Bronşit Ve Astım Arasındaki Fark

Sponsorlu Bağlantılar
ahmet rasim ama belki bey bir bize bu doktor genin halk hemen herkes pek prof dr uygun yani zaman zira Bronşit Ve Astım Arasındaki Fark Bronşit Astım astım bronşit bronşit ve astım arasındaki fark bro..

Hastalığınız Astım Mı, Bronşit Mi?

Astım ve bronşit birbirine çok benzeyen iki hastalıktır. Astım öldürmeyen ama süründüren bir hastalık olduğu için hastanın gözünü korkutur ama herkesi tehdit etmez…

Hastalarımız bu soruyu bize çok sık sorarlar: “Doktor bey, hastalığım astım mı, bronşit mi?” Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bu iki hastalığın farkını şöyle açıklıyor:

Gerçekten de bu ikisi birbirine benzeyen ve birbiriyle karıştırılan hastalıklardır. Bronşit dersek çoğu hasta sevinir, ama astım dediğimiz zaman pek çok hasta karamsarlığa kapılır, üzülür. Zira halk arasında astımın kötü bir adı vardır. Astım, tamamen geçmeyen, belki hemen öldürmeyen, ama süründüren bir hastalık olarak bilinir.

Astım, tamamen geçmez sözü doğrudur, çünkü astım genetik yani kalıtsal bir özelliktir ve bugünkü tedaviler astım belirtilerini ortadan kaldırabilse de, astımın tamamen geçmesi mümkün değildir.

Ancak, astım tamamen geçmez derken, hastalığın sürekli olarak belirti vereceği de sanılmamalıdır. Tedavi gören hastaların hemen hemen tamamında ve hatta tedavi de görmeseler de bazı hastalarda astım belirtilerinin aylarca, yıllarca ortaya çıkmaması mümkündür.

GENETİK YATKINLIK ŞART

Astım, genetik bir hastalıktır. Yani, astım olup olmamak kimsenin elinde değildir. Sanıldığı gibi, şiddetli bir üşütme, iyi tedavi edilmeyen bronşit astıma neden olmaz. Astım olmak için mutlaka genetik bir yatkınlık olması gerekir.

Ama, astım tıpkı diyabet gibi, hipertansiyon gibi multi-genetik bir hastalıktır, yani astımın ortaya çıkmasında birden fazla genin etkisi vardır. Ancak, genetik yapısı uygun olsa da herkes astım olmaz.

Astımın bir hastalık olarak ortaya çıkması için, çevresel faktörlerin de çok önemli rolü vardır. Bunların bazıları uygun genetik özellikler sahip bir kişide astım oluşumunu kolaylaştırır. Meselâ, annenin gebe iken sigara içmesi ya da çocuk dünyaya geldikten sonra ev ortamında sigara içilmesi, küçük çocukluk çağında geçirilen RSV bronşioliti, hava kirliliği, vitaminler ve antioksidanlardan fakir diyet, fazla antibiyotik kullanımı, şişmanlık gibi.

Buna karşılık, bazı çevresel faktörler ise astımın gelişimini önler ya da geciktirebilir. Meselâ, alerjenlerden arınmış ortamda yaşama, küçük yaşlarda geçirilen kızamık, kabakulak, suçiçeği, nezle… gibi bazı çocukluk dönemi enfeksiyonları, A, C, E vitaminlerinden ve omega-3 yağ asitlerinden zengin diyet gibi.

ASTIMIN İYLEŞME DÖNEMLERİ

Biz astımdaki bu iyileşme dönemlerine tıp dilinde ‘remisyon dönemi’ diyoruz. Astım, zaman zaman remisyona girer. Bu, en çok buluğ çağında görülür. Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalardan birine göre, çocukluğunda astımı olanların %55′inde 14 yaş civarında belirtilerin tamamen ortadan kalktığı saptanmıştır. Bir başka araştırmada ise, 28 yaşlarında, 7 yaşından önce astım belirtisi gösterenlerin %55′inin düzeldiği belirlenmiştir.

Benim kişisel gözlemlerime göre de, çocukluğunda astımı olanların ortalama %50′sinde buluğ çağında hastalık belirtileri kaybolmaktadır. Ancak, bunların %50 kadarında 20 yaşından sonra astım tekrar belirti vermeye başlamaktadır.

Astım Bronşit Belirtileri

Astım bronşit (bronşiyal astma): Özellikle başlangıç yıllarında solunum güçlüğüyle seyreden bir hastalıktır. Solunumdaki güçlük soluk almada değil soluk vermededir. Nedeni de ince bronşların çok daralmasıdır. Hasta, gerektiği kadar hava çıkaramadığı halde normal hava alabildiği için akciğerlerde şişme olur. Astım bronşite alerji, akciğer iltihabı neden olur. Fakat ruhsal olayların da etkili olduğu bugün için kabul edilmektedir.

Belirtileri: Özellikle geceleri solunum güçlüğünden doğan nöbetler görülür. Hasta oturduğu ya da kurbağa gibi yattığı takdirde daha kolay soluk alır. Çocuklar bu nöbet sırasında kusabilirler.

Tedavi: Astım nöbetleri tedavi edilmeli, nöbetler önlenmeli ve varsa kronik bronşit tedavisine gidilmelidir. Alerjik ya da psikolojik astımda nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Akut krizlerde akciğer solunum borularını genişletici ilaçlar kullanılmalıdır. Çok şiddetli krizlerde adrenalin enjeksiyonu gerekebilir. Kronik vakaların tedavisi daha güçtür. Eğer iltihap durumu varsa, antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Çok ileri vakalarda kortikosteroid tedavisine başvurulabilir, ancak bu tedavinin ömür boyu sürmesi gerekebilir.

Astım bronşit tedavisi

Astım bronşite neden olan etkenin ortadan kaldırılması.

Akciğerlerdeki alerjik reaksiyonların önlenmesi.

Bronş kasılmasını ortadan kaldırıcı ilaçların kullanılması.

İltihap durumunun önlenmesi.

Bronşları genişletici bir ilacın kullanılması.

Öksürüğün kesilmesi ve balgam çıkarılmasının sağlanması.
Gece gelen ve rahatsızlık veren krizlerin önlenmesi. Solunum hareketleriyle bronşların açılmasına yardım edilmesi.

Astım Bronşit Tedavisi

Astım Bronşit Tedavisi
astım bronşitin bitkilerle tedavisi – astım bronşite iyi gelen bitkiler – nefes darlığının bitkilerle tedavisi – astım için şifalı bitkiler – astımda bıldırcın yumurtası kürü

Bıldırcın yumurtasında doğal olarak üst solunum yolu antiseptiği (Mikrop öldürücüsü) Antihistaminik (Alerjilere etkili olma durumu) ve ayrıca ekspektoran (Balgam söktürücü) etkileri vardır.

2-Astım için-6 diş sarımsak havanda dövülür. Bir kahve fincanı votka içinde bir hafta bekletilir, sonra uygun bir şişeye süzülür. Her gün bir kesme şeker üstüne on damla damlatılarak yenilir.

3-Soğan kaynatılır,kabukları ile birlikte.Kötü tadı olmaması için bir kaç karanfil atılır kaynarken.

Soğan suyunu gün içinde içebildiğin kadar içilir. ( Bir iki soğan küçük bir tencerede kaynatılır. )

4-Ayva yapraklarını kaynatıp suyu içilir.

5- Kiraz saplarını kaynatıp içilir,aynı zamanda idrar da söktürür vücuttaki ödemi alır.

6-”Melissa officinalis ..melisa kokulu bitkidir.,(halk arasında oğul otu denilir.) balla karıştırıp yenir.

Nefes darlıklarını açar.Ayrıca sakinleştirici çok güzel bitkidir.

Özellikle nemli sıcak havalarda iyice artar tıkanmalar.

1- Oğulotu toz haline getirilir. Balla karıştırılır, 1 kaşık yenir her sabah..

2-Nefes darlığı, astım, ses kısıklığı, öksürük ve bronşite faydalıdır. Kavrulmuş ve çekilmiş 1 çorba kaşığı keten tohumu bal ile karıştırılır,

yemeklerden bir saat önce yenir.
3-Bir fiske keten tohumu, bir tutam hatmi çiçeği cezvede demlenip şekerle içilir.

4-Kafi miktarda su(göz kararı lapa kıvamı olacak)

ile keten tohumu tozunu ateşte lapa kıvamında pişirip, normal sıcaklıktayken göğüs üzerine konursa, göğsü yumuşatır.

5-500gr keten tohumu ayıklanıp temizlenir, tavlanıp dövülür. 1 kg bal veya 500gr nöbet şekeri ile dövülüp karıştırılır. Sabah öğle akşam birer çorba kaşığı yenir.

6-Soğan kabukları ile kaynatılıp içilir,nefes açmaya birebirdir.Tadı biraz kötü gelebilir o yüzden içine biraz karanfil.

alıntı

Astım Bronşit Nedenleri

Tüm Dünya’da 350 milyon kişinin etkilendiği önemli bir toplumsal sağlık problemi olan astım ülkemizde de yılda yaklaşık yüzde 10 oranında görülmektedir. Yaş ve cinsiyet ayrımı olmaksızın herkesi etkileyebilen astım hastalığı kişinin günlük işlevlerini etkileyen toplumsal ve özel yaşam kalitesini düşüren kronik seyirli bir hastalıktır.

Yaşamımızın devamını sağlayan oksije alıp karbondioksit vermemizi sağlayan hava yolları ağız ve burnumuzdan başlar soluk borusu ile devam eder daha sonra bu boru 2 ana dala ayrılır biri akciğerin sağına diğeri soluna gider.

Akciğer içine girince bu borudan küçük küçük borucuklar çıkarak akciğerin derinliklerine doğru yayılır. Bu küçük borucukların ucunda ise kan damarları vardır. Havadan aldığımız oksijen buradan kana geçer kandan gelen karbondioksit ise bu küçük borucuklara geçer ve saydığımız yolu takip ederek ağız ve burundan dışarı atılır.

Bronş asthması bu saydığımız borucukların daralması ile oluşan bir hastalıktır. Hastalık krizler şeklinde oluşur. Normalde bir problemi olmayan kişi kriz gelince nefes alamamaya başlar. Krizler genellikle bir tetikleyici faktörle başlar. Toz, duman, koku gibi birtakım nedenler astım krizini başlatabilir.

Hava yollarında oluşan iltihapla ödem ve şişlik oluşur ve hava yollarında bulunan aslgı bezlerinden mukus salgısı artar tüm bunlar sonucunda hava yolları daralır ve akciğerlere girip çıkan havanın engellenmesi ile nefes alamama sorunu başlar. Sonuçta öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum ve hışırtı sesleri görülür.

alıntı

Astım Bronşit

ASTIM BRONŞİT
Astım akciğerlerinizde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, iki farklı boyutu vardır:
Daralma(Constriction)
Akciğerlerinizdeki hava yollarının etrafındaki kaslar beraberce kasılır veya daralır. Bu daralmaya genel olarak “bronkokonstriksiyon” denir, ve akciğerlerinizin nefes alıp vermesini zorlaştırabilir.
İltihaplanma(Inflammation)
Astım hastasıysanız, akciğerlerinizde bulunan hava yollarınız genelde şişik ve rahatsızdır. Nöbet başladığı zaman daha da şişer ve rahatsızlanır. Doktorunuz bu şişme ve rahatsızlıktan “iltihaplanma” olarak bahsedebilir. İltihaplanma, ciğerlerinizden alıp verebildiğiniz hava miktarında azalmaya sebep olabilir.
Daralma ve iltihaplanma; hırıltılı solunum, öksürük, göğüs darlığı ve nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir. Ayrıca, tedavi edilmediği takdirde, astım uzun vadede akciğer işlevlerinin kaybına da sebep olabilmektedir.
Astımınız varsa ve herhangi bir tetikleyiciye maruz kalırsanız, akciğerlerinize giden hava yolları her zamankinden daha çok şişerek iltihaplanır ve nefes almanız zorlaşır. Hava yollarını çevreleyen kasların daralması sonucu hava yolları da kasılır ve mukoza oluşması nedeniyle “tıkanırlar”.
Astım semptomlarınızın alevlenmesine yol açan birtakım tetikleyiciler vardır. Bunların arasında alerjiler, enfeksiyonlar ve eviniz veya ofisinizde maruz kalabileceğiniz kuvvetli koku veya buharlar olabilir. Herhangi bir tetikleyiciye maruz kalıp tepki verdiğiniz zaman, hava yollarınız diğer tetikleyicilere karşı daha da hassaslaşır. Bundan dolayı, astımınızı sürekli olarak kontrol altında tutmanız önemlidir. Semptomlarınızın kuvvetli olmadığı zamanlarda bile hava yollarınız iltihaplı kalabilir.
Belirtileri:
Astımınız kontrol altında olmadığı zamanlarda neler yaşıyorsunuz? Nefes alırken ötme sesi mi çıkarıyorsunuz? Göğsünüzde darlık mı hissediyorsunuz? Çoğu astımlı hasta aşağıdaki klasik semptomların bir veya daha çoğunu yaşar:
Ötme Sesi – Nefes verirken çıkan ıslığa benzer ses.
Öksürük – Bir türlü kesilmeyen ve geceleri başlayan veya daha da kötüleşen bir öksürük
Göğüs Darlığı – Göğsünüzün çevresi halatla sıkılıyormuş gibi bir his
Nefes Darlığı – İncecik bir kamıştan nefes almaya çalışıyormuş, hatta hiç nefes alamıyormuş gibi bir his. Özellikle nefes vermekte zorluk.
Yukarıda sayılan semptomlar doktorunuzun önerdiği tedavi planına uymadığınız (hatta bazen uyduğunuzda bile) durumlarda oluşabilir.
Astımın temel gerçeği şudur: Astım hiç yakanızı bırakmayan sessiz ve sinsi bir rahatsızlık olabilir. Semptomlarınız olmadığı zamanlarda bile hava yollarınız daralmış ve iltihaplı olabilir. Bu yüzden de kendinizi iyi hissediyor olsanız bile astımı sürekli olarak kontrol altında tutmak büyük önem taşır. Tedavi edilmediği durumlarda, astımın uzun vadede akciğer işlevi kaybına yol açtığını gösteren kanıtların sayısı artmaktadır.
Astım tetikleyicileri:
Astım tetikleyicileri, çevrenizde bulunan ve astım semptomları veya astım nöbeti yaşamanıza neden olabilecek şeylerdir. Astım semptomlarınızı alevlendirebilecek çeşitli tetikleyiciler vardır ve bunlar insandan insana farklılık gösterir. Siz tetikleyicilerinizi belirleyip bunlardan uzak kalarak, rahatsızlık veren astım semptomlarını önleyebilirsiniz. Tetikleyicilerinizi tanıyıp, belirleyip bunlardan kaçınmak, astımınızı başarıyla kontrol altına alabilecek detaylı bir eylem planının parçası olmalıdır.
Astım tetikleyicilerinin tümünden kurtulmak mümkün olmayabilir. Yine de, onları ev ve iş ortamınızda olabildiğince kenidinizden uzak tutmalısınız. Bu sayede, çok daha az astım semptomu veya nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.
Sigara
Evinizde ve etrafınızda sigara içilmesine izin vermeyin, bilhassa yatak odası ve arabanızda.
Dumanaltı alanlardan uzak durun.
Toz Böcekleri
Toz böcekleri, kumaş ve halılarda yaşayan, gözle görülmeyen hayvancıklardır.
Yatak ve yastığınızı toz geçirmeyen özel bir kılıfla kaplayın.
En az 5 yılda bir eski yastıklarınızı yenileri ile değiştirin.
Yatağınızdaki çarşaf ve yorganları her hafta sıcak suda yıkayın. Suyun ısısı 55 dereceden yüksek olmalıdır (ev tozları bu ısıda ölür).
Yatağınızın tozlanmaması için, gündüzleri tüm yatağı kaplayan bir yatak örtüsü serin. Gece örtüyü başka bir odaya koyun.
Ev Hayvanları
Bazı insanlar tüylü hayvanların derilerinden dökülen maddeler veya kurumuş tükürüğe karşı alerjik olabilmektedir. Eğer sizin için de durum böyle ise;
Hayvanınız varsa ona yeni bir ev bulun veya baştan evinize sokmayın. Bunu yapmak çok zor olabilir. Ama hayvanlara alerjiniz varsa, astımınızı kontrol altına almanın en iyi yolu bu olacaktır.
Evinizde hayvan bulunmasına engel olamıyorsanız hiç olmazsa yatak odanıza sokmayın ve yatak odasının kapısını sürekli kapalı tutun.
Yatak odanızdaki klima mazgallarına filtre taktırmayı deneyin.
Evinizdeki halıları ve varsa mobilyaların üzerine attığınız kumaşları kaldırın. Bu mümkün değilse, hayvanı evde bunların olduğu odalara sokmayın.
Hamamböcekleri
Astımı olan birçok kişi hamam böceklerinin kuru döküntü ve dışkılarına alerjiktir.
Yatak odanızda yiyecek bulundurmayın.
Yiyecek ve çöpü kapalı kutularda bulundurun (gıda maddelerini asla dışarıda bırakmayın).
Tuzaklar ve ilaçlar ile hamamböceklerini yokedin.
Hamam böceklerini öldürmek için sprey kullanıyorsanız, koku geçene kadar o odaya girmeyin.
Ev Küfü
Damlayan musluk, boru ve diğer su kaynaklarını onarın.
Küflü yüzeyleri çamaşır suyu içeren bir temizlik maddesi ile silin.
Küflenmiş banyo perdelerini yıkayın veya yenileyin.
Duman, Kuvvetli Kokular ve Spreyler
Mümkünse odunlu soba, kerosenli ısıtıcı kullanmayın ve şömine yakmayın.
Parfüm, talk pudrası, saç spreyi ve boya gibi kuvvetli koku ve spreylerden uzak durmaya çalışın.
Polen veya Açık Hava Küfleri
Alerji mevsimi süresince aşağıdakileri yapmaya çalışın:
Pencereleri kapalı tutun.
Mümkünse, öğlen ve öğleden sonra saatlerinde evde kalın ve pencereleri kapalı tutun. Polen ve bazı küf tipleri bu saatlerde çok yoğundur.
Alerji mevsimi başlamadan önce astım tedavinizde herhangi bir ayarlama gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışın.
Spor
Astımınız olsa da aktif bir yaşam sürebilirsiniz. Egzersiz, spor, oyun veya yoğun çalışma gibi aktivitelerde bulunurken astım semptomları yaşıyorsanız doktorunuzla görüşün.
Egzersiz yapmaya başlamadan önce semptomları önlemek amacıyla herhangi bir ilaç alma konusunda doktorunuza danışın.
Egzersize başlamadan önce 6 ila 10 dakika boyunca gerilerek veya yürüyerek ısının.
Hava kirliliği ve polen düzeylerinin (polene alerjiniz varsa) yüksek olduğu zamanlarda açık havada çalışmayın veya başka bir aktivitede bulunmayın.
Soğuk Algınlığı ve Enfeksiyonlar
Soğuk algınlığı ve enfeksiyonlar astımınızı tetikliyorsa, kendinizi hasta hissettiğiniz zamanlarda nasıl bir tedavi planı uygulamanız gerektiği konusunda doktorunuz ile görüşün. Ayrıca aşağıdakileri deneyebilirisiniz:
Grip aşısı olun.
Bol bol dinlenin, dengeli beslenin, düzenli olarak egzersiz yapın, bol sıvı tüketin, ve soğuk algınlığı olanlardan uzak durarak sağlıklı kalmaya çalışın.
Hava
Soğuk ve rüzgarlı günlerde ağız ve burnunuzu bir atkıyla kapatın.
Polen ve küf alerjiniz varsa, polen ve küf düzeylerinin yüksek olduğu günlerde sokağa çıkmamaya çalışın (hava raporlarını takip edin).
Diğer Tetikleyiciler
Sülfitli gıdalardan uzak durun: Örneğin, astım semptomlarına neden oluyorsa, bira veya şarap içmeyin, karides, kuru meyve, veya işlenmiş patates yemeyin.
Diğer ilaçlar: Doktorunuza diğer bütün almayı düşündüğünüz tüm ilaçları söyleyin. Bunlara aspirin, nezle ilaçları, nonsteroidler (ibuprofen, naproksen) ve hatta göz damlası bile dahildir.
Astım, genelde astım semptomları veya nöbetlerine yol açan “tetikleyicileri” temel alan kategori veya gruplara ayrılır. Bu kategoriler veya astım türleri aşağıdaki gibidir:
Alerjik Astım
Alerjik astım, polenler veya hayvan dışkısı gibi alerjenlere karşı alerjik bir tepki olarak tetiklenir. Bu tip astım hastalarının kendileri veya ailelerinde alerji (örneğin, saman nezlesi) ve/veya egzema (kaşıntılı, kızartılı ve su toplaması gibi sonuçlar doğuran bir cilt problemi) geçmişi vardır.
Mevsimsel Astım
Alerjik astımın bir şekli olan mevsimsel astım, havaya polen bırakan ağaçlar, çimen ve çiçekler tarafından tetiklenebilir. Örneğin, bazı insanların astımı ilkbaharda bitkiler çiçek açarken daha kötü olur. Bazı insanlar ise yazın son dönemleri ve sonbaharın başlarında yapraklar küf tuttuğunda daha çok sorun yaşar.
Alerjik Olmayan Astım
Bazı astım hastalarının nöbetleri alerji kökenli olmaz. Bu kişilerin semptomları ve hava yollarında oluşan değişiklikler alerjik astımı olanlarla aynı olsa da, astımlarını tetikleyen şey alerji değildir. Ancak, astımı olan birçok kişi gibi, tütün dumanı, tahta dumanı, oda deodorantları, çam kokuları, taze boya, ev ve temizlik ürünleri, mutfaktan gelen kokular, iş yerinde bulunan kimyasallar, parfümler ve hava kirliliği gibi havadan solunan bir veya daha fazla alerjik olmayan rahatsız edici madde yüzünden astım nöbeti geçirebilirler. Nezle veya grip gibi sıradan solunum enfeksiyonları veya sinüs enfeksiyonu da semptomların ortaya çıkmasına neden olabilir. Egzersiz, soğuk hava, hava sıcaklığında ani değişimler, ve hatta gastroözofageal reflü bile alerjik kökenli olmayan astım hastalarının semptomlarını tetikleyebilir.
Spor/Egzersiz Kökenli Astım
Egzersiz kökenli astım, egzersiz veya benzeri fiziksel aktivitelerden tetiklenen astım semptomları anlamına gelir. Bu semptomlar genelde egzersiz esnasında veya hemen sonrasında fark edilir. Bu tip astım hastalarının kışın açık havada spor yapmaları özellikle yanlıştır.
Gece Astımı
Astımı olan her kişide olabilir. Gecenin ortasında, genellikle saat 2 ila 4 arasında kötüleşen astım semptomlarına bu ad verilir.
Astım semptomlarının gece daha da kötüleşmesine neden olan şeyler arasında sinüs enfeksiyonları ve ev tozları, veya hayvan döküntülerinin neden olduğu burun akıntıları da sayılabilir. Vücut saatinizin de burada bir rolü olabilir. Vücudunuzun astımla savaşmak için ürettiği adrenalin ve steroid gibi maddeler sabah saat 4 ve 8 arasında en düşük düzeydedirler. Bunun sonucunda, astım semptomlarının bu saatlerde nüksetmesi daha kolaydır.

TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR…

Etiketler:astım bronşit bronşit ve astım arasındaki fark bronşit astım çocuklarda astım bronşit astım ile bronşit arasındaki fark astım bronşit belirtileri astım bronşitin belirtileri astım ve bronşit astım ve bronşit arasındaki fark geçmeyen bronşit bronşit astım belirtileri astım bronşit bulaşıcımıdır Astım boronşit asdım bronşit tedavi edilmeyen bronşit bronşitle astım arasındaki fark bronşit astıma bronşıt astım astım bronşit çocuklarda 2 yaşinda astim
Astım ilaçları: Astım ilaçları ya da diğer deyişle Antiastmatik ajanlar astım tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Genellikle tedavi bronkodilatasyon yapan ilaçlarla sağlanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir