Çuha Çiçeği Yağı Ve Ms

Sponsorlu Bağlantılar
aydan beri bilgi bu daha doktor evening primrose evening primrose oil h s thompson hugh sinclair ingi j field judy graham kortizon multiple sclerosis ona roy swank umut yan Çuha Çiçeği Yağı Ve Ms Çuha Çiçeği Ms Hastalığı çuha çiçeği yağı ms çuha çiçeği yağı ve ms çuha çi..

Ms (multiple Sclerosis) Tedavisi

MS (Multiple Sclerosis) Tedavisi

Merhaba.Ms hastalığı günden güne çoğalan bir hastalıktır.İş arkadaşımın bana ,böyle bir hastalığının olduğunu söylemesiyle öğrendim.Doktor, kortizon tedavisi uygulanması gerektiğini söylemiş.Kortizon iğnesi bünyeye çok zararlar veriyor.Yan etkileri çok.Ona yardımcı olmak için araştırmaya başladım.Çuha Çiçeği Yağının faydalı olduğu bilgisine ulaştım.Etkili olabilmesi kapsül şeklinde ve % 100 Çuha Çiçeği Yağı olanından kullanmak gerektiğini öğrendim.Aşağıda detaylı bilgiler var.

MS (Multiple Sclerosis) Tedavisi

Evening Primrose Oil (Çuha Çiçeği Yağı)’ nın MS Üzerindeki Etkileri :
Aşağıdaki bilgiler Referans1′ de kayıtlı Judy Graham’ ın, “Multiple Sclerosis-A self help guide to its management” isimli MS ile ilgili kitabından sadeleştirilerek tercüme edilmiştir. Daha ayrıntılı bilgi için ilgili kitaba bakınız.
1979 yılından beri 780 MS hastası üzerinde Çuha Çiçeği Yağı (Evening Primrose Oil) ile yapılan çalışmalarda hastaların % 65 ‘inde düzelme görülmüş (hastalığın ilerlemesinde yavaşlama), % 22 ‘sinde bir değişiklik olmamış, % 10 ‘unda kötüleşme önlenememiş, % 3 ‘ü ise takip edilememiştir. 1997 yılında bu yağı kullanan 177 hasta üzerinde yapılan bir anket çalışmasında ise, 127 hastada düzelme görüldüğü (hastalığın ilerlemesinde yavaşlama), 33′ ünde hastalığın seyrinde bir değişiklik olmadığı, 17′ sinde kötüleşmenin devam ettiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar oldukça umut verici olabilir. Kullanım sürelerine bağlı olarak, hastalığın seyrinde yavaşlama veya iyileşme gösteren hastaların oranları şöyledir:
Kullanım Süresi İyileşme Oranı
4 Aydan Az % 35
4 Ay – 1 yıl % 63
1 – 2 yıl %73
2 – 3 yıl % 82
Öncelikle Prof. R.H.S Thompson, Prof. Roy Swank, Prof.E.J Field ve Prof. Hugh Sinclair (İngiltere) gibi doktorlara doymamış yağ asitleri ile MS (Multiple Sclerosis – Çok yönlü sertleşme) arasındaki bağlantıları açığa çıkaran değerli çalışmaları için teşekkür etmeliyiz. Linoleik asit (LA) ve MS ile ilgili ilk büyük deneme 1973 yılında yapıldı. Ayçiçeği yağında bulunan LA, MS ‘li hastalara verildiğinde, hastalığın seyrinde ve ağrıların şiddetinde düşme görüldü. Bunun ardından çeşitli şekillerde elde edilen ayçiçeği yağları MS ‘li hastaların umudu oldu. Onu su gibi veya portakal suyu ile karıştırarak içtiler. Prof. E.J Field (İngiltere) temel yağ asitleri ve MS hususunda bazı denemeler yaptı. Çuha çiçeği yağı ‘nı MS ‘li hastaların kırmızı kan hücreleri (Alyuvarlar) üzerinde test etti. Kan testleri sonucu çuha çiçeği yağı içindeki Gama-Linolenik asidinin (GLA) MS ‘li hastalar üzerinde LA ‘dan daha etkili olduğunu gösteriyordu. “Ben kendim de (söz konusu kitabın yazarı: Judy Graham- Bkz. Ref1 ) Prof. Field tarafından kan testi yapılan MS ‘li hastalardan biriydim. Ardından bir yıllık bir Çuha çiçeği yağı kapsülü (Günde 3×2) 500 mg ‘lık kapsül kullanımından sonra kanımdaki EFA kan anormalliği düzeldi. Bu sürede herhangi bir özel diyet uygulamadım.”
GLA neden LA ‘dan daha iyidir?
LA vücutta GLA ‘ya dönüşür. Bu da bir dizi reaksiyonla Prostaglandin ‘e (PGE1) dönüştürülür. MS hastalarında, LA GLA ‘ya dönüştürülemez. Tedaviye doğrudan GLA ile başlanırsa hatalı olan ilk basamak atlanmış olacaktır. MS ‘li hastalar dışında şu durumlarda da bu basamak (LA – GLA dönüşümü) bloke olabilir. Yani Linoleik asidin (LA), gamma-Linolenik aside (GLA) dönüşmesi engellenir. Bu durumlarda dışardan GLA alınması gereklidir.
1. Doymuş yağlardan zengin diyet (Aşırı hayvansal yağ kullanımı)
2. Kolesterolden zengin diyet (Aşırı kolesterollü yiyecek tüketimi)
3. Aşırı alkol alımı
4. Çinko eksikliği
5. Stres, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları (Stres hormonu Cortisol düzeyini artırır.)
6. Viral enfeksiyonlar (Bulaşıcı hastalıklar)
7. Radyasyon
8. Kanser
9. Yaşlılık
10. Şeker hastalığı
GLA’ nın MS ‘li hastalar üzerindeki etkisi nedir?
PG ‘ler (Prostaglandin) hücre fonksiyonlarının düzenlenmesinde hayati öneme haizdir. Hormonlara benzerler fakat etkileri daha bölgesel ve ömürleri daha kısadır.PG ‘lerin 3 tipi vardır.PG1, PG2, PG3
GLA ise bu gruptan PG1 ‘lerin öncü maddesidir. PG1 ‘ler vücutta ;
1. Kan damarlarının genişlemesi
2. Arterial basıncın (tansiyon) düşürülmesi
3. Pıhtı oluşumunun geciktirilmesi
4. Kolesterol sentezinin baskılanması
5. Hasarlı T lenfositlerin aktifleştirilmesi (Bağışıklık sistemi ile ilgili) gibi olaylardan sorumludurlar.
PG1 ‘ler T supresör lenfositleri uyarır. Bu lenfositler vücuda giren yabancı maddelerin vücuttan farklı olduklarını fark ederek savunma mekanizmasını çalıştırırlar. MS ‘de sinir hücreleri değişikliğe uğrar ve T lenfositler onları yabancı olarak kabul edip yok etmeye çalışırlar. T lenfositlerde bozukluk olursa savunma sistemi işlemez ya da işleyiş yönünü farklılaştırıp kendi sinir hücrelerine zarar verebilir. Santral sinir sistemine zarar verebilme tehlikesi olan B lenfositlerin etkisi de PGE1 ‘ler tarafından azaltılır.
MS hastalarında kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) sayısı düşer. Aynı zamanda büyük oranda hücre duvarının geçirgenliği bozulur. Uzun süreli Çuha çiçeği yağı kullanımı ile, önceleri sık sık kötüleşme periyodu (relapslar) gösteren hastalarda bu fonksiyon kaybının düzeldiği görülmüştür.
MS hastalarında kan damarı çeperleri de zayıflamıştır. Bu durum da, sinir hücreleri ve beyin hücreleri arasına kan sızmasına sebep olur. PGE1, damar çeperini güçlendirerek sızıntıyı önler. Ayrıca, damar içerisinde kolesterol birikimi ve buna bağlı damar tıkanıklıklarına engel olur.
Sinirlerin birbirleriyle bağlantı yaptıkları yerlerde, GLA ‘nın elektrik akımının iletilmesini sağlayan maddelerin salınmasında düzenleyici etkileri vardır. Sinir sistemi fonksiyonları düzelince, kas fonksiyonları da düzelir.
Yağ asitlerinden fakir diyet uygulandığında, PG2 ‘lerin düzeyinde belirgin bir artış olur. PG2 ‘ler bazı romatizmal olaylardan muhtemelen de MS oluşumundan sorumludurlar. Son zamanlarda MS hastalarının beyin omurilik sıvısında PG2 artışı tespit edilmiştir. Kandaki PG1 seviyesi GLA ile arttırılırsa, PG2 ‘lerin sentezi baskılanır…
MS için ayrıca Bakınız: Omega-3

Somon Balığı Yağı, Şili ve Norveç’in soğuk ve temiz sularında yetişen somon balıklarından elde edilir. Bu yağ, Omega 3 ailesine ait doymamış yağ asitleri bakımından çok zengindir. Yüksek oranda EPA (Eicosa Pentaenoic Acid) ve DHA (Docosa Haxaenoic Acid) gibi doymamış yağ asitleri ve doğal E vitamini içerir. Somon Balığı Yağı; vücuttaki bütün organları kontrol eden ve hormonlara benzer etki gösteren maddelerin (Prostoglandin-PGS) üretimine ve ağrı, iltihap, şişkinlik ve gazlanma gibi vücut tepkilerininin düzenlenmesine yardım eder. PGS ‘ler, kan pıhtılaşması ve allerjik reaksiyonların azaltılması ile diğer hormonların üretilmesinde önemlidir. Araştırmalar, n-3 yağ asitleri (Omega3, EPA, DHA) içeren yiyeceklerin tüketiminin koroner kalp hastalıklarının (CHD) azaltılması ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Temel yağ asitleri, özellikle beyin ve görsel aktivitelerin gelişmesi için önemlidir. Vitamin E ise önemli bir antioksidandır yani vücuttaki zararlı maddeleri etkisiz hale getirir. Tüm bunlar, somon balığı yağını (Kapsül şeklinde sunulmaktadır, kokusuz ve içimi kolaydır) vücudumuz için vazgeçilmez bir besin haline getirmektedir.
Omega-3 düzenli olarak kullanıldığında çarpıcı bir biçimde kandaki kolesterol (LDL kolesterol seviyesini düşürürken, HDL seviyesinin artmasına yardım eder.) ve trigliserid seviyesini düşürür ve normal değerde tutar. Düşük kolesterol seviyesini ise normal değere çıkarır. Kanı inceltir ve damar içinde pıhtılaşmasını engeller. Kan basıncını (tansiyon) düzenler. Kalp krizi riskini azaltır. Yüksek miktarda alınan yağlı ve proteinli yiyeceklere rağmen, damar sertliği oluşumunu yavaşlatır. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve cildi güzelleştirir. Yaşlılık etkilerini geciktirir.Omega-3 yağ asitleri, Eskimo’ lar üzerinde inceleme yapan araştırmacılar tarafından keşfedilmiştir. Bu insanların, yüksek miktarda yağlı ve proteinli yiyecek tüketmelerine rağmen, çok nadiren damar sertliğinden veya kalp hastalıklarından şikayetci oldukları görülmüştür. Omega-3 allerjik ve inflamatuar rahatsızlıkları tedavi etmek, MS (Multiple Sclerosis) ve Lupus (SLE-Systemic Lupus Erythematosus ) gibi otoimmün (organizmanın kendi yapılarına karşı oto antikorlarla saldırıya geçmesi) hastalıkları ile mücadele etmek için de kullanılmaktadır.
OMEGA-3
Omega-3 çoklu-doymamış yağ asitleri grubundan bir temel yağ asitidir. Omega-3 hayvansal olarak balık (ringa,uskumru, sardalye, alabalık ve somon) ve az miktarda yumurtada, bitkisel olarak da keten tohumu yağı, kanola yağı, soya fasulyesi yağı, ceviz, balkabağı çekirdeği, kenevir tohumu yağı ve semizotunda, omega-3 ün kısa zincirli tipi olarak bilinen ALA (Alfa-Linolenic Acid) şeklinde bulunur. Omega-3 ün prekursörü (ilk başlangıç şekli) kısa zincirli tip olarak bilinen ALA (Alfa-linolenic Acid) Alfa-Linolenik Asit’ tir. ALA (Alfa-Linolenik Asit) bitkilerden gelen bir temel yağ asitidir. Bir temel besin olarak dikkate alınır ve vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. ALA bir “ana” yağ asiti olarak görev yapar, çünkü vücut tarafından balık yağında bulunan diğer iki temel yağ asidine (EPA ve DHA) dönüştürülür. İnsan vücuduna faydalı olabilmesi için bu kısa zincirli omega-3 yağ asitlerinin (ALA) uzun zincirli yağ asiti tipine dönüştürülmesi (EPA: Ekosa Pentaenoik Asit ve DHA: Dokosa Heksaenoik Asit ) gerekmektedir. Allahtan vücut bu dönüşümü kendisi yapabilmektedir. Fakat bazı hastalıklar bu dönüşümü azaltabilmekte veya engellemektedir. EPA ve DHA gibi daha faydalı asit türlerine dönüşüm yaş, beslenme ve hormonal durum gibi faktörlerle şiddetle sınırlanmaktadır. EPA’ nın kaynağı balık yağlarının çok faydalı olmalarının nedeni de budur. Doymuş yağlar, kolesterol ve karşı yağ asitleri bakımından zengin bir beslenme alışkanlığı, vücudun bu doymamış yağ asitlerini üretme yeteneğini azaltır. Omega-3 yağ asitleri vücutta kalp hızı (nabız) dahil, kan basıncı, bağışıklık sistemi tepkisi ve yağların yıkılması-bozulması (breakdown) gibi çeşitli düzenleyici fonksiyonları yerine getirir. ALA gibi temel yağ asitleri vücutta beyin ve sinir dokularını yapmak için de kullanılmaktadır. Araştırmalar ALA’ nın koroner kalp hastalıklarını ve damar sertliğini veya tıkanmasını önleyebileceğini göstermiştir. Migren tipi başağrısı ve depresyon gibi durumlar için anti-inflamatuar (iltihap giderici) ve immünolojik (bağışıklık sistemi) etkileri üzerine de araştırmalar yapılmıştır. Gerçekte ALA kolesterol seviyesini düşürmek, allerjik ve inflamatuar rahatsızlıkları tedavi etmek, MS (Multiple Sclerosis) ve Lupus (SLE-Systemic Lupus Erythematosus ) gibi otoimmün (organizmanın kendi yapılarına karşı otoantikorlarla saldırıya geçmesi) hastalıkları ile mücadele etmek için kullanılmaktadır. Beynimiz % 60 oranında yağdır ve DHA (Omega-3 grubundan bir temel yağ asidi) beynimizde en bol bulunan yağdır. DHA aynı zamanda anne sütünde de en bol bulunan yağdır. Çünkü bebekler ona beyinlerinin beslenmesi ve göz gelişimleri için ihtiyaç duyarlar. Bu omega-3 yağ asidi (DHA) beyin hücrelerinin birbirleriyle bağlantısı ve beyin sinyallerinin doğru bir şekilde iletimi için de önemlidir. O aynı zamanda gözdeki retinada da yüksek yoğunlukta bulunmaktadır. Son araştırmalar, omega-3’ lerin (bir temel yağ asitleri ailesi) insan sütünde bulunduğunu, ama hazır sütlerde olmadığını göstermektedir. Trigiliseritler kalp hastalığı riskinin artmasından sorumlu maddelerdir. Bazı uzmanlar, trigliseritlerin kolesterolden bile daha önemli risk göstergeleri olduklarına inanmaktadırlar. Trigliserit seviyesinin yükselmesi, kanın pıhtılaşma olasılığını arttıracağı, kanı daha vizkoz yapacağı ve böylece kanın damarlar boyunca ilerleyişini güçleştireceği için, kalp hastalığına bağlı ölüm riski artabilir. Omega-3 doymamış yağları, trigliseritleri %30 gibi yüksek bir oranda düşürebilir ve böylelikle kalp krizi riskini azaltabilir.
Omega-3 Eksikliğinin Belirtileri:
• Yavaş büyüme
• Görme zayıflığı
• Öğrenme yeteneğinde zayıflık
• Motor hareketlerde düzensizlik
• Kol ve bacaklarda uyuşukluk hissi
• Davranış değişiklikleri
Referanslar:
1-Judy Graham, “Multiple Sclerosis-A self help guide to its management”, Healing Arts Press,Rochester,Veirmont,ISBN 0-89281-242-7
Multiple Sclerosis- A Self-Help Guide to Its Management

Başvurabileceğiniz Diğer Kitaplar:
2-Multiple Sclerosis and Having a Baby- Everything You Need to Know about Conception, Pregnancy, and Parenthood
3-The Multiple Sclerosis Diet Book- A Low-Fat Diet for the Treatment of M.S.
4-The First Year–Multiple Sclerosis- An Essential Guide for the Newly Diagnosed (The First Year Series)

NOT:

www.balen.com.tr

Kocaeli ilinde oturanlar için, araştırmalarım sonucunda en uygun alabileceğiniz yer

Uluoğlu Baharat :
Akça Camii Caddesi No: 93 İkizli Çeşme Roventa Servisi Yanı
Tel : 0 262 323 03 20

Allah cc şifalar versin…

**************************

Etiketler:çuha çiçeği yağı ms çuha çiçeği yağı ve ms çuha çiçeği ms hastalığı ms hastalığında kortizon tedavisi ms hastaligi vikipedi çuha çiçeği ms ms hastalıginda yılan balıgı ms tedavisinde kortizon omega 3 ms hastalıgındakı etkısı cuha cicegi yagi ms multiple skleroz kan tahlili omega 3 kortizonun yan etkilerini yok eder mi evening primrose oil kullananlar ms hastalığı çuha çiçeği kortizon iynesi kolestrol çuha çiçeği yağı kullanan ms tedavisinde çuha çiçeği yağı ms için çuha çiçeği yağının kullanımı multiple skleroz balik yagi kortizonnun içeriğindeki maddeler
Çuha Adası: Çuha Adası (Yunanca:Κύθηρα, İtalyanca:Cerigo) Mora Yarımadası'nın güneyinde bulunan ve günümüzde Yunanistan sınırları içerisinde yer alan ada.Afrodit in bu adada doğduğu rivayet edilir.
Çuha çiçeği: Çuha çiçeği, çuha çiçeğigiller (Primulaceae) familyasından Primula cinsini oluşturan bahçe süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılan bitki türlerinin ortak adı.
Çuhadarlı, Andırın: Çuhadarlı, Kahramanmaraş ilinin Andırın ilçesine bağlı bir köydür.
Selanik Çuhası: Selanik Çuhası ya da Çuha-i Selanik, Selanik'de dokunan bir tür kumaşın adıdır.
Yağış: Yağış, atmosferdeki su buharının yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne inmesi. Plüvyometre adı verilen bir aletle ölçülür.
Nizameddin Yağıbasan: Yağıbasan ya da Nizameddin Yağıbasan (ö. 1164) Danişmendliler'in Sivas kolunun hükümdarı.
Yağız Abadan: Yağız Abadan, rock müzisyeni. d. 24 Ocak 1985, İstanbul
Yağız Göktuğ Taşbulak: Yağız Göktuğ Taşbulak (d. 3 Ocak 1991, İstanbul), Kartalspor'lu futbolcu.
Yağızcan Görgülü: Yağızcan Görgülü (d. 19 Mayıs 1992, Beşiktaş, İstanbul), Türk futbolcu. Kaleci pozisyonunda oynamaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir