Dil Kültür

birlik bu gizli millet tam vb Dil Kültür Dil Kültür İlişkisi Kısaca dil kültür ilişkisi dil kültür dil kültür ilişkisi..

Dil-kültür İlişkisi

(yazılıda kesin çıkar)
TÜRK DİLİ

DİL – KÜLTÜR İLİŞKİSİ

DİL NEDİR?

* DİL, İNSANLAR ARASINDA ANLAŞMAYI SAĞLAYAN DOĞAL BİR ARAÇ,

* KENDİSİNE ÖZGÜ YASALARI OLAN VE ANCAK BU YASALAR ÇERÇEVESİNDE GELİŞEN CANLI BİR VARLIK,

* TEMELİ BİLİNMEYEN ZAMANLARDA ATILMIŞ BİR GİZLİ ANLAŞMALAR SİSTEMİ,

* SESLERDEN ÖRÜLMÜŞ SOSYAL BİR KURUMDUR.

DİLİN ÖNEMİ ve ÖZELLİKLERİ

* DİL, GELİŞMİŞ BİR İLETİŞİM ARACIDIR.

* DİLİN VARLIĞI, ANCAK İNSANIN VARLIĞIYLA MÜM-KÜNDÜR.

* DİL, SESLERDEN OLUŞMUŞ BİR ANLAŞMA SİSTEMİDİR.

* TAM ANLAMIYLA ANLATMA VE ANLAŞMA; SESLERDEN ÖRÜLÜ KURALLAR BÜTÜNÜ OLAN “DİL” İLE SAĞLANIR.

* DİL, DÜŞÜNCE VE ZEKÂNIN BİR GÖSTERGESİDİR.

* DİL, CANLI BİR VARLIKTIR. (adak, ayıg, sarıg, edgü, gök , uçmak, yanıt, yabız vb.)

* DİL, SOSYAL BİR VARLIKTIR.

* DİL, BİR ORTAKLIKTIR.

DİLİN MİLLET HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

* DİL BİRLİĞİ, MİLLETİ OLUŞTURAN ÖZELLİKLERİN BAŞINDA GELİR.

* BİR MİLLETİN DİLİ; ONUN TARİHİ, DİNİ VE KÜLTÜRÜYLE İÇ İÇEDİR.

* MİLLET İÇİN GEREKLİ OLAN HER ŞEY, DİLDE SAKLANIR.

* DİL; MİLLETİN MANEVÎ VE KÜLTÜR DEĞERLERİNİ, MİLLET OLABİLME ÖZELLİKLERİNİ BÜNYESİNDE SIMSIKI MUHAFAZA EDER.

* DİL, MİLLETİ MEYDANA GETİREN BİREYLER ARASINDA ORTAK DUYGU VE DÜŞÜNCELER MEYDANA GETİRİR.

* DİL, MİLLETİN BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAĞLAYAN EN GÜÇLÜ BAĞDIR.

DİL – KÜLTÜR İLİŞKİSİ

* KÜLTÜR, BİR DEĞERLER BÜTÜNÜ, BİR YAŞAMA TARZIDIR.

* YÜZYILLAR İÇERİSİNDE, BİR MİLLETİN DİĞER MİLLETLERDEN FARKLI OLARAK GELİŞTİRDİĞİ DUYGU, DÜŞÜNCE VE HAYAT GÖRÜŞÜ, KÜLTÜR’DÜR.

* KÜLTÜR; GELENEK VE GÖRENEKLERİ, HUKUK SİSTEMİ-Nİ, AHLÂK ANLAYIŞINI, DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ İÇİNE ALIR.

* KÜLTÜR; MİLLETİN YAŞAMASI İÇİN ŞART OLAN CANLILIK VE HAREKETLİLİĞİ VERİR.

* KÜLTÜRÜN EN BÜYÜK AKTARICISI, “DİL” DİR.

* DİL OLMAKSIZIN KÜLTÜR AKTARIMI SINIRLI KALIR.

* DİL, GEÇMİŞİ BUGÜNE, BUGÜNÜ YARINA BAĞLAR.

DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI
I. KAYNAKLARINA GÖRE DÜNYA DİLLERİ
1. ALTAY DİLLERİA. TÜRKÇE
B. MOĞOLCA
C. MANÇUCA – TUNGUZCA
D. KORECE
E. JAPONCA
2. URAL DİLLERİ
A. FİN – UGOR DİLLERİ
a) FİNCE
b) MACARCA
c) UGORCA
d) PERMCE
B. SAMOYEDCE

3. HİNT – AVRUPA DİLLERİ
A. ASYA KOLU: HİNTÇE, FARSÇA, ERMENİCE, HİTİTÇE
B. AVRUPA KOLU:
a) LÂTİN DİLLERİ: LÂTİNCE, FRANSIZCA, İSPANYOL-CA, PORTEKİZCE, İTALYANCA, RUMENCE
b) SLAV DİLLERİ: RUSÇA, BULGARCA, SIRPÇA, BOŞ-NAKÇA, HIRVATÇA, LEHÇE, MAKEDONCA
c) GERMEN DİLLERİ: ALMANCA, İNGİLİZCE, İSVEÇÇE, NORVEÇÇE, FELEMENKÇE, DANCA

* HİÇBİR GRUBA GİRMEYEN BAĞIMSIZ AVRUPA DİLLERİ (Yunanca, Arnavutça, Litvanca, Keltçe)

4. HAMİ – SAMİ DİLLERİ A. ARAPÇA
B. İBRANİCE
C. BERBERÎ DİLLERİ
D. AKADCA
E. ARAMCA
5. ÇİN – TİBET DİLLERİ
A. ÇİNCE
B. TİBETÇE
6. BANTU DİLLERİ (AFRİKANIN ORTA VE GÜNEY BÖLGELERİNDE YAYGIN OLARAK KONUŞULAN DİLLERDİR.)
7. KAFKAS DİLLERİ
A. GÜNEY KAFKAS KOLU: GÜRCÜCE
B. KUZEYBATI KAFKAS KOLU: ÇERKEZ, ABHAZ, UBIH
C. KUZEYDOĞU KAFKAS KOLU: ÇEÇEN – LEZGİ, ÇEÇEN – DAĞISTAN, HAZAR
II. YAPILARINA GÖRE DÜNYA DİLLERİ
1. EKLEMELİ DİLLER:TÜRKÇE, MACARCA, MOĞOLCA, FİNCE, JAPONCA, KORECE…
2. ÇEKİMLİ (BÜKÜMLÜ) DİLLER:ARAPÇA, FARSÇA, LÂTİNCE, İNGİLİZCE, FRANSIZCA, RUSÇA…
3. TEK HECELİ DİLLER:ÇİNCE, TİBETÇE…
TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ TANIMI

* TÜRKÇE, KÖKEN BAKIMINDAN ALTAY DİLLERİ AİLESİNDENDİR.
* TÜRKÇE, YAPI BAKIMINDAN EKLEMELİ DİLLER GRUBUNDANDIR
* TÜRKÇE, SONDAN EKLEMELİ BİR DİLDİR.

TÜRK YAZI DİLİNİN TARİHÎ GELİŞİMİ
ANA ALTAYCA: TÜRKÇE, MOĞOLCA, MANÇUCA, TUNGUZCA, KORECE VE JAPONCANIN TEK BİR DİL OLDUĞU VAR SAYIMINA DAYALI DÖNEMDİR.

* TÜRK – MOĞOL DİL BİRLİĞİ: TÜRK – MOĞOL – MANÇU – TUNGUZ DİL BİRLİĞİNİN SÜRDÜĞÜ DÖNEM.

* İLK TÜRKÇE: (M.Ö. V’İNCİ YY. – MİLAT) BU DÖNEMDE TÜRKÇE; MOĞOLCA VE MANÇUCA-TUNGUZCADAN AYRILMIŞTIR.

* ANA TÜRKÇE: (MİLAT – M.S. V. YY.)

* ESKİ TÜRKÇE: (V. YY. – X. YY.)

* ORTA TÜRKÇE: (X. YY. – XV. YY.)

* YENİ TÜRKÇE: (XV. YY. – XX. YY.)

* MODERN TÜRK YAZI DİLLERİ: (1911=1917=1923 – 1999)

TÜRKÇE KELİMELERİN ETİMOLOJİK GELİŞİMİNE ÖRNEKLER

E.T. E.A.T. – Os. T. – T.T.

* ADAK > AYAK

- D – > – Y -

E.T. E.A.T. – Os. T. T.T.

* ADIG > AYU > AYI

- D – > – Y – - U > – I

E.T. E.A.T. – Os. T. T.T.

* EDGÜ > EYÜ / EYİ > İYİ

- D – > – Y – -Ü > -İ – E > – İ

E.T. E.A.T. – Os. T. T.T.

* SARIG > SARU > SARI

- I – > – U – - U > – I

E.T. E.A.T. Os. T. – T.T.

* YABIZ > YABUZ > YAVUZ

- I – > – U – - B – > – V -

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER

* 1. GÖKTÜRK ALFABESİ:

* TÜRKLERİN KULLANDIĞI İLK ALFABEDİR.

* 38 HARFTEN MEYDANA GELMİŞTİR.

* SAĞDAN SOLA VE YUKARIDAN AŞAĞIYA DOĞRU YAZILIR.

* HARFLER BİRBİRLERİYLE BİTİŞMEZ.

* 2. UYGUR ALFABESİ:

* TÜRKLERİN KULLANDIĞI İKİNCİ ALFABEDİR

* SOĞD ALFABESİNDEN GELİŞTİRİLMİŞTİR.

* 18 HARFLİ OLUP, 4 ÜNLÜ VE 14 ÜNSÜZ HARF VARDIR.

* SAĞDAN SOLA DOĞRU YAZILIR.

* 3. ARAP ALFABESİ:

* İSLAMİYET’İN KABULÜNDEN SONRA KULLANILMAYA BAŞLANMIŞTIR.

* 32 HARFLİ OLUP, 3 ÜNLÜ, 29 ÜNSÜZ VARDIR.

* SAĞDAN SOLA DOĞRU BİTİŞTİRİLEREK YAZILIR.

* HARF ŞEKİLLERİ; KELİME BAŞINDA, ORTASINDA, SONUNDA FARKLIDIR.

* TÜRKÇENİN YAZIYA GEÇİRİLMESİNDE YETERSİZ KALMIŞTIR.

* 4. LÂTİN ALFABESİ:

* HARF İNKILABI’NDAN SONRA KULLANILMAYA BAŞLANMIŞTIR.

* 29 HARFLİ OLUP, 8 ÜNLÜ VE 21 ÜNSÜZ VARDIR.

* HER HARF, AYRI BİR SESİN KARŞILIĞIDIR.

* HARFLER, ASIL LÂTİN ALFABESİNDEN FARKLIDIR.

* 5. KİRİL ALFABESİ:

* ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ İDARESİNDE YAŞAYAN TÜRKLERE, 1937-1940 YILLARI ARASINDA STALİN REJİMİ TARAFINDAN KİRİL HARFLERİ KABUL ETTİRİLMİŞ VE BU HARFLERDEN HER TÜRK ULUSU İÇİN AYRI AYRI ALFABELER YAPILMIŞTIR.

YAZI DİLİ – KONUŞMA DİLİ

* 1. YAZI DİLİ:BİR LEHÇE VEYA AĞIZ ÜZERİNE KURULU ORTAK DİLİN, YAZIDA KULLANILMASI SONUCU ORTAYA ÇIKAN DİLDİR.

* ŞİVE:BİR DİLİN METİNLERLE TAKİP EDİLEN DÖNEM-LERİNDE AYRILAN KOLLARINA DENİR. (Türkmence, Aze-rice, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe vb.)

* LEHÇE:BİR DİLİN METİNLERLE TAKİP EDİLEN DÖ-NEMLERİNDEN ÖNCE, KENDİSİNDEN AYRILAN KOLLARINA DENİR. (Çuvaşça, Yakutça)

* 2. KONUŞMA DİLİ:BİR DİLİN GÜNLÜK HAYATTA KO-NUŞULURKEN KULLANILAN SESLİ ŞEKLİDİR.

* AĞIZ:KONUŞMA DİLİNİN BÖLGELER ARASINDAKİ ÖZELLİKLE SES FARKLILIKLARINA DAYALI KOLLARINA DENİR. (Ankara ağzı, Denizli ağzı, Rize ağzı, Diyarbakır ağzı, Erzurum ağzı, Kastamonu ağzı, Rumeli ağzı vb.)

TÜRKÇENİN ZENGİNLİĞİ ve BÜYÜKLÜĞÜ

* LEHÇE VE AĞIZLARIYLA BİRLİKTE TÜRKÇE; GENİŞ BİR COĞRAFYADA KONUŞULAN BİR DİLDİR.

* LEHÇE VE AĞIZLARIYLA BİRLİKTE TÜRKÇE KO-NUŞAN İNSAN SAYISI; GAYRİRESMÎ RAKAMLARA GÖRE, 250.000.000’DUR.

* LEHÇE VE AĞIZLARIYLA BİRLİKTE TÜRKÇEDE, BULUNAN KELİME SAYISI; TAHMİNİ BİR MİLYONDUR.

* TÜRKÇE, EN ESKİ YAZILI METİNLERE SAHİP YAŞAYAN DİLLERDEN BİRİDİR.
* BUGÜN; MOĞOLİSTAN’DAN ÇİN’E, AFGANİSTAN’DAN MAKEDONYA’YA, BOSNA -HERSEK’TEN BULGARİSTAN’A KADAR PEK ÇOK YERDE TÜRKÇE KONUŞULMAKTADIR.

* TÜRKÇENİN KONUŞULDUĞU YERLERİN YÜZ ÖLÇÜMÜ, YAKLAŞIK 11 MİLYON KM2 ’ DİR.

* 1989 YILI RESMÎ RAKAMLARINA GÖRE 142.500.000 KİŞİ TÜRKÇE KONUŞMAKTADIR.

* TDK TARAFINDAN SÜRDÜRÜLEN VE TAHMİNÎ OLARAK 2020 YILINDA BİTECEK OLAN BÜYÜK TÜRKÇE SÖZLÜ-ĞÜ’NDE BİR MİLYON; BÜYÜK TÜRKİYE TÜRKÇESİ SÖZLÜĞÜ’NDE İSE ÜÇ YÜZ BİN KELİME BEKLENMEKTEDİR.

* TÜRÇENİN OLGUNLAŞMIŞ İLK YAZILI METİNLERİ, M.S. 8. YÜZYILDA DİKİLEN GÖKTÜRK ANITLARI’DIR.

* TÜRKÇENİN TARİHİNİ, ALTIN ELBİSELİ ADAM MEZARI’ NDA BULUNAN BİR CÜMLELİK YAZI İLE M.Ö. 5. YÜZYILA GÖTÜRMEK DE MÜMKÜNDÜR.

TÜRK MİLLETİNİN SOSYAL HİYERARŞİK YAPILANMASI

* BODUN = BUDUN = MİLLET :Türk
* ULUS:Oğuzlar (Türkiye Türkleri, Azeriler, Türkmenler, Gagavuzlar)

Kıpçaklar (Kazaklar, Kırgızlar, Tatarlar, Hakaslar, Tuvalar vb.)

Çağataylılar (Uygurlar, Özbekler)

* BOY: Kayı, Bayındır, Kınık vb.
* OYMAK = AŞİRET:Karakeçili vb.
* OBA = KÖY
* AİLE

TARİHTE “MİLLET” ADINI “DEVLET” ADI OLARAK KULLANAN
TÜRK DEVLETLERİ
GÖKTÜRK DEVLETİ,
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
TÜRKMENİSTAN
TÜRK DİLİ İNKILÂBI

* TÜRK DİLİ İÇİN İLK BİLİNÇLİ SADELEŞTİRME GİRİŞİMİ, TANZİMAT DEVRİ’NDE YAPILMIŞTIR.

* İKİNCİ GİRİŞİM; ÖMER SEYFETTİN VE ZİYA GÖKALP’İN ÖNCÜLÜĞÜNDE GELİŞEN “YENİ LİSAN” HAREKETİDİR.

* ÜÇÜNCÜ VE EN KÖKLÜ, EN BİLİNÇLİ GİRİŞİM İSE ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE OLUŞTURULAN “TÜRK DİL İNKILÂBI” DIR.

ATATÜRK’ÜN DİL İNKILÂBI İLE ULAŞMAK İSTEDİĞİ HEDEFLER

* DİLİMİZİ YABANCI ETKİLERDEN KURTARMAK.

* KONUŞMA VE YAZI DİLİ ARASINDAKİ FARKLILIKLARI ORTADAN KALDIRMAK.

* TÜRK DİLİNE MİLLÎ BİR GELİŞME YOLU ÇİZMEK.

* ÖĞRETİM BİRLİĞİNE PARALEL OLARAK EĞİTİMİ MİLLÎLEŞTİRMEK.

* ÖĞRETİMİ, MİLLÎ BİR EĞİTİM DİLİNE KAVUŞTURMAK.

* TÜRK DİLİNİ HAK ETTİĞİ SEVİYEYE GETİRMEK İÇİN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR YAPIP, DİLİMİZİN GÜZELLİK VE ZENGİNLİKLERİNİ ORTAYA ÇIKARMAK.

* TÜRK DİLİNİ, MİLLÎ KÜLTÜRÜMÜZÜN EKSİKSİZ BİR İFADE VASITASI YAPMAK.

* TÜRK DİLİNİ, İŞLEK VE ZENGİN BİR KÜLTÜR DİLİ DURUMUNA GETİRMEK.

TÜRK DİLİ İLE İLGİLİ ATATÜRK’TEN ÖZDEYİŞLER
“TÜRK DİLİ, TÜRK MİLLETİ İÇİN MUKADDES BİR HAZİNEDİR.
ÇÜNKÜ, TÜRK MİLLETİ; GEÇİRDİĞİ NİHAYETSİZ BADİRELER İÇİNDE AHLÂKINI, GELENEKLERİNİ, HATIRALARINI, MENFAATLERİNİ; KISACA, BUGÜN KENDİ MİLLİYETİNİ YAPAN HER ŞEYİ DİLİ SAYESİNDE KORUDUĞUNU GÖRÜYOR.
TÜRK DİLİ, TÜRK MİLLETİNİN KALBİDİR, ZİHNİDİR.”
“TÜRK DİLİNİN KENDİ BENLİĞİNE, ASLINDAKİ GÜZELLİK VE ZENGİNLİĞİNE KAVUŞMASI İÇİN BÜTÜN DEVLET TEŞKİLÂTIMIZIN DİKKATLİ, ALÂKALI OLMASINI İSTERİZ.”
KÜLTÜR İLE İLGİLİATATÜRK’TEN ÖZDEYİŞLER

* “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR.”

* “MİLLÎ KÜLTÜRÜMÜZÜ ÇAĞDAŞ UYGARLIK SEVİYESİNİN ÜSTÜNE ÇIKARACAĞIZ”

* “MİLLÎ KÜLTÜRÜN HER ÇIĞIRDA AÇILARAK YÜKSELMESİNİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ NİN TEMEL DİLEĞİ OLARAK TEMİN EDECEĞİZ.”

* “ASIL UĞRAŞMAYA MECBUR OLDUĞUMUZ ŞEY, YÜKSEK KÜLTÜRDE VE YÜKSEK FAZİLETTE DÜNYA BİRİNCİLİĞİNİ TUTMAKTIR.”

+rep pls

Dil Kültür İlişkisi

Dil-Kültür İlişkisi
Dil-Kültür İlişkisi

DİL KÜLTÜR İLİŞKİSİ

Dil: Duygu, düşünce ve isteklerin, bir toplumda ses ve anlam yönünden ortak olan ögeler ve kurallardan yararlanılarak, başkalarına aktarılmasını sağlayan, çok yönlü, çok gelişmiş bir araçtır.
Kültür:Bir milletin veya bir topluluğun tarihi süreç içinde meydana getirdiği maddi ve manevi ortak değerlere denir.
Dil, milli kültürün ilgi alanına giren varlık dünyasını yansıtır, o milletin yapıp ettiklerinin, duyup düşündüklerinin, görüp bildiklerinin ve tüm tasavvurlarının aynasıdır.
Bu çalışmada dil ile kültür arasındaki ilişki çıkarılmaya çalışılacaktır.
Dil, toplumsal yaşamın bir ürünüdür.İnsanın toplumsal etkinliği dil olmaksızın düşünülemez.Dil, şu yada bu biçimde, en eski insan toplumlarında, en eski zamanlardan beri varolmuş olsa gerektir.
Dilin doğuşu, bireyin davranış ve deneyiminde hem entelektüel hem duygusal bakımından değişimi temsil eder. Dile sahip olmak, Piaget’ten alıntılarsak “geçmiş eylemlerini anlatı biçiminde yeniden inşa etme ve gelecekteki eylemlerini sözlü sunumlar aracılığıyla önceden gösterme yeteneğini” yaratır. Dil sayesinde geçmiş ve gelecek bizim için gerçek haline gelir. Geçmişin geleceğe yansıması ise yazı dili ile olur. Yazı dili aynın zamanda kültür dilidir. Ancak belli bir kültür seviyesine ulaşabilmiş, medeniyet kurabilmiş ve ortak bir edebiyat geleneği oluşturabilmiş milletlerin yazı dili bulunmaktadır. Bu nedenle de yazı dilinin geliştirilmesi kültür ile uğraşan aydınların yardımı ile gerçekleşmektedir. Her dil, evrenin bir başka yorumunu dile getirmektedir.
Dilin zenginliği yada yoksulluğu o kültürün zenginliği yada yoksulluğudur.Dilin sınırlarını, o toplumun kültürü belirler. İlgi alanı artan, idrakı açılan, dünyası ve çerçevesi genişleyen bir kültürün dili de o ölçüde zenginleşir. İlim, felsefe, sanat, teknik,fizik, metafizik velhasıl hayatın her alanında problem alanları genişledikçe, bu problemlere çözümler üretme çabası içerisinde dil zenginleşir.Ancak hayatın her alanını,kendi diliyle yaşamak şarttır.Kültürün problemi,dilin problemidir.Kültürün temel sorunları gelişme sürecinin yönü ve içeriği açılarından ortaya çıkar.Aynı sorunlar dilde de yaşanır.18.yüzyılın en önemli düşünürlerinden Herder,Wilhelm von Humbolt,Whorf dil,toplum ve kültür ilişkisi üzerinde durmuşlar,bu düşünürlerden Humboldt dilin,kültürün bir yansıması olduğunu söylemiştir.Ona göre;toplumun dolayısıyla kültürün geçirdiği tüm evrelerden dil de geçmiştir.Bunun sonucu olarak insan topluluklarının yaşamış oldukları olaylar,edinmiş oldukları birikimler en doğru şekilde dil üzerinde durularak öğrenilebilir.
Her dilin kendine özgü atasözleri,deyimleri,vecizeleri,nüktelerinin olması ve bunların başka dillere aktarılmasındaki zorluklar,her dilin ayrı bir inanç yapısının,bakış açılarının ayrı bir imkanlar ve yönelişler dünyasının esri ve aynası olduğunu göstermektedir. Yine her dilin, öfkesinin, sevincini korkusunu, acısını, sevgisini, kederini, saygınsı ifadesinde belli bir sıcaklık ve samimiyet, bazılarında ise tarafsızlık yada soğukluk vardır. Kısacası toplumun kültürüne ise dili de odur. Kültür hangi alanlara yönelmiş ise, dilde o yönde zenginleşmiştir.
Toplumun başlarından geçen hadiseler elde ettikleri birikimler en doğru şekilde dil üzerinde durularak öğrenilebilir. Türk kültüründe meydana gelen değişim ve gelişim buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.
Kültür ile dil ,ilişkisi içerisinde önemli bir noktada toplumun yaşayış biçimlerinde bakıldığında, özellikle Orta Asya Bölgesinde yaşarken atın önemli bir yerinin olduğu görülmektedir. Bu durumun sonucu olarak Türkçe’ye bakıldığında atla ilgili deyim ve atasözlerinin geniş bir yere sahip olduğu görülecektir. Aynı şekilde Arap dilinde bizdeki at gibi çok kullanılan bir binek hayvanı olan deve ile ilgili deyim ve atasözlerinin geniş bir yere sahip olduğu görülecektir.
Bir tek sözcüğün bile bir kültür varlığı olan dil en ufak birliği olarak toplumun inançları, gelenek ve göreneklerini, bireylerin kendi aralarındaki davranış ve ilişkileri, maddi ve manevi kültürü üzerinde fikir vermektedir.
“Dil öğretimi, kültür öğretimidir.” İlkesini, modern dil ve eğitim anlayışı tartışmasız kabul etmektedir. Türkçe öğretimini ilk modern temsilcisi, kurucusu sayılan Kaşgarlı Mahmud yy. lar öncesinden bu ilkenin önemini kavramış ve Araplara Türkçe öğretmek maksatıyla yazdığı eserinde uygulamıştır. “Ben onların en uz dillisi, en açık anlatımlı, akılca en incesi, soyca en köklüsü, en iyi kargı kullananı olduğu halde onların şarlarını, çöllerini baştan başa dolaştım. Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil ,Yağma, Kırgız boylarının dillerini, kafiyelerini belleyerek faydalandım ; öyle ki , bende onlardan her boyun dilin en iyi yolda yerleşmiştir “ diyerek, dili çok iyi bilmekle beraber kültürü de çok iyi bildiğimi ifade etmiştir. Sözlüğünde kelimelerin anlamını açıklarken, kelimenin Ömer Demircan gibi anadil öğretiminde kültür öğesini uygulamıştır. “ Her kültür, anlatımı ayrı bir dilde bulur ; dil, kültürü hem kurar hem geliştirir. İnsanın Anadilini öğrenmesi, kültür edinmesinden başka bir şey değildir. Hiçbir kültür gücü, önemce insanın anadilini öğrenmesiyle, anadilde gelişip serpilmesiyle, anadilde gelişmesiyle aynı düzeye konamaz. Çağımız insanı çok kültürlüdür.” Diyerek dil ile kültürün ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır.
Sonuç olarak dil, kültürün aynası olarak karşımıza çıkmaktadır. Kültürü hayata geçiren gelenek, görenek, folklör gibi değerlerin başında dil gelmektedir. Bir nevi dil kültürü tanımlar ve tamamlar.

Dil: Duygu, düşünce ve isteklerin, bir toplumda ses ve anlam yönünden ortak olan ögeler ve kurallardan yararlanılarak, başkalarına aktarılmasını sağlayan, çok yönlü, çok gelişmiş bir araçtır.
Kültür:Bir milletin veya bir topluluğun tarihi süreç içinde meydana getirdiği maddi ve manevi ortak değerlere denir.
Dil, milli kültürün ilgi alanına giren varlık dünyasını yansıtır, o milletin yapıp ettiklerinin, duyup düşündüklerinin, görüp bildiklerinin ve tüm tasavvurlarının aynasıdır.
Bu çalışmada dil ile kültür arasındaki ilişki çıkarılmaya çalışılacaktır.
Dil, toplumsal yaşamın bir ürünüdür.İnsanın toplumsal etkinliği dil olmaksızın düşünülemez.Dil, şu yada bu biçimde, en eski insan toplumlarında, en eski zamanlardan beri varolmuş olsa gerektir.
Dilin doğuşu, bireyin davranış ve deneyiminde hem entelektüel hem duygusal bakımından değişimi temsil eder. Dile sahip olmak, Piaget’ten alıntılarsak “geçmiş eylemlerini anlatı biçiminde yeniden inşa etme ve gelecekteki eylemlerini sözlü sunumlar aracılığıyla önceden gösterme yeteneğini” yaratır. Dil sayesinde geçmiş ve gelecek bizim için gerçek haline gelir. Geçmişin geleceğe yansıması ise yazı dili ile olur. Yazı dili aynın zamanda kültür dilidir. Ancak belli bir kültür seviyesine ulaşabilmiş, medeniyet kurabilmiş ve ortak bir edebiyat geleneği oluşturabilmiş milletlerin yazı dili bulunmaktadır. Bu nedenle de yazı dilinin geliştirilmesi kültür ile uğraşan aydınların yardımı ile gerçekleşmektedir. Her dil, evrenin bir başka yorumunu dile getirmektedir.
Dilin zenginliği yada yoksulluğu o kültürün zenginliği yada yoksulluğudur.Dilin sınırlarını, o toplumun kültürü belirler. İlgi alanı artan, idrakı açılan, dünyası ve çerçevesi genişleyen bir kültürün dili de o ölçüde zenginleşir. İlim, felsefe, sanat, teknik,fizik, metafizik velhasıl hayatın her alanında problem alanları genişledikçe, bu problemlere çözümler üretme çabası içerisinde dil zenginleşir.Ancak hayatın her alanını,kendi diliyle yaşamak şarttır.Kültürün problemi,dilin problemidir.Kültürün temel sorunları gelişme sürecinin yönü ve içeriği açılarından ortaya çıkar.Aynı sorunlar dilde de yaşanır.18.yüzyılın en önemli düşünürlerinden Herder,Wilhelm von Humbolt,Whorf dil,toplum ve kültür ilişkisi üzerinde durmuşlar,bu düşünürlerden Humboldt dilin,kültürün bir yansıması olduğunu söylemiştir.Ona göre;toplumun dolayısıyla kültürün geçirdiği tüm evrelerden dil de geçmiştir.Bunun sonucu olarak insan topluluklarının yaşamış oldukları olaylar,edinmiş oldukları birikimler en doğru şekilde dil üzerinde durularak öğrenilebilir.
Her dilin kendine özgü atasözleri,deyimleri,vecizeleri,nüktelerinin olması ve bunların başka dillere aktarılmasındaki zorluklar,her dilin ayrı bir inanç yapısının,bakış açılarının ayrı bir imkanlar ve yönelişler dünyasının esri ve aynası olduğunu göstermektedir. Yine her dilin, öfkesinin, sevincini korkusunu, acısını, sevgisini, kederini, saygınsı ifadesinde belli bir sıcaklık ve samimiyet, bazılarında ise tarafsızlık yada soğukluk vardır. Kısacası toplumun kültürüne ise dili de odur. Kültür hangi alanlara yönelmiş ise, dilde o yönde zenginleşmiştir.
Toplumun başlarından geçen hadiseler elde ettikleri birikimler en doğru şekilde dil üzerinde durularak öğrenilebilir. Türk kültüründe meydana gelen değişim ve gelişim buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.
Kültür ile dil ,ilişkisi içerisinde önemli bir noktada toplumun yaşayış biçimlerinde bakıldığında, özellikle Orta Asya Bölgesinde yaşarken atın önemli bir yerinin olduğu görülmektedir. Bu durumun sonucu olarak Türkçe’ye bakıldığında atla ilgili deyim ve atasözlerinin geniş bir yere sahip olduğu görülecektir. Aynı şekilde Arap dilinde bizdeki at gibi çok kullanılan bir binek hayvanı olan deve ile ilgili deyim ve atasözlerinin geniş bir yere sahip olduğu görülecektir.
Bir tek sözcüğün bile bir kültür varlığı olan dil en ufak birliği olarak toplumun inançları, gelenek ve göreneklerini, bireylerin kendi aralarındaki davranış ve ilişkileri, maddi ve manevi kültürü üzerinde fikir vermektedir.
“Dil öğretimi, kültür öğretimidir.” İlkesini, modern dil ve eğitim anlayışı tartışmasız kabul etmektedir. Türkçe öğretimini ilk modern temsilcisi, kurucusu sayılan Kaşgarlı Mahmud yy. lar öncesinden bu ilkenin önemini kavramış ve Araplara Türkçe öğretmek maksatıyla yazdığı eserinde uygulamıştır. “Ben onların en uz dillisi, en açık anlatımlı, akılca en incesi, soyca en köklüsü, en iyi kargı kullananı olduğu halde onların şarlarını, çöllerini baştan başa dolaştım. Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil ,Yağma, Kırgız boylarının dillerini, kafiyelerini belleyerek faydalandım ; öyle ki , bende onlardan her boyun dilin en iyi yolda yerleşmiştir “ diyerek, dili çok iyi bilmekle beraber kültürü de çok iyi bildiğimi ifade etmiştir. Sözlüğünde kelimelerin anlamını açıklarken, kelimenin Ömer Demircan gibi anadil öğretiminde kültür öğesini uygulamıştır. “ Her kültür, anlatımı ayrı bir dilde bulur ; dil, kültürü hem kurar hem geliştirir. İnsanın Anadilini öğrenmesi, kültür edinmesinden başka bir şey değildir. Hiçbir kültür gücü, önemce insanın anadilini öğrenmesiyle, anadilde gelişip serpilmesiyle, anadilde gelişmesiyle aynı düzeye konamaz. Çağımız insanı çok kültürlüdür.” Diyerek dil ile kültürün ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır.
Sonuç olarak dil, kültürün aynası olarak karşımıza çıkmaktadır. Kültürü hayata geçiren gelenek, görenek, folklör gibi değerlerin başında dil gelmektedir. Bir nevi dil kültürü tanımlar ve tamamlar.

Etiketler:dil kültür ilişkisi dil kültür dil kültür ilişkisi kısaca dil kültür ilişkisi vikipedi kısaca dil ve kültür ilişkisi kültür dil dil-kültür ilişkisi dil kültürün ilişkisi dil ve kültür ilişkisi dil ve kültür ilişkisi kısaca dil millet kültür ilişkisi türk dilinin dünya dilleri arasındaki yeri ve önemi vikipedi kültür ile dil arasındaki ilişki deneme dil ile kültür arasındaki ilişki kısaca dil kültür insan ilişkisi dilimizdeki kültür dil ve kültür arasındaki ilişkisi dil-kültür dil kültür millet arasındaki ilişki eğitim ve kültür ilişkisi
Kültür ve Turizm Bakanlığı (Türkiye): Kültür ve Turizm Bakanlığı; 16 Nisan 2003 tarih ve 4848 sayılı kanun ile kurulmuştur. Bu Kanunun amacı; kültürel değerleri yaşatmak, geliştirmyek, yaymak, tanıtmak, değerlendirmek ve benimsetmek, tarihî ve kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemek, yurdun turizme elverişli bütün imkânlarını ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirmek, turizmin geliştirilmesi, pazarlanması, teşvik ve desteklenmesi için gerekli önlemleri almak, kültür ve turizm konularıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek ve bu kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığının kurulmasına, teşkilât ve görevlerine ilişkin esasları düzenlemektir.
Kültür Sanat Evi: Ege Üniversitesi'nin kampüs içerisinde yer alan etkinlik alanı olan bu salonda,film gösterimleri, kişisel gelişim seminerleri, konser ve dinletiler, tiyatro gösterileri, söyleşiler ve öğrenci topluluklarının hazırladığı etkinlikler ücretsiz olarak öğrencilere ve diğer katılımcılara sunulmaktadır.
Kültürel antropoloji: Kültürel antropoloji, etnolojik, etnografik, dilbilimsel, sosyal ve psikolojik analiz yöntemlerine dayanarak kültürlerin gelişimini inceleyen bilim dalı.
Kültür (biyoloji): Kültür, biyolojide bakteri ve diger biyolojik varlıkları geliştirme yöntemidir. Yenilebilen mantarların özel ortamlarda yetiştirilmesi, hastalık etkeni bakterilerin tanımlanması için yapılan çoğaltma işlemleri kültür işlemine örnek olarak verilebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir