Gökkuşağı Oluşumu

Sponsorlu Bağlantılar
bir bu daha fazla ele gelir ilk renk saf Gökkuşağı Oluşumu Gökkuşağının Oluşumu Kısaca gökkuşağının oluşumu gökkuşağı oluşumu gökkuşağını..

Gökkuşağının Oluşumu

Kırılma sonucunda bileşik bir ışık ışını saf renk bileşenlerine ayrışır. Bu, kırılma indeksinin ışığın dalga boyuna bağlı olmasından ileri gelir. Bir saydam ortamdan diğerine geçen ışının yönü, kısa dalga boyunda uzun dalga boyunda olduğundan daha fazla sapar. Böylece, kırmızıdan mora bütün bileşenler dar bir yelpaze oluşturur; prizmada olduğu gibi… Damlacığa giren ışınla, belirli bir sayıda iç yansımadan sonra dışarı çıkan, renklerine ayrışmış fakat zayıflamış ışın genellikle aynı yönde olmaz; bunların arasındaki, “sapma açısı” diyebileceğimiz yön değişikliğini ele alalım. Damlaya giren ışının geliş açısı (ışının damlacık yüzeyine dik yönle yaptığı açı) 90° den başlayarak azaldıkça, sapma açısı da önce azalıyor; en düşük bir değere eriştikten sonra tekrar artmaya başlıyor. İşte bu kritik dönüş noktasında, oldukça geniş bir açısal yelpaze içinden gelerek damlacık üzerine düşen fazla miktarda güneş ışını, hemen hemen aynı (en düşük) sapmayı gerçekleştirdikleri için, birbirlerini destekleyerek kuvvetli bir huzme oluşturabiliyorlar. Bu huzmeleri gözümüze erişen bütün damlacıklar ise, güneşle gözümüzü birleştiren eksen etrafında, tepe yarı açısı en küçük sapma açısı olan bir koni üzerinde bulunuyor. Böylece renkli huzme, sanki tam tepe noktasından seyredilen bir koni yüzeyi gibi, yani bir daire yayı şeklinde görünüyor; bu yüzden belki de gökkuşağına “renk konisi” demek daha doğru olurdu. Görüldüğü sanılan dairenin tam merkezinde de başımızın güneş ışığı altındaki gölgesi bulunur (tabii bir yere gölgesi düşüyorsa).

Şimdi, havadaki kırılma indeksi 1.33 olan bir su damlacığını daha yakından ele alabiliriz. Damlacık içinde sadece bir defa yansıdıktan sonra dışarı çıkan ışınlar, yaklaşık 42° lik bir koni ile ilk gökkuşağını; iki defa yansıdıktan sonra çıkanlar ise 52° lik bir koni olarak daha dıştaki ikinci gökkuşağını verir. Biraz dikkatli bir inceleme, renk sıralamasının ilk kuşakta içte mor dışta kırmızı; ikincide içte kırmızı dışta mor olacağını gösterir. Damlacık içindeki yansıma sayısı arttıkça, oluşacak her yeni kuşağın eni daha genişlerken, renkleri gittikçe zayıflar. Üçüncü ve dördüncü kuşaklar, sadece daha zayıf olmakla kalmayıp ayrıca güneş tarafında oluştukları için, daha sonrakiler ise görülemeyecek kadar zayıf oldukları için, ikiden fazla gökkuşağı görmek herhalde kimseye nasip olmamıştır.

Böylece, ikincisi biraz nazlı görünen iki taneyle sınırlı da olsa, herkesin tamamen kendine ait bir gökkuşağı takımı olduğu ortaya çıkıyor. İkimiz de aynı şekilde görsek, hatta birbirimize “göstersek” bile, benim gökkuşağımı sizin, sizinkini benim görmemiz mümkün değil; çünkü iki ayrı gözün aynı anda aynı noktadan bakmasına izin yok. Sivri ucu daima gözümüzden başlayan ve bizden hiç ayrılmayan, kişisel renk konilerimiz, yani gökkuşaklarımız, daima bizimle birlikte hareket edecekler, açıları hep aynı kalacak; yani “gökkuşağı altından geçme” fantezisi hiçbir zaman gerçekleşemeyecek.

Gökkuşağının Ahengi

Bir yaz gününde ışık,su ve hava kısa bir süreliğine buluşunca gökkuşağı oluşur.Ne kadar güzel bir manzara!Atmosferin bu olağanüstülüğü yerel bir yağmur sırasında yada hemen yağmurun arkasından görünür. Gökkuşağının ufuk çizgisine doğru çizdiği kavisi, ufuk çizgisinin altındaki yağmur damlacıklarını göremeyeceğimiz için takip edemeyiz. Fakat yerden ne kadar yüksekte olursak gökkuşağı halkasını o kadar fazla görürüz.Bu yüzden uçakta iken gökkuşağı tam bir daire olarak görünür.

Güneş ışınlarının yağmur damlaları içindeki yansıması ve kırılmasıyla oluşan gökkuşağı farklı renkleri gösteren şeritlere bölünmüştür. Yansıma yağmur damlalarının yüzeyindeki ışık dalgalarının geri dönüşüdür.Beyaz görünen ışık ise aslında kırmızı,turuncu,sarı,yeşil,mavi ve mor renkten oluşmuştur.

Güneş ışığı bir su damlasına girdiği zaman bu ışığın bir bölümü su damlasının içinden tamamıyla geçemez fakat iç yüzeyde yansır ve girdiği yerden çıkar.Ve bu ışık, su damlasına girerken ve çıkarken kırılır.Bu oluşum çok sayıdaki yağmur damlalarıyla tekrarlanır ve gökkuşağı oluşur.

İnsanlar yüzyılardır gökkuşağı hakkında sorular sormaktadırlar.Sıkça sorulan bu sorulardan biri gökkuşağının ne kadar uzakta olduğudur.İşte bu zor bir soru!Bunu oluşturan yağmur damlaları ne kadar uzak?Bir yağmur bulutunun- özellikle hareket ediyorsa ne kadar uzakta olduğunu tahmin etmek çok zor.Gökkuşağının uzaklığı rekli ışığa katkıda bulunan en yakın ve uzak yağmur damlalarınına göre genişlemektedir.En yakın yağmur damlası millerce uzaklıkta olabilir.

Gökkuşağının altından geçebilirmisiniz?Fizik kurallarına göre hayır.Gökkuşağı su ve ışıktan oluşmuştur.Sırtınız güneşe dönükken gökkuşağı her zaman karşınızda olacaktır. Bununla birlikte eski bir inanış vardır…Her kim gökkuşağının altından geçerse erkek kadına kadın erkeğe dönüşecektir…

İki kişi aynı gökkuşağını görebilirmi?Hayır.İki kişi de farklı bir gökkuşağı görecektir.Neden?Çünkü yağmur damlaları sürekli yer değiştirdikleri için görünüşü de değişmektedir. Birçok kültür gökkuşağını cennet ile dünya arasındaki köprü olarak görmektedir.Doğadaki en güzel manzaralardan biri olan gökkuşağı batı kültüründe umut ve şans sembolü olmuştur. İran Müslümanlarına göre gökkuşağındaki renklerin bir önemi vardır.Yeşil bolluk,kırmızı savaş ve sarı ise ölüm anlamına gelir.Sibirya’da güneşin dili olarak düşünülür.Güney Amerika’daki Hintliler ise denizin üzerinde görülmesinin bir şans olduğuna inanırlar.

Etiketler:gökkuşağının oluşumu gökkuşağı oluşumu gökkuşağının oluşumu kısaca gökkuşağının altından geçmek mümkün müdür gökkuşağın oluşumu gökkuşağı ve oluşumu gökkuşagı oluşumunu araştır gökkuşağının oluşumu kısaca bilgi gök kuşagının oluşumu gökkuşağının oluşumu ve renkleri gökkuşağının oluşu gökkuşağının altından geçmek mümkün müdür niçin gokkusaginin olusumu GÖKKUŞAĞININ OLUŞUMU gökkuşağının oluşumunu açıklayan bir poster gökkuşağını oluşumu gökkuşağının oluşumu vikipedi gok kusagının olusumu gokkusagının olusumu gök kuşağının oluşumu
Gökkuşağı alabalığı: Gökkuşağı alabalığı veya Çelikbaş (Oncorhynchus mykiss), 1882 yılında Kuzey Amerika'dan Avrupa'ya getirilmiş olan bir alabalık türü.
Gökkuşağı bayrağı: Gökkuşağı bayrağı, bir gökkuşağının renklerinde olan şeritler içeren rengârenk bir bayraktır. Birçok gökkuşağı bayrağının tasarımı "geleneksel" (kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit mavisi ve menekşe) renk düzenini takıp etmektedir.
Gökkuşağı lori: Gökkuşağı lori (Trichoglossus haematodus), papağangiller familyasından bir papağan türüdür.
Gökkuşağı balığı: Gökkuşağı balığı (Melatotaenia boesemani), doğal yaşam alanı Papua Yeni Gine olan, yaklaşık 9-10 cm. oyunda Melanotaeniidae familyasına ait bir akvaryum balığıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir