Depakin Hangi Hastalıklarda Kullanılır

bipolar depresyon eden kontrol tanju tegretol Depakin Hangi Hastalıklarda Kullanılır Unipolar Bozukluk bipolar kişilik bozukluğu depakin hangi hastalıkla..

Bipolar Bozukluk

Bipolar Bozukluk

Dr.Tanju SÜRMELİ

Bipolar Bozukluk klinikte bazen zor teşhis edilen hastalıklardan biridir. Çoğunlukla Unipolar Major Depresyon Bozuklukla karıştırılır.Yanlış teşhis edilen bipolar bozukluğu olan hastalara, duygusal durumu kontrol eden ilaçlar yerine (Depakin,Tegretol gibi) yalnızca antidepresan verilebilir ve literatürde de bilinir ki uygun olmayan antidepresan kullanımı ,akut mani yaratabilir.

Bipolar veya Manik depressif dediğimiz hastalık, duygusal değişimler gösterir. Manik dediğimiz duygusal yükselmeler veya depresyon dediğimiz duygusal değişimlerle karakterize kronik ve oldukça önemli bir hastalıktır. Çok hafiften çok ağır şekline kadar hastalığın şiddeti ve belirtileri değişiklik gösterebilir.

Birçok insan için manik olduklarında görünen şikayetler genelde :

-Çok neşeli ve inanılmayacak kadar pozitif olurlar, aşırı derecede kendine güven görülür ,

- Duygusal değişim içinde olabilirler,

-Konuşmaları hızlanır,düşünceleri hızlı olarak gelmeye başlar,ajite olmaya başlarlar, ve günlük yaptıkları fiziksel aktivitede belirgin artma görülebilir.

-Karar verme yetileri oldukça bozulur.

-Normalde alınması mümkün olmayan tehlikeli riskler alabilirler, tehlikeli davranışlarda bulunabilirler.

-Uykuları bozulur, uyuma zorluğu çekerler ,çok kolay dikkatleri dağılabilir

-Konsantrasyonları belirgin şekilde bozulur.

-Oldukça yüksek derecede huzursuzluk hissedebilirler.

Depresyonda iseler:

-Kalıcı değişmeyen bir hüzün, anksiyete, suçluluk ve umutsuzluk hissedebilirler.

-Uykuları bozulur ve iştah düzensizlikleri başlayabilir

-Halsizlik görülür ve günlük faaliyetlerine artık ilgi duymaz hale gelebilirler.

-Konsantrasyon bozukluğu olabilir.

-Tekrarlayıcı tarzda kendilerini öldürme düşünceleri olmaya başlayabilir.

Bipolar hastalığın nedeni halen arastırma konusu, ancak bilimsel araştırmalar genetik ve çevresel faktörlerin üzerinde daha fazla yoğunlaşmaktadır. Belki de anormal olan gen beyin kimyasalını olumsuz etkiliyor, son çalışmalar beyinlerinde elektriksel düzensizlikler olduğunu da göstermiştir.Hastalık episodlar halinde olduğundan bunu etkileyen faktorlerin stres, veya uyuşturucu alışkanlığı olduğu gösterilmiştir.

Risk faktörleri arasında en önemlisi ailede de olmasıdır.Bu grubun %60’ında aynı ailede olduğu görülmüştür. Anne ve baba ikiside Bipolar ise çocuklarının bipolar olma riski %70 dir.

Hastalık genelde kişiler tarafından pek farkedilmez ve genelde bir doktor ziyareti sırasında ortaya çıkarılır.

Tabiki Bipolar benzeri şikayetleri yapan diğer hastalıkları ayırmak gerekir. Bunlardan bazıları ;şizofreni, dikkat eksikliği ve hiperaktivite hastalığı, sınırda kişilik bozukluğu, kafaya alınan bir travma(bilincinizi kaybedin veya kaybetmeyin), alkol ve uyuşturucu kullanımı,guatr hastalıkları. Ayrıca ,bazı ilaçlar da aynı tabloyu verebilir, bunlar kortikosteroidler özellikle prednizon, depresyon ilaçları, anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlar, Parkinson tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı gribal veya diğer durumlarda kullandığımız ilaçlar. B-12 vitamin eksikliği de benzer tablo yaratabilir.

Tedavisinde ilaç ve psikoterapi ana tedavi yontemi olmakla beraber son zamanlarda özellikle ABD’ de neurofeedback yöntemi bu hastalarda kullanılmaya başlanmıştır. Bizim merkezimizde de neurofeedback yöntemi ile sağlığına kavuşturduğumuz hastalarımız bulunmaktadır.

İlaç:

1.Lithium

2.Lamiktal

3.Depakin

4.Tegretol

5.Antidepresyon ilaçları(Bupropion, Paxil, Prozak, Zoloft

9.Antipsikoz ilaçları (Risperdal, Zyprexa, Seroquel). Bu grubu kullananlarda diabet taraması mutlaka yapılmalı ve diabet yönünden hastalar takibe alınmalıdır. Ayrıca tansiyonları ve kilo almaları düzenli takip edilmelidir.

Peki ayırıcı teşhisi, hastanın hikayesini çok detaylı alma dışında nasıl yapabiliriz?

Zaten yanlış teşhis çoğunlukla hastanın hikayesini alırken gerçekleşiyor. Birincisi, semptomları aynı zamanda ailesiyle de tartışabilirsiniz; hastanın vermediği cevapları ailesi verebilir, Ayrıca Türkiye’de çok yeni bir sistem olan ancak Amerika’da uzun yıllardır kullanılan QEEG(Dijital EEG) ve 1998 de FDA tarafından onaylanan New York Üniversitesinin 20 yıllık araştırması sonucu ortaya çıkarılan Data Bankası yöntemiyle Depresyon, Manik Depresyon teşhisi %6-10 yanılma payı ile yapılabiliyor. Tabii ki klinik bulgular , Dijıtal EEG ve Data Bankası incelemesi sonucu ve klinisyenin kararı ile tanı konması gerekmektedir Merkezimize başvuran birçok vaka yıllardır depresyon tedavisi görmüş ancak içinde tedaviye cevap vermeyenler olmuş. Bu hastalar, yapılan dijital EEG çekimi ve Data bankası incelemesi sonrasında Manik Depresif olduklarını öğrendiler. Bazı hastalar kafalarına aldıkları darbenin sıkıntılarını bir süre sonra Depresyon veya Manik Depresyon benzeri şikayetlerle görüyorlar veya hastalıklar sekonder olarak ortaya çıkıyor . QEEG-Data Bankası incelemesi ile bu hastada geçirilmiş bir kafa travması olayı var mı tespit edilebiliyor. Çoğu zaman klasik EEG de bulgu vermeyen beyindeki elektriksel değişikliklerin, QEEG çekiminde kafa travması ile bağlantılı olduğunu ve ilaçlara bundan dolayı cevap vermediklerini görüyoruz. Böylece hastanın depresyonunun veya manik depresyonunun birincil nedene mi yoksa kafa travması ile ortaya çıkan ikincil nedene mi bağlı olduğunu tespit etmiş oluyoruz .

Kişilik Bölünmesi Nedir

Siyah Kuğu’ (Black Swan) filmi, çoklu kişilik bölünmesini gündeme getirdi. Hollywood, bu hastalığı, henüz tıp dünyası tam olarak kabul etmeden önce bile pek çok filme konu etti… Peki, gerçekten ‘kişilik bölünmesi’ diye bir hastalık var mı? Kendi içinde bölünenler oluyor mu? Bu soruları, İstanbul Tıp Fakültesi Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan yanıtladı.

Çift kişilik diye bir şey var mı? Tıp dünyası bunu kabul ediyor mu, yoksa bu uydurulmuş bir hastalık mı?
Psikiyatri biliminde, ‘çift kişilik bozukluğu’, ‘çoğul kişilik bozukluğu’ ve ‘kişilik bölünmesi’ gibi durumlar vardır. Kişilik değişiklikleri, kişinin farklı kimlikleri taşıması ve daha sonra hatırlamadığı davranışlar sergilediği görülür. Burada esas olan ruhsal bütünlüğün bozulması ve bölünmesidir.

KENDİNE ZARAR VERİYOR
İnsanın kişiliği neden bölünür?
Epilepsi gibi fiziksel hastalıklar veya akıl hastalığına bağlı olmayan çoğul kişilik ve benzer durumlarda; çoğunlukla çocukluk çağına dönük fiziksel, duygusal ve cinsel travmalar, tacizler ve ihmaller söz konusudur. Sıklıkla bu travmalar, aile içi veya bakım verenin istismarını içerir. Burada kişiyi hasta eden, travmayı içine atmasıdır. .

Bir insanın birbirinden habersiz birkaç kişiliği olabiliyor mu?
Ev sahibi kişilik ve yan kişilikler vardır. Yan kişiliklerin farklı özellikleri olur. Farklı aksana, farklı yüz ifadelerine, farklı hareketlere, alerjik reaksiyonlara sahip olabilirler. Hasta kendisinin içinde birden çok kişinin bulunduğunu hissedebilir. Ev sahibi kişilik, kendi duygularının başkaları tarafından yönetildiğini hissedip bundan rahatsız olur.

En fazla kaç kişilik olabilir?
Yaşadığı travmaya göre değişebilir. En fazla 4-5 kişilik bölünmesine rastlanır ama 7-8′e bölündüğü bile olabilir.

ÖFKE PATLAMALARI YAŞIYOR
Eğer bu kişilikleri kendi içinde taşıyabilirse bu onun sanatçı olmasını mı sağlar, yoksa kendisine zarar verir mi?
Yan kişiliklerin çatışması halinde kişinin kendine zarar verdiği, öfke patlamaları yaşadığı tespit edilmiştir. Herhangi bir bozukluğun herhangi bir sanatçı ya da sportmen kişilik oluşturacağı düşünülemez.

Tedavisi zor bir hastalık mı?
Günümüzde ‘Dissosiyatif Kişilik Bozukluğu’nun (DKB), çocukluk çağında yaşanmış kötü, travmatik anılara bağlı olarak geliştiği kabul edilir. Tedavi sürecinde, vakaya göre değişen zorluk derecesinden, tedavinin uzunluğundan bahsedebiliriz. DKB’nin etkili tek tedavisi, kişilik durumlarını tanıyıp tersine çevirmeyi hedefleyen bir psikoterapidir. Birçok yöntem birlikte kullanılır.

Hangi yaşlarda ortaya çıkıyor?
Hastalığın alt yapısı 10 yaşından önce başlayabilir, sonra bozukluğa dönüşebilir.

Kişilik bölünmesi nasıl anlaşılır?
Sorunu yaşayan kişinin en yakınları, bir takım davranış problemleri gözlemleyecektir. Fakat doğru değerlendirme yapabilmek çok güçtür. Çünkü bu kişiler, anlamlandırılamayan bir şekilde farklı kimlikler sergilerler.

Stresli dönemlerde insanlar ruhlarını korumak için ne yapmalı?
Sosyal ilişkilerini kesmemeli, ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmalı, kişiyi rahatlatacak sanatsal ya da spor faaliyetlerinde bulunmalı. Aynı zamanda psikoloğa ya da psikiyatriste başvurarak uzman desteği almalı.

Kişilik bölünmesi sorunu, ‘Siyah Kuğu’ ile Oscar alıp tekrar gündeme gelirken, Türkiye’de Nurseli İdiz’in ‘bipolar bozukluk’ hastası olduğu ortaya çıktı. Prof. Dr. Sedat Özkan, ‘bipolar bozukluk’la ilgili konuştu…

Nurseli İdiz, bipolar kişilik bozukluğu olduğunu açıkladı. Bu durum alkolizme neden olur mu?
Bipolar bozukluk yaşayan insanların, kontrolsüz kaldığı dönemler olabilir. Bu dönemlerde hastalarda aşırı uç davranışlar görülebilmektedir. Alkol, madde alımının artması ya da ilk kez denenmesi rastlanabilir bir durumdur. Fakat bipolar tek başına bir alkolizm nedeni değildir.

Bu kişiler ilaç alarak normal bir yaşam sürdürebiliyorlar mı?
Bipolar hastaları ilaçla kontrol edilebilirken, çoğul kişilik bozuklularında daha çok psikoterapi gerekir.

ERKEKLERDE AZ
Bipolar kişilik bozukluğu Türkiye’de ne kadar yaygın?
Bipolar bozukluğun genel toplumda görülme sıklığı, kadınlarda yüzde 1.5, erkeklerde yüzde 0.5′tir. Türkiye’de 400 bin ile 600 bin arasında bipolar bozukluğu olan kişi olduğu tahmin edilmektedir.

Bipolar I-ıı Bozukluğu

Bipolar Bozukluk-I
Bipolar bozukluk veya iki uçlu bozukluk, eskiden manik depresyon, manik atak veya manik depresif bozukluk olarak bilinen hastalıktır. Bipolar bozukluk, kişinin depresyon ve/veya mani, hipomani, ve/veya karışık durumlar geçirdiği duygudurum bozuklukları sınıfını tanımlayan tanısal kategoridir. Kişinin, depresif eğilimlerin yoğun yaşandığı dönemlerle, taşkınlık, coşkunluk olarak tanımlanabilecek mani dönemleri yaşadığı, bu bağlamda Bipolar Bozukluk ya da Manik Atak olarak tanımlanan bir rahatsızlıktır.

Belirtileri
Kişiden kişiye değişiklikler göstermekle birlikte Bipolar Bozuklukda şu belirtiler görülür.

Hastalarda kafa travması yaygındır genç yaşta uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrasında da gelişebilir.
Manik dönemden deporesyona geçiş ani ve trajik olabilir.Depresyona agır anksiyite panik atallar eşlik edebilir
Aşırı konuşma eğilimi gözlenir. Kişi, olağan durumundan farklı ve belirgin bir biçimde hızlı ve sürekli konuşma eğilimindedir.
Zihinsel etkinlikler hızlanmıştır. Düşünceler ve çağrışımlar birbiri ardı sıra gelir. Kişi, çağrışımlar ve düşünceler arasında eleme yapmakta zorlanır. Bu durum “çağrışımlarda gevşeme” ve “düşüncelerde sıçrama” olarak da bilinir.
Kişi dikkatini belirli bir konu üzerinde, belirli bir süre tutmakta zorlanır. Zihinsel süreçler ve bunlara bağlı olarak konuşmalar, konudan konuya geçmekte, sıçramaktadır.
Toplumsal ilgi belirgin bir biçimde artmıştır. Kişi çok daha sosyal, çok daha girişken, çok daha atak olur. Sonuçlarını hesaplamadan, yaşamdan zevk almaya yönelik etkinliklere girişilir. Çoğu geçici bir hevese yönelen etkinliklerdir bunlar. Giyiniş biçimini birden bire köklü bir biçimde değiştirme, toplumsal kuralları zorlayan cinsel deneyimlere girişme, hesapsız para harcama ayna karşısında *Uyku gereksinimi düşer, günlerce uyumadan yaşarlar.Buna rağmen kendini iyi hissederler hastalığın en önemli belitisi de budur ve sonuç itibari ile bir döngü yaşanır.
Aşırı ve abartılı bir özgüven görülür. Kişi kendini, her şeye gücü yeten, her sorunu çözebilecek, giriştiği her işin üstesinden rahatlıkla gelebilecek bir durumda algılar.
Hastada sanrı ve varsanrı, ani saldırganlık ve ani hakaret gözlemlenebilir.
Hastalar genelde uzun yıllar depresif bozukluk teşhisleri alabilir teşhis için hasta yakınlarını dinlemek daha dogrudur keza hasta kendi gerçek durumunun farkında olmayabilir ya da tersi hasta olarak tanımlanmamak korkusuyla hastalığını saklama ya da hekimi yanıltmaya çalışabilir.
Paranoyak belirtiler yaygındır.Yakınlarına karşı düşmanca davranışlar sergileyebilir.
Hobilerine ve kabiliyetlerine bağlı olarak manik dönemde fazlasıyla üretken olurlar.
bipolar şizofrendeki gibi kişilik değişikliklerine neden olmaz
Manik ataklar sırasında kişi, son derece yaşam dolu, neşeli, canlı, mutluluktan uçan bir insan görünümü verir. Bununla birlikte aşırı tutumlar sonucu davranışlar, aile sosyal ve iş yaşantısı bozulur.

Tedavisi
Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir. Sonbahar ve kış, depresif durumun, ilkbahar aylarıysa manik atakları gözlendiği aylardır.
Duygudurumların yoğunluğu ve süresi kişiden kişiye büyük ölçüde değişir.
Bipolar Bozukluk tedavisinde ilk tercih olarak duygudurum düzenleyicisi denilen lityum karbonat tuzu kullanılır. Yinelenen bir pataloji olması nedeniyle lityum tabletlerinin ömür boyu alınması gerekebilir. Tedavi sırasında düzenli olarak lityum kan testleri yapılır. Serum lityum seviyesine göre psikiyatri uzmanı doktor lityum dozunu belirler. Manik atak döneminde 0.8-1.2 mEq/L, uzun dönemli idame tedavisinde ise 0.8-1.0 mEq/L serum lityum seviyesi hedeflenir.

Tedavi Sonrası
Lityum tabletlerinin bazı yan etkileri görülebilir, bulantı, kusma, sık su içme gereksinimi, ellerde titreme ve kilo alma gibi. Hamilelik dönemleri süresince lityum kullanımına ara verilmelidir.
Kişinin ömür boyu uykusuz ve susuz kalmamaya, alkol kullanmamaya özen göstermesi gerekmektedir. Gerginlik yaratabilecek durum ve ortamlardan kaçınılmalıdır.
İlaçla sağıltım, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Esas olan bir psikologun tedaviye katılmasıdır. Bipolar Bozukluğun sağaltımı, genelde kişinin depresyon etkilerine daha açık olması sonucunu getirir. Kişi, bir psikoloğun yardımıyla, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir. Yine de manik ataklar önlense bile, kişide genel bir durgunluk gözlenebilir. Kişi, bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, bitkiselliğe kadar varabilecek süreçlere müdahale etmelidir. Tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Bipolar II Bozukluğu
Bipolar II bozukluğu kısaca “hipomamik episodlarla giden rekürran majör depresif epizodlar” olarak tanımlanabilir. Bipolar II bozukluğu DSM-III-R’da başka türlü adlandırılamayan bipolar bozukluk içinde tanımlanıyor. DSM-IV’e göre en az bir hipomanik epizod ve en az bir majör depresif episod bulunmalı. DSM-IV’deki diğer kriterler ise şöyle: hiç bir zaman manik episod veya mikst episod geçirilmemiştir; duygudurum episodları şizoaffektif bozuklukla daha iyi açıklanamaz ve şizofreni, şizofreniform bozukluk; sanrısal bozukluk ya da başka türlü adlandırılamayan psikotik bozukluk üzerine binmiş değildir. Kronik, katatonik özellikler gösteren, melankolik özellikler gösteren, atipik özellikler gösteren, postpartum başlangıçlı, epizodlar arasında düzelme olan ve olmayan, mevsimsel yapı gösteren (sadece majör depresif episzodlar için uygulanır) ve hızlı döngülü olan hastalar DSM- IV’e göre tanı konulduğunda ayrıca belirtilmeli (1). Bipolar II kadınlarda daha sık görülüyor. Yaşam boyu prevelansı ise 0.5. Hipomanik episodlar kişiye özgül bir biçimde majör depresif episodlara öncelik ediyor yada izliyor olabilir. Hastaların yaklaşık %5 ila %15’i bir yılda 4 veya daha fazla duygudurum epizodu geçiriyorlar (2).
Bipolar II’nin ailevi sorunlarla daha ilişkili olduğu ve bipolar I’e göre daha erken yaşta başladığı, hastaların bipolar I’e göre suisid girişimi ve sonuçlandırma oranlarının daha yüksek olduğu yönünde kanıtlar vardır. Bipolar II’nin ayırcı tanısında bipolar I, majör depresyon ve borderline kişilik bozukluğu (BKB) göz önünde bulundurulmalı. Hipomanik episodların kronik olarak depresif olan hastanın ötimik dönemleriyle ayıd edilmesi ayırıcı tanıda bir diğer kritik nokta (3).
Bipolar II’nin, henüz yeterli çalışma olmamakla birlikte kronik seyirli bir hastalık olduğu yönünde bulgular var. Bipolar I’deki tedavi yaklaşımının bipolar II’de de geçerli olup olmadığı sorusuna da kesin bir cevap vermek için henüz erken (3).
Madde kötüye kullanımı veya bağımlılığı, anorexia nervosa, dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu, panik bozukluki sosyal fobi ve borderline (sınırda) kişilik bozukluğu bipolar II bozukluğuyla ilgili olduğu düşünülen diğer mental bozukluklardır.
Akiskal ve ark. başvuru sırasında majör depresyon (unipolar) tanısı alan 559 hastanda 11 yıllık bir izlem sırasında bipolar I ve bipolar II tanısı alan hastaları ve unipolar olarak kalan hastaları karşılaştırarak bipolara dönüşle (switch) ilgili olabilecek faktörleri araştırmışlar. Bipolar II tanısı alan hastaların daha uzun ve fırtınalı (tempestuous) depresyon dönemlerinin olmasına karşılık iyilik dönemlerinin daha kısa sürdüğünü bulmuşlar. MD episodu sırasında mizaç instabilitesinin %91 gibi bir spesifiteyle bipolar II’ye dönüşü belirlediğini söylüyorlar. Bipolar II’ye dönenlerin daha genç yaşta ilk MD ataklarını geçirmeleri, 1.7 kez daha fazla evlilikle ilgili sorunlarının olması, iş ve eğitimle ilgili daha çok sorun yaşamaları, RDC kriterlerine göre siklotimik kişilik bozukluğu tanısını almaları ve alkol dışında ilaç kullanımının olması gibi faktörler açısından unipolar kalanlardan ve bipolar I’e dönenlerden ayrıldıkları görülmüş. Duygudurum Labilitesi, GZTS (Guilford Zimmerman Temperament Survey) Emosyonel Stabilite ve MMPI Nevrotisizm, GZTS Enerji-Aktivite, Hayal kurma (daydreaming), Sosyal Anksiyete skalaları BPII leri diğerlerinden belirgin olarak ayırıyor. Bu sonuçları DSM IV’ün 2. ekseni açısından yorumlamak zor olmakla beraber B kümesinden borderline, histrionik ve kaçıngan kişilik bozukluğuna ait bazı kriterlerin karşılanması BPII altgrup açısından şüphelenilmesi gerektiği söyleniyor (8). BPII affektif bozuklukluklarla 2. eksen bozuklukları arasında bir yerde duruyor.

Etiketler:bipolar kişilik bozukluğu depakin hangi hastalıklarda kullanılır unipolar bozukluk manik depresif tedavisinde kullanılan ilaçlar Depakin ne için kullanılır bipolar tedavisinde kullanılan ilaçlar depakin ve bipolar bipolar bozukluk ilaçları bipolar bozukluk depakin depakinin depresyon tedavisi bipolar bozukluk ve depakin depakin bipolar bipolar paxil kullananlar biopolar ilaç antipsikoz depakin bipolar bozukluk bipolar kişilik bozukluğu nedir depakin depakin hangi hastalıkta kullanılır depakin mani
Hangi Avrupa?: Hangi Avrupa?, Banu Avar'ın anadilinde 2007 yılında basılan araştırma ve inceleme kitabı.
Hangi Parti Kazanacak?: Hangi Parti Kazanacak?, Aziz Nesin'in gülmece romanıdır. Kitabın adı kitabın başındaki aynı adlı gülmeceden gelmektedir.
Hangi Seks: Hangi Seks, Attilâ İlhan'ın deneme kitabı. Erkek/kadın ve Kadın/erkek olmak üzere iki bölümden oluşan kitap,başta eşcinsellik olmak üzere dünyadaki ve Türkiye'deki cinsel eğilimleri irdelemektedir.
Kedigiller: Kedigiller (Felidae), etçiller (Carnivora) takımına ait bir familya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir