Ebubekir Dönemi

allah baskent bazi beyrut bir edip esir hz iman isyan itan muhammed tarih ty verici Ebubekir Dönemi Hz. Ebubekir Dönemi hz ebubekir dönemi ebubekir dönemi hz. ebubekir dö..

Hz. Ebubekir Dönemi

Hz Ebubekir dönemi

RIDDE SAVASLARI

Rasûlüllah (s.a.s)'in vefatindan sonra dinden dönüp Islâm devletine savas açanlarin isyanlarinin bastirilmasi için yapilan askerî harekâtlar.

Rasûlüllah (s.a.s)'in vefat haberini duyan Yemen ve Necid bölgelerindeki bazi kabileler özellikle zekât ödemeyi reddederek isyan ettiler. Ayrica Rasûlüllah (s.a.s)'in vefati ile ortaya çikan karisik ortamdan istifade etmek Isteyen bazi kimseler de peygamberliklerini itan etmisler ve kendilerine inandirdiklari kalabaliklari peslerine takarak Islâm hükümranligini tehdit etmeye baslamislardi. Rasûlüllah (s.a.s)'in sagliginda onun hakimiyetine boyun egmek zorunda kalarak müslüman olan, ancak imanin kalplerine nüfuz edip yerlesmedigi bu bedevî topluluklar, onun vefatiyla cesaretlenmis ve kalplerinde gizlediklerini açiga çikarmislardi. Aslinda onlarin bu durumu bilinmiyor degildi. Zira Allah Teâlâ onlar için bir âyet-i kerimede söyle buyurmaktadir: “Ey Muhammed! Bedevi ler “Iman ettik” derler. Sen onlara söyle de: “Hayir! Iman etmediniz. Siz ancak, müslüman olduk deyin. Çünkü iman henüz kalbinize girmemistir” (el-Hucurât, 49/ 14).

Irtidat hareketlerinin baslamasiyla baskent Medine her taraftan düsmanlarla kusat Ilmis bir duruma geldi. Öte taraftan Yahudi ve Hristiyanlar, ortaya çikacak firsatlari degerlendirmek için müslümanlarin durumunu izlemeye basladilar. Tarihçiler müslümanlarin o zaman içinde bulunduklari dehset verici durumu; “Müslümanlar, peygamberlerini kaybetmeleri ve azliklari ve düsmanlarinin çoklugu yüzünden sanki siddetli soguk, yagmurlu karanlik bir gecede sahrada kaybolmus koyun sürüsüsün durumunu andiriyordu” (Taberî, Tarih, Beyrut ty, III, 225; Ibnül-Esir, Tarih, Beyrut 1979, II, 333) seklinde ifade etmektedirler. Medine'nin bu sekilde ciddi olarak tehdit altinda bulunmasini ileri süren bazi kimseler, Rasûlüllah (s.a.s)'in vefatindan az önce yola çikan Usame'nin ordusunu bu seferden alikoymasi için Ebu Bekir (r.a)'a müracaat ettiler. Islâm devletinin basina henüz geçmis olan Hz. Ebu Bekir son derece net ve kararli bir ifade ile bu tavsiyeyi yapanlara; Bilsem ki kurtlar burada beni parçalayacak; Usame'nin ordusu için Rasulullah (s.a.s)'nin emretmis oldugu seyi uygulayacagim” (Taberi, a.g.e., III, 225, 228; Ibnül-Esir, a.g.e., ayni ver) dedi ve bu orduya yoluna devam etmesi için emir verdi.

Ilk dinden dönme hareketi Peygamber (s.a.s)'in sagliginda Yemen'de ortaya çikmisti. Kendisinin peygamber oldugunu iddia eden Esved el-Ansî, topladigi kuvvetlerle önce Necran bölgesini, pesinden de San'ayi, Vali Sehr ile yirmi bes gün savasarak ele geçirdi. Hz. Peygamber'in Amil ve muallimi olarak bölgeye gönderdigi Mu'az b. Cebel, Ma'rib'de bulunan Ebu Musa el-Esari'ye iltihak etmis daha sonra Ikisi birlikte Hadramevt'e gitmislerdi (Taberi, III, 229-230). Ibnül-Esir'in ifadesiyle, “Esved'in çikarmis oldugu fitne bir alev gibi, Hadramevt'ten Taif, Bahreyn ve Ahsa'dan Aden'e kadar her yeri kaplamisti” (Ibnül-Esir, II, 338). Hadramevt'te toplanan müslümanlar endiseli bir sekilde beklerken, durumu haber alan Rasûlüllah (s.a.s)'in, Yemen bölgesinde bulunan müslümanlarin tamamina yönelik, Esved'e karsi savasIlmasi emri bölgeye ulasti. Veber b. Yuhannis vasitasiyla gönderilen mektubta; dinin korunmasi, mürtedlere karsi savasIlmasi, Esved el-Ansî'nin açikça savasilarak veya gizli bir tertiple ortadan kaldirIlmasi ve bu emrin Islâm'da sebat eden bölgedeki bütün müslümanlara ulastirIlmasi gibi talimatlar yer almaktaydi (Taberi, III, 231; Ibnül-Esîr, II, 338).

Rasûlüllah (s.a.s)'in emri San'a'daki müslümanlara ulastigi zaman, planlanan bir suikast ile Esved el-Ansî, Firûz adindaki biri tarafindan öldürülmüs ve Kenan bölgesi tekrar Islâm'in hâkimiyetine girmisti. Onun öldürüldügü haberi Medine'ye Rasûlüllah (s.a.s)'in vefat ettigi günün sabahinda ulasmisti (genis bilgi için bk. Taberî, III, 227 vd.).

Peygamber (s.a.s)'in ölüm haberi üzerine, Müseyleme ve Tuleyha, peygamberlik iddiasiyla ortaya çiktilar, Tay ve Esed kabileleri Tuleyha'ya tabi olarak dinden döndüler. Gatafan ise, Uyeyne b. Hisn'in baskanligi altinda isyan etti. Uyeyne: “Esed ve Gatafandan bir peygamber, bize Kureysten olan bir peygamberden daha sevimlidir. Muhammed öldü. Tuleyha ise hayattadir” diyerek, Tuleyha'ya tabi oldu (Ibnül-Esîr, II, 342). Havazinliler ise zekâtlarini ödemeyeceklerini bildirdiler. Her taraftan irtidat haberleri Medine'ye ulastigi zaman Ebu Bekir (r.a), elçiler göndermek suretiyle Islâm'a dönmelerini saglamaya çalisti ve Usame'nin ordusunun dönüsünü bekledi. Ancak, Abslar'la, Zubyanlar'in Medine'ye saldirmalari üzerine bu tehlikeyi yok etmek için faaliyete geçmek zorunda kaldi. Bu arada diger bir takim kabilelerin elçileri Medine'ye gelerek, namazi kilacaklarini, ancak zekât'i ödemeyeceklerini bildirdiler. Ve bu durumun kabul edIlmesini Istediler.

Ebu Bekir (r.a) elçilere; “Zekat olarak vereceginiz hayvanlarin, baglanacaklari ipleri vermediginiz taktirde bile sizinle savasacagim” seklinde sert bir cevap verdi (Taberi, III, 244). Hz. Ebu Bekir (r.a) tarafindan Istekleri reddedilen bu elçi heyeti dönüslerinde, Medine'de bulunan müslümanlarin azligini kabilelerine bildirerek Medine'ye yürümek için onlari heveslendirdiler. Ebu Bekir (r.a) sayilarinin azligini ögrenen mürtedlerin Medine'ye saldirabileceklerini anladigi için bir takim tedbirler aldi. Yakinda olan düsman birliklerinin sehre girisini önlemek için Ali (r.a), Talha (r.a), Zübeyr (r.a) ve Ibn Mes'ud (r.a)'i sehre giren yollara yerlestirdi ve herkesin mescidde toplanmasini Istedi. Nitekim o, düsüncesinde yanIlmamis ve üç gün sonra mürtedler gece vakti harekete geçmislerdi. Ancak yollari bekleyen birlikler onlarla savasarak sehre girmelerini engellediler ve durumu Hz. Ebu Bekir'e bildirdiler. Ebu Bekir (r.a) mesciddekilerle birlikte hemen harekete geçerek onlari geri püskürttü ve Zahusa'ya kadar onlari takip etti. Burada mürted askerlerin uyguladiklari bir yöntemle müslümanlarin develeri ürkmüs ve geri dönmüslerdi. Mürtedler, müslümanlarin korkarak geri döndükleri zannina kapildilar ve Zül-Kassa'da toplananlara haber göndererek kendilerine katIlmalarini bildirdiler. Öte taraftan Ebu Bekir (r.a), geceyi savas hazirligi ile geçirdi ve sabaha yakin, sag kanatta Numan b. Mukarrin, sol kanatta Abdullah b. Mukarrin, ortada Suveyd b. Mukarrin seklinde bir tabya düzeni ile yola çikti. Merkezinde Ebu Bekir (r.a)'in bulundugu ordu yaya olarak (sadece araci birlikte süvariler vardi) hizli bir yürüyüs yapti ve fecirde düsmanin bulundugu yere geldi. Onlar hiçbir seyden habersiz olarak dururken, müslümanlarin ani saldirisi karsisinda çok sayida ölü birakarak kaçmak zorunda kaldilar. Hz. Ebu Bekir, kaçanlari Zül-Kassa'ya kadar takip etti. Numan b. Mukarrin'i bir miktar askerle orada birakarak Medine'ye döndü. Irtidat eden Absogullari ile Zubyanogullari, aldiklari bu yenilginin acisiyla kabileleri içerisindeki müslümanlari öldürmeye ve çevrede bulunan diger müslümanlara saldirmaya basladilar. Bu haber Ebu Bekir (r.a)'a ulastigi zaman o, müthis bir sekilde hiddetlendi ve müslümanlari çesitli sekillerde öldüren mürted kâfirlerin, öldürdükleri müslümanlara karsilik olarak korkunç bir sekilde öldürüleceklerine dair yemin etti (Taberî, III, 246; Ibnül-Esîr, II, 345). Bu olaydan sonra, müslümanlarin moralleri düzeldi ve kabileler içerisinde irtidat eden kimselerin bir bölümü tekrar Islâma dönmeye ve yeniden zekat mallarini Medine'ye göndermeye basladilar. Ibnül-Esir'in kaydina göre de kirk gün sonra Usame b. Zeyd seferden dönerek Medine'ye geldi. Hz. Ebu Bekir onlari sefer yorgunlugunu üzerlerinden atmalari için Medine'de birakti ve tertip ettigi kuvvetlerin basina geçerek, Necd yönünde bulunan Zül-Kassa'ya dogru hareket etti. Bu nazik ortamda Hz. Ebu Bekir (r.a)'in bizzat savasa çikmasini dogru bulmayan bazi kimseler ona müracaat ederek Medine'de kalmasini Istediler. Bu kimseler, eger Halife Ebu Bekir (r.a)'a bir sey olursa, içinde bulunulan kritik durumun müslümanlar için bir felakete dönüsmesinden endise ediyorlardi. Ebu Bekir (r.a); müslümanlari bizzat koruyacagini söyleyerek bu teklifi reddetti (Taberî, III, 247).

Yolda kendisine katilan komutanlarindan Mukarrinoglu Numan, Abdullah ve Suveyd kardeslerle birlikte Rebezelilerin toplandigi Ebrak denilen yere kadar ilerledi ve burada yapilan savasta maglup olan ve komutanlarini kaybeden Abslar ve Benu Bekr'ler dagilarak suratli bir sekilde bölgeden uzaklastilar. Günlerce Ebrak'da kalan Ebu Bekir (r.a), Benu Zübyan'lari maglup etti ve topraklarini ganimet olarak degerlendirerek bu arazileri Benu Zübyan'lar için yasak bölge ilan etti. Onun bu galibiyeti üzerine mürtedlerin çogunlugu tekrar Islâm'a döndü. Ebu Bekir (r.a), itaat altina aldigi bu kimselere karsi Rasûlüllah (s.a.s)'in sünnetine uyarak oldukça yumusak davranmistir. Öte taraftan, dagilan Abs ve Zübyan kuvvetleri peygamberlik iddiasinda bulunan Tuleyha'nin yanina gittiler. Tuleyha, Sumeyra'dan hareket ederek Buzaha'ya yöneldi ve burada karargâh kurdu. Medine'ye dönen Ebu Bekir (r.a) savas hazirliklarina giristi ve orduyu on bir kisma ayirarak her birine bir bayrak verip görev sahalarini belirledi. Buna göre, Halid b. Velid, Buzaha'da bulunan yalanci peygamber Tuleyha ile savasacak, pesinden Butah'da bulunan Malik b. Nuveyre üzerine yürüyecek, Ikrime b. Ebi Cehl Müseyleme ile mücadele edecek, Muhâcir b. Ebî Ümeyye, Esved el-Ansî'nin baglilarina karsi harekete geçecek, pesinden de Kays b. Maksuh ve onu destekleyen diger Yemenliler'e karsi, Ebnalar'a yardim edecek ve sonra Kindelileri te'dip için Hadramut'a yönelecek. Halid b. Said, Suriye taraflarina; Amr b. el-As, Kuzâ'aya karsi yürüyecek; Huzeyfe b. Mihsan, Deba halkiyla savasacak; Arfece b. Herseme, Mehre kabilesiyle; Tureyfe b. Haciz, Benî Süleym'i ve onlarla birlikte hareket eden Havazinliler'i itaat altina alacak; Süveyd b. Mukarrin, Yemen'in Tihame bölgesine; Alâ b. el-Hadramî, Bahreyn'e gidecekti. Halife, Surahbil b. Hasane'yi de, Ikrime b. Ebî Cehl'in arkasindan göndererek, Ikrime'nin Yemen'den ayrilip Kuzâ'alilar üzerine yöneldigi zaman ona iltihak etmekle görevlendirdi (Taberî, III, 248-249).

Ebu Bekir (r.a), orduyu Zül-Kassa'da taksim etti ve görevlendirdigi komutanlar birliklerini alarak görev bölgelerine dogru harekete geçtiler. Hz. Ebu Bekir irtidat eden kabilelere elçilerle, ordularin önünden mektuplar göndererek onlari Islâm'a dönmeye davet ediyor ve tavirlarinin doguracagi sonuçlar hakkinda onlari uyariyordu (Bu belgenin tam metni için bk. Taberi, Tarih, III, 249-251). Öte tarafta, mürtedlere karsi gönderdigi komutanlara da, düsmanla karsilasildigi zaman nasil hareket etmeleri gerektigi konusunda talimatlar verdi. Bu talimatlar; Allah'dan korkmalari, Allah'in emri disina çikanlarla savasmada gayretli olmalari; savastan önce düsmanin Islâm'a davet edIlmesi; karsi tarafa fayda ve zararlarina olan herseyin açikça izah edIlmesi; emirlere uyanlarin açikladiklari sözlerinin kabul edilerek iyi muamelede bulunulmasi; ganimetin ser'i kurallara göre taksimi ve müslümanlara her hal ve durumda iyi davranIlmasi gibi maddeleri içeriyordu.

Halid b. Velid'in Tuleyha meselesini Çözümlemesi

Tuleyha, Beni Esed b. Huzeyme'ye mensup olup, Rasûlüllah (s.a.s)'in son zamanlarinda peygamberlik iddiasinda bulunmustu. O, bagli bulundugu Esedogullarina kendisine Cebrail'in geldigini söyleyerek bazi tuhaf seyler uyduruyor ve onlardan kendisine tabi olmalarini istiyordu. Kendisine tabi olanlara namaz kilarken secde etmeyi yasakliyor ve Allah'in buna ihtiyaci olmadigini ve, O'nu ayakta zikretmelerini emrediyordu. Ibnül-Esir; “Kabilecilik taassubundan dolayi çok sayida Arap ona tabi oldu” demektedir (Ibnül-Esir, a.g.e., II, 344). Bu yüzden ona bagli olanlarin çogu Esed, Gatafan ve Tay kabilelerine mensuptular. Fezare ve Gatafanlilar Taybe'nin güneyinde toplanmis,

Tay kabilesi ise kendi topraklarinin sinirda beklemekte idiler. Tuleyha'nin mensup bulundugu Esed ogullari ise Sumeyra'da toplanmisti. Abs, Sa'lebe ve Mürreliler ise Rebeze dolaylarinda, Ebrek'de beklemekteydiler. Onlarin bir kismi burada kalmis, diger bir kismi da Zül-Kassa'ya giderek Medine'yi tehdit etmislerdi. Bizzat halifenin basinda bulundugu kuvvetler tarafindan, önce Zül-Kassa'da sonra da Abrek'de yenilgiye ugrayan grup Sumeyra'dan ayrilip, Gatafan ve diger kabilelerle birleserek Tay kabilesi arasinda bir su kenari olan Buzaha'da karargah kuran Tuleyha'ya iltihak etti. Bu olay üzerine Tuleyha Tay kabilesinin Cedile ve Gavs boylarina adam göndererek kendisine iltihak etmelerini emretti. Onlarin bir bölümü acele olarak onun yanina hareket ettiler; arkada kalanlara da gelmelerini söylediler.

Ebu Bekir (r.a), Halid b. Velid'e Ilk önce Eknaf'da bulunan Taylilarin üzerine yürümesi, pesinden Buzaha'da toplananlarla savasmasi, sonra da Butah'a yönelmesi talimatini verdi. Halid'den önce, Adiy b. Hatem et-Taî Medine'den kabilesinin yanina giderek onlari üzerlerine gelen orduyla korkuttu ve Halife'ye itaate çagirdi. Onlar, bu çagriya uyarak, Adiy'den kendileri için Halid'den eman almasini ve kendilerine mühlet vermesini Istediler. Onlar, Buzaha'da bulunan kabilenin diger mensuplarini, Tuleyha'nin öldürmesinden korkuyorlardi. Adiy, durumu Halid'e bildirdi. O da onlara zaman tanidi. Taylilar, Tuleyha'nin yaninda bulunan akrabalarina haber gönderdiler. Onlar da oradan ayrilarak Halid'le birlestiler. Daha sonra Adiy'in tesebbüsü ile Cedileliler de Islâm'a dönüp Halid'e iltihak ettiler. Tay ve Cedilelilerden bin besyüz kisinin iltihakiyla daha da güslenen Halid, Buzaha'ya Tuleyha'nin üzerine yürüdü. Benu Amirliler etraftan, hangi tarafin galip gelecegini gözetlemekte idiler. Halid b. Velid Tuleyha ile savasa tutustu. Tuleyha'nin yaninda Uyeyne b. Hisn komutasinda yedi yüz kisilik Fezareli asker bulunmaktaydi. Savasin siddetlendigi bir sirada Uyeyne bir kaç defa Tuleyha'nin yanina gidip kendisine Cebrail'in savasin sonucu hakkinda haber verip vermedigini sordu. Tuleyha sonunda ona; “Evet geldi ve bana; “bir gün düsmanlarinla karsilasacaksin. Baslangiçta aleyhinde de olsa sonunda savasi kazanacaksin. Degirmen gibi Insan ögüten kanli bir savas… Ve Iste unutamayacagin bir söz” diye haber getirdi” dedi. Uyeyne ona; “unutamayacagin bir sözmüs…” dedi ve askerlerine; “Ey Fezareliler! Bu adam bir yalancidir. Savasi birakip geri dönün” emrini verdiginde adamlari ona uydu. Savasi kaybeden Tuleyha, atina binerek Suriye'ye kaçti. Sonra da Kelb kabilesinin yanina gitti. Esed ogullari ve Gatafanlilarin tekrar Islâm'a döndügünü duydugu zaman o da iman etti. Hz. Ebu Bekir (r.a) vefat edinceye kadar, Kelblilerin arasinda yasamaya devam eden Tuleyha ancak onun vefatindan sonra Medine'ye gitmis ve Ömer (r.a)'a bey'at etmisti. Tuleyha Hz. Ömer döneminde vukubulan Kadisiye ve daha sonraki savaslarda akil almaz kahramanliklar göstermis ve bu sefer gerçekten iman ettigi Islâm için hayatini sürekli tehlikelere atarak hizmet etmekten geri kalmamistir.

Benü Âmir, Havazin ve Suleymlilerin Irtidadi

Benü Âmirler, Tuleyha'nin komutasinda savasan Esed ve Gatafanlilarin durumunu gözetliyorlar ve tereddüt içinde bulunuyorlardi. Tuleyha maglup oldugu zaman, Kurre b. Hubeyre, Ka'b ogullarinin; Alkame b. Ulase ise, Kilabogullarinin basina geçerek kendilerine katilan diger kimselerle Ka'bogullari arazisine gelerek kamp kurmustu. Alkame, Rasûlüllah (s.a.s) zamaninda müslüman olmus, pesinden irtidat ederek Suriye'ye kaçmisti. Onlarin irtidat haberi ve hazirliklari Ebu Bekir (r.a)'a ulastigi zaman Ka'ka b. Amr'i bir birlikle üzerlerine gönderdi. Ka'ka', Alkame'nin bulundugu yere geldigi zaman, o kaçmayi tercih etti ve pesinden takip edenlerden kurtulmayi basardi. Ka'ka' ise, onun esini, çocuklarini ve orada bulunan diger kimseleri yakalayarak Medine'ye döndü. Onlar, Alkame'ye yardim etmediklerini, dolayisiyla irtidatla suçlanamayacaklarini ileri sürdüler. Ebu Bekir onlari serbest birakti. Alkame de Medine'ye gelerek Islâm'a girdigini açikladi (Taberî, III, 261-262).

Benü Âmirler ise Tuleyha'nin Buzaha bozgununu gördükleri vakit, birbirlerine; “Döndügümüz dine girelim. Allah'a ve Rasûlüne iman edelim” dediler. Onlar Halid b. Velid'e giderek ona zekat vermek de dahil Islâm'in her rüknüne uyacaklarina dair bey'at ettiler. Ancak Halid, Esed, Gatafan, Tay, Suleym ve Âmirlerden, irtidat durumunda iken müslümanlari yakarak öldüren, onlara müsle yapan ve Islâm'a düsmanlikta bulunan kimselerin teslim edIlmesinden önce bu kabilelere eman vermedi. Onlar Halid'in bu Istedigini yerine getirip bu suçlari isleyenleri ona teslim ettiler. O da müslümanlara karsi isledikleri cinayetlerin benzerlerini onlara tatbik ederek cezalandirdi (Ibnül-Esîr, II, 350).

Kaynak: Samil Islam ansiklopedisi

Hz. Ebubekir Dönemi

1. Hz. Ebubekir Dönemi (632 – 634)
İç Olaylar
• Hz. Muhammed’in vefatından sonra zekat vermeyen ve dinden dönenlerle mücadele edilerek düzen sağlanmıştır.
• Yalancı peygamberler ortadan kaldırılmıştır.
• Kur’an-ı Kerim ayetleri toplanarak bir kitap haline getirilmiştir.
Kuran-ı Kerim’in kitap haline getirilmesinde;
• Hz. Muhammed’in vefat etmesi
• Yalancı peygamberlerin ortaya çıkması
• Hafızların savaşlarda şehit olmaları
• Ayetlerle hadislerin birbirine karışmasının önlenmek istenmesi
• Kuran ayetleri arasına rivayetlerin girmesinin önlenmek istenmesi
• S Kuran’ın yazılı olduğu malzemenin (deri, taş, ağaç gibi) korunmasındaki zorluklar
etkili olmuştur.

Dış Olaylar
• Hz. Muhammed’in hazırladığı ordu Hz. Ebubekir tarafından Suriye’ye gönderilmiştir. Hz. Ebubekir döneminde Arap Yarımadası dışında ilk fetihler başlamıştır.

Hz. Ebubekir Dönemi

(632 – 634)

İç Olaylar

-Hz. Muhammed (sav)’in vefatından sonra zekat vermeyen ve dinden dönenlerle mücadele edilerek düzen sağlanmıştır.

-Yalancı peygamberler ortadan kaldırılmıştır.

-Kur’an-ı Kerim ayetleri toplanarak bir kitap haline getirilmiştir.

Kuran-ı Kerim’in kitap haline getirilme nedenleri:

-Hz. Muhammed (sav) (sav)’in vefat etmesi

-Yalancı peygamberlerin ortaya çıkması

-Hafızların savaşlarda şehit olmaları

-Ayetlerle hadislerin birbirine karışmasının önlenmek istenmesi

-Kuran ayetleri arasına rivayetlerin girmesinin önlenmek istenmesi

-Kuran’ın yazılı olduğu malzemenin (deri, taş, ağaç gibi) korunmasındaki zorluklar etkili olmuştur.

Dış Olaylar

-Hz. Muhammed (sav)’in hazırladığı ordu Hz. Ebubekir tarafından Suriyeye gönderilmiştir.

-Bu seferle Arap Yarımadası dışında ilk fetihler başlamıştır.

(632 – 634)

-Hz. Muhammed (sav)’in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi.

-Bu arada Arabistan’da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen’de de yalancı peygamberler ortaya çıkmıştı.

-Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen’e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.

-Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi.

-634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar’a açıldı.

-Hz. Ebubekir döneminde Kur’an-ı Kerim’in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi.

-Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti.

UYARI: Hz. Muhammed (sav)’in yaymış olduğu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleşmiştir.

Orta Çağ.hz.ebubekir Dönemi…ridde Savaşları

Rasûlüllah (sas)’in vefatindan sonra dinden dönüp Islâm devletine savas açanlarin isyanlarinin bastirilmasi için yapilan askerî harekâtlar

Rasûlüllah (sas)’in vefat haberini duyan Yemen ve Necid bölgelerindeki bazi kabileler özellikle zekât ödemeyi reddederek isyan ettiler Ayrica Rasûlüllah (sas)’in vefati ile ortaya çikan karisik ortamdan istifade etmek Isteyen bazi kimseler de peygamberliklerini itan etmisler ve kendilerine inandirdiklari kalabaliklari peslerine takarak Islâm hükümranligini tehdit etmeye baslamislardiRasûlüllah (sas)’in sagliginda onun hakimiyetine boyun egmek zorunda kalarak müslüman olan, ancak imanin kalplerine nüfuz edip yerlesmedigi bu bedevî topluluklar, onun vefatiyla cesaretlenmis ve kalplerinde gizlediklerini açiga çikarmislardi Aslinda onlarin bu durumu bilinmiyor degildi Zira Allah Teâlâ onlar için bir âyet-i kerimede söyle buyurmaktadir: “Ey Muhammed! Bedevi ler “Iman ettik” derler Sen onlara söyle de: “Hayir! Iman etmediniz Siz ancak, müslüman olduk deyin Çünkü iman henüz kalbinize girmemistir” (el-Hucurât, 49/ 14)

Irtidat hareketlerinin baslamasiyla baskent Medine her taraftan düsmanlarla kusat Ilmis bir duruma geldi Öte taraftan Yahudi ve Hristiyanlar, ortaya çikacak firsatlari degerlendirmek için müslümanlarin durumunu izlemeye basladilar Tarihçiler müslümanlarin o zaman içinde bulunduklari dehset verici durumu; “Müslümanlar, peygamberlerini kaybetmeleri ve azliklari ve düsmanlarinin çoklugu yüzünden sanki siddetli soguk, yagmurlu karanlik bir gecede sahrada kaybolmus koyun sürüsüsün durumunu andiriyordu” (Taberî, Tarih, Beyrut ty, III, 225; Ibnül-Esir, Tarih, Beyrut 1979, II, 333) seklinde ifade etmektedirler Medine’nin bu sekilde ciddi olarak tehdit altinda bulunmasini ileri süren bazi kimseler, Rasûlüllah (sas)’in vefatindan az önce yola çikan Usame’nin ordusunu bu seferden alikoymasi için Ebu Bekir (ra)’a müracaat ettiler Islâm devletinin basina henüz geçmis olan Hz Ebu Bekir son derece net ve kararli bir ifade ile bu tavsiyeyi yapanlara; Bilsem ki kurtlar burada beni parçalayacak; Usame’nin ordusu için Rasulullah (sas)’nin emretmis oldugu seyi uygulayacagim” (Taberi, age, III, 225, 228; Ibnül-Esir, age, ayni ver) dedi ve bu orduya yoluna devam etmesi için emir verdi

Ilk dinden dönme hareketi Peygamber (sas)’in sagliginda Yemen’de ortaya çikmisti Kendisinin peygamber oldugunu iddia eden Esved el-Ansî, topladigi kuvvetlerle önce Necran bölgesini, pesinden de San’ayi, Vali Sehr ile yirmi bes gün savasarak ele geçirdi HzPeygamber’in Amil ve muallimi olarak bölgeye gönderdigi Mu’az b Cebel, Ma’rib’de bulunan Ebu Musa el-Esari’ye iltihak etmis daha sonra Ikisi birlikte Hadramevt’e gitmislerdi (Taberi, III, 229-230) Ibnül-Esir’in ifadesiyle, “Esved’in çikarmis oldugu fitne bir alev gibi, Hadramevt’ten Taif, Bahreyn ve Ahsa’dan Aden’e kadar her yeri kaplamisti” (Ibnül-Esir, II, 338) Hadramevt’te toplanan müslümanlar endiseli bir sekilde beklerken, durumu haber alan Rasûlüllah (sas)’in, Yemen bölgesinde bulunan müslümanlarin tamamina yönelik, Esved’e karsi savasIlmasi emri bölgeye ulasti Veber b Yuhannis vasitasiyla gönderilen mektubta; dinin korunmasi, mürtedlere karsi savasIlmasi, Esved el-Ansî’nin açikça savasilarak veya gizli bir tertiple ortadan kaldirIlmasi ve bu emrin Islâm’da sebat eden bölgedeki bütün müslümanlara ulastirIlmasi gibi talimatlar yer almaktaydi (Taberi, III, 231; Ibnül-Esîr, II, 338)

Rasûlüllah (sas)’in emri San’a’daki müslümanlara ulastigi zaman, planlanan bir suikast ile Esved el-Ansî, Firûz adindaki biri tarafindan öldürülmüs ve Kenan bölgesi tekrar Islâm’in hâkimiyetine girmisti Onun öldürüldügü haberi Medine’ye Rasûlüllah (sas)’in vefat ettigi günün sabahinda ulasmisti (genis bilgi için bk Taberî, III, 227 vd)

Peygamber (sas)’in ölüm haberi üzerine, Müseyleme ve Tuleyha, peygamberlik iddiasiyla ortaya çiktilar, Tay ve Esed kabileleri Tuleyha’ya tabi olarak dinden döndüler Gatafan ise, Uyeyne b Hisn’in baskanligi altinda isyan etti Uyeyne: “Esed ve Gatafandan bir peygamber, bize Kureysten olan bir peygamberden daha sevimlidir Muhammed öldü Tuleyha ise hayattadir” diyerek, Tuleyha’ya tabi oldu (Ibnül-Esîr, II, 342) Havazinliler ise zekâtlarini ödemeyeceklerini bildirdiler Her taraftan irtidat haberleri Medine’ye ulastigi zaman Ebu Bekir (ra), elçiler göndermek suretiyle Islâm’a dönmelerini saglamaya çalisti ve Usame’nin ordusunun dönüsünü beklediAncak, Abslar’la, Zubyanlar’in Medine’ye saldirmalari üzerine bu tehlikeyi yok etmek için faaliyete geçmek zorunda kaldi Bu arada diger bir takim kabilelerin elçileri Medine’ye gelerek, namazi kilacaklarini, ancak zekât’i ödemeyeceklerini bildirdiler Ve bu durumun kabul edIlmesini Istediler

Ebu Bekir (ra) elçilere; “Zekat olarak vereceginiz hayvanlarin, baglanacaklari ipleri vermediginiz taktirde bile sizinle savasacagim” seklinde sert bir cevap verdi (Taberi, III, 244) Hz Ebu Bekir (ra) tarafindan Istekleri reddedilen bu elçi heyeti dönüslerinde, Medine’de bulunan müslümanlarin azligini kabilelerine bildirerek Medine’ye yürümek için onlari heveslendirdiler Ebu Bekir (ra) sayilarinin azligini ögrenen mürtedlerin Medine’ye saldirabileceklerini anladigi için bir takim tedbirler aldi Yakinda olan düsman birliklerinin sehre girisini önlemek için Ali (ra), Talha (ra), Zübeyr (ra) ve Ibn Mes’ud (ra)’i sehre giren yollara yerlestirdi ve herkesin mescidde toplanmasini Istedi Nitekim o, düsüncesinde yanIlmamis ve üç gün sonra mürtedler gece vakti harekete geçmislerdi Ancak yollari bekleyen birlikler onlarla savasarak sehre girmelerini engellediler ve durumu Hz Ebu Bekir’e bildirdilerEbu Bekir (ra) mesciddekilerle birlikte hemen harekete geçerek onlari geri püskürttü ve Zahusa’ya kadar onlari takip etti Burada mürted askerlerin uyguladiklari bir yöntemle müslümanlarin develeri ürkmüs ve geri dönmüslerdi Mürtedler, müslümanlarin korkarak geri döndükleri zannina kapildilar ve Zül-Kassa’da topl******ra haber göndererek kendilerine katIlmalarini bildirdiler Öte taraftan Ebu Bekir (ra), geceyi savas hazirligi ile geçirdi ve sabaha yakin, sag kanatta Numan b Mukarrin, sol kanatta Abdullah bMukarrin, ortada Suveyd b Mukarrin seklinde bir tabya düzeni ile yola çikti Merkezinde Ebu Bekir (ra)’in bulundugu ordu yaya olarak (sadece araci birlikte süvariler vardi) hizli bir yürüyüs yapti ve fecirde düsmanin bulundugu yere geldi Onlar hiçbir seyden habersiz olarak dururken, müslümanlarin ani saldirisi karsisinda çok sayida ölü birakarak kaçmak zorunda kaldilar Hz Ebu Bekir, kaçanlari Zül-Kassa’ya kadar takip etti Numan b Mukarrin’i bir miktar askerle orada birakarak Medine’ye döndü Irtidat eden Absogullari ile Zubyanogullari, aldiklari bu yenilginin acisiyla kabileleri içerisindeki müslümanlari öldürmeye ve çevrede bulunan diger müslümanlara saldirmaya basladilar Bu haber Ebu Bekir (ra)’a ulastigi zaman o, müthis bir sekilde hiddetlendi ve müslümanlari çesitli sekillerde öldüren mürted kâfirlerin, öldürdükleri müslümanlara karsilik olarak korkunç bir sekilde öldürüleceklerine dair yemin etti (Taberî, III, 246; Ibnül-Esîr, II, 345) Bu olaydan sonra, müslümanlarin moralleri düzeldi ve kabileler içerisinde irtidat eden kimselerin bir bölümü tekrar Islâma dönmeye ve yeniden zekat mallarini Medine’ye göndermeye basladilar Ibnül-Esir’in kaydina göre de kirk gün sonra Usame b Zeyd seferden dönerek Medine’ye geldi Hz Ebu Bekir onlari sefer yorgunlugunu üzerlerinden atmalari için Medine’de birakti ve tertip ettigi kuvvetlerin basina geçerek, Necd yönünde bulunan Zül-Kassa’ya dogru hareket etti Bu nazik ortamda Hz Ebu Bekir (ra)’in bizzat savasa çikmasini dogru bulmayan bazi kimseler ona müracaat ederek Medine’de kalmasini Istediler Bu kimseler, eger Halife Ebu Bekir (ra)’a bir sey olursa, içinde bulunulan kritik durumun müslümanlar için bir felakete dönüsmesinden endise ediyorlardi Ebu Bekir (ra); müslümanlari bizzat koruyacagini söyleyerek bu teklifi reddetti (Taberî, III, 247)

Yolda kendisine katilan komutanlarindan Mukarrinoglu Numan, Abdullah ve Suveyd kardeslerle birlikte Rebezelilerin toplandigi Ebrak denilen yere kadar ilerledi ve burada yapilan savasta maglup olan ve komutanlarini kaybeden Abslar ve Benu Bekr’ler dagilarak suratli bir sekilde bölgeden uzaklastilar Günlerce Ebrak’da kalan Ebu Bekir (ra), Benu Zübyan’lari maglup etti ve topraklarini ganimet olarak degerlendirerek bu arazileri Benu Zübyan’lar için yasak bölge ilan etti Onun bu galibiyeti üzerine mürtedlerin çogunlugu tekrar Islâm’a döndü Ebu Bekir (ra), itaat altina aldigi bu kimselere karsi Rasûlüllah (sas)’in sünnetine uyarak oldukça yumusak davranmistir Öte taraftan, dagilan Abs ve Zübyan kuvvetleri peygamberlik iddiasinda bulunan Tuleyha’nin yanina gittilerTuleyha, Sumeyra’dan hareket ederek Buzaha’ya yöneldi ve burada karargâh kurdu Medine’ye dönen Ebu Bekir (ra) savas hazirliklarina giristi ve orduyu on bir kisma ayirarak her birine bir bayrak verip görev sahalarini belirledi Buna göre, Halid b Velid, Buzaha’da bulunan yalanci peygamber Tuleyha ile savasacak, pesinden Butah’da bulunan Malik b Nuveyre üzerine yürüyecek, Ikrime b Ebi Cehl Müseyleme ile mücadele edecek, Muhâcir b Ebî Ümeyye, Esved el-Ansî’nin baglilarina karsi harekete geçecek, pesinden de Kays b Maksuh ve onu destekleyen diger Yemenliler’e karsi, Ebnalar’a yardim edecek ve sonra Kindelileri te’dip için Hadramut’a yönelecek Halid b Said, Suriye taraflarina; Amr b el-As, Kuzâ’aya karsi yürüyecek; Huzeyfe b Mihsan, Deba halkiyla savasacak; Arfece b Herseme, Mehre kabilesiyle; Tureyfe b Haciz, Benî Süleym’i ve onlarla birlikte hareket eden Havazinliler’i itaat altina alacak; Süveyd b Mukarrin, Yemen’in Tihame bölgesine; Alâ b el-Hadramî, Bahreyn’e gidecekti Halife, Surahbil b Hasane’yi de, Ikrime b Ebî Cehl’in arkasindan göndererek, Ikrime’nin Yemen’den ayrilip Kuzâ’alilar üzerine yöneldigi zaman ona iltihak etmekle görevlendirdi (Taberî, III, 248-249)

Ebu Bekir (ra), orduyu Zül-Kassa’da taksim etti ve görevlendirdigi komutanlar birliklerini alarak görev bölgelerine dogru harekete geçtiler Hz Ebu Bekir irtidat eden kabilelere elçilerle, ordularin önünden mektuplar göndererek onlari Islâm’a dönmeye davet ediyor ve tavirlarinin doguracagi sonuçlar hakkinda onlari uyariyordu (Bu belgenin tam metni için bk Taberi, Tarih, III, 249-251) Öte tarafta, mürtedlere karsi gönderdigi komutanlara da, düsmanla karsilasildigi zaman nasil hareket etmeleri gerektigi konusunda talimatlar verdi Bu talimatlar; Allah’dan korkmalari, Allah’in emri disina çikanlarla savasmada gayretli olmalari; savastan önce düsmanin Islâm’a davet edIlmesi; karsi tarafa fayda ve zararlarina olan herseyin açikça izah edIlmesi; emirlere uyanlarin açikladiklari sözlerinin kabul edilerek iyi muamelede bulunulmasi; ganimetin ser’i kurallara göre taksimi ve müslümanlara her hal ve durumda iyi davranIlmasi gibi maddeleri içeriyordu

Halid b Velid’in Tuleyha meselesini Çözümlemesi

Tuleyha, Beni Esed b Huzeyme’ye mensup olup, Rasûlüllah (sas)’in son zamanlarinda peygamberlik iddiasinda bulunmustu O, bagli bulundugu Esedogullarina kendisine Cebrail’in geldigini söyleyerek bazi tuhaf seyler uyduruyor ve onlardan kendisine tabi olmalarini istiyordu Kendisine tabi olanlara namaz kilarken secde etmeyi yasakliyor ve Allah’in buna ihtiyaci olmadigini ve, O’nu ayakta zikretmelerini emrediyordu Ibnül-Esir; “Kabilecilik taassubundan dolayi çok sayida Arap ona tabi oldu” demektedir (Ibnül-Esir, age, II, 344) Bu yüzden ona bagli olanlarin çogu Esed, Gatafan ve Tay kabilelerine mensuptular Fezare ve Gatafanlilar Taybe’nin güneyinde toplanmis,

Tay kabilesi ise kendi topraklarinin sinirda beklemekte idiler Tuleyha’nin mensup bulundugu Esed ogullari ise Sumeyra’da toplanmisti Abs, Sa’lebe ve Mürreliler ise Rebeze dolaylarinda, Ebrek’de beklemekteydiler Onlarin bir kismi burada kalmis, diger bir kismi da Zül-Kassa’ya giderek Medine’yi tehdit etmislerdi Bizzat halifenin basinda bulundugu kuvvetler tarafindan, önce Zül-Kassa’da sonra da Abrek’de yenilgiye ugrayan grup Sumeyra’dan ayrilip, Gatafan ve diger kabilelerle birleserek Tay kabilesi arasinda bir su kenari olan Buzaha’da karargah kuran Tuleyha’ya iltihak etti Bu olay üzerine Tuleyha Tay kabilesinin Cedile ve Gavs boylarina adam göndererek kendisine iltihak etmelerini emretti Onlarin bir bölümü acele olarak onun yanina hareket ettiler; arkada kalanlara da gelmelerini söylediler

Ebu Bekir (ra), Halid b Velid’e Ilk önce Eknaf’da bulunan Taylilarin üzerine yürümesi, pesinden Buzaha’da topl******rla savasmasi, sonra da Butah’a yönelmesi talimatini verdi Halid’den önce, Adiy b Hatem et-Taî Medine’den kabilesinin yanina giderek onlari üzerlerine gelen orduyla korkuttu ve Halife’ye itaate çagirdi Onlar, bu çagriya uyarak, Adiy’den kendileri için Halid’den eman almasini ve kendilerine mühlet vermesini Istediler Onlar, Buzaha’da bulunan kabilenin diger mensuplarini, Tuleyha’nin öldürmesinden korkuyorlardi Adiy, durumu Halid’e bildirdi O da onlara zaman tanidi Taylilar, Tuleyha’nin yaninda bulunan akrabalarina haber gönderdiler Onlar da oradan ayrilarak Halid’le birlestiler Daha sonra Adiy’in tesebbüsü ile Cedileliler de Islâm’a dönüp Halid’e iltihak ettiler Tay ve Cedilelilerden bin besyüz kisinin iltihakiyla daha da güslenen Halid, Buzaha’ya Tuleyha’nin üzerine yürüdü Benu Amirliler etraftan, hangi tarafin galip gelecegini gözetlemekte idiler Halid b Velid Tuleyha ile savasa tutustu Tuleyha’nin yaninda Uyeyne b Hisn komutasinda yedi yüz kisilik Fezareli asker bulunmaktaydi Savasin siddetlendigi bir sirada Uyeyne bir kaç defa Tuleyha’nin yanina gidip kendisine Cebrail’in savasin sonucu hakkinda haber verip vermedigini sordu Tuleyha sonunda ona; “Evet geldi ve bana; “bir gün düsmanlarinla karsilasacaksin Baslangiçta aleyhinde de olsa sonunda savasi kazanacaksin Degirmen gibi Insan ögüten kanli bir savas Ve Iste unutamayacagin bir söz” diye haber getirdi” dedi Uyeyne ona; “unutamayacagin bir sözmüs” dedi ve askerlerine; “Ey Fezareliler! Bu adam bir yalancidir Savasi birakip geri dönün” emrini verdiginde adamlari ona uydu Savasi kaybeden Tuleyha, atina binerek Suriye’ye kaçti Sonra da Kelb kabilesinin yanina gitti Esed ogullari ve Gatafanlilarin tekrar Islâm’a döndügünü duydugu zaman o da iman etti Hz Ebu Bekir (ra) vefat edinceye kadar, Kelblilerin arasinda yasamaya devam eden Tuleyha ancak onun vefatindan sonra Medine’ye gitmis ve Ömer (ra)’a bey’at etmisti Tuleyha Hz Ömer döneminde vukubulan Kadisiye ve daha sonraki savaslarda akil almaz kahramanliklar göstermis ve bu sefer gerçekten iman ettigi Islâm için hayatini sürekli tehlikelere atarak hizmet etmekten geri kalmamistir

Benü Âmir, Havazin ve Suleymlilerin Irtidadi

Benü Âmirler, Tuleyha’nin komutasinda savasan Esed ve Gatafanlilarin durumunu gözetliyorlar ve tereddüt içinde bulunuyorlardiTuleyha maglup oldugu zaman, Kurre b Hubeyre, Ka’b ogullarinin; Alkame b Ulase ise, Kilabogullarinin basina geçerek kendilerine katilan diger kimselerle Ka’bogullari arazisine gelerek kamp kurmustu Alkame, Rasûlüllah (sas) zamaninda müslüman olmus, pesinden irtidat ederek Suriye’ye kaçmisti Onlarin irtidat haberi ve hazirliklari Ebu Bekir (ra)’a ulastigi zaman Ka’ka b Amr’i bir birlikle üzerlerine gönderdi Ka’ka’, Alkame’nin bulundugu yere geldigi zaman, o kaçmayi tercih etti ve pesinden takip edenlerden kurtulmayi basardi Ka’ka’ ise, onun esini, çocuklarini ve orada bulunan diger kimseleri yakalayarak Medine’ye döndü Onlar, Alkame’ye yardim etmediklerini, dolayisiyla irtidatla suçlanamayacaklarini ileri sürdüler Ebu Bekir onlari serbest birakti Alkame de Medine’ye gelerek Islâm’a girdigini açikladi (Taberî, III, 261-262)

Benü Âmirler ise Tuleyha’nin Buzaha bozgununu gördükleri vakit, birbirlerine; “Döndügümüz dine girelim Allah’a ve Rasûlüne iman edelim” dediler Onlar Halid b Velid’e giderek ona zekat vermek de dahil Islâm’in her rüknüne uyacaklarina dair bey’at ettiler Ancak Halid, Esed, Gatafan, Tay, Suleym ve Âmirlerden, irtidat durumunda iken müslümanlari yakarak öldüren, onlara müsle yapan ve Islâm’a düsmanlikta bulunan kimselerin teslim edIlmesinden önce bu kabilelere eman vermedi Onlar Halid’in bu Istedigini yerine getirip bu suçlari isleyenleri ona teslim ettiler O da müslümanlara karsi isledikleri cinayetlerin benzerlerini onlara tatbik ederek cezalandirdi (Ibnül-Esîr, II, 350)

Kaynak: Samil Islam ansiklopedisi

Dört Halife Devri

DÖRT HALİFE DEVRİ
HZ. Muhammedin vefatından sonra islam Devleti’nin başına sırasıyla HZ.Ebubekir ,HZ.Ömer,HZ.Osman ve HZ.Ali geçmiştir.Halifeler bu dönemde seçimle belirlendigi için DÖRT HALİFE DEVRİNE ‘’CUMHURİYET DÖNEMİ’’de denmiştir.
HZ.EBUBEKİR DÖNEMİ
HZ.Muhammet kendisinden sonra yerine kimin geçicegini belirtmemişti.Onun ölümünden sonra çıkan tartışmalarda HZ.Ebubekir halife seçilmiştir. Bu arada HZ.Muhammed’in ölümü üzerine islam dünyasında iç karışıklıklar yaşanmaya başladı.
Bunlar;
-Arabistan’da dinden dönme olayları
-Yalancı peygamberlerin ortaya çıkması
-İslamiyeti yeni kabul eden Yemen ve Umman gibi yerlerde kabilelerin zekat vermek istememesi
HZ.Ebubekir Halid Bin Velid komutasındaki islam ordularını Yemen’e göndererek yalancı peygamberleri ortadan kaldırdı ve sarsılan islam birligini yeniden sağlamış oldu.Zekat vermek istemeyenlerin isyanlarını bastırarak onları cezalandırdı.
HZ.Ebubekir halife olduğu sırada Sasani devleti cöküş içindeydi.HZ.Ebubekir sasanilerin egemenliğindeki Irağa ordular gönderdi.Bu orduların başarıları sonucu Hire beyliği osmanlı Devletine bağlandı.
İslamiyeti Arabistan dışına da yaymayı amaçlayan HZ.Ebubekir Bizans egemenliğindeki Suriye’ye ordular gönderdi.Yermük’te bizans ile yapılan savaşı müslümanlar kazandı ve böylece Suriye’nin kapıları müslümanlara açılmış oldu.
HZ.Ebubekir döneminin önemli olaylarından biri Kur’an-ı kerim’in toplanarak kitap haline getirilmesidir.
HZ.Ebubekir 634 yılında hastalandı ve namaz kıldırma görevini HZ.Osman’a verdi. Aynı yıl 63 yaşında vefat etti.

HZ. ÖMER DÖNEMİ
HZ.Eubekir ‘in vefatı üzerine müslümanlar HZ.Ömer’i halife seçtiler.HZ.Ömer halife oldugu sırada Suriye ‘de fetih hareketleri devam ediyordu.HZ.Ömer Suriye’nin fethedilmesine önem verdi. Görevlendirdigi birlikler kısa sürede Suriye’nin tamamını fethettiler. Fethedilen şehirlerdeki hristiyanlar din ve ibadetlerinde serbest bırakıldılar. Suriye’nin fethi tamanlandığında Filistin ve kudüs hariç her yer fethedilmişti.kudüs halkı sıranın kendisine geldigini görerek Bizans’tan yardım istedi.Deniz yoluyla büyük bir Bizans ordusu Filistine geldi.Ecnadin denilen yerde yapılan savaşı islam ordusu kazandı.Böylece Suriye ve Filistin’de müslümanların karşısına çıkacak bir Bizans ordusu kalmadı.Savaşın sonunda Kudüs kuşatıldı.Kudüs patriği şehri ancak halifeye teslim edeceğini söyleyince HZ.Ömer Kudüs’e gelerek şehri teslim aldı.
Sasanilerle yapılan Kadisiye ve Nihavent savaşlarının sonucunda İran ve Irak toprakları müslümanların eline geçti.Bu yenilgiler sonucunda Sasani imparatorlugu 651 yılında yıkılmıştır.
İslam orduları HZ.Ömer döneminde Azerbaycan , Yukarı Mezopotamya ve Mısır’ı fethederek Trablusgarp’a kadar ulaşmıştır.
İslam devleti’nin sınırlarının hızla genişlemesi ve nüfusun artması yönetim konusunda bazı sorunların ortaya çıkmasına neden oldu.Bu sorunların çözümlenmesiyle;
-Fethedilen yerler yönetim birimlerine ayrılarak büyük iller oluşturulmuş ve bu illere valiler tayin edilmiştir.
-Mali ve askeri amaçlı divan örgütü kurulmuştur.
-Devlet hazinesi( BEYTÜLMAL) oluşturulmuştur.
-Adli teşkilat kurularak yönetim birimlerine kadılar gönderilmiştir.
-ilk ordu teşkilatı kurulmuştur.Sınırlarda ordugahlar kurularak savunma ve fetih hareketleri kolaylaştırılmıitır.
-fethedilen bölgelerde yeni şehirler kurularak buralara müslümanlar yerleştirilmiştir.
-İkta sistemi uygulanmaya başlanmıştır
-Hicri takvim kabul edilmiştir
HZ.Ömer iran’lı bir köle tarafından şehit edilmiştir.
HZ.OSMAN DÖNENİ
HZ.Ömer’in öldürülmesinden sonra müslümanlar 644 yılında Emevi soyundan gelen HZ.Osman’ı halife seçti.
HZ.Osman döneminde HZ.Ömer dönemindeki fetihlere devam edilmiş ve Abdullah Bin Sa’d komutasındaki islam ordusu Kuzey Afrika’da Bizans ve yerli halkı yenerek Tunus’u aldı.
Suriye valiligine getirilen HZ.Osman’ın yiğeni Muaviye komutasındaki ordu mısır ordusuyla birleşerek 649 yılında Kıbrıs,Rodos ve Girit’i fethetti.Bu dönemde ayrıca HZ.Ömer zamanında başlatılan Azerbaycan fethi tamamlandı.Trablusgarp ,Tunus,Horosan ve harezm ele geçirilmiştir.Doğuda Hazar Türkleriyle komşu olması nedeniyle sınır çatışmaları başlamış ve bu çatışmalar Hazar Türkleri tarafından durdurulmuştur. Böylece islamiyetin Hazar denizinin batısına yayılması engellenmişti.
HZ.Ömer zamanındaki önemli olaylardan biri de Kur’an-ı Kerim’in çogaltılarak belli başlı islam merkezlerine gönderilmesidir.
HZ.Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet yönetiminde önemli yerlere getirilmiştir.Onun bu tutumu müslümanlar tarakından hoş karşılanmamış ayaklanmalara neden olmuştu 656 yılında böyle bir ayaklanma sırasında Kur’an-ı Kerim okurken öldürüldü.
HZ.ALİ DÖNEMİ
HZ.Osman’ın sehit edilmesinden sonra halifelik HZ.Ali’ye teklif edildi.Başlangıçta bu teklifi reddeden HZ.Ali ısrarlar karşısında görevi kabul etti.
Onun seçilmesi Emevi sülalesinin hoşuna gitmemişti.Emevi sülalesi HZ. Osman’ın ölümünden HZ.Ali’yi suçluyordu.İlk müslümanlardan olan HZ.Muhammedin eşi HZ.Ayşe Talha ve Zübeyr ‘in de içinde bulunduğu gurup HZ.Osman ‘ın katilinin bulunmasını istiyorlardı.Sonunda iki taraf 656 yılında Küfe şehri yakınlarında karşı karşıya geldi.
HZ.Ayşe’nin devesinin etrafında gelişmesinden dolayı Cemal vakası (deve olayı ) adı verilmiştir.Bu savaş sonunda HZ.Ali galip geldi.Talha ve Zübeyr öldürüldü HZ. Ayşe esir alındı.Cemal vakası ile birlikte HZ.Ali ve şam valisi muaviyenin arası iyice açıldı .Halifeliğin tekrar Emevi tarafına geçmesini isteyen Muaviye’nin üzerine 657 yılında büyük bir ordu ile yürüyen Hz.Ali Rakka şehri yakınlarında Sıffın ovasında Muaviye ile karşılaştı.Savaşı tam Hz.Ali kazanmak üzeriyken Muaviye hileye başvurdu.Bu olaya HAKEM olayı denir.
HAKEM OLAYI:

Sıffın savaşında bir sonuç alamayan taraflar ,iki taraftan da birer hakem seçerek onların kararına başvurmayı gerekli gördüler.
Hz.Ali’nin hakemi Ebu Musa El –Ensari Muaviyenin hakemi ise Amr ibn’ül As oldu.Sonunda karar veren hakemler Muaviye’nin enrikası sonucu onu halife seçtiler.Müslümanlar bu olaydan sonra üç gruba ayrıldı:
1-Şiiler(Hz.Ali taraftarları.)
2-Sünniler(Muaviye taraftarları.)
3- Hariciler(Tarafsızlar.)
Bir süre sonra Hariciler islam dünyasını bölmekle suçladıkları Hz.Ali’yi Muaviye ve Muaviye ‘nin hakemi olan Amr İbn’ül As’ı öldürmek için ayaklandılar ve bu üç kişiye suikast düzenlediler.Bu suikast sonucu 661 yılında sadece Hz.Ali öldü.
Hz.Ali’nin ölümü üzerine Irak halkı Küfe’de Hz.Ali’nin oğlu Hz.Hasan’ı Halife seçtiler.Halifelikte hak iddasında bulunan Muaviye Hz.Hasan’ın üzerine yürüdü.Sonunda Müslüman kanı dökülmesini istemeyen Hz.Hasan bir takım şartlar öne sürerek Muaviye’ nin halifeliğini kabul etti.Bu şartlar halifelikte seçim düzeninin değiştirilmesi saltanat haline gelmemesi demekti.
Hz.Ali’nin şehit edimesiyle dört halife devri sona ermiştir

Etiketler:hz ebubekir dönemi ebubekir dönemi hz. ebubekir dönemi hz.ebubekir dönemi ebu bekir dönemi hz ebubekir zamanı hz ebu bekir dönemi ebu bekir zamanı abubekıridönemi ebuekir dönemi hz.ebu bekir donemi ve tarihleri hz ebubekir dönemindeki gelişmeler hz ebubekirin dönemleri hz. ebubekir dönemi pdf hz ebubekir dönemi ordu hz ebubekir döneminde başkent hz. Ebu bekir döneminde cevf hazreti ebubekir dönemi haritalar hz ebubekir dönemi pdf ebubekir döneminde
Ebu Bekir: Ebu Bekir (Arapça: عبد الله بن أبي قحافة عثمان بن كعب التيمي القرشي أبو بكر الصديق) (tam adı: Abdullah bin Kuhafe bin Kaab et-Teym el-Kureyş, Ebu Bekir es-sıddık) (d.
Ebubekir Hâzım Tepeyran: Ebubekir Hâzım Tepeyran (d. 1864, Niğde - ö. 1947, İstanbul), Türk devlet adamı ve yazar.
Ebubekir Eroğlu: EBUBEKİR EROĞLU, (d. 25 Ocak 1950, Yeşilyurt, Malatya) Türk şair ve yazar.
El-Harezmi: Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el-Harezmi ((Farsça: خوارزمی - xarazmi, Arapça: أبو عبد الله محمد ابن موسى الخوارزمي Abū Abdullāh Muhammad ibn Mūsā al-Khwārizmī), matematik, gökbilim ve coğrafya alanlarında çalışmış bir bilimadamıdır.
Ebubekir Öztürk: Ebubekir Öztürk ( d. Şubat 1978, İstanbul ) Türk oyuncu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir