Doğruluk İle İlgili Resimler

beni bogota bu burma daha everglades insan kabe kabul kez kurban la doncella olay sene siyah sizinle yani vs..

Garip Olaylar- Cok Enteresan Ve Garip- Hepsi Resimli

1. Garip Olay

Çin’de yıllar önce geleneksel olarak giyilen minyatür ayakkabılar bu ayakkabıları kim giyiyor sorusunu akıllara getirdi. 86 yaşındaki Zhou Guizhen adlı kadın da bu ayakkabıları giyebilmek için 4 parmağının kırılmasına razı olmuş bir yaşlı.Yürümekte zorluk yaşayan bu küçük ayaklı kadınlar güzellik unsuru kabul edilen ayaklarıyla gurur duyuyor.

2. Garip Olay

İnkalılar tarafından tanrıları için kurban edildiğinde henüz 15 yaşındaydı. Beyni, derisi, saçları tam olarak korunmuş olan La Doncella’nın cesedi 1999 yılında bulundugunda yanında iki çocuğun cesedi daha vardı. Kızın cesedi Arjantin’deki High Mountain Arkeoloji Müzesi’nde bugüne kadar bulunmuş en eski ve en iyi korunmuş cesetlerden biri olarak sergileniyor.

3. Garip Olay

4 metrelik burma pitonu, diri diri yuttugu 2 metrelik timsahı yutmaya çalışırken timsahın arka ayakları pitonun göbek bölgesini yırtarak dışarı cıktı. Florida’nın Everglades bölgesinde pitonlarla timsahlar daha önce de birkaç kez karşı karşıya gelmişlerdi.

4. Garip Olay

Dünya’da sadece Kabe uzaydan bakılınca beyaz gözüküyormuş. Kabe’nin etrafı siyah bir kumaşla kaplıdır. Kabe’yi oluşturan duvarlar siyah renkli granit taşlardandır ve üst kısmında örtü olmadıgı için uzaydan yada her nereden bakarsanız bakın üst kısmı acıkta oldugu için görünen üst kısımdaki ahşap ve Kabe’yi oluşturan taşlardır.

5. Garip Olay

6. Garip Olay

7. Garip Olay

Çölde bulunan evrimleşmiş yaratık..

Emeğe Saygı.. — Alıntıdır.

Dipnot: Bu olayların dogruluk oranları ile ilgili lütfen beni yargılamayınız. Sadece ilginç gördüğüm olayları sizinle burada paylaştım.

Sırrı Çözülemeyen 36 Olay


Kolombiya , Bogota yakınlarında bulunmuş bir insan eli fosili. Fosilleştiği kayanın yaşı 100 – 130 milyon yıldır. Yani, fosil de o kadar sene önce meydana gelmiş demek. Oysa iki ayağı üzerine kalkan ilk varlık bundan 1.8 milyon yıl önceye ait homo erectuslardır…

Bu cisim Kanada’nın Kuzey kutup bölgesindeki Axel Heiberg adası eski fosiller koleksiyonunda bulunmuştur. İncelemeler bunun bir insan parmağı fosili olduğunu gösteriyor. Bu fosil 100 ile 110 milyon yıl öncesine aittir (Creataceous jeolojik dönemi). Röngen ışınlarıyla yapılan inceleme sonucunda yukarıdaki resimdeki siyah kısımların parmak kemiklerine ait olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar eski zamanlarda insan yaşamış olabilir mi ?

Filippo Lippi tarafından 15. yüzyılda yapılan “La Madonna e san Giovannino” tablosu. Tablonun arka planında havada görülen yuvarlak, ışık saçan cisim bir kişi tarafından izleniyor. Yani Roma dönenimde de UFO fenomenleri konuşulmaktaymış…

Bu resimde Antikythera makanizmasını görmektesiniz. Sağ tarafta ise teknik şeması yer alıyor. Alet 1900 yılında Girit adasında bulundu. M.Ö. 1.yüzyıla ait olduğu düşünülüyor. Bu antik bronz mekanizma bize eski uygarlıkların düşündüğümüzün aksine daha ileri bir teknik bilgiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Astronomik takvim olduğu düşünülen bu makanizmanın içinde başka dişliler de bulunmakta…

1895 yılında İrlanda’da Dyer tarafından mineral araştırmaları sırasında bulunan bir dev fosili… Boyunun karşılaştırılması amacıyla bir tren vagonunun önüne koyulmuştur. Yüksekliği 3 metre 70 santimetre ve ağırlığı 2050 kilogramdır.(Taşlaşmış olduğu için daha ağır geliyor) Sağ ayağı 6 parmaklıdır. Ancak daha sonra bu dev fosiline ve sahibine ne olduğunu kimse bilmiyor.

Kafaları karıştıran bir şehir daha; Lübnan’daki Balbek şehri… 20 metreden daha büyük taşların kullanıldığı bu antik şehir Roma İmparatorluğu’ndan da eski. Hatta Sümerliler zamanında bile burası antik bir şehirdi o zamanlar. Taşların büyüklüğünü göstermek amacyla 2 kişi yapıların arasında dikiliyor. Bugün kimse burasını kimlerin yaptığını, nasıl yaptığını, ne amaçla ve ne zaman yaptığını bilemiyor.

Yapımı bitirilmemiş bir Obelisk (dikilitaş). Şu anda dikili bulunan en büyük obeliskten 2 kat daha büyüktür. Yapımında birçok Mısır tapınağının inşasında olduğu gibi kırmızı granit kullanılmıştır. Yaklaşık 40 metre yüksekliğinde ve 1150 ton ağırlığındadır.

1945 yılında Waldemar Julsrud adlı deneyimli bir arkeolog tarafından Meksika’nın El Toro Dağı’nda buluna kilden yapılmış bu heykeller M.Ö 800′den 200′e kadarki dönemde yaşamış Chupicuaro’lara ait… Oysa bulunan heykelcikler , 65 milyon yıl önce yok oldukları düşünülen çeşitli türlerdeki dinozorları kusursuzca tasvir ediyordu. Modern bilim döneminde, neye benzedikleri ancak çözümlenen tarih öncesi bu yaratıkları nasıl oldu da böyle eski bir uygarlık kusursuzca sanat eserlerine yansıtabilmişti? İnsan görmeden tasvir edemez değil mi?

1877 yılında Kaliforniya’da Montezuma tünel şirketinin bir tünel çalışması sırasında 50 milyon yıl eski olan bir lav akıntısının içinde bir tokmak ile bir kap bulundu. Tokmak yaklaşık 30 cm. uzunluğunda ve kap ise 10 cm çapındadır. Bu buluntudan şu sonuç çıkıyor: 50 milyon yıl önce yanardağdan fışkıran lavlar sel olup akarken bu tokmak ile kap oradaydı ve ikisi de lavın içinde gömülü kaldılar. 50 milyon yıl önce, yani daha insan yokken!

Tarih öncesine ait küçük japon heykelcikleri… Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve elbisesi giymektedirler. Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük takmaktadır. Sanki güneş ışığından korunmak ister gibi…

Ünlü ” Kiev Astronotu “… Bu heykelcik Avrupa’da bulunan “uzay adamı” özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir.


Puru ‘daki bronz dişliler. Modern dişlilerden farkı yok gibi. Tek farkı çok uzun zaman önce yapılmış olmaları.

Lübnan ın Balbek şehri yakınlarındaki işlenmiş dev kaya blokları. Bu taşlar binlerce yıl öncesinde buraya getirilmişti. Resimde gördüğünüz parça 1050 ton ağırlıkta ve 25 metre uzunluğundadır. Bu ” momolit” takma adlı yekpare blok dünya üzerindeki işlenmiş en büyük taş bloktur. Soru şu: Bu taşları kimler ve nasıl buraya getirebilmişti?

1932 yılında ABD’de Pedro Dağları’nda bulunmuş bir mumya. Mumya koyu bronz renginde ve oldukça buruşmuş vaziyettedir. Hayattayken boyu 35 cm’yi geçmiyordu! Röntgen ışınlarıyla yapılan incelemede bu canlının ağırlığının 5,5 kg. olduğu ortaya çıkarıldı. Cinsiyeti erkek ve bütün dişleri yerinde. Öldüğünde aşağı yukarı 65 yaşında idi. Mumya 350 gr. ağırığındadır. Alnı çok aşağıdadır. Ezik bir burnu ile büyük ve geniş burun delikleri vardır. Çok geniş ağzı ile incecik dudakları bulunmaktadır. Bu yaratık bilinen insan türlerinden çok daha küçüktü. Bazı araştırmacılara göre bu çok küçük boyutlarda olan bir ırkın üyesiydi.

Arjantin’de tarih öncesi devirlerde yaşamış olan Toxodon’nun bir kalça kemiği bulundu. Resimde ok ile gösterilen şey ise bir ok veya mızrak ucudur. İnsanın yaşamadığını sandığımız devirde , biri onu avlamış anlaşılan.

Alışıldık olmayan bu spiral cisimler 1991 – 1993 yılları arasında Rusya’daki Ural dağlarının doğusundaki Narada Deresi’nde bulunmuşlardır. Boyları en fazla 3 cm. olan bu cisimlerden 0,003 mm. olanları da vardır. Büyük olanları bakırdan , küçük ve çok küçük olanları ise çok ender rastlanan “tungsten” ve “molybdenum” maddelerinden yapılmıştır. Mikroskopla yapılan incelemeler sonucunda spiraller kusursuz bir biçimde “altın oran” tekniğiyle yapılmıştı. Daha da şaşırıcı olan şey ise; Bütün bilimsel incelemelerin gösterdiği gibi bu cisimlerin yaşlarının 20.000 ile 318.000 yıl arasında değiştiğidir. Bu yaş farkı cisimlerin bulundukları derinliğe göre değişmektedir.

Peru’daki Ica çölünde bulunan ve binlerce yıl öncesine ait olan Ica taşları akılları karıştırıyor. Dr. Javier Cabrera büyük bir sabırla bu taşları koleksiyonunda toplamış ve binlerce taştan oluşan bir müze açmıştır. Bu taşlara kazınmış olarak, kalp naklini gösteren ameliyatlardan dinozorları avlayan insanlara kadar bir çok olay gösterilmektedir. Hatta evcilleştirilmiş dinozorların üzerinde oturan insanlar bile tasvir edilmiştir.

Buache Haritası 1737′de eski Yunan haritalarından kopyalanarak çizilmiştir. Harita Antartika’nın buzla örtülü olmadan önceki halini de göstermektedir. Şaşırtıcı olan ise şu: Eğer bugün Antartika buz ile örtülü olmasaydı Ross ve Weddell denizleri bu kara parçasının ortasından geçerek kıtayı 2 büyük parçaya ayırmış olacaktı. Ancak modern jeoloji araştırmaları sonucunda 1968 yılında bu gerçeğin farkına varılmıştı.

Bu altın maket Kolomb öncesi döneme ait bir mezarda bulunmuştur. Yaklaşık 1800 yıllıktır. Görünüşe göre bir uçağın doğru ölçekli maketi gibi duruyor. (Delta kanatlı, motor yerine sahip, pilot kabini var, kuyruk kanatları bile doğru şekilde tasvir edilmiş) Güney Amerika ‘da buna benzer bir çok eser bulunmuştur.

Yukarıda Alban Dağına kazınmış pervaneli bir uçağı hatırlatan eski devirlere ait bir resim görüyorsunuz. Olmek topluluğunun inanılmaz ve çözümlenemeyen örneklerinden birisidir.

Kafatası Peru’da (Ica) bulunmuştur. İlk bakışta günümüz insanının kafatasına benzemektedir, ancak soru işaretlerine yol açan bir kaç etken öne çıkmaktadır. Göz boşlukları günümüz insanının göz boşluklarından %15 daha büyüktür. Beynin yer aldığı boşluk ise 2600 ccm ile 3200 ccm arasında değişmektedir. Şu andaki insanın kafatasındaki beyin beyin boşluğu kapasitesi 1450 ccm ‘dir !

Lochness canavarını gösteren bu fotoğraf 70′li yıllarda çekildi. Gerçek mi değil mi bilinmiyor.

Mısır, Dendera’daki Hathor tapınağında göze çarpan ampuller. Bu ampuller kıvrımlı kablolar ile bir jeneratöre veya açma kapama düğmesine bağlıdırlar. Ampul şeklindeki cismin içine bir yılan tasviri konulmuş. Bu da ampulün içindeki ince teli gösteriyor olabilir.

Bazı Nazka (Nazca) çizgileri, yukarıdaki resmin orta kısmında görüldüğü gibi, birbirine paralel kilometrelerce ve hatta dağları, vadileri aşarak uzanmaktadırlar. Bu çizgileri kim takip ediyordu ve ne amaçla?

Üzerinde oyularak yapılmış, tam gelişmemiş olsa da rahatlıkla farkedilen bir insan yüzü bulunan bir deniz kabuğu… Bu buluntu 1881 yılıında jeolog H. Stopes tarafından rapor edilmiştir. Yapılan testler sonucunda, oyma işleminin kabuklu henüz yaşarken yani fosilleşmeden önce yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bu deniz kabuğu Pliocene devrine ait ve 2 milyon yıllıktır.

Yukarıdaki resimde gördüğünüz çekiç bir kum taşı içinde bulunmuştur. Yani prensibe göre, bu kum taşı oluşurken çekiç oradaydı. Keşif 1844 yılında Fizikçi David Brewster tarafından yapılmıştır. İngiliz jeoloji arştırma merkezinden dr. A. W. Med tarafından yapılan analizlerde bu kum taşının yaşının 360 ile 460 milyon yıl olduğu saptanmıştr. Yani çekicin de o kadar eski olması gerekiyor. Ama o zaman insan diye bir varlık yoktu ki!

“Geode of Coso” antik bir parçadır. Bu kaya parçasının üzeri doğal kristallerle kaplanmıştır. İçinde bir boşluk ve boşlukta, malzemesini metal ve porselenin oluşturduğu garip bir cisim bulunmuştur.

Resim A : Kaya parçasının iki parçaya bölünmüş hali.
Resim B : Taşın her iki yarısının iç kısmını görüyoruz.
Resim C : Radiography tekniğiyle içindeki cismin resmi çekiliyor. Cisim o kadar eski olmasına rağmen metal bir yapıdadır. Bu cismin üzerinde meydana gelen ve onu kaplayan kristal oluşumlu kabuğun oluşabilmesi için 500.000 yıl (beş yüz bin yıl) geçmesi gerekiyor !
Resim D : Yan taraftan çekilen radiography resminde metal cismi daha ayrıntılı bir şekilde görüyoruz.

Sonuç olarak bu garip cisim 500.000 yıl yaşındadır. Günümüzde bir şeye ait bir parça olsaydı,çoktan ne olduğu tespit edilirdi.

Bu metal kürecikler Güney Afrika, Klerksdorp’tan. Birinin üzerinde kürenin çevresini dolaşacak şekilde birbirine paralel 3 çizgi oyulmuştur. Bu küreler Cambrian devri öncesine ait pek çok mineral arasında bulunmuştur (2,8 milyar yıl öncesi). Bu kürelerden bazıları 6 milimetre kalınlığında, ince bir kabuğa sahiptirler. Bu ince kabuk kırıldığı zaman kürenin içinden süngerimsi garip bir şey çıkıyor. Bu süngerimsi şey havayla temas edince parçalanıp toz haline geliyor. Bu kürelerin ne oldukları ,ne amaçla yapıldıkları bilinmiyor.

Japonya’nın Yonaguni adasının yakınında, denizin 23 metre altında insan yapısı olduğu apaçık belli olan piramitler bulunmaktadır. 183 metre genişliğinde ve 27 metre yüksekliğindeki bu piramitler yaklaşık, 8000 – 10.000 yıllıktırlar.

Peru Sacsahuaman’daki bu duvarlar, Bimini Adası’ndaki esrarengiz su altı yapıları ile kesin bir benzerlik göstermektedir. Bu arkeolojik duvarlar bir gizem taşımaktadırlar çünkü antik çağlarda yapılmalarına rağmen bu kadar kusursuz bir şekilde işlenip yerlerine koyulana kadarki aşamalar için yüksek bir teknoloji ve bilgi gerektirmektedirler. İnsanın açıklayamadığı, garip iç ve dış açılara sahip bu duvar taşları hakkında cevabını bilmediği sorular ise şunlar: Nasıl taşındılar? Nasıl ölçülüp nasıl kesildiler? Nasıl bu kadar doğrulukla yerleştirildiler? Hem de ilkel insanlar tarafından

Mısır’daki Abydos tapınağındaki hiyerogliflerde, helikopteri, tankı, kargo uçağını ve planörü çağrıştıran şekiller vardır. Bu hiyeroglifler başka hiyerogliflerin altına gizlenmişlerdi. İlk tabaka hiyerogliflerin yerinden kopup düşmesiyle bu esrarengiz şekiller gün yüzüne çıkmıştır.

1900′lü yılların başlarında 250 civarında hiyeroglif Sydney’in 100 km. kuzeyindeki Hunter Valley ulusal parkında keşfedilmiştir. Bunlar antik Mısır hiyeroglifleridir. Kuşkuya yer bırakmayacak olan Eski Mısır Tanrısı “Anubis” çizimi ile birlikte hiyeroglifler şu soruyu akla getiriyor: Acaba Eski Mısırlılar Avustralya’ya mı gitmişlerdi ?

Bu 120 milyon yıllık taş parçasının yüzeyi,Ural Bölgesini gösteren bir haritayla kaplıdır. Görünüşe göre bu kadar eski bir haritanın olması imkansızdır. Bashkir State Üniversitesindeki bilim adamları, çok eski zamanlarda, gelişmiş uygarlıkların olduğuna dair kanıtlardan biri olarak yorumluyorlar eseri. Bu gerçekten de insan eliyle yapılmış bir rölyeftir. Günümüz askeri haritaları ile neredeyse aynı karakterik özellikleri sergilemektedir. Harita sivil çalışmaları göstermekte yani uzunluğu 12.000 Km ‘yi bulan kanallar, nehirlere çekilen çitler, güçlü barajlar… Kanallardan çok da uzakta olmayan yerde elmas biçimindeki yerler gösterilmiştir. Ayrıca harita bazı yazıları da içermektedir. Hatta sayılar bile vardır. Bilim adamları önce bunun eski çince olduğunu düşündüler. Daha sonra bu düşünce bilinmeyen bir kaynağa ait hiyeroglif – syllabic türü yazıya dönmüştür. Bilim adamları bu yazıları şimdiye kadar çözemedilier.

Rudolf Gantenbrink tarafından Büyük Piramitte keşfedilen bakır kulplu kapı. Hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen gizemli kapı, kraliçe odasından başlayan güney kanallarında yer almaktadır. Bu kapının arkasında başka bir kapı daha bulunmuştur. Yapılan bazı araştrmalar sonucunda içinde ne olduğunu bilmediğimiz bir oda veya odalar bu ikinci kapının arkasında bulunmaktadır.. Aynı kapıdan kral odasından başlayan kuzey kanallarında da bulunmuştur. Burada sorulan en önemli soru şu : Görünüşte hiçbir amaca hizmet etmeyen bu kapılar neden buralara kondu?

Bu daire şeklindeki taş oluşumları 30 metre çapındadır ve Loch Ness gölünün dibinde görüntülenmiştir.

Yeni Zellanda ‘da bulunan çok eski bir uygarlığa ait kusursuzca yerleştirilmiş taşlardanoluşan duvarlar bulundu. Bu duvarları yapan uygarlık hakkında en ufak bir bilgi yoktur.

Kürtaj Resimleri







Garip Olaylar

1.13 bin dolarlık saç

Napoleon Bonaparte’ın 1821′deki ölümünden bir gün sonra ileri görüşlü bir İngiliz subayı, Napoleon’un kafasından bir tutam saç kesmişti. Geçtiğimiz günlerde (30 Haziran 2010) bu bir tutam tarih bir açık artırmada 13.000 ABD Dolarına satıldı.
Bu saç tutamı, aslında 100 bin dolarlık bir Napoleon hatıraları koleksiyonunun parçasıydı.
Söz konusu saç tutamı Denzil Ibbetson tarafından Güney Atlantik Adası St. Helena’da kesilmişti. Napoleon, 1815′deki Waterloo yenilgisinden sonra İngilizler tarafından buraya sürgüne gönderilmişti.
Aynı zamanda başarılı bir ressam da olan Ibbetson, burada eski imparatorun ölüm döşeğindeyken resimlerini de yapmıştı.
Ibbetson ayrıca Napoleon’la bir çok konuda sohbet etmişti. Bunları da bir deftere yazmıştı. Bu günlük de aynı açık artırmada 6,600 dolara satılmış.

2.Köprüden sallandırılan hayvanlar(sanat)Doğal ortamlarından bir kutup ayısıyla pengueni aynı ortamda pek göremezsiniz. Fakat Londra’daki Milenyum köprüsündeki bu sanatsal “intihar”da bu ikili bir araya getirilmiş. Tayvanlı sanatçı Vincent Huang bu dikkat çekici projesinde, iklim değişikliğine dikkat çekmek istemiş.

3. Şarap SPA’sı
Son günlerde bir SPA modası yürüdü gitti. SPA’nın açılımı için birçok farklı şeyler söyleniyor. Fakat Türkçe karşılığı için suyla yapılan bakım ya da suyla gelen sağlık diyebiliriz.
Bildiğiniz gibi Japonlar biraz da geleneklerini korumak maksadıyla uzun yıllar dış dünyaya oldukça mesafeli durdular. Belki de bu yüzden bazı ilginç adetlerini korumayı becerdiler.
Aşağıdaki fotoğraf Japonya’da çekilmiş. Ziyaretçiler Hakone’deki bir açık hava şarap spa’sında Beaujolais Nouveau tadıyorlar. Fakat gördüğünüz gibi önemli bir ayrıntı var. İnsanlar kadehlerine şarap doldurup havuza girip keyif yapmıyorlar. Şarap dolu bir havuza giriyorlar ve içinde yüzdekleri havuzdan şarap içiyorlar. Umarım içtikleri şarabın etkisiyle üzerlerine rehavet çöküp de bazı zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için tuvalete gitmeye üşenmiyorlardır. (!)

4.İlginç otomobil

Yukarıdaki fotoğrafta ilk başta gözümüze garip gelen bir durum yok. Benzerlerine sık rasladığımız sıradan bir otomobil tanıtım fotoğrafı: Güzel bir kadın güzel bir otomobilin üzerine oturup poz vermiş hepsi bu. Fakat dikkat! Fotoğraf çok net olmayabilir ama yine de otomobile dikkatli bakmaya çalışın… Bir tuhaflık gördünüz mü? Görmediniz mi. O zaman yazının devamını okuyun.
Otomobilin üzerinde oturan kadın, 1932 doğumlu aktris Sandra Giles. Bu fotoğraf 1958′de yayımlanmış. Yani Sandra henüz 26 yaşında ve o yıllarda ABD’de çok popüler. Üstünde oturduğu otomobil de ABD’de en az Sandra kadar popüler. 1957 model bir T-bird. Yani Ford’un 11 seri üreteceği Thunderbird modelinin ilk serisinden.
Şimdi sıra işin garip tarafında geldi. Bu otomobilin her yanı (yani sadece içi değil dışı da) kürkle kaplıymış.
“İçini anladık da dışına ne gerek vardı” diye düşünmeden ve “acaba yağmurlu havalarda ne yapıyorlardı” diye sormadan durmak ise pek mümkün değil gibi…

5. Kardan Fare!
Kar yağınca genelde herkes klasik kardan adam yapar: havuçtan burun, kömürden ağız ve gözler… Fakat Walt Disney bu işin içine girerse, ortaya çıkan şey ancak bir kardan fare olur(du)!
Miki Fare karakteri Walt Disney tarafından 1928′de yaratılmıştı. Zamanla Disney’in sembolü haline gelecek bu sevimli fareyi ilk yıllarda Walt Disney seslendirmişti. Disney bundan ayrı bir keyif alıyordu.
Miki Fare’nin ortaya çıktığı ilk yıllarda Walt Disney henüz bir iş adamı kimliğine bürünmemişti. Birçok insanın zaman kaybı olarak gördüğü çeşitli etkinliklere katılabilme fırsatı buluyordu. 1933′ün Ocak ayında da Walt Disney, çocuklar arasında düzenlenen “kardan fare yapma yarışması”na jüri üyesi olarak katılmıştı. Yarışmada da aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz küçük kızın yaptığı kardan fare birinci olmuş. Disney de küçük kız ve onun yaptığı eserle kameralara aşağıdaki pozu vermiş. Aslında kara şekil vermenin çok da kolay olmadığını düşürsek küçük kızın gerçekten güzel bir çalışma yaptığını söyleyebiliriz. Birinciliği gerçekten de hakketmiş.

Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: doğruluk ile ilgili resimler doğrulukla ilgili resimler doğruluk ile ilgili görseller doğrulukla ilgili görseller doğruluk ile ilgili resim
Etiketler:webhattı garip olaylar doğruluk ile ilgili resimler doğruluk ile ilgili resim garip olaylar arşivi enteresan garip olaylar çok enteresan çok garip olaylar en garip resımler webhatti garip olaylar enteresanresımler enteresan resimler en ilginç ve şaşırtıcı garip resimler enteresan olaylar enteresan seyler çok enteresan fotoğraflar MİNYATÜR GERÇEK MOTOR en garip şeyler çinli yaşlı kadınların ayakları doğruluk ile ilgili fotolar resimli garip olaylar
Doğruluk (felsefe): Doğruluk, hakikat olarak da kullanılan felsefe terimi ya da kategorisi. Felsefenin bütün gelişim aşamalarında, felsefe içi tartışmalarda ve tanımlamalarda belirleyici bir konu başlığı olarak yer almıştır.
Doğruluk tablosu: Doğruluk tablosu mantıkta, özellikle Boole cebiri ve Boole fonksiyonları ile ilişkili olarak, fonksiyon değişkenlerinin bütün kombinasyonları için mantıksal ifadenin değerini hesaplamakta kullanılan bir matematiksel tablo.
Doğruluk Ekseni: Doğruluk Ekseni, Samanyolu Televizyonu'nda 2008 sezonu ilk bölümü yayınlanmış bir televizyon dizisi.
Doğruluk mu, Cesaret mi. (erişkin oyunları): erişkinlere uygun özellikle karşı cinsten arkadaşlarla arkadaşlığı bozmadan karşı cinsi keşfetme üzerine bir oyun türüdür.
Doğruluk ve kesinlik: Mühendislik, endüstri ve istatistikte, bir ölçüm sisteminin doğruluğu, bir niceliğin ölçüm değerinin asıl (gerçek) değerine olan yakınlık derecesidir. Bir ölçüm sisteminin kesinliği, (tekrarlanabilirliği veya yinelenebilirliği de denir), aynı şartlarda tekrarlanan ölçümlerin aynı sonucu verme derecesidir. Gündelik dilde iki terim eş anlamlı kullanılsa dahi, bilimsel yöntem bağlamında ikisi özellikle ayrı ayrı kullanılır.
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.
Vikipedi:Resim telif etiketleri: Vikipedi'deki görüntü dosyaları telif haklarına özen gösterilmesi ve adil kullanıma açık materyallerin belirlenmesi açısından etiketlenmelidir.
Resimler & Hayaller: Resimler & Hayaller, Gökhan Özen'in beşinci stüdyo albümü. Albümde 10 şarkı ve iki şarkının remixleri yer alıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir