En İyi Küfürler

allah bir bize edip gezegenler ilk ka muhabbet olur peygamber senin tebrik veya ya yok vs..

Bazi Küfür Sözler

Dinimizin emri gereğince, hürmet gösterilecek, ta’zîm olunacak şeyleri tahkîr etmek; kötülenecek şeyleri, ta’zîm etmek, hürmek göstermek küfürdür.
Meselâ, Allahü teâlânın evliyâsı, enbiyâsı, âlimleri ve bunların sözleri, fıkh kitapları, fetvâları ta’zîm edilecek, hürmet gösterilecek iken tahkîr edilirse, kötülenirse dinden çıkılmış olur. Ayrıca, kâfirlerin dînî âyinlerini beğenmek, noellerini tebrik etmek ve zarûret yok iken zünnâr kuşanmak ve küfür alâmetlerini kullanmak, bunlara, muhabbet edip, hürmet göstermek de küfrdür.
İnsanı küfre düşüren, ya’nî kâfir yapan söz ve işlerden ba’zıları şunlardır:
Allahü teâlâya lâyık olmıyan şey söylemek. Meselâ, (Allah, gökten bize bakıyor) demek, yâhut bir kimse bir işi yaptığı hâlde, (Allah biliyor ki yapmadım) demek.
Peygamberleri küçültücü şey söylemek. Meselâ, (İlk insan Âdem peygamber vahşî idi) demek.
Melekleri küçültücü şey söylemek. Meselâ, (Senin bakışın bana Azrâil gibi geliyor) veya (Çocuk iyi yetişmezse zebâni olur), yâhut (Bu ibâdetin savâbını melek yazamaz) demek.
Âhırette olacak şeylerle alay etmek. Meselâ, (Ben Cenneti istemem, Cehenneme gitmek isterim. Çünkü benim gibi olanlar oradadır) demek.
Allahü teâlânın emir ve yasaklarına, ya’nî Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açık bildirilmiş ve islâm âlimlerinin kitapları ile her tarafa yayılmış, inanılması zarûrî olan din bilgilerinden birine inanmamak veya önem vermemek. Meselâ, (Ben cinleri göremediğim için inanmam) demek veya ka’tî harâm olduğu bilinen birşeyi yiyip içerken besmele çekmek.
(Dünya böyle gelmiş böyle gider) şeklinde inanmak. Dünya, gezegenler, gökler ve Arş ezelî değildir, sonradan yaratılmıştır, mahlûktur. Ebedî, sonsuz değildirler, sonunda yine yok edilecektirler. Yer ve gökler yok iken de Allahü teâlâ var idi.
Ayrıca zamanımızda çok kullanılan şu sözler de çok tehlikelidir:
Allahü teâlâya, sanatkâr, mühendis demek. Allah unuttu, kaderime küstüm, Allah bizi düşündüğü için göz, kulak vermiş, Allah kuşlara kanat vermeyi ihmâl etmemiş, İlâhi şuur, ilahî düşünce, Cenâb-ı Hakka, (İnsanoğlunun mühendisi) demek. Îmânım gevredi, Allah bana kulum demesin, anladıysam arab olayım, Allah vahy ile Ali’yi halîfe tâyin etti, diğerleri hakkını gasbetti ve bugünkü Kur’ân noksan demek.
Kötü kimseye (Öküz aleyhisselâm) demek; ağza def-i hâcet lafzı ile sövmek; Allahın özel müdâhalesi gerekir demek.
Dinsizlere şerefli kâfir demek; çalgı aleti ile ilâhi söylemek; O, cimrilerin Allahı demek; Allah, her yerdedir demek.
(İslâm düşüncesi, İslâm nazariyesi, İslâm felsefesi) gibi ta’bîrleri, (İslâm dini) yerine kullanmak; özürlü kimseler için, îmâlât hatâsı demek; birisini kötülemek gâyesiyle (Allahlık Ali Bey) demek; namaz kılmam ama, kalbim temiz demek; kendisine Hans, Corc gibi gayri müslim ismi ile çağırılmasını istemek; Allahın gönlüne güç gelmesin demek; mümine, (Nûh der, peygamber demez) demek; harâm kazanç ile sevâb için kurban kesmek; ecelin hoyrat eli gibi sözlerin çoğu küfürdür, îmânının gitmesine, dinden çıkmasına sebep olur. Bunun için ağzımızdan çıkan söze dikkat etmemiz lâzımdır. Rastgele söz söylememelidir.
İnsanlara mahsûs sıfatları Allahü teâlâ için kullanmak küfür olur. “Burada ilâhi şuuru görüyoruz” demek küfürdür. Bunun gibi, Allahü teâlâ için, “Düşünerek” veya “Hesap ederek” yâhut “plânlıyarak” yarattı demek küfürdür. “İslâm düşüncesi” demek de böyledir. Çünkü, düşünmek, hesap etmek, plânlamak insanlara mahsûs şeylerdir.
Çok kimse îmânı kurtarayım derken, küfre giriyor ve bunun için de hiç üzülmüyorlar. Her Müslümanın küfre düşürücü söz ve hareketleri çok iyi bilmesi gerekir.

Dinden Çikaran (küfür) Sözler

Dinden Çikaran (küfür) Sözler

Küfür ne demektir? Kaç çeşit küfür vardır?

Kelime manası olarak ‘küfür’; ‘örtmek’ ve ‘gizlemek’ demektir. Dini ıstılahta ise Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Allah-u Zülcelal katından getirdiği kat’i olarak bilinen şeylerden birini veya tamamını inkar etmektir.

Dört çeşit küfür vardır, bunlar:

1- Küfr-i İnkari: Allah-u Zülcelal’i tanımayıp onu asla kabul etmemektir. Allah-u Zülcelal’in varlığını inkar eden kafirler gibi.

2- Küfr-i Cuhudi: Kalple Allah-u Zülcelal’i tanıyıp, kibrinden dolayı diliyle ikrar etmemektir, söylememektir. Şeytanın küfrü gibi.

3- Küfr-i İnadi: Kalple Allah-u Zülcelal’i bilmek, dille itiraf etmemek. Ebu Talib gibi. Zira o: “Ben Muhammed’in dininin, dinlerin en hayırlısı olduğunu biliyorum fakat beni tenkid ederler, eleştirirler, diye itiraf etmiyorum.” diyordu.

4-) Küfr-i Nifâki: Dille ikrar ettiği halde, kalple tasdik etmemektir. Münafıklar gibi.

Bir kimse bilmeyerek küfrü gerektiren bir söz söylese, kâfir olur mu?
Bilmeyerek küfrü gerektiren bir söz söyleyen kimsenin kâfir olup olmayacağı hakkında ihtilaf vardır. Alimlerin çoğunluğuna göre bilmemek bir mazeret değildir. Bilerek ya da bilmeyerek de olsa küfür kelimesi söylemek küfürdür.

Bazı alimlere göre ise küfrü gerektiren sözün muhtevâsına inanmayan kimse, böyle bir kelime söylerse kâfir olmaz.

Küfrü gerektiren söz ve fiiller nelerdir?
Bir kimse zorlama olmadığı halde, dili ile küfrü icap ettiren bir söz söyler ve kalbi de iman ile mutmain olsa bile (imanlı olursa) yine kafir olur. Bir kimsenin ‘kafir’ ya da ‘mü’min’ olması ancak sözü ile anlaşılır.

İnsanı küfre düşüren sözler ve davranışlar burada sayamayacağımız kadar çoktur. Ancak önemlilerinden bazılarını dile getirmiş olalım:

1- Bir kimsenin kalbine, küfrü icap ettiren şeyler gelir de, dili ile söylemezse, mü’mindir. Fakat kalbine geldikten sonra, (kalbi niyet olarak) küfre azmederse, kafir olur.

2- Bir kimse başka bir kimseye, küfür kelimesini söylesin diye telkin etse, o telkin eden kimse kafir olur.

3- Bir kimse: “Filan adam uçarsa ben kafir olacağım” dese, o insan uçmayacağı halde, bunu iddia eden kişi, küfrünü buna bağladığından dolayı kafir olur.

4- Bir kimse: “Ben şu işi yapmış isem kafir olayım” dese, o işi ister yapmış olsun isterse yapmamış olsun, küfrünü buna bağladığından dolayı kafir olur.

5- Bir kimse Allah-u Zülcelal’in isimleri ve emirleriyle alay ederse, kafir olur.

6- Bir kimse, Kuddüs, Kayyum ve Rahman gibi Allah-u Zülcelal’e (Zatına) mahsus olan isimleri mahlukata (semt, insan vs.) takarsa kafir olur.

7- Bir kimse, müslüman bir kimse için: “Filan adam, benim ve Allah-u Zülcelal’in yanında yahudi gibidir” derse kafir olur.

8- Bir kimse, hasta olan bir adam için: “Bu adamı Allah unutmuştur” derse veyahut “Allah’ın unuttuklarındandır” derse kafir olur. Böyle demekle Allah-u Zülcelal’in ilim sıfatını inkar etmiş sayılır. Halbuki, Allah-u Zülcelal’in ilim sıfatı ezelidir ve O hiçbir şeyi unutmaz.

9- Bir kimse, başka bir kimseye: “Senin yemininle eşeğin anırması aynıdır” derse kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal’in ismi ile yapılan yemini -haşa- eşeğin anırmasına benzetmiştir.

10- Allah-u Zülcelal’i mahlukattan birine veya bir nesneye benzeten kimse kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal yaratılmış hiçbir şeye benzemez.

11- Bir kimse, Allah-u Zülcelal’in isimlerinden bir ismi yahut emirlerinden bir emri ve O’nun bir va’dini hafife alıp alay etse kafir olur.

12- Bir kimse, küfür kelimesi söyleyen bir kimseye, rıza ile gülse kafir olur. Çünkü küfre rıza göstermek de küfürdür.

13- Bir kimse: “Ne olsaydı zina, kumar ve içki gibi haramlar helal olsaydı!” diye temennide bulunursa kafir olur. Çünkü burada kendi istekleriyle, Allah-u Zülcelal’in kesin haram kıldıklarını helal görmek istemiştir. Halbuki Allah-u Zülcelal bunları kesin haram kılmıştır.

14- Ezan sesini duyan bir kimse: “Bu çan sesidir” diye alay etse kafir olur.

15- Bir kadın kocasına veya bir koca karısına: “Seninle olmaktansa kafir olmam daha hayırlıdır” demiş olsa kafir olur. Çünkü kafir olmayı hayırlı görmüştür.

16- Bir kimse: “Kur’an çöl kanunudur, bir işe yaramaz.” dese kafir olur.

17- Bir kimse önemsemeyerek ve küçük görerek Kur’an-ı Kerim veya Hz. Peygamber (sav)’in hadis-i şerifini ayak altına alsa veya yastık olarak kullansa kafir olur.

18- Bir kimse tefsir, fıkıh, akâid gibi ilimlerle alay edip hafife alırsa kafir olur.

19- Bir kimse: “Eğer Allah bana sensiz veyahut filansız cenneti verirse istemem” derse kafir olur. Çünkü bu kimse Allah-u Zülcelal’in iradesini kabul etmeyip itiraz etmiştir.

20- Bir kimse: “Eğer Allah bana falanca ile cennete girmeyi emretse, girmem” derse kafir olur.

21- Bir kimse ölü için: “Allah’ın ona sizden daha fazla ihtiyacı vardır” derse kafir olur. Allah-u Zülcelal hiç kimseye muhtaç değildir. Bütün kainat Allah-u Zülcelal’e muhtaçtır.

22- Bir kimseye: “Allah için şu işi yap” dense, o da serahaten, açıkça: “Allah emrettiği için yapmam” derse o kimse kafir olur.

23- Bir kimseye: “Bir kadına bile gücün yetmedi” denilince, o: “Allah’ın bile ona gücü yetmedi, benim nasıl gücüm yetsin” derse kafir olur.

24- Bir kimse yalan söylerse, onu duyan da: “Allah yalanını hak kılsın veya Allah bu yalanını bereketli kılsın” derse, bazı alimlere göre kafir olur. Bazıları ise: “Bu söz küfre yakındır” demiştir.

25- Bir kimse, bir kişiye: “Allah dilerse şu işi yaparsın” der, diğeri de: “Allah dilemese de yaparım” derse kafir olur.

26- Bir kimseye: “Allah’ın rızasını iste” denilse, o da: “Bana lazım değildir” dese kafir olur.

27- Bir kimse başkasına filan sanattaki üstünlüğüne işaret ederek: “Falan şahıs o sanatın Allah’ıdır” derse kafir olur.

28- Bir kimse: “Cebrail ve Mikail de olsa falan kişinin şahitliğini kabul etmem” derse kafir olur.

29- Bir kimse: “Benim seninle karşılaşmam Azrail ile karşılaşmam gibidir” diyenin kasdı, ölümü kerih görmekse kafir olmaz. Eğer maksadı Azrail (as)’ı kerih görmekse kafir olur.

30- Bir kimse: “Hz. Peygamber (sav) yemek yedikten sonra üç parmağını yalardı” der. Diğeri de: “Bu edepsizliktir” derse, bu sözle kafir olur.

31- Bir kimse diğerine: “Şu işi yap!” dese, o da: “Allah’ın oğlu gelse yapmam” dese, kafir olur. Çünkü Allah-u Zülcelal’e oğul isnad etmiş olur.

DİKKAT!
(Bu ve benzeri sözlerden birini, yanılarak veya bilmeyerek de olsa söyleyen kişi, dinden çıkmış, kafir olmuş olur. Ve o kişinin tövbe istiğfar edip iman ve nikah tazelemesi gerekir. Önce, kelime-i şahadet getirip iman tazelenir ve gusül abdesti alır, tövbe eder; ardından şartlarını yerine getirip nikah tazelenir.)

Ölümle tehdit edilip inkara, küfre zorlanan kimse, mecbur kaldığı için küfrü gerektiren sözü söylese kâfir olur mu?
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Kalbi iman ile dolu olduğu halde inkara zorlananlar müstesna! Kim Allah’a küfrederse, onlar için şiddetli bir azap vardır. Lakin küfre karşı bağrını açanlar üzerine Allah tarafından bir gazap ve kendileri için büyük bir azap vardır.” (Nahl; 106)

Ayet-i kerimede de belirtildiği gibi, herhangi bir kimse tarafından tehdit ile küfrü gerektiren sözleri, mecbur kaldığı için söyleyen kimse, kalbi imana yatkın olduğu halde tehdidin etkisi ile söylerse kafir olmaz.

Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zamanında, Yemane’de çıkan yalancı peygamber Müseyleme’nin adamları tarafından iki sahabe esir alınıp Müseyleme’ye götürüldüler. Müseyleme onlardan birisine: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O Allah’ın Resulüdür.” diye cevap verdi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “Sen de…” dedi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabeyi salıverdi.

Daha sonra ikinci sahabeye: “Muhammed hakkında ne dersin?” diye sordu. Sahabe: “O, Allah’ın kulu ve Resulüdür.” dedi. Müseyleme tekrar: “Benim hakkımda ne dersin?” diye sorunca, Sahabe: “Bu söylediğine sağırım, kulaklarım bunu işitmez.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Müseyleme o sahabe’yi öldürttü.

Ölümden kurtulan önceki sahabe, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelerek: “Ey Allah’ın Resulü ben helak oldum.” deyince, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Seni helak eden nedir?” diye sordu. Sahabe başından geçenlerin hepsini anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Öyle söylediğin zaman kalbin iman ile yatışmış değil miydi ve Müseyleme’nin yalancı olduğuna kalbin hükmetmiyor muydu?” diye sorunca, sahabe de: “Evet, ya Resulallah!” dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona: “Senin arkadaşın azimet ile amel etti. Sende şimdi içinde bulunduğun ruhsat ile amel ettin.” buyurdu. Sahabe’de: “Senin Allah’ın Resulü olduğuna kalben inanırım.” dedi. (İbn-i Hişam)

Hülasa; bir kimse, kafir olması için ölümle veya bir âzâsının kesilmesi için zorlansa, kalbi iman ile mütmain olduğu halde, dili ile küfrü söylemesine fıkhen izin verilmiştir.

Fakat her ne kadar böyle bir durumda bulunan kimselere bu izin verilmişse de, bu şekilde davranmamaya çalışması daha iyidir. Böyle bir durumda bu tehdide karşılık ruhunu feda etse ne kaybeder. Aksine büyük mükafatlar kazanır.

“Şu işi yarattım” ya da “Yaratacağım” demek câiz midir?
Bazı kardeşlerimiz manasını bilmeden: “Şu işi yarattım!” veya “Yaratacağım!” gibi kelimeler kullanmaktadırlar.
Halbuki Ehl-i Sünnet vel-Cemaate göre, kula-insana (Hâlık) yaratıcı kelimelerini isnad etmek câiz değildir. Çünkü (Hâlık) yani yaratan Allah-u Zülcelal’dir. Her şeyin yaratıcısı O’dur. Yaratmak da Allah-u Zülcelal’in bir sıfatıdır. Onun için bunu başkasına isnad etmek câiz değildir.

Etiketler:küfür sözleri en iyi küfürler küfürlü sözler 18 en güzel küfürlü sözler fenere küfürlü sözler fenerbahçeye küfürlü sözler küfür lafları ağır küfürlü laflar 18 küfürlü sözler en ağır küfürlü sözler küfürlü laflar fenerbahçeye küfür laflari 18 küfürlü sözler çok ağır küfürlü sözler fenerbahçeye edilen küfürler kufur mektubu oku kufurlu sozler harika küfürlü sözler fenere küfür sözler küfürlü sözler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir