Enerjini Korunumu İle İlgili Sorular

arada belki bu daha durum elma genel hikaye ilk kabul kanun newton olay olur ona yasa yok vs..

Kütle Çekim Ve Enerjinin Korunumu İle İlgili Yasaların Yasalaşma Süreci

Kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili yasaların yasalaşma süreci..

Bu soruya cevap verirken bir olay nasıl olurda yasa (kanun) olur ona değinelim. Yasalaşma sürecini genel olarak açıklarsak bu tüm yasaların yasalaşma sürecini belirtmenize olanak verir. Arada özel olarak kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili örneklerde vereceğim.

Bir ifadenin yasa (kanun) kabul edilme sürecinin en başında “Gözlem” yer almaktadır (Gözlemler kaç çeşittir vs gibi sorularınız için ebilge.com da nitel gözlem ve nicel gözlemler ile ilgili sorulmuş sorulara bakmanızı tavsiye ederim). Gözlemlerden yola çıkarak bir durumu sorgulamaya başlarız.. Örneğin Newton için anlatılan bir hikaye vardır, belki duymuşsunuzdur: Newton bir elma ağacının dibinde uyurken kafasına elma düşüyor ve daha sonra bu elmanın hareketini gözlemleyerek genel çekim kanununun temellerini atmaya başlıyor. Bu hikayenin aynen bu şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kesinlik yok fakat anlatmak istediğim en temel noktamızın “Gözlem” olduğu.

Gözlemlerden elde edilen bilgiler sonucunda artık bir olayı açıklamaya çalışırız. Açıklarız diyemeyiz çünkü henüz açıklamak için yeterli bilgimiz yoktur. Sadece ne gözlemlediğimizi bu gözlemlediğimiz şeyin nedenlerinin neler olabileceğini düşünmeye başlarız. Kütle çekim kanununda da durum böyle olmuştur. Newton bir şeyler gözlemlemiş ve ilk önce bu gözlemleri açıklamaya çabalamıştır. Bu çabalar sonucunda ortaya atılan iddialara “Hipotez” diyoruz.

Yani gözlemden sonra varacağımız ikinci temel nokta hipotezlerin oluşturulması aşaması. Bu aşamada gözlemlerden varılan açıklamalar daha düzenli şekilde ifade edilmeye başlanır ve öneri şeklinde ifade edilir. Mesela “Dünya üzerinde ki cisimler dünya tarafından çekilir” ifadesi kütle çekim yasası yasa haline gelmeden önce bir hipotezden ibaretti.

Hipotezlerimizde oluştuktan sonra artık bu hipotezleri test etmemiz lazım ki “Evet bu olay bundan kaynaklanabilir” diyebilelim. Bu aşama “deney” aşaması. Yasalaşma sürecinde deney aşaması önemli bir yere sahiptir. Hipotezimizi test etmek için çok çeşitli şartlarda birçok deney yapmamız gerekir. Öyle bir iki deneyle evet işte benim hipotezim doğru işte her şey tam benim hipotezimdeki gibi diyemez kimse. Bir koşulda uygun sonuç veren deney başka bir koşulda tamamen farklı sonuçlar verebilir. Bu aşamada işte hipotezimizin tüm şartlar altında geçerliğini test ediyoruz. Eğer tüm şartlarda geçerli değilse bile varsayımlarımızı, ön şartlarımızı bu deneyler yardımı ile belirliyoruz.

Deney aşamasından sonra deney sonuçlarını analiz aşaması geliyor. Deneyler sonucunda elde edilenler analiz edilerek yeni durumlarda ne gibi sonuçlar veriyor bunlar açıklanmaya çalışılır. Sonuçların hipotezimizi destekleyip desteklemediği ne gibi eksik noktalar olduğu bu deneylerin analiz edilmesiyle belirlenir.

Deney sonuçlarından hipotez ya reddedilir ya da kabul edilir. Eğer deneyler sonucunda en baştaki öneri kabule edilirse ve bu konuda birçok yerde birçok deney yapılır aynı sonuçlar elde edilirse en baştaki öneri artık bilimsel çevrelerde teori olarak kabul edilmeye başlanır. Bir önermenin teori olabilmesi için mutlaka yapılan tüm deneylerde ve gözlemlerde aynı sonuçlara ulaşılabilmesi gerekmektedir. Fakat teorilerin de ilerde başka deneylerle aksinin ispatlanabilmesi ihtimali vardır.

Bilimsel yasa teoriden daha farklı bir kavramdır. Yasalar teorilerden daha genel ifadelerdir. Yasa olarak kabul edilmiş bir ifade tüm dünya tarafından kabul görür. Yasalaşmış teoriler artık bütün çevrelerde doğru olarak kabul edilir ve her şartta her olayda geçerli olarak kabul edilirler.

Kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili yasalarda bu yukarda belirttiğim süreçte ortaya çıkmış yasalardır.

Uluslararası kabul görmüş olgular, gözlemler kanun olarak adlandırılır. Kanunlarda herkes aynı şeyi görür, aynı şeyi söyler.

Kütle çekim kanununun yasalaşma süreci:

Dünya üzerindeki her cismin başka bir cisme bir kuvvet uyguladığı görülmüştür. Yapılan deneylerde de bunun aksi ispatlanamamıştır. Tüm kütleler birbirini çektiği ve birbirini çekmeyen kütle ortaya atılamadığı için bu bilimsel bir kanun yani yasa olmuştur.


Enerjinin korunumunun yasalaşma süreci:

Kütle çekim kanununa benzer şekilde enerjinin korunumu içinde gözlemler ve deneyler hep enerjinin korunduğunu göstermiş ve aksi bir durum gözlenememiştir. Durum böyle olunca enerjinin korunumu da bilimsel yasalar arasında yerini almıştır.
Evrende var olan enerji sadece başka bir enerji biçimine dönüşür, var olan enerji kaybolmaz. Yapılan tüm deneyler bunu doğrulamaktadır.

İş-güç-enerji Soruları

Dikkat: Çözümleri görmek için BURAYA TIKLAYIN

SORU NU: 14-1

SORU NU: 14-2

SORU NU: 14-3

SORU NU: 14-4

SORU NU: 14-5

SORU NU: 14-6

SORU NU: 14-7

SORU NU: 14-8

SORU NU: 14-9

SORU NU: 14-10

SORU NU: 14-11

SORU NU: 14-12

SORU NU: 14-13

SORU NU: 14-14

SORU NU: 14-15


Enerjinin Korunumu Kanunu Nedir

Enerjinin Korunumu Kanunu Nedir

Kapalı sistemlerde herhangi bir enerji kaybı söz konusu değildir. Yani potansiyel enerjideki azalma kinetik enerjideki artmaya veya potansiyel enerjideki artma kinetik enerjideki azalmaya eşittir. Enerji sadece diğer enerji çeşitlerine dönüşür. İşte enerjinin bu şekilde kaybolmamasına Enerjinin Korunumu Yasası denir.

İş – Güç – Enerji

- Güç – Enerji İŞ

Bir cisme yol aldırmak için kuvvet uygulanır. Bir cismi bir yerden alıp başka bir yere koyduğumuzda, bir el arabasını sürdüğümüzde, çantayı taşıdığımızda iş yapmış oluruz. İşin basit bir formülü vardır:

İş = Kuvvet . Yol

SI sisteminde kuvvet birimi Newton, alınan yolun birimi metre olduğundan işin birimi newton.metre’dir. Bu birime yine SI sisteminde joule (jul) denir. Yani 1 joule = 1 newton.metre’dir. Bir joule, bir newtonluk bir kuvvet tarafından, kuvvetin doğrultusuna paralel olarak bir metrelik bir uzaklık boyunca etkimesiyle yapılan iştir.

İşi ölçmede farklı birimler de kullanılmaktadır. Bunlar ve kaç jolue denk geldikleri ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir. Başka birimlerde ifade edilen bu birimler işlem yapılırken mutlaka jolule çevrilmelidir.

İş yapılması için sadece kuvvet uygulamak yeterli olmaz. Eğer cisim kuvvet uygulandığı halde hareket etmiyorsa yani yer değiştirme yapmıyorsa iş yapılmış olmaz. Örneğin bir kitabı okurken oturduğunuzda veya yemek yerken oturduğunuzda iş yapmış olmazsınız. Çünkü bu esnada herhangi bir yer değiştirme yapılmamıştır.

Şekilde olduğu gibi, bir F kuvvetinin bir cismi A noktasından B noktasına x kadar yer değiştirdiğini var sayarsak F’nin x doğrultusundaki bileşenini Fx ile gösterelim. Bu durumda x yer değiştirmesi süresinde F tarafından yapılan işi bulmak için

W = Fx . x olacaktır. Bu durumda Fx’i bulmak için

Fx = F . Cosa eşitliğinden yararlanılır. Bu iki formülden yararlanarak formülümüzü tekrar ele alacak olursak;

W = Fx . Cosa olacaktır.

Yukarıdaki şekli bir örnek çözerek inceleyecek olursak, bir kişi 25 Newton kuvvet uygula***** bisiklete 1500 metre yol aldırırsa bu iş kaç joule’dir. Ve 10 Newtonluk bir kuvvetle aynı işin yapılması için bisikletin ne kadar yol alması gerekir?

İlk olarak yapılan işin miktarı belirlemek gerekmektedir. Bunun için yukarıda verilen formülü kullanarak;

F=25 Newton, x=1500 metre ise

W = F.x , W=25.1500, W=37500 jouledir. İkinci işlemi yapmak için ise;

x= W/F, x= 37500/10, x=3750 metre yol alması gereklidir.

Yukarıda verilen örnekte görüldüğü gibi kuvvet ve yol arttıkça yapılan işin miktarı da artmaktadır. Yani aralarında doğru bir orantı vardır.

ENERJİ

Bir cismin iş yapabilme yeteneğine enerji denir. Bir araç, bir yerden bir yere giderken bir kuvvet harcar ve yol alır ve bir enerji harcar. Bir silahtan çıkan mermi, önüne çıkan cisimleri tahrip eder veya deler. Bir insan bir masayı alıp başka yere taşırsa bir enerji harcamıştır. Yani iş yapabilecek durumda olan her şeyin bir enerjisi vardır. Bu enerji kullanılmadığı durumlarda potansiyel enerji iken kullanılma durumunda kinetik enerji halindedir.

İş yapabilmek için mutlaka enerjiye ihtiyaç vardır. Yapılacak işlem ile enerji işe dönüşecektir. Kuvvet uygulanarak iş yapıldığında cisim enerji kazanmaktadır. Bu nedenle enerji ile işin birimleri aynıdır yani jouledir.

Enerjinin farklı türleri vardır. Hareket enerjisi, ısı enerjisi, ışık enerjisi gibi. Ve enerjiler birbirine dönüşebilmektedir. Bir lastiği çektiğimizde iş yapmış oluruz. Yapılan iş lastiğin içinde enerji olarak depolanır. Lastiğe bir cisim tutturup bıraktığımızda cisim hareket eder. Böylece lastiğin içinde depolanan enerji hareket enerjisine dönüşür. Ağzını mantar tıpa ile kapattığımız bir cam tüpü ısıttığımızda, tüpün içindeki havanın ısınarak genleşmesi sonucunda mantar tıpa tırlar. Burada ısı enerjisi hareket enerjisine dönüşmüştür.

İki cismi birbirine sürttüğümüzde cisimleri hareket ettirmiş oluruz. Ve cisim bir süre sonra ısınmaya başlar. Burada da hareket enerjisi ısı enerjisine dönüşmüştür. İnsanlarda besinlerden aldıkları enerjiyi vücutlarında depolarlar ve bir iş yaptıklarında bu enerjiyi kullanarak iş yaparlar. Evlerimizi veya iş yerlerimizi ısıtmak için yakıtlardan faydalanırız. Yakıtlarda var olan kimyasal enerji ısı enerjisine dönüşür. Isıtma ve aydınlatma için elektrik enerjisini kullanırız. Elektrik enerjisi lambalar yardımıyla ışık enerjisine, ütü, ısıtıcı ve klima yardımıyla ise ısı enerjisine dönüşür.

Potansiyel Enerji

Cisimlerin hareket halinde olmadıkları durumlarda sahip oldukları enerjiye potansiyel enerji denir. Bir cismi yerden daha yüksek bir noktaya kaldırdığımızda yer çekimine karşı bir iş yapar. Yapılan bu iş cisimde enerji olarak depolanır ve cismin iş yapabilecek duruma gelmesine neden olur. Potansiyel enerjinin simgesi Ep ve birimi jouledir.

Yeryüzünden h yüksekliğine olan m kütlesine sahip olan bir cismin potansiyel enerjisini hesaplamak için;

Ep=m.g.h

Yukarıdaki şekilde bir arabanın farklı yüksekliklerde sahip olduğu potansiyel enerjiyi hesaplayalım;

İlk olarak aracın 2 metre yüksekliğindeki potansiyel enerjisini bulacak olursak

Ep1=m.g.h, Ep1=1100.9,8.2, Ep1=21560 jouledir.

4 metre yükseklikte arabanın potansiyel enerjisi ise

Ep2=m.g.h Ep2=1100.9,8.4 Ep2=43120 jouledir.

Yapılan işlemde de görüldüğü gibi cisim ne kadar yüksekte yer alırsa potansiyel enerji de o kadar artmaktadır.

Aşağıdaki şekilde olduğu gibi iki farklı kütleye sahip cisimlerin yükseklikleri farklı olmasına rağmen sahip oldukları potansiyel enerjilerin eşit olduğunu hesapla***** görebilirsiniz.

Kinetik Enerji

Hareketli cisimler iş yapabilme yeteneğine sahiptirler yani bu cisimlerin enerjileri vardır. Bu hareketinden dolayı cisimlerin sahip oldukları enerjiye kinetik enerji denir. Akan su, hareket halindeki araba, fırlatılan bir taş, yüksekte uçmakta olan bir kuşun kinetik enerjileri vardır. Duran cisimlerin potansiyel enerjileri, cisimler hareket haline geçtiklerinde bu enerji kinetik enerjiye dönüşür. Örneğin duran bir araba potansiyel enerjiye sahiptir. Araç harekete geçtiğinde potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşür. Araç hızlandıkça kinetik enerji artacaktır. Kinetik enerjinin simgesi Ek ve birimi jouledir.

Farklı kütlelere sahip olan cisimlerin kinetik enerjileri de farklıdır. Aynı yol üzerinde hareket eden bir kamyon ile bir otomobilin kinetik enerjileri farklıdır. Bu nedenle bu iki aracın çarpışmasında kinetik enerjisi daha az olan otomobilin hasar oranı kamyona göre daha fazladır. Aynı şekilde daha hızlı hareket eden arabaların çarpışmasında da hasar daha fazla olmaktadır.

Bir V hızı ile hareket eden m kütleli bir cismin kinetik enerjisi;

Ek=1/2m.V2 olacaktır. m ve V2 her zaman pozitif nicelikler olduğundan kinetik enerji de pozitiftir.

Yukarıdaki arabanın kinetik enerjisini hesaplayacak olursak;

Ek=1/2m.V2 Ek=1/2.1100.802 Ek=3520000 joule.

Su akış halinde iken kinetik enerjiye sahiptir. Suyun bu enerjisinden farklı enerjiler elde edilerek yararlanılır. Hidro elektrik santrallerinde suyun türbinleri döndürmesi sağlanarak suyun bu enerjisi ilk olarak hareket enerjisine dönüşür daha sonra ise elektrik enerjisi elde edilir.

Enerjinin Korunumu

Yerden belirli bir yükseklikte bulunan bir cisim serbest bırakıldığında yere doğru düşecektir. Bu cisim düşerken hızlanır ve potansiyel enerjisi azalmaya kinetik enerjisi artmaya başlar. Yani cismin potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

Yerden yukarı doğru fırlatılan bir cisim ilk atıldığında daha hızlı hareket edecek, yukarı çıktıkça hızı azalacaktır. Burada da ilk başta kinetik enerji fazla olmasına rağmen bu enerji potansiyel enerjiye dönüşür. Bu cismin hızı bir noktada durur ve bu esnada potansiyel enerjisi maksimum noktaya ulaşır. Cisim yerçekiminin etkisi ile tekrar yeryüzüne doğru hareket eder ve potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşür.

Bir eğik düzlemde hareket eden bir arabanın potansiyel ve kinetik enerjilerini şu şekilde gösterebiliriz:

Cisim hareket ettiğinde enerjiler birbirine dönüşebilmektedir. Bu enerji dönüşümler esnasında toplam enerji miktarı sabit kalmaktadır. Bu ilkeye enerjinin korunumu ilkesi denilmektedir.

Cisim hareket ederken ortamdaki sürtünme önemsiz ise ısı şeklinde enerji kaybı olmaz. Fakat kinetik enerji artarken potansiyel enerji azalır, potansiyel enerji artarken kinetik enerji artar. Bu iki enerjinin toplamı ise sürtünmesiz ortamda hiçbir zaman değişmez.

Yukarıdaki şekilde bir ipin ucuna asılı olan bir cisim salınıma bırakılmıştır. A noktasından harekete başladığı düşünüldüğünde cisim bu noktada potansiyel enerjisinin maksimum olduğu durumdadır. B noktasına gediğinde ise potansiyel enerji minimum, kinetik enerji maksimum düzeydedir. Tekrar C noktasına geldiğinde ise potansiyel enerji maksimum düzeye çıkmıştır. Bu hareketler esnasında toplam enerji sabit kalmaktadır.

GÜÇ

Birim zamanda harcanan enerjiye veya üretilen enerjiye güç denir. Yani iş yapabilme hızının bir ölçüsüdür. Bu enerji üretilirken veya tüketilirken bir zaman geçer. Fabrikada çalışan bir işçinin yaptığı iş, zaman geçtikçe artar ve harcadığı enerjide artar. Fakat birim zamanda yaptığı iş aynıdır. Benzer şekilde bir elektrikli ısıtıcının harcadığı enerji birim zamanda aynıdır ama zaman geçtikçe harcadığı toplam enerjisi geçen zamanla artmaktadır.

Güç P ile gösterilir ve birimi Watt’dır. Birim zamanda (t) cismin harcadığı enerji W ise, güç;

SI sisteminde iş= joule, zaman ise saniye ile ifade edilir. Güç birimi ise joule/saniye olacaktır. Bunun da SI sistemindeki karşılığı Watt’dır. Watt biriminin kullanılmasının nedeni ise buhar makinesini icat eden İskoçyalı bilim adamı James Watt’dan dolayıdır.

Watt küçük bir güç birimi olduğunda bunun yerine 1000 katını ifade eden kilowatt (kw) kullanılmaktadır. Taşıtlarda ise watt yerine beygir gücü ifadesi kullanılır. 1 BG=736 watt’dır.


Newton’un Kütle Çekim Kuvveti (resimli)

Newton’un Kütle Çekim Kuvveti

Cisimlerin arasındaki kütle çekim kuvvetine ilişkin ilk hesaplamaları Newton yapmıştır. Bu nedenle buna Newton Genel Çekim Yasası denir. Newton yasasına göre, cisimlerin kütleleri ne olursa olsun, birbirlerini eşit şiddette ve ters yönde çekerler. Diğer bir ifade ile kütleler arasındaki çekim yasası;

a) Cisimlerin kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılı,

b) Cisimlerin arasındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır,
www.bakteri.org
c) Çekim kuvveti, kütleleri birleştiren doğru boyunca ve ters yönlüdür. Yani;

Dünyanın cisimlere uyguladığı çekim kuvveti dünyanın merkezine doğrudur. Bu çekim kuvvetinin şiddeti ise, cisimlerin kütlelerine göre değişiklik gösterir. Dünyanın bir cisme uyguladığı bu çekim kuvvetine cismin ağırlığı denir. Cismin kütlesi m, yer çekimi ivmesi g olduğuna göre bir cismin ağırlığı (G);

G = mg’ dir.

Yer çekimi kuvveti, yerin merkezine doğrudur

Düşen Cisimler ve İvmeleri

Kendi ağırlığının etkisi ile bırakılan cisimler yeryüzüne doğru düşer. Bu cisme etki eden kuvvet F=mg olduğundan, yer çekiminin etkisi ile düşen bir cismin ivmesi ise şu şekilde olur;

Buradaki ivme, cismin kütlesine bağlı değildir. Dünyanın yerçekimine bırakılan bütün cisimler aynı g ivmesi ile düşerler.

F= ma formülünde m 0 1 kg yazıldığında F = g olur. Bu ifadeye göre, dünyanın 1 kg’lık kütleye uyguladığı kuvvet yer çekimi olarak tanımlanır. SI birim sisteminde ise birimi m/s2 dir. Bu ifade yerine newton/kg ifadesi de kullanılmaktadır. Yerçekimi ivmesi konumdan konuma değişiklik göstermektedir. Ortalama değeri g = 9,8 n/kg’ dır. Hesaplamalarda kolaylık olması için g =10 N/kg da alınmaktadır.

Yerçekimi ivmesi, dünyanın kutuplardan basık olması nedeni ile ve dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi yüzünden dünyanın her tarafında eşit değildir. Bunun yanında yerçekimi ivmesi, yeryüzünden yukarılara doğru çıkıldıkça azalmaktadır. Aşağıdaki tabloda dünyanın farklı yerlerindeki yerçekimi ivmesi tablo olarak verilmiştir:
Yer ……..Yükseklik (m) ………Enlem……… g (m/s2 = newton/kg)
Ankara…….. 840 ………….40o ………………………9,79
İstanbul…….10……………..41o…………. …………..9,80
Brüksel………102……………51o…………. …………..9,81
Yeni Zelanda..3………………37o………………. ……..9,80
Kuzey Kutbu.. 0………………90o………………………9 ,83

Cisimler anı yükseklikten yere bırakıldıklarında aynı sürede yere düşerler. Cisimlerin yere düşerken kazanmış oldukları ivme cismin kütlesine bağlı değildir. Örneğin, 100 metre yükseklikten yere bırakılan taş, cam ve demir topun kütleleri farklı olmasına rağmen yere aynı anda düşerler.

Ağırlık ve Kütle Arasındaki İlişki

Ağırlık, kütle çekimi ile ilgili bir kuvvettir. Dünyanın bir cisme uygulamış olduğu kütle çekim kuvvetine cismin ağırlığı denir. Bu cismin Ay’da veya Neptün’de olduğu düşünüldüğünde, bu gök cisimlerinin bu cisme uyguladığı çekim kuvvetleri de değişecektir. Bu nedenle bir cismin madde miktarı (kütle) aynı kalmasına rağmen ağırlığı dünyada, Ay’da veya diğer gezegenlerde farklı olacaktır.
www.bakteri.org
Ağırlığı ölçerken yaylı terazi kullanılırken, kütle ölçmek için eşit kollu teraziler kullanılmaktadır. Bir cisme etki eden çekim kuvvetinde değişiklik meydana geldiğinde, yayın da uzamasında değişim olmaktadır. Ama çekim kuvveti ne kadar artarsa artsın cismin madde miktarında değişiklik olmayacaktır. Örneğin kütlesi 10 kg olan bir cisim dünyada tartıldığında 98 N gelirken, bu cismi Ay’da tarttığımızda 17 N gelecektir. Bu da Ay’ın çekim kuvvetinin dünyadan düşük olduğunu göstermektedir.

Uzay mekiği ile Ay’a doğru yolculuk yapan bir astronot düşündüğümüzde, bu yolculuk esnasında astronotun kütlesi değişmez. Yolculuğun her anında kütlesi eşittir. Astronot dünyadan uzaklaşıp Ay’a yaklaştıkça dünyanın uyguladığı çekim kuvveti azalmaya Ay’ın uyguladığı çekim kuvveti ise artmaya başlar. Ay ve dünyanın çekim kuvvetlerinin eşit olduğu noktada astronotun ağırlığı sıfır olur.www.bakteri.org


Sponsorlu Bağlantılar
Aramalar: kütlenin korunumu kanunu enerjinin korunumu ile ilgili çözümlü sorular kütle çekim kuvveti ile ilgili çözümlü sorular enerjinin korunumu çözümlü sorular enerjinin korunumu ile ilgili sorular
Etiketler:enerjinin korunumu ile ilgili sorular enerjini korunumu ile ilgili sorular kütle çekim kuvvetiyle soru enerji korunumu dönem ödevi enerji korunumu ile ilgili sorular kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili yasaların yasalaşma kütle çekım kuvvetı konusunda elde edılen tum bılımsel bılgıler yasalardan oluşmştur newtonun hanunları ile ilgili sorular kütle çekim kuvveti konusunda elde edilen tüm bilimsel yasalarda mı oluşmuştur yerçekimi kuvveti resimlerle anlatan enerji korunumu kanununa 5 tane örnek kuvvet cekim konusunda elde edilen tüm bilgiler yasalarından mı oluşmuştur kütle ile ilgili problemler fizik bilimde yasa-kanun örnekleri kütle çekim kuvveti gözlemi kütlenin korunumu deneyi gözlemler ve hesaplamalar kütlenin korunumu kanunu ilgili çıkmış sorular newton yasaları soruları ödev kütle ve yerçekimi fizikte kütle çekim kuvveti
Enerjinin korunumu yasası: Enerjinin korunumu fizikte, yalıtılmış bir sistemdeki enerjinin toplam miktarının sabit kalmasıdır. Buna göre enerji kaybolamaz ancak şeklini değiştirebilir.
Enerjinin etkin kullanımında peyzaj: Enerjinin etkin kullanımında peyzaj enerji tasarufu amacıyla peyzaj tasarımlarında bir türüdür.Peyzaj inşası ve materyalleri ile somutlaşan enerji arasında bir ayrım vardır ve peyzaj işleri ve bakımları tarafından bir enerji harcanır.
Eşbölüşüm teoremi: Klasik istatistik fizikte eşbölüşüm teoremi bir sistemin ortalama enerjisi ile sıcaklığı arasında ilişki kuran genel bir teoremdir.
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir