Cumalı Kızık

Sponsorlu Bağlantılar
bakan batum boyu cumhuriyet diye efendi hamam hamama ilk kuzey mehmet mekke naib orta silah vadi vani yeri yunan yy Cumalı Kızık Değirmenlikızık Köyü bursanın köyleri cumalı kızık değirmenlikızık köyü..

Bursa’nın Kızık Köyleri

BURSA’DAKİ KIZIK KÖYLERİNİ TANIYALIM
Derekızık, Hamamlıkızık, Cumalıkızık, Fidyekızık, Değirmenlikızık

DEREKIZIK: Uludağ’ın kuzeye bakan eteklerinde yer alan bir dizi Kızık köyünden en doğuda olanı. Kestel’ e 6 km. Bursa merkezine 18 km. uzaklıktadır. Önce Bursa merkezine bağlı iken, şimdi Kestel ilçesine bağlıdır.

Orta büyüklükte ve çok eski bir köydür. Öbür Kızık köyleri gibi Osmanlı Devleti’nin ilk yıllarında kurulmuştur.

1521 yılına ait tahrirat defterlerinde yer alan köy, Yeşil Türbe’nin mimarı Hacı İvaz Paşa’nın tımar arazisi üzerinde görülüyor. Naib Ali’nin yeri diye bahsi geçiyor. Eski dönemde Naib Kızık’ı olarak ta biliniyor. Hacı İvaz Paşa’nın oğlu Mahmut Çelebi’ye vakıf için tahsis edilmiştir. Öşürü de Mekke’ye gönderilirmiş! Bir ara Vani Mehmet Efendi’nin vakfı olmuştur.

XIX. yy. sonlarında Filibe ve Batum göçmenleri de buraya yerleştirilmiştir.

Kurtuluş Savaşı sırasında, silah arama bahanesiyle Yunan askerlerince basılan köy tahribata uğramıştır.

1927 yılındaki Cumhuriyet’in ilk nüfus sayımında köyde 439 kişinin yaşadığı tespit edilmiştir. 1990 sayımında nüfusu 574’e çıkmıştır.

Köy arazisi geniş olduğu için buralarda Saitabat ve Burhaniye adlı köyler kurulmuştur.

HAMAMLIKIZIK: Bursa’nın doğusunda sıralanmış, 7 Kızık köyünden biridir. Burası da yeni kurulan Yıldırım ilçesi sınırları içindedir.

Köy Uludağ’ın kuzey yamaçlarındaki bir vadinin kenarında yer almaktadır. Bu adı, vadi içinde kısılmış olduğundan dolayı aldığı da söylenegelmiştir. Kısık adı da sonradan Kızık olmuştur denir. Ancak Kızık Boyu Türkmenlerince kurulduğu bilinen bir gerçektir. Buradaki hamama ‘ Kısık Hamamı’ denmiştir. Adı da, anlaşılacağı gibi bununla ilgilidir. Hamamın tarihi özelliği vardır.

1665 yılında Hacı İvaz Paşa’nın burada 300 kuruş değerinde 2 bahçesi bulunuyordu. Abdurrahman Çelebi adında bir hayırsever köyde bir hamam yaptırmış ve geliriyle Kuran okutulmasını istemiştir. 1521 tarihli tehriat defterlerinde adı bulunan köy, Orhan Gazi’nin vakıf köyleri arasındadır. O zamanlar burada ancak birkaç hane yaşamaktaydı. 1908 yıllığında 77 hane bulunduğu yazılıdır. 1927 yılında 468, 1990’da ise 782 kişi ikamet ediyordu.

Kurtuluş Savaşı sırasında öbür Kızık köyleri ile beraber, düşman kuvvetleri silah arama bahanesiyle köyü basıp halkın malına ve canına zarar vermişlerdir.

Köy kestaneleri ile de ünlüdür.

CUMALIKIZIK: Neredeyse bütün Türkiye tarafından tanınan çok eski bir Osmanlı köyüdür. 150-200 yıllık tarihi evlere sahiptir. Tarihi bir sit alanıdır. Köyde uzun yıllardır araştırma ve restorasyon çalışmaları yapılmaktadır. Bursa’nın en ünlü köylerinden biridir. Önceleri Aksu bucağına bağlı iken, 1987 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınarak mahalle haline gelmiştir. Yıldırım ilçesine bağlıdır.

Cumalıkızık Kültür Turizmini geliştirme projesi AB tarafından desteklenmektedir.

Tarihi camisi, hamamı, çeşmesi ve evleri koruma altına alınmıştır.

Bu tarihi eserlerin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı belli değildir.

II. Osmanlı padişahı Orhan Bey’in vakıf köylerinden biridir. Uludağ’dan gelen Büyükbalıklı deresinin aktığı vadide bulunmaktadır. Tarihsel ve doğal yönleri ile öne çıkan bir köydür.

Kurtuluş Savaşı yıllarında tahribata uğramıştır.

Tarihi ve dizi film çekimlerinde doğal plato olarak kullanılmıştır. 250’yi aşkın ev, taş döşeli dar sokaklar koruma altına alınmıştır. Köyün içinde dolaşırken kendinizi adeta Osmanlı döneminde zannedersiniz.

Kestanesi, ahududusu ve böğürtleni de ünlüdür. Her yıl “Ahududu Şenlikleri” düzenlenir.

1908 yıllığında köyde 158 hanenin bulunduğu yazılıdır. 1927 yılı nüfus sayımına göre; burada 803 kişi yaşamaktaydı.

Burada dağ köylerinin kullandığı eşyalarla ilgili bir “etnografya müzesi” bulunuyor.

FİDYEKIZIK: Bir adı da Fethiyekızık’tır. Bursa’nın doğusunda Erikli doğal su kaynağının hemen üzerinde (güneyinde) yer alan, bugün için bilinen 5 Kızık köyünden biridir. Bu köyün adının da vadi içine sıkışıp kalmasından geldiği rivayeti yaygındır. Ancak burası da Kızık boyuna mensup olanlar tarafından, yüzyıllarca önce kurulmuş bir köydür. Batı yönünden Kaplıkaya deresi akmaktadır.

Köyün güneybatısında Kiril (Crile) denen bir manastırın kalıntıları bulunmuştur. Buradan çıkan bir sütun başı, Bursa Müzesi’ne konmuştur.

İlk sahibi olarak Oruç Gazi gösterilir. Orhan Gazi’nin vakıf köyleri arasında da sayılmaktadır.

Kurtuluş parası, yani fidye alan bu köye, bundan dolayı Fidyekızık denildiği rivayeti yaygındır. 1653 yılında Atmaca Sultan adlı derviş köye nakit para ile vakıf kurar. Adına vakıf kurulmuş olan Kaplan Gazi denilen bir zat buradaki mezarlıkta bulunan gömütünde yatıyor. Daha Bursa’nın fethinden önce buraya yerleşen bu zatın birçok kerameti olduğu söylenegelmiştir.

Baldırzade’den alınan bilgilerle 1888’de gömütünün başına yazılı bir taş dikilmiştir. Bu yazıt, 1977’de Türkçe’leştirilmiştir.

Yeni mahalle içinde 1836 / 37’de (H. 1252) yapılmış olan ve sonradan yenilenen bir çeşme vardır. Çeşmenin alın taşında, şunlar yazıyor:

“Sahibül-hayrat ve’l-hasenat

Hacı Halil Ağa’nın hayratıdır.

Afiyet olsun, sene 1252.”

1880’li yıllarda Batı Trakya ve Kafkasya’dan göçmenler gelmiştir buraya.

Kurtuluş Savaşı’nda köy sık sık Yunan askerlerince basılmış, köy halkı Dışkaya köyüne sürülerek, evler yakılmıştır.

Kurtuluş Savaşı sırasında köyden birçok şehit verilmiştir. Bazı köylüler de köy meydanındaki caminin yanında bulunan çınar ağacına asılmışlardır. Yunanlılara tutsak düşenler olmuş, bunlardan bir kısmı sonradan köylerine dönmüşlerdir.

İşte bu Kızık adlı köyler, Osmanlı Devleti’nin ilk yıllarından bugüne dek Türk’ün aşılamayan kalesi olmuşlardır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra köye 5 hane göçmen yerleştirilmiştir.

Daha önce merkez ilçenin (Bursa) Aksu bucağına bağlı olan köy, bugün merkez ilçelerden Yıldırım’a bağlı bir mahalledir.

1895’te 109 hane olarak kayıtlara geçmiştir.

1927’deki sayımda 389 kişilik nüfusa sahipti.

DEĞİRMENLİKIZIK: Çok eski bir köy olan Değirmenlikızık, en batıda ve Bursa’ya en yakın konumda bulunan ‘Kızık’ köyüdür. Bugün Bursa’nın mahallesidir. Ertuğrulgazi (Mesken) semtine bitişik sayılır. Arazisi “Yüksek İhtisas Hastanesi” ne kadar iner. Yıldırım ilçesi sınırları içindedir.

Köyün merkezi Uludağ’ın kuzey eteklerindeki Akçalar kanalı vadisinde bulunuyor. Bursa ovasına hakim bir yamaçta yer alıyor.

Tarihi kaynaklarda Çelebi Sultan Mehmet’in oğlu, II. Murat’ın kardeşi Şehzade Mustafa Çelebi, Germiyanoğlu Beyi’nin teşvikiyle Bursa’yı kuşattığı zaman otağını burada kurmuştu.

İnegöllü İshak Paşa vakıfları arasında bulunduğundan İshak Paşa Kızık’ı diye anılmıştır.

1908 yıllığına göre köyde 55 hane yaşamaktaydı. 1910’da buraya uğrayan Mehmet Ziya, Gürcü Köyü olduğunu belirtir.

Mösyö Huart adlı bir Batılı Gezgin yazdığı seyahatnamede buranın halkına Dağlı Ekradı dendiğini yazmıştır. Gürcü olmadığını söyler.

Aslında bunların ikisine de inanmak doğru değildir. Değişik kayıtlar ve kaynaklardaki yazılanlara göre; edindiğimiz kanaat buranın Kızık Boyu mensuplarınca kurulan çok eski bir Türk köyü olduğu yönündedir!. Belki de değişik dil konuşan birkaç hane de buraya yerleşmiştir!. Bu konuda kesin bir kanıt yok.

Bugün hızlı bir gecekondulaşma içinde olan köyün, eski özellikleri yitip gitmektedir. Geleneksel yapı çözülme sürecine girmiştir. Kocaçınar denilen yer güzel bir mesire yeridir. Çok eski yıllarda Kaplıkaya üzerinde 13 değirmen bulunuyordu.

BURSA ÇEVRESİNDE BUGÜN İÇİN ORTADAN KALKMIŞ YA DA ADLARI DEĞİŞMİŞ KIZIK KÖYLERİ

Bugün ortadan kalkmış olan Kızık köylerini, Osmanlı’nın vergi, vakıf ve kadı sicilleri gibi nesli belgelerden öğreniyoruz. Tarihçi araştırmacı Raif Kaplanoğlu ve Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, bu konuda araştırmalar yayınlamışlardır.

Örneğin, Eylül 1999’da Osmanlı Devleti’nin 700. kuruluş yıldönümü nedeniyle yayınlanan Bursa Defteri Dergisi’nin özel sayısında (1) yer alan Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun bir yazısında (s. 11-12), vergi gelirleri Orhangazi Vakfı’na ayrılan köyler arasında Kızıkşıhlar ve Kızıkhamamı adlı yerleşmeler de yer almıştır. Kızıkşıhların Cumalıkızık, Kızıkhamamı’nın da Hamamlıkızık olduğu vurgulanmıştır.

Bazı halk söylencelerinde de bunlardan söz edilmektedir.

BAYINDIRKIZIK: Kızık Boyu mensuplarınca kurulduğu kabul edilir. Adı güzel, bakımlı, mamur anlamına geliyor.

Bursa merkez ilçesine bağlı çok eski bir köydür. Bugün yeri tam olarak belli değildir. Seyitabat ile Derekızık arasındaki dik bir yamaçta yer aldığı sanılıyor! Yıllarca önce Uludağ’dan gelen selle tahrip olan köy ortadan kalkmıştır. Köy halkı başka yere taşınmıştır. Bir daha da aynı yerde köy kurulmamıştır.

1593 tarihli bir kadı sicilinde bu köyün adı geçiyor. Uludağ eteklerinde yer alan Bayındır (bakımlı ve güzel) bir köy olduğu biliniyor. Diğer Kızık adlı köylerden ayırt etmek için köyün adına Bayındırkızık denmiştir.

Gürsu’ya bağlı Dışkaya köyünden tarihe ve arkeolojiye meraklı Erol Demircan, Derekızık yakınlarındaki bir kaynak suyu dolum tesisinin inşaatı sırasında bir hamam temelinin ve toprak künklerin ortaya çıktığını, Bayındırkızık köyünün kuruluş yerinin burası olduğunu söylemektedir.

Bu köyün ortadan kalkışıyla ilgili olarak da şöyle bir söylence anlatmaktadır:

Bir akşam üzeri köye hırpani kılıklı ak sakallı bir ihtiyar gelir. Camide akşam namazını kılar, çıkışta yemenilerinin yerinde olmadığını görünce şaşkın şaşkın etrafına bakınır. Fırında ekmek pişirip evine dönmekte olan bir kadın bunun halini görünce durumu anlar.

-Dede ayakkabılarını köpek aldı, der.

-Hamanın külhanındaki yavrularının yanına götürdü, kimbilir ne oldu, hiç yorulma biraz bekle hele, diyerek caminin karşısındaki evin kapısından içeri girer. Çok kısa bir süre sonra geri döner. Önce elindeki çarıkları ihtiyara vererek, “Bunları giy” der. Sonra bir somun uzatır, “Bunu da yersin” der.

İhtiyar da:

-Bak kızım, bu iyiye alamet değil. Bu köyün başına büyük bir felaket gelecek gibi görünüyor! Sen o köpeği iyi takip et, ne zaman yavrularını külhandan alıp ağzı ile başka yere taşırsa, sen de köyü terk et. Kendini kurtar, der ve karanlıkta kaybolur gider.

Birkaç gün sonra köpek ağzıyla yavrularını köyün hemen yanındaki tepeye taşır. Bunu gören kadın da çocuklarıyla beraber köyden uzaklaşır.

Ertesi gün şiddetli bir yağmur yağar. Dağdan kayalar, taşlar yuvarlanır. Sel, insanları ve hayvanlarıyla beraber köyü alıp götürür. Köy haritadan silinir. Zamanla yeri de unutulur.

DALLIKIZIK: Bu da, Bursa’nın doğusunda yer alan 7 Kızık köyünden biridir. Dal Bey adındaki bir zat tarafından kurulduğu rivayet edilir. Sık ağaçlar arasında yer alan güzel bir köy olduğu sanılıyor! (Bugün Anadolu’nun bazı yerlerinde ağaca ‘dal’ denilmektedir.) Ortadan kalktığı için yeri tam olarak belli değildir.

Kızık: 1521 yılına ait tahriat defterinde adı geçen bu köyün, çok eski bir yerleşim yeri olduğu anlaşılıyor! Sadece Kızık adıyla anılan tek köydür. Diğerlerinin adları birleşik isimlerden oluşmuştur.

F.Sultan Mehmet’in sadrazamı İshak Paşa; burayı Ece Bey oğlu Sinan Bey’den satın alıp, İnegöl de yaptırdığı imaretine vakfetmiştir.

Fenarizade’nin de burada 3 göz değirmeni olduğu kayıtlara girmiştir. Buna dayanarak buranın Değirmenlikızık olduğu da ileri sürülebilir. Ama Değirmenlikızık köyünün Orhan Gazi’nin vakfı olduğunu bildiğimiz için adı geçen köyün bir başka Kızık olma olasılığı daha yüksektir. Bugün böyle bir Kızık köyü yoktur. Zaman içinde ortadan kalktığı anlaşılıyor!

Bu köydeki değirmenler Medine’ye yardım amacıyla vakfedilmiştir.

BODURKIZIK: Bursa merkezine bağlı çok eski bir köydür. Diğerlerinden farklı olarak Bursa’nın batısında yer alıyordu. Kite kazasına bağlıydı. Kızık Türkmenleri tarafından kurulmuştur. Bugün yerinde yoktur. Düşünceme göre; bu ad ‘Küçükkızık’ anlamında söylenmiş olabilir. Uludağ yamaçlarındaki öbür Kızık köylerinden ya da Anadolu’nun başka bir yerinden ayrılarak gelen birkaç hanelik Kızıklı tarafından kurulma olasılığını da düşünmek pek de yanlış olmaz!

ORTAKIZIK: Bugünkü Kızık köyleri arasında yer almaz. Bunun da Bursa’nın doğusunda yer alan Kızık köylerinden biri olduğu sanılıyor! Belki de bugün bildiğimiz Kızık köylerinden birinin eski adı.

Orhan Gazi’nin vakıf köyüdür. Bu nedenle Değirmenlikızık adını akla getiriyor. Ancak burası ortada sayılacak bir konumda değil!

CAMİLİKIZIK: Bursa kadı sicillerinde adına çok rastlanır. Bursa merkezine bağlı çok eski köylerinden biridir. Cami adıyla anıldığından ‘Cumalıkızık’ adını çağrıştırıyor! Tam olarak orası olup olmadığı anlaşılamamıştır.

KİREMİTÇİKIZIK: Eski bir yerleşim yeri olduğu kabul edilir. Ancak XIX. yy. kayıtlarında dahi adı geçmez. Çeşitli nedenlerle ortadan kalkan ‘Kızık’ köylerinden biridir.

KIZIKŞIHLAR: Eskiden Bursa’nın doğusunda yer alan Kızık adlı köylerden biridir. 1521 yılına ait tahrirat defterlerinde adı geçer. Orhan Bey’in vakıf köyleri arasındadır. O yılda sadece 2 hanenin yaşadığı bu yerin, Cumalıkızık köyü olduğunu sanıyoruz! Çünkü burası ve Hamamlıkızık köyü Orhangazi’nin vakıf köyleri arasındadır.

Sadece “Kadı Sicilleri”nde 10 civarında Kızık Köyü adı geçer. Bugün bunlardan birçoğu ortadan kalkmıştır.

KIZIKÇEŞME MAHALLESİ: Bursa’nın en eski mahallelerinden biridir. 1508’den sonraki kadı sicillerindeki belgelerde adı geçiyor.

K. Kepecioğlu’nun tespitlerine göre; mahalle Yıldırım’daki Seyfettin Mahallesi yakınlarındadır. Emir Sultan, Zeyniler ve Çukurmescit arasında yer aldığı ifade ediliyor. Mahalledeki çeşmeyi Yıldırım Bayezit’in yaptırdığı belirtilir. Mahalle’nin adının da buradan (Kızıkçeşme) geldiğini yazar. Bu adın, suyun Kızık kaynağından getirilmesinden dolayı verilmiş olduğu sanılabilir! Ancak çeşmenin suyu Akçaoğlu kaynağından geliyormuş! Acaba mahallenin bulunduğu yerde daha önce bir Kızık yerleşimi mi (köy) vardı? Diye düşünmeden edemiyor insan.

Mahalle’nin adı, XIX. yy. a ait belgelerde sıkça geçer.

Eski yer adlarının ve yerleşmelerin adlarının değiştirilmesi son derece yanlıştır. Bunlar geçmişe tanıklık eden belgeler gibidir. Bu nedenle bu konuda çok hassas davranılması gerekir.

KAYNAKÇA

Bursa’daki Kızıklarla ilgili bölümün hazırlanmasında, Bursa’da yaşayan tarihçi yazar Raif Kaplanoğlu’nun Bursa Yer Adları Ansiklopedisi, Niyazi Kurt’un Bursa Defteri Dergisi’nin 2004 yılı 24. sayısındaki Fidyekızık Mahallesi, aynı derginin 2001 Mart sayısındaki Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun Bursa Kızık Köylerinin Tarihsel Kökeni, ayrı Bursa Araştırmaları Dergisi’nin Ağustos 2004 sayısındaki Mine Akkuş’un Cumalıkızık alı yazılarıyla, Prof. Dr. Mefail Hızlı’nın çalışmalarından yararlanılmıştır.

bursatime.blogcu.com

Etiketler:bursanın köyleri cumalı kızık değirmenlikızık köyü bursanın kızık köyleri bursanın en güzel köyleri bursa cumalı kızık bursa kızık köyü CUMALI KIZIK bursada kızık köyleri bursanın köyleri isimleri bursa kızık köyleri ecebey bursanin köyleri bursa kizik köyleri bursanin koyleri Osmanli Imparatorlugunda ayanlik bursa köyleri kızıklar değirmenli kızık köyü eski aile fotografları bursa cumalı kazık bursa fidye kızıkta 3 1 daire kaç tele
Cumalıkızık, Yıldırım: Bursa'daki Uludağ'ın güney eteklerine kurulmuş 5 Kızık köyünden biridir. Kuruluşu yaklaşık 1300'lü yıllara denk gelmektedir.
Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi: Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi, Bursa’nın Cumalıkızık köyünde yer alan, köyün geçmişine ait eşyaların sergilendiği bir müzedir.
Cumalı, Çine: Cumalı, Aydın ilinin Çine ilçesine bağlı bir köydür.
Cumalı, Serik: Cumalı, Antalya ilinin Serik ilçesine bağlı bir köydür. Ama 14 Ağustos 2007 tarihi itibari ile Serik ilçesine bağlı bir mahalle olmuştur ((2007/9265) resmi gazete).
Cumalı, Gelibolu: Cumalı, Çanakkale ilinin Gelibolu ilçesine bağlı bir köydür.
Kızık boyu: Kızık boyu Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan biridir. Bu boyların Bozoklar kolundan (sağ kolundan) Oğuz Kağan'ın oğlu Yıldız Han'ın soyundan geldikleri kabul edilir.
Kızık, Kızılcahamam: Kızık, Ankara ilinin Kızılcahamam ilçesine bağlı bir köydür.
Kızık, Gümüşhacıköy: Kızık, Amasya ilinin Gümüşhacıköy ilçesine bağlı bir köydür.
Kızık, Andırın: Kızık, Kahramanmaraş ilinin Andırın ilçesine bağlı bir köydür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir