Çalışan Anne Hakları

aya bir bu dava hamilelik kariyer liderlik sorun tercih ters yapan yasal yeni Çalışan Anne Hakları Çalışan Annenin Hakları çalışan annelerin hakları çalışan anne hakları çal..

Çalışan Annelerin Bilmedikleri Hakları!

Ülkemizde yüzde 70’den fazla işyerinde hamilelik nedeniyle işten çıkartılan kadın patronuna dava açamıyor Yasalara rağmen birçok işyeri yeni doğum yapan kadının ihtiyacı olan ortamı sağlamıyor ve izinleri kullandırmada sorun çıkartıyor

Çocuk da yaparım kariyer de” sloganı tarihe karıştı Birleşmiş Milletler raporuna göre kadınların liderlik pozisyonuna yükselmelerinin önünde ciddi engeller var Patronlar çocuk doğurup işini ihmal edeceği düşüncesiyle kadın yöneticiyi tercih etmiyorlar Araştırmalar bu nedenle çocuk yapma hayalinden vazgeçen kadınların sayısının her geçen gün arttığını söylüyor Çocuk doğuranların durumu ise içler acısı
Hamileliklerinde uyduruk bir neden gösterilerek işten çıkartılanlar tuvaletlerde süt sağanlar süt iznine gitmek istediği için patronunun ters bakışlarına maruz kalanlar uzayan toplantılarda sütünü çekemediği için ateşlenenler işe döner dönmez önüne yığılan dosyalar nedeniyle geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalanlar

4857 sayılı İş Kanunu’nda kadının doğum öncesi ve sonrasına dair yasal hakları açıkça belirtilmiş Üstelik 50’den fazla işçinin çalıştığı her işyerinde emzirme odası ve kreş olması gerekiyor

Gazi Üniversitesi İş Hukuku Profesörü Nizamettin Aktay merak edilen soruları yanıtladı

- İş Kanununun 74 maddesindeki izin süreleri sizce yeterli midir?
Avrupa standartlarının altındadır İzin süreleri daha uzun olmalı bir yaşından küçük evlat edinen anneye de aynı haklar verilmelidir Babalara doğum izninin yürürlülüğe girmesi sevindiricidir

- İşten çıkartılan hamile kadının yasal hakları nedir?
Yasaya göre işveren geçerli bir sebep göstermeden ve bu sebepi kanıtlamadan hamile bir kadını işten çıkartmışsa ağırlaştırılmış tazminat cezasına çarptırılır Dört aylık maaşı dört aya kadar çalışmadığı sürenin maaşı ve kıdem tazminatının toplamını işçisine ödemesi gerekir Ancak bu 30’dan fazla kişinin çalıştığı işyerleri için geçerlidir İşverenler başlarına bu tür işler açılmaması için çalışan sayılarını 29 gösteriyorlar Kısaca ülkemizde yüzde 70’den fazla işyerinde böyle bir dava açamıyorsunuz

- Peki işveren işten çıkartmıyor ama süt izni gibi yasal haklarını kullanmada sorun çıkartıyorsa
Bu durumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na durumu bildirip takip kararı aldırtmanız lazım Durum kanıtlanırsa yine işverene para cezası uygulanıyor Ancak ülkemizde bu işler çok ağır yürüyor ya da takip edilmiyor Kamu bürokrasisinin işverenin üstüne gitmemek gibi bir tavrı vardır

Çalışan Annelerin Yasal Hakları

İşçi gebelik ve emzirmeye başlama halinde mutlaka işvereni bilgilendirir

Çalışma saatleri: Gebe yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz

Gece çalışması: Emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda emziren işçinin ise altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca gece çalıştırılamaz

Kadın işçiler gebe olduklarının hekim raporu ile tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar

ANALIK İZNİ
Gebe işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmaması esastır Çoğul gebelik halinde doğumdan önce on haftalık süre çalıştırılmaz Sağlık durumu uygun olduğu taktirde hekimin onayı ile gebe işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar iş yerinde çalışabilir Bu durumda gece çalışması yaptırılamaz ve gebe işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir

Bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse arttırılabilir Bu süreler hekim raporu ile belirtilir

İsteği halinde kadın işçiye on haftalık süresinin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir Bu süre yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz

GEBE İŞÇİNİN MUAYENE İZNİ
Gebe işçilere gebelikleri süresince periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir

EMZİRME İZNİ
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler Bu süre günlük çalışma sürelerinden sayılır

Çalışan Annelerin Hayatını Kolaylaştıracak Öneriler

Çalışan annelerin hayatını kolaylaştıracak öneriler

Çalışan annelerin iş yaşamı ve annelik rolü arasında sıkışıp kalmamaları için hayatlarını kolaylaştıracak çözüm önerileri…

Kadınların iş hayatında aktif rol almaları, aynı anda pek çok role sahip olma zorluğunu da beraberinde getiriyor. DBE Davranış Bilimlere Enstitüsü Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi Klinik Psikoloğu Aslı Kızıltoprak Tuna, hem anne hem de çalışan kadın olma zorluğunun üstesinden gelebilmek için çalışan annelere şu tüyoları veriyor:

“İyi bir iş kadını, anne, eş ve evlat olmaya çalışmak gibi aynı anda pek çok rolü mükemmel yapmak zorunluluğunda hissetmek, içinde bulunulan şartları ve sınırları zorlamak çalışan kadını zamanla yıpratmaya başlar ve beraberinde pek çok sorunu getirir. Bu rollerin belki de önemlisi ve çalışan kadını en çok zorlayacak olanı ‘annelik’ rolüdür. Çalışma hayatının hem anne hem de çocuğu üzerinde olumlu ve/veya olumsuz etkileri olacaktır.

Çalışan kadının karşılaşabileceği sorunlar anne olmaya karar vermesi ile başlayabilir. Çalışma hayatı ve çocuk sahibi olmak arasında bir seçim yapmak zorunluluğunda hisseder. Eğer kariyerine devam etmeyi seçerse, annelik hissinden mahrum kalacağını düşünür ve çevrenin özellikle de aile büyüklerinin baskısı ile bu süreç daha zorlayıcı ve yıpratıcı olabilir. Eğer anne olmaya karar verirse, bunca yıl aldığı eğitim ve edindiği birikimlerin boşa gideceğini düşünerek kendini değersiz hissetmeye başlayabilir. Bir diğer seçenek ise anne olduktan kısa bir süre sonra kariyerine geri dönerek hem iş kadını hem annelik rollerini bir arada sürdürmeye çalışmaktır.

Çalışma yaşamını da bırakmak istemeyen bu kadınlar, annelik yaşını olabildiğince ileri çekmek ve çocuk sayısını sınırlı tutmak isterler.

Çocuğuma kim bakacak?
Çalışmaya başlayan annenin ilk karşılaşacağı sorunlardan biri, bebeğine ya da çocuklarına kimin, nasıl bakacağıdır. Bu çalışan annenin yaşayabileceği ilk kaygıdır. Anne ve bebek arasında sağlıklı bir ilişkinin, güvenli bir bağın oluşabilmesi için ilk birkaç ay annenin bebeği ile birlikte olması, onu emzirmesi, aralarında fiziksel temasın olması bebeğin duygusal, fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından çok önemlidir.

Bir süre sonra iş hayatına geri dönen annenin bebeğini bırakmak için aklına gelebilecek en güvenilir kişiler anneanne ve babaannelerdir. Burada önemli olan, bebeğe bakacak olan kişinin, mümkünse çocuk yuvaya başlayana dek (3 yaşlarına kadar) değişmemesidir. Özellikle ilk 1-1,5 yıl bakımı üstlenen kişinin sürekliliği ve bakılan mekanın sabit olması (mümkünse kendi evi) çocuğun kişiliğinde güven duygusunun oluşması açısından çok önemlidir. Çocuğun bakımını üstlenebilecek bir diğer kişi ise güvenilir, iyi referansı olan bir bakıcıdır.”

Çalışan annenin suçluluk duygusu
Çalışan annelerin sıklıkla karşılaştığı bir diğer sorun ise suçluluk duygusudur. Anne her ne kadar elinden geldiğince çocuğu ile ilgilenmeye, ona vakit ayırmaya çalışsa da, çocuğunu evde bir bakıcı ya da bir aile büyüğü ile bırakmak zorunda kalan, tüm bakımı ile ilgilenemeyen, ona yemek yapamayan bir anne, kendini yetersiz hissetmeye başlayacaktır. Bu yetersizlik hissi beraberinde ‘suçluluk duygusunu’da getirecektir ki bu duygu ile anneler her akşam eve ellerinde bir oyuncakla gelmeleri muhtemeldir. Vicdanını rahatlatmak, kendini daha iyi hissetmek ve suçluluk duygusunu az da olsa azaltabilmek için sürekli hediye almak zamanla anne için de çocuk için de bir rutine dönüşecektir.

Her şey mükemmel olmalı inanışından vazgeçin
Yetersizlik hissi ‘Ben yeterince iyi bir anne değilim’ düşüncesinden kaynaklanır. ‘İyi anne’ olmayı, ev işleriyle uğraşıp çocuğu ile evde ilgilenmek olarak gören anneler yanlış bir algıya düşer. Çünkü şayet çalışan anne, çocuğuna dengeli ve yeterli bir şekilde ilgi, sevgi ve bakımı gösteriyorsa çocuk sağlıklı bir duygusal ve sosyal gelişim gösterir. Yapılan çalışmalara göre bu annelerin çocukları bağımsız, sorumluluk sahibi, başarılı ve güvenli bireyler olarak yetişir.

Çalışan annenin karşılaştığı bir diğer sorun ise aşırı sorumluluk yüklenmesi, hem zihinsel hem de fiziksel olarak yorgun olmasından kaynaklanarak, işten eve dönüşte çocuğuna yeterince zaman ayıramama kaygısıdır. Çalışan anneler iş yüklerini çevrelerindeki kişilerden özellikle babalardan destek alarak biraz hafifletebilirler. Hayatlarında öncelik verecekleri işleri sıraya koyup organize edebilirler.

Önemli olan annenin çocuğu ile geçirdiği sürenin uzun olması değil, kaliteli olmasıdır. Önemli olan öpmek, kucaklamak, sarılmak, çocukla duygularınızı paylaşmak, onun da duygularını ifade etmesine fırsat vermek, yardımcı olmaktır. Hediyeler yerine sevgi ve ilgi vermek, onunla birlikte vakit geçirmek çocuğunuzu tatmin edecektir.

Her şeyin mükemmel olması gerektiği inanışınızdan vazgeçin. ‘Bunlara da yetişmeliyim’, ‘Şunları da yapmalıyım’ gibi cümleleri, yani -meli –malı’ları hayatınızdan çıkarın. ‘İyi’ ve ‘yeterli’ bir anne olduğunuza inanın.

Çocuğunuzla aranızda sağlıklı, sevgi ve güvene dayalı bir ilişki kurulmuşsa etkili bir iletişim kurabiliyor, karşılıklı olarak birbirinizi dinliyor ve duygularınızı açıkça ifade edebiliyorsanız, siz mutluysanız, onun da mutlu olmaması ve iş yaşamınızdan olumsuz yönde etkilenmesi için hiçbir sebep yoktur.”

Çalışan Kadınların Sosyal Hakları Nelerdir?

Çalışan Kadınların Sosyal Hakları Nelerdir?

* DOĞUM İZNİNİZİ NE ZAMAN KULLANABİLİRSİNİZ?
* SÜT İZNİ NASIL KULLANILABİLİR?
* DOĞUM İZNİ SÜRENİZ NE KADAR?

İşte süt izni, emzirme yardımı, doğum izini konularında son yasal düzenlemelere göre bilmeniz gereken hususlar…

DOĞUM İZNİ;
SSK’lı ve devlet memuru (657 sayılı devlet memuru kanununa tabi çalışanlar) hamile kadınlar 8 haftası doğumdan önce, 8 haftası ise doğumdan sonra olmak üzere toplam 16 hafta doğum izni kullanabilmektedirler. Doktor raporu ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilmekte ve izinlerinin kalan kısmını doğum sonrasına aktarabilmektedirler. Çalışan hamile kadınlar isterlerse gebeliklerinin 32.haftasında doktorlarından aldıkları “37. gebelik haftasına kadar daha 5 hafta süre ile çalışmasında gebelik yönünden sakınca bulunmamaktadır. ” şeklindeki raporla doğum öncesi kullanmadıkları 5 haftalık izni doğum sonrasına aktarabilirler. Bu durumda doğum sonrası 8 artı 5 hafta = 13 hafta (91 gün) süre ile kanuni olarak izin kullanma hakkına sahip olurlar. Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir. Hekim raporuyla gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz. Bunun için hastaneden hekim raporu gerekmektedir.
İsteği halinde kadın işçiye, 16 haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde 18 haftalık süreden sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.

Yasal doğum izni hakkını kullanabilmeniz için yapılması gereken işlemler nelerdir?
Hamileliğin 32. haftasında doktorun vereceği raporu onaylatmak için bütün ultrasonografi sonuçlarıyla birlikte en yakın devlet hastanesine ya da emekli sandığı, SSK ile anlaşmalı özel bir hastaneye son düzenlemeleri yaptırmalı ardından da işvereninize götürmelisiniz. Bundan sonraki işlemler için çalıştığınız işyerinin personel bölümünden bilgi alabilirsiniz. Yakında sisteme eklenecek olan SGK dahilindeki anne adaylarına doğum raporu, doğum izni, süt izni gibi haklar için büyük ihtimalle yeni bir kanuni düzenleme olacaktır.

NOT:
SSK’lı hamileler, vizite kağıtlarını, sağlık karnelerini , Emekli sandığına tabi gebeler ise kurumlarından aldıkları hastane sevklerini gösteren kağıtlarını yanlarında getirmeliler. Bu evraklar (SEVK KAĞIDI ve VİZİTE KAĞIDI) yeni ve en çok 3 gün önce alınmış olması gerekmektedir.

SÜT İZNİ;
Emzirme izniyle ilgili düzenleme 4857 sayılı iş kanunun 74. maddesinde belirtilir.
Kadın çalışanlara 1 yaşından küçük çocuklarını emzirebilmeleri için her gün 1,5 saat süt izni verilmektedir. Bu süreyi nasıl kullanacağını çalışan kadın kendisi belirler. Süreyi hangi saatler arasında kullanıp kaça böleceği kendisine bağlıdır. Süt izni günlük olarak bebeğin sağlığı düşünülerek verilmiş bir izindir.

Süt izni kullandırılmaz yada kadın çalışanın isteğine göre kullandırılmazsa ne yapabilirsiniz?
Süt izninin haftalık yada aylık olarak kullandırılması yasaya karşıdır, fakat 4857 sayılı İş kanunu, süt izninin kanuna uygun olarak kullandırılmaması halinde cezai yaptırım uygulanmaz. Böyle bir halde kadın çalışan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24.maddesine göre iş sözleşmesini kendisi fesih edebilir. Fesih nedeni haklı olduğu takdirde çalışan işverenden kıdem tazminatı ile birlikte ücret ve benzer birçok haklarını talep edebilir. Çalışan anne ” Süt izni” kullanımını işverene dilekçeyle birdirir, işvereninde çalışan anneye “izin uygun” olduğuna ilişkin yazı vermelidir. Dilekçe ve yazı verilen bu iznin yasalara uygun bir biçimde verildiğinin kanıtı olarak kullanılacaktır.

Süt parası (emzirme) yardımı ne kadardır?
5510 sayılı kanunun 2007 yılında kabul edilen halinde, her doğan çocuğa 6 ay boyunca hak sahibi olmak şartı ve asgari ücretin üçte biri kadar olmak üzere süt parası verileceği ibaresi yer almaktaydır. Bu da o dönemin asgari ücret şartlarında 6 ayda toplam 1277 TL’ye denk gelmekteydi. Ancak 01.10.2008′de yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yer almasına rağmen ” süt parası ” rakamı üzerinde karar verilememişti. 2009 yılının ilk haftasında yayımlanan kararla süt parası 1277 TL yerine 70 TL olarak kabul edilmiştir.

Babaların doğum izni var mı?
İş kanununda erkek çalışanlar için doğum izni verilmesini düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Fakat 657.sayılı devlet memurları yasasına göre erkek memurlara 3 gün doğum izninin verilebileceğinin olması eşitlik ilkesini gerektirmiştir. Eşitliği sağlmak için iş mevzuatı içerisinde çalışmalar yapıldığına yönelik basında haberler çıkmıştır. Yine de şimdiye kadar bu konu hakkında yapılan bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.

Hamile kadınların işyerinde çalıştırma şartları nelerdir ?

Çalıştırma şartlarıyla ilgili yönetmelik aşağıda bulunmaktadır.

Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla
Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına
Dair Yönetmelik

BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç;
Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, işyerlerindeki gebe, yeni doğum yapmış veya emziren işçilerin işteki güvenlik ve sağlığının sağlanması ve geliştirilmesini destekleyecek önlemler uygulamak ve bu işçilerin hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğunu, çalıştırılabileceği işlerde hangi şart ve usullere uyulacağını, emzirme odalarının veya çocuk bakım yurtlarının (kreş) nasıl kurulacağını ve hangi şartları taşıyacağını belirlemektir.

Kapsam;
Madde 2 — Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki kadın işçi çalıştıran işyerlerine uygulanır.
Dayanak
Madde 3 — Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 88 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;
Gebe işçi: İşverenini, durumu hakkında herhangi bir sağlık kurumundan alacağı belge ile bilgilendiren gebe işçiyi,
Yeni doğum yapmış işçi: Yeni doğum yapmış ve işverenini durumu hakkında bilgilendiren işçiyi,
Emziren işçi: 0-1 yaş arası çocuğunu emzirmekte olan ve işverenini durumu hakkında bilgilendiren işçiyi,
Emzirme odaları: Bir yaşından küçük çocukların bırakılması, bakılması ve işçilerin çocuklarını emzirmeleri için ayrılan odaları,
Yurt/Çocuk bakım yurdu/Kreş: 0-6 yaş (6 yaşını tamamlamayan) arasındaki çocukların bakım ve eğitimlerinin yapıldığı yerleri
ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler

Genel Değerlendirme;
Madde 5 — Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin güvenlik ve sağlığı için tehlikeli sayılan kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkenlerin ve sanayi proseslerinin – süreçlerinin işçiler üzerindeki etkileri değerlendirilerek bunlar için alınacak önlemler aşağıda belirtilmiştir.
Bu önlemler, işçilerin yaptıkları işle bağlantılı hareketleri, duruşları, zihinsel ve bedensel yorgunluğu da kapsar.
a) Fiziksel ve zihinsel yorgunluk ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin çalışma saatleri ve ara dinlenmeleri geçici olarak yeniden düzenlenir, söz konusu işçilerin çalışma saatlerinin gece süresine ve gebe işçilerin çalışmalarının günün erken saatlerine rastlamaması için gereken önlemler alınır.
b) Postüral problemler ile ilgili olarak; çalışma mahalli ve çalışma düzeni, gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin postüral (duruş) problemlerini ve kaza riskini azaltacak şekilde yeniden düzenlenir, mümkün olduğu durumlarda oturarak çalışmaları sağlanır.
Gebeliğin durumuna göre yorgunluğun ve diğer postüral problemlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için dinlenme araları ihtiyaca göre daha sık ve uzun olarak düzenlenir.
c) Yüksekte çalışmalarda, gebe işçinin çalışma yerlerinin platform, merdiven gibi yüksek ve düşme tehlikesi olan yerlerde olmaması için gerekli düzenlemeler yapılır.
d) Çalışma saatleri ve çalışma hızı ile ilgili olarak; çalışma hızının, saatlerinin ve işteki yoğunluğun işçinin önerileri dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun hale getirilmesi için gerekli şartlar sağlanır.
e) Gebe ve yeni doğum yapmış işçinin yalnız çalıştırılmaması esastır. Ancak zorunluluk halinde gebe ve yeni doğum yapmış işçinin yalnız çalıştırılması gerektiğinde işyerinde bulunan diğer çalışanlarla kolayca iletişim sağlayabilmeleri için gerekli önlemler alınır.
Ayrıca işçinin uygun tıbbi ve diğer destekleri alabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılır, acil yardım prosedürlerinde bu durum göz önüne alınır.
f) İş stresi ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçiyi, çalışma koşulları, çalışma saatleri, müşterilerle ve üçüncü kişilerle ilişkiler, iş yükü, işini kaybetme korkusu gibi stres faktörlerinden koruyucu önlemler alınır.
Düşük veya ölü doğum yapmış veya doğumdan sonra bebeğini kaybetmiş işçiyi stresten korumak için özel itina gösterilir.
g) Gebe işçinin, ayakta çalışması gereken işlerde, mümkün olan durumlarda oturması sağlanır, sürekli oturarak veya ayakta çalışma engellenir, çalışmanın böyle düzenlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda dinlenme araları artırılır, ayrıca hamileliğin gelişimine göre gerekli önlemler alınır.
h) Dinlenme ve diğer iyileştirici olanakların sağlanması ile ilgili olarak; gebe işçinin sigarasız ve dumansız bir ortamda gerekli aralıklarla oturarak veya rahatça uzanacak şekilde fiziksel ve zihinsel olarak dinlenmesini sağlayacak şartlar temin edilir. Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin sık tuvalete gitme ihtiyacı göz önüne alınarak uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmaları bu gereksinime uygun olarak düzenlenir, ayrıca enfeksiyon ve diğer hastalıklara karşı gerekli hijyen şartları sağlanır. Gebe ve yeni doğum yapmış işçinin, kişisel ihtiyaçları göz önüne alınarak, beslenme molasının, temiz içme suyu temininin ve diğer ihtiyaçlarının kendileriyle de istişare edilerek karşılanması sağlanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özel Hükümler

Özel Riskler;
Madde 6 — Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin güvenlik ve sağlığı için tehlikeli sayılan kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkenlerin ve sanayi proseslerinin işçinin üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi sonucu, bunlar için alınacak genel önlemlerle birlikte aşağıda belirtilen durumlarla ilgili riskler ve alınacak özel önlemler belirtilmiştir;
a) Fiziksel etkenlerden;
1) Şok ve titreşim ile ilgili olarak; gebe işçinin, ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde ve iş makinelerinde, delicilerde çalıştırılmaları yasaktır.
Vücudun alt kısmını, bilhassa karın bölgesini etkileyen düşük frekanslı uzun süreli titreşime ve sürekli sarsıntıya maruziyeti de önleyecek tedbirler alınır.
2) Gürültü ile ilgili olarak; gebe işçinin çalıştığı yerdeki gürültü seviyesinin, en düşük maruziyet etkin değeri olan 80 dB(A) yı geçmemesi sağlanır. Eğer gürültü seviyesi düşürülemiyorsa işçinin yeri değiştirilir.
Kişisel koruyucularla da olsa limitleri aşan gürültülü ortamda gebe işçilerin çalıştırılmaları yasaktır.
3) İyonize radyasyon ile ilgili olarak; gebe işçi iyonize radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerlerde çalıştırılmaz, bu gibi yerlere girmemesi uyarı levhaları ile belirtilir.
Emziren işçi radyasyonla kirlenmiş olan yerlerde ve işlerde çalıştırılmaz.
4) İyonizasyona neden olmayan radyasyon ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin iyonize olmayan radyasyon kaynaklarından etkilenmesini önleyecek tedbirler alınır.
5) Soğuk, sıcak ve yüksek basınç ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurularak çalıştığı yerlerin sıcaklığının ve basıncının sağlık riski yaratmayacak düzeyde olması sağlanır.
b) Biyolojik etkenler ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin, 10/6/2004 tarihli ve 25488 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte tanımlanan grup 2, grup 3 ve grup 4 biyolojik etkenlerin risk teşkil ettiği yerlerde ve işlerde çalıştırılmaları yasaktır.
Ancak işçinin bağışıklığı varsa durum değerlendirilmesi yapılarak çalışmasına izin verilebilir.
c) Kimyasal etkenler ile ilgili olarak; kanserojen, mutajen, çok toksik, toksik, zararlı, alerjik, üreme için toksik ve emzirilen çocuğa zararlı olabilen kimyasalların üretildiği, işlendiği, kullanıldığı işlerde gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin çalıştırılması esas olarak yasaktır.
Ancak, işçinin çalıştırılmasında zorunluluk varsa ve teknik olarak bu maddeler daha az zararlı olanlarla değiştirilemiyorsa, gebe işçi, mutajen ve üreme için toksik maddelerle, emziren ve yeni doğum yapmış işçi, emzirilen çocuğa zararlı olabilen kimyasalların dışındaki maddelerle, ancak her türlü önlem alınarak ve sağlık durumları ile maruziyet düzeyleri sürekli kontrol altında tutularak çalıştırılabilir.
d) Çalışma koşulları ile ilgili olarak;
1) Gebe ve yeni doğum yapmış işçinin kendilerinin ve bebeklerinin sağlığını olumsuz etkileyecek şekilde elle yükleme ve araçsız taşıma işlerinde çalıştırılmaları yasaktır. Bu tür işlerde risk değerlendirmesi yapılır, gerektiğinde iş değişikliği sağlanır.
Gebelik süresi boyunca hiçbir surette elle taşıma işi yaptırılmaz.
2) Kişisel koruyucular gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçiyi tam koruyacak şekilde vücuduna uygun olmalı, bu kişilerin hareketlerine engel olmamalı ve vücut ölçüleri değiştikçe yenileri temin edilmelidir. Uygun koruyucu sağlanamadığı durumlarda işçi bu işlerde çalıştırılamaz.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Değerlendirme ve Bilgilendirme

Değerlendirme;
Madde 7 — İşçi gebelik ve emzirmeye başlama halinde işvereni bilgilendirir.
İşveren, gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi ile ilgili olarak, işyerindeki maruziyetin şeklini, düzeyini ve süresini EK-I, II, III de verilen etkenler, prosesler, çalışma koşulları veya özel bir riske maruz kalma olasılığı bulunan işler için koruyucu veya önleyici önlemler aracılığıyla aşağıdaki kapsamda değerlendirir;
a) Olası güvenlik ve sağlık risklerinin, gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin gebelikleri ve emzirmeleri üzerindeki olası etkilerinin değerlendirilmesi,
b) Alınacak önlemlerin kararlaştırılması.
İşveren, işten kaynaklanan vardiyalı çalışma, işini kaybetme korkusu, iş yükü ve benzeri stres faktörlerini ve kişisel olarak işçiyi etkileyen psikososyal ve tıbbi faktörleri de dikkate almak zorundadır.
İşyerindeki gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi, yapılan değerlendirmenin sonuçları ve işte güvenlik ve sağlık amacıyla alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirilir.

Değerlendirme Sonuçlarını İzleyen Eylem;
Madde 8 — İşveren, değerlendirme sonuçları, gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi için bir güvenlik veya sağlık riskini veya işçinin gebeliği veya emzirmesi üzerindeki bir etkiyi ortaya çıkardığında, ilgili işçinin çalışma koşullarını ve/veya çalışma saatlerini, bu işçinin bu risklere maruz kalmasını önleyecek bir biçimde, geçici olarak değiştirir.
Çalışma koşullarının ve/veya çalışma saatlerinin uyarlanması teknik veya nesnel anlamda olanaklı değilse, işveren ilgili işçiyi başka bir işe aktarmak için gerekli önlemleri alır.
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, gebe işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz. Başka bir işe aktarılması teknik ve makul olarak mümkün değilse, işçinin güvenlik ve sağlığının korunması için gerekli süre içinde, işçinin isteği halinde ücretsiz izinli sayılması sağlanır. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM
Çalışma Koşulları ve İzinler

Gece Çalışması;
Madde 9 — Emziren işçinin doğumu izleyen 6 ay boyunca gece çalıştırılması yasaktır.
Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, 6 aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılması yasaktır.
Kadın işçiler, gebe olduklarının hekim raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.
Çalışma Saatleri
Madde 10 — Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.

Analık İzni;
Madde 11 — Gebe işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmaması esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, hekimin onayı ile gebe işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Ancak bu durumda gece çalışması yaptırılmaz ve gebe işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.
Yukarıda öngörülen süreler, işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.
İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz.
Gebe İşçinin Muayene İzni
Madde 12 — Gebe işçilere gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir.

Emziren İşçinin Çalıştırılması;
Madde 13 — Emziren işçilerin, 16/6/2004 tarihli ve 25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinde kadınların çalıştırılabilecekleri belirtilmiş olan işlerde çalıştırılabilmeleri için, doğumdan sonraki sekiz haftanın bitiminde ve işe başlamalarından önce, işyeri hekimi, işyeri ortak sağlık birimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırasıyla en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, Sağlık Ocağı, Hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek çalışmalarına engel durumları olmadığının raporla belirlenmesi gerekir.
Muayene sonunda ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının sakıncalı olduğu hekim raporuyla belirlenen işçi, doğumdan sonra ilk altı ay içinde bu işlerde çalıştırılamaz.
Emzirme İzni
Madde 14 — Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.

ALTINCI BÖLÜM
Oda ve Yurtlarla İlgili Genel Hükümler

Oda ve Yurt Açma Yükümlülüğü;
Madde 15 — Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.
Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt açma yükümlülüğünde olan işverenler yurt içinde anaokulu da açmak zorundadırlar. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.
İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, bu Yönetmelikte öngörülen nitelikleri taşıyan yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.
Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın işçilerin toplam sayısı dikkate alınır.

Oda ve Yurtlardan Faydalanacaklar;
Madde 16 — Oda ve yurtlardan kadın işçilerin çocukları ile erkek işçilerin annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanırlar. Odalara 0-1, yurtlara 0-6 yaşındaki çocuklar alınır.
Oda ve yurtlarda çocuklarla görevlilerden başkasının bulunması ve bunların amaç dışında kullanılması yasaktır. Yurtlarda 0-2, 3-4, 5-6 yaş çocukları birbirinden ayrı bulundurulur.
Çocuklar, oda ve yurtlara işbaşı yapılmadan önce bırakılır, işin bitiminde alınır. Anne ve babalar, odaların ve yurtların disiplin ve yönetimine dair kurallara uymak şartıyla ara dinlenmesinde çocuklarını görüp bakımlarıyla ilgilenebilirler.

Kayıt ve Çıkış;
Madde 17 — Oda ve yurtlara kabul edilen çocuklar, örneği EK-IV de belirtilen kayıt ve kabul defterine yazılır.
Oda ve yurtlardan tamamen ayrılan çocukların, ayrılış nedeni, tarihi, kiminle çıktığı, gözlem kağıdına ve kayıt kabul defterine işlenir. Çocuğun özel dosyası anne veya babasına verilir.

Oda ve Yurtlarda Bulunacak Nitelikler;
Madde 18 — Oda ve yurtlar çocukların sağlığının korunması, hava ve güneş ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli nitelikleri taşımalıdır. Oda ve yurtlar bodrum katında, doğrudan açık havaya açılmayan yerlerde olmamalı, pencereleri doğrudan güneş ışığı alacak şekilde olmalıdır. Oda ve yurtlar ayrıca şu nitelikleri de taşımalıdır;
a) Buralarda, kadın ve velayet hakkına sahip erkek işçi sayısının en az % 10 u oranında yatak, yeteri kadar gözlem odası ve bir emzirme yeri bulunmalıdır. İhtiyaca yetecek kadar yatak, bölme ve diğer araç gereç ilave edilmelidir.
b) Çocukların bulundurulacağı odaların, taban alanlarının her çocuğa en az 3 metrekare, hacimlerinin her çocuğa en az 8 metreküp hava düşecek ölçüde ve bol ışıklı olması gereklidir. Taban, çocukların sağlığına zarar vermeyecek, kolayca temizlenebilecek bir malzeme ile döşenmeli, duvarlar ve bölmeler yeterli bir yüksekliğe kadar kolayca temizlenebilir bir maddeyle boyanmalı veya kaplanmalı, odalar ve eşya toz tutmayacak şekilde düz ve basit olmalıdır. Çocuk karyolaları ve komodinleri temiz, boyalı, kullanıma ve sağlığa uygun nitelikte olmalı, karyolaların ayarlanabilir yüksek korkulukları bulunmalıdır.
c) Yurtlarda yeterli büyüklükte bir bahçe ve bu bahçede çocukların dinlenmeleri ve oynamaları için araç ve gereçler bulunmalıdır.
d) Oda ve yurtlarda, anneler ve görevliler için yeteri kadar tuvalet ve lavabo, her 10 yatağa bir çocuk banyosu, çocuk yatak odalarının bitişiğinde çocukların kullanabileceği lavabolar, yurtlarda ise, ayrıca, çocuklar için yeteri kadar tuvalet bulunmalıdır.
e) Oda ve yurtlarda, mamaların ve yiyeceklerin hazırlanması, muhafazası, dağıtılması, yedirilmesi, kullanılan araç ve gereçlerin temizlenmesi için gerekli yerler bulunmalıdır.
f) Oda ve yurtlarda, yatak odalarından ayrı bez değiştirme odaları olmalı, bu odalarda, masa, yatak, şezlong gibi eşyalar, temiz ve kirli bez ve çamaşırların ayrı ayrı konulması için gerekli dolap ve kaplar bulundurulmalı, yatak eşyası ve annelere emzirme esnasında giydirilen gömlekler temiz olmalı ve düzenli olarak korunmalıdır.
g) Çocuklar emzirme yerlerine çocuk bakıcısı ya da sağlık personeli tarafından getirilir, emzirmenin bitiminde yine aynı kimseler tarafından alınarak temizlik ve bakımları yapıldıktan sonra yataklarına bırakılır.

Oda ve Yurtlarda Bulundurulacak İlaç ve Tıbbi Gereçler;
Madde 19 — Oda ve yurtların gereken yerlerine çocukların vücut ısılarının ölçülmesi için termometreler konulur, buralarda Yönetmelik EK-V teki çizelgede yazılı olan ve ayrıca işyerinde görevli hekim tarafından gerekli görülen ilaç ve tıbbi gereçler bulundurulur. Bunlar özel bir dolap içinde ve kolayca kullanılabilecek şekilde saklanır ve düzenli olarak işyerinde görevli hekim tarafından gözden geçirilerek bozulmuş veya kullanılmaz duruma gelmiş yahut tükenmiş bulunanların yerlerine yenileri konulur.

Personel, Yönetim ve Gözetim;
Madde 20 — Oda ve yurtlarda çalışacak yönetici, öğretmen, sağlık personeli ve diğer personelin nitelikleri aşağıda belirtilmiştir;
a) Yönetici: oda ve yurtların amacına uygun olarak, işleyişle ilgili idari konulardaki her türlü işlerden ve oda ve yurtlardaki çocukların sağlık kurallarına uygun bir ortam içinde yaşama, gelişme ve eğitimlerinin sağlanmasından birinci derecede sorumlu olmak üzere aşağıdaki niteliklerden birine sahip kişilerden biri yönetici olarak görevlendirilir.
1) Eğitim yönetimi, sosyal hizmetler, çocuk gelişimi ve eğitimi, okul öncesi eğitim, psikoloji, çocuk sağlığı veya çocuk gelişimi ve anaokulu alanlarından birinde yüksek öğrenim görmüş olmak,
2) Eğitim fakültelerinden veya benzeri yükseköğretim kurumlarından mezun olup okul öncesi öğretmeni unvanını almış olmak.
b) Öğretmen: çocukların gelişimlerini sağlamak, onlara iyi alışkanlıklar kazandırmak, onları ilköğretime hazırlamak için çocuk gelişimi ve eğitimi veya okul öncesi eğitim alanında yüksek öğrenim görmüş, öğretmenlik formasyonuna sahip kişiler anaokulu öğretmeni olarak görevlendirilir.
c) Sağlık personeli: oda ve yurtlar işyerlerinde görevli hekimin tıbbi gözetimi altındadır. Çocukların sağlık durumları en az gün aşırı bir hekim tarafından kontrol edilir ve gereği yapılır.
Çocukların periyodik sağlık kontrollerini yapmak, sağlıkla ilgili kayıtlarını tutmak, salgın ve bulaşıcı hastalıklara karşı gerekli önlemleri almak veya aldırmak, sağlık ve temizlik yönünden gerekli denetimleri yapmak üzere işyeri hekimi ile hemşire görevlendirilir.
d) Diğer personel: odalarla yurtların emzirme odalarında her 10 çocuk için bir kadın çocuk bakıcısı bulundurulur. Çocuk bakıcılarından en az birinin Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü mezunu veya benzeri mesleklerden olması zorunludur.
Yurtlarda, her 20 çocuk için bir çocuk bakıcısıyla Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü mezunu veya benzeri meslek mensubu eleman bulundurulur.

Oda ve yurtlardaki çocuk ve grup sayısına göre beslenme, temizlik ve diğer hizmetler için yeterli sayıda personel istihdam edilir. Bu personel için en az ilkokul diploması veya okur yazarlık belgesi almış ve sağlıklı olma şartı aranır.
Yukarıda belirtilen personel dışında, işverence gerekli görüldüğü takdirde, sosyal hizmet uzmanı, beslenme uzmanı ve psikolog, Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü mezunlarıyla müzik, güzel sanatlar ve spor dalında ihtisas sahibi elemanlar görevlendirilebilir. Bunlar kendi alanları ile ilgili çalışma programları çerçevesinde faaliyet gösterirler.
e) Oda ve yurtlarda bulunan çocukların korunmaları amacıyla buralarda çalıştırılacak tüm personel işe girişte ve periyodik olarak akıl ve vücut sağlığı ve bulaşıcı hastalıklar yönünden sağlık kontrolünden geçirilecek, çocukların sağlık ve gelişimlerini olumsuz etkileyebilecek personel bu işlerde çalıştırılmayacaktır.

Çocukların Muayeneleri;
Madde 21 — Oda ve yurtlara kabul edilecek çocuklar önce gözlem odasına alınır ve hekim muayenesinden geçirilir. Bulaşıcı veya tehlikeli bir hastalığı bulunmadığı ve portör olmadığı anlaşılanlar hakkında rapor düzenlenir, raporlar çocukların özel dosyalarında saklanır.
Bulaşıcı veya tehlikeli bir hastalığı olanlar, hastalık kuşkusu bulunanlar veya portör olduğu anlaşılanlar, sağlıklı olduklarının belirlenmesine kadar oda ve yurtlara alınmazlar.
Oda ve yurtlarda bulunan çocuklardan bulaşıcı hastalığa tutulanlar veya tutulduğundan şüphe edilenler, hekime muayene ettirilmek üzere derhal gözlem odalarına alınırlar.
Muayene sonucunda bulaşıcı veya tehlikeli bir hastalığa tutulduğu anlaşılan çocuklar, hekimce ya bir sağlık kuruluşuna gönderilir ya da reçetesi verilerek gerekli öğütlerle ailesine teslim edilir.
Oda veya yurda kabul edildiği gün her çocuk için örneği EK-VI da yer alan bir gözlem kağıdı doldurulur ve özel dosyasına konur. Çocuklar buralarda kaldığı sürece, onların sağlık ve genel gelişme durumları, beden yapıları ve ruhsal özellikleri en az haftada bir defa görevli hekimce örneği EK-VII de yer alan sağlık muayenesi kağıtlarına işlenir.
Oda ve yurtlarda kalan çocuklara koruyucu aşılar ve serumlar yapılır ve bunlar örneği EK-VIII de yer alan çizelgeye yazılır.

Çocukların Beslenmesi;
Madde 22 — Oda ve yurtlarda, çocuklara, yaşlarına göre mamaları, kahvaltıları ve yemekleri verilir. Yemek listelerinin ve mamaların düzenlenmesinde görevli hekimin düşüncesi alınır.
Çocuklara, ayrıca, günde 250 şer gram dayanıklı veya pastörize, bulunmadığı takdirde kaynamış süt veya yoğurt verilir.
Çocukların Eğitim ve Geliştirilmeleri
Madde 23 — Oda, yurt ve ana okullarında, çocuklara psikososyal gelişimlerini ve okul öncesi eğitimlerini sağlamak üzere 1/5/1997 tarihli ve 22976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1475 Sayılı İş Kanununa Tabi İşyerlerinde İşverenlerin Kuracakları Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Eğitim ve İşleyiş Esasları Hakkında Tüzükte belirtilen esaslara göre eğitim verilir.

İşverenin Yükümlülüğü;
Madde 24 — Oda ve yurtların bina, kuruluş, döşeme, araç, gereç, taşıt, beslenme ve benzeri giderlerinin tamamı işverenlerce karşılanır.
Buralar, ayda en az bir defa işveren veya vekili tarafından denetlenir. İşveren, işveren vekili, görevli hekim veya bu birimlerin yönetim ve gözetiminden sorumlu olanlarca görülen eksiklikler derhal giderilir.
Ortaklaşa Kurulan Oda ve Yurtların Yönetimi
Madde 25 — Oda ve yurtlar birden çok işveren tarafından kurulduğu takdirde, bu işverenler veya işveren vekilleri, ayda en az bir defa toplanarak bu yerlerin yönetimine dair kararları alırlar ve uygulanmasını sağlarlar.

Oda ve Yurtların Bildirilmesi
Madde 26 — İşverenler, İş Kanununa tabi işyerlerinde açtıkları oda ve yurtlarla ilgili bilgi ve belgeleri, açılma tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde bir rapor halinde Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderirler.
Bu raporda aşağıdaki hususlar belirtilir;
1) İşyerinin unvanı, bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü, sicil numarası ve adresi,
2) İşyerinde çalıştırılan toplam işçi sayısı ve kadın işçi sayısı,
3) Kuruma alınan çocuk sayısı, cinsiyeti,
4) Kurumun açık adresi, oda sayısı, oyun yerleri, bahçenin büyüklüğü, bakım ve eğitim araçlarının miktar ve çeşitleri.

-Alıntı

Hamilelerin İş Yerindeki Yasal Hakları

Hamilelerin iş yerindeki yasal hakları

İş kadınısınız ve hamile kaldınız… Doğum izni almak için neler yapmak gerekiyor? Doğum izni süresi ne kadardır? Doğum izni süresince maaş ödenir mi?


Hamileler doğum iznini nasıl alır? Doğum öncesi izin hakları ne kadardır? Doğum izni ne kadar sürer? Hamile olduğu için işten çıkarma olur mu? Doğum izni süresince maaş ödenir mi? Çalışan hamileler işyerinde hangi haklara sahiptir?

Çalışan kadınların hamilelik döneminde iş yerindeki haklarıyla ilgili merak edilenleri Avukat Canan Arın anlatıyor…

Çalışan anne adayları doğum izni için hangi evrakları hazırlamalı?

Çalışan anne adayları doğum izni alabilmek için önce hekimden hamile olduklarına dair bir rapor alıp, o raporu ibraz etmeliler. Sonra da doğumun sekiz hafta öncesi ve sekiz hafta sonrasının ne zamana geldiğini hesaplayıp, bu haftalar için izinlerini ne zaman başlatacaklarını iş yerine bildirmeleri gerekir.

Çalışan hamileler doğum izni için hangi kurumlara başvurmalı?

Kadın, hamile olduğuna dair belgeyi aldıktan sonra bunu iş yerinin insan kaynakları veya muhasebe bölümüne verir ve gerekli bölümlere göndertebilir.

Hamileler, hamile olduğuna dair belgeyi devlet hastanelerinin kadın doğum servisinden alabilir. Belgeyi bağlı olduğu sigorta kurumuna ulaştırması ve kendi bulunduğu iş yerine de bilgi vermesi gerekir. Bağlı olduğu sigorta kurumuna hamile olduğunu bildirmesi, hem izninin başlaması hem de diğer işlemlerin yapılabilmesi, hamilelikle ilgili haklarının işleme konulabilmesi için önemlidir.

Hamilelerin doğum öncesi izin hakları var mı?

Hamile bir kadının doğumdan 8 hafta önce ve doğumdan sonra 8 hafta kullanılmak üzere toplam 16 haftalık izin hakkı vardır.

Eğer doktor izin veriyorsa, doğumdan önceki 8 haftayı doğumdan önce 3 haftaya kadar kullanıp kalanını doğumdan sonraya bırakabilir. Hiçbir hamile, “doğuma kadar çalışacağım” diyemez; doğuma 3 hafta kala izne çıkması zorunludur.

Yine ihtiyaç duyuyorsa, doğumdan sonra 6 ay ekstra izin alabilir. Doğumdan önce ve sonra kullandığı 16 haftalık izin için maaşından herhangi bir kesinti yapılmaz, ama ekstra 6 ay için maaş alamaz.

İzin zamanını belirleyebilmek için hamile kadının doktordan doğumun ne zaman olacağına dair rapor alması gerekir. Doğumdan önceki 8 hafta sırasında anormal bir durum varsa ve kadının yerinden kalkmaması gerekiyorsa, o 8 haftalık izin süresi uzatılabilir ve kadın doğuma kadar o süreyi kullanabilir.

Hamileler işyerindeki çalışma koşullarında değişiklik isteyebilir mi?

  • Hamile bir kadın, doktor raporuna bağlı olarak çalışma saatlerinde değişiklik isteyebilir.
  • Ağır bir hamilelik geçiriyorsa, tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.
  • Seyahat etmesi gerekiyorsa, masa başı işe dönebilir.
  • Trafiğin çok yoğun olduğu saatlerde sokağa çıkmak yerine trafiğin yoğun olmadığı saatlerde gidip gelmeyi talep edebilir.
  • Gece vardiyasında çalışmamayı talep etme hakkı vardır.
  • Hamilelerin, kendisinin ve bebeğin sağlığını tehlikeye atmayacak çalışma koşullarında çalışmayı talep etme hakları vardır.

Hamileler doktor kontrolü için iş yerinden istediği zaman izin alabilir mi?

Hamile bir kadın hem rutin kontroller hem de ekstra kontroller için, çalıştığı kuruma bildirerek işten çıkabilir.

İş yerinde ani bir durum meydana geldiyse, herhangi bir işçiye olduğu gibi sağlık önlemlerinin alınması gerekir.

Hamile, doktora gidebilir veya doktor işyerine gelebilir. Hekimle ilgili izinlerini suistimal etmemek kaydıyla hamile kadın, hekimin talebi doğrultusunda doktor izni kullanabilir.

Hamileler çalışma koşullarında ne tür düzenlemeler talep edebilir?

Hamilelerin tuvalet ihtiyaçları diğer insanlara göre daha sıktır ve tabii çok zorunda olduklarında uzanıp dinlenme hakları vardır. Eğer doktor raporu uygun görüyorsa, hamile kadın o rapora bağlı olarak izin alabilir ve bu izin maaşından kesilmez.

İş yerinde daha rahat koşullarda oturması, ayaklarını uzatması, çok fazla radyasyon almayacak şekilde bilgisayar ekranının korumasının sağlanması gibi bebeğin sağlığını tehlikeye atmayacak koşulların yerine getirilmesi gerekir.

İş yerinde yasal koşullar sağlanmıyorsa hamileler ne yapabilir?

Hamile kadın, önce noterden iş yerine bir ihtarname gönderir. Koşulların sağlanmasını istediğini, koşullar sağlanmadığı takdirde yasal yollara başvuracağını bildirir. Koşullar hala sağlanmazsa, bunu bildirerek işini feshedebilir veya mahkemeye başvurarak, sağlanmayan koşullardan dolayı herhangi bir zarara uğramışsa onun tazminini iş yerinden isteyebilir.

Mahkeme, iş yerinin hamilelik koşullarına uygun olup olmadığının tespitini isteyebilir. Ama bu masraflı bir yoldur, bilirkişi parası ödemek gerekir. Noterden ihtarnanme çekmek daha uygun bir yoldur.

Hamile olduğu için işten çıkarılanlar yasal olarak ne yapabilir?

Çalışan hamilelerin hakları, İş Kanunu’nun 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Hiçbir kadın hamile olduğu için işten çıkarılamaz.

Fakat işverenler bazı hileler yapabiliyorlar. Kadını işten çıkarıp, bazen de kimsenin duymayacağı şekilde, “hamile kalırken bana mı sordun” gibi cümlelerle yaklaşabiliyorlar.

Kadının, mümkün olduğu kadar bu nedenle işten çıkartıldığını ispat edecek konumda olması gerekiyor. İşverenle konuşurken odaya arkadaşıyla birlikte girmesi ya da bir arkadaşının bu konuşmayı duyması iyi olur. Çünkü işveren hamile olduğu için değil, başka sudan bir sebep bularak işten çıkarıyor.

Kadın, hamile olduğu için işten çıkarıldığı takdirde, hemen bir ihtarname çekip işe iadeyi talep etmeli. O gün iş yerine gidip işe alınmadığını tespit ettirmesi, sonra da iş mahkemesine işe iade davası açması gerekir.

İşe iade davası açtığı takdirde, çalışmadığı süre için bir tazminat alabilir, ayrıca mahkeme işe iade kararı verebilir. İş yeri işe iadesini kabul etmezse, mahkeme kararı ile kendisine 8 aya kadar maaş ödenebilir.

Etiketler:çalışan annelerin hakları çalışan anne hakları çalışan annenin hakları doğum yapan annenin hakları sgk çalışan anne ssk çalışan hakları ssklı annenin hakları çalişan anne haklari ssk çalışanın hakları çalışan annelik hakları çalışan annenin sosyal hakları ssk çalışan anne ssk çalışan hakları 2011 çalışan yeni doğum yapmış annenin hakları ssk lı annenin hakları ssk çalışan kadın hakları çalışan annelerin sosyal hakları ANNE SSK HAKLARI yeni dogum yapan kadin isten cikartilirsa çalişan annelerin haklari
Çalışan Kız (film): Çalışan Kız 1988 yapımı film. Özgün adı Working Girl dür. Senaryosunu Kevin Wade 'in yazdığı filmi Mike Nichols yönetmiş, önemli rollerinde Harrison Ford, Sigourney Weaver, Melanie Griffith, Alec Baldwin ve Joan Cusack oynamışlardır.
Çalışır CD: Çalışır CD, işletim sistemi çekirdeği yüklenmiş CD.
Çalışan Gazeteciler Günü: Çalışan gazeteciler günü, 1961 Anayasasında gazeteciler lehine yer alan hükümlerden sonra "Çalışan gazeteciler bayramı" olarak kabul edilen fakat 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra bu hakların bir kısmının geri alınması üzerine " 10 Ocak Çalışan gazeteciler günü" olarak değiştirilmiştir.
Çalışan, Ömerli: Çalışan, Mardin ilinin Ömerli ilçesine bağlı bir köydür.
Çalışanlar, Dernekpazarı: Çalışanlar, Trabzon ilinin Dernekpazarı ilçesine bağlı bir köydür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir