Çoçuklarda Konuşma

Sponsorlu Bağlantılar
ama artma aylar bebekler benzer bu daha dile duyan elde erken evet gibi hangi ilk kol kumru sesler tonu yada Çoçuklarda Konuşma Çocukların Konuşma Yaşı çocuklarda konuşma yaşı çoçuklarda konuşma çocukla..

Çocuklarda Konuşma Gelişimi

10-15 aylar arasında çocukların çoğu ilk, açıkça anlaşılabilen sözcüklerini söylerler ve sıklıkla “dede”, baba” ya da “mama” gibi tekrarlayan heceleri söylerler. Çoğu bebek sıklıkla ilk olarak ‘dede’ sözcüğünü söyler.
Belirtici – algılayıcı konuşma gelişimi zamanları
Belirtici

  • Sosyal gülümseme— 2 ay
  • Anlaşılmaz sözler söyleme—6 ay
  • Anne/baba (bilmeden)—8ay
  • Anne/baba (bilerek)—10ay
  • İlk kelime—11 ay
  • 4- 6 kelime—16 ay
  • 2 kelimelik cümle—21 ay
  • Çoğul kullanımı—3 yaş

Algılayıcı

  • Sese karşı uyanık olma—1 ay
  • Sese karşı oryante olma—4 ay
  • Anlaşılır ‘hayır’ —9ay
  • El-kol hareketi ile verilen tek emirleri yerine getirme—12 ay
  • Vücut bölümlerinden birini söyleme—18ay
  • Verilen emirin 2 basamağını yerine getirme—24ay
  • Verilen komutların tümünü yerine getirme—3 yaş

Konuşmanın normal gelişim süreci nasıldır?
Erken ses çıkarma (1-4 ay); Bebek,kumru sesi gibi yada agulama tarzında sesler çıkarır.
Anlaşılmaz sözler söylemek (3-15 ay): Anlaşılmaz sözler sesli ve sessiz harfleri içerip, artma ve azalma tarzında söylenen ses örnekleri duyulabilir. Kız ve erkek çocuklar çevresindeki duydukları yükselip alçalan ses tonu örneklerini taklit eder. Bu anlamsız konuşmaları daha sonra cümleye benzer konuşmalar takip edecektir.
Gerçek konuşmayı elde etme (18-50 ay): Gerçek konuşma, sınırlı sayıda ve kombine edilmiş sesleri içerir.
İstediklerini açık bir şekilde dile getirme (50-80 ay): Bazı çocuklar hala s, ş, z ve 1 yada r gibi sesleri açık olarak dile getirememektedir.
Sağır bebekler anlaşılmaz sesler çıkarır mı?
Evet. Anlaşılmaz sözler sağır ve duyan bebeklerde aynı zamanda başlar ama sağır bebekler normal anl.amlı konuşma sürecine girmeyince anlamsız sözleri söylemesi de durur.

Çocuklar hangi yaşlarda anlaşılır bir şekilde konuşur
Anlamlı konuşma her yıl yaklaşık %25 oranında artar. Bebek, 1 yaşında %25, 2 yaşında %50, 3 yaşında %75 ve 4 yaşında %100 oranında anlamlı olarak konuşur. Anlamlı konuşmada önemli gecikmeler olmadı dil öğrenimini daha da uzatabilir.
Dil gelişimi gecikmesinde hangi işaretlere dikkat edilmelidir?
Okul öncesi çocuklarda dil öğrenme probleminin tehlikeli sinyalleri:
6 ay: Sese cevapta kararsızlık yada cevapsızlık
9 ay: İsimle çağırmaya cevapsızlık
12 ay: Henüz anlamsız söz söylememe ya da durması
15 ay: Güle-güle’ye cevap vermeme, ayağa kalkmama
18 ay: Anne-babadan başka kelime söylememe
2 yaş: İki kelimelik cümle kuramama, hala anlaşılmaz yada fazlaca tekrarlama
2.5 yaş: Konuşmanın aile tarafından anlaşılamaması
3 yaş: Basit cümle kuramama
3.5 yaş: Konuşmanın yabancılar tarafından anlaşılamaması
4 yaş: İstediğini açık bir şekilde dile getirememe
5 yaş: Uygunsuz cümlelerin kurulması, ilerleyici kekeleme olması
6 yaş: Anormal unutma, tersine çevirme ya da kelime bulma problemi olması
7 yaş: Herhangi bir konuşma bozukluğu olması
1-15 yaş: İlerleyici monoton yada boğuk sesle konuşmak.
Hangi çocuklara duyma testi yapılması düşünülmelidir?
1-Çocuğun anne-babaya normal ilgi göstermemesi. (Bu en önemlisidir, çünkü duyma problemi olan çocuklarda sıklıkla ilk bulgudur. Ama ne yazık ki sıklıkla önemsenmemektedir)
2-Doğum ağırlığının < 1500 gram olması
3-Ailede çocukluk çağında duyma bozukluğu öyküsü olması
4-Dil ve/veya konuşmanın kazanılmasında gecikme
5-Doğum öncesi ve sonrasındaki enfeksiyonlar (Ör; Sitomegalo virüs, kızamıkçık, herpes, toksoplazmosiz, sifiliz)
6-Baş bölgesindeki yapısal bozukluklar (küçük çene, yarık damak)
7-Kan değişimi sınırını geçen aşırı sarılık
8-Geçirilmiş bakteriyel menenjit
9-Doğum esnasında aşırı oksijensiz kalma
10-Diğer gelişimsel bozukluklar (Ör; beyin gelişimindeki gerilik)

“Dil bağı” olan çocukların hangilerine cerrahi düzeltme yapılmalıdır?
Dil bağı yada dil altı bağının kalınlaşması yada kısalmasına bağlı dilin hareketlerinin kısıtlanmasıdır. Bir teoriye göre emmeyi ve konuşmayı engelleyebilir. Çocukların çoğunda dilin ucunda dudağa doğru olma eğilimdedir ve dilin hareket etmesine imkan verir. Cerrahi düzeltme gerekliliği kesin değildir ancak 2-4 yaşlarında konuşma problemleri oluşturuyorsa düşünülebilir.

Papağan Konuşması-Tekrarlayan Konuşma ve Kelimeleri Yutarak Konuşma, kekelemeden nasıl ayırt edilir
Kelimeleri yutarak konuşma, sıklıkla anlaşılmayan çok hızlı konuşmadır. Bütün kelimeleri, heceleri ve sesleri tekrarlama ve atlama vardır. Kekelemenin aksine ,çocukların bilinçli olarak konuşmalarını yavaşlatmaları yarar sağlar.
Papağan konuşması, tüm kelimelerin ve cümlelerin anlaşılabilir ve hızlı bir şekilde tekrar edilmesidir. Bu durum nörolojik hastalıklarla birlikte bulunabilir.
Kekelemesi olan çocukların ailelerine ne tavsiye edilmelidir?
Okul öncesi çağda kekeleme oldukça sık görülür. Bununla birlikte çocukların büyük bir kısmında kekeleme 5-6 yaşına kadar devam etmez.Ancak, ailesinde kekeleme geçiren kişilerin olması veya kekelemesine sebep olan olayın devam etmesi halinde kekeleme devam edebilir.
5-6 yaşından büyük kekeleme olan çocukları konuşma-dil uzmanı görmelidir.
5 yaşından küçük kekeleyen çocuğunuza şunları uygulayabilirsiniz.
1.Çocuklarınıza nasıl konuşacakları konusunda direktif vermeyiniz(yavaş konuş, yavaş nefes al gibi)
2.Çocuğunuzu gevşetin, kendi konuşma tavrına uygun kolay konuşmasına yardımcı olun.
3.Çocuğunuzun diğer çocuklarla ve yetişkinlerle rekabet etmesini önleyiniz ve sabırlı olunuz.
4.Çocuğunuzu sabırla dinleyiniz ve sabırlı olunuz.
5.Eğer 2-3 aydan daha uzun sürede akıcı bir şekilde konuşmaya dönmemişse bir konuşma uzmanına gösteriniz.

Bebeklerde Konuşma Zamanı

Çocuk ilk doğduğu günden itibaren sürekli olarak psikososyal gelişim süreci içerisindedir. Dil gelişimi de belli ölçüde doğumdan itibaren gelişmeye başlar. En ideal olanı çocuğun yaşına uygun konuşma becerisine sahip olması ve bu yönde herhangi bir gelişimsel bir sıkıntı yaşanmamasıdır.

Çocuğun zamanında konuşması, psikososyal gelişimin aşamalarının düzenli olması, çocuğun sosyal ilişkileriningelişiminin olması için yapısal olarak sinir sisteminin, sinir sistemi ile dil kasları arası yolların, ağız – damak – dudak – diş yapısının doğuştan normal olması gerekmektedir. Bunlardaki herhangi bir doğumsal sıkıntı ve eksiklik veya sonradan oluşabilecek bozukluk, çocuğun konuşmasını negatif yönde etkileyecektir.

Konuşmanın gelişme süreçleri
Çocuklar genelde ilk altı ayında yavaş yavaş heceleri çıkarmaya başlar, 12 aydan itibaren kelimeleri dile getirmeye başlar, 18 aydan itibaren de cümle kurmaya başlar. Bu gelişim dönemlerinin çok gerisinde kalan çocukların genel olarak konuşma yönünden incelenmesi gereklidir. Çünkü gözden kaçırılacak bir durum çocuğun iletişim sorununa ikincil olarak, normal zeka gelişimini, sosyal gelişimini kötü yönde etkileyecektir.

Bu arada bazı çocuklar hiçbir problemi olmadığı halde geç konuşmaya başlamakta ve konuşma geç olmaktadır. Burada anne babanın yapması gereken, belli bir süre bekledikten sonra hala konuşmayan çocuklar için gerekli kontrolleri yaptırmak olacaktır.
Konuşma problemlerinin nedenleri
Konuşmaya negatif etki eden, yani geç konuşmaya neden olan ya da istenen konuşma seviyesini engelleyen durumlar nelerdir? Bunun en sık karşılaşılan nedenleri arasında zeka sorunları yer alır. Zeka olarak yaşıtlarına göre geri olan çocuklar, yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlayacaklardır.

ışitme sorunu olan çocuklar dış dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşma sorunu onlarda da yoğun bir şekilde olacaktır. Çocuğun konuşma mekanizmasının ve yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses olarak uyarı alması, bunları algılaması, yorumlaması, ayırt etmesi ve bunun sonucunda ona benzer sesleri çıkartması süreci gereklidir

Konuşmaya negatif etki edecek diğer bir durum ise çocuğun görme sorunu olmasıdır. Bu durum işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup bitenleri görmesi, nesneleri tanıması, isimlerini öğrenmesi, diğer çocuklara uyum sağlaması açısından, görme özrünün olması konuşma açısından sorun olabilmektedir.
Bir başka neden olarak sık havale ve epilepsi geçiren çocukları örnek olarak verebiliriz . Bazı çocuklar normal konuşmaya başladıkları halde, hatta bazı cümleler kurmalarına karşın geçirdikleri havaleler ve epileptik nöbetler çocukların beynindeki işitme merkezi veya ilgili bölümlerde zarara yol açarak , konuşma açısından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle anne babaların çocuklarının havale geçirmesini engellemeleri önemlidir. Bu durumu olan çocuklarda EEG (elektroensefalografi) çekilerek kolaylıkla havale ye bağlı sorunlar tespit edilebilir.

Bir diğer neden olarak kendi halinde olan, çok fazla uyarı almayan çocuklarda, geç konuşma ve iletişim sorunları olabilmektedir. Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, onunla konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan, kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri olabilmektedir.

Yukarıda bahsedilen soruna paralel olarak özellikle 0-3 yaşta izlenen televizyona bağlı olarak çocuklarda dış dünyadan kopma, kendi halinde olma eğilimi, insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma, nesneler ile daha fazla ilgilenme, duygusal alışverişten vazgeçme, konuşmama, yaşıtları ile ilgilenmeme, seslenince bakmama gibi bir durumun olduğu bir psikiyatrik tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir.

Ayrıca evde konuşulan dilin niteliğinin bozuk olması, model olacak kişilerin azlığı, yanlış öğrenmeler ve alışkanlıklar, uyum problemleri, içe kapanıklık, kaza ya da benzeri şoklar, dilin sürekli tartışma aracı olarak kullanıldığı huzursuz ortamlar gibi durumlar da konuşma sıkıntılarının yaşanmasına neden olur. Tüm bunların yanı sıra düzenleme bozuklukları, yaygın gelişimsel gerilikler, kronik depresyon, çocukluk çağı psikozları gibi birçok hastalıkta ve çok merkezi sinir sistemini tutan hastalıklarda konuşma sorunları yaşanmaktadır.

Çocuğun konuşma gelişimini hızlandırmak için yapılması gerekenler

Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir aile ortamı hazırlamak
Daha ilk hece ve sesleri çıkartmaya başladığında söylediği sesleri ona tekrarlatmak
Çocuk ile ilgilenmek ve sevildiğini hissettirmek
Çocuğun bedensel ihtiyaçlarına (yemek, uyku, koruma, vb) cevap vermek
Çocuk ile yaşı ne olursa olsun sık sık konuşmaya çalışmak
Yaşına uygun bir şekilde onun ile oyun oynamak
Çocuk ile birlikte vakit geçirmek
Onun dengeli ve çeşitli beslenmesini sağlamak
Onun kendi haline kalmasına izin vermemek
Mümkün olduğunca yaşıtları ile birlikte oyun oynamasını sağlamak
ınsanlar arasında sık sık bulundurmak
Ona hikaye masal anlatmak, ninni söylemek
Onun size gönderdiği konuşma ve ses mesajlarına cevap vermek
Bir nesneyi eline aldığında onun ile ilgili ona bir şeyler anlatmak
Televizyon karşısında çok uzun süre kalmasını engellemek (0-4 yaş)
Onunla konuşurken ses tonunu iyi ayarlamak
Konuşurken cümleleri kısa ve basit tutmak
Onun işaret ile gösterdiği istekleri onunla konuşarak yönlendirmek, anlatmasını sağlamak (yaşına uygun olarak)
Onun fikirlerine değer vermek onun ile sık sık dertleşmek (yaşına uygun olarak)
Onun kendine güvenini artırmak
Onun sık sık sosyal ortamlarda bulunmasını sağlamak
Kalabalık içinde onun konuşmasını teşvik etmek
Çeşitli parmak oyunları oynamak (anaokullarında oldukça sık kullanılır.)
O konuştuğunda onu cesaretlendirmek, teşvik etmek
Onun yaşına uygun bir eğitim almasını sağlamak
Günlük belli bir zaman ayırarak resimler üzerinde bol bol konuşmak
Ondan yaşına uygun olarak hikaye, masal anlatmasını istemek
Konuşma zorlukları gördüğünüzde onun dikkatini konuşma zorlukları üzerine çekmemek

Konuşmaya Başlamayan Çocuk


Konuşma ve iletişimin eksik kaldığı bir hayatta bir çok sıkıntının
gelişmesi açısından zemin hazırlanmış olur. Çocuk ilk doğduğu günden
beri sürekli olarak psikososyal ve psikomotor gelişim süreci
içerisindedir. Dil gelişimi de belli ölçüde doğumdan itibaren gelişmeye
başlar. En ideal olanı çocuğun yaşına uygun konuşma becerisine
kavuşması ve bu yönde herhangi bir gelişimsel bir sıkıntı
oluşmamasıdır. Çocuğun zamanında konuşması, psikososyal gelişimin
aşamalarının düzenli olması , çocuğun sosyal ilişkilerinin ve
gelişiminin normal olması , zeka ve öğrenme kapasitesinin normal
seviyeye gelmesi , ulaşması gereken gelişimsel dönemlere varması için
gereklidir. Konuşma bu kadar önemli olduğuna göre isterseniz konuşmanın
zamanı ve bunu pozitif ve negatif yönde etkileyen etkenleri gözden
geçirelim.

Genelde
bütün çocukların konuşması ve dil gelişiminin olması için yapısal
olarak sinir sistemi , sinir sistemi ile dil kasları arası yollar ,
ağız -damak -dudak -diş yapısının doğuştan normal olması gerekmektedir.
Bunlarda ki herhangi bir doğumsal sıkıntı ve eksiklik veya sonradan
oluşabilecek bozukluk, çocuğun konuşmasını negatif yönde
etkileyecektir. Bu normal anatomik yapıyı kötü yönde etkileyebilecek
bir çok hastalık mevcuttur. Bu hastalıkların hamilelik döneminde annede
ve çocukta gelişmesi veya doğum sonrası çocukta gelişmesi ile bu normal
anatomik yapı bozulabilecektir. Bu hastalıkları tek tek saymak oldukça
uzun ve geniş kapsamlı olduğundan , şu anda fazla ayrıntıya girmeden
temel konuları aktarmak istiyorum.

Çocukların genelde ilk altı
ayında yavaş yavaş heceler çıkmaya başlar ( ma ma , ba ba , da da vb )
, 12 aydan itibaren kelimeler çıkmaya başlar ( anne , baba, mama , dede
vb ) , 18 aydan itibaren de cümle kurmaya başlar (anne gel , baba ver
vb ). Bu gelişim dönemlerinin çok gerisinde kalan çocukların genel
olarak konuşma yönünden incelenmesi gereklidir. Zira gözden kaçırılacak
bir durum çocuğun iletişim sorununa ikincil olarak , normal zeka
gelişimini , sosyal gelişimini kötü yönde etkileyecektir. Bu arada bazı
çocuklar hiçbir problemi ( anatomik ve psikiyatrik ) olmadığı halde geç
konuşmaya başlamakta ve konuşma geç olmaktadır. Ama anne babalara
tavsiyemiz , belli bir dönem beklendikten sonra hala konuşmayan
çocuklar için gerekli incelemeleri sağlamaları uygun olur.

Konuşmaya
negatif etki eden , yani geç konuşmaya neden olan yada istenen konuşma
seviyesini engelleyen durumları belirtmek yerinde olur. Bunun en sık
karşılaşılan nedenleri arasında zeka sorunlarını saymak yerinde olur ,
Zeka olarak yaşıtlarına göre geri olan çocuklar , yaşıtlarından daha
geç konuşmaya başlayacaklardır.

İşitme sorunu olan çocuklar dış
dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşma
sorunu onlarda da yoğun bir şekilde olacaktır. Çocuğun konuşma
mekanizmasının ve yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses olarak
uyarı alması , bunları algılaması , yorumlaması , ayırt etmesi ve bunun
sonucunda ona benzer sesleri çıkartması süreci gereklidir. O nedenle
konuşmayan çocuklarda işitme yönünün incelenmesi uygun olur , özellikle
sık olarak otitis media ( orta kulak infeksiyonu ) geçiren çocuklar
için bu konuda dikkatli olunmalıdır.

Konuşma ya negatif etki
edecek diğer bir durum ise çocuğun görme sorunu olmasıdır . Bu durum
işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup
biteneleri görmesi , nesneleri tanıması , isimlerini öğrenmesi , diğer
çocuklara uyum sağlaması açısından , görme özürünün olması ,konuşma
açısından sorun olabilmektedir.

Bir başka neden olarak sık
havale ve epilepsi geçiren çocukları örnek olark verebiliriz . Bazı
çocuklar normal konuşmaya başladıkları halde , hatta bazı cümleler
kurmalarına karşın geçirdikleri havaleler ve epileptik nöbetler
çocukların beynindeki işitme merkezi veya ilgili bölümlerde zarara yol
açarak , konuşma açısından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bu
nedenle anne babaların çocuklarının havale geçirmesini engellemeleri
önemlidir. Bu durumu olan çocuklarda EEG (elektroensefalografi)
çekilerek kolaylıkla havale ye bağlı sorunlar tespit edilebilir.

Bir
diğer neden olarak kendi halinde olan , çok fazla uyarı almayan
çocuklarda , geç konuşma ve iletişim sorunları olabilmektedir. Çocuğun
doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması , onunla konuşulması ,
sevilmesi , oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak
konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan
bulamayan , kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri
olabilmektedir.

Yukarıda bahsedilen soruna paralel olarak
özellikle 0-3 yaşta izlenen TV ye (saatlerce müzik , reklam izleme )
bağlı olarak çocuklarda dış dünyadan kopma , kendi halinde olma eğilimi
, insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma , nesneler ile
daha fazla ilgilenme , duygusal alışverişten vazgeçme , konuşmama ,
yaşıtları ile ilgilenmeme , seslenince bakmama gibi bir durumun olduğu
bir psikiyatrik tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların
konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir. Bu durum geç
farkedildiği zaman konuşma sorununun yanısıra bir çok sorunun eşlik
ettiği otistik özellikler gelişebilir . Anne babaların bu kritik yaşam
evresinde ( 0-4 yaş ) çok fazla TV izlettirmekten kaçınmaları yerinde
olur.

Ayrıca düzenleme bozuklukları , yaygın gelişimsel
gerilikler , kronik depresyon , çocukluk çağı psikozları gibi bir çok
hastalıkta ve çok merkezi sinir sistemini tutan hastalıklarda konuşma
sorunları yaşanmaktadır.

Çocuğun konuşma ve iletişim yönünde
gelişimini hızlandırmak için yapılabilecekler.( yukarıda bahsedilen
hastalıklar ve bedensel sorunlar dışlandıktan sonra )

1- Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir aile ortamı hazırlamak
2- Çocuk ile ilgilenmek ve sevildiğini hissettirmek
3- Çocuğun bedensel ihtiyaçlarına ( yemek , uyku , koruma vb ) cevap vermek
4- Çocuk ile yaşı ne olursa olsun sık sık konuşmaya çalışmak
5- Yaşına uygun bir şekilde onun ile oyun oynamak
6- Çocuk ile birlikte vakit geçirmek
7- Onun dengeli ve çeşitli beslenmesini sağlamak
8- Onun kendi haline kalmasına izin vermemek
9- Mümkün olduğunca yaşıtları ile birlikte oyun oynamasını sağlamak
10- İnsanlar arasında sık sık bulundurmak
11- Ona hikaye masal anlatmak , ninni söylemek
12- Onun size gönderdiği konuşma ve ses mesajlarına cevap vermek
13- Bir nesneyi eline aldığında onun ile ilgili ona bir şeyler anlatmak ( çocuk 3- 4 aylık bir bebek olsa bile )
14- TV karşısında çok uzun süre kalmasını engellemek (0-4 yaş )
15- Onun ile konuşurken ses tonunu iyi ayarlamak
16- Onun işaret ile gösterdiği istekleri onunla konuşarak yönlendirmek, anlatmasını sağlamak (yaşına uygun olarak)
17- Onun fikirlerine değer vermek onun ile sık sık dertleşmek ( yaşına uygun olarak )
18- Onun kendine güvenini artırmak (bakınız özgüveni artırma yolları )
19- Onun sık sık sosyal ortamlarda bulunmasını sağlamak
20- Kalabalık içinde onun konuşmasını teşvik etmek
21- O konuştuğunda onu cesaretlendirmek , teşvik etmek
22- Onun yaşına uygun bir eğitim almasını sağlamak
23- Günlük belli bir zaman ayırarak onun ile resimler üzerinde bol bol konuşmak
24- Ondan yaşına uygun olarak hikaye , masal anlatmasını istemek
25- Konuşma zorlukları gördüğünüzde onun dikkatini konuşma zorlukları üzerine çekmemek

Çocuklarda 3 Yaş Gelişimi

Çocuklarda 3 yaş gelişimi

3 yaşındaki çocuğumuzun el ve parmak hareketleri gelişmiş, çoğu kelimeyi anlaşılır şekilde söylemeye başlamıştır.

Fiziksel ve zihinsel gelişim

  • Üç yaş çocuğu ortalama 8,5 cm uzar ve 2,5 kilo alır.
  • Bu yaşlarda çocuk iyi yürür ve koşar.
  • Tek ayak üzerinde denge kurabilir.
  • Üç tekerlekli bisiklete binebilir.
  • Kapıları açabilir.
  • Daire çizebilir.
  • Kare ve üçgeni tanır.
  • 8-9 küpten kule yapabilir.
  • Renkleri tanımaya başlar.
  • Parmak ve el hareketleri daha net olur. Kalem ve makas kullanmaya başlar.
  • Aç, yorgun, üşümüş gibi kelimelerin anlamını bilir.
  • Çoğu kelimeyi anlaşılır şekilde söyler.
  • Adını, yaşını, cinsiyetini bilir.
  • Vücudunu merak eder.
  • Alt çene daha belirgin olarak gelişirken, üst çene geçici dişleri yerleştirecek şekilde genişlemeye başlayacaktır
  • Başka çocuklarla oynar, ancak paylaşmayı başaramayabilir.
  • Anaokuluna veya oyun grubuna katılabilir.

Beslenme

  • Bu yaştaki çocuğun iyi beslenme alışkanlıkları kazanmasında ailece yenen yemekler önemlidir, bu alışkanlıklar ömür boyu devam edecektir.
  • Onun yemesini istediğiniz gıdaları siz de yiyerek çocuğa iyi örnek oluşturmalısınız.
  • Ona yemek hazırlamada, sofra kurmada ufak görevler verebilirsiniz.
  • İştah konusunu problem haline getirmeyin, acıkınca yiyeceğine inanın.
  • Sevdiği ve sevmediği gıdalar olabilir ve bunlar sık sık değişebilir.
  • Bir gıdayı reddederse ısrar etmeyin, bir süre sonra farklı bir şekilde tekrar deneyin.
  • Yemeğini yemeyince aç kalmasın diye abur cubur vermeyin.
  • Gıdayı ödül veya ceza olarak kullanmayın.

Güvenlik

  • Oyun parkında gözetim altında tutun.
  • Araba yolculuklarında uygun şekilde bağlandığından ve kapıların kilitli olduğundan emin olun.
  • Evde silah bulundurmayın.
  • Ateş ve kibritle oynamamayı öğretin, kibritleri ulaşamayacağı yerde tutun.
  • İlaçları ulaşamayacağı bir yerde ve kilit altında tutun.
  • Banyoda ve sudayken asla yalnız bırakmayın.

Disiplin

  • Kurallar ve yasaklar konusunda tutarlı olun.
  • Üç yaşındaki çocuğunuz, hala kızgınlık ve saldırganlığını kontrol etmeyi öğrenmektedir. Ebeveynleri tepki verecekleri noktaya kadar test etmek, davranışlarından hangilerinin kabul edilemez olduğunu öğrenmenin bir yoludur.
  • Ondan ne istediğinizi açıkça anlatın ve iyi davranışlarını övün.
  • İstenmeyen davranışların neden istenmediğini anlatıp açıklayın.

Gelişimi nasıl destekleyebiliriz?

  • Çocuklar, özellikle küçük çocuklar, düzenli bir iş planına ihtiyaç duyabilirler. Çocuğunuz ne zaman oyun oynayabileceğini, ne zaman yemek yiyebileceğini ve ne zaman yatağa girmesi gerektiğini bilirse, daha rahat davranabilir.
  • Üç yaşındaki çocuğunuzun en iyi öğrenme yolu oyun, gözlem ve konuşma iledir
  • Kum, su, toprakla oynamasına izin verin.
  • Parmak boyası yaptırın.
  • Oyun hamuru ile oynatın.
  • Masayı kurmaya yardım ettirin.
  • Cisimlerin adlarını, renklerini söyleyin.
  • Parçaları bir araya getirip bir şeyler yapacağı oyuncaklar ( lego, küpler gibi) alın.
  • Sorularını cevaplandırın.
  • Yeni kelimeler öğrenmesine yardım edin.
  • Öyküler, masallar okuyun.
  • Televizyon izlemeyi kısıtlayın.
  • Başka çocuklarla bir araya getirin.
  • Değişik ortamlarda bulunmasını, yeni arkadaşlarla tanışmasını sağlayın.

Dr Nilüfer Toprakçı ve Psikolog Ayben Ertem’in makalelerinde yer alan bilgilerden derlenerek hazırlanmıştır.

Konuşma Bozuklukları Ve Terapisi

Çocuklarda konuşma bozukluklarının tedavisi çocuklar konuşma bozuklukları çeşitli şekillerde görülmektedir. 1. gecikmiş konuşma.2. artükilasyon bozuklukları 3.kekemelik vb şeklindedir. tedavi yöntemleri . 1. farkına vardırma çalişmaları 2. nefes egsersizleri .3. hayvan ve taşıt seslerini taklit 4.dil damak dudak egsersizleri 5.ritimli konuşma egsersizleri sayıla bilir.aileler böyle bir durumda bu konuda çalışan uzmanlara kısa sürede başvururlarsa çok iyi sonuçlar elde edilmektedir.

DİL GELİŞİMİ VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI Dil ve onunla ilgili problemler, çocuk psikolojisinde çok önemli bir yere sahiptir. Birçok uzman geçmişten günümüze dil konusuyla uzun süre ilgilenmişlerdir. Dille ilgili birçok teoriler geliştirilmiştir. Dil gelişiminde çevrenin rolü mü? Yoksa kalıtım mı? Önemlidir. Çocuklar kendi dillerini nasıl öğrenmektedirler? Uzmanlar yıllardır bu soruya cevap aramaktadırlar. İngiliz nörologlarından Sır Henry dört afazi biçimi ortaya koymuştur. Söz afazisi, hareket afazi si, kelime oluşturmak ve telaffuz etme yeteneğinde bir bozukluktur.

Söz dizimi afazi sinde cümledeki gramer yapısında yanlışlıklar olur. İsim afazi sinde ise, istenilen kelime veya ifadeyi bulma konusun da sorunlar yaşanır. Anlam afazi sinde ise kelimelerin ve bir bütün olarak cümlenin anlaşılmasın da sorunlar yaşanır. Bu durumlarda beyindeki konuşma merkezlerinde hasarlar vardır. kişi kelimeleri yazamaz veya okuyamaz yazmış olsa da ne yazdığını anlayamaz. Fizyolojik açıdan, beyinde dil alanlarının bulunması açık bir gerçektir. Bu alanlar olmazsa dil öğrenilmez. Bir dili öğrenmek için doğuştan mekanizmaların varlığını kabul etmek çok zorunludur, ancak aynı zamanda bu süreçlerin başlaması için kişiye bazı pekiştirme olasılığının verilmesinin de gerekli olduğu nu kabul etmek gerekir. Bir şempanzenin beynin de hiç bir dil alanı yoktur ve bundan dolayı, pekiştirme yapılsa da o hiçbir zaman dil öğrenemez. Konuşmayı öğrenme yaşını geçirirse ve hiçbir dil uyarıcısının bulunmadığı bir çevrede tamamıyla yalnız başına büyütülen bir insan yavrusu, konuşmayı hiçbir zaman öğrenemez. Aynı şey, ÖRNEĞİN: Uygun zaman da uçma fırsatı bulamayan yavru kuşlar için de geçerlidir. Tartışılan iki karşıt kuram da geçerlidir. Yaradılış ve eğitim gibi, birbirleriyle yakın ilişkisi bulunan bu kuramlar geçerlidir.

> Doğum da çocuğun çıkardığı ses tamamıyla fizyolojiktir. Çok erken aşamada görülen seslendirmelere, dilin temel taşları gözüyle bakılabilir. Bunlar genellikle sesli harflerden oluşur ve dünyanın her yerinde ki çocuklarda görülür. Sesler öğrenilmemiştir. Doğumdan iki ay sonrası kadar erken bir çağda çocuk, insan sesinin çıkarabileceği dildeki bütün sesleri çıkarabilir çevrede konuşulan dilin etkisiyle, çeşitli sesleri pekiştirerek dilinde bir gelişme görünür. Çocuk dört, beş aylık olunca CIVILDAMA AŞAMASI BAŞLAR: Böylece farklı sesler çıkartmaya başlar. Heceler halindeki cıvıldamalar, daha sonra daha anlaşılır bir hal alır. Cıvıldamayla zeka bölümü arasında bir ilişki vardır. Bu ilişki kız çocukların da daha belirgindir. Çocuğun konuşması fizyolojik olgunlaşma ve sesleri taklit yoluyla gelişir. Çevrenin etkisi konuşmasının gelişmesinde önemli rol oynar.

Çocuk; ÖRNEĞİN; Melehat adındaki ablasına, mimi demeye başlarsa aile bunu pekiştirerek Melahat ‘a dönüştürmesine yardımcı olur. ÖRNEĞİN; On sekiz aylık bir çocuk treni göstererek çuf, çuf diyebilir. Bu kelimeler daha sonra tren şeklini alır bunun için belli bir zamanın geçmesine ihtiyaç vardır. İLK KELİME on iki aylık olduğun da normal bir çocuk doğru olarak bir kelimeyi söylemesi beklenir. Bu konu da anne, baba ve tecrübeli uzmanlar çocuk için bir kelimeden daha fazlasını bekleyebilirler. Tabi’i ki bu bir kelime semboliktir.Daha da fazlasını söyleyebilir çocuk önce, genellikle kelimeleri tek tek kullanır ve bunlar kural olarak kısa kelimelerdir. Anne & baba gibi kelimeler ve anne gel, baba gel gibi kısa cümleler kurarlar.

KELİME HAZİNESİNİN GELİŞİMİ; Bir yaşında 118 kelime İki yaşında 446 kelime Üç yaşında 1200 kelime Dört yaşında 1500 kelime Beş yaşında 2000 kelime Altı yaşında 2500 kelime Söylediği saptanmıştır. Fakat bunlar ortalamalardır ve ABD de yapılmıştır. Bütün çocuklar için geçerli olmaya bilir fakat bir fikir vermesi açısından önemlidir. Ortalama olarak kızlar, sözlü açıdan erkeklerden üstündürler ve daha erken konuşurlar.

>>>> Çocukların konuşmalarının gelişiminde çevrenin etkisi büyüktür. Aile içinde yaşayanlarla, yaşamayanlar arasın da büyük farklılıklar vardır. İkizler arasında yapılan çalışmalar bunu açıkça ortaya koymaktadır. Çocuk küçükken oluşan olumsuzluklar dil gelişimini etkilemektedir. Sosyo ekonomik düzeyi düşük olan ailelerde çocukların kelime bilgisi sözel ifade yetenekleri daha gerilerde kalmaktadır. Ayrıca beslenme de dil gelişimini etkilemektedir. Çocuğa sunulan olanaklar dil gelişimine katkı sağlamaktadır.

> GECİKMİŞ KONUŞMA; Çocukların iki yaşını doldurduğu halde kısa cümleler kuramıyorsa gecikmiş konuşmadan söz etmekteyiz. Bunun çeşitli nedenleri vardır. ZİHİNSEL NEDENLER, BESLENME, FİZYOLOJİK NEDENLER, SOSYO EKONOMİK NEDENLER GİBİ sayılabilir.

Etiketler:çocuklarda konuşma yaşı çoçuklarda konuşma çocukların konuşma yaşı cocuklarda konusma çocuklarda konuşma yaşi çocuklarda konuşmayı hızlandırma çocuklarda konuşma zorluğu çocuk konuşma yaşı cocuklarin konusmasi cocuklarda konusma yasi 3 yaş cocuklarda konusma çoçukkonuşması erkek çocukta konuşma ne zaman cocuklarda konusmama çocukta konuşma yaşı çocuklarda konuşma nasıl hızlandırılır cocuklarda konusma problemi cocuklarda konusma hizlandirma cocuklarin konusma cocuklarda konusmayi hizlandirma
Konuşma (film): Konuşma (İngilizce özgün adı: The Conversation), 1974, ABD yapımı psikolojik gerilim filmidir. Filmin yönetmeni ve yapımcısı olan Francis Ford Coppola, aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmıştır.
Konuşmadığımız Şeyler Var: Konuşmadığımız Şeyler Var, Sıla'nın 24 Kasım 2010'da Sony BMG'den çıkmış olan üçüncü stüdyo albümüdür.
Ağız (dilbilim): Aksan ya da dilbilim terimi olarak Ağız, bir şive içinde oluşan, ses ve söyleyiş değişikliklerine dayanan küçük kollara, bir ülkenin çeşitli bölge, il veya ilçelerinin sözcükleri söyleyiş bakımından birbirinden ayrı olan konuşmalarına verilen addır.
Konuşma Sentezleyici: Konuşma Sentezleyici veya Speech Synthesizer, bilgisayarlarda kullanılan, metni konuşmaya çevirici (Text to Speech - TTS) sistemlerine verilen addır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir