En Yırtıcı Hayvan

Sponsorlu Bağlantılar
afrika australian saltwater crocodile cape buffalo crocodile dumbo elephant fil frog gerek hayvanlar huzur keskin kutup poison dart frog polar bear saltwater crocodile suda varan En Yırtıcı Hayvan Dünyanın En Yırtıcı Hayvanları dünyanın en yırtıcı hayvanı en yırtıcı hayvan düny..

En Öldürücü 10 Hayvan

Sık sık bilgi yarışmalarında, “dünyada en çok ölüme sebebiyet veren hayvan hangisidir” gibi sorular görüp, çoğu zamanda cevabı tutturamamışızdır. dünya üzerindeki en öldürücü 10 hayvan

10. Poison Dart Frog


zehirli kurbağa
bir kaç ismi olmakla birlikte biz ona zehirli kurbağa diyelim, işte yarım pintlik boyutlara sahip bu kurbağalar öpülmeyecek derecede tehlikeli, ayrıca yırtıcı hayvanları kendilerinden uzak tutmak için arkalarından sümüksü nörotoksin akıtabilirler. bu kurbağaların her biri 10 insanı öldürebilecek kadar toksin üretebilir.

9. Cape Buffalo


afrika buffalo
iki keskin boynuzu, 1.7 metre boyu, 3.4 metre uzunluğu ve 500-900 kg arasında değişen ağırlığı ile devasa bir yapıya sahip olan bu hayvanla hiçte karşılaşmayı göze almazsınız. Ayrıca diğer isminin afrika buffalosu olduğunu söylemek gerek.

8. Polar Bear


kutup ayısı
kutup ayısı, etoburların en büyüğü olarak lanse edilir. 300-600 kg arasında değişen ağırlıkları ve 2.6 metreye kadar boylarının uzayabildiğini, karada, suda, buzda hareket edebildiğini de göz önüne alırsak kesinlikle uzak durmamız gereken bir hayvan.

7. Elephant


Fil
Her fil dumbo kadar arkadaş canlısı değil. Filler, dünya etrafında 1 yılda ortalama 500′den fazla insan öldürür. Evcilleştirilmek istenmeleri, günlük yaşamdaki işlerde çalıştırılmak istenmeler ve dişlerinin getirisinden iştahlananların saldırılarından dolayı pekte huzur bulamayan bu hayvanlar en çok 7,5 tona kadar varan ağırlıkları ve 2-3 metreye kadar uzayan boylarıyla karasal hayvanların en irileri arasında.

6. Australian Saltwater Crocodile


avustralya tuzlu su timsahı
avustralya tuzlu su timsahı, sinsice kıyı ve nehirlerde dolaşması, avını sabırla beklemesi ve yakaladığında önce boğması ve ardından parçalara ayırarak yemesi en belirgin özelliğidir, ayrıca yeryüzünde yaşayan en büyük sürüngendir.

5. African Lion


afrika aslanı
Afrika aslanı, kocaman azıdişleri, jilet kadar keskin pençeleri ve yıldırım kadar hızlı oluşu onu hayvanlar arasında kral yapmaya yetiyor.

4. Great White Shark


Büyük beyaz köpekbalığı
Büyük beyaz köpekbalığı, kan kokusuna karşı zaafiyeti ve bu yüzden yakaladığı avına kaçacak delik bırakmayan, suların en büyük hakim etoburu olan bu hayvanı türkiye karasularında da bulunduğunu bilmekteyiz.

3. Australian Box Jellyfish


denizanası
beyinleri olmayıp, sinir sistemleri ile hareket eden ve tepki gösteren denizanaları 15 ayaklı ve her ayağında 60 dokunaç, bu dokunaçlardan da 60 insanı öldürebilecek düzeyde 5,000 ısırıcı hücreden akıtılan toksinin var olduğunu göz önüne alırsak, kesinlikle uzak durulması gereken bir hayvan türü.

2. Asian Cobra


asya kobrası
en zehirli yılan ünvanına sahip olmamasına rağmen, bu asya kobrası asyada ki yılda 50,000 insanın ölümünden en çok sorumlu tutulan yılan olarak görülüyor.

1. Mosquito


sivrisinek
bu sivrisineklerinin bazıları size sadece bir kaşıntı miktarınca rahatsızlık verirken, bazılarıysa sıtmaya sebep olan parazitlerden dolayı yılda 2 milyon insanın ölümüne sebep olmakta.. bildirinin başındaki sorumuzun cevabınıda almış olduk sanırım.

Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Korkunç Ve Vahşi Hayvanı…gerçektir Arkadaşlar

DÜNYANIN GELMİŞ GEÇMİŞ EN KORKUNÇ VE VAHŞİ HAYVANI…GERÇEKTİR ARKADAŞLAR

Arkadaşlar,yıllar önce insanların çevreyi aşırı derece kirlettiği için,Almanya’da bir çevre fuarı açılmış orada kafesler içinde soyu tükenen hayvanlarda varmış…Tabi ilgi çok olmuş…

Bir kafes varmış en sonda.Almanca’dan Türkçeye çevirilmiş hali böyle yazıyormuş

”Dünyanın En Vahşi Hayvanı”

herkez doluşmuş kafesin yanına ordu gibi sağa bakmışlar hayvan yok,sola bakmışlar hayvan yok.Daha sonra farketmişler ki kafesin içinde bir “AYNA”…

Dünyanın En Garip 9 Yaratığı…

Belki kendi ailelerine göre dünyanın en sevimli yaratıkları olabilirler ama insanoğlunun estetik tanımına göre göre oldukça garip ve güzel tanımından çok uzaklar..

Dev isopod: Bu dev yaratıklar genellikle okyanus diplerinde yaşıyor. Işıktan rahatsız olduğu için okyanusun en ışıksız ve izbe yerlerini tercih ediyor. Ölü balıklarla ve yosunla besleniyor.

Yeşil çıngıraklı yılan: Güneydoğu Asya’da yaşıyor. Çıngıraklı yılanın farklı bir türü olan bu yılan bilimadamları tarafından ilk olarak 2002 yılında tanımlandı.

Yılan balığı: ‘Channidae’ yılanbaşı balığı olarak da biliniyor. 2002 yılında tanımlanabildi. Ölüm balığı diye adlandırılan bu tür bir gölde yaşayan tüm canlıları yok edebilme yeteneğine sahip. Ortalama altı kilo ağırlığında ve bir metre uzunluğluğunda

Aye-aye: Dünyanın en az bulunan ve ilginç görünümlü yaratıklarından. Madagaskar bölgesinde yaşayan bu inanılmaz hayvan insanlara zarar veriyor. Bir köyü yok ettiği söylenen bu hayvan ortalama 40 santimetre boyunda ve 2 kilo ağırlığında.

Yıldız Burunlu Köstebek: Gözü olmayan bu hayvan tüm algısını çok gelişmiş yıldız şeklindeki burnuyla sağlıyor. Dokunma duyusu içinde yıldız şeklindeki burnunu kullanan bu yaratığın burnunda ortalama 25 bin sinir ucu bulunuyor.

Fırfırlı Kertenkele: Kahverengiye kaçan sarı rengiyle bu kertenkele Avustralya’da yaşıyor. Boynunun etrafını saran fırfır şeklindeki deri hayvana ilginç bir görüntü veriyor. Genellikle ağaç üstünde yaşıyor fakat zaman zaman yere iniyor.

Yaprak Kuyruklu geko: Madagaskar’ın yerlilerinden. Tropikal yağmur ormanlarında yaşadığı için doğaya uyum sağlamış bir tür. Ağaçların gövdesinde yaşıyor ve sinirlendiğinde ağzını açıp ilginç bir ses çıkarıyor

Kerivoula Kachinensis: Bu ilginç yarasa türü Asya’da yaşıyor. Doğada az rastlanan bir tür olan bu yarasa oldukça yırtıcı

Kör çöl faresi: Afrika’nın doğu bölgesinde yaşıyor. Soğukkanlı ve acı sinirleri yok. YEr altında yaşamayı tercih eden bu fareler hiçbir şekilde acı hissetmiyor.


La Fontaine’in Yazamadığı Masal

La Fontaine’in Yazamadığı Masal
Hayvanlar kendi aralarında en zeki hayvan yarışması düzenlemişlerdi. Her hayvan kendini hayvanların en zekisi sandığından bu yarışmayı kazanacağını sanıyordu. Ama hepsi de yarışmanın birinciliğine iki güçlü aday olduğunu bilmekteydi; bu adaylardan biri tilki biri de sansardı.

Kurnazlıkta zekada bu ikisine üstün başka hiçbir hayvan yoktu. Bu yarışmayı ya biri ya öbürü kazanacaktı.
En zeki hayvan yarışmasının yapılacağı gün yaklaştıkça yarışma birinciliğine iki güçlü aday olan sansarla tilki arasında korkunç bir rekabet başlamıştı. Bu iki zeki hayvan birbirlerine düşman olmuşlardı. Sansar tilkinin tilki de sansarın kazanmaması için elinden geleni yapıyordu.

Sansar

- Tek tilki kazanmasın da zarar yok ben de kazanmamaya razıyım… diyordu.

Tilki de

- Tek sansar kazanmasın da kim kazanırsa kazansın… diyordu.
Durum bu denli düşmanlığa varınca sansarla tilki en zeki hayvan yarışmasının birinciliği için başka bir aday aramaya başladılar. Öyle bir hayvan bulmalıydılar ki zeka konusunda kendileriyle yarışa çıkamasın onlara bir zararı olmasın yani hayvanların en aptalı olsun. Araya araya buldular bu hayvanı: Öküz…
Bir sabah sansar yemyeşil bir çayırlıkta otlamakta olan öküzün yanına gidip
- Merhaba öküz kardeş diye söze başladıktan sonra öküzün zekasını övmeye başladı.
Öküz büyük bir alçakgönüllülükle gülümseyerek
- Benimle alay mı ediyorsun sansar kardeş? dedi.

Sansar

- Ne diye alay edecekmişim dedi hayvanların en zekisiyle alay etmek haddime mi kalmış…
Sansar öküzü hayvanların en zekisi olduğuna inandırmak için diller döktü. Bununla da yetinmeyip öbür hayvanları da öküzün en zeki hayvan olduğuna inandırmaya çalıştı. Sansardan sonra çayırda otlayan öküzün yanına tilki gitti. Kendisine bön bön bakan öküze
- Ah öküz kardeş dedi gözlerinden zeka kıvılcımları çıkıyor. Öküz
- Ben her ne kadar öküzsem de sandığın kadar da öküz değilim kendimi bilirim dedi.

Tilki

- İnan olsun öküz kardeş dedi senin o zeka kıvılcımları çakan pırıl pırıl gözlerine bakarken ipnotize olup kendimden geçiyorum. En zeki hayvan yarışmasının rakipsiz tek adayı sensin.
Tilki öküzün zekasını tanıtmak için can düşmanı sansardan daha büyük bir reklam kampanyasına girişti.
Hayvanlar öküzün zeki olmadığını yarışmayı kesinlikle kazanamayacağını elbet biliyorlardı. Ama sansarla tilkinin kendilerinden baskın çıkıp en zeki hayvan seçilmemesi için öküzün zeki olduğu yalanına inanmadıkları halde inanmış göründüler. Birbirlerine öküzün ne büyük zekası olduğunu ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar.
- Aman zürafa kardeş bizim öküz yok mu ben onun kadar zeki hayvan görmedim…
- Hiç bilmez olur muyum devekuşu kardeş öküz benden bile zekidir. Sen ne dersin leylek kardeş?
- En zeki hayvan yarışmasında ben oyumu gözümü kırpmadan öküze vereceğim. Dağlar taşlar ormanlar çöller kayalar dereler hayvanların öküz övgüleriyle yankılanıyordu:
- Hayvanların en zekisi öküzdüüüür!
- Öküzden daha zeki hayvan yoktuuuur!

- Bizim en zekimiz öküüüüz!

Bütün hayvanların bu yoğun propagandası karşısında öküz de yavaş yavaş gerçekten hayvanların en zekisi olduğuna inanmaya başlamıştı. Kendi kendine şöyle diyordu:
- Çakal sansar tilki bütün hayvanlar söylüyor hayvanların en zekisi benmişim. Hepsi de aldanmıyor ya öyleyse dedikleri doğru…
Yarışma günü geldi. Bütün hayvanlar öküzün hayvanların en zekisi olduğunda anlaştılar. Böylece öküzün hayvanlar toplumundaki yeri işi görevi düzeyi yükselmiş oldu. Öküz artık kasıla kasıla yürüyor şişine şişine böğürüyor yayıla yayıla kuyruk altından mayıs bırakıyordu.
Gel zaman git zaman… Hayvanlar arasında çiftesi en pek hayvan yarışması yapılacaktı. Hiç kuşkusuz çiftesi en pek hayvan ya at yada katırdı.

Eşek de

- Benim de çiftem güçlüdür! diye araya giriyorduysa da katırla atın çiftesi yanında eşeğin çiftesinin adı bile geçmezdi.
Katır atın at da katırın çiftesi en güçlü hayvan diye seçileceğinden korkuyordu. Bu iki hayvan arasında tarih boyunca süren kanlı bir çifte atma rekabeti vardı. Bu iki can düşmanı yarışma günü yaklaştıkça birbirlerine atıp tutmaya başladılar. At şöyle diyordu:
- Hıh katırın çiftesi de çifte mi sanki… Öküz bile ondan daha sert çifte atar. Babası eşek olan bir hayvanın çiftesinden ne çıkar..

Katır da şöyle demekteydi:

- Atın çiftesiyle sinek bile ezilmez. Öküzün çiftesi bile atınkinden daha güçlüdür.
At derede su içmekte olan öküzün yanına gidip ona şöyle dedi:
- Ey sayın öküz sen dünyanın yalnız en zeki değilhem de çiftesi en güçlü hayvanısın!
Art sol ayağıyla bastıgı taze fışkıdan fos diye bir ses çıkaran öküz
- Aman at kardeş dedi sen varken benim çiftemin lafı mı olur.

At üsteledi:

- Yoo sayın öküz sen bir çifteyle katırı devirirsin. Boşuna alçakgönüllülük gösterme.
At gitti arkasından katır öküzün yanına geldi
- Dünyanın çiftesi en güçlü hayvanı sayın öküze saygılarımı sunarım dedi.
Öküz bu sözlere önce inanmak istemedi ama katır
- Benim çifte de atın çiftesi de seninkinin yanında hiç kalır.. deyince
- Ben onlardan daha iyi bilecek değilim ya… diyerek
çiftesinin pekliğine inanmaya başladı.
Her hayvan kendini çiftesi en güçlü hayvan sanıyordu. Horoz bile mahmuzuyla çifte atabileceğini sanmaktaydı. İşte bu yüzden bütün hayvanlar çiftesi zayıf bir hayvanın çiftesi en pek hayvan olarak seçilmesini istemekteydi.

Yarışma günü geldi. Bütün hayvanlar öküzün çiftesi en güçlü olduğunda birlik gösterdiler.. Böylece en zeki hayvan olan öküzün çiftesi en güçlü hayvan olarak da hayvanlar toplumundaki yeri işi görevi düzeyi daha da yükseldi.

Gel zaman git zaman… Hayvanlar arasında hızlı koşma yarışı yapılacaktı. Her hayvan hatta kaplumbağa bile kendisini en hızlı koşan hayvan sanmaktaydı. Ama yine her hayvan içinden en hızlı koşan hayvanın ya tavşan yada tazı olduğunu biliyordu. Hepsinin içinde de her zaman her yerde olduğu gibi en güçlüye en başarılıya düşmanlık kıskançlık çekemezlik duyguları vardı. Onun için en hızlı koştuklarını bildikleri halde tavşanla tazının yarışmayı kazanmasını istemiyorlardı.
Hızlı koşmada en amansız rakip olan tavşanla tazı yarışma günü yaklaştıkça birbirlerine can düşmanı olmuşlardı. Tazı
- Ben birinci olmayacaksam öküz olsun daha iyi… diyordu.
Tavşan da aynı düşüncede olduğundan öküze gidip
- Sen yalnız en zekimiz en çiftesi güçlümüz değil hem de bizim en hızlı koşanımızsın sayın öküz dedi. Öküz tavşana
- Tazı da senin gibi düşünüyor… dedi.
Yarışma günü gelip çattı. Bütün hayvanlar koşmaya başladılar. Hızlı koşabilenler rakipleri birinci olmasın diye birbirlerini çelmelediklerinden önleyip engellediklerinden düşüp devriliyorlardı. Hepsi de içlerinde en yavaş koşan öküzün birinci gelmesini istiyorlardı ona yol veriyorlardı. Bunun sonunda öküz birinci oldu.
En zeki en çiftesi pek en hızlı koşan hayvan seçildiğinden öküzün hayvanlar toplumundaki yeri düzeyi işi görevi daha da yükselmişti. Öküzün burnu büyümüştü yanına varılmıyordu artık.
Gel zaman git zaman… En yakışıklı hayvan seçimi yapılacaktı. Bütün hayvanlar kendilerini en yakışıklı sanmaktaydı. Ama hepsi de en güzel hayvanın dağ keçisiyle geyik olduğunu da biliyorlar bu iki güzel hayvanı kıskanıyorlardı. Tek onlar birinci seçilmesin de isterse öküz en yakışıklı en güzel hayvan seçilsin…
Geyikle dağ keçisine gelince bu iki rakip birbirlerinin aleyhine propagandaya girmişlerdi. İkisi de birbirlerinin çok çirkin olduğunu yayıp duruyordu. Dağ keçisi geyik geyik de dağ keçisi için
- Öküz bile ondan yakışıklıdır… diyordu.
Öbür hayvanlar da yalan olduğunu bildikleri halde öküzün en yakışıklıları olduğuna inanmış görünmeye başlamışlardı. Seçim günü geldi. Bütün hayvanlar oylarını öküze verdiler. Böylece öküz en yakışıklı en güzel hayvan seçildi. Bu seçimden hayvanların en güzeli en yakışıklısı olan geyikle dağ keçisi bile memnundu.
Gel zaman git zaman… Hayvanlar arasında en yırtıcı olanı seçilecekti. İki aday vardı biri kurt biri de kuş… Kuş deyince serçe kuşu değil kartal. Kurtla kartaldan daha yırtıcı hayvan yoktu. Ama yine.de bütün hayvanlar bu gerçeği bildikleri halde kendilerinin en yırtıcı olduğunu sanıyorlardı.
Kartal yatıp geviş getirmekte olan öküzün yanına gitti:
- Sayın öküz dedi akılsız kurt kendisini senden daha yırtıcı sanıyor. Öküz
- Ben hiç yırtıcı değilimdir dedi çünkü ot yerim.
- Yooo hiç alçakgönüllülük göstermeyin boşuna… Siz kurda göre çok daha yırtıcısınız.
Az sonra da yanına gelen kurt öküze
- Dünyanın en yırtıcı hayvanını selamlarım… dedi.

Öküz

- Yanılıyorsun kurt kardeş dedi evet ben en zeki hayvanım. Evet en çiftesi pek hayvan benim. Evet en hızlı koşan hayvan benim. En yakışıklı hayvan da benim. Ama en yırtıcı değilim. Sen benden çok daha yırtıcısın.

- Hayır hayır… İstersen sen benden üstün olabilirsin yırtıcılıkta…
Seçim günü gelip çattı. Öküz hayvanların oybirliğiyle en yırtıcı hayvan seçildi. Bu birincilikten sonra hayvanlar toplumundaki yeri işi düzeyi daha da yükseldi.
Gel zaman git zaman… Hayvanların en düşünür olanı seçilecekti. Elbette bu yarışmada en güçlü iki aday kazla hindiydi. Her zaman olduğu gibi bu iki güçlü aday birbirlerine düşünce yine öküz en düşünür hayvan seçildi.
Gel zaman git zaman… En koruyucu hayvan seçimi yapılacaktı. Elbette hak çoban köpeğiyle kurt köpeğinden birinindi. Ama en koruyucu hayvan seçiminde çoban köpeğiyle kurt köpeği bile oylarını öküze vermişlerdi. Öküzün

- Ben kendimi bile koruyamam… demesi seçilmesini önlemedi. Ama seçimden sonra öküz de kendisinin en koruyucu hayvan olduğuna inanıp böğürerek köpek taklidi yapıp havlamaya çalıştı.
Gel zaman git zaman… En büyük hayvan seçimi yapılacaktı. Ya fil ya deve kazanacaktı yarışmayı. Ama karınca bile kendini hayvanların en büyüğü sandığından fille deveyi büyüklükte çekemiyor başka bir hayvanın birinci olmasını istiyordu. Fille deveye gelince onlar da birbirlerine düşmüşlerdi. Seçim yapıldı. Çok demokratik bir seçim olmuştu. Öküz seçimi kazanmış hayvanların en büyüğü seçilmişti.
Artık böbürlenmesinden öküzün yanına varılamıyordu.

Gel zaman git zaman… En sütlü hayvan yarışması yapılacaktı. Yarışmayı ya ineğin ya mandanın kazanacağı biliniyordu Ama gelgelelim memeleri olmayan bütün yaşamında bir damla süt bile görmemiş olan tavuklar bile kendilerini en sütlü hayvan sanıyorlar bu yüzden de mandayla ineği kıskanıyorlardı. Aralarındaki rekabet yüzünden birbirlerine düşmüş olan mandayla inekse tek rakibi birinci olmasın diye öküzün en sütlü hayvan olduğunu söylüyorlardı. Manda öküzün yanına gidip ona en sütlü hayvan olduğunu söyleyince öküz
- Siz beni kızkardeşim inekle karıştırdınız galiba dedi ben hiç süt vermedim şimdiye dek… Memelerim de yok. Manda
- Maşallah siz o kadar sütlü bir hayvansınız ki dedi süt vermek için memeye bile ihtiyaç yok.
Arkadan inek öküzün yanına geldi. Ağabeyine en sütlü hayvan olduğunu söyledi. Öküz
- Yahu memem bile yok ki süt vereyim… dedi. Öküz böyle söylerken biyandan da işiyordu. Bunu gören inek
- İşte işte bak ne güzel de süt veriyorsun! diye bağırdı. Öküz
- Ne sütü yahu işiyorum… dedi. İnek de ona
- Demek sen şimdiye dek hep süt işiyormuşsun da haberin bile yokmuş… dedi.
Bütün hayvanlar başta en sütlü hayvan olan mandayla inek öküzün en sütlü hayvan olduğunu yaymaya başladılar. Dağ-taş onların yaydıkları reklamla inledi.
- En yağlı süt öküz sütü!
- Sütlerin en temizi öküzün sütüdür.
- Öküz öyle sütlüdür ki süt işer!
Bu yoğun reklamlarla artık öküz de sidiğinin süt olduğuna sanrı renkli süt işediğine inanmıştı.
Seçim zamanı geldi. Bütün hayvanlar en başta da inekle manda oylarını öküze verdiler. Böylece öküz en sütlü hayvan seçildi.
Gel zaman git zaman… Hayvanlara yeni bir başkan seçilecekti. Oldum bittim hayvanların başkanı elbet aslandı. Yine bir aslanın başkan seçileceğine hiç kuşku yoktu. Ama ne var ki kaplan da başkanlığa adaylığını koymuştu. Kaplan
- Ya o ya ben!… diyordu.

Kaplan böyle diyordu ama aslanın yine başkan seçileceğinden korkuyordu. Bunun üzerine “Ya o ya ben!” diyen kaplan
- Ne o ne ben! demeye başladı.
Aslan da kaplanın başkanlığa adaylığından sonra başkan olmaktan umutsıızluğa kapılmaya başlamıştı. Ya kaplanı başkan seçerlerse… Tek kaplan seçilmesin diye aslan da
- Ne o ne ben! demeye başladı.
Bütün hayvanlar hak etmediklerini layık olmadıklarını bile bile hayvanların başkanı olmak istiyorlardı. Her başarılı her güçlü kıskanıldığından onlar da aslanla kaplanı çekemiyor kıskanıyorlardı. İşte böyle böyle hayvanların başkanlığına öküz aday gösterildi. Çünkü hayvanlar inanmadan öküzü en zekileri seçmişler ama sonra sonra inanmaya başlamışlardı. Öküzü yalan olduğunu bile bile en sütlü hayvan en güzel hayvan seçmişler sonradan bu seçim resmileşince kendi yalanlarına inanmaya başlamışlardı. E böyle olunca en zeki en çiftesi pek en hızlı koşan en yakışıklı en yırtıcı en düşünür en iyi koruyan en büyük en çok süt veren hayvan olan öküz neden hayvanların başkanı olmasındı? Bu denli çok üstünlük ne aslanda vardı ne de kaplanda… Kaldı ki rakibi kaplan seçilmesin diye tarih boyunca hayvanların başkanı olan aslan bile öküzün başkanlığa kendisinden daha layık olduğunu söylüyordu. Yeni başkan adayı kaplansa
- Başkanlık öküzün hakkıdır! diyor da başka bişey demiyordu.
Öbür hayvanlara gelince nasıl olsa kendileri başkan olamayacaklarına göre onlara en az zararı olan hiç de rakip saymadıkları öküzün başkan olmasını istiyorlardı. İşte böylece seçim zamanı gelince bütün hayvanların oybirliğiyle öküz başkan seçildi. Başkan öküz kendini gerçekten başkan sanarak başkan gibi davranmaya başlayınca hayvanlar da bu davranışı karşısında onu gerçekten başkan sanmaya başladılar.

Hayvanların tarihini yazan gergedan çağını yazdığı tarih kitabına bu olayı şöyle yazdı:

“Atla katır tepişir olan eşeğe olur. Öyle zaman gelir güçlüler birbirine girer arada öküz bile başkan olur.”

Etiketler:dünyanın en yırtıcı hayvanı en yırtıcı hayvan dünyanın en yırtıcı hayvanları yırtıcı hayvanlar DÜNYANIN EN YIRTICI HAYVANI en yırtıcı hayvanlar öldürücü hayvanlar en öldürücü hayvanlar dünyanın en zehirli hayvanları top 10 en zehirli yılan hangisidir dünyanın en öldürücü 10 hayvanı dünyanın en zehirli hayvanı nedir dünyanın en büyük yırtıcı kuşu hayvan yırtıcı dunyanın en yırtıcı hayvanı yırtıcı hayvanlar alemi en yırtıcı hayvan hangisi en büyük yırtıcı kuş hangisidir en büyük yırtıcı hayvan dünyanın en yırtıcı kuşu
Etçiller: Etçiller ya da Yırtıcı memeliler (), memeliler sınıfına ait bir takım.
Yırtıcı keseliler: Yırtıcı keseliler () Australidelphia üst takımına ait bir keseli takımı. Çoğu etobur keseli bu takıma aitdir.
Yırtıcı deniz solucanları: Yırtıcı deniz solucanları ya da Priapulida; denizlerde tüneller açabilen bir omurgasız hayvanlar şubesidir.
Avcı: Avcı, yırtıcı veya predatör; av olarak adlandırılan diğer hayvanları veya organizmaları avlayıp öldüren organizma.
Korsanmartıgiller: Korsan martıgiller ya da Yırtıcı martıgiller (Stercorariidae), yağmur kuşları takımına ait bir familya ve bu familyanın tek türü olan korsan martı (Stercorarius) cinsine verilen addır.
Hayvancılık: Hayvansal üretim yaygın adıyla Hayvancılık; ürünleri ve güçleri ile insanlara yararlı evcil hayvanların bakımı, beslenmesi, üretimi ve yetiştirilmesini kapsayan tarım kolu.
Hayvanlar: Hayvan, canlılar dünyasının ökaryotlar (Eukaryota) üst âlemindeki hayvanlar (Animalia) âleminde sınıflanan canlıların ortak adıdır.
Hayvanat bahçesi: Hayvanat bahçeleri, yabani ve bazen evcil hayvanları sergilemek amacıyla düzenlenmiş mekanlardır.İyi düzenlemiş bir hayvanat bahçesinin amacı insanlara bilmedikleri hayvanları tanıtmak ve aynı zamanda hayvan türlerini doğadakine en yakın şekilde yetiştirmektir.
Hayvan hakları: Hayvan hakları, hayvanların insancıl muamele görmelerini sağlayan haklar. Özellikle hayvanların tibbi ve kozmetik deneylerde kullanılması, derisi için öldürülmesi, eğlence için avlanması ve hayvancılık sektöründe uygunsuz alanlarda yetiştirilmesi, hayvan hakkı ihlalleri olarak tanımlanmaktadır.
Hayvan Çiftliği: Hayvan Çiftliği, (orijinal adıyla Animal Farm) George Orwell'in mecazi bir dille yazılmış fabl tarzında siyasi hiciv romanı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir