Esrarengiz Olaylar

Sponsorlu Bağlantılar
arada arayan belki diye edin evine gelin hikaye ingiliz dili karar kaza marmara üniversitesi olay olur sohbet temiz uygun verin yere zamana Esrarengiz Olaylar Esrarengiz Gerçekler esrarengiz gerçek olaylar esrarengiz olaylar esrar..

Gerçek-acımasız We Bir O Kdrda Esrarengiz Olay(gerçek)

:uzgun: Gizemli, Yaşanmış, Acımasız Bir Hikaye

Gizem dünyasına bakış açınızı birden değiştirip tüğlerinizi ürpertmek yerine yerlerinden sökecek gerçek bir hikayedir !

Kalp hastalığınız yok ve heyecana dayanabilecek durumdaysanız…
Lütfen Konsantre olup, devam edin.

Aşağıda anlatacağım esrarengiz olay,
evvel zaman içinde Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1993 yılında bitiren, Dilek isimli bi kızın başından geçmiştir…
(soyadı yok)

Dilek bir gün okuldan çıkmış, durakta minibüs bekliyomuş….

Yalnız korkunç da yağmur yağıyormuş bu arada.
Kızın önüne bir araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bir genç,
“Yanlış anlamayın n'olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. Islanmayın, gelin ben sizi uygun bir yere kadar bırakayım” demiş.

Dilek kız, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyi niyetine inanmış ve arabaya binmiş….

Yolda sohbet filan etmişler, hoşlanmışlar birbirlerinden…

Çocuk,
“Lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmur da iyice hızlandı” demiş.

Dilek durumun farkına varıp kabul etmiş tabi….

Yolda sohbet iyice koyulaşmış, kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler.

Dilek çok etkilenmiş bu çocuktan.

O hafta her telefon çaldığında yüreği hop etmiş,
“Ay benimki mi arıyo?” diye telefona koşmuş.

Ama arayan bir türlü beklediği “o” olmamış maalesef…

Dilek yüzünü kızartıp çocuğu aramaya karar vermiş,
“Belki numaramı kaybetmiştir, n'olucak ki ben arasam” deyip kandırmış kendini ve aramış !

Telefonu ağlamaklı bir Kadın sesi açmış.

Meğer Kadın, bizim çocuğun annesiymiş ve hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik kazasında öldüğünü söylemiş…

Kadınınanlattıklarından Dilek, çocuğun onu bıraktıktan 5 dakika sonra kaza yapmış olduğunu anlamış.
“Keşke eve bıraktırmasaydım. Benim bunun sorumlusu” diyerek hemen kendini suçlamaya başlamış.

Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden evin adresi almış,
“En azından başsağlığına gideyim bari” diye düşünmüş.

Ziyaret ağlamaklı ve de yaslı geçmiş…

Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya giren Dilek,
“Bana oğlunuzdan bi hatıra verir misiniz ?

Onu gerçekten çok sevmiştim” demiş.

Bunun üzerine anne içeriye gitmiş,
döndüğünde elinde çocuğun o lanet olası kaza günü üzerinde olan gömlek varmış.

Üstelik de hala kanlar içindeymiş gömlek.

Dilek çok kötü olmuş,
gömleğin niye saklandığı ve niye ona verildiği anlamsızlığına rağmen yine de kadını kıramayıp almış kanlı gömleği.

Ama eve gelir gelmez ilk işi gömleği yıkayıp, ütülemek olmuş.

Bütün gece gömleğe baka baka, zır zır ağlamış.

Sürekli de, “Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm” diye tekrar ediyomuş kendi kendine.

Artık ağlamaktan bi'tap düştüğünde gömleği yastığının altına koymuş ve yatmış.

Sabah uyandığında kendini daha iyi hissediyomuş.

Ama yastığı kaldırdığında bi de görmüş ki gömlek yine kanlar içinde.

İnanamamış bu duruma.
“Heralde dün o kafayla iyi yıkayamadım” diyerek yeniden yıkamış gömleği.

Ama ertesi sabah da hiç bi değişiklik yokmuş gömlekte, gömlek yine kanlar içinde !

Bunun üzerine Dilek kız girdiği ruhsal çöküntünün de etkisiyle…
bir Hocaya gitmeye karar vermiş.

Çünkü başına gelen olayı mantıksal olarak bir türlü açıklayamıyormuş.

Çevresinden edindiği bilgiyle değerli bir insan olan Rıza hocayı bulup,
olayı başından sonuna anlatmış.

Rıza hoca uzun-uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gömleği neyle yıkadığımı sormuş.

Dilek de tam iki kez deterjanla yıkadığını, ilk başta gömleğin temizlendiğini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış.

Bunu duyan Rıza hoca nın
gözleri faltaşı gibi açılmış

veeee

ellerini Dileğin kafasına dokundurarak aynen şunları söylemiş…

“A benim salak kızım,

hiç normal deterjanla kan lekesi çıkar mı

Gerçek Olmuş Bir Olay(trafikte)

Cok hosuma gitti, cok guldum J ))))

Öğlen saatleri. Trafikteyim.
Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum.
Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor.
Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum.
Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor.
Çocuk, ‘Herkes geçiyordu ben de geçtim’ gibilerinden kendini savunuyor.
Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor
‘Kaç oğlum kaç! G.tünde plakan mı var?!’

İngiliz Dedektifin Gizemli Ölümü.(gerçek Bir Olay)

Bir ingiliz dedektife(Joe) bir cinayeti çözmesi için görev verilir.ama bu cinayeti kimse çözemeiği için onunda çözemeyeceği sölenir.dedektif bu cinayeti çözemezse intihar edeceğini ve cinayetini kimsenin çözemeyeceğini söyler.

Aradan 2 yıl geçer…dedektif cinayeti çözememiştir…

Ağustos ayının ortalarıdır polise bir posta gelir.polis mektupta yazan adrese gider.kapı içerden kitlidir.kapıyı kıran polis 10 metrekare genişliğinde ve 6 metre yüksekliğinde bir oda ile karşılaşır.polisler, dedektif Joe nin 50 santim ip ile kendisini tavana asarak intihar ettiğini görürler.oda bomboştur.50 santim ip, boş bir oda ve dedektifin cesedi vardır.ve oda bir köşeye doğru meyillidir.meyilli olan köşede ise 1 santim genişliğinde bir delik vardır.oda sedece dört duvardan oluşmaktadır.

Dedektifin nasıl intihar ettiğini hiçbir dedektif çözememiştir ancak acemi bir dedektif, tesadüs eseri cinayeti çözmüştür.

Soru şu; Dedektif 6 metre yüksekliğinde ki odaya, 50 santim ip ile kendisini nasıl asmıştır.buyrun cinayeti aydınlatın.

İnanılmaz Ama Gerçek Bir Olay

Çanakkale Gelibolu'da askerlik yapan bir kişinin anlattığı inanılmaz olayın hikayesi şu:
Askerlerden biri gece 2-4 nöbetine çıkıyor. Nöbet sırasında yaşlı,bembeyaz elbiseli bir teyze askere yaklaşır ve oğlum sen git temizlen ben senin yerine nöbet tutarım zamana kadar diyor ve silahı alıp askerin yerinde duruyor.Uykusuzluk ve yorgunluğun da etkisiyle önce birşey farketmeyen asker koğuşa geldiğinde birden aklına geliyor o yaşlı teyze buraya nasıl geldi nerden geldi gibi…Sonra bu olayı yanındaki koğuş arkadaşına da anlattıktan sonra yıkanmak için banyoya gidiyor.Bu sırada askerin nöbetinde olup olmadığını kontrol etmek için bölük komutanı kontrole gidiyor,ama askeri yerinde göremiyor,daha da yaklaşınca silahın yerden yüksekte tutulur bir vaziyette görüyor başka birşey görmüyor,silahı almaya çalışıyor,yapamıyor,gücü etmiyor birkaç denemeden sonra silahını çıkarıyor ve tüfeğe doğru 2 el ateş ediyor,tüfek yere düşüyor.Sonra sinirle o askerin bulunmasını istiyor koğuşta bulunamayan asker kısa bir süre sonra banyoda karnına 2 kurşun yarası olarak ölü bulunuyor.
(Tamamen gerçek ve uzun süre konuşulan bir hikaye)
:dusun:

Etiketler:esrarengiz gerçek olaylar esrarengiz olaylar esrarengiz gerçekler gerçek esrarengiz olaylar esrarengiz korkunç olaylar ilginç ve esrarengiz olaylar gerçek gizemli olaylar gizemli olaylar korkunç gerçekler Acımasız olaylar yaşanmış esrarengiz hikayeler esrarengiz yaşanmış olaylar yaşanan korkunç olaylar yaşanmış korkunç olaylar gercek olan esrarengiz olaylar esrarengiz yaşanmış hikayeler yaşanmış esrare giz olaylar esrarengız gercek olaylar gerçekte yaşanmış esrarengiz olaylar yaşanmış esrarengiz olaylar marmara ünivers gercek yasanmis korkunc olaylar
Esrarengiz Yolculuk (film): Esrarengiz Yolculuk, 1966 ABD yapımı bilim kurgu, macera filmidir. Özgün adı Fantastic Voyage olan film 1968 Mart ayında Türkiye'de gösterime girmişti.
Esrarengiz Yıldız: Esrarengiz Yıldız (Fransızca: L'Étoile Mystérieuse), Tenten çizgiroman serisinde yayınlanan bir macera.
Esrarengiz Sanık: Esrarengiz Sanık, Agatha Christie'nin polisiye romanıdır.
Esrarengiz Köşk: Esrarengiz Köşk, Holly Black ve Tony Diterlizzi tarafından yazılan kitaptır. 1. Serisinin 1. kitabıdır.
Esrarengiz Yolculuk (anlam ayrımı): * Esrarengiz Yolculuk (film), Richard Fleischer'ın 1966'da yönettiği ABD yapımı bilim kugu filmi. Özgün adı Fantastic Voyage.
"Olaylar, Sağbekin Lahana Dolmasını Yemesiyle Başladı": İletişim Yayınları tarafından İslam Çupi'nin yazılarından derlenerek oluşturulan serinin ikinci kitabı.
Olayların dili (spiritüalizmde): Birçok kimsenin farklı anlamlarda kullandığı “olayların dili” ifadesi, neo-spiritüalist terminolojideki temel terimlerden biridir.
Uluslararası İlişkilerde Olaylar ve Yorumlar: Uluslararası İlişkilerde Olaylar ve Yorumlar Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencilerinin çıkardığı süreli yerel bir uluslararası ilişkiler dergisidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir