normal bir saat pilidir. En az her 3-4 yılda bir değiştirilmesi gerekir


Kasa Ve Güç Kaynağı


Dahili tüm donanım birimini içerisinde barındıran birimidir. Sahip olduğu güç kaynağı tüm donanımın elektrik ihtiyacını karşılar. Bilgisayarın görünen iki büyük bileşeninden birisidir. Bu yüzden ihtiyaca göre çeşitli kasa modelleri vardır. Bilgisayarın en görsel açıdan en süslü çeşide sahip donanımıdır. Genelde beyaz ve siyah kasalar kullanılmakla beraber farklı renklerde ve hatta şeffaf fiberglas kasalarda bulunmaktadır. Kullanım açısından genelde iki tip kasa çeşidi vardır. Yaygın üreticilerden AOpen, Asus, GigaByte, Thermaltake… firmaları sayılabilir.

Kasları yerleşim olarak sınıflandırırsak iki gruba ayırabiliriz. Destekledikleri anakart yapısı ve sürücü sayısı açı

Kasa Çeşitleri


Dikey kasa tipleri

Kasalar, yerleşim, boyut, takılabilecek donanım sayısı ve sağladıkları güç açısından anakarta uyumlu olmaları gerekmektedir.

Desktop Kasa: Bu kasa tipine masaüstü(desktop) kasa ismi verilmektedir. Yatay olup üzerine genelde ekran konulur. Böylece yerden tasarruf edilir ve kasa göz önünde olur. Yatay kasalar günümüzde çokca yaygın değildir. Genişleme kartları dikey yerleştirildiğinden kasa içerisine standart donanım kartları büyük olduğu için yerleştirilemez. Sebebi standart kartların kasa bağlantı demirinin boyutu yatay kasa için büyük ölçüye sahip olmasından kaynaklanır. Yatay kasalar çoğunlukla bilgisayar üreticileri(HP, Dell, IBM…) tarafından piyasaya sunulur.

Mini Tower Kasa: Dikey yapıdadır. MicroATX anakartlar için uygundur. En küçük yapıya sahiptir. Kasaya takılabilecek donanım(Optik Sürücü, Disket sürücü…) sayısı da ona göre daha azdır. Mini Tower kasaların değişmekle beraber güç kaynakları daha düşük watt değerine sahiptir.

Mid Tower Kasa: Dikey yapıdadır. Orta büyüklükte olup microATX ve ATX anakartları destekler.

Full Tower Kasa: Dikey yapıdadır. En büyük boyuta sahip kasa çeşididir. Daha çok küçük sunucularda kullanılır. ATX anakartlar için uygundur. MicroATX anakartları destekler.

Slim Kasa: Bu tip kasalar hem yatay hem de dikey olarak kullanılabilir. Genelde mid Tower büyüklüğündedir.

Kasa Çeşitleri(2)


I. kasanın içyapısı, II. kasanın ön yüzü, III. kasanın arka yüzü

HTPC(Home Theater PC): Bilgisayarı TV, DVD, video kayıt cihazı, dijital fotoğraf görüntüleme gibi görevlerde kullanmak üzere optimize edilmiş bazı modellerde uzaktan kumanda ve LCD panele sahip modern müzik seti görünümlü kasa yapısıdır. Diğer kasa modellerine göre pahalı olup genelde yataydır.

Bu iki standart dışında yatay veya dikey olsa da alışılagelmişin dışında standart donanımın ölçüleri ile uyuşmayan özel kasa modelleri vardır. Bunlar kendisine ait donanımı ile beraber üretilirler. Bu modelleri yine bilgisayar firmaları üretmektedir.

Kasa içerisine; sürücüler, anakart, güç kaynağı ve fan doğrudan vida ile bağlanarak monte edilirler. Diğer donanım kartları, işlemci ve RAM anakart üzerine monte edilerek dolaylı olarak kasa içerisine monte edilirler.

Kasa içerisine donanım yerleştirilirken optik sürücüler, disket sürücüler ve kart okuyucular mutlaka kasanın ön tarafındaki kapaklar çıkarılarak, önden kasanın içerisine doğru ittirilerek takılmalıdır.

Güç Kaynağı


Güç Kaynağı ve bileşenleri

Tüm donanım birimlerinin elektrik enerjisini sağlayan cihazdır. Üzerinde anakart, sürücülerin ve kasa içi fanların elektrik enerjisini karşılamak üzere kablo konektörleri vardır. Diğer donanım birimleri enerjisini anakarttan alır.

Güç kaynağı 220 volt şehir alternatif akım şebeke gerilimini -12, -5, +3.3, +5, +12 Volt gruplarına çeviren donanım birimidir. Her bir çeşit volt değerini taşıyan kablonun rengi farklıdır. Örneğin siyah = nötr, kırmızı = +5V, sarı = +12V değerlerini göstermektedir.


Güç kaynağının içyapısı ve elektronik parçaları

Güç kaynağı 220V değerini düşürerek doğru akıma çevirip akım ve gerilim yönünden düzenleyerek çıkışına verir. Gerilim düşürücü(transformatör), doğrultucu(köprü diyot), akım(bobin) ve gerilim(kondansatör) düzenleyici görevlerini gören çeşitli elektronik ve elektrik bileşenlerden oluşur.

Güç kaynağının kaliteli olması tüm donanım birimi için hayati bir seçimdir. Elektronik alt yapısı olmayan bir kullanıcı için güç kaynağı kalitesinin en basit göstergesi, ağırlığıdır. Ağırlık arttıkça malzeme miktarı, kablo kesiti, kondansatör büyüklükleri, soğutucular büyüklüğü, konektör sayısı ve transformatörün sargı miktarı hakkında hafif olana göre daha iyi fikirler vermektedir. Yukarıda güç kaynağının bileşenleri gösterilmektedir.

Güç: Bir güç kaynağı tüm donanım birimine yetecek kadar güç sağlayabilmelidir. Eğer bu konuda zorlanıyorsa güç kaynağı çok ısınacak ve sebepsiz kilitlenmelere veya daha kötüsü başka donanım birimlerine zarar vermeye de neden olabilecek şekilde yanabilir. Gücün ölçüsü wattır. Kasanın büyüklüğüne(kasa büyükse olası donanım sayısı da fazla olabilir) göre güç miktarı belirlenmelidir. Aşağı bazı donanım birimlerinin harcadığı güç miktarı gösterilmektedir. Günümüzde 230 – 650W arasında değişen güçlerde, güç kaynakları vardır.

Hava Sirkülasyonu: Elektronik elemanlar harcadıkları güce göre tabi olarak ısınırlar. Bu ısı fan yardımıyla azaltılmazsa belirli değerlere ulaşan ısı miktarı yarı iletkenlerin yapısına zarar verir ve yanmalarına sebep olur. Fanlar kasa içerisindeki havayı dışarı atarak soğumaya yardımcı olur. Dolayısıyla hava yardımıyla soğutma gerçekleştirilmiş olur. Kasa içerisindeki bileşenlerin yerleşimi havanın rahat dolaşımına imkan vermezse soğumaya fanların etkisi yetersiz kalacaktır. Kasa içerisinde bunun için farklı yapılar bulunabilir örneğin çift fanlı güç kaynakları, kasa içi bir veya daha fazla fan, air duck denilen ve işlemcinin ısısını doğrudan dışarı veren kanal yapı… Kasa seçiminde bunların göz önünde bulundurulmaları gerekmektedir.

Büyüklük: Kasanın büyüklüğü bilgisayarın anakart boyutları, takılabilecek genişleme kartları ve sürücü sayısında önemlidir. ATX bir anakartın PCI slot sayısı, mATX anakrtın PCI slot sayısından fazladır.

Ergonomi ve Kolay Kullanım: Kasa seçiminde teknik açıdan dikkat edilmesi en son olan parametredir. Renkler ve zevkler tartışılmaz. İstenen renkte ve tipte kasa seçimi yapılabilir. Kasanın rengi ile Optik sürücülerin ve ekranın rengi uyum açısından aynı olmalıdır. Kasalarda aksesuar sayılabilecek bazı yapılar kasa maliyetini artırmakla ergonomiye katkısı olmaktadır. Ama bazı kasalar ön panelde sıcaklığı gösteren LCD panel, şeffaf yan duvar, ön panelde yine usb, ses ve firewire port çıkışları, güvenlik için kasa kilidi ve kasa üstü taşıma kulpu gibi ekstra özelliklere sahip olabilmektedir.

Etiketler:kasanın içindeki parçalar bilgisayar kasasının parçaları bilgisayar kasası parçaları bilgisayar kasası içindeki parçalar kasa içindeki parçalar bilgisayar kasa parçaları bilgisayarın kasasının içindeki parçalar bilgisayar kasasındaki parçalar bilgisayar kasa içi bilgisayar kasasının içi bilgisayar kasasının içindeki parçalar bilgisayar kasası içi bilgisayarın içindeki parçalar bilgisayar kasasında bulunan parçalar pc kasa parçaları bilgisayar kasasının içinde bulunan aygıtlar bilgisayarın kasa parçaları kasanın içinde bulunan donanımlar kasanın içindeki donanımlar bilgisayarın içindeki parcaları indir
Video oyunu: Video oyunu, bilgisayar veya oyun konsolu gibi görüntü sinyali gönderen bir video ile görsel bir kullanıcı arayüzü (televizyon, monitör vs.) kullanılarak oynanan oyun türü.
Bilgisayar bilimi: Bilgisayar bilimi, bilgi ve hesaplamanın kuramsal temellerini ve bunların bilgisayar sistemlerinde uygulanabilmeleri sağlayan pratik teknikleri araştıran bir bilim dalıdır.
Bilgisayar mühendisliği: Bilgisayar mühendisliği, temel olarak yazılım, programlama ve algoritma ile ilgilenir. Bilgisayar ağları, veritabanı yöneticiliği ve gömülü sistemler de diğer çalışma alanlarıdır.
Yazılım: Yazılım (İng. software), değişik ve çeşitli görevler yapma amaçlı tasarlanmış elektronik araçların birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makina komutlarıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir