Değer Vermekle İlgili Sözler Mevlana

Sponsorlu Bağlantılar
akarsu bahar deniz dert diye dostluk elbiseler gelir halde haline imka insanlar irmak istek keser olur otu sular yemi yok Değer Vermekle İlgili Sözler Mevlana Manalı Sözler mevlanadan sözler değer vermekle ilgili sözler mev..

Mevlanadan Sözler

Sevgide güneş gibi ol,

dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,

hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,

öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,

ya olduğun gibi görün,
ya göründügün gibi ol

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz…

“Topraktan biten güller solar gider,
gönülden biten güller daimidir”

- Ayıpsız dost arayan , dostsuz kalır..

** Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.

** Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

** Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir.

** Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

** Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.

** Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

** Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.

** Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.

** Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

** Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.

** Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.

** Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü
.
** Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.
** Dünya tuzaktır. Yemi de istek.

İstek tuzaklarından kaçının.
** Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

** Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

** Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

** Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

** Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah`ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir.

** Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp ker*** yapman gerek.

** Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır.
** Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

** Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

** Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

** Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
.
** Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

** Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

** İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey
görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
diye bu alem yok değildir.
** A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

** O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme
.
** Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

** Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
gama binlerce defa aferin.

** Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Hz. Mevlana’dan İnciler…/ Mevlana Sözleri Paylaşalım..


Yarabbi bildir de ben beni bileyim. Beni bilen ben ile kendime geleyim. Benim bensizliğimile ben seni bileyim. Seni bilmeyen beni ben neyleyeyim…

Hz.Mevlana…

***

Yâ Rabbî! Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle.

Yâ Rabbî! Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir.

Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim! O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâb etme.

Yâ Rabbî! Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azab arslanını bize saldırtma.

Ey mahlûkâtın, yaratıkların, canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç bir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir.

Yâ Rabbî! Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle.

Ey affetmeyi seven Rabbim! Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.

Ey yardım isteyenlerin yardımcısı! Bizi hidâyete çıkar.

Yâ Rabbî! Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatâlarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur. Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin.

Ey âlemin yaratıcısı! Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin.

Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al. O nefis bıçağı kemiğe dayandı

Yâ Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin.

***

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

***

Güneş olmak ve altın ışıklar halinde, Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim. Gece esen ve suçsuzların ahına karışan, Yüz rüzgarı olmak isterdim..

***

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap..

***

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz..

***

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir. Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.

***

Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini, Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.

***

Önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış.

***

İnsan yüzlü pek çok şeytan var, her ele el vermemek gerek.

***

Herkes herkese bir lokma bir şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir.

***

Çok insan gördüm, üzerinde elbisesi yok; çok elbise gördüm, içinde insan yok.

***

Tatlı suyun başı kalabalık olur.

***

Kalp bir bahçe gibidir.
Onda mutlaka bir şeyler bitecektir.
O halde güzel şeyler ekin ki
güzel şeyler bitsin…! “

***

“Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür..”

***

Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, Az Konuşmak gerekir. .

***

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa, güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.

***

Susmak mânâ eksikliğinden değil,
belki mânânın derinliğindendir…

***

Öküz, mükemmel görünümlü Bağdata gelir… Bir ucundan öbür ucuna şehri dolaşır… Bütün o zevkleri, o hoşluğu, tadı, tuzu, güzellikleri görmez de…Göre göre yerdeki karpuz kabuğunu görür…İşte bu öküz nefsimizdir…

***

Bu dünya, yaptıklarımızın yankılanıp tekrar bize döneceği bir dağdır..!

***

”Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.”

***

***

“Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar

***

Dostun yüzü can aynasıdır.

Hoh’layıp, puf’layıp onu buğulandırma!

Sonra ayna seni göstermez olur.

***

Toprak, dostu olan bahara kavuşunca coşar ve çiçekler açar..

Sen topraktan daha aşağı değilsin.

Öyleyse dost kıymeti bil!

***

Yüzde ısrar etme, doksan’da olur.. İnsan dediğin, noksanda olur.
Sakın büyüklenme, elde neler var.. Bir ben varım deme,yoksanda olur..

***

Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikayetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze “ama” diye

başlayacaksan, girme aşk yoluna; aşk yolunda “u” dönüşü yoktur!

Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma.

Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip

vahlanma!…

Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…

***

Bir insan bilmiyorsa ne istediğini,
hem seni ziyan eder, hem kendini.
Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi,
emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini..

***
Gül bahçesindeki güzel kokuları duyamıyorsan; kusuru bahçede değil, gönlünde ve burnunda ara.

***

Kopan gülün dalında durması ne kadar zorsa; kırılan kalbin de onarılması o kadar zordur..

***

Ey Gözyaşı!

Mademki Gözümün Kapısından Çıktın Gidiyorsun Bari

Sevgilinin Kapısına Git De Başını Onun Eşiğine Koy

***

Aynı dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.

***

Gül o güzel kokuyu diken ile hoş geçindiği için kazandı…

***

Ey başkalarına ağlayan göz, gel bir müddetçik otur da kendine ağla…

***

Sen benim gönlümde oldukça Yemen’de de olsan benim yanımdasın.

Eğer sen benim gönlümde değilsen yanımda da olsan Yemen’de sayılırsın.

***

Şehvetin adını Aşk koydular
Eğer şehvet Aşk olsaydı
Eşekler Aşkın şahı olurdu.

***

Ey Gönül! Sevdiğini hiç gitmeyecekmiş gibi seversen, gittiğinde de hep gelecekmiş gibi beklersin…

***

İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar”diye niye küçümserler
Ki kalp pekmi büyük incirden?
Bakın bakalım insan neler çekiyor
İncir çekirdeği kadar kalbe düşenden ?

***

Gururlu olmayınız, Nefsinizle mücadele riyazet ediniz Peygamberimiz(s.a.v) hep riyazet çekmiş, zenginlik istememiş, arpa ekmeğini bile doyuncaya kadar yemememiştir

***
Üzülme der Mevlana ve devam eder;
Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun…,
Tek kanatla uçulmaz zaten.

***

Yalnızlığın en kötüsü,
Anlamayanların arasında kalmaktır..

***

Gönül çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun ne teli incit…Eğer çekemezsen gülün nazını ,ne dikene dokun ne gülü incit. .

***

İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur.

***

“Günün Adamı Olmaya Çalışma, Hakikatın Adamı Olmaya Çalış. Çünkü Gün Değişir, Hakikat Değişmez…”

***

Mevlana’ya sormuşlar:
– Aşk nedir ?

diye..

“-Ben ol ki bilesin…”

demiş…

***

Ey Gönül ! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür? Anlatılarak “DİLE” düşen mi.. anlatılmayıp “YÜREK” deşen mi?

***

Öyle Ucuz Değil Gül Koklamak… Gül Tutan Ele Diken Batmalı… Bir Aşka Gönül Veren O Aşkın Kapısında Yatmalı…

***

“Aşka yanmalı can dediğin..
ya canan olmalı; ya da canını almalı,
yar diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı…
herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir (b)aşka yanmalı!…”

***

Unutma ki ! Nefret ve Kinin ertesi Pişmanlıktır… Ve her Canlıya ölüm vardır. İnsan Ölür ama Ölmeyen İnsanlıktır.

***

Sık sık verilen aynı öğütten sıkılma Çünkü bir çiviyi çakabilmek için defalarca vurmak gerekir.

***

Aşkta karşılık beklemek olur mu?
Buna düpedüz aşkı ile alışveriş yapmak denir.
İnsani diye bahsedilen muhabbette bile
Ben onu seviyorum ama o da beni sevsin”diyorsan ona aşk demezler.
Sen onun tarafından sevilmeyi seviyorsun
”O bana ne verir” diye değil ”Ben ona ne verebilirim ”
diye düşündüğün zaman aşk olur.

***

Mevlana’ya sorarlar o kadar yazarsın, o kadar okursun ne bilirsin ? diye..
Mevlana şu yanıtı verir;

” Haddimi bilirim! . . “

***

Asalet; Boyda değil, soyda.. incelik; belde değil, dilde.. doğruluk; sözde değil, özde.. güzellik; yüzde değil, yürekte olur..

***

Gönlüme Girmene Lafım Yok..Ama Bilesin ki; Karga,Gül Bahçesinde Gezmekle Bülbül Olmaz..

***

”Aşk nasip işidir, hesap işi değil!
Aşk adayıştır, arayış değil!
Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda,
aşk seni bulmaya gelir!”

***

Ey başkalarına ağlayan göz! Gel bir müddet otur da kendine ağla

***

Mevlâna Hazretleri diyor ki:

“İnsan namazda kıyâma durunca “elif” olur.
Rükûya eğilince “dal” olur.
Secdeye varınca “mîm” olur.
…Bu şekilde namazı tamamlayınca
“elif- dal ve mim” den oluşan âdem (ﺍﺪﻣ) olur.
Yani adam olur.”

***

***

“Üzülme” der Mevlana ve devam eder;
“Kaybettiğin her şey bir gün başka surette geri döner.”

***

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir

***

”Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana… ”

***

‘Ey Dilim! Sen Benim Hem Servetimsin Hem Felaketim..Beni Bahtiyar Eden de Sensin Berbad Eden de Sen . . . !”

***

Birgun bir genc mevlanaya gider ve ona …
”Beni müridliğe kabul buyurun efendim” diyerek niyazda bulunur…
Mevlana gence bakar ve
_”hiç aşık oldunuz mu evladım?” diye sual eyler.
Genç şaşkın bir halde ne diyeceğini bilemez.
…Mevlana, müridliğe kabul edilmesi için önce bir kulu sevmiş olması gerektiği söyler ve genci geri gönderir.
Genç ne yapacağını bilemez bir hal içinde ertesi gün tekrar tekkenin kapısını çalar ve isteğini yeniler.
Mevlana sualinde ısrarlıdır ve genci tekrar geri gönderir.
Üçüncü gün genç dayanamaz ve Mevlanaya bu isteğinin hikmetini sorar.
Mevlana mütebessim bir çehreyle müride döner ve
_”Bir kulu dahi sevmekten aciz olan, nasıl yüceler yücesi ALLAH’a aşık olmaya yol bulur?
_”Bir kulun ateşine yanmamış gönül, yüceler yücesinin aşkını nasıl bilsin de yansın?
SEV de GEL Evladım SEV de GEL …!!!

***

Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim, Her türlü amelde çok ahesteyim, Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim, Uyandır artık Ya Rab! belki son nefesteyim. . . !

***

” Yürü, bir an için mezarlıkta sessizce otur. O söz söyleyip şimdi susmuşları gör! Onların topraklarını bir renkte, bir halde görürsün, ama halleri bir değildir ki… ”

***

Öfke gelir, göz kızarır. Öfke gider, yüz kızarır.

***

Hz. Mevlana’dan Sözler






Mevlanadan Özlü Sözler

Sevgide güneş gibi ol,

dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,

hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,

öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,

ya göründügün gibi ol.

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.

Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.

Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.

Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.

Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Dünya tuzaktır. Yemi de istek.
İstek tuzaklarından kaçının.

Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir.

Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir.

Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp ker*** yapman gerek.

Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır.

Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.

Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey
görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
diye bu alem yok değildir.

A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
gama binlerce defa aferin.

Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Mevlanadan Özlü Sözler

Etiketler:mevlanadan sözler değer vermekle ilgili sözler mevlana manalı sözler mevlanadansözler değer vermekle ilgili sözler söz vermekle ilgili hadisler mevlana sözleri suskunluğum asaletimdendir mevlananın sözleri vikipedi mevlananın değer vermekle ilgili sözleri değer vermekle ilgili güzel sözler mevlanadan hadis sözleri mevlananın din kardeşliğiyle ilgili sözleri özlü sözler mevlananın insanın değeri ile ilgili sözleri mevlanadan cuma ile ilgili hadisler ve sözler dostluk sözleri resimli sadaka ile ilgili sözler güzel sözler mevlanadan doğrulukla ilgili mevlananın sözleri deger vermekle ilgili sözler
Değerli taş: Değerli taş; mücevher yapımında ve bazen de sanayide kullanılan, nispeten az bulunduğu için maddi değeri yüksek mineral.
Değer kümesi: Matematikte verilmiş bir fonksiyonun değer kümesi,
Değerlik elektron: Değerlik elektron (ya da Valans elektron), bir atomun en dış kabuğunda (valans yörüngesi) bulunan elektronlara verilen isimdir.
Değerlik: Değerlik, değerlik sayısı olarak da bilinir, bir elementin atomlarının oluşturabildiği kimyasal bağların sayısına denir.
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.
Sözler ve Müzik (oyun): Sözler ve Müzik, Samuel Beckett'in bir radyo oyunu.
Sözlerim Silahım: Sagopa Kajmer'in Silahsız Kuvvet mahlasını kullandığı sıralarda çıkardığı ilk albüm. Sanatçının Silahsız Kuvvet serüveninde 2. ve son albümü ise İhtiyar Heyetidir.
Sözlerimi Geri Alamam: Bulutsuzluk Özlemi'nin 2004 yılında verdiği bir konserin kaydı olan konser albümü Bulutsuzluk Senfoni'nin en çok ses getiren aynı zamanda grubun en bilinen parçalarındandır.Grubun bazı konserlerinde şarkıya Şebnem Ferah da eşlik etmiştir.Şarkının söz ve müziği Nejat Yavaşoğulları'na aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir