Çinko Nelerde Bulunur

Sponsorlu Bağlantılar
alma bol bu bunun gr verimli Çinko Nelerde Bulunur Çinko Hangi Yiyeceklerde Bulunur çinko hangi besinlerde bulunur çinko nelerde bulun..

Çinko Faydaları Ve Çinko Hangi Besinlerde Bulunur

Çinko faydaları ve çinko hangi besinlerde bulunur

Ne kadar çinko alınmalı?
Çinkoya olan ihtiyaç bir çok faktöre bağlı. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az, hastaların sağlıklı kişilerden daha fazla, stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha fazladır. Uzmanlar, yetişkinler için günde 15 mg öneriyor. Çinko kürü yapmak isteyen üç ay boyunca günde 20-30 mg almalıdır. Gebe ve emziren annelerin ihtiyacı biraz daha fazla. Çocuklarda çinko azlığı gelişme ve büyüme bozukluğuna yol açabiliyor.

Çinko azlığının anlaşılması
Özellikle enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko azlığının en önemli belirtisidir. Bunun dışında çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun sınırlı olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının diğer belirtileri arasında yer alıyor.

Çinko hangi besinde ne kadar bulunuyor? 100 gr için;

  • İstiridye 7 mg
  • Peynir 2-4 mg
  • Sığır eti 5 mg
  • Sütsüz çikolata 2 mg.
  • Kuru fasulye 3 mg
  • Yumurta 1.5 mg
  • Mısır 2.5 mg
  • Brüksel lahanası 1 mg
  • Karides 2.3 mg
  • Brokoli 1 mg

Çinko – Potasyum – Magnezyum

Çinko – Potasyum – Magnezyum

ÇİNKO

Bir çok besinde fazlasıyla bulunan çinko minerali bağışıklık sisteminde anahtar rolü oynar, zinde yapar, verimli yapar. Akyuvarların, antikorların oluşmasında payı vardır. Bağışıklık sisteminin bu askerleri bizi hastalığa neden olan virüslerden koruduğu gibi zehirli maddeleri de zehirsiz hale getirmede yardımcı olur.
Bağışıklık sisteminin düzenli çalışabilmesi için vücutta bol miktarda çinko bulunması gerekiyor. Yaraların iyileşmesi, görme duyusunun güçlenmesi diyabet hastalığı, böbrek hastaları, çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Çinko eksikliği sizi enfeksiyon hastalıklarına karşı savunmasız bırakır. Ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatır. Kırmızı et, karaciğer yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir.
ÇİNKO NELER YAPAR? Hastalığın kol gezdiği kış aylarında soğuk algınlığı ve gribe karşı çok etkilidir. Çünkü bakterilere ve virüslere karşı savaş açar ve sonuçta bu hastalıklara karşı çok zayıf olan kişilerde bu tehlikeyi azaltır. Akneye karşı da çok etkili bir mineraldir, A vitamininin kimyasal bileşimini harekete geçirir ve mikrop öldürücü etkisi akne sivilcelerinin kaybolmasını sağlar. Fakat çinkonun yararları bununla bitmiyor. Hücre yenilenmesinde payı olduğu için cildi de güzelleştirir. El tırnaklarını sertleştirir ve saçı kuvvetlendirir, nörodermitisi ve uçukları hafifletir. Adet görme ağrılarını hafifletmesini, kısırlığa karşı etkili olmasını da diğer özellikleri arasında sayabiliriz. Ve amalgam gibi ağır metalleri de vücuttan atar.
ÇİNKOYA NE KADAR İHTİYACIMIZ VAR? Çinkoya olan ihtiyacımız bir çok faktöre bağlıdır. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az ihtiyacı vardır. Hastaların sağlıklı kişilerden daha fazla ihtiyacı vardır. Stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha fazladır. Alman Beslenme Cemiyeti yetişkinler için günde 15 mg öneriyor. Çinko kürü yapmak isteyen üç ay boyunca günde 20-30 mg almalıdır. Prensip olarak ise kadınların çinkoya olan ihtiyacı erkeklerden daha fazla değildir. Gebe ve emziren annelerin ihtiyacı biraz daha fazla olabilir. Çocuklarda çinko azlığı gelişme ve büyüme bozukluğuna yol açabilir.
DENGELİ BESLENME YETERLİ Mİ? Her zaman yeterli değildir. Çinkonun barsak yoluyla alınması herkes için farklıdır. Besinlerin bileşimi de bunda önemli bir rol oynar. Vücut çinkoyu bol proteinli hayvansal ürünlerden aldığında bol lifli bitkisel yiyeceklerden aldığından daha iyi değerlendirir. Bu nedenle vejeteryenler genellikle vücutlarındaki çinko azlığından şikayetçidirler. Sporcular ve şeker hastaları için de aynı şey geçerlidir.
ÇİNKO AZLIĞI NASIL ANLAŞILIR? Özellikle enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko azlığının en önemli belirtisidir. Bunun dışında çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun sınırlı olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının diğer belirtileridir.
ÇİNKO EN FAZLA NELERDE VAR? (100 gramda)
İstiridye 7 mg ..Peynir 2-4 mg .. Sığır eti 5 mg .. Sütsüz çikolata 2 mg .. Kuru fasulye 3 mg ..Yumurta 1.5 mg .. Mısır 2.5 mg ..Brüksel lahanası 1 mg.. Karides 2.3 mg .. Brokoli 1 mg..
POTASYUM
Yazın bronzlaşmak için güneşlenirken terle birlikte potasyum kaybettiğinizi biliyor musunuz? Potasyum eksikliği yorgunluk, kabızlık, bacak krampları ve kalp ritmi bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. Zengin potasyum içeren muz, patates, kayısı, kara ekmek gibi gıdalar aynı zamanda kalori yönünden de zengin oldukları için kilo sorunu yaratabilirler. Kalori almadan kaybettiğiniz potasyumu yerine koymak için şimdi potasyum efervesan tablet var. Limon aromalı potasyum tabletle potasyum eksikliğini giderebilirsiniz.
MAGNEZYUM
Magnezyum hayati önem taşıyan 11 mineralden birisi, belki de en önemlisidir. Vücudun kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun besinler yoluyla alınması gerekir. Magnezyum özellikle strese ve migrene karşı iyidir ve kalbi korur. Astım ve alerjik nezleyi hafifletir. Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir. 300 enzimi çalıştırır ve bununla metabolizmayı etkilemiş olur.
DOĞAL SAĞLIK KAYNAĞI: Magnezyum toprakta ve deniz suyunda saklıdır. Vücudumuzda da sürekli doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yani bu mineralin sayısız fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için vücuda devamlı olarak verilmelidir ve sorun da buradadır. Yanlış beslenme, toprakta bu mineralin giderek azalması magnezyumun vücut tarafından yeteri kadar alınmamasına neden olur. Ayrıca fazla terleyen, müshil veya idrar söktürücü ilaç alan kişilerde vücuttan daha fazla magnezyum gider. Stres, gebelik ve emzirme gibi durumlarda ise vücudun magnezyuma olan ihtiyacı daha da artar. Ve vücut bu minerali yeteri kadar almadığı takdirde kemiklerde depo edilmiş olan magnezyuma el atar. Rezervi bittiği zaman da alarm verir. Mide barsak bölgesindeki, idrar yollarında, baldırlardaki kramplar, kalp ritmindeki bozukluklar, boyunda ve omuzlarda kasılmalar veya sinirlilik, ellerde uyuşukluk ve karıncalanma, migren, dikkat azlığı, gürültüye karşı hassasiyet magnezyum eksikliğinin işaretleridir.
NE KADAR MAGNEZYUM? Magnezyum ihtiyacı yaşa, yaşam tarzına göre değişir. Bunda esas kural şudur: Bir kadının günde en az 300 mg magnezyuma ihtiyacı vardır. Gebelik ve emzirme devresinde ise bu miktar günde 700 miligramdır. Aksi halde düşük ve erken doğum söz konusudur. Fakat günümüzde besinlerdeki magnezyum miktarı 50 yıl öncesine göre çok daha azdır. Ve bazı yaşam tarzlarında çok daha fazla magnezyuma ihtiyaç vardır (diyet, spor, stres, alkol ve sigara gibi). Magnezyumun fazlasının zararı yoktur, çünkü fazlası vücuttan çıkar. Olabilecek yan etkiler, hafif ishal, hafif mide rahatsızlıkları. Böbreklerinden sorunu olanlar doktora sormadan magnezyumlu preparatlar almamalıdır.
MAGNEZYUM KAYNAKLARI (100 gramda)
Kakao (toz) 590 mg
Ispanak 56 mg
Yağlı peynir 53 mg
Dil balığı 49 mg
Muz 36 mg

> Hangi Mineral Ne Işe Yarar?

HANGİ MİNERAL NE İŞE YARAR?

KLORÜR: Yaşam için küçük miktar klorür zorunludur, sindirim sistemini değişmeden geçip, idrarın bir kısmı olur Klorür sodyum ile hücresel sıvıda bulunur ve vücut ağırlığının yaklaşık %0.15′ini oluşturur. Sodyum ve potasyumla birlikte klorür tüm vücut sıvılarının pH’sının uygun dağılımını ve sağlıklı . sinir ve kas fonksiyonunu sağlar. Bağımsız olarak, Klorür sindirim ve atık yok etmeye katkıda bulunur. Klorür besinleri sindirmede en önemli sıvılardan olan . hidroklorik asidin ana bileşenidir. Azlığı aşırı terleme, kusma veya ishalden oluşabilir. Düşük klorür seviyesi vücut sıvılarının bazikleşmesi, dehidrasyon ve idrarda potasyum azlığına neden olur.
Kaynaklar: Maden suları ,kereviz, marul, zeytin, çavdar, deniz suyu, deniz otu ve domates.

SODYUM: Sodyum su dengesi ve etkin mide, sinir ve kas fonksiyonu için kan pH’sının seviyeleşmesi ve . potasyumun hücre zarlarından dışarı pompalanması için uygun ortamı sağlamaya yardım eder. Sodyum azlığı mide krampları, anorexia, karıştırma, dehidrasyon, depresyon, baş dönmesi, yorgunluk, hayal görme, başarısı, kalp çarpıntısı, tat duyusu bozukluğu, uyuşukluk, düşük kan basıncı, hafıza bozukluğu, kas zayıflığı, tiksinme, zayıf koordinasyon, nöbet ve kilo kaybına sebep olur.
Kaynakları: Maden suları,hamsi balığı, peynir, deniz tuzu, kabuklu deniz hayvanları, kırmızı ve yeşil biber ve deniz sebzeleri.

SÜLFÜR: Sülfür kanı dezenfekte etmekte/temizlemekte önemlidir ve vücudun bakterilere direncine yardımcı olur. Mineraller vücudumuzun zehirli maddelere, radyasyonun ve hava kirliliğinin zararlı etkilerine karşı korur. Safra salgısını canlandırır ve yaşlanma prosesini yavaşlatır.
Kaynakları: Maden suları, Brüksel lahanası, kuru fasulye, lahana, yumurta, balık, sarımsak, et, soğan, deniz tuzu, soya fasulyesi, şalgam.

KALSİYUM: Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi . kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı olur. Bu temel mineral aynı zamanda. kan basıncı, kan pıhtılaşması, kas büyümesi, sinir geçirme, kanser önleme, enerji üretme, yağ parçalamaya yardımcı olur ve erken kalp hastalıkları riskini azaltığına inanılır. Kalsiyum magnezyumla birlikte birbirini tamamlayarak mükemmel çalışır. Örneğin kalsiyum kasları kasarken/gererken magnezyum gevşetir. Azlığı eklem ağrıları, tırnak kırılması, depresyon, çarpıntı, hayal görme, yüksek kan kolestorölü, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, hiperaktif egzama, uykusuzluk, kas krampları, sinirlilik, renk solukluğu, romotoit artirit, raşitizm ve diş çürümesine yol açar.
Kaynakları: Maden suları, Badem, asparagus, brokoli, tereyağı, lahana, keçiboynuzu, karahindiba çiçeği, yeşil yapraklı sebzeler, keçi sütü, incir, süt ve süt ürünleri, somon balığı, sardunya balığı, deniz tuzu, deniz ürünleri, susam tohumları, şalgam yeşilliği, böğürtlen yaprağı, kuşburnu, nane, yulaf, hardal yeşilliği.

MAGNEZYUM: İnsan vücudunda %0.05 magnezyum bulunur. Buda ortalama bir insanda 35 gr’a karşılık gelir. Kanın litresinde 1.6-2.1 miliekivalan magnezyum bulunur. Magnezyum insan vücuduna kalsiyumun kullanımı, kalp fonksiyonları, kan basıncı, enerji üretimi, dinlenerek uyumaya yardım etmede gereklidir. Eğer vücutta magnezyum eksikliği varsa, kasları kalsiyum istila edip kramplara/seğirmelere neden olabilir. Beslenme düzeninde kalsiyum, magnezyum, sodyum ya da potasyum eksikliği bacak kramplarına sebep olabilmektedir. Terlendiğinde vücutta depolanan bu mineral kullanılmaya başlar. Araştırmacılar kalp krizi kurbanlarının genellikle kanında ve kalp kaslarında . magnezyum azlığını tespit etmişlerdir. Azlık belirtileri astım, kalp tutukluluğu, kronik yorgunluk, uykusuzluk, asabiyet, sindirim azlığı, solunum bozuklukları, hızlı kalp atışları ve kuşatılmadır. . Kalp krizlerinde hastaya hemen magnezyum verilişi yaşamasını %60 artırdığı bilinmektedir. Çocuklar ve yaşlılar için özellikle kış aylarında magnezyum gereklidir. . Migrene karşı özellikle magnezyum mineral takviyesi yapılmaktadır. Magnezyum beyindeki damarları rahatlatarak kan akışını iyileştirmektedir.
Kaynakları:Maden suları, elma, kayısı, avokado, muz, pekmez-tahin, bezelye, esmer pirinç, süt ürünleri, balık, incir, sarımsak, greyfurt, yeşil yapraklı sebzeler, limon, Lima fasulyesi, et, ceviz, karabiber, maydanoz, şeftali, nane, somon balığı, deniz tuzu, susam tohumu, soya fasulyesi, tofu, tahıl ve tahıl taneleri.

POTASYUM: Potasyum vücut sıvılarının dengesinin sürdürülmesi, sinir sinyallerinin iletimi, insülün serbest bırakması, kas gerilmesine yardımcı olur. Rafine ürünler kullanıldığı için . potasyum azlığı insanlar için sık görülür çünkü diüretik alışı ve fazla miktarda su içişi hayati potasyumun dışarı atılmasına neden olur. Domatesteki potasyum vücudun ihtiyacı olan ama tansiyonu artıran sodyumun yerine geçer. Potasyum yorgunluk, zayıflık, ruhsal depresyon, düşük tansiyon, kas yorgunluğu, tuz tutunumu ve normal dışı kalp atışlarına sebep olur.
Kaynakları: Maden suları, avokado, muz, kırmızı pancar, esmer pirinç, hurma, meyve kurusu, incir, balık, meyve, sarımsak, pırasa, domates, et, fındık, portakal, patates, piliç, kuru üzüm, sebzeler, tahıl taneleri.

BOR: Bor sağlıklı kemikler, dişler ve kalsiyum, magnezyum ve fosforun uygun metabolizması için ihtiyaç duyulan iz mineralidir. Bor . beyin fonksiyonlarını geliştirir, kemik erimesini azaltır ve kas yapar. Bor azlığı D vitamini azlığını hızlandırır. D vitaminini böbreklerde en aktif form haline dönüştürmek için gereklidir. . Östrojen gibi belli hormonların aktive edilmesi için bor gerekmektedir.
Kaynakları: Maden suları, elma, havuç, tahıl, üzüm, yapraklı sebzeler, fındık, armut.

DEMİR: Demir bir çok enzim için hayati bir bileşendir. Hastalıklara direnci azaltır, yorgunluğu azaltır ve . kanın kırmızı hücrelerinin oksijenlenmesini sağlar. Azlığı anemi, konsantrasyon azlığı, kırılgan saçlar, uyku hali, kırılgan kemikler, sinirlilik, şişmanlık, azalan fiziksel kapasite ve azalan bağışıklık fonksiyonlarına sebep olur.
Kaynakları: Maden suları, badem, avokado, fasulye, kırmızı pancar, pancar, mısır gevreği, hurma, yeşil yapraklı sebzeler, ciğer, Lima fasulyesi, böbrek, et, yumurta, balık, akdarı, fındık, midye, şeftali, armut, piliç, kabak, kuru üzüm, pirinç, kahve, tahıl, deniz sebzeleri istiridye.

MANGANEZ: Manganez minerali kemik oluşumu ve bakımı, bağ dokuları için çok gereklidir. .Protein ve genetik malzemelerin sentezine katkıda bulunur ve besinlerden enerji üretmeye yardımcı olur. Aynı zamanda antioksidan görevi görür ve normal kan pıhtılaşmasına yardımcı olur. Manganez . glikoz metabolizmasının anahtar enziminde önemli bir yardımcı faktördür. Azlığı diyabet ve sık sık pankreas sorunlu .erken doğumlara sebep olabilmektedir. Diyabetliler normal kişilerin yaklaşık yarısı kadar manganeze sahiptirler.
Kaynakları: Maden suları, avokado, kuru bezelye, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz sebzeleri, tahıl taneleri, kara hindiba çiçeği.

FOSFOR: Fosfor hem. kemik hem de diş oluşumu için gereklidir ve hücrelerin büyümesine yardım eder. Azlığı pek yaygın olmamakla birlikte kötü absopsiyon, endişe, kuruntu, düzensiz nefes, deri hassaslığı, zayıflık ve kilo değişimine sebep olur.
Kaynakları: Maden suları, asparagus, mısır, süt ürünleri, yumurta, balık, meyveler, meyve suyu, pırasa, piliç, et, kepek..

LİTYUM: Lityum beyinin depresyon ve alkol bağımlılığı gibi . ruhsal bozuklukların sebeplerini azaltma ve önlemeye yardımcı olur. Bu mineral azlığı pek yaygın değildir.
Kaynakları: Maden suları, inek ciğeri, patlıcan yapraklı sebzeleri pırasa, patates, tahıllar, deniz ürünleri ve domates..

SELENYUM: Savunma sisteminin güçlendirilmesinde katkıda bulunur. . Kanserden korumada etkilidir. Serbest radikallerin artığı durumlarda (sigara içilmesi, hava kirliliği, ultraviole ışınları ve radyasyona maruz kalma) etkilidir. Kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Karaciğer fonksiyonlarının korunmasına yardımcıdır. Üreme yeteneğinin korunmasını sağlar .

ÇİNKO: Tüm mineraller vücut için önemli iken, çinko diğerleri içinde en ağır işçilerden biridir. Çinko sperm üretiminde çok önemlidir. Çinko azlığı . sperm sayısı azlığı ve testosteron seviyesinin azlığına sebep olmaktadır. Geç iyileşen kesik ve yaralar bedenin çinkoya ihtiyacını gösterebilir. Bu madde yaraların iyileşmesini hızlandırmakta önemlidir. . Hücreleri yenilemek ve yenilerinin oluşmasını sağlamada çinko önemlidir.
Kaynakları: Maden suları, biftek, istiridye, hindi ,tahıl ve baklagiller, kahvaltı gevrekleri, lifli yiyecekler.

Çinko İçeren Meyveler Nelerdir ?

çinko içeren meyveler nelerdir ?

Vitaminler

Kahraman vitaminlerle kansere karşı önleminizi alın…

Aşırıya kaçılmadan alınan A, E, C vitaminleri ile çinko ve demir, kansere
karşı vücudun en doğal 'savaşçıları'…

Doğru beslen kanseri yen – 3 / Ayşegül AYDOĞAN

Beslenme ve diyet uzmanları Murat – Aysun Gökçen'in kanserle savaşta
üzerinde en çok durduğu konulardan biri de vitaminler. Yeni kitapları
'Kanseri Beslenerek Yenebilirsiniz'de vitaminlerin kanser oluşumunu
önlediğini hatırlatan Gökçen çifti, her vitaminin kanserde ayrı bir cephede
savaştığını anlatıyor. Gökçenler, araştırmaların vitamin yetersizliğinin
tümör oluşumuna neden olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Yine de, aşırı
vitamin alımının önemli toksik etkilere neden olduğu uyarısında bulunan
Gökçen çifti, anti kanser etkileri olan A'dan C'ye, E vitamininden çinko ve
demire kadar kanserle savaşta önerdikleri vitamin desteğini şöyle
özetliyorlar:

A VİTAMİNİ:
Yetersizliğinin, solunum ve yemek borusu, mide, prostat, meme, akciğer
kanserlerinin oluşumunu artırdığı biliniyor. Ayrıca A vitamini zengin
beslenmenin kanser oluşumunu önlediği bilimsel raporlarla destekleniyor.
Vücudun koruyucu dokusu epitel'in yapımı ve yenilenmesinde rol oynayan A
vitamininin yetersizliğinde bu dokular bozuluyor. A vitamini ve meyve ve
sebzelerdeki yapıtaşı beta karoten, kansere karşı korunmaya yardımcı oluyor.
Beta karoten, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Tüketiminin azalmasıyla
kanser riski artıyor. Beta karoten yönünden zengin besinleri az tüketen
kadınlarda özellikle meme kanseri riski, en yüksek düzeyde saptanıyor. Bu
nedenle beta karoten yönünden zengin besinlerin her gün tüketilmesi şart.

NELERDE VAR?
A vitamini ve beta karotenden zengin besinler şunlardır;
• Yumurta sarısı
• Karaciğer
• Süt
• Ispanak
• Havuç
• Yeşil biber
• Kayısı
• Yeşil sebzeler
• Domates
• Portakal, greyfurt

C VİTAMİNİ
Solunum, yemek borusu ve mide kanserlerinin önlenmesinde C vitamini önemli
rol oynuyor. Kanserojenlerle doğrudan teması olanlar, günlük C vitamini
gereksiniminin üzerine çıkabilirler. Bu durum kanser riskini azaltır. C
vitamini, yiyecek ve içeceklerle alınan nitrit ve nitratların kanser yapıcı
nitrosaminlere dönüşmesini önler. Kısacası C vitamini, kansere yakalanma
riskini azaltır. Her gün birkaç kez taze meyve ve sebze tüketen kadınlarda
meme kanseri riski bu besinleri tüketmeyen kadınlara göre 10 kat azdır. C
vitamini alımı artarken meme kanseri riski azalır. Bazı araştırmacılar C
vitamini zengin beslenmenin meme kanseri vakalarının yüzde 25 oranında
azalabileceğini iddia etmektedirler. C vitamini, düşük yağ ve yüksek lif
içeren diyetlerle tüketildiğinde etkinliği en üst seviyeye çıkar. C
vitamini, çeşitli yollarla vücuda giren birçok kimyasal kanserojeni etkisiz
duruma getirir.

NELERDE VAR?
C vitamini yönünden en zengin besinler şunlardır:
• Kuşburnu
• Maydanoz
• Tere
• Roka
• Kırmızılahana
• Çilek
• Karnabahar
• Ispanak
• Yeşil sivri biber
• Turunçgiller (Portakal, mandalina, greyfurt, limon )

E VİTAMİNİ
Güçlü bir antioksidandır. Bazı toksik maddelerin olumsuz etkilerini azaltır.
E vitamini eksikliğinin meme tümörü vakalarını artırdığı gözlemlenmiştir.
İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalarda da özellikle meme kanseri olan
kadınların diyetine besinsel E vitamini takviyesi yapıldığında iyiye gitme
görülmüştür. Kanında normal veya yüksek düzeyde E vitamini olan kadınlara
göre, kanında düşük düzeyde E vitamini olan kadınlar beş kat daha fazla meme
kanseri riskiyle karşı karşıyadır. E vitaminini karşılamak için en doğru
yol, E vitamini içeren besinlerin bolca ve sıkça tüketilmesidir. E vitamini
düşük yağ ve yüksek lif içeren diyetlerle birlikte tüketildiklerinde
etkinlikleri en üst seviyeye çıkar.

NELERDE VAR?
E vitamini açısından zengin bazı besinler şunlar:
• Badem
• Fındık
• Dolmalık fıstık
• Patlamış mısır
• Tahin
• Kabak çekirdeği
• Dolmalık biber
• Kıvırcık
• Nane
• Sivri biber
• Kereviz yaprakları

ÇİNKO
Çinko, A vitamininin anti kanser etkisini güçlendirerek yeni oluşan kanser
hücrelerinin öldürülmesine yardımcı olur. Çinko yetersizliği A vitamininin
karaciğerden salınımını ve kullanımını azaltır. Bu nedenle çinko içeren
besinleri A vitamini içeren besinlerle birlikte tüketmenin oldukça büyük
faydaları var. Özellikle kanserli hastalarda çinko yetersizliği çok sık
görülür. Kısacası, A vitamini ve çinko birbirini tamamlayan ikili
gibidirler. Bu nedenle beslenmede A vitaminine dikkat ederken, çinko alımına
da özen göstermek gerekir. Çinko en fazla, su ürünlerinde (balık, midye vb.)
bulunur. Ayrıca mantar, badem ve cevizde zengin çinko kaynaklarıdır.

DEMİR
C vitamininin besinlerdeki demirle ilgili de önemli bir görevi vardır. Demir
yetersizliği, sindirim sisteminde kanser oluşma riskini artırır. Bu nedenle
kanser beslenmesinde demirin büyük önemi vardır. Besinlerle alınan demirden
tam anlamıyla yararlanılması gerekir. Demirin hem bağırsaklardan
emilebilmesi, hem de kemik iliğine taşınabilmesi için C vitaminine ihtiyaç
duyulur. Beslenmeniz C vitamininden yetersizse demirden yeterince
faydalanamazsınız. C vitamininin demir emiliminde etkin bir rol
oynayabilmesi için aynı öğünde demir içeren besinlerle birlikte alınması
gerekmektedir.

NELERDE VAR?
Demirden zengin besinler şunlardır;
• Kırmızı et
• Pekmez
• Tahin
• Antep fıstığı
• Soya fasulyesi
• Mercimek
• Barbunya
• Kuru fasulye
• Yumurta sarısı
• Ispanak
• Roka
• Kabak çekirdeği
• Kereviz yaprakları

Tuzun fazlası kanser nedeni

Tuzu fazla tüketmek bazı kanserojenleri de beraberinde getiriyor. Nitrat ve
nitrit katılmış besinler, yendikten sonra metabolizmada nitrozaminlere
dönüşür. Nitrozaminler güçlü kimyasal kanserojenlerdir. Bu tür besinleri çok
tüketenlerde özellikle mide kanseri çok sık görülür. Ayrıca tuzda zararlı
birtakım mineraller de bulunduğundan, fazlaca kullanılması bu açıdan da
zararlı. Fazla tuz kullanımı mide mukozasının zayıflamasına neden olur. Bu
durum, mide, yemek borusu kanserleri riskini artırır.
Sofrada yemeğin tadına bakmadan tuza sarılmamak, yemek gerçekten tuzsuz ise
az bir miktar tuz kullanmak gerekir. Tuzu tamamen hayatınızdan kaldırmak
yerine, tuz kullanım miktarınızı en aza indirmeyi deneyin. İyot yetersizliği
tiroit bezinde kanser oluşma riskini artırdığından iyotlu tuz kullanmayı da
alışkanlık haline getirin.

Gökçenler'in özel mönüsünden

Ispanak Salatası

MALZEMELER:
• 1 demet iri doğranmış ıspanak
• 1 su bardağı taze mantar
• 3 adet iri doğranmış domates

SOSU İÇİN
• 2 çorba kaşığı balzamik sirke
• 1 çorba kaşığı zeytinyağı
• 2 çorba kaşığı haşhaş tohumu
• 1 tatlı kaşığı hardal tohumu
• 1 adet nar suyu

HAZIRLANIŞI:

Geniş bir salata kasesine sos malzemelerini koyup iyice karıştırın
Çiğ olarak ıspanak, mantar ve domatesi birleştirip üzerine sosu ilave edip
tekrar karıştırıp bekletmeden servis yapın

'Vitamin'i öldürmeyin!

Meyve sularını sıktıktan sonra hemen için, uzun süre bekletmeyin. Bekleyen
her dakika aleyhinize işler, vitaminler geçen zamanla etkisini yitirir.
Taze sebzelerin pişirme – haşlama suyunu mutlaka değerlendirin. Böylece bazı
minerallerin ve de özellikle B vitaminlerinin kaybolmasını önlemiş
olursunuz.
Taze meyve ve sebzeleri doğradıktan sonra bekletmeyin.
Pişirilen yemekleri günlerce bekletmeyin. Bayat yemekler çok risklidir,
bozulmuş olabilir, vücudun direncini kırabilir. Ayrıca, beklemiş yemeklerde
bazı B vitaminleri ile C vitamini kaybı fazla olur.

Etiketler:çinko hangi besinlerde bulunur çinko nelerde bulunur çinko hangi yiyeceklerde bulunur çinko hangi besinlerde var çinko hangi yiyeceklerde var çinko nelerde var istiridye faydaları çinko vitamini nelerde var cinko en cok hangi yiyeceklerde bulunur zinco hangi yiyeceklerde bulunur çinko hangi besinlerde vardır çinko hangi yiyeceklerde çinko vitamini hangi besinlerde bulunur çinko faydaları çinko hangi gıdalarda bulunur çinko hangi besinlerde olur çinko hangi yiyecekte bulunur istiridye faydalari yumurtada ne kadar çinko bulunur çinko en çok hangi besinlerde var
Çinko-hava pili: Çinko-hava pili, (veya Çinko-hava yakıt hücresi), tekrar doldurulamayan piller grubunda olup, çinkonun, havanın oksijeni ile oksidasyonu yoluyla çalışırlar.
Çinkografi: Çinkografi, fotoğraflar için kullanılan bir gravür tekniğidir. Öncelikle hedef nesnenin fotoğrafı çekilir ve görüntü duyarlı bir metal tabaka üzerine konulur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir