Çocuğa İsim Nasıl Konulur

Sponsorlu Bağlantılar
allah ama baba bakan bana bir biten daha dinin dua fidan ilk ishak ismail kadir kamet madde olur sabit tekbir Çocuğa İsim Nasıl Konulur Bebeğin Kulağına Ezan Nasıl Okunur kulağa ezan okumak çocuğa isim nasıl konulur bebeğ..

Kulağa Okunan Isim

Kulağa Okunan Isim

Çocuğun kulağına ezan ve kamet okumak gerekir mi?

Çocuk dünyaya geldikten sonra ilk fırsatta dinî bilgisi olan kimse çağrılır, çocuk kucağına verilir. Sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okunur. Sonra da şöyle dua etmesi sağlanır; – Allah’ım, bu yavruyu İslâm fidanlığında biten güzel bir fidan olarak büyüt, islâmî hayatta ebedî ve sabit kıl. Bu sıralarda çocuğuna bakan ana-baba, İbrahim Aleyhisselâm’ın oğulları İsmail ve İshak’a bakarken okuduğu şu duayı okurlar: Elhamdülillahillezî vehebe lî ale’l-kiberi İsmâile ve ishak. İnne Rabbî lesemîu’d-duâ. “Bana bu evladı ihsan eden Allah’a hamd eder, minnet ve şükranlarımı takdim ederim…”

Ahmed ŞAHİN

Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak bizzat Peygamber Efendimizden gelmektedir. Sünen-i Tirmizi’de nakledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gelince Peygamberimiz onun sağ kulağına ezan okumuştur. (1)

Hz. Hüseyin’in rivayetine göre ise Peygamberimiz bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır:

“Kimin bir çocuğu olur da, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa, o çocuğa ümmüsıbyan hastalığı zarar vermez (cin zarar vermez).” (2)

Ezan ve kamet çocuğa yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve muhtevasında tekbir, tevhid, nübüvvet ve namaz gibi dinin esasları bulunmaktadır.

Çocukluğunda kulağına ezan okunmayan kimsenin kulağına daha sonra ezan okunmasının dinen bir sakıncası yoktur. Ama bu okuyuş doğduğu zamandaki okuyuş gibi değildir. Çocukların kulağına ezan ve kamet okumak sünnet olduğu için, zamanında ezan veya kamet okumamanın herhangi bir günahı yoktur.

(1) Tirmizi, Edaha:15.
(2) Feyzü’l-Kadir,6:237.

Yeni doğan bir çocuğa nasıl isim verilir?

Dinimizde yeni doğan bir çocuğa aşağıda madde madde vereceğimiz hususların uygulanması müstehap olarak görülmüştür:
• Yeni doğan çocuğa süt vermeden evvel ağzına yumuşatılmış hurma gibi tatlı bir şeyler sürülür.
• Çocuğa doğunca veya doğumu mütakip yedinci günü adı konur.
• Doğduktan sonra hemen ölen çocuğa da ad konur. Yıkanır cenaze namazı kılınır.
• Çocuğun ismini ilmiyle âmil, ehli salih bir zata koydurmak iyidir. Ashab-ı Kiram çocuklarına isimlerini Peygamber Efendimiz’e verdirmeyi tercih etmişlerdir.
• Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kamet okur ve üç kere çocuğun sağ ve sol kulaklarına ismini tekrar eder.
• Çocuğa isim koyduktan sora hayır duada bulunulmalıdır. Peygamber Efendimiz: “Ya Rabbi bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onu güzel bir şekilde yetişmesini sağla” diye dua etmiştir.
• Durumu iyi olanlar için Allah’ın vermiş olduğu çocuk nimetine karşı bir şükür olarak çocukların doğumlarının yedinci gününde kurban kesmek sünnettir. Bu kurbana akika kurbanı denilmektedir. Yine bu günler çocuğun başının tıraş edilip, çıkan saçın ağırlığınca veya takdiri bir ağırlık olarak altın alıp sadaka vermek müstehaptır.

İsimleri bozarak kullanmak doğru değil

Halkımız arasında isimler mevzuunda yapılan yanlış bir hareket daha var. İsimleri kısaltacağız diye bozuyor ve anlamsız isimlerle birbirimize sesleniyoruz. Mesela Abdullah’a Apo, İbrahim’e İbo, Zeynep’e Zeyno, Mustafa’ya Musti, Canan’a Cano gibi.. Bu da esasen doğru olmayan bir isimlendirmedir.

Netice itibariyle isim çok önemli. Bu sebeple çocuklarımıza güzel, sevimli ve anlamlı isimler koyarak onların insanlığa faydalı birer fert olması için yetiştirmeliyiz.

İsim Konulurken Neden Ezan Okunur?

İsim konulurken neden ezan okunur?

Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak: Bu adet bizzat Peygamber Efendimizden gelmektedir. Sünen-i Tirmizi’de nakledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gelince Peygamberimiz onun sağ kulağına ezan okumuştur.

Hz. Hüseyin’in rivayetine göre ise Peygamberimiz bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır:
“Kimin bir çocuğu olur da, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa, o çocuğa ümmüsıbyan hastalığı zarar vermez (cin zarar vermez).”

Ezan ve kamet çocuğa yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve muhtevasında tekbir, tevhid, nübüvvet ve namaz gibi dinin esasları bulunmaktadır.

İsim verilirken, çocuğa güzel, İslami isimlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Bu hususta Peygamberimizin birçok tavsiye, ikaz ve tatbikleri vardır. Bu hadislerden birisinin meali şöyledir:

“Kıyamet günününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzel koyun.”

Çocuğun isminin doğduğu günün akşamında verilmesi tavsiye edilmektedir; fakat yedinci güne kadar da ertelenebilir.

Ezan ve kamet işini her kes yapabilir. Namazdan önce okunan kamet sol kulağa okunur.

Ezan Okumak

Ezan okumak
Ibni Sirin’e göre ; bilinen bir yerde ezan okudugunu görene Allah (C.C.) Hazretleri Kabe’yi görmeyi nasip eyler. Bilinmeyen bir yerde ezan okudugunu görmek iyi de-gildir. Bir minarede ezan okuyan, halki ibadete davet eder. Yataginda yattigi halde ezan okumak, karisini, çocuklarini hor gördügüne, onlara kötü davrandigina; evinin kapisi önünde ezan oku-mak, ecelinin yaklasmis olduguna; evinin ortasinda ezan oku-mak, akrabalarinin en yakinlarindan birinin ölecegine; komsusunun daminda ezan okumak, komsularindan birinden süphe edecegine, devlet baskaninin kapisi önünde ezan okudugunu görmek, bir suçunun meydana çikacagina; sokak ortasinda veya çarsida ezan okumak, fakirlige, tüccar ise iflas edecegine; çukur ve derin bir yerde ezan okumak münafikliga; ezan okunacak yeri olmayan bir mahalle arasinda ezan okumak, herkesin isine burnunu soktuguna; bütün ev halki ile birlikte ezan okumak, ev halkina bir kötü-lük gelecegine; okudugu ezani fazla veya eksigi ile okumak, hakki olmayan bir ise basvuracagina; küçük bir çocugun ezan okudugu-nu görmek, anne ve babasi hakkinda yalan ve iftira duyulacagina, hamamda ezan okumak dininin noksanina; yolda giden arkadas-lari arasinda sarki söyler gibi ezan okumak, onlar suçsuz olduklari halde, hepsinin birden hirsizlikla suçlanacaklarina; hem namaz kilip ayni anda ezan okudugunu görmek, tutuklu ise serbest birakilacagina, alay eder gibi ezan okudugunu görmek, yakinda ölece-gine delalet eder. Cabir’ül-Magribî’ye göre; bir kirda veya ovada yalniz oldugu halde ezan okudugunu görenin eceli yaklasmistir. Bir dag tepesinde ezan okumak, kiymetli bir kisi hakkinda dogru bir söz söyleme-ge, mihrapta ezan okumak, yolculuga çikip selametle dönüse, muradinin olacagina; okunan ezani dinlemek, namaz kilmaya devama isarettir. Ismail El-Es’as’a göre ; ezan okunup namaz kilindigini ve bir cemaatin toplu olarak namaza durduklarini görmek hayirlidir. Nablusî’ye göre; rüyada ezan okumak veya okundugunu görüp isitmek yüksek bir dereceye, iyi bir mevkie, sözünün ve emrinin her yerde geçecegine, bekar için güzel bir ese, hac aylarinda ise hacca gidecegine delalet eder. Kibleden gayri bir tarata dönerek, arapcadan baska bir lisanla ezan okumak, yalan haberlere, memlekette kargasalik çikacagi-na, kötü haberler duyulacagina isarettir. Bir kadinin minarede ezan okudugunu görmesi veya bu rüya-nin baska biri tarafindan görülmesi, o memlekette veya o semtte bir kötü olayin çikacagina, küçük çocuklarin, özellikle vakitsiz olarak, ezan okuduklarini görmek, hükümetin cahillerin eline ge-çecegine, minareye çikip ezan okumak, büyük bir mevki sahibi olunacagina delalet eder. Rüyada namaz kilmak için kamet getirmek, muradinin olaca-gina, sikintisi varsa kurtulacagina, kederden uzaklasacagina isa-rettir. Bir baska rivayete görede: Bir kimsenin rüyasinda ezan okumasi, hacc aylarinda hacca gidecegine isarettir. Bazen ezan, koguculuga, hareket ve intikal ve harb için hazirlik yapilacagina dair bildirinin duyulacagina isarettir. Ezan bazen hirsizliga, bazen de derece yüksekligine, büyük bir rütbeye yükselmeye ve isitilecek her hangi bir söze, bekar için evlenmeye isarettir. Ezan çok kere dogru habere isarettir. Kendisinin kibleden baska bir yöne veya Arabçadan baska bir lisanla ezan okurken görmek, bid’at içinde bulunduguna isarettir. Bir kadin, rüyada kendisini camii minaresinde ezan okudugunu görse, o memlekete büyük bir bid’at zuhur eder. Çocuklarin vakitsiz ezan okumalari, o memleketin cahiller ve ehli sünnetin gayri kimseler tarafindan istila edilmesidir. Bir kimse minarede kendisinin ezan okudugunu görse kendisi de buna ehilse, sesinin duyuldugu yer nisbetinde serefe nail olur. Eger ehil degilse düsmanlari çok ve onlara üstün olmaya muvaffak olur. Eger rüyayi gören tüccar ise ticaretinde kar eder. Ezan, duaya, takvaya, taat ve hayirli islere emniyete, seytanin hilesinden kurtulusa isaret eder. Eger bir kimse kendisini kafir bir memlekette kuyunun içerisinde ezan okudugunu görse o memleket halkim islam dinine davet eder. Eger kuyu, Müslüman memleketinde ise o kimse casustur. Bu rüyayi gören, bazen de insanlari bid’ata davet eder. Kendisinin ezan okudugunu gören dindarsa millete iyilikle emreder. Eger günahkarsa dövülür. Ezan okudugunu, fakat kimsenin ezanina icabet etmedigini görse zalim bir halktan olduguna isarettir. Kendisini, komsusunun evinin üstünde ezan okudugunu görse komsunun hanimina hiyanet eder. Yüzükoyun ezan okudugunu gören kimsenin hanimi insanlar arasinda koguculuk yaparak onlari rahatsiz eder. Eger rüyayi gören bekar ise evlenir. Sokak ve çarsilarda ezanin okunmasi temiz bir hayat ve hüsnü maisettir. Bazi tabirciler, bir kafile içerisinde ezan okuyan kimse hirsizlikla itham edilir, demislerdir. Yine ezan, ortaktan ayrilmaktir. Harabe bir yerde ezan okudugunu görmek, o yerin imarina ve orada çok kalabalik insanlarin toplanmasina isarettir. Hamamda ezan okumak, sitma ve humma hastaligi ile tabir edilir. Ezan ve zikrullahi yüksek bir sesle özellikle sesi güzel ve tatli olursa okudugunu ve insanlarin da bu ezani sükunetle dinlediklerini görse, bu büyük insanlara yaklasmakla tabir edilir. Eger ezani tebdil eder, ezan ve zikrullah ile oynarsa veya ezan okurken avret yeri açik olursa hasid ve hayirsiz bir söhrete isarettir. Toplu halde bir kavmin üzerine ezan okudugunu gören kimse, zalim bir halki Hakk’a davet eder. Bazi kere ezan, dini ilimlerde alim ve fakih olmaya isarettir. Semada ezan okudugunu ve insanlann da onu dinledigim gören kimse, nasi hayra davet eder. Onlar da o’nun davetine icabet ederler. Bir kere veya iki kere ezan okudugunu, kamet getirdigini ve farz namaz kildigini görse, hacc ve umre yapar. Ezanda ziyade ve noksanlik yaptigini veya ezanin lafizlarim degistirdigini gören kimse, bu ziyade ve noksani miktannca insanlara zulmeder. Bir duvar üstünde ezan okudugunu gören, insanlari sulha davet eder. Evin üstünde ezan okudugunu görse o kimsenin ehli vefat eder. Bir çocugun ezan okudugunu görse, o çocugun anne ve babasi yalan ve bühtandan kurtulur. Bir kimse, güya kendisini oyuncak olsun diye ezan okudugunu görse, akli gider. Bir kimse sokakta ezan duydugunu görse o sokak ehlinden birisi ölür. Bir kimse pis bir yerde ezan okudugunu görse, ahmak birisini sulha davet eder, fakat o da bunu kabul etmez.

Müezzin Ezan Okurken Neden Ellerini Kulağına Götürür?

Müezzin ezan okurken neden ellerini kulağına götürür?

Müezzinin, sesin daha güçlü çıkmasına yardımcı olacağı için şahadet parmaklarının uçlarını kulaklarına götürmesi veya ellerini kulaklarının üzerine koyması müstehaptır. Çünkü bunu, sesin yükselmesine yardımcı olduğu için Peygamber Efendimiz (a.s.m) Hz. Bilal’e emretmiştir. (Nasbu’r-raye, 1/278) Şayet müezzin parmaklarını kulaklarına sokmadan ezan okursa, bunun da bir sakıncası yoktur. Zira parmakların kulağa sokmak asli bir sünnet değildir.

Müezzinlik sâlih amellerin en faziletlilerinden biri olarak kabul edilmiştir. Hz. Peygamber, çeşitli hadislerinde müezzinlik görevinin önemini ve ezan okumanın faziletini belirtmiştir. (bk. Buhârî, Ezan, 4, 9; Ebû Dâvûd, Salât, 60) Bu rivayetler fıkıh literatüründe müezzinlikle ilgili hükümlerin kaynağını teşkil etmiştir.

Müezzinin temyiz çağına gelmiş olması gerekir. Müezzin namaz vakitleri konusunda bilgi sahibi olmalıdır. İmamlık ve müezzinliğin aynı kişi tarafından yapılması âlimlerin çoğunluğuna göre müstehaptır. Bu iki görevden hangisinin daha faziletli olduğu hususu tartışmalıdır. Resûl-i Ekrem’in(ASM) Medine’de birden fazla müezzininin bulunmasından hareketle, bir camide birden çok müezzinin görevlendirilebileceğine hükmedilmiştir. (Beyhakî, s-Sünenü’l-kübrâ, Haydarâbâd I/429)

Müezzinin gür ve güzel sesli olması, ezanı ayakta ve yüksekçe bir yere çıkıp dinleyenlerin tekrarına imkân verecek şekilde yavaş okuması, sesin daha güçlü çıkmasına yardımcı olacağı için şahadet parmaklarının uçlarını kulaklarına götürmesi veya ellerini kulaklarının üzerine koyması, kıbleye yönelmesi, “hayye ale’s-salâh” derken yüzünü sağa, “hayye ale’l-felâh” derken sola çevirmesi, sabah ezanında “tesvîb” yapması / esselâtü hayrun mine’n-nevm demesi(namaz uykudan hayırlıdır) , minarede dönerek okuması ve abdestli olması müstehaptır.

Etiketler:kulağa ezan okumak çocuğa isim nasıl konulur bebeğin kulağına ezan nasıl okunur çocuğa isim nasıl konur isim koyma duası yeni doğan çoçuğa isim koyma yeni doğan bebeğe isim koymak çocuğun kulağına ezan nasıl okunur kulağa ezan nasıl okunur çocuğa isim koyma duası isim nasıl konulur bebeğin kulağına isminin okunması yeni doğan bebeğin kulağına ezan nasıl okunur kulağa isim okuma kulağa isim nasıl okunur çocuğa isim koyma ezan bebeğe isim nasıl konur çocuğun kulağına ezan okumak bebeğin kulağına ezan okunması yeni doğan bebek isim koyma
İsim koyma: Sefaradlarca Zeved habat (veya Zebed habat) Aşkenazlarca Simhat bat denen Yahudilikte yeni doğan kız çocuklarına İsim koyma törenidir.
İşim Nehri: İşim Nehri Rusya ve Kazakistan içinden akan nehirdir. İrtiş Nehri'nin koludur.
İsim soylu kelime: İsim soylu kelimeler; cümlede isim gibi davranabilen, bazıları ismin hâllerini alabilen veya isim yerine kullanılan, eylem bildirmeyen sözcükler.
İsim günü: İsim günleri geleneksel olarak insan isimlerini yılın her bir gününe yayarak o adı koyanlarla birlikte kutlanmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir