Erkeği Kıskandırmanın Yolları

ama artar bunu emin insanlar ona ordan sadist tek bir yada Erkeği Kıskandırmanın Yolları Erkekleri Kıskandırma Taktikleri erkekleri kıskandırmanın yolları erkeği kıskandırm..

Erkeği Kıskandırmanın Yolları

Erkeği Kıskandırmanın Yolları

Erkeği Kıskandırmanın Yolları – Kıskandırmak kadın erkek ilişkilerinde faydalımıdır

Kıskandırma oyunları kadın erkek ilişkilerinde faydalımıdır ?

Üstnot: Kendimden bahsetmediğim yazılarımda, çıkarımlarım kendimle alakalı değildir.
“Tüm yaşantım boyunca” çevremden ve okudularımdan edindiğim tecrübelerimdendir.
Örneğin bu yazımın konusu, kıskançlık ve kıskandırma üzerinedir.
Ama bu yazımdan kıskanç biri olduğum yada başka türlü biri olduğum manası çıkMaMalıdır.
Zira bilimsel ve felsefi yazılarıma kendimi katmamaya özen gösteririm.

Evet, Kıskandırma oyunları kadın erkek ilişkilerinde faydalımıdır ?
“Kesinlikle çok zararlıdır” diyeyim ve başlayayım.
Önce, “bunu kimler yapar?” ordan başlamalıyım.

1- Akılsızlar yapar.
2- Kendinden emin olmayanlar yapar.
3- Sadistler yapar.
4- Duygusuzlar yapar.

Kıskandırma oyunlarını yukarda saydığım 4 gruba da giren kişiler yapabileceği gibi; sadece tek bir gruba giren kişilerde yapabilir.
Mesela; aslında akıllıdır ama kendinden emin değildir.
Yada sadist değildir ama akılsızdır gibi.

– Akılsızlar neden yapar ?
Birisi ona, “eşini yada sevgilini kıskandıracak şeyler yaparsan; onun gözünde değerin artar” demiştir ve o da, adı üstünde, akılsız olduğu için ona inanmıştır.
Oysaki tam tersine onun gözünde değerin düşer.
Nedenini de aşağıda açıklayacağım.

– Kendinden emin olmayanlar neden yapar?
Çünkü, kendinden emin olmayan insan, sürekli olarak, insanların gözünde, kendi değerini deneyip emin olmak ister.
Bunu da en çok sevgilisine veya eşine karşı yapar.
Zira, birinci amacı; kadın ise kadınlık, veya erkek ise erkeklik değerini ölçmektir.
“Aranılan, peşinde koşulan kadınmıyım? yada erkekmiyim?” sorgusu onun için çok önemlidir.
Bu tip kişiler için, “Aranılan insan’mıyım” sorgusu ise ikinci planda gelir.
Bu insanlar için, cinsellik üzerinden değer kazanmak, birinci amaçtır.
Hedef, cinsellik üzerinden değer kazanmak olduğundan dolayı ise; bu kişiler sürekli cinsel bakımdan değerli olup olmadıklarını ölçme ihtiyacı duyarlar.
“Biraz Hasana pas verir gibi yapayım, bakalım Hüseyin kıskanacakmı?”
“Eğer kıskanıyorsa, demekki gözünde değerli bir “kadınım” demektir.”
“Ayşe ile Fatmayı birbirleriyle kıskandırayım bakayım, kıskanacaklarmı?”
“Eğer kıskanacak olurlarsa, onların gözünde değerli bir “erkeğim” demektir.”

Gördüğünüz gibi; mesele cinselliğe dayanıyor.
Zaten konu karşı cinsi kıskandırmak olduğuna göre; konunun dışına da çıkmamış oluyoruz.
Yani bu kişiler, cinselliğinden emin değildir.
Cinselliğin de en önemli kısmı “güzellik” olduğu için, haliyle, bu kişiler güzelliklerinden de emin değillerdir.
Bu kişiler genellikle ne çok çirkindir nede çok güzellerdir.
Zaten emin olamamanın altında da bu yatar.
Çok çirkin yada çok güzel insanlar arasından bu tip kişler çok az çıkar, zira onlar güzelliklerinden yada güzel olmadıklarından emindirler.

Esasen, kadınlığı, erkekliği, güzelliği ve cinselliği kıskançlık oyunları ile ölçmek, külliyen yanlış ve gereksizdir.
Çünkü kadının, daha kadını, erkeğin ise daha erkeği, güzelin de daha güzeli daima çıkacaktır.
Daima olduğu sürece de kendi değerini bu tip ölçeklerle ölçen kişiler daima kaybetmeye mahkumdur.
Üstelik güzellik ve cinsel cazibe, “her bir tek gün” geçtikçe erozyona uğrayan şeylerdir.
Çünkü böyle kriterlerle rekabete girerseniz eğer; “her geçen gün” güzelliğinizden biraz daha kaybedeceğiniz için, sizi mağlup eden rakipleriniz “her bir gün” çoğalıyor demektir.
Zira arkanızdan yeni nesil geliyor.
Pazartesi günü, sizi cinsellikte ve güzellikte mağlup edecek kişi sayısı (Misal) 100,000,000 ise; Salı günü 100,010,000 olacaktır.
Çarşamba günü ise; durum daha da vahim.
Perşembe ondan beter.
Yani siz, bu gün bile güzellik ve cinsel cazibe endişesi yaşıyorsanız; bu durum yarın düzelmeyecek, daha da beter olacak.
Üstelik durumun daha kötü hal alması için, yaşlı diyebileceğimiz yaşların gelmesine de gerek yok.
Yaşınız kaç olursa olsun, geçen her bir gün aleyhinizedir.

O halde ne yapmak lazımdır?
Öyle veya böyle kaybedeceğiniz bir yarışa girmektense; devamlı kazanacağınız bir akıma girmek çok daha akıllıcadır.
O halde güzelliğe, cinsel cazibeye yatırım yapmaktansa, ona odaklanmaktansa, akıla yatırım yapmak, akıla odaklanmak çok daha zekicedir.
Bu yüzden de karşı cinsi kıskandırmak amaçlı saçma oyunlardan medet umMaMak lazımdır.
Zaten esas zararını ilerleyen satırlarda belirteceğim.

– Sadistler neden yapar ?
Esasında kıskandırma oyunları ne amaçla yapılırsa yapılsın, yapılan eylemin sadizm’den bir farkı yoktur.
Zira sonuç aynı sonuçtur. Yani kıskandırılan kişinin acı çekmesi.
Fakat, sadist duygular taşıyan kişiler, çektirilen acıdan özellikle zevk alırlar.
Onların kıskançlık acısı çekmelerinden hoşlanırlar.
Bu kişiler, “Kendinden emin olmayanlar” grubundan da çokca çıkar.
Zira karşı tarafın acısı, onların zevki olmak zorundadır.
Neden?
Çünkü onlar bu kıskandırmayı kendi değerlerini ölçmek için yapmıyorlarmı?
Eğer karşı taraf kıskançlık acısı çekiyorsa (onların görüşüne göre) onlar kendilerini değerli hissedeceklerdir.
İnsanın kendisini değerli hissetmesi o insana zevk verdiğine göre; demekki karşı taraf ne kadar çok acı çekerse, onlar da o kadar çok zevk alacaklar demektir.
Bunun adı da sadizm’dir.

– Duygusuzlar neden yapar ?
Çünkü karşı tarafın nasıl bir acı çektiğini bilemez, hissedemez.
Örnek verecek olursak; çok sıcak bir çay bardağını tuttuğunuzda parmağınız hafifçe acır ama kaynar çaydanlık başınızdan aşğıya döküldüğünde canınız acaip yanar.
işte duygusuz biri de, sizin başınıza çaydanlığı döktüğü halde, onun acısının sadece sıcak bir çay bardağını hafifçe tutmak kadar sanır ve fazla önemsemez.
Çünkü kendisi de aslında kıskançlık acısı çektiğinde; duygusuz olduğu için, en fazla çay bardağı örneğindeki kadar acı çeker.
Yani kendisi en fazla bu kadarlık duygusal acıyı bildiği için, karşı tarafınkini de en fazla o kadar sanır.
O yüzden de kıskançlık oyunlarını yapmakta herhangi bir sakınca yada merhametsizlik görmez.

Şimdiiii,
Gelelim işin özüne.
İlişkilere neden zarar verir?
Çünkü yapılan davranış affedilse bile asla unutulmaz.
İstemeen de olsa, bir kenara yazılır.
Eğer kıskandırılan kişi kinciyse, eninde sonunda bunun intikamını alır.
Kinci değilse bile içinde onun yarasını ömür boyu taşır.
Kendisini yaralayan bir kişiye verebileceği değer ise bir sınır çerçevesinde kalır.
Belki intikam almaz ama, ona vereceği değer düşer.
Çünkü ona güveni de sarsılır. Zira bir kere yapan, bir daha yapabilir.
Hatta affedildiğini gördükçe, defalarca yapabilir, bunu alışkanlık bile edinebilir.
Şimdi tam şurda, çok önemli bir nokta var, kaçırmadan onu irdeleyelim.
Denilebilirki; “kıskandırma oyunları tam bir aldatma yaşanmadıysa ve sadece kıskandırmak için yapıldıysa, zararsızdır, o yüzden unutulabilir.”
Bu çok yanlış bir düşünce. Sebepleri:

1- İşin içinde bir kere karşı tarafı bile bile üzmek, acı çektirmek var.
Oysaki bir insan gerçekten sevdiği birinin acı çekmesini istemez.
Tam aksine; eğer sevdiği insan acı çekiyorsa yarasına merhem olmaya çalışır.
Unutulmayacak olan şey, aldatma olsun veya olmasın, başta budur.
Yeni, yeterince sevilmemiş olduğunu bilmek.

2- Kıskandırılan kişinin onuru, sadece kıskandıran kişinin ve kendisinin nezdinde değil, dış çevrelerin nezdinde de kırılmıştır.
Yani diyelimki, eşlerden biri, sırf kıskandırma amaçlı olarak, başka bir insana pas verir gibi yaptı.
Sonrada amacına ulaştıktan sonra, eşine “ben onunla bir ilişki yaşamadım, sadece seni kıskandırmak için yaptım” dedi ve anlaştılar.
Peki kıskandırılan kişinin diğer insanlar içinde kırılmış olan onuru ne olacak?
Bütün insanlara tek tek “Hayır bu bir aldatma değildi, sadece kıskandırma amaçlıydı” denilebilecekmi?
Yada diyelimki, karşı tarafa kiminle nispet yapıldıysa, o kişiye gidilip, “Ben aslında sana gönülden birşey hissetmedim, sadece eşimi kıskandırmak için seni kullandım” denilebilecekmi?
Bunlar diğer insanlara söylenemeyeceğine göre; kıskandırılan kişinin onurunun kırılmış olmasını engellemenin hiçbir çaresi yoktur.
Kıskandırılan kişi de, intikam almasa bile bunu ömür boyu bilecektir.

işte bu 2 sebepten dolayı, tam bir aldatma olmasa bile, kıskandırma oyunları ilişkilerde neredeyse aldatma kadar ağır hasarlara yol açar.
Üstelikde işin içinde tam bir aldatma olup olmadığına, diğer insanlarda dahil olmak üzere hiçkimse emin olamaz.
Yani gerçekten de tam bir aldatma yapılmamış bile olsa, buna kimseyi kesin olarak inandıramazsınız.

Özetle; sevgiliyi veya eşi kıskandırma oyunları her uygulanışında, gönüllerde tamiri mümkün olmayan yaralar açar.
Sevgi kalabilir ama oynanmamış, tertemiz sevgi kalmaz.
saygı kalabilir ama, kusursuz saygı kalmaz.

Kıskançlık oyunları ilişkileri yıpratmak için, bire birdir.
İlişkisine önem ve değer veren bir kişi böyle gönül kırıcı, saçma sapan oyunlar yapmaz.

Peki öyleyse, bazen sevgiliyi kıskandırdıkça daha fazla ilgi görülüyor. bunun sebebi ne?
Bunun sebebi daha değerli olunması değildir.
Sadece kaymetMeMe yada yeniden kazanabilme hırsıdır.
Yani daha fazla ilgi göstermesinin tek sebebi budur.
Aslında kaybedilmediği yada yeniden kazanıldığı görüldükten sonra, öncesi kadar bile sevgi ve ilgi kalmayacaktır.
Zira tam bir aldatma yaşanmamış bile olsa, artık eski güven kalmamış olacaktır.
Tam bir güven olmadıkça da tam bir sevgi imkansızdır.
Kıskandıran tarafın değeri mutlak düşecektir.
Yani kıskandırmanın yapıldığı esnadaki görülen ilgi geçicidir.
Zararı ise sonradan gelecektir.
Kıskanan kişinin sevgisi ve saygısı artmaz, azalır.

Eğer size birisi kıskandırma oyunları yapıyorsa, o kişi sizi gerçekten sevmiyor demektir.
Kıskandırma oyunları bir ilişkiyi yıpratmanın en önemli yollarından biridir.

Sevgiliyi kıskandırmak zaten etik açıdan da doğru bir davranış değildir.
Üstelik bir değil, iki açıdan etik değildir.
Zira, kıskandırılacak tarafa acı verildiği gibi, kıskandırmak için alet edilen kişiye de gerçekleşmeyecek bir ümit vermektir.
Bir insanın kendi menfaati açısından, bir kişiye kıskançlık acısı vermesi de, diğerine de boş ümitler vermesi, de iki ayrı etik dışı davranıştır.

Yapmayın birbirinize böyle saçma sapan oyunlar..
Akıllı, zeki ve kültürlü insanların oynadığı güzel aşk oyunları da var, onlardan oynayın.
Herkeze ne güzel dileklerim ve çiçeklerimle..
alıntı

Erkeği Geri Kazanma Yolları!

Erkeği geri kazanma yolları!


Ayrıldınız, ama onu hala seviyorsunuz. İçinizdeki ses onu geri kazanmanız gerektiğini söylüyor. Peki ama nasıl? uygulamanız gereken stratejiyi açıklıyoruz…

Ayrılık hiç kolay değil, özellikle de kadın için…

O, bir zamanlar hayatının aşkıydı ve hep öyle kalacaktı, ama artık değil ne yazık ki… Kaybetmiş olma duygusu, çoğunlukla, kadının ayrılıktan acı çekmesine neden olan. Belki de hala seviyor kadın, erkeğini. Ve geri dönmesini istiyor. Ayrılığın sudan bir sebebi de olabilir, çok ciddi nedenleri de. Ama sevgisizlik değilse ayrılığı getiren, “yeniden barışalım” şarkısıdır kadının dilinden düşmeyen.

Siz de o kadınlardan biriyseniz, erkeğinizi geri kazanma yollarını bilmelisiniz. düşündük, taşındık; deneyimlerimizi değerlendirdik ve sizin için, “erkeği geri kazanma tüyoları” hazırladık. İşte o, basit ama uygulamada sonuç veren yollar…

Geride kalanları unutun

Erkeğinizi geri kazanma sürecinde artık suçlu arama ve hatalar üzerinde durma safhasını geride bırakmalısınız. Geçmişi sorgulamak, sizi ancak geçmişte bırakır. Yarına dair bir şey kazandırmaz hayatınıza. Dolayısıyla ilişkinizin geçmişini sorgulamanın gelecek için planlarınıza zarar vermesine izin vermeyin.

Gerçekten çok kötü şeyler yaşadıysanız geçmişte, mesela sizi aldattıysa, affedebilmeyi göze almalısınız. Tabii hala seviyor ve ona bir şans daha vermek istiyorsanız…

Eğer ayrılığa neden olan şeyi siz yaptıysanız, erkeğinizi, ikinci bir şansı hak ettiğinize dair ikna etmeye çalışmalısınız.

Göz yaşı dökmeyi bırakın

Hanımlar, artık mızmızlanmayı ve ağlamayı kesin! Sevdiğiniz adamı geri istiyorsanız, ona telefonda durmaksızın ağlayan sesinizi dinleterek, onu mesajlarla taciz ederek bu işi başaramazsınız. Bu durumdan kazançlı çıkmak için enerjinizi kullanmanız daha iyi olacaktır. Nasıl mı?

Onu günde bir defadan fazla aramayın. Ve ona, yalvaran bir sesle değil sakince bir barışma buluşması teklif edin. İstekli ama yalvarmayan kadın, her zaman erkeğin gözünde ulaşılmak istenen kadındır.

Önce intikam, sonra kavuşma mümkün değildir

Bir erkeğin nasıl geri kazanılacağına dair ince ayrıntılı planları anlatan filmlerde izlediklerinizi unutun! Gerçek hayat filmlerdeki gibi değil. Kararsız ve değişken davranışlar, düşünebileceğinizden daha fazla zarar görmenize ve dağılmanıza yol açabilir. Her ne sebeple olursa olsun, ondan intikam almayı, bu geri kazanma sürecini bir rövanş maçı haline getirmeyi düşünmeyin.

Filmlerde anlatılan, hem intikam alma, hem size tattırdığı acıyı ona da yaşatma, hem de sonrasında mutlu beraberliğe yeniden kavuşma senaryosunun ters tepebileceğini aklınızdan çıkarmayın ve karmaşık oyunlar içine girmeyin.

Ajanlık yapmayın

Bir James Bond filmindeymiş gibi oyun oynamayı bırakın. Onu takip etmek, bir ajan gibi oynamak, pek işlemiyor, bizden söylemesi!

Arkadaşlarına ve ailesine onu sormayı bırakın. Kendinizi görünmez sanıp gölgenizi her an onun etrafında hissettirmeyin. Bu tarz garip davranışlar, hem arkadaşlarını hem de ailesini sizden tamamen soğutmaktan başka bir işe yaramaz. Ona bir ajan gibi yaklaşarak komik duruma düşmektense, kendinize güveninizi koruyun ve bunu açıkça gösterin.

Ayrılık sonrasında da kendine güveni olan kadını gören bir erkek, bu durumdan etkilenecek ve eğer aradaki sevgi gerçek bir sevgiyse, zaten geri dönmek isteyecektir.

Kabullenin

Uçup gitmesine izin vermek zorunda kaldığınız bazı mutlu anlar vardır hayatta. Kulağınıza çok sert geliyor olabilir ama bu gerçekliği kabul etmek çok önemli. Tabii eğer normal bir hayata kavuşmak istiyorsanız…

Ayrılık zor, gerçekten çok zor, ama geçmişe yapışıp kalmak sizi daha iyi, daha sağlıklı yapmayacaktır, unutmayın. Geçmişten kopmayı başarmak size çok zor geliyorsa, sizinle aynı deneyimi yaşamış kadınlarla bir araya gelip onlardan destek almaya devam edin.

Sevdiğiniz erkeği geri kazanmak için denediğiniz bütün yollar kapandıysa, kendinizle baş başa kalıp düşünün. Evet, size geri gelseydi her şey güzel olacaktı; ama gelmediyse, şundan emin olun ki, bir başkasıyla tanışmak için önünüzde her zaman fırsat var. Siz de yenilen futbolcular gibi, “Önümüzdeki maçlara bakacağız” diyebilmeyi öğrenin!

Evlilikte Erkeği Kendine Bağlamanın Yolları

Evlilikte Erkeği Kendine Bağlamanın Yolları
kendine bağlamanın yolları – erkeği kendine bağlamanın yolları nelerdir – bir erkeği kendine bağlamanın yolları nedir – Evlilikte erkeği kendine bağlamanın yolları

Çok özel birine aşıksınız ve size önereceğimiz 6 adımlık yöntemle onu kendinize aşık edebilirsiniz.
Son zamanlarda ilginizi çeken çok özel biri var. Ona aşıksınız ancak onun sizin hakkınızda ne düşündüğünü henüz bilmiyorsunuz. Size önereceğimiz 6 adımdaki yöntemle onu kendinize aşık edebilirsiniz. Ona olan aşkınızı korkusuzca göstermek için çok fazla zamanınız yok.
Kendinize iyi bakınÖncelikle kendinize özen gösterin. Formunuzu korumak için sağlıklı bir diyet yapın. Saç, makyaj ve tırnak bakımına düzenli olarak devam edin. Eğer kendinizi beğenirseniz karşınızdaki kişi de sizi beğenir.

Kendinizden emin olun

Kendinden emin olmak sadece bir erkeklere özgü bir davranış değildir. Kendindne emin kadınlar hayatın içine girerler. Doğal bir kendine güvenme yeteneğiniz yoksa, varmış gibi yapmaktan başka çareniz yok.

Sık karşılaşın

Hoşlandığınız kişi neredeyse siz de oralarda takılın. Size aşık olmadan önce sizden hoşlanmalı.. Araştırmalar, aşkın yaşanmasında kişi, yer ve tetikleyici olayın önemli olduğunu belirtiyor. Sizi ne kadar çok görürse sizden o kadar hoşlanacak.

algılamasını sağlayın.

Dünyadaki tek erkek ‘o’

Sizin için dünyadaki tek erkeğin o olduğunu hissettirin. İyi bir gün geçirmesi için iyi dileklerde bulunan notlar verin, kendisine dikkat etmesini söyleyin ya da nazikçe bir öpücük kondurun. Emin olun bu onu dünyada tek erkekmiş gibi hissettirecek. Erkekler de kadınlar gibi dünyada özel olduklarını hissetmek isterler ve bir kadın tarafından sevilmek bunlardan biridir.

Erkekleri Süründürme Yolları

Erkekleri süründürmenin yolları
Erkekleri süründürmek
Erkekklerden intikam alma yolları

Erkek arkadaşınız affı zor bir hatamı yaptı. Sorun değil itinayla acı çektirilir. Peki erkekler nasıl acı çeker. Erkekleri kıskandırarak acı çektirmek en iyi yöntemdir. Sakın ola sakın ona kırıldığınızı belli etmeyin. Güler yüzlü ve onu umursamaz tavırlar takının. Bu olayıda çok uzatıp ilişkinizin komple bitmesine sebepte olmayın. Ayarı karşınızdaki kişiye göre siz belirleyebilirsiniz. Onu affetmemekte ısrarcı olun.

Eğer ki onu asla ve asla affetmek istemiyorsanız onun kıskandığı bir erkeğe yanaşın o erkekle sohbet edin. Bırakın eski erkek arkadaşınız kafayı yesin. Bu işin sonu intahara bile varabilri. Ne demişler kör ölmüş bağdem gözlü olmuş. Kör kız olarak kalmayın bırakın bağdem gözlü olmayı seçin.

Artık ilişkiniz tamamiyle bittiyse tarzınızı değiştirin. süslenin püslenin eskisine oranla daha bakımlı olun. Göreceksiniz ki salya sümük içinde nasıl peşinizden koşup kapınıza köpek oluyor.

En öenmli kural şudur. Sakın ola güçsüz görünmeyin ve onu umursamıyormuş gibi takılın. Eğer ki küçücük bir lafa kısacık bir cümleye onu affederseniz ucuz bir kız olup çıkarsınız. Ucuz kız olmayın ayaklarınıza sağlam basıp başınızı dik tutun.

Aslında süründürmeyi hakedecek konuma geldiyse bırakın hiç bir şey yapmayın erkekler tüm acıları 2 günde unutur. Bırakın Allahın dan bulsun diin.

Erkeklere acı çektirmek onları süründürmek zordur. Bu konuma düşmeleri için çok fena bir şekilde aşık olmuş olmaları gerekmektedir. işiniz zor kolay gelsin

Etiketler:erkekleri kıskandırmanın yolları erkeği kıskandırmanın yolları erkekleri kıskandırma taktikleri erkeği kıskandırma yolları erkekleri kıskandırma yolları erkekleri üzmenin yolları erkekleri kiskandirmanin yollari sevgiliyi çıldırtmanın yolları erkekler neden kıskandırmaya çalışır erkeği kıskandırmak için ne yapmalı erkekleri çıldırtmanın yolları eşimi kıskanmamak için ne yapmalıyım bir erkeği üzmenin yolları erkeği kıskandırma taktikleri eşimi kıskandırmak için ne yapmalıyım erkeği kıskandırma yöntemleri kıskandırma yolları erkeği üzmenin yolları eski sevgiliyi çıldırtmanın yolları sevgilinizi çıldırtmanın yolları
Yolların Sonu: Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız'ın 1946 yılında yayınlanan şiir kitabıdır. Hüseyin Nihal Atsız bu kitapta bütün şiirlerini toplamıştır.
Yolların Başlangıcı: Yolların Başlangıcı, Lübnan asıllı Fransız yazar Emin Maluf'un yazdığı roman.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir