Can Dündar Evlilik

aile arayan ayni bey bir bitanem dahi diye dogum esit firtina halde hani ilk kaldi kurum kuruma o bana sene yada Can Dündar Evlilik Can Dündar Evlilik Ve Aşk evlilik üzerine can dündar evlilik can dündar evli..

Evlilik Üzerine Can Dündar

Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum
benim için. 17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi
kurum ayni zamanda da…
Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor.
Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan. Nedir bu dayatmalar?
Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim seviyesinin
erkegin lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi…
Olmaz, yürümez diyor toplum… Erkek yasça büyük olmali ki, kadina “hot”
dediginde oturmali kadin. Yada yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten
önce çöktügü için (hani dogum felan) küçük olmaliymis yasi. Egitimde de böyle.
Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evde kalmakmis layiki….
ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne “hot” dememe gerek kaldi 17 senede, ne de
benden önce çöktü. Yillar içinde ben yaslandikça o gençlesti, “oo Can
bey kapmisiniz çitiri” esprilerine muhattap dahi oldum.
ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim. Ne o bana
bilmislik tasladi, ne ben ona ezik baktim…
Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar farklidir der Halil
Cibran…
Bunu unutmadik biz. Ben konusurken o dinledi, Ben dinlerken o konustu
17 sene.
O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o “haklisin bitanem…” dedik, öfke
bitip firtina duruldugunda “ama bi de böyle düsün” de dedik fikrimizi savunurken.
Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan
neferlerdik bu hayatta. Ala bilmedik ne kadar para kazandigimizi,
ortak cüzdanimizdan gerektigi kadar aldik..
Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon, kim bu saatte arayan
karsi cins diye sorgulamadik da ama… Sevginin en büyük dostuydu
bizim için “güven”… Ve güvenin ardina saklanmis bir “saygi” vardi
daima… Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede…
Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yasayacaktik…
Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin disinda yattim bi
gece, misafir odasinda… Gece yarisi kapi açildi, esim “ne yapiyosun burda?”
diye sordu kapinin esiginden, “uyuyorum” dedim buz gibi bi sesle…
Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla… “kay yana” dedi
daracik yatakta. “ne yapiyosun?” dedigimde “benim yerim senin yanin,
sen gelmezsen ben gelirim” dedi… Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz
yat saatine kadar sürecek…
Ve bence dogrusu da bu… Özen gösterdik o günden sonra, evin her
yerinde kavga ettik, yatak odamiz haric..
Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadik birbirimize…
Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktik o listede…
Ama oyunun kurallarini biz koyduk… Nede olsa bizim oyunumuzdu, oynanan…
Evlilik; hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun bence…
Topluma kulaklarini tikayarak hemde… Ne benim, ne de bizim
sözlerimizle…
Sadece gönlünüzden geçtigince…
Dedigi gibi Ataol Behramoglu' nun; “…Yasadiklarimdan ögrendigim bir
sey var: Yasadin mi büyük yasayacaksin, irmaklara, göge, bütün evrene
karisircasina. Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir.
Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana…”
CAN DÜNDAR

Efendimizden Hz.ali’ye Evlilik Üzerine Nasihatları

Efendimizden Hz.Ali’ye evlilik üzerine nasihatları

Efendimizden Hz.Ali´ye Evlilik Üzerine Nasihatlar

Altdaki Menakıb-ı Çihar-ı Yari Güzin den alıntı yapılan Otuzdokuzuncu Menakıb çoğu müslümanın kendisinden bi haber olduğu ilimlerden bahsetmektedir, özellikle yeni evlenen ve evli olanların bu hadisi şerifleri hıfz (ezber) etmeleri kendilerini birçok sıkıntıdan kurtarıp dünya ve ahıret saadetine nail olmalarına vesile olacaktır.

Otuzdokuzuncu Menâkıb: Hazret-i Fâtıma-tüz-zehrâyı “radıyallahü teâlâ anhâ” hazret-i Alîye “radıyallahü teâlâ anh” tezvîc (nikah) etdiklerinde buyurdukları vasıyyetleri beyânındadır.

Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet eder.
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki:

* Yâ Alî! Gelini kendi evine götürdüğün zemân, çorabını ayağından çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yapınca, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri senin evinden yetmiş dürlü fakîrliği dışarı çıkarır. Yetmiş dürlü bereketi evine dâhil eder. Yetmiş rahmeti sana nâzil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir. O gelin, delilikden ve diğer hastalıklardan emîn olur.

* Yâ Alî! Gelini ilk hafta, yoğurt yimekden, ayran yimekden, sirke ve ekşi yimekden men’ et! Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh”, “Yâ Resûlallah! neden ötürü bu şeyleri vermemem gerekdir”, diye sordu. Buyurdu ki: (Ondan dolayı ki, turşu ve yoğurt ve ayran, rahmde evlâd olmasına mâni’ olur. Evde bir hasır olması, doğurmayan kadından iyidir.) Hazret-i Alî, dedi ki: Yâ Resûlallah! Sirkenin illeti nedir. Buyurdu ki: (Sirke yiyen kadının hayzı zahmetli olur ve temizliği uzar. Keşenç yimek, hayzı karında habs eder. Eğer Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir evlâd verirse, doğumu zor olur. Ammâ ekşi elmâ yimek, hayz kanını keser. Onun ardından başka hastalık zuhûr eder.)
Sonra Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki:

* Yâ Alî, ayın evvelinde, ortasında ve sonunda ehline yakın olma ki, o hanımda ve o evlâdda cüzzam ve dîvânelik (delilik) ve pislik olmasından korkulur.

* Yâ Alî! Ehline asr (ikindi) nemâzından sonra yakın olma. Eğer Allahü tebâreke ve teâlâ bir evlâd nasîb ederse ahvel (şaşı) olur ve şeytân şaşı evlâda sevinir.
* Yâ Alî! Ehline yakınlık (cima) etdiğin vakit çok konuşma ki, eğer bir evlâd olursa, yiyici olur. Avret yerine bakma. Sohbet (cima) esnâsında gözünü yumma. Evlâda körlük getirir.

* Yâ Alî! Kendi ehline bir başka kadının şehveti ile yakın olma ki, eğer bir evlâd olur ise muhannes (kadına benzeyen erkek) olur. Kadınlara benzemeye çalışır.

* Yâ Alî! Cünüb olduğun zemân kat’i olarak Kur’ân-ı azîm-üş-şânı okumayasın ki, korkulur ki, gökden bir ateş inip, seni yakar. Cünüb hâlde sohbet (cima) etme. Senin bir su kabın, ehlinin bir su kabı olsun. Ayrı ayrı su kapları ile temizleniniz. Eğer bir su kabından ikiniz yıkansanız, şehvet şehvet üzerine düşer (tekrar cima ederseniz). Aranıza düşmanlık düşer. Korkulur ki, talâk ve iftirâka müncer olur.

* Yâ Alî! ikiniz de ayakda iken sohbet (cima) etmeyiniz, eşekler böyle yapar. Eğer çocuk olur ise, döşeğe bevl (idrar) eder.

* Yâ Alî! Ehlinle bayram geceleri buluşma! Eğer çocuk olur ise altı parmağı veyâ dört parmağı olur.

* Yâ Alî! Ehlinle meyve ağacı altında buluşma ki, eğer çocuk olur ise kâtil olur, kan dökücü olur. Halka zulm eder.

* Yâ Alî! Ay ışığında (Açık havada ay ışığının altında) ehline yakın olma. Meğer bir yerde örtünülmüş olasın. Eğer bir çocuk olursa, fakîrlikden ömür boyu kurtulamaz.

* Yâ Alî! Ezân ile ikâmet arasında ehline yakın olma ki, eğer bir çocuğunuz olur ise, kan dökmeğe hevesli olur.

* Yâ Alî! Hanımın hâmile olduğu zemân abdestsiz ona yakın olma. Eğer çocuk olursa kör gönüllü ve bahîl (cimri) elli olur.

* Yâ Alî! Şa’bânın ortasında, Berât gecesi ehline yakın olma, eğer aranızda
bir çocuk olursa, derisinde, tüylerinde ve yüzünde kötü nişânlar olur.

* Yâ Alî! Hanımına bacısının (baldızının) şehvetiyle yakınlık etme ki, eğer bir çocuk olursa, hırsız olur ve halkın felâketi onun eli ile olur.
* Yâ Alî! Ehline etrâfında dıvâr olmıyan damda yakın olma ki, eğer aranızda bir çocuk olursa, münâfık ve mürâi, mübtedî’ (bid’at sâhibi) ve kumarbâz olur.

* Yâ Alî! Sefere çıkacağın gece ehline yakın olma ki, eğer bir çocuk olursa, malını harâm yerlere harc edici olur. Sonra meâl-i şerîfi “Malını saçıp dağıtanlar, şeytânın kardeşleridir” âyet-i kerîmesini okudular.
(İsrâ sûresi 27.ci âyet-i kerîmesi.)

* Yâ Alî! Üç günlük seferden geldiğin gecesi ehline yakınlık etme. Bir çocuk olursa zâlim olur.

* Yâ Alî! Pazartesi gecesi ehline yakınlık edersen, aranızda bir çocuk olursa, hâfız-ı Kur’ân olur. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kısmetine râzı olur.

* Yâ Alî! Salı gecesi ehline yakınlık edersen, çocuk hâsıl olursa, mü’min olur ve iyi huylu olur. Rahîm gönüllü (yumuşak kalbli), cömert elli, yalandan, bühtândan ve gıybetden temizlenmiş dilli olur.

* Yâ Alî! Perşembe gecesi ehline yakınlık et ki, eğer çocuk olur ise, hikmeti çok hakîm olur. Ve ilmi çok âlim olur ki, ilmi ile âmil olur. Perşembe günü öğleden evvel ehline yaklaşsan, eğer aranızda bir çocuk olursa, aslâ şeytân ona ölene kadar yaklaşamaz. Dünyâda ve âhıretde selâmetde olur. Eğer Cum’a gecesi ehline yakınlık edersen, bir çocuk olur ise, Kâri-i Kur’ân olur. Veyâ hatib olur. Veyâ Vâiz olur. Eğer Cum’a günü hanımına yakınlık edersen, bir çocuk olursa, âlim olur. Dindârlığı ile ma’rûf ve meşhûr olur. Eğer Cum’a gecesi îşâ (yatsı) nemâzından bir sâat sonra ehline yakınlık edersen, eğer bir çocuk olursa, ebdallar (velîler) cümlesinden olur.

* Yâ Alî! Ehline gecenin evvel sâatinde (başında) yakınlık etme ki, eğer bir çocuk olursa câdı ve kâhin olur. Dünyâyı âhıret üzerine tercîh eder.

* Yâ Alî! Benim vasıyyetlerimi ezberle ki, Allahü teâlânın izni ile sana fâide versin.

(Menakıb-ı Çihar-ı Yari Güzin)

Evlilik Üzerine Bir Baba Tavsiyesi

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde
bulunuyormuş.
“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı “Olur” demiş çekine çekine. Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış. “Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna. Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş… Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına. Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu. Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş. Sonra oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?” Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.”Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler… “Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş: “Evlilikte aşk,saygı ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler. Saygı ve şefkatten yoksun bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar. Aşkın da, saygının da, şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler. Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu. “Asıl ders bu değil!” dedi baba. Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları
gösterdi.
“Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak… İkisinde
de bir tat yok “Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı. “İçmek istersin herhalde” dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü. “Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı
taze kahve gibi… Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla, saygı ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar.”

Evlilik Üzerine Öğütler ‘kızım’a

Kızım,

Akrabalarından, dost veya arkadaşlarından her kim olursa olsun, ona karşı kocanı övme. Sakın onu şikayet de etme. Aile içinde kalması gereken mahrem veya bildik şeyler de olsa anlatma.

Derler ki, “Söyleme sırrını dostuna, dostunun da dostu vardır o da gider söyler dostuna.” Bir ağızdan çıkan söz, sır olmaktan çıkar. Sırrın ucunu ele veren arkasını getiremez. İlla biriyle paylaşman gerekiyorsa bir günlük tut. Mümkünse onlarında bu tür sana anlatacaklarına fırsat verme. Bu tür söylenen veya anlatılanlar fitneye, dedikodulara ve ailelerin yıkılmasına fırsat ve zemin hazırlar. Her ne kadar sıkılır veya daralsan dahi; anne ve babana bile anlatma. Çözemediklerini akıllı ve kendinden emin olduklarınla istişare ederek çözmeye çalış.

Aile hayatının karşılıklı sevgi, saygı ve merhametle yürütülmesi temel ilkedir. Dinimiz aile reisliği vazifesini erkeğe vermiştir. Erkek ise; fizik gücüne, kuvvetine sahip, cesur ve mücadelecidir. Fizyolojik bakımdan daha zayıf olan kadınları kavvâm; gözetip kollayıcıdırlar. Ailenin dış düşmanlardan korunması, geçim ve ekonomik giderlerin temini öncelikli olarak erkeğe ait olduğundan mallarından bol bol harcamaktadırlar. Kadının; erkekte bulunmayan anneliğin verdiği yüce bir görev olan çocuğun doğumu ve bakımı ile öncelikli olarak; çocukların terbiye edilerek yetiştirilmesi, yuvada huzur ve sükûnun temininde duygusal gayret, aileye içten bağlılık gibi daha birçok üstünlükleri bulunmaktadır.

Eşinin eve geleceği saati iyi belle. Mümkün mertebe onu kapıda karşılamaya çalış. Kapıda karşılaman onu; ziyadesiyle memnun edecektir. Adamı sakın kapıda bekletme. İçeri girere girmez elindeki eşyaları al. Velev ki; sıkıntı ve moralsiz olsan bile; yumuşak ve tatlı konuş. Söylemen gerekenleri kocana söyle. Anlayamadıklarını ve meselelerini konuşma yoluyla hallet. Konuşma mesellerin yüzde doksan dokuzunu çözer. Konuşurken onun konuşmalarını kesme. Bazı konularda farklı düşünüyor olabilirsiniz. Farklı bile düşünseniz uzlaşmayı tercih et. İçinden seni seviyorum demekle olmaz. Sevgini ona mutlaka o istediği için değil, kendi tarzınla ona hissettir. Zaman zaman onun penceresinden bakmayı dene. Sizin olmayan hayatlara dalıp hayatınızı karartma. Bakış tarzın en kötü gününde bile olumlu olsun. Göz yaşlarını asla silah olarak kullanama, bu kadının zayıflığını gösterir. Bilirsin ki, evlilikte dürüstlük esastır. Zaman zaman espri yap; iyi bir espri zor günlerinizi kolay atlatmanızı sağlar. İlişkinizi kuvvetlendirmek için elinden geleni en iyi şekilde yap. Evini temiz tut. Çocuklarının yeme içmeleri, sağlıklarıyla dersleriyle yekinen alakalan.

Görevlerini bil ve yaptıklarından dolayı asla şikayet etme. Eşinin gelen eş dost ve akrabalarına güler yüz, tatlı dille hüsnü muamelelerde ve izzeti ikramlarda bulun. Eşin eve geldiğinde sakın üstün pis ve pas içinde yani çamaşır ve bulaşık kokusu olmasın. Evin içindeyken mümkün mertebe mutfakta ve banyoda, bulaşık, çamaşır gibi şeylerle oyalanma. Yapacaklarını ya onun gelmesinden önce yada mümkünü olanları tehir et. Daima yanında olmaya çalış. Hal ve hatırını sor. Onun anlattıklarını dinliyormuş gibi yapma. Onu canı gönülden dinle. Onun derdiyle dertlen, sevincine ortak ol. Sevdiklerini sev, değer verdiklerine değer ver.

Eve getirdiklerini yerinde değerlendir, çöpe atma. Ondan izinsiz oraya buraya dağıtma. Neyi sevip, neyi sevmediğini bil. Bilmiyorsan uygun şekilde sorarak öğren. Sevdiklerini yap, sevmediklerinden kaçınmaya çalış. Canı neyi çekiyorsa, onları getirip ikram et. Bazen elma armut gibi meyveleri dilimleyip bizzat ağzına koy. Çocuklarının yanında onları ona şikayet etme.

Özürlü olmadığın sürece yatarken de abdest al. Okuyacağın şeyleri biliyorsun, bilmediklerin varsa en kısa zamanda öğren. Okuyarak eksik olduğun yönlerini tamamla. Onun sıkıntılı günlerinde sözle, tatlıkla yardımcı ol. Böylesi anlarda zaruri olmayan isteklerini ertele. Yatağı yatacağı zamana doğru hazır et. Yatınca da lambayı hemen söndür. Eşinin yatakta beklemesi onu huzursuz eder. İkide bir hastayım deme. Halinden şikayetçi olma. Sürekli canlı ve dinamik ol. Sabahleyin mutlaka ondan önce kalk.. Namazdan sonra yatmayın. Onu da yatırma. Buna alışın. Özürlü bile olsan abdest al. Özürlü değilsen kuşluk namazını sakın ihmal etme. Her namazın arkında yaptığın dualarına mutlaka kocanı da ekle.

Eşine kahvaltısını erken hazırla. Onun yemesi için sende iştahla ye. Ve yine tatlı sözlerle onu görevine yolla. Eşinin bütün istek ve arzularını ima etmesine gerek kalmadan yerine getir. Onu çok sevip saydığını söyle ve hem uygula. Her fırsatta süslenip öyle çık karşısına. Cuma, bayram, mübarek geceler ve evlilik yıl dönümlerinizde mutlaka özel bir hazırlık yap. Her şeyinle adamın gözünü de gönlünü de doldur…

alıntı

Evlılık Uzerıne

EVLILIK UZERINE

Anlamsız Evlilik
Çocuk babasına:
- Babacığım, annem ile nasıl evlendin?
Adam eşine dönüp:
- Görüyormusun, çocuk bile anlam veremiyor!
:deli:

Etiketler:evlilik üzerine can dündar evlilik can dündar evlilik ve aşk evlilik uzerine evlilik can dündar Can dundar evlilik icin evlilil üzerine sevgi ve evlilik üzerine evlikik üzerine can dündar aşk ve evlilik slayt evlenmek üzerine can dündar evlilik üzerine can dündar evlendi evlilik inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum benim için.. 17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi kurum ayni zamanda .. makaleler can dündar CAN DÜNDAR EVLİLİK can dündar - evlilik evlilik can dundar evlilik ile ilgili slaytlar evlilik terapisi slayt
Dündar Taşer: Dündar Taşer (d. 1925 - ö. 13 Haziran 1972) 27 Mayıs Darbesi gerçekleştiren 38 kişilik Milli Birlik Komitesi üyesi, emekli kurmay binbaşı.
Dündar Kılıç: Dündar Kılıç(d. 1935 Sürmene, ö. 10 Ağustos 1999 İstanbul), ünlü kabadayı. Tam adı Dündar Ali Kılıç' tır.Kılıçoğlu sülalesinin Sürmene kolundandır.
Didier Six: Didier Six (d. 21 Ağustos 1954, Lille) Fransız futbolcu. Fransa Milli Futbol Takımı için 52 kere oynamış ve 13 gol atmıştır.
Dündar Soyer: Dündar Soyer, (d. 1920, Bor, Niğde) - (ö. 27 Aralık 2002), Türk siyasetçi.
Evlilik Öpücüğü: The Wedding Singer, 1998 yapımlı müzikal içeren romantik komedi filmi, senaryosu Tim Herlihy ve yönetmenliğin Frank Coraci'ye ait olduğu filmin yıldızları Adam Sandler ve Drew Barrymore'dur.
Evlilik Senedi: Evlilik senedi (İtalyanca:La cambiale di matrimonio) Gioacchino Rossini tarafından bestelenen 1-perdelik fars veya komik operadır.
Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler (oyun): Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler (Fransızca: Petits crimes conjugaux, İngilizce: Partners in crimes), Éric-Emmanuel Schmitt'in yazdığı, kadın - erkek ilişkileri üzerine bir oyundur.
Evlilik danışmanı: Evlilik danışmanı, çiftlerin evlenmeden önce, evlilik sırasında yaşanan problemlerle ilgili ve boşanmadan önce profesyonel bir yardım amacıyla başvurduğu uzmandır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir