Genç Kızlarda Adet Gecikmesi

adet gecikmesi aker aylin bazen benzer bu bunun durum gebelik ilk kabul menopoz ritim tahmin ya Genç Kızlarda Adet Gecikmesi Adet Gecikmesi kızlarda adet gecikmesi genç kızlarda adet gecikme..

Her Adet Gecikmesi “adet Düzensizliği” Değildir !

Adet düzensizliği kavramı bazen adet gecikmesi ile karıştırılıyor. Oysa adet düzensizliğinden söz edebilmek için kişinin gerçekten belirli bir ritim içinde adet görmüyor olması gerekiyor. Bunun en temel göstergesi ise kişinin adet göreceği günü önceden tahmin edememesi… İki adet kanamasının başlangıçları arasında geçen süre, yani bir adet kanamasının başladığı ilk günden diğer adet kanamasının başladığı ilk güne kadar geçen süre adet siklusu olarak adlandırılıyor. Bu sürenin 21-35 gün arasında olması normal kabul ediliyor. Kadınların büyük bir kısmında adet siklusunun süresi 28 gün. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aylin Aker, “Adetlerin 21 günden daha kısa aralıklarla tekrarlamasına sık adet görme (polimenore) denilir, iki adet arasındaki süre 35 günü geçerse buna da seyrek adet görme (oligomenore) denilir. Adetler sırasında aşırı kanamaların olması, adet görme süresinin uzaması, az kanamalı veya kısa süreli adet görme, ara kanamalar da adet düzensizliklerindendir.”
Birçok sebebi var

Adet düzensizliği üreme çağındaki her kadında görülebiliyor. Ancak ergenliğe yeniadım atmış kızlarda ilk adetin görülmesinden sonraki 1-2 sene süresince düzensiz adetlerin olmasını normal kabul etmek gerekiyor. Benzer şekilde üreme çağının sonlarına yaklaşmış olan menopoz öncesi kadınlarda da gecikme ya da erken görme şeklinde düzensizlikler daha sık görülüyor. Bu dönemler dışında adet gecikmesi görüldüğünde öncelikle gebelik ihtimali gözden geçiriliyor. Kadının gebe olup olmadığının belirlenmesinin ardından adet gecikmesi yapabilecek diğer durumlar araştırılıyor. Ancak bir kadında adet kanamasının senede bir kez gecikerek olması ileri inceleme gerektiren bir durum olarak kabul edilmiyor. Dr. Aker bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Adet döngüsü vücutta bulunan işlevleri birbirinden farklı hormon salgılayan birçok salgı bezinin uyum içinde çalışması sonucu oluşur. Bu içsalgı bezlerindeki herhangi bir düzensizlik kendisini adet gecikmesi olarak gösterebilir. Mevsim değişiklikleri, hormon hastalıkları, üreme organları ile ilgili hastalıklar, stres gibi yaşam koşulları, ağır egzersiz veya aşırı kilo alıp verme adet gecikmesi yapan nedenlerdir.”

Sebebe yönelik tedavi

Kadın üreme sistemini kontrol eden hormonlar çok hassas dengelere sahip olduğu ve pek çok faktörden kolayca etkilenebildiği içini doğurganlık çağında adet kanaması düzensizliklerine ve beklenmeyen kanamalara sık rastlanıyor. Doğru tedavi yapılabilmesi için doğru tanı koymak şart. Dr. Aker, “tanı aşamasında jinekolojik muayene ve ultrasonografi yapılmalı, gebelik testi yapılarak gebelik ihtimali elenmelidir.” diyerek şöyle devam ediyor: “Özel durumlarda ve tekrarlayan kanama düzensizliklerinde hormon tahlilleri, rahim iç tabakası örnekleme yöntemleri, magnetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi gibi daha ileri incelemeler yapılır.” Çocuk isteyenlerde ise yumurtlamayı uyarıcı tedaviler ile birlikte altta yatan neden yönelik tedaviler uygulanıyor. İlaç tedavi ile genellikle başarı sağlanıyor. Dr. Aker, nadir durumlarda endometrial ablazyon denilen rahim iç tabakasının tahrip edilmesi veya rahmin alınması gibi operasyonlar uygulandığını belirtiyor.

Adet Düzensizliği İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Menstrual siklus ne demektir?

Hormonların etkisi ile üreme organlarının her ay geçirdiği değişikliklerdir. Bu değişiklikler gebelikle veya menstrual kanamayla sonlanır. Menstrual siklus ortalama 28 gün sürer.

1. gün; menstrual kanamanın başladığı gün siklusun 1. günü olarak kabul edilir.

2-5. gün;rahmin iç tabakası dökülür ve kanama giderek azalır.

6. gün;kanamanın bittiği bugün yumurtalıklarda folikül adı verilen kesecikler içinde yumurta gelişmeye başlar ve rahmin endometrium adı verilen iç tabakası giderek kalınlaşır.

7-12. gün; yumurtayı içinde bulunduran kesecikler büyür ve östrojen üretimi devam eder.

13-14. gün; bu günlerde ovulasyon (yumurtlama) gerçekleşir. Bu dönemde cinsel ilişkide bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyon sırasında kasık ağrısı ve hafif bir kanama görülebilir, bu günlerde vücut ısısı artar.

15-18. gün;yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşer ve yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınmaya başlar.

19-20. gün; rahim gebeliğe hazırdır. Premenstrual sendroma ait yakınmalar bu dönemde başlar.

21-28. gün; endometriumdaki bezler büyür ve kan damarları artar.

Normal menstrual kanama kaç gün sürer?

Menstrual kanamanın süresi kadınlarda farklılık gösterebilir, 2-7 gün süren kanamalar normaldir.Menstrual siklusun uzunluğu 21-35 gün arasında olmalıdır. Kanamaların başladığı ergenlik döneminde sikluslar daha düzensizdir.

Menstrual kanamalar ne zaman başlar?

İlk menstrual kanamaya menarş denir. Menstrual kanamalar 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan veya çok zayıf olan kızlarda menarş gecikebilir. Onbeş yaşına dek menstrual kanama başlamadıysa hekime başvurmak gerekir.Vajina girişindeki zarda,vajinada veya rahimdeki anormallikler nedeniyle menstrual kanamalar başlamayabilir.

Menstrual kanama sırasında tampon kullanmak sağlıklı mıdır?

Ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmayan tamponlar emiciliği fazla olan malzemelerden üretilir. Emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde toksik şok sendromu adı verilen bakteriyal bir enfeksiyona neden olabilir.Ateş, döküntü, kas ağrısı ve ishale yol açan bu enfeksiyon çok nadir olarak da ani tansiyon düşmesine, karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olur. Tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak, tamponu yerleştirmeden önce elleri yıkamak ve temizliğe dikkat etmek gerekir. Gerekli önlemler alındıktan sonra tampon kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Menstrual kanama sırasında denize girilebilir mi?

Eskiden bu dönemde birçok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığı takdirde denize girilmesinde ve diğer sporların yapılmasında bir sakınca yoktur.

Menstrual kanamanın zamanını ayarlamak mümkün olabilir mi?

Hormonal preparatlar kullanılarak menstrual siklusta düzenlemeler yapılabilir. Hekime danışmadan bu tip hormon ilaçlarının kullanılması sakıncalıdır.

Menstrual kanamanın dışındaki zamanlarda olan akıntılar normal midir?

Menstrual siklus boyunca kanamanın olmadığı dönemde vajinal salgıların olması normaldir. Kokusuz ve renksiz akıntılar önemli değildir. Akıntıya kaşıntı, idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler eşlik ediyorsa hekime başvurmanız gerekir.

Menstrual migren nedir?

Migren ağrıları kadınlarda daha sık görülür. Migreni olan kadınların % 60-70’i menstrual kanama ile baş ağrılarının ilişkisinden bahseder.Menstrual migren her ay menstrual kanamadan 2 gün önce başlayan ve kanama sonuna kadar süren baş ağrılarıdır.Kadınların % 14’ünde görülen bu durumda baş ağrısına bulanık ve çift görme,denge bozukluğu , kulak çınlaması, duyma güçlüğü, baş dönmesi ve bulantı eşlik eder. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da hormon kullanmadıkları 7 gün süresince benzer migren ağrıları görülür.Düşük doz östrojen kullanılması ile bu yakınmalar azalabilir.

DİSMENORE

Menstrual kramplar nedir?

Karın ve kasıkta menstrual kanma sırasında ve kanama başlamadan hemen önce görülen ağrılardır. Bu durum premenstrual sendromdan farklıdır. Üreme çağındaki bir çok kadın hem menstrual kramplardan hem de premenstrual sendroma bağlı görülen değişikliklerden yakınır.

Menstrual kramplar genellikle hafif olmasına rağmen bazen kadının günlük yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek kadar şiddetli de olabilir.Kadınların yarısından çoğu kramplardan yakınırken, toplumdaki her yedi kadından birinde ağrılar çok şiddetlidir.

Dismenore nedir?

Dismenore menstrual krampların tıbbi adıdır. Primer dismenore kadınların %50’sinden fazlasında görülen kramplardır,bu kramplar genellikle menstrual kanamaların başlaması ile ortaya çıkar. Primer dismenorede ağrıya neden olan herhangi bir jinekolojik problem yoktur.Bu ağrılar yaş ilerledikçe ve doğum sonrasında azalır. Sekonder dismenore ise üreme organlarındaki problemlere bağlı olarak sonradan ortaya çıkar.

Menstrual kramplara ne yol açar?

Gebelik gerçekleşmediğinde endometrium adı verilen rahmin içtabakası dökülmeye başlar ve prostoglandin adı verilen maddeler salınır. Bunlar rahimdeki düz kasların kasılmasına ve endometriumun menstrual kanama ile dökülmesine neden olur.Rahimdeki düz kasların kasılması sırasında şiddetli kramplar hissedilebilir. Prostoglandin düzeyleri bazı kadınlarda çok yükselir, bu da ağrının çok fazla olmasına yol açar. Rahim ile rahim ağzı arasındaki kanalın dar olduğu kadınlarda kramplar daha şiddetli olur. Ayrıca stres de bu krampları arttırabilir.

Menstrual kramplara başka yakınmalar da eşlik eder mi?

Menstrual kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma sık idrara çıkma ve barsak hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik edebilir.

Menstrual kramplar nasıl tedavi edilir?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir.Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir.Menstrual kanamadan bir gün önce ağrı kesicilerin kullanılmaya başlanması ve kanama başladıktan sonra 1-2 gün ilaca devam edilmesi önerilir. Çok şiddetli ağrı olduğunda doğum kontrol hapları kullanılarak ovulasyon önlenir, prostoglandin salınımı azaltılarak menstrual kanamanın ve krampların mümkün olduğu kadar hafif olması sağlanır. Sekonder dismenore tedavisi dismenoreye neden olan hastalığa bağlıdır.

Hangi jinekolojik problemler dismenoreye yol açar?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir.Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir.Menstrual kanamadan bir gün önce ağrı kesicilerin kullanılmaya başlanması ve kanama başladıktan sonra 1-2 gün ilaca devam edilmesi önerilir. Çok şiddetli ağrı olduğunda doğum kontrol hapları kullanılarak ovulasyon önlenir, prostoglandin salınımı azaltılarak menstrual kanamanın ve krampların mümkün olduğu kadar hafif olması sağlanır. Sekonder dismenore tedavisi dismenoreye neden olan hastalığa bağlıdır.

*

Endometriozis;
rahmin endometrium adı verilen iç tabakasının rahim dışında da bulunması
*

Myomlar;
rahim duvarında oluşan iyi huylu kas kitleleri
*

Adenomyozis;
rahim içi dokunun kas tabakası arasına doğru yayılması
*

Pelvik inflamatuvar hastalık (PID);
üreme organlarının yaygın enfeksiyonu
*

Yapışıklıklar;
üreme organlarının birbiriyle veya etraftaki dokular ile yapışık olması
*

Rahim içi araç;
doğum kontrol yöntemi olarak rahim içi araç kullanılması
*

Premenstrual sendrom;
*

Yumurtalık kistleri

Sekonder dismenoreye yol açan jinekolojik problemlerdir.Ağrının nedeni bulunarak tedavi edildiğinde menstrual kramplar azalır.Menstrual kanama sırasındaki ağrının şiddetinde bir artma olduğunda mutlaka hekime başvurulması gerekir.

MENSTRUAL SİKLUS DÜZENSİZLİKLERİ

Menstrual sikluslar ve kanama ne zaman anormal olarak değerlendirilir?

Yirmibir günden kısa veya 35 günden uzun süren sikluslar anormal olarak değerlendirilir. Menstrual kanamanın çok fazla olduğu, uzun sürdüğü veya iki kanama arasında lekelenme ve kanama görüldüğü durumlarda hekime başvurulması gerekir. Hormonal değişiklikler, yumurtalık kistleri, rahim veya rahim ağzındaki polipler, endometrial hiperplazi yani rahim içini döşeyen tabakanın fazla büyümesi, myomlar ve daha nadir olarak da rahim kanseri bu tip düzensizliklere yol açabilir.

Menstrual sikluslar hangi durumlarda uzun sürer?

Bazı kadınlarda menstrual kanama yılda sadece 3-4 kez olabilir. Stres, ağır egzersiz, ani kilo kaybı ve ağır diyetler, tiroid bezindeki bozukluklar menstrual siklusların uzamasına neden olabilir. Polikistik over sendromu (PCO) adı verilen kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve kanama düzensizliklerinin görüldüğü bu hastalıkta da menstrual sikluslar uzar. PCO vakalarında östrojen hormonunun fazla salınmasına bağlı olarak rahim kanseri gelişebileceğinden, bu vakaların hekime başvurarak tedavi görmesi gerekir.

Menstrual sikluslar hangi durumlarda kısa sürer?

Stres, bazı egzersizler ve hayatınızdaki ani değişiklikler nedeniyle menstrual sikluslar 21 günden daha kısa sürebilir.Fazla sigara ve kahve içen kadınlarda da sikluslar kısa sürer. Kısa aralıklarla menstrual kanama anemiye (kansızlık) neden olabilir. Bu durumda hekime başvurarak hem bu kanama düzensizliğinin hem de kansızlığın tedavi edilmesi gerekir.

Menstrual kanama olmamasının sebepleri nelerdir?

Aktif cinsel hayatı olan kadınlarda menstrual kanamanın gecikmesinin en sık görülen nedeni gebeliktir. Altı ay veya daha uzun süre menstrual kanama olmamasına amenore denir. Menstrual kanama olmadığı zaman ovulasyon da gerçekleşmez. Bu durum ani ve kilo kayıplarından sonra, yaşam tarzındaki değişiklikler ve stres nedeni ile ortaya çıkabilir. Amenore kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Kırk beş yaş üzerindeki kadınlarda ise menopoz öncesi dönemde menstural kanamalar çok uzun aralıklarla gerçekleşebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime baş vurulması gerekir.

ARA KANAMALAR

İki menstrual kanama arasındaki dönemde niçin lekelenme olur?

Menstrual kanamanın bitiminden sonra ve gelecek menstrual kanama başlamadan önce olan kanamalar ara kanamalardır. Ara kanamalara hormonal düzensizlikler, myomlar, enfeksiyonlar, genital organ yaralanmaları, endometriozis hastalığı, kanserler ve bazı ilaçlar neden olur. Ara kanama mutlaka hekime başvurulması gereken bir durumdur.

Ara kanamaların nedeninin tespit edilebilmesi için hangi incelemeler yapılmalıdır?

Jinekolojik muayene, Pap smear incelemesi (rahim ağzından alınan örneğin patolojik incelemesi), enfeksiyondan şüphelenilirse mikrobiyolojik inceleme, hormonal testler, kan sayımı ve gerekli görüldüğünde laporoskopi yapılmalıdır.

Ara kanamaların tedavisi nedir?

Ara kanamaların tedavisi kanamaya neden olan probleme yöneliktir. Ara kanamaya neden olan problem zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kan kaybına bağlı anemiye, kanamanın nedenine bağlı olarak infertilite ve kansere yol açabilir. Kansızlığın tedavi edilebilmesi için ilaç kullanılması gerekebilir. Genellikle progesteron içeren hormon preparatlarının kullanılması ile ara kanamalar önlenir. Kanamaya neden olan problemin de mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

PREMENSTRUAL SENDROM

Premenstrual Sendrom nedir?

Premenstrual sendrom birçok sağlıklı kadında menstrual siklusun ikinci döneminde görülen fiziksel ve duygusal değişikliklerdir. Ovulasyon sonrasında başlayan yakınmalar menstrual kanama öncesindeki bir hafta boyunca çok yoğunlaşır. Bu yakınmalar menstrual kanamanın başlamasıyla azalır. Kadınların % 80’i menstruasyon öncesi dönemde bazı fiziksel ve duygusal değişikliklerden yakınır. Bu kadınların %40’ında yakınmalar kendilerini, etraflarındaki kişileri ve normal aktivitelerini etkileyecek kadar fazla olabilir. Vakaların %7’sinde ise yakınmalar günlük aktivitelerin yapılmasını tamamen etkileyecek kadar ağır olabilir.

Premenstrual Sendrom neden görülür?

Hormonlara bağlı olduğu düşünülen premenstrual sendromun neden kaynaklandığı kesinlik kazanmamıştır. Birçok kadın yaşı ilerleyip hormonal düzensizlikler arttıkça premenstrual sendroma bağlı yakınmalarının arttığından bahseder. Bu sendrom ovulasyonun gerçekleştiği sikluslarda görülür. Ovulasyon ile artan progesteron hormonunun bu sendroma neden olduğu düşünülmüş fakat doğrulanamamıştır. Premenstrual sendroma bağlı bazı yakınmaların progesteron kullanımı ile azalması da araştırmacıları bu düşünceden uzaklaştırmıştır. Bazı vitamin ve mineralleri eksikliğinin de bu sendroma yol açtığı düşünülmektedir.

Premenstrual Sendrom önlenebilir mi?

Sağlıklı beslenmek, fazla karbonhidrat içeren öğünlerden özellikle tatlı besinler ve çikolatadan, çok tuzlu yiyeceklerden, kafein içeren kolalı içeceklerden, kahve ve sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak, yeteri kadar kalsiyum (1500 mg/gün) almak, lifli yiyecekler,bol sebze, meyve yemek ve bol su içmek premenstrual sendroma bağlı yakınmaları önleyebilir.

Premenstrual Sendrom nasıl tedavi edilir?

Premenstrual sendroma bağlı yakınmaların azaltılabilmesi için sağlıklı beslenme, kalsiyum, magnezyum ve manganez gibi minerallerin ve A, B6 ve E vitaminlerinin alınması önerilir. Ayrıca yakınmalara göre ağrı kesiciler, antidepresanlar (depresyonu önleyen ilaçlar), doğum kontrol hapları ve idrar söktürücüler kullanılabilir. Son yıllarda L-Triptofan adı verilen amino asitin (proteinlerin yapı taşları) kullanılmasının premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesinde yararlı olduğu gösterilmiştir. L-Triptofan özellikle vücutta su tutulmasını, göğüslerde gerginlik ve hassasiyeti, duygusal bozuklukları ve baş ağrısını azaltır. Bazı herbal preparatlar da (doğal otlardan hazırlanan ürünler) premenstrual sendroma bağlı yakınmaların önlenmesi için kullanılmaktadır. Bu ürünlerin etkinliği ile ilgili yeterli sayıda çalışma yoktur.

Premenstrual Sendroma bağlı bazı besinlere karşı istek duyulabilir mi?

Birçok kadın menstruasyon öncesindeki dönemde çikolata ve tatlı yiyecekler gibi bazı besinleri yemek için aşırı istek duyabilir. Çikolata , kolalı içecekler ve kahve gibi kafein içeren besinlerin fazla tüketilmesi yakınmaları arttırabilir. Kafein içeren besinler özellikle göğüslerde şişlik ve hassasiyeti arttırır, baş ağrısını şiddetlendirir.

Premenstrual Sendroma bağlı bazı besinlere karşı istek duyulabilir mi?

Birçok kadın menstruasyon öncesindeki dönemde çikolata ve tatlı yiyecekler gibi bazı besinleri yemek için aşırı istek duyabilir. Çikolata , kolalı içecekler ve kahve gibi kafein içeren besinlerin fazla tüketilmesi yakınmaları arttırabilir. Kafein içeren besinler özellikle göğüslerde şişlik ve hassasiyeti arttırır, baş ağrısını şiddetlendirir.

TOKSİK ?OK SENDROMU

Toksik ?ok Sendromu ilk kez 1978 yılında tanımlanmış Staphilococcus aureus adı verilen bakterilerin yol açtığı bir enfeksiyondur. Tamponun emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde bu sendrom görülebilir.

Toksik ?ok Sendromuna Bağlı Yakınmalar:

*

Ateş
*

Deri döküntüsü ve deride soyulma
*

Kas ağrısı
*

İshal
*

Ani tansiyon düşmesi

Nadir olarak enfeksiyon yayılarak karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Toksik ?ok Sendromundan korunmak için;

Toksik ?ok Sendromundan korunmak için tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak,

Adet Düzensizliği Hastalık Habercisi Olabilir

Adet düzensizliği hastalık habercisi olabilir!

Adet düzensizliklerini ihmal etmeyin, ciddi hastalıkların habercisi olabilir.

Adet düzensizliği sık görülen kadın sorunlarından biri. Geçici adet düzensizlikleri normal kabul edilse de uzun sürmesi durumunda başka hastalıkların belirtisi olacağı için ihmal edilmemeli. Pudra.com olarak adet düzensizliğinin nedenlerini ve ne zaman doktora başvurulması gerektiğini araştırdık.

21 günden kısa veya 35 günden uzun süren adet döngüsüne düzensiz adet kanaması deniliyor.

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Jale Dal, düzensiz adet kanaması oluşma nedenlerini, “hormonal düzensizlikler, yumurtalık kistleri, rahim içi yer kaplayıcı bazı tömürler, aşırı kilo alımı ya da aşırı kilo kaybı, çok ağır egzersizler, kötü beslenme, stres, depresyon, kadın döl yatağını ilgilendiren herhangi bir olay veya bu hormonları etkileyebilecek tümörler” olarak sıralıyor.

Dr. Jale Dal’a göre “Tekrarlayıcı nitelik taşıyan adet düzensizliklerinin yanı sıra başka bulgular da varsa, vücudunuzda değişiklikler hissediyorsanız ve bu düzensizlikler günlük hayatınızı etkiliyorsa bu bir patoloji göstergesi olabilir”.

Sık adet görme
Op. Dr. Nevra Topalismailoğlu, adet kanamalarının sürekli olarak erken görülmesinin nedeninin hormon dengesizliği olduğunu söylüyor. “Stres, egzersiz, gündelik hayattaki ani değişiklikler, fazla sigara ve kahve tüketimi de sık adet kanamasına neden olur” diyor.

Düzenli adet kanaması gören bir kadında kanamaların birden bire sıklaşması durumunda, bu kanama aslında bir ara kanama olabiliyor. Bu durumda ara kanamamı, adet düzensizliği mi olduğunu anlamak için mutlaka bir uzman doktora başvurmak gerekiyor.

Adet gecikmeleri
Cinsel hayatı aktif ve doğum kontrol hapı gibi etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadınlarda görülen adet kanaması gecikmesinin en olası sebebinin gebelik olduğunu vurgulayan Dr. Topalismailoğlu, diğer nedenleri de şöyle sıralıyor:

“Stres, mevsim değişiklikleri, ani kilo kaybı, seyahat gibi nedenler aniden ortaya çıkan adet gecikmelerine neden olabilir. Çoğu kez de ultrasonografide basit yumurta kistleri saptanıp tedavi edilebilir. Ayrıca adet gecikmesi, aylık korunma iğneleri, implanon ve diğer doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkilerindendir. Kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da gecikmeler görülebilir. 45 yaş üzeri kadınlarda ise menopoz öncesi dönemde adet kanamaları çok uzun aralıklarla gerçekleşebilir.”

Polikistik over sendromu
Dr. Burak Hacıhanefioğlu, adet düzensizliğinin bir başka nedeni olarak, polikistik over sendromu (çok sayıda kist içeren yumurtalık) rahatsızlığına dikkat çekiyor. Zira bu hastalığın en sık görülen belirtisi, adetlerde gecikme veya adet olamamak.

“Uzun süre adet olamama, rahim iç zarında kalınlaşmaya neden olur ve rahim iç zarı kanseri riskini artırır” diyen Dr. Hacıhanefioğlu, bu kadınların bir yıl içinde sekiz veya daha az adet olduklarını belirtiyor.

“Adet kanamasının olması yumurtlamanın olduğunu gösterir. Genel olarak bir yıl içinde görülen adet kanaması sayısı kadar yumurtlama olur. Buna karşılık polikistik over sendromu olan kadınlar, her ay düzenli adet olmalarına rağmen yumurtlama gerçekleşmez. Eğer her ay düzenli adet kanamasının olmasına rağmen, polikistik over sendromunun diğer tüm belirtileri varsa, yumurtlamanın olup olmadığının belirlenmesi gerekir” diyor.

Ara kanamalar
Ortalama 28 günde bir olan adet kanama düzeninin dışında oluşan kanamalara “ara kanama” deniliyor. Bu kanamaların miktarı damla şeklinde bir lekelenme olabileceği gibi adet kanamasındaki kadar belirgin de olabiliyor. Bu durum, bazı jinekolojik problemlerin habercisi olabileceğinden, ara kanamayla karşılaştığınızda mutlaka doktora başvurmanız gerekiyor.

Dr. Alper Mumcu, ara kanamaya neden olabilen durumları şöyle sıralıyor:
. Farkında olunmayan gebelikte oluşan erken düşükler
. Hormonal dalgalanma ve dengesizlikler
. Doğum kontrol hapı ya da benzeri kombine hormonal doğum kontrol yöntemlerinin kullanılması
. Tiroid hormon hastalıkları
. Stres ve sıkıntı
. Yumurtama dönemi
. Bazı ilaçların kullanımı
. Rahim içi araç (spiral) kullanımı
. Vajinanın travmaya maruz kalması
. Cinsel ilişki
. Vajinada kuruluk olması
. Rahim ağzı ya da rahim kanseri
. Konizasyon ya da LEEP gibi rahim ağzına uygulanan cerrahi girişimler

Dr. Mumcu, eğer kanamanın şiddeti çok fazla ise zaman kaybetmeden doktora başvurmanız ve bu süre içinde kanın pıhtılaşmasını güçleştiren aspirin türü ilaçları almamaya özen göstermeniz konusunda uyarıyor.

Ergenlikte Adet Bozuklukları

Ergenlikte sık rastlanan âdet bozuklukları genellikle geçicidir ve birkaç yıl içinde kaybolur, ilaç tedavisi ve sıkı tıbbi gözetim ancak ender durumlarda gerekir. Bazı bozukluklarda ruhsal tedavi yararlı olabilir.
Âdet görmeyle başlayan olgunlaşma sü*recinde bazı rahatsızlıklar ortaya çıkabi*lir. Bu arada adet kanamaları da düzen*siz olabilir. Ama uzun dönemde bu dü*zensizliklerin çoğu ortadan kalkar.

• Görülme sıklığı: Âdet çevriminin düzensizliği, 18 yaşından küçüklerdeki jinekolojik sorunların yüzde 40′ını oluş*turur.
Titizlikle tutulan bir “âdet takvimi”, genellikle tanı koymaya çok yardımcı olur. Karmaşık olgularda ise “bazal vü*cut sıcaklığı eğrisi”nin kaydedilmesi ya*rarlıdır. Böylece âdet çevriminde yu*murtlamanın olup olmadığı ve yumurt*lama varsa öncesindeki mi, yoksa son*rasındaki mi evrenin kısaldığı ya da uzadığı görülebilir.
• Kanamanın miktarı ve çevrimin düzenindeki bozukluklar: Çok uzun ya da çok kısa süren kanamalar daha çok yumurtlama olmayan çevrimlerde görülür. Bu tür bozukluklar iç salgı sis*teminin henüz olgunlaşmadığını göste*rir ve herhangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden kaybolur. İlk âdet geç görülmüşse ve çevrim tümüyle düzensizse (iki âdet arasındaki süre çok değişkense, zamansız ve tedaviyle gideri*lemeyen kanamalar varsa, aylarca âdet görülmüyorsa vb) hipotalamusun işle*vinde bir yetersizlik olduğu düşünülme*lidir.
Ergenlik döneminde adet düzen*sizlikleri de genellikle yumurtlama ol*mayan çevrimlerde görülür. Çevrim 25 günden kısaysa polimenore olarak ad*landırılır; bu durumda çoğu kez kanamanın süresi uzar. Çevrim 31 günden uzunsa oligomenore adını alır; kanama gene çoğunlukla uzun sürer ve uzun sü*ren damlama biçiminde bir kanamaya dönüşebilir.
Âdet çevrimi düzensizlikleri, genç kızlarda âdet bozukluklarının 1/4′ünü oluşturur. Olguların yarısında herhangi bir tedavi gerekmeden normal düzene dönülür.

• Düzendışı kanama (metroraji): Düzensiz, âdet çevriminden bağımsız, uzun ve şiddetli kanamalara genç kızla*rın yüzde 2-5′inde rastlanır. Ergenlik dönemindeki âdet rahatsızlıklarının bü*yük bir bölümü bu gruba girer. Rahat*sızlık genellikle ilk âdet kanamasından birkaç ay sonra ortaya çıkar. Yıllar geç*tikçe genellikle kendiliğinden ortadan kalkar ve çevrim normale döner.
Gençlerde işlev düzensizliğine bağ*lı metrorajinin nedeni henüz tam olarak belirlenememiştir. Ama iç salgı siste*mini denetleyen mekanizmalardaki bir bozukluktan kaynaklandığı kesindir.
Metroraji tedavi edilmezse aşırı kan kaybına ve ağır bir kansızlığa yol aça*bilir. Şiddetli kanama görülen durum*larda zaman geçirmeden bir jinekologa başvurulmalıdır.
İki âdet arasındaki sürenin kısalma*sı ve kanama süresinin uzaması genç kızlarda metrorajinin en sık rastlanan belirtileridir. Âdet takviminin incelen*mesiyle tam koyulabilir ve tedavi yönte*mi belirlenebilir. Tanı sırasında organik kökenli âdet bozuklukları da dikkate alınmalı ve olasılıklar dışlanmalıdır:
– Gebelik sorunları;
- iltihaplar ve yabancı cisimler;
- kötü huylu tümörler;
- idrar kesesi ya da idrar yolları gibi başka organlara bağlı kanamalar;
- kan hastalıkları (pıhtılaşma bozuk*lukları).
Gençlerde görülen işlev bozukluğu*na bağlı metroraj ilerde hemen hiçbir za*man hormon tedavisi gerekmez. Çoğu olguda yumurtlama olmadığından tam koyulduktan sonra, bazal vücut sıcaklı*ğının ölçülmesi de gerekmeyebilir.
İşlev bozukluğuna bağlı metrorajide öncelikle şiddetli kanama engellenmeli ve yumurtlamanın gerçekleşmesi sağ*lanmalıdır.
Genellikle bozukluk bir dizi basit önlemle düzelir; ender rastlanan çok ağır olgularda ise daha kökten bir tedavi gerekir.
Uygulanacak tedavi, bozukluğun de*recesine göre belirlenir:
– İki âdet arasındaki süre biraz kısalmış, kanamanın süresi biraz uzamış ya da miktarı zaman zaman artmışsa, ama bu durum kansızlığa yol açmıyorsa hastaya sorunun geçici olduğunu ve genellikle kendiliğinden düzeldiğini anlatmak ye*ter. Herhangi bir tedavi uygulamadan önce üç ay beklenebilir; bu sırada kan*sızlığı gidermek için demir içeren ilaç*lar ile protein ve vitamin ağırlıklı besin*ler önerilmelidir.
– Kanamalar sıklaşmış ve kanama süresi çok uzamışsa, böylece hemoglobin de*ğerleri normalin altına inmişse hormon tedavisi gereklidir. Tedavi yaklaşık on gün boyunca hormon verilerek, kana*mayı durdurmaya yöneliktir ve sorunun yinelememesi için birkaç ay sürdürül*mesi gerekir. ,
Tedavide yumurtlamayı önleyen bir ilaç kullanılacaksa, tıpkı doğum kontrol hapları gibi bu ilaca da âdet kanaması*nın beşinci gününde başlamak gerekir. Ama hasta ergenlik çağındaki bir genç kızsa çok dikkatli olunmalıdır; çünkü yumurtalık ve hipofiz etkinliklerinin dengede olmasının gerektiği bu gelişme çağında tedavi yumurtlamayı yapay ola*rak engelleyerek zararlı olabilir.
Hormon tedavisi işe yaramazsa tanı yeniden gözden geçirilmelidir; kanama*lar bir kan hastalığının ilk belirtisi de olabilir.
– Kanamalar çok sıklaşmış, miktarı aşı*rıya varmış ve süresi çok uzamışsa, böylece kandaki hemoglobin değeri çok düşmüşse, hastanın hastanede tedavi edilmesi gerekir.
• İkincil amenore: Amenore âdet yok*luğu anlamına gelir. Âdet görmeye baş*ladıktan sonra 6 ay ya da daha uzun sü*re âdet görülmemesi ise ikincil amenore olarak bilinir. Amenore bir hastalığa bağlı olabileceği gibi fizyolojik de ola*bilir.

-Fizyolojik amenore: Âdet görmeye başladıktan sonra ilk yıl içinde uzun za*man kanama görülmediğinde endişe et*meden ve herhangi bir tedavi uygula*madan beklenebilir.
Genellikle ilk 6-12 ay içinde çevrim kendiliğinden normale döner.
Bununla birlikte ikincil amenore gö*rülen gençlerde gebelik olasılığı da araştırılmalıdır.
– Patolojik amenore: ikincil amenoreyle birlikte aşağıdaki belirtilerden biri de görülürse kesin tam için daha ayrıntılı incelemeler gerekir:
1. Erkekleşme: Yumurtalık tümörlerini, Stein-Leventhal sendromunu ya da böbreküstü bezinin kabuk bölümündeki tü*mörleri akla getirir.
2. Galaktore (memeden süt gelmesi): Öncelikle gebelik olasılığı üzerinde du*rulmalıdır. Gebelik yoksa, hipofizde bir tümör olup olmadığını anlamak için ka*fatasında hipofizin yerleştiği Türk eyeri adlı bölgenin röntgen filminin çekilme*si ve süt salgısını denetleyen prolaktin hormon düzeyinin belirlenmesi gerekir.
Ayrıca hastanın doğum kontrol ha*pı, fenotiyazin ya da ruhsal durumu et*kileyen başka bir ilaç kullanıp kullan*madığı araştırılmalıdır.
Sınav korkusu, duygusal bunalım gibi ruhsal ya da sinirsel kökenli amenorede öncelikle psikoterapi uygulanır; birçok hasta psikoterapinin yardımıyla yeniden âdet görmeye başlar.
• Dismenore (sancılı âdet görme)
- Adet öncesi gerilim: Âdet öncesi sendromunda belirtiler yumurtlamadan hemen sonra başlar ve âdet kanamasına değin şiddetlenir. Başlıca belirtiler mig*ren tipi baş ağrısı, sinirlilik, kilo artışı, vücutta su tutulması ve göğüslerde ağrı*dır.
Olguların büyük bir bölümünde dismenorenin düzelmesi için psikolojik yardım ve belirtilere yönelik tedavi ye*terlidir.
– Sancılı âdet: Ergenlik çağında düzenli âdet gören bir genç kızda genellikle bi*rincil tipte dismenoreye rastlanır. Başka bir deyişle organik bir neden yoktur. Sancılar ilk âdetten yaklaşık 2-3 yıl sonra, çift evreli âdet çevrimi başladık*tan sonra ortaya çıkar. Dismenore ender olarak ilk âdetle birlikte başlar.
Birincil dismenorenin nedeni henüz tam aydınlatılamamıştır. Bu olgularda âdet çevrimi hep çift evreli olduğundan iç salgı sistemiyle ilgili bir bozukluk akla gelmez. Dismenorenin yumurtla*manın göstergesi olduğu söylenebilir. Ayrıca dölyatağı kaslarındaki küçük damarların kasılmaları da sancıya ne*den olabilir. Henüz olgunlaşmamış ve az gelişmiş dölyatağının konumundaki anormallikler de rahatsızlıklara ve san*cılı kasılmalara yol açabilir.
Dismenore genç kızların yüzde 25′inde herhangi bir tedavi gerektir-mezse de, bazılarında sorun haline ge*lebilir. Önlem olarak, âdetin işlevi ve fizyolojisi üzerine bir açıklamayla genç kızın ilk âdete hazırlanması önerilir. Genç kız cinsel olgunlaşma boyunca yaşamını etkileyecek ve genellikle ağrı*sız olan fizyolojik bir olayla karşı karşı*ya olduğunu bilmelidir. Bazı olgularda ağrı kendiliğinden hafiflerse de, ergen*lik dönemindeki dismenorede destekle*yici tedavi göz ardı edilmemelidir. Ra*hatsızlık tedavi edilemezmiş gibi değer*lendirilirse çözümsüz bir hal alır. En basit olgularda rahatlatıcı psikoterapi yeterlidir. Daha ağır durumlarda ise ço*ğu zaman ağrı kesici ve spazm çözücü*ler verilir.
Bu tedaviye yanıt alınamayan, çok ağır olgularda hormon tedavisine baş*vurulabilir.
İkincil dismenorede temelde yatan hastalık tedavi edilmelidir. Tedavi yön*temine jinekolog karar verir. Anestezi altında dölyatağı boynunun genişletil*mesi ya da sempatik gangliyonun kesil*mesi gibi cerrahi girişimler genç kızlar*da hemen hiç uygulanmaz.
Bazal vücut sıcaklığının ölçülmesi
Sabah uyanır uyanmaz sıradan bir derece koltukaltt dışında herhangi bir girintiye (örneğin makat, ağız) yerleştirilerek vücut sıcaklığı ölçü*lür. Alınan sonuç her gün bir grafiğe kaydedilir. Vücut sıcaklığının kesinlikle hareket etmeden, konuşmadan ya da kahvaltı etmeden, yani hiçbir etkinlikte bulunmadan önce Ölçülmesi gerekir.

Etiketler:kızlarda adet gecikmesi genç kızlarda adet gecikmesi adet gecikmesi adetin gecikmesi genc kizlarda adet gecikmesi adet gecikem adet gecikmesi gençl adet gecikme menapoz ergenlikte adet gecikmesi adet kanaması günü geçerse Adet gecikme süresi adet kanaması on günü geçerse ne olur kızlarda adet gecikmeleri kiz larda adet gününün gecikmesi kizlarda regl gecikmesi ergenlikte adet düzensizliği olurmu genc kiz adet gecikme adet gecikmesi kizlarda kızlarda adet gecikme süresi Genc kadinlarda adetin gelmemesi
Gençlerbirliği SK: Gençlerbirliği Spor Kulübü 14 Mart 1923'te Ankara'da kurulan, Cumhuriyet ile aynı yıl kurulması nedeniyle Cumhuriyet Takımı olarak da anılan, forma renkleri kırmızı-siyah olan spor kulübü.
Gence: Gence (Azerice: Gəncə; Rusya İmparatorluğu döneminde Елизаветполь / Elizavetpol, 1920 - 1935 arasında; Gence, 1935 - 1991 arasında; Кировабад / Kirovabad), Azerbaycan'ın ikinci büyük şehridir.
Genç, Bingöl: Genç (Zazaca: Daraheni) Doğu Anadolu Bölgesi'nde Bingöl iline bağlı bir ilçedir.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü: Spor Genel Müdürlüğü T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı kuruluşlardan biridir. Şu anki Genel Müdürü Mehmet Baykan'dır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir