Evlilikte Küfür

ilk sevgili ter veya ya Evlilikte Küfür Eşler Arasında Saygı evlilikte hakaret evlilikte küfür eşler arasında s..

Evlilikte Saygı Olmazsa Olmaz…

Evlilikte saygı olmazsa olmaz…
Hatırlayın biraz, geçmişe bakın bakalım nasıl davranıyordunuz ilk zamanlar?
Birbirinizi göreceğinize yakın nasıl heyecanlanıp, nasıl giyiminize, temizliğinize, görünüşünüze dikkat ediyordunuz. Yemek yerken ağzınızı şapırdatmıyor, burnunuzu karıştırmıyor, özellikle geyirmiyor veya asla gaz çıkartmıyordunuz. Tuvaleti birlikte kullanır mıydınız veya pejmürde kıyafetler, saç baş darmadağın dolaşıp, kendinizi karşı tarafa çirkin gösterir miydiniz? Gözde çapak, yüz yıkanmamış, üstünüz başınız yemek veya ter kokarken sevgili eşinize görünür müydünüz?

Peki şimdi nasılsınız? Kavga, dövüş var mı, küfür, fiziksel hareketler, hakaretler… Karşınızdakini aşağılayan, yeren, küçümseyen sözler söylerken hiç “Ben ne diyorum, ne yapıyorum?” diyor musunuz? O bayıldığımız, çiçek verdiğimiz, şiir yazdığımız, kucakladığımız, öptüğümüz insanı, yerle bir ederken kendimize de saygısızlık yapmıyor muyuz? Öyle ya, o kişi bizim en yakınımız değil mi? Aynı yatağı paylaştığımız, aynı evde oturduğumuz, en kötü ve en iyi günlerimizi birlikte yaşadığımız kişiyi böylesine saygısızca yerle bir edersek biz ne oluyoruz? Çocuklarımız varsa, anne ya da babasının birbirlerine karşı nasıl saygısızlık ettiğini, kendilerine örnek aldıkları kişilerin nasıl böyle sefil varlıklar durumuna düştüklerini görmüyorlar mı? Yazık hakikaten çok yazık. Sonra nasıl onlardan bize karşı saygı bekleyeceğiz. Kardeşine bağırdığı, küfrettiği, dövdüğü için çocuğunuza terbiye verebilecek miyiz? Çocuk bu ikilemi neyle izah edecek. “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diyen atalarımız ne doğru demiş. Saygı bekliyorsak örnek olmalıyız. Eşler arasında saygı karşılıklı olarak tarafların yakınlarına, anne ve babalarına gösterilen ilgide de aranmalıdır.

Sevmesek dahi eşinizin hatırı için onlara saygı göstermek gerekir. Esasında yapılan, söylenen her söz, her hareket, eşlerin birbirlerine gösterecekleri saygı demektir. Konuşurken dinlemesini bilmek, lafını kesmemek, başkalarının yanında (bilhassa) tenkit etmemek, başkaları ile karşılaştırmamak, hele hassas oldukları konuları yüze vurmamak, hepsi eşlerin birbirlerine olan saygılarını gösterir. Yardım eden, el veren, göğüs geren, koruyan, her şeyden önce ona öncelik veren, anlayış gösteren, alttan alan kişiler, evliliğe ve eşine değer veren, saygı duyan insanlardır. Eşine sormadan karar vermeyen, plan yapmayan, birbirlerine ait mektupları açıp, telefon mesajlarını kurcalamayan kişiler saygılıdır. Kapıyı çalmadan içeri dalmak, “Burası benim evim” deyip ortalığı dağıtmak, toplamamak hep karşı tarafa saygısızlıktır. Yemekleri, tatlıları bitirip diğer tarafı düşünmemek, bize sıcak geliyor diye klimayı çalıştırmak, yahut avaz avaz televizyon dinlemek, karşı tarafın isteyip istemediğini hesaba katmaksızın, arzumuza göre davranmak, sonrada kalkıp saygıdan bahsetmek. Daha yığınla hadiseye değinebiliriz. Bütün bunların sonunda ne oluyor? Saygının, düşüncenin kalmadığı yerde, sevgi de kalmıyor. Bir süre sonra öfke, hınç, kin duymaya başlayıp kısas yapıyoruz.

Geçmişi düşünün

Yalama olmuş ilişkiler zamanla müthiş geriye gidiyor. Bir zamanlar birbirlerine çok dikkat eden çiftler, şimdi aynı evde yaşayan iki yabancı ve hatta düşman oluyorlar. Arada sevgi olmasa da hala saygı varsa, kişiler birlikte yaşayabiliyor, çocukları için katlanabiliyorlar. Unutulan hatıralar, davranışlar, birlikte geçirilmiş güzel günler tekrar hatırlanabilse, rutin, lakayt, hatta düşmanlık dolu günler düzelebilir, yaşam kalitesi yükselir; huzur ve saygı gelebilirdi. Münakaşaların dahi saygı eşliğinde yapılması, karşı tarafın görüşlerine önem verilmesi, aynı evin içinde, iki eşit hakka sahip insan muamelesi gösterilmesi, evliliğe duyulan saygıdır. Evlilik terapisi alan çiftlerle, özellikle saygı ve saygısızlık kavramları işlenip davranışlarını irdelemeleri sağlanır. Terapist ile birlikte tek tek veya ikili konuşmalarda şahıslar, nedenleri, niçinleri tartışırlarken, saygının önemini, evlilik sanatındaki rolünü, hayatlarını alt üst eden hadiselerin, ne denli saygı kavramına uzak olduğunu realize ederler.

Evliliği Yıkıma Götüren Sebepler

Herkes mutlu olmak için evlenir, kimi evlilikler bir ömür boyu sürerken, bazıları inişli çıkışlı devam eder, bazıları da yıkıma doğru gider.

Hiç kuşkusuz evliliklerde sürekli mutluluk yoktur, sorunlar, sıkıntılar evliliği zaman zaman tehdit eder. Ancak eşlerin bazı davranışları vardır ki evliliğin nefes almasını engeller.

Dürüst Olmamak İlişkiyi Yalanlarla Boğmak

Tüm ilişkilerde olduğu gibi, sağlıklı bir evliliğin temelinde de eşlerin birbirine dürüst olması son derece önemlidir. Güven duygusu, insanın en temel duygularındandır ve evlilikle bolca olması gerekir. Kadının veya erkeğin, eşine karsı içten ve dürüst olmaması ve bu yanlış tutumunu evliliği boyunca sürdürmesi, bir süre sonra karsı tarafta güvensizlik yaratır ve dürüst olmayan taralın ve evliliğinin sorgulanmasına neden olur. Söylenen yalanlar, sonsuza kadar saklanamadığından dolayı, yalanlar üzerine kurulu olan evlilikte çatlamalar baslar.

Suçlayıcı Tutumlar, Hakaret İçeren sözler

Eşler arasındaki elbette ki tartışmalar olur. Birbiriyle tartışan çiftler, iletişim ve empati yoluyla sorunlarını çözerler. Bazı evliliklerde sorunların çözümü kolay değildir, hislerden biri veya her ikisi birden, karşı taralı suçluyor ve hakaretlerde bulunuyorsa, bu tutum ve davranışlar, suçlanan ve hakarete uğrayan eşin zedelenmesine sebep olur. Kim, eşi tarafından sürekli suçlanmak ve hakaret duymak ister ki? Murada sevgi ciddi anlamda erozyona uğramaktadır ve tabi ki evlilikte.

Hoşgörüsüzlük

Evliliğin sağlam temellerini yıkan durumlardan biri de ihanettir. Evliliklerde iki tür aldatma vardır. Bunlardan birincisi, eşlerden birinin bir başkasına aşık olmasıdır ve bu durumda başkasına aşık olan eş, evliliğini bitirerek, aşık olduğunu seçer. İkinci ihanet durumu da, kişilik ve davranış bozukluğuna sahip olan eşin, sürekli olarak aldatma davranışıdır. Bu insanlar ne evliliklerini ne de ilişkilerini bitirebilirler. Suçluluk duygularıyla boğuşurlar ve hem kendilerine hem eşlerine hem de sevgililerine psikolojik hasar verirler. Üstelik çocuklarına da olumsuz rol model oluşturdukları için, toplum ahlakının da dejenere olmasına katkıda bulunurlar.

Evlilik zor bir yaşam biçimidir. Sanıldığı kadar kolay ve toz pembe bir hayat yolculuğu değildir. Yaşamdaki zorluklar, stres, ekonomik sorunlar, ailelerin beklentileri ve eşlerin birbirlerine uymayan yönleri, evliliği zorlaştırır, üslerin birbirlerine olan hoşgörüleri, hata ve kusurların erimesine neden olur. Diğer eşe karşı hoşgörüsüzlük, ondan mükemmel olmasını beklemek, onun insan üstü bir varlık olduğunu sanmak, evlilikte yapılan en büyük hatalardandır. Sağlıklı evliliklere baktığımız zaman, her iki eşin birbirine oldukça hoşgörülü olduğunu görüyoruz.

Mutsuz Çocukluktaki Öfkenin Eşe Yönelmesi

Bazı İnsanlar sürekli öfkelidirler. Çocukluk yıllarının mutsuz geçmesi, anne babası tarafından yeterli ilgi ve sevgi görmeyen, aile içinde kavga ve şiddetin olduğu çocuklar, öfke yüklü yetişkinler olurlar. Bu kişiler evlendikten sonra, içlerinde biriktirdikleri tüm öfkelerini eşlerine yükler ve yönlendirirler. İç dünyalarındaki kötü gidişattan eşleri sorumludur sanki. Sürekli öfke ve eleştirici tavırlar, aşağılama ve sözel şiddet, evliliği yıkıma götüren nedenlerin başında gelir.

Kişilik Bozuklukları

Ülkemizde hiç küçümsenmeyecek sayıda olan kişilik bozuklukları, ne yazık ki evlilikleri tehdit eden faktörlerin başında gelmekte. Evlilik öncesinde çok da ip ucu yetmeyen kişilik bozuklukları, evliliğin getirdiği sorumluluk duygusunun altında ezilmeyle kendisini belli eder. Kişilik bozukluğu olan eş, evliliğin hem manevi hem de maddi yükünü taşıyamadığı için, pek çok davranış bozukluğu ile birlikte diğer eşi ve evliliği mutsuzluğa götürür. Sürekli mutsuz ve hayatlarından hoşnut olamayan bu kişileri, eşlerinin mutlu etmesi neredeyse imkansızdır. Hem kendileri mutsuzdur, hem eşlerini mutsuz ederler hem de eşlerinden sürekli kendilerini mutlu etmelerini beklerler. Onlar, evliliğin yıkım ustalarıdır.

Etiketler:evlilikte hakaret evlilikte küfür eşler arasında saygı evlilikte küfür hakaret evlilikte saygısızlık eşler arası saygı eşler arasında küfür eşler arası saygısızlık eşler arasındaki saygısızlık eşler arasi saygi eşlerde saygı eşler arasındaki saygı eşler arasında hakaret kari koca arasinda saygisizlik esler arasinda saygi evlilikte olmazsa olmazlar çiftler arasındaki saygı evli evlilikte ilk geçim nasıl saglanır esler arasi saygi
Küfür (söz): Küfür, hoş olmayan, kırıcı, incitici ve görgüsüz, mahalle ağzının kullandığı sözlerdir. Eskiden küfür olarak sayılan bazı kelimeler bugün günlük hayattaki sıradan sözcükler olarak anımsanmaktadır.
Küfür (İslam): Küfür, inkar, reddetmek, yok saymak, görmezlikten gelmek demektir. İnkar eden kişiye kafir denilir. İslam'da mümin kişi Allah'ın birliğine, O'nun gönderdiği bütün peygamberlere ve peygamberlerin getirdikleri mesaja inanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir