En Güzel Türbanlı Kız

Sponsorlu Bağlantılar
allah ama belli caf daha eski hani insan kara mu nazar olur sofu yeni yok En Güzel Türbanlı Kız Türbanlı Resim Arşivi türbanlı kızlar en güzel türbanlı kız türbanlı res..

Güzel Kız Resimler Foto Galeri Beyenen + Repp :d





Bon Bon Kızlar!..

Sokaktaki bu şeker kâğıtları da kim?

Lolipoplar, bonbonlar, fondanlar, rengârenk şekerlemeler…

Maşallah maşallah deyip, insan nazar etmekten korkuyor. Hele şu şekerlerin güzelliğine bakın hele… Yeni çıkmış galiba bu başörtülü şekerler! Ay Allah’ım renklerin caf cafına bakın; çingene pembesi, fıstık yeşili, portakal turuncusu, pastel mavisi, kızıllar, vişne çürükleri, firfiriler…

İnsanın bu şekerlere baktıkça bakası geliyor. Gözümüz gönlümüz açılsın bee! Çağdaşların halâ göz zevklerini bozuyor mu acaba bu şekerler? Yok daha neler, hiç olur mu, bu başörtülü şekerler yıllarca az çekmemişti, neydi o; öcü, örümcek kafalı, eski kafalı, geri kafalı,kara sofu, takunyalı, tutucu, mürteci sözleriyle az rencide edilmemişti bunlar. Şimdi geçmişin acısını çıkarıyorlardır. Oh olsun işte, azıcık düşman çatlatsınlar.

Gerçi başörtülü hanımlar ne yapsalar bu çağdaşlara yaranamazlar. Başörtü dışında kızlarımızın kıyafetlerine, kendilerine gıpta ediyorlardır hani! Ama ah o başlarına sıkı sıkı bağladıkları başörtüsü. Varsa yoksa saçlarını göstermemekte yatıyor bu gizli sır. Üstlerinde spor kıyafetler, başlarında rengârenk örtüler. Modernliğin, şıklığın ve zarafetin adresi şu markada deyip birbirleriyle güzel olma yarışına giren kızlarda yok değil. Tesettür asıl amacından sapıyor mu ne? Yoksa bana mı öyle geliyor? Bizler demode mi kaldık yoksa?

Allah’ın ayetlerini unuttular mı? “Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. (Örtüyle kendiliğinden) belli olan yerleri müstesnâ olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler…” (Nur, 31).

Allahû Tealâ ziynetlerini teşhir etmesinler derken, buradan çıkan anlamı hiç düşündüler mi? O cırtlak renklerle Allah’ın rızasını mı, yoksa başkalarının rızasını mı kazanmaya çalışıyorlar?

Amaçları nedir? Yüzlerini, gözlerini boyayıp, cilalanıp nereye böyle takır tukur… Bizim diğer kadınlardan farkımız olmalıydı. Moda diye de Allah’ın ayetlerini göz ardı etmemeliydik. “Evlerinizde vakarınızla oturun. İlk cahiliye (devri kadınları)nın açılıp saçılarak, ziynetlerini göstererek yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı kılın, zekatı verin, Allah ve Resûlü’ne itâat edin..” (Ahzab, 33).

“…Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar” (Nur, 31) ayetini okuduğumda her zaman aklıma topuklu ayakkabılar geliyor. Hani şu tak tuk yapan kadınların ayaklarını yerden kesen, yüksek ökçeli ayakkabılar… Kur’an-ı Kerim gerçekten bir hayat kitabı. Onunla hayatımızı şekillendirdiğimiz takdirde ancak o zaman takva ve izzet sahibi olabiliriz.

Allah’ın kadınlara koymuş olduğu ölçü en güzel ölçüdür. Dinimiz toplumda fitne ortamı doğmasın diye kadını her bakımdan korumuştur. Hiçbir zaman kadınlara uyguladığı kurallar yüzünden dinimizi yanlış anlamamak gerekiyor. Bu din ancak okuyarak, araştırarak anlaşılır. Kadın sahabelerin yaşantıları, giyim ve kuşamları bizim için en güzel ölçüdür. Kur’an-ı Kerim kadınları giyimleri konusunda bir renk belirtmese de, ölçü belirtmiştir. “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına, mü’minlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarıya çıktıklarında) örtülerini üstlerine almalarını söyle…” (Ahzab, 59).

Günümüzde müslüman hanımlar arasında takip edilen bir moda anlayışı var. Stilistler, tasarladıkları giyimlerle mü’min hanımları kabuklarından çıkarmayı başardılar. Birbirlerinden görerek, birbirlerine özenerek, birbirlerinden daha çarpıcı ve güzel olabilmek için tesettür adı altında kuşandıkları giyimlerde bir takva, bir vakar görebiliyor muyuz acaba? Bir bayan olarak benim gözüme çarpan bu renklerin cazibesi beni bile bakmaya iterken, erkeklerin bakışları “Bacıma ne güzel yakışmış” gibisinden mi oluyor? Biliyorum aslında kötü niyetli olan benim değil mi?

Neden adımızı lekeliyorlar? Ne çıksa başörtülülerden çıkıyor, anlayışıyla bakan insanların ağızlarına dolanan kızlarımızın kıyafetleri bir kıskançlık anlayışı gibi algılansa da, aslında göze batan cinsten olduğu için bir ikaz olarak da anlayabiliriz.

Toplumda fitne ortamı doğmasına neden olmamalı kadın. Bilakis gerektiğinde kendini, adını ve namusunu koruyabilmeli. Her zaman yanımızda eşimiz, babamız, abimiz olmayabilir. Üstümüzdeki kıyafet öyle bir kıyafet olmalı ki, bizi her tehlikeye karşı bir zırh gibi sarmalı. Üzerimize odaklanan bakışları geri tepebilmeli.

“Elbise süslü püslü olup da bizzat kendisi ziynet gibi olmayacak. Ayrıca bakışları üzerine toplayabilecek şekilde renkli, desenli, altın ve gümüş işlemelerden de kaçınılmalıdır. (Bkz. Buhari “edeb’ülmüfred”, Hâkim “müstedrek”).

Amacımız dikkat çekmek, bakışları üstümüze toplamak olmamalıdır. Kıyafetimiz takva, edeb, ahlâk numunesi olmalı. “Giysi dar değil, geniş ve bol olmalı, fitneye neden olacak bir yeri belli etmemelidir. (Bkz. Ebu Dâvud, Sünen).

Bazı kıyafetler vardır ki, tam tedbir tesettüre uygundur. Fakat farklılığından dolayı dikkat çekici de olabilir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyuyor: “Her kim belli eden bir elbise giyerse, Allah da ona Kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. O da ona ateş olur” (Sahihtir. Ebu Dâvud).

Bazı hanımlar evlerinde yapmadıkları süsü dışarıya gösteriyorlar. Ter kokusunu, kötü kokuyu bahane edip; parfümler, deodorantlar kullanıyorlar. Tabii bu ağır kokularla toplumun düzenini kaçırdıklarının da farkında değiller. Aslında amaçları düzen kaçırmak, dikkat çekmek, ortalığı altüst etmek değil mi? “Bir kadın koku sürünüp bir kavmin (topluluğun) yanına uğrar da onlar bunu hissederse; zinâ etmiştir” (Sahihtir. İmam Ahmed).

Bir pantolon modasıdır, aldı başını gidiyor. Hiçbir şeyden geri kalmıyorlar. Sanki dersin açıklarla kıyafet yarışına girmiş bu hanımlar. Bakın, aslında bizler ne kadar, modern ve çağdaşız, der gibi dar pantolonları giyip ortalıkta tesettürlüyüz diye geziniyorlar. Allah aşkına bunlar şimdi tesettürlü mü? Tesettür nedir; Örtünme, saklanma değil mi? Ama bunlar bir şeyi saklamaktan çok belli etme telaşındalar. Üstelik pantolon erkeklere benzeme yönünden de kadın için uygun değildir. “Erkeklerden kadınlara, kadınlardan da erkeklere benzeyene Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem lânet etti.” (Buhari).

Yabancı erkeklerle konuşurken dikkat etmemiz gerekiyor. Onlarla kıkırdayarak, kırıtarak konuşmamalıyız. Takvamızdan ödün vermeden, kuşkuya yol açmayacak tarzda olmalı sözlerimiz. Hal ve tavırlarımızda önemli tabii. Normal bir şekilde yani bilinen biçimde olmalı davranışlarımız. “Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.” (Ahzab,32)

Bizler sokakta raks eden bon bon kızlar gibi değiliz. Bizler şeker kâğıdı gibi de giyinmeyiz. Cahiliye kadınları gibi sokakta kırıtarak da yürümeyiz. Sevgili mü’mineler! Unutmayın bizler İslam toplumunun ana çekirdeğini oluşturuyoruz. Hani bir söz vardır, ”bir erkek eğitirseniz, bir insan eğitmişsinizdir. Bir kadın eğitirseniz, bir toplumu eğitmişsinizdir.” Geleceğin mücahitleri inşallah bizim ellerimizle yetişecek.

Allah’ım! Hak yolunda olduğumuzu sanıp da asıl gayeden uzaklaştırma bizi. Cahiliye kadınları gibi amaçsız bir hayatın çirkin araçları yapma bizi. Günaha çağıran vesileler olmaktan, hayatın boş figüranları olmaktan sana sığınıyoruz.

Dilek Dinçer

Türbanlı Kız İle Tesettürlü Kız Farkı (yazı)

Başörtülü bir kız bisiklete binebilir, piyano çalabilir diye başlayan silsileye her gün bir yenisi daha ekleniyor. Başörtülü kızlar kendilerini aştıkları için değil, modern zaman üreticilerinin onlara biçtiği rol ile çalıştıkları için yapamaz denilen her şeyi yapmaya gayret ediyorlar. “İşin takva boyutunu geç” diyerek en sığ, en yüzeysel şekilde bir din algılayışı ile sekülerleşmeye ve ehli dünya olmaya son sürat devam ediyorlar. Kişilere özel hazırlanmış, küçük hikâyelerle tatlandırılmış, kendi yalnız dünyanda mutlu ol emrine odaklanmış her “butik” davranış ile kendi bacağından asılan koyun olma yolunda ilerliyorlar.

Modern zaman ile dindarlara biçilen imaj;daha şık,daha romantik,daha entelektüel bir görüntü.. “Böyle olmalısın” diye zorlanan her dindara müdahale hakkını kendinde bulabiliyor modern zaman tanrıları… Kendi düşünce dünyalarına tek kelime ettiğiniz zaman tırnaklarını çıkarıp vahşileşen sözde seçkin kesim ; İslamiyet ve Müslümanların dindarlıkları söz konusu olunca her şeye müdahale eden,sorgulayan,rol biçen bir sınır tanımaz haline gelebiliyor.. Kıyafete sadece “yakışma-yakışmama” penceresinden bakanlar dindarların kıyafet seçiminin içini boşaltıyorlar ya da boşaltmaya çalışıyorlar. Tesettüre riayet etme yerine bir “tercih meselesi” haline geliyor âyetler.. Herkes reyinde hür oluyor. Başını örten kadının mini etek giymesi bir tercih meselesi hâline gelip sadece kendisini ilgilendiren bir duruma dönüşebiliyor. Lâkin “bu sadece seni ilgilendirir” telkinlerinde bulunan aynı modern zaman tanrıları iş İslamiyet’e saldırmaya gelince yine aynı noktadan vuruyorlar dindarları…

Vizyona giren bir film var.. “Büşra”

Büşra filmi ile bir başörtülü kızın el ele tutuşabileceği, sevgilisinin olabileceği yerleştiriliyor zihinlere, pekiştiriliyor. Aşama kaydediyor modern zaman tanrıları. Yalnız değilsiniz filminde ki Serpil ismi kimsenin işine gelmiyor ve onun yerine “herkes yalnızdır” diyen Büşra konduruluyor…

Başörtülü bir kız piyano çalıyor,tenhalarda sevgilisiyle cirit de atıyor, jipe binip “takvama karışma” da diyebiliyor.. Burada “takvama değil, kalbime bak” diyenlere Fazlur Rahman’ın takva tanımını hatırlatmakta fayda var ;“ kişinin hem Allah’tan korkması hem de kişinin kendini muhtemel saldırılardan koruması “anlamına gelir ve bundan dolayı ‘dikkatli olmak’ ‘dikkat etmek’ anlamını da barındırır. ” diyor.

Velhasıl silsileyi devam ettirelim; başörtülü bir kız “dikkatli” yaşamayabilir! Sanal ortamlarda pijamayla poz verebilir! Elini beline koyup top modellere özenebilir! Jipine binip sevgilisiyle buluşmaya gidebilir! Sermaye onun eline geçebilir, piyasada söz sahibi olabilir, imtihanı çetinleşebilir, sekülerleşebilir, yozlaşabilir, sinema filmlerine de konu olabilir… Hatta hiçbir filmde figüran dahi olamamış başörtülü genç kız tiplemesi anında bir başrolde ortaya çıkıp Türk sinemasının abartı klişelerine eklenebilir…

….

Türbanlı kız değil, Tesettürlü kız aranıyor!

1-Türbanlı kız haç takan hristiyan gibidir, dini emrettiği için değil, sembol olduğu için tercih eder. (Neyi temsil edecekse..)

Tesettürlü kız, sadece yaşadığı din emrettiği için örtünür. Başka bir gaye beslemez.

2-Türbanlı kız başını anne/baba/koca/abi/mahalle/toplum korkusu ile örter.

Tesettürlü kız sadece Allah korkusu ile…

3-Türbanlı kızın yiyeceği hiçbir haltı başındaki “örtü” engellemez.. Sigara içebilir,küfür edebilir, sevgilisiyle ulu-orta boy gösterebilir..

Tesettürlü kız örtüsünün ne anlama geldiğini ve neyi simgelediğini bildiği için açıktan ya da gizli olarak hiçbir pisliğe bulaşmaz.. Flört ve nevilerinin kendisine zarar vereceğini bilir..

4-Türbanlı kız Müslüman olduğunu iddia eder ama her tarafından bilinçsizlik akar. Halbuki Müslüman bilinçli insandır…

Tesettürlü kız örtüsünün neyin bayrağı olduğu bilir.

5-Türbanlı kızın sadece başı kapalı vücûdu umuma açıktır..

Tesetürlü kız vücûdunu umuma tamamen kapatmıştır.

6-Türbanlı kıza İslam ile ilgili sorular sorduğunuzda cevap alamaz alsanız dâhi tatmin olamazsınız. Tüm Müslümanları onun gibi sanmaktan kendinizi alamazsınız…

Tesettürlü kız siz daha sormadan birçok sorunuza cevap verir. Aklı başındalığı ile sizi kendisine hayran bırakır. Ama tüm Müslümanları onun gibi sanmak yerine siz “bu kadar akıllı kız nasıl oluyor da böyle giyinebiliyor ?” dersiniz…

7-Türbanlı kız “höt!” deseniz başını açar. Açık hâli ile kapalı hâli arasındaki 7 farkı idrâk etmesi ise bir hayli zaman alır..

Tesettürlü kız ; eğitim,mezuniyet,balo,fotoğraf vs.. gibi sebepler için bir ân bile olsa örtüsünden taviz vermez. Hiçbir emrin Allah’ın emrinden büyük olmadığını bilir…alıntı

Etiketler:türbanlı kızlar en güzel türbanlı kız türbanlı resim arşivi güzel türbanlı fotolar türbanlı güzel kızlar türbanlı resim galeri türbanli kizlar kızlar galerisi türbanlı güzeller güzelkızresim türbanlı foto galeri GÜZEL KIZ en guzel kiz galerisi türbanlı güzeller facebook tesettürlükızlarınresimleri 1 kızın kapalı resmı türbanlı güzeller resimleri türbanli kizlar foto turbanli fato
Güzel Sanatlar Akademisi: * İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi
Güzel sanatlar: Güzel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızcada beaux arts olarak, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için bulunmuştur.
Güzelyurt İlçesi: Güzelyurt İlçesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5 ilçesinden biri. Yönetim merkezi Güzelyurt'tur. Yüzölçümü 381 kilometrekaredir (284.969 dönüm).
Güzelyurt, Kıbrıs: Güzelyurt (Yunanca: Μόρφου, İngilizce: Morphou, eski ad: Omorfo), Kıbrıs Adası'nda bir kent. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dördüncü büyük ilçesi.
Güzelyurt: Güzelyurt, yerleşim adları:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir