Edebiyat Tarihi Hangi Konuları İşler

ahmed yesevi ama bir dili edebiyat eden ilk kendi nci ya yunus emre Edebiyat Tarihi Hangi Konuları İşler Tasavvf Edebiyatının Ortaya Çıkışı Ve Tarihsel Gelişimi tarihin edebiyat üzerindeki etkisi edebiyat tarihi..

Tarihi Olayların Dil Ve Edebiyat Üzerindeki Etkileri

tarihi olayların dil ve edebiyat üzerindeki etkileri

Bir toplumun dili, o toplumun yaşantı biçimiyle ilgili olarak oluşur, gelişir; değişir. Dil, toplum neyi, nasıl yazıyor; neyi, nasıl konuşuyor,

nasıl düşünüyorsa, onlara bağlı biçimlenir.

Evlerimiz de aynı böyle değil mi? Bizim

günlük hayatımıza, törelerimize, inançlarımıza, ihtiyaçlarımıza göre gelişmiş ve biçimlenmiştir. Başka türlü olabilir miydi?

Bu nedenle, dilimizde bugün hepimizi

rahatsız eden o acımasız yozlaşmayı konuşur ve tartışırken, aslında bütün toplumsal hayatımızı irdelediğimizi bilmeliyiz.

Bazıları, “hızlı değişim” denilen

bir olayı, her birey kendi toplumuna özgü bir biçimde, bütün dünyasının yaşadığına işaret ederek, “Eh, olacak o kadar” gibilerinde, bu yozlaşma olayını görmezden geliyorlar ya da

görmemeye çalışıyorlar. Böylece işin kolayına kaçıyorlar. Doğrudur. Dünya, bugüne kadar olmamış bir hızla değişiyor.

İnsanın düşünceleri birazda tarihine bağlı biçimlenir. Bu yüzden tarihinde olan şeyler dilin değişmesine, gelişmesine yarar sağlar. dil insanın kimliğidir tarihte insanun geçmişini anlatan bir bilim olduğu için dili etkiler.

tarih edebiyat üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. edebiyat duygu ve düşünce dilinin yazıya aktarılmış halidir. dil tarihten etkilendiğinden edebiyatta dolaylı olarak tarihten etkilenir.

Edebiyat Tarihi

Edebiyat Tarihi

Tasavvuf veya Tekke Edebiyatı
Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” ya da “tekke edebiyatı” denilen türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Ama Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Anadolu’da 19′uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.
Tekke edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tekke şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi. Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.
Genel özellikler;
*Dini tasavvufi düşünceyi yaymak düşüncesiyle gelişen bir edebiyattır.
*Bu edebiyatın konusu Allah aşkı ve Vahdet-i Vücud düşüncesidir.
*Şairleri hem divan edebiyatı hem de halk edebiyatı nazım şekillerinde kullanılmıştır.
*Aruz vezni ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.
*Dili halkın anlayabileceği bir dildir.

NAZIM ŞEKİLLERİ

İLAHİ
*Allah’ı övmek ve ona yalvarmak için yazılan şiirlere denir.
*Özel bir ezgiyle okunur.
*Hecenin 7’li 8’li 11’li kalıbıyla söylenir.

NEFES
*Bektaşi şairlerinin söyledikleri şiirlere denir.
*Tasavvuftaki Vahdet-i Vucud düşüncesi anlatılır.
*Hz. Muhammed ve Hz. Ali için övgülerde söylenilir.

NUTUK
Pirlerin ve mürşitlerin, tarikata yeni giren dervişlere tarikat derecelerini ve tarikat adabını öğretmek için söyledikleri şiirlerdir.

DEVRİYE
Devir kuramını anlatan şiirlere denir.

ŞATHİYE
İnançlardan teklifsizce, alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir.

TEKKE VE TASAVVUF EDEBİYATI SANATÇILARI

YUNUS EMRE (1249-1322)
*Eskişehir’de doğup öldüğü söylenir.
*Hayatı efsanelerle örülmüştür.
*Dili sadedir.
*Allah inancını ve insan sevgisini işler.
*Şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır.Lirik bir şairdir.
*Şiirlerinde hem aruz hem de hece vezni kullanılmıştır.
*İşlediği konular yönüyle evrenseldir. Eserleriivan,Risaletün Nushiye

PİR SULTAN ABDAL (?-1560)
*16.yy!da yaşamış bir Bektaşi şairidir.Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur.Hızır Paşa tarafından Sivas’ta öldürülmüştür.
*Tasavvuf,tabiat,aşk ve halkın gerçek yaşayışıyla ilgili konular işler.
*Divan edebiyatında etkilenmemiştir. Dili sadedir.

HACI BEKTAŞ-I VELİ (1209-1270)
13.yy’da yaşamıştır,Türkistan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur.A.Yesevi’nin isteğiyle Anadolu’ya gelmiştir.
Bilinen en önemli eseri ‘’Makalat’’tır. Sohbetler sözler anlamına gelir.Hz Adem’in yaratılışı, Şeytan ve Şeytani işler, Allah’ın birliği gibi
konuları ele almıştır.

Klasik Edebiyat

1071 Malazgirt zaferi ile birlikte yaşayan Türklerin Anadoluya göçleri sonucunda kurulan Anadolu beylikleri, Selçuklu ve Osmanlı imparatorluğu dönemlerinde Türk Edebiyatı iki kolda gelişme göstermiştir. Klasik Türk Edebiyatı veya Divan Edebiyatı adıyla anılan arap-fars geleneğine dayalı Türk Edebiyatı ve Orta Asya geleneğine dayalı Türk Halk Edebiyatı. Divan şiirinin kökleri islam öncesi Arap şiirine dayanır. Bu şiir tarzı islamiyetten sonra, bu dine giren çeşitli milletlerin katkısı ile önce Arapçada, daha sonra Farsçada ile Doğu ve Batı Türkçelerinde, en sonra da Hint müslümanlarının yazı dili olan Urduca’da gelişmiştir. İslami edebiyatların şiir tipi ortak teknik malzeme (şekiller, temalar, motifler) ile ortak bir dünya görüşünü ve estetik kavramını benimsemiştir. Ayrıca İslam dininin sınırlı oranda da bu dinin yayıldığı çevrelerdeki eski kültürlerin etkilerinin ürünleridir. İslam kültürü, ortak islam edebiyatının şekil ve tekniği, zevki, hayat görüşü, temaları, motifleri, Türklerden önce müslüman olarak bir islami edebiyat geliştiren İranlıların aracılığı ile Türk Edebiyatına girmiştir. Divan şairlerinin müstakil dünya görüşleri ve felsefeleri yoktur. Hepsi aynı fikirleri değişik bir biçimde söylemişlerdir. Şairin kişiliğini ve büyüklüğünü, söyleyiş orjinalliği ve güzelliği sağlar. Divan şairi daima aşıktır. Bu aşk onulmaz dert olmakla beraber şair bu dertten memnundur, onlara göre bu derdin dermanı gene bu derdin kendisidir. En başarılı ve tanınmış divan şairleri Baki, Fuzuli, Nedim ve Nefi’dir. Türk Edebiyatı, İslamiyetin kabulünden ve tarihindeki siyasi gelişmelerden dolayı iki farklı tarzda gelişme göstermiştir. Saray, konak, medrese ve bunlara yakın çevrelerde tahsilli kişilerin yarattığı ve takip ettiği Divan Edebiyatı ile eğitimleri daha çok sözlü kültür birikimine dayanan daha çok kırsal kesime ve yeniçeri ocaklarına has olan Halk Edebiyatıdır. Divan Edebiyatı başlangıçta iki yabancı gelenek olan Arap-Fars edebiyat geleneğine kurulmuş zaman içinde taklidi aşan Osmanlı terkibi ve uslübuna ulaşarak milli edebiyat hüviyetini kazanmıştır. Bugün de bir ölçüde yaşamakta olan Türk Halk Edebiyatı geleneği, Türklerin Orta Asya Edebiyat geleneklerinin islamiyet ve yeni yaşayış şart ve şekilleri içinde tekabül etmiş milli edebiyatlarıdır. Türk Halk Edebiyatı, dış yapıda ve bir ölçüde icra töresinde müştereklik gösteren muhteva ve fonksiyonları ile farklı olan Anonim, Aşık ve Tekke Edebiyat tarzından oluşur. XIII asrın ikinci yarısıyla XIV. Asrın başlarında yaşamış olan Yunus Emre, şiirde çığır açmış büyük sofi ve şairdir. Yunus Emre, Divan, Aşık Tekke ve Tasavvuf Edebiyat tarzlarının her üçünde de etkili olmuştur. Karacaoğlan, Aşık Ömer, Erzurumlu Emrah, Kayserili Seyrani, Aşık edebiyatının önemli temsilcileri arasında yer alırlar. Çağdaş Türk Edebiyatı, 1839 Tanzimat Fermanı ile yürürlüğe giren medeniyet ve kültür değişikliği ve bu değişikliğin dayandığı Batılılaşma olgusunun belirlediği bir gelişim sürecinde değerlendirilebilir.

Halk Edebiyatının Genel Özellikleri:
*Kullanılan dil halkın kullandığı,konuştuğu dildir.
*Halk deyimlerine ve güzel halk söyleyişlerine yer verilir.
*Şair şiirlerini saz eşliğinde,belli bir ezgi ile söyler.
*Nazım birimi dörtlüktür.
*Hece ölçüsü kullanılmıştır (genellikle 7’li,8’li ve 11’li).
*Yarım kafiye kullanılır.Rediften yararlanılmıştır.
*Azda olsa benzetmelerden faydalanılmıştır.
(Boy serviye, yüz aya, kaş kaleme, diş inciye, yanak güle)
*İşlenen konular;
aşk,tabiat,ayrılık,hasret,ölüm,yiğitlik,toplum,din ,
zamandan şikayet sık sık işlenen konulardır.
*Şiirlerin başlığı yoktur,Nazım şekilleri ile adlandırılır
Aşık Edebiyatı
Halk edebiyatının aşık adı verilen halk sanatçılarının ürünlerinden oluşan ve 16’ncı yüzyılın başlarında ortaya çıkan “aşık edebiyatı” türünde ise söz ve müzik birbirini tamamlayan iki unsurdur. Günümüzde varlıklarını sürdüren aşıklar, bir yandan eski destan geleneğini yaşatırken, bir yandan da doğaçlama aşk şiirleri söyler, başka sanatçıların ürünlerini yayar, çeşitli törenlerde bir eğlence unsuru olarak yer alırlar. Aşık şiirinin nazım biçimi de dörtlük olmakla birlikte dize sayısı çoğalıp azalabilir.
Bu edebiyatın başlıca
türleri destan, güzelleme, taşlama, koçaklama, ağıt ve muammadır.Uyak yapısı bakımından koşma,semai,varsağı gibi kısımlara ayrılır.Genellikle yalın ve yapmacıksız bir dil kullanılan aşık şiirinde yinelemeler, boş tekerlemeler, ölçü ve uyak tutturmada kolaylık sağlayan yakıştırmalar bulunur.Mısra sonlarındaki ses benzerliklerini sağlamak için kullanılan bu yinelemelere ayak denir.
Mecnunum leylamı gördüm
Bir kerece baktı geçti
Ne sordum ne de söyledi
Kaşlarını yıktı geçti

NAZIM ŞEKİLLERİ
KOŞMA
*Sevgi,doğa,türlü acılar,insanlık sevgi ve yiğitlik gibi bir türdür 11’li hece ölçüsüyle söylenir.(6+5 ve 4+4+3).
*Nazım birimi dörtlüktür. (en az 3,en fazla12).
*Son dörtlükte ozanın adı yer alır.
*Kafiye düzeni abab,cccb,dddb…. şeklindedir.
Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.
a)Güzelleme:Aşk, hasret, ayrılık, doğa sevgisi gibi lirik konuları işleyen koşmadır.
b)Taşlama: Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
c)Koçaklama: Coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir;
d)Ağıt: Bir kişinin ölümünden duyulan acı ifade edilir.
*Belli bir ezgi ile söylenir.

SEMAİ
*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Koşma gibi kafiyelenir.
*En az 3,en fazla 5-6 dörtlükten oluşur.
*Kendine özgü bir ezgi vardır.
*Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsi,semai de kullanılır.
*Koşmada ayrılan yönleri;bestesi ölçüsü ve dörtlük sayılır.

VARSAĞI
*İlk olarak toroslarda yaşayan Varsak boyunda ozanlar tarafından kullanılmıştır.
*Kendine özgü bir bestesi vardır.
*Müziğinde ve sözlerinde meydan okuyan,babacan erkekçe bir hava duyulur.
*Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
*Diğer nazım şekillerinden farklı bre,behey,hey gibi ünlemlere yer verilmesidir.*Hayattan ve talihten şikayet işlenir.

DESTAN
*Yiğitlik,savaş,deprem,yangın gibi toplumsal açıdan önemli konular işlediği bir türdür.
*Nazım birimi dörtlüktür.(En uzun 100 dörtlük olanları vardır.
*Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.
*Kafiye örgüsü koşma ile aynıdır.
*Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı ‘’en ünlüsüdür’’
KÖROĞLU
*16.yy’li halk şairlerimizdendir.
*Bolu Bey’i ile yaptığı mücadele ile tanınır.
*Şiirleri arasında yiğitçe,coşkun bir seslenişle söylenmiş koçaklamaları önemli bir yer tutar.
*Aşk,tabiat gibi konuları işlediği şiirleri de vardır.

KARACAOĞLAN
*17.yy halk şairidir.
*Bütün aşık edebiyatı şairlerini etkilemiştir.
*Aşk ve tabiat şairidir.
*Dili sadedir arı ve duru bir Türkçe’dir.
*Şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.
*Şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır.

GEVHERİ
*17.yy sonu ve 18.yy başında yaşamıştır.
*Şiirden Şam’a, Arabistan’a gittiğini bir kaynaktan da Rumenli de bulunduğunu ve bir paşanın yanında katiplik yaptığını öğreniyoruz.
*Şiirlerinde divan edebiyatının etkisi vardır.
*Yer yer aruz ölçüsünü de kullanılmıştır.
*Şiirlerinde yabancı kelimelere ve divan edebiyatı mazmunlarına yer vermiştir.

SEYRANİ
*Kayseri’nin Develi kasabasında doğmuştur.
*İstanbul a gelmiş ancak devrin büyüklerini hicvettiği için,memleketine dönmek zorunda kalmıştır
*Hicivleriyle tanınır.
*Aruzlar da yazmakla birlikte asıl şöhretini hece ölçüsüyle bulmuştur.

DADALOĞLU
*Toroslardaki göçebe Türkmenlerin Avşar boyundan olan Dadaloğlu’nun hayatı hakkında fazla bilgimiz yoktur.
*Şiirlerinde yiğitçe bir sesleniş olduğu gibi içli söyleyiş de vardır.
*İçinde bulunduğu tarih ve toplum olaylarını şiirlerine yansıtmıştır.

ERZURUMLU EMRAH
Zamanın ünlü şairlerindendir.Asıl kişiliği hece ölçüsü ile yazdığı koşma ve semailerinde görülür.

AŞIK VEYSEL SATIROĞLU
*Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivri alan köyünde doğmuştur.
*Çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığı yüzünden gözlerini kaybetmiştir.
*İçli bir saz şairidir.
*Şiirlerinde insan,yurt,tabiat sevgisini dile getirmiştir.
*Ankara ve İstanbul radyolarında program yapmıştır.
*Ahmet Kudsi Tecer tarafından edebiyatımıza kazandırılmıştır.
Eserlerieğişler,sazımdan sesler,dostlar beni hatırlasın.

ANONİM HALK EDEBİYATI
Kim tarafından söylendiği bilinmeyen halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu edebiyattır.
*Sözlü geleneğe dayanır.
*Halk diliyle söylenir.
*Anonim halk edebiyatıürünleridir; mani, ninni, türkü, destan, tekerleme, bilmece, masal v.b.
*Bu ürünlerde ölüm, aşk, hasret, yiğitlik gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenir.
NAZIM ŞEKİLLERİ
MANİ
*Aşk, sevgi, yiğitlik, evlat sevgisi, toplum olayları ve ölüm gibi temaları işleyen bir türdür.
*Hecenin 7’li kalıbı ile söylenir.
*Bir dörtlükten oluşur.
*İlk iki dize hazırlıktır;yani doldurmadır.
*Asıl maksat son iki dizelerde söylenir.
*Kafiye örgüsü aaxa şeklindedir.
*Dört dizeden fazla olan manilerde vardır.

NİNNİ
Annelerin çocuklarını uyutmak için belli bir ezgi ile söylediği sözlü edebiyat ürünüdür.
*Hece ölçüsü ile söylenir.(7’li 8’li ve 9’lu).
Anne çocuğuna ilişkin isteklerini, iyi dileklerini, kendi sevincini, üzüntülerini anlatır.

TÜRKÜ
*Kendine özgü bir ezgi ile söylenen bir nazım biçimidir.
*Daha çok hecenin 8’li ve 11’li kalıbıyla söylenir.
*İki bölümden oluşur.Birinci bölüm türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür.Buna bent denir. İkinci bölüm ise her bendin sonunda tekrarlanan nakarat bölümleridir.Bunlara da kavuştak denir.
*Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelidir.
*Aşk,tabiat,ayrılık,gurbet,harset,sevgi ve güzellik gibi konular işlenmiştir.
*Konusu ve şekli devirden devire ve çevreden çevreye değişir.
AĞIT
Ölen kimsenin arkasından söylenen ve ölen kimsenin hayattaki başarılarını anlatan şiirlerdir

Etiketler:tarihin edebiyat üzerindeki etkisi edebiyat tarihi hangi konuları işler tasavvf edebiyatının ortaya çıkışı ve tarihsel gelişimi edebiyat hangi konuları işler Edebiyatta hangi konular yer alır
Edebiyat-ı Cedide: Edebiyat-ı Cedide veya bilinen diğer ismiyle Servet-i Fünun Edebiyatı, II. Abdülhamit döneminde, Servet-i Fünun adlı derginin çevresinde toplanan sanatçıların Batı etkisinde geliştirdikleri bir edebiyat hareketidir.
Edebiyatçılar Derneği: Edebiyatçılar Derneği, düşünce ve yaratma özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması; yazarlığı, şairliği ve edebi ürün vermeyi meslek edinmiş kişileri bir araya getirmeyi, mesleki dayanışmanın sağlanmasını amaçlayan, edebiyatla uğraşanların edebiyat yaşamında etkin bir biçimde yer alabilmeleri için çalışmalar yapan, 2 Mart 1992 tarihinde kurulmuş, merkezi Ankara'da olan bir dernektir.
Edebiyat akımı: Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisine edebiyat akımı veya edebi akım denir.
Edebiyat teorisi: Edebiyat teorisi, edebiyatta bir eleştiri akımıdır. Sıkı bir anlamda edebiyat doğasının ve edebiyat analiz yöntemlerinin sistematik çalışmasıdır.
Tarihî yarımada: Tarihî yarımada ya da Suriçi; Haliç, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ile çevrili olan; İstanbul şehrinin ilk kurulduğu ve geliştiği bölgeye verilen addır.
Tarihî Sinop Cezaevi: Tarihî Sinop Kapalı Cezaevi, bir dönem "Anadolu'nun Alkatrazı" tabiri ile de tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen cezaevidir.
Tarihî roman: Tarihi roman veya tarihsel roman, tarihin değişik dönemindeki olayları ile ilgilidir. Konularını tarihi olaylardan ya da tarihte yaşamış kahramanlarla, onları kuşatan gerçek veya hayali kişilerin hayat ve maceralarından alan roman türüdür.
Herodot: Herodot (Halikarnassoslu Herodotus) (Yunanca: Ηροδοτος Herodotos) (MÖ 484, Halikarnas - MÖ 425), MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Yunanlı tarihçi ve antik yazar.
Tarihi Antep evleri: Tarihi Antep evleri, Gaziantep ilinde bulunan tarihi evlerdir. Gaziantep'te özellikle Bey Mahallesi'nde bulunan bu tarihi evler, kesme taştan yapılmıştır.
Hangi Avrupa?: Hangi Avrupa?, Banu Avar'ın anadilinde 2007 yılında basılan araştırma ve inceleme kitabı.
Hangi Parti Kazanacak?: Hangi Parti Kazanacak?, Aziz Nesin'in gülmece romanıdır. Kitabın adı kitabın başındaki aynı adlı gülmeceden gelmektedir.
Hangi Seks: Hangi Seks, Attilâ İlhan'ın deneme kitabı. Erkek/kadın ve Kadın/erkek olmak üzere iki bölümden oluşan kitap,başta eşcinsellik olmak üzere dünyadaki ve Türkiye'deki cinsel eğilimleri irdelemektedir.
Kedigiller: Kedigiller (Felidae), etçiller (Carnivora) takımına ait bir familya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir