Güvercin Hastalıkları İshal

Sponsorlu Bağlantılar
bir bizim buna daha eden eimeria hemen herpes ilk timus uygun ya yeni zaman Güvercin Hastalıkları İshal Güvercin Hastalıkları Ve İlaçları güvercin hastalıkları güvercin hastalıkları ishal ..

Guvercin Hastaliklari Ve Tedavisi

SİRKOVİRÜS (CİRCOVIRUS)

İlk defa 1998 yılında Belçika’da ortaya çıkan sirkovirüs adından daha da fazla bahsettirmektedir. Sirkovirüs çok genç kuşların timus ve fabrisius keselerini enfekte eden viral bir hastalıktır.Bu organlar güvercinin bağışıklık sisteminin (dayanıklılık ve savunma) gelişimi için olmazsa olmaz iki organdır.Bu organların zayıflaması ile güvercinler enfeksiyonlara daha duyarlı olur ve bazı aşıların (mesela paramiksovirüs) etkisi azalabilir.
Birçok araştırma güvercinlerin büyük bir bölümünün şimdiden bu virüs ile enfekte olmuş ya da karşılaşmış olduğunu ispat etmektedir. Bu arada bu hastalığın gerçek sonuçları hakkında pek az şey biliyoruz. Sonuçlardan başlıca tanıdığımız bu hastalığın getirdiği enfeksiyonların bizim geleneksel ilaçlarımızla alt edilebildiğidir.

BELİRTİLER

Hemen hemen her zaman ortaya çıkan sonraki enfeksiyonlar aşağıdakilerdir

Paramiksovirüs Ø
Herpes ya da Ø adenovirüs
Kolibasili ya da paratifo Ø
Mikoz (asperjilos ya da Ø kandidoz)
Trikomonoz Ø
Vs Ø
ÖNKORUMA

Sıkışık olmayan ve sağlık koşullarına uygun güvercinlikler kuşçuluğu tehdit eden bu yeni hastalıkla mücadelede önemli bir rol oynamaktadır. Aşısı henüz yoktur.

TEDAVİ

Hastalığa karşı bir şey yapılamamaktadır. Ortaya çıkan sonraki enfeksiyonların tedavileri de o hastalıkların ilaçları ile yapılmalıdır.

KOKİDİYOZ (COCCİDİOSE)

Bu hastalık güvercinlerde sıklıkla teşhis edilmekte, ancak çok ağır bir enfeksiyon durumunda hastalık ortaya çıkmaktadır. Trikomonoz hastalığının tersine güvercin kokidiyoz hastalığına dayanabilmektedir. Yalnızca ağır bir enfeksiyon durumunda tedavi gerekliliği ortaya çıkar.Eimeria Labbeana ve Eimeria Columbarum bağırsak zarında çoğalarak bağırsağa zarar veren parazitlerdir.
Buna bağlı olarak gıdanın alınması (sindirim) daha az gerçekleşecek ve hastalık şartlarının artmasıyla dışkı yeşilleşecektir. İyi sağlık koşulları, iyi bir ilaç tedavisi ve temiz ve kuru bir hava hastalığın aşılmasında hep beraber esas olarak gereklidir.

BELİRTİLER

Sindirim bozuklukları Ø
İsal ya da sulu dışkı Ø
Diğer hastalıklara neden olma Ø
Kızışmama, geç kızışma,çiftleşmeme Ø

ÖNKORUMA

Yeni yetiştirdiğiniz kuşları çifte atmadan bir ay Ø kadar önce ilaçlayın
Geç gelen, kaybolup geri gelen ya da satıştan dönen Ø kuşlarınızı ilaçlayın
Satın alınan kuşları ilaçlayın Ø
ETKENLER

Kirli ve mikroplu sandıklar, pazar yeri ortamı, taşıma çantaları Ø
Ø Damlarda ya da su kaplarında bulunan mikroplu sular
Kirli ve mikroplu Ø yemlikler ya da mikroplu yerden yemlenme
TEDAVİ

İlaçları dozajında Ø ve sürecinde kullanın ve zamanında değiştirin
Yeni bir enfeksiyonla Ø karşılaşmayana kadar kümesi günde en az bir sefer temizleyin
Kümesi Ø düzenli olarak dezenfekte edin ve yerleri yakın
KORİZA (CORIZA)

Evcil güvercinlerde sıklıkla karşılaşılan koriza bir üst solunum yolları enfeksiyonudur. Karmakarışık koriza bir çok nedeni olan çok işlevli bir hastalıktır.

Herpes virüsü enfeksiyonu Ø
Chlamydophila enfeksiyonu Ø
Mycoplasmes enfeksiyonu Ø
E. Coli bakterisi enfeksiyonu Ø
nedenlerdendir. Bu enfeksiyonlarla güvercinlerde performansın düştüğü ve hastalığın belirdiği (koriza) tanımlanır. Kötü sağlık koşulları, kötü bir havalandırma,aşırı nüfus böyle solunum yolları sorunlarını tetikleyen başlıca etkenlerdir.Bu hastalığın bazı kronik türlerinde tedavi güç olur ve uzayabilir.

BELİRTİLER

Başlarda çok az bir klinik belirti vardır Ø
Ø Uçuş performansında düşüş
Aksırma, burun akıntısı Ø
Gaga açma Ø
Ø Hırıltılı ya da sesli soluma
Gözde akıntı ve mükozda parlama Ø
Bazen Ø kafa tüylerinde kabarma (kulak kenarlarındaki tüylerde karışıklık)
ÖNEMLİ

Solunum problemlerinde her zaman bir trikomonoz enfeksiyonu olup olmadığı doğrulanmalı, eğer var ise bunun da mutlaka tedavisi yapılmalıdır.
EKTOPARAZİT TÜRLERİ

Güvercinlerde ektoparazitlerden bahsedildiği zaman kuşun üzerinde bulunan bütün asalaklar (bit, pire,kene,atsineği,uyuz,vs…) akla gelmelidir.Tüyleri ufalayan bitler (Columbicola columbae) gibi bazı ektoparazitlere sıklıkla raslanmaktadır. Bu bit yumurtalarını tüylerin sapları dibine bırakmakta ve kendisi de tüylerin üzerlerinde yaşamaktadır.
Endişelenmesi gerekilen bir diğer ektoparazit ise kuşların kuyruküstü tüylerinin altında yaşayan kuyruksokumu kenesidir.(Campanulotes bidentatus) .Kötü şartlarda yaşayan güvercinler parazitlerle daha sık karşılaşmaktadır. Bunun gibi telek tüyleri arasında yaşayarak tüylere zarar veren ve kuşu da etkileyen birçok asalak bulunmaktadır.
Esas olarak tüylerde yaşayan pirelerin (Neoknemidocoptes) getirdiği enfeksiyonlara raslansa da ayaklarda yaşayan pirelerin(Knemidocoptes mutans) enfeksiyona neden olduğu da nadir olarak görülmektedir.
Güvercinde kansızlık ya da zayıflık durumunda mutlaka her zaman kümesin, yuvalıkların çatlaklarında yaşayan kırmızı bit ya da kan emici (Dermanyssus gallinae) bit akla gelmelidir.Bu kan emiciler gece ortaya çıkarak büyük miktarlarda kan emip kuşlarda ağır bir kansızlığa neden olabilirler.

BELİRTİLER

Ø Güvercinin kondüsyonunda bozukluk
Birçok zaman tüyleri kabartma Ø
Ø İrkilme, panik, elde çırpınma
Ele alınınca tüylerin dağılıp dökülmesi Ø
Zaman zaman kansızlık Ø
ÖNEMLİ

Tedavi uygulandığı gün kuşlar tüylerindeki ilaçlı su yüzünden uçurulamayacaklardır. Toz ile yapılan tedavilerde de tozun ziyan olmaması için uçurulmamalıdır. Bu tedaviden sonra kuşların tüylerinin ıslatılmasından kaçınılmalıdır ki tozlar akıp gitmesin.

ÖNKORUMA

Kümesteki bütün kuşlara ayda bir ilaç uygulanmalıdır.

HEKZAMİTİAZ (HEXAMITHIASE)

Hekzamitiaz bir kırbaçlı protozer (hexamita columbae). enfeksiyonudur. Hexamitiaz (hatalı olarak trikomonoz bağırsak olarak da adlandırılır) esas olarak bahar ve yaz aylarında ortaya çıkar. Bir başka deyişle yavruların sıcak isalleriyle belirir.
Hekzamitiaz ile aynı arazları taşıyan bir enfeksiyon olan adeno-colinin ayırdedilmesi genellikle çok zordur. Gerçekten hangi sorun ile karşı karşıya olunduğunun bilinmesi için bir veteriner ile temasa geçilmesi işte bu yüzden her zaman tavsiye edilmektedir.
BELİRTİLER

Kusma ve mide-bağırsak sorunları Ø
Akışkan ve kötü kokulu dışkı Ø
Aşırı susama Ø
Hızlı kilo kaybı ve Ø küskünlük
Nadiren ölüm Ø
ÖNEMLİ

Hekzamitiazın doğru teşhisi vücut ısısındaki dışkının mikroskopla incelenmesi olmadan yapılamaz. Bu dışkının içinde kımıldayan kırbaçımsılar (trikomonozdaki gibi) görülecektir.
GÜVERCİNLERDE İSHAL

Son zamanlarda güvercinliklerde en sık raslanan sorunlardandır. Genellikle adenovirüs ya da E-koliye bağlı bir enfeksiyondan kaynaklanmaktadır. Adenovirüs tip 1 durumunda içinde zengin protein yataklarının bulunduğu bağırsak zarlarının bozulması söz konusudur.Bu zengin protein yatakları her yerde gelişen ve esas bağırsak duvarını istila eden E-koli bakterilerinin gelişimi için ideal bir ortamdır.E-koli bakterisi kana nüfus eden toksik maddeler üretir. Böylece güvercinler hızla hastalanırlar ve ölürler,hatta ani ölümler de gerçekleşir.

BELİRTİLER

Boş bir kursak ve Ø sindirim bozuklukları
Kusma Ø
Yeşil ve akışkan bir dışkı Ø
Ø İştahsızlık ve küskünlük
Nadiren de olsa ölüm Ø
ÖNEMLİ

Enfeksiyon durumunda tüm güvercinler tedaviye alınmalıdır. Hastalık süresince hafif tohumlarla besleme yapılmalıdır. Poteinsiz tohumlar,pirinç,mısır gibi tercih edilmeli,kuşlar dinlendirilmeye alınmalıdır.

ORNİTOZ (ORNITHOSE)

Ornithoz Chlamydophila psittaci bakterisininin neden olduğu bir solunum yolları enfeksiyonudur. Bu enfeksiyon güvercincilikde ki en önemli yıkıcılardan bir tanesidir. Bakteri ilk önce esas olarak sadece üst solunum yolları enfeksiyonuna neden olur ama ilerledikçe diğer iç organlarda da (karaciğer,akciğerler,dalak) enfeksiyon oluşturabilir.

BELİRTİLER

Göz çevresinde yanma, iltihaplanma Ø
Hırıltılı soluma Ø
Ø Gırtlak ve üst solunum yollarında kızarıklık ve şişkinlik
Pislenmiş burun Ø ucu
Kabarmış bir kafa (kulak kenarlarında karışmış tüyler) Ø
Ø Halsizlik, keyifsizlik
ÖN KORUMA

Kümeslerde güzel hava şartları sağlanmalı (havalandırma, ısı ve nem) .Hastalıklı kuşlar uzun süre karantinada bırakılmalıdır.

ETKENLER

Diğer hastalıklı kuşlarla direk temas Ø (pazar sandıklarında, taşımalarda vs.)
Ana babadan yumurta yoluyla Ø
Ø Ornitoz ortamı bozuk kümeslerde (hava cereyanı olan, rüzgarlı, kalabalık,pis) daha kolay bulaşır.
PARAMİKSO (PARAMİXO)

Paramikso ya da Newcastle hastalığı güvercinlerde en yaygın olan virüse dayalı bir enfeksiyondur..Bu çok bulaşıcı hastalığın sağlık kurumlarına bildirilme zorunluluğu vardır.(Tabi ki Avrupa ve Amerika’da.Türkiye’de kimsenin ilgilendiği yok).Hastalığa tüydeki kuşlar ve zayıf kuşlar daha da duyarlıdır.Aşısız kuşlar her zaman hastalanma riski taşırlar.

BELİRTİLER

Aşırı susama Ø
Akışkan dışkı Ø
Kafa titremesi (sonrasında sallabaşlık) Ø
Ani tepki, korkma, büzülme Ø
Yemlik başında düşünme Ø
Denge kaybı, dengeyi bulamama Ø
ÖNEMLİ

Tedavi sonrası, iyileştikten sonra kuş ancak 2,3 ay sonra tam olarak uçma performansını yakalayabilir.Bazı kuşlarda eser kalabilir.(Sallabaşlık,yerleşmiş bağırsak bozukluğu ve isal,vs).

Bazı ülkelerde bütün evcil güvercinlerin bu hastalığa karşı aşılanması zorunluluğu vardır. Türkiye bu ülkelerden değildir!

ÖNKORUMA

Dördüncü haftasından itibaren bütün güvercinlere senede bir aşı yapılmalıdır.

PARATİFOZ (PARATYPHOSE SALMONELLOSE)

Kuşçular için en korkunç hastalık paratifosdur. Hastalık etkeni, güvercinliklerde varsayılandan daha yaygın olarak kol gezen Salmonella typhimurium Kopenhag türü olarak adlandırılan bir bakteridir.

Hastalık esas olarak bir bağırsak enfeksiyonu (isal) şeklinde kendini gösterir ama bağırsaktan kana sirayet ettikten sonra eklemleri,iç organları ve sinir sistemini etkileyebilir.Bakteri birçok kümeste belirtilerini net şekilde göstermeden varlığını sürdürmekte ve nedensiz yavru kayıplarına ve uçuş bozukluklarına neden olmaktadır.Bu yüzden çok dikkatli olunmalı, gerekirse belirli aralıklarla koruyucu tedavi uygulanmalıdır.

BELİRTİLER

Bağırsaklarda: Yeşilimsi akışkan bir dışkıyla Ø kendini gösteren iltihaplanma.
Eklemlerde: Dirsek şişmesi ya da ayak bilek Ø eklemlerinde topallama,şişme ve kanatlarda düşüklük.
Organlarda: Ø Karaciğer,dalak,kalp ve yumurtalıklarda urlanma ve abse.Buna bağlı olarak azalan bir performans ve de verimlilik ve son olarak da ölüm
Sinirlerde: Denge Ø bozuklukları ve sallabaşlık
Ağır vakalarda: Kümeste,yerlerde, yuvalıklarda Ø ölümler
ETKENLER

Başka bir hasta kuş ile direk temas (mesela pazar Ø sandıklarında ya da taşıma kaplarında)
Direkt hastalıklı doğma (ana baba Ø hastalığı yumurta yoluyla yavruya geçirebilirler).

STREPTOKOK (STREPTOCOQUES)

Streptokokların neden olduğu enfeksiyonlar ilk kez Belçika’da 1990 da tanımlanmışladır. Bir çok güvercin klinik bir belirti göstemeksizin bu organizmanın (Streptococcus gallolyticus) taşıyıcısı durumundadır. Organizma daha çok kötü sağlık koşulları olan güvercinliklerde yetiştirme döneminde ortaya çıkar.Bu enfeksiyon zaman zaman da paratifo enfeksiyonuna eşlik ederek belirir.

BELİRTİLER

Her yaş Ø güvercinde ani ölüm
Göğüs kaslarında urlanma oluşumu Ø
Zayıflama Ø
Ø Bir kanat ya da iki kanatın sarkması
Topallama Ø
Yeşilimsi akışkan Ø dışkı
Sinirsel belirtiler Ø
Kötü duruş, keyifsizlik,düşünme hali Ø
ÖNKORUMA

Yerlere ızgara yapılarak güvercinlerin pislikle dolaysız teması önlenmeli.Güvercinliği her gün temizleyin ve çok kuş doldurmaktan sakının.

TRİKOMONOZ (TRICHOMONOSE)

Bu çok bulaşıcı hastalığa Avrupa ve Amerika’da, özellikle posta güvercinlerinde sıklıkla raslanılmakla beraber şükürler olsun ki Türkiye’de o kadar yaygın değildir.Bana göre en korkulması gereken güvercin hastalıklarının başında gelmektedir.Trikomonoza (Trichomonas columbae) gırtlağa,kursağa,yemek borusuna yerleşen ve bir çok başka hastalığı da beraberinde getiren tek hücreli kırbaçımsı bir parazit neden olur.

Hastalığın hafif seyrettiği dönemlerde ancak hafif bir kondisyon kaybı,gırtlakta sulanma,yumurtadan kesilme gibi belirtiler gözlemlenmekle hastalık göz ardı edilebilir. Ancak ağır vakalarda gırtlakta ve ağız içinde sert kalkerimsi sarı tabakalara raslanabilir.Gözlerde sarılık dikkat çeker. İç organlarda urlanma oluşur.Ağır karaciğer bozukluğu görülür.Yavru kuşlarda ani ölümlere raslanabilir.Yolaçtığı urlanma ve karaciğer bozukluğu geri dönülmez arazlar bırakacaktır. Kokidiyozun tersine güvercin bu parasite karşı herhangi bir savunma ve dayanıklılık geliştiremez. Bu yüzden mutlaka hemen ilaçlı tedaviye geçilmelidir. Hastalığın hafif seyrettiği durumlarda bile ilaçlı tedavi şarttır.

BELİRTİLER

Gaga içinde sarı tortu Ø
Sindirim Ø bozuklukları (ishal)
Solunum sorunları Ø
Kızışmama, çiftleşmeme, Ø yumurtlamama
Karaciğer bozuklukları Ø
İç organlarda urlanma Ø
Ø Uçmama, kötü uçuş

ÖNEMLİ

Aynı anda kümesteki bütün kuşlar Ø tedaviye alınmalıdır.
İlaçlama belirtilen şekilde yapılmalı ve ilaçlı su Ø belirtilen zamanlarda değiştirilmelidir
Kümes, yemlikler, suluklar iyice Ø temizlenmelidir ve dezenfekte edilmelidir
ETKENLER

Yavruların Ø beslenmesi sırasında ana baba yoluyla
Hastalıklı kuşlarla direkt temasla Ø (sandıklarda, taşımalarda)
Hastalıklı kuşların su içtikleri suluklardan su Ø içerek.
KURTLAR (VERMINOSE)

Kurtlar güvercinlerde daha az önemli sorunlar yaratan dertlerdendir. Çoğunlukla bir ascaridioz ( Ascaridia columbae) ve/veya bir kapillarioz ( Capillaria spp.) enfeksiyonlarından bahsedilir. Zaman zaman askarider dışkı içinde ince bir ip şeklinde mikroskopsuz da (çıplak göz ile) görülebilir.Bu kurtlar ince bağırsağın başına yerleşir ve varlıklarıyla ince bağırsağı kilitlerler. Aynı zamanda gıdanın alınmasının (sindirimin) yavaşlamasına neden olarak sürekli bir zayıflığa ve kondisyon bozukluğuna yol açarlar.
Askaridioz asalağının tersine kapiller asalağında enfeksiyon çıplak göz ile hiçbir zaman teşhis edilemez. Bir mikroskop ile inceleme gerekir.Kapiller herhangi bir hayvan türüne özgü değildir ve askarider asalağının tersine tavuklarda, hindilerde, bıldırcınlarda ve güvercinlerde bulunabilir.Bu asalağın az bir yoğunlukta bile bulunması güvercinin kondisyonunda kötü bir etkiye neden olabilir.
Güvercinlerde nadir olarak da tenyaya (Hymenolepis columbae) raslanır.Böyle bir durumda bir güvercinde tenya var ise de bunun kümesdeki diğer güvercinlere dolaysız olarak bulaşması mümkün değildir.

BELİRTİLER

Sindirim bozuklukları Ø
Duruş ve Ø halde bozukluk, keyifsizlik
İştahsızlık olmamasına rağmen zayıflama Ø
Ø Kusma
Yeşilimsi akışkan dışkı Ø
Dışkıda göz ile görülebilen kurtlar Ø (yalnızca ascaridioz durumunda)
Kansızlık (esas olarak kapillarioz Ø durumunda)

ÖNEMLİ

Bütün kuşları aynı anda tedaviye alın ve kümesi çok iyi temizleyip tabanı pürmüzle yakarak ya da kimyasal bir madde ile temizleyin.

ETKENLER

Diğer hasta ya da taşıyıcı kuşların dışkılarından boşalmış olgun yumurtaların yutulması ile bulaşır.

Adenovirus ( Güvercin Hastaligi)

Adenovirus Young Bird Sickness İngilizce adından esinlenerek “Genç Kuş Hastalığı” olarak adlandırabileceğimiz bu hastalık, güvercinlerde lenf sistemine bulaşan bir virüs tarafından oluşturulmaktadır. Hastalığın ismi buradan gelmektedir. Bu hastalık ve tedavisi hakkında bilinenler fazla değildir. Virüsün vücuda girmesini takiben güvercin, kanında antikorlar üreterek bu hastalıkla baş etmeye çalışır. Üretilen antikorların yeterli olmadığı durumlarda hastalık kendini ortaya koyar. Bu hastalığın önemli bir özelliği, diğer bazı hastalıklara uygun zemin hazırlaması ve özellikle de E. Coli ile birlikte görülme eğiliminde olmasıdır. Trichomonas, Hexamitas ve Fungi kökenli hastalıklarda karşılaşılan güvercin ölümlerinin önemli bir nedeni de adenovirus’dür. Çünkü bu virüs bu hastalıkların tedavisini çok daha güç hale getirmektedir.
BELİRTİLERİ
Kuşlarda karaciğer, üst solunum yolları ve bağırsak mükozası üzerinde etkileri görülmektedir. Buralarda ateş yaratır. Hastalığın karakteristik belirtisi vücut dokularından herhangi birinde anormal büyüme ve tümör benzeri oluşumların meydana gelmesidir. Bu durum özellikle genç yavrularda kendini gösterir. Bunun yanı sıra sık sık kusma ile birlikte sarı–yeşil renkli bir ishal gözlenir. Kuşların uçma isteklerinde bir azalma ve performans düşüklüğü vardır. Özellikle dişi kuşlarda kusarak yavru beslemenin arkasından görülen aşırı kilo kaybı ve güçten düşme durumlarında adenovirus’den şüphelenilebilir. Virüsün vücuda girmesini takiben bütün bu belirtiler, 1 gün gibi kısa bir sürede hepsi birlikte ortaya çıkabilir.
TEŞHİS VE BULAŞMA ŞEKLİ
Hastalığın kesin teşhisi kan analizleri yolu ile olur. Hasta güvercinlerde akıtılan salyalar ve çıkartılan dışkı hastalık mikrobunu taşır. Mikrop taşıyan bu atıkların kuruyup toz haline gelmesi ve bu tozun sağlıklı kuşlar tarafından solunması bulaşma yollarından biridir. Aynı şekilde mikrobun yemlere ve suluklara bulaşması yolu ile de mikrop alınmaktadır. Hastalıktan korunabilmek için genel hijyen ve temizlik koşullarına dikkat edilmesi çok önemlidir.
TEDAVİSİ VE KULLANILABİLECEK İLAÇLAR
Adenovirus için geliştirilmiş etkin bir tedavi yöntemi yoktur. Yapılacak iş, kuşun doğal savunma mekanizmasını harekete geçirmeye çalışmaktır. Vitamin takviyeleri olumlu sonuç verir. Polivitamin forte kullanılabilir. Varsa yan hastalıkların tedavisine çalışılmalıdır. Böylece kuşun güç kazanmasına yardımcı olabiliriz. Yurtdışında bu hastalıkta kuşun direncini artırmak için kullanılan Ecocure adlı bir ilaç bulunmaktadır. Hastalığı tedavi etmemekle birlikte kuşun doğal savunma mekanizmasını harekete geçirerek kuşun direncini yükseltir ve hastalıkla mücadele edebilmesini sağlar. Oropharma ilaç firmasının bir üretimi olup bir litre suya 2 kapsül karıştırılarak kullanılır. Yurdumuzda bu konuda üretilmiş bir ilaç bulunmamaktadır.

Aspergilosis ( Güvercin Hastaligi)

Aspergilosis Aspergilosis, hayvanlarda ve insanlarda da görülebilen bulaşıcı bir mantar hastalığıdır. Hastalığın bir diğer adı da Pneumomycosis’dir. Daha çok Aspergilosis ya da Aspergillus adı ile bilinen bu hastalık bir Fungal hastalıktır. Fungal (mikotik) hastalıklar, toplumda yaygın adı ile mantar hastalıkları olarak bilinirler. Aspergilosis mikrobunun çeşitli türleri bulunmaktadır. Bu türlerden güvercinlerde hastalığa neden olanı, Aspergilosis fumigatus adı ile bilinir. İnsanda ve diğer hayvan türlerinde hastalığa neden olan Aspergilosis türleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle insandan güvercinlere ya da güvercinlerden insanlara Aspergilosis bulaşmaz. Genç kuşlar hastalığa karşı oldukça duyarlıdırlar. Hastalık çeşitli nedenlerle bağışıklık sistemi zayıflamış kuşlarımızı, başka hastalıklara yakalanmış ya da bu hastalıkları atlatsa bile bu nedenle güçsüz düşmüş kuşlarımızı, stres altındaki kuşlarımızı, kötü hijyenik koşullarda, sağlık açısından uygun olmayan yuvalarda beslenen, iyi ve nitelikli yem tüketmeyen kuşlarımızı yakalama eğilimindedir. Hastalık tedavi edilse bile kuşlar bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmaz ve hastalık tekrarlama eğilimi gösterir. Bu nedenle sürekli dikkatli ve olunması ve gereken tedbirlerin elden bırakılmaması gerekmektedir. Hastalık kuştan kuşa fazla yayılma eğiliminde değildir. Bulaşma daha çok solunum yolu ile olur. Ancak temas ile bulaşma da olabilir.
HASTALIK MİKROBUNUN GELİŞME ORTAMLARI
Hastalık mikrobunun gelişimi daha çok nemli ortamlarda olur. Bu nedenle hastalık yağmurdan yalıtımı iyi yapılmamış yuvalarda ve kış aylarında daha fazla gözlenir. Güvercin yuvası yapımı için kullanılan sunta, tahta gibi elemanlar ıslandıklarında mikrop üretebilirler. Daha nemli olan yuva altları, yuvanın arkası gibi yerlerde biriken ve temizlik sırasında gözden kaçan dışkılar mikrobun çoğalmasına neden olabilir. Yuvalıklarda kullanılan saman ve benzer otlar ıslandıklarında mikrobun üremesi için çok uygun bir zemin yaratırlar. Islak samanın solunması kuşlarımıza hastalığın bulaşması için yeterlidir. Aynı şekilde gübreli toprağın solunması veya yenmesi hastalık nedeni olabilir. Bazı ev kadınları şehir içindeki yabani güvercinlere bayat ekmekleri ıslatarak vermektedirler. Islatılmış ekmek, Aspergilosis mikrobunun üremesi için çok uygun bir ortamdır. Ayrıca kuşlarımıza verdiğimiz yemlerde hastalık kaynağı olabilir. Özellikle bayat ve küflü yem verilmesi hastalık riskini çok artırmaktadır. Güvercinlere verdiğimiz yemlere mutlaka dikkat etmemiz gerekmektedir. Verilen yemlerin taze olduğunun göstergesi bu yemlerin çimlenme yeteneğini kaybetmemiş olmasıdır. Yem olarak “kısır tohum” kullanımı doğru değildir.
BELİRTİLERİ
Hastalık genellikle müzmin bir form izler. Hastalık erken devrelerinde kendini fazla belli etmez. Ancak sonradan ölümcül olabilir. İlk başlarda, performans kaybı, genel kayıtsızlık, güçsüzlük, uyuşukluk gözlenir. Daha sonra solunuma ilişkin sorunlar kendini göstermeye başlar. Hırıltılı sesler çıkartma, nefes alıp verme güçlüğü, esneme, ağız açık şekilde soluma, her nefes alıp vermede kuyruğun aşağı yukarı hareketi gözlenebilir. Dışkının kıvamı değişir ve ishal görülmeye başlar. Hastalığın ciğerleri etkilemesi ile birlikte koyu yeşil renkli sulu dışkı gözlenebilir. Hastalık belirtileri belirgin olarak iki noktada kendini göstermektedir. Birincisi, iç organlarda özellikle akciğer ve hava keselerinde, soluk borusunda kendini gösterir. Böyle olduğunda bu organlarla birlikte solunum yolları, dil ve damakta da tabakalar halinde mantar oluşumlarına rastlanabilir. Bu tabakalar akciğerlerde darı tanelerine benzer büyüklüktedir. Bu tabakalar akciğerlerde kadavra analizi ile saptanabilirler. Dil ve damakta ise beyaz, sarı ve yeşilimsi bir renkte olurlar. Kuşun gagası açılıp gözlenebilir. Bu tabakaların bir şekilde kazınıp alınmaları sorunu çözmez hastalık tedavi edilmediği sürece aynı tabakalar tekrar çıkar. Bu tabakalar hastalığın tanısı için önemli göstergelerdir. Gözle yapılacak gözlemlerin yanı sıra boğazdan alınacak örnekler üzerinde yapılacak kültür testleri ile hastalık kesin olarak teşhis edilebilir. İkinci olarak deri üzeri ve tüylerde hastalık görülebilir. Deride pul pul döküntü şeklinde soyulma, kuşların sinirli davranışlar göstermesi ve tüy yolmaları gözlenebilir. Özellikle kanat teleklerinde çürüme ve kırılarak düşmeler yaşanabilir. Tüylere ve özellikle de yeni çıkan kanat teleklerine mantar bulaşması durumunda bu tüyler gelişimini tamamlayamaz ve ölürler. “Tüy çürümesi” olarak adlandırılan bu durumun nedeni, mantar kökenli olabildiği gibi dış parazitlerden at sineğinin etkisi ile de olabilmektedir. At sineği tüy değişimleri sırasında yeni çıkan teleklerin kan ile dolan dip kısımlarından delik açarak kan emmesi sonucu bu tüyler sonradan bozuluma uğrar ve çürüyerek düşerler. Bazı kuşçuların “telek patlattı” dedikleri bu durum sonucu telek dibinden dışarı doğru kanama olur.
ALINABİLECEK ÖZEL ÖNLEMLER
Tüm hastalık etmenlerinin devre dışı bırakılması gerekmektedir. Yuva içinde ve çevresinde mutlaka kuru ortam yaratılmalıdır. Yuva içine toprak serilmemeli, saman dökülmemeli ve kuşlarımıza her zaman taze yem verilmelidir. Havadar ortam ve hijyen koşullarına dikkat edilmesi şarttır. Salmanızda bu hastalık baş gösterdiğinde salma içinde bulunan tüm kalsiyum kaynaklarını, ahtapot kemiklerini, grit ve kum taşlarını kullanımdan kaldırmakta yarar vardır.
TEDAVİ VE KULLANILABİLECEK İLAÇLAR
Hastalığın deri enfeksiyonu şeklinde seyretmesi durumunda, banyo sularına karıştırılacak Bakır sülfat sorunun çözümü için yararlıdır. Bakır sülfat için 1 / 2000 oranında sulandırma uygundur. Bunun için 4.5 litre banyo suyuna yarım çay kaşığı ilaç karıştırmak gerekir. Bakır sülfat, sülfürik asidin bakır II okside etkimesi ile oluşan bir tuzdur. Parlak mavi kristaller halindedir ve piyasada “göz taşı” adı ile satılmaktadır. Kimyasal madde satan yerlerde bulunabilir. Hastalığın akciğer ve solunum yollarında görülmesi durumunda Itraconazole, Ketoconazole, Nystatin etken maddeli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu etken maddelerden sadece Nystatin bulunduran veteriner ilaçları ülkemizde bulunmaktadır. Diğerleri üretilmemektedir. Ancak içinde bu etken maddeleri bulunduran beşeri ilaçlar eczanelerde bulunabilir. Beşeri ilaçlar veteriner hekim kontrolünde gerekli doz ayarlaması yapılarak güvercinlere de kullanılabilir. Bu ilaçlar hakkında kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.
NİSTAVET TOZ
>Abfar firması tarafından üretilen bu ilaç Nystatin etken maddesine sahiptir. Kanatlılar için geliştirilmiş bu ilaç, güvercinlerde karşılaşılan aspergilosis ve cadidiasis hastalıkları için kullanılmaktadır. 1 gram toz 100 mg nistatin (nystatin) etken maddesi içermektedir. Gerekiyorsa yuvanın ilaçlanması amacı ile aerosol yöntemi ile kullanılabileceği gibi güvercinlerin içme sularına karıştırılarak da kullanılabilir. Aerosol yöntemi ile ilaçlama yapılacağı zaman 10 m2 alan için 1.5 gram ilacın 5 litre suya karıştırılması uygundur. Hazırlanan karışım bitkilere su püskürtülmesi amacı ile kullanılan bir püskürtücü aracılığı ile kullanılabilir. İçme sularına karıştırılarak kullanılacağı zaman, 1 litre içme suyuna 5 gram ilaç katılır. (fazla dolu olmayan bir çay kaşığı) ilaca 3 gün devam edilir. Daha sonra 15 gün ara verilip doz tekrarı yapılır.
Itracanozole etken maddeli beşeri ilaçlar:
FUNİT KAPSÜL
Her kapsülde 100 mg etken madde bulunmaktadır. Nobel ilaç firmasının bir üretimidir. Anti fungal etkilidir.
SPOREX KAPSÜL
Her kapsülde 100 mg etken madde bulunmaktadır. Toprak ilaç firmasının bir üretimidir. Anti fungal etkilidir.
Ketoconazole etken maddeli beşeri ilaçlar :
FUNGORAL TABLET
Her tablette 200 mg etken madde bulunmaktadır. İlsan ilaç firmasının bir üretimidir. Anti fungal etkilidir. Çocuklara kilo başına 3 mg verilmektedir.
KETORAL TABLET
Her tablette 200 mg etken madde bulunmaktadır. Bilim ilaç firmasının bir üretimidir. Anti fungal etkilidir. Çocuklara kilo başına 3 mg verilmektedir.
Nystatin etken maddeli beşeri ilaçlar :
MİKOSTATİN SÜSPANSİYON
Her ml de 100.000 IU etken madde bulunmaktadır. Bristol-Myers squibb firmasının bir üretimidir. Anti fungal etkilidir. Çocuklara günde 4 defa 1 ml verilmektedir.

Etiketler:güvercin hastalıkları güvercin hastalıkları ishal güvercin hastalıkları ve ilaçları güvercin ishal tedavisi güvercinlerde ishal güvercin hastalıkları ve tedavisi güvercin hastalıkları tedavisi güvercin hastalıkları ve belirtileri güvercin hastalıkları ve tedavileri guvercinhastalıkları güvercin ishal güvercinhastalıkları güvercin hastaliklari güvercin tedavileri veteriner paramiksol güvercin göz hastalıkları ğüverçin tetavisi güvercin isali güvercin hastalıkları tedavileri güvercinlerde sinir iltihaplanması
Güvercingiller: Güvercingiller (Columbidae), güvercinler takımına ait, 300'e yakın güvercin ve kumru türü ile dodo (Raphus cucullatus) ve Pezophaps solitaria gibi soyu tükenmiş türleri içeren bir familyasıdır..
Güvercinler: Güvercinler (), kuşlar sınıfına ait bir takımdır.
Columba (takımyıldız): Columba ya da Güvercin takımyıldızı, modern 88 takımyıldızdan biridir.
Güvercinlik Havalimanı: Güvercinlik Havaalanı Ankara'nın 10 km batısında bir askerî havaalanıdır. Ankara'nın ilk havaalanı ve Türk Hava Yolları'nın ilk teknik bakım merkezi olmuş, daha sonra askerî amaçlara tahsis edilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir