Güzel Hadisler

Sponsorlu Bağlantılar
allah amel atar azda bir dinin edep elde hayat hikmet iyi ki olur sadaka teala yalan Güzel Hadisler En Güzel Hadisi Şerifler en güzel hadisler Güzel hadisler en güzel hadisi ş..

Peygamberimizin En Güzel Hadisleri…

1- “Din, güzel ahlâktır. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.”

2- “Ameller, niyetlere göredir.”

3-— CENNET, ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR.”

4- “İlim öğrenmek,beşikten mezara kadar farzdır.”

5- “Üç şey münâfığın alâmetidir: Yalan söyler, sözünde durmaz, emânete hıyânet eder.”

6- “Namaz, dinin direğidir.”

7- “Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi ve ona edep öğretmesi, her gün bir miktar sadaka vermesinden daha hayırlıdır.”

8- “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah-ü Teâlâya şükretmemiş olur.”

9- “İNSANLARIN EN HAYIRLISI, İNSANLARA EN FAYDALI OLANIDIR.”

10-“Allah-u Teala’ya amellerin en sevimlisi azda olsa devamlı olanıdır.”

11- “Kalbinde kibir bulunanı, Allah-ü Teâlâ yüz üstü Cehenneme atar.”

12- “Akıllı adam nefsini hesaba çeker ve ölümden sonraki hayat için iyi amel işler, aciz adam nefsini hevesine uydurur sonra Allah’tan mağfiret temenni eder.”

13- “İman etmedikçe cennete giremezsiniz,birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız. Sizden biriniz kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için de sevmedikçe(istemedikçe) gerçek mümin olamaz.”

14- “İlim elde etmek her Müslüman kadına ve erkeğe farzdır.”

15- “İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye Allah,cennet yolunu kolaylaştırır.”

16- “Muhakkak ki alimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.”

17- “Hikmet(ilim), mü’minin kaybolmuş malıdır,onu nerede bulursa alır.”

18- “allah, suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; fakat, kalplerinize ve davranışlarınıza bakar.”

19- “ BİR SAATLİK TEFEKKÜR (HİKMETLİ DÜŞÜNÜŞ ) 60 YILLIK NAFİLE İBADETTEN DAHA HAYIRLIDIR.”

20- “Alimin uykusu, cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.”

21- “İlim, Çin’de dahi olsa gidip alınız.”

22- “Bir alim, bir konuda görüş bildirdiğinde bu yorumu doğru ise 10 sevap, yanılır ise 1 sevap alır.”

23- “ İLMİN YARISI, SORU SORMAKTIR.”

24- “Mahşerde alimin mürekkebi, şehidin kanından Mizan’da daha ağır gelir.”

25- “aLLAH, İNSANLARA ACIMAYANLARA, MERHAMET ETMEZ.”

26-“Helaller bellidir, haramlar da bellidir. Birde bunlar arasında şüpheli olanlar vardır, siz şüpheli olan şeylerden kaçının.”

27-“-Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.v.), esirler arasında çocuğundan ayrılan bir kadın gördü. Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu.
Resul-i Ekrem (s.a.v.) ashabına:
— Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Diye sordu. Ashab:
— Asla, cevabını verdiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v.):
“O halde, biliniz ki, Allah’ın kullarına merhameti, bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır, buyurdu.”

28- “MÜSLÜMAN , DİLİYLE VE ELİYLE DİĞER MÜSLÜMANLARA GÜVEN VEREN KİŞİDİR.”

29- “Amentü bi’llah…… de; ondan sonra dosdoğru ol.”

30- “ güzel sözler, sadaka yerine geçer.”

31- “ kanaat, tükenmez hazinedir.”

32- “ATEŞ, NASIL ODUNU YER BİTİRİRSE, HASED DE ( KISKANÇLIK ) İYİLİKLERİ YER BİTİRİR.”

33- “ TEMİZLİK, İMANDAN GELİR.”

Hz Ali Efendimizin Dilinden Peygamber (sav) Efendimizin 250 Tane Hadisi Şerifleri…

Hz. Ali Den 250 Hadis
1. Acelenin meyvesi yanlışlıktır.
2. Aç kalmak, alçalmaktan hayırlıdır.
3. Açık kalpli, mert düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir.
4. Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenin zalimliğidir.
5. Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.
6. Ahmak, her lafın başında yemin eder.
7. Akıllı kişi, tecrübelerden ibret alan kimsedir.
8. Akıllı, düşmanınsa bile danış, bilgisiz dostun fikrini geç.
9. Akıllı, insanların en mutlusudur.
10. Akıllının dili kalbindedir, ahmağın dili ise ağzındadır.
11. Akıllının tahmini, cahilin kesin bilmesinden daha doğrudur.
12. Akraba düşmanlığı, akrep sokmasından beterdir.
13. Alçak gönüllülük, ilimin meyvesidir.
14. Alçak gönüllülük, en büyük şereftir.
15. Arkadaşın hayırlısı, sana doğru yolda iyi delil olandır.
16. Asıl yetimler, anadan ve babadan yoksun olanlar değil, akıldan yoksun olanlardır.
17. Aş verirsen doyur.
18. Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken, başkasını ayıplamandır.
19. Az ilmi olup da onunla amel eden, çok ilmi olup da amel etmeyenden hayırlıdır.
20. Az yemek yemek sağlıktır.
21. Azla yetinen kimse zengindir.
22. Babana saygılı ol ki, oğlun da sana saygılı olsun.
23. Bağışlamak, büyüklüğün şanındandır.
24. Başa kakmak suretiyle iyiliğini boşa giderme.
25. Beceremeyeceğin bir iş için söz verme.
26. Bencillik kimde olursa, helak olur.
27. Bildiği halde susmak, bilmediği halde konuşmak kadar çirkindir.
28. Bilge insan çalışmasına, bilgisiz de boş hayallerine güvenir.
29. Bilgi gibi hazine olamaz.
30. Bilgin bir söz ehli olamıyorsan, hiç olmazsa dikkatli bir dinleyici ol.
31. Bilgin kişinin rütbesi rütbelerin en üstünüdür.
32. Bilgin ölse de yaşar; cahil ise yaşarken de ölüdür.
33. Bilginlerin toplantısı mutluluk getirir.
34. Bilgisiz kişiyi bir işte, bir düşüncede ya pek ileri gitmiş görürsün, ya da pek geri kalmış.
35. Bilgiyi ehli olmayana veren, o bilgiye zulmetmiştir.
36. Bilgiyle dirilen ölmez.
37. Bilmediğin şey hakkında konuşmayı ve üzerine düşmediği halde söz söylemeyi terk et.
38. Bilmiyorum demeyi bırakan kişi, öleceği yerden yaralanır, gider.
39. Bin kapıdan, yüz bin kaleden içeri girebilirsin de küçücük bir gönülden içeri giremezsin.
40. Bir devletin başı, sahip olduğu iktidardan; bilgin, ilimden; iyilik sever, yaptığı iyiliklerden; ihtiyar da yaşından ötürü saygı görür.
41.Bir devletin çökmesi şu dört sebebe bakar: Esas prensiplerinden ayrılma, ikinci planda olan şeylere önem verme, aşağılık kimselerin ön safa geçmesi ve erdemli kişilerin arka plana atılması.
42. Bir gerçeği savunurken ona önce kendiniz inanmalısınız, başkasını inandırmak sonra ki iş.
43. Bir insana başkaları yanında verilen öğüt, öğüt değil, hakarettir.
44. Bir işi yapmadan önce tedbir almak, insanı pişmanlıktan kurtarır.
45. Bir sanat eserini yıkmak, cinayetlerin en büyüğüdür.
46. Birbirine aykırı olarak çağrılan iki yoldan biri mutlaka yanlıştır.
47. Borçların çokluğu, doğru adamı yalancı, şerefli adamı da yemininden dönek yapar.
48. Cahil dosttan ziyade akıllı düşmanına güven.
49. Cahil, ne kendi eksiğini görür, ne de öğütlere kulak asar.
50. Cahilden uzak kalmak, akıllıya yaklaşmakla eşittir.
51. Cahiller çoğalınca bilginler garip olurlar.
52. Can gözü kör olunca, gözle görüşün bir yararı yoktur.
53. Cehaleti ilimle geri çevirin.
54. Cimri zengin, cömert yoksuldan daha yoksuldur.
55. Cimri, her zaman aşağılıktır, kıskanç olan her zaman işkencededir.
56. Cimrinin dostu bulunmaz.
57. Cömertlik, istemeden önce vermektir. İstendikten sonra vermek utançtandır ve kötüdür.
58. Çalışan kötülük düşünemez, çalışmayan da kötülükten kurtulamaz.
59. Çok şakacı insanı ciddiye almazlar.
60. Çok yaşayanın ömrü, dostlarına ağlamakla geçirecektir.
61. Dert ve gam, ihtiyarlığın yarısıdır.
62. Dil, aklın tercümanıdır.
63. Dil, insanın terazisidir.
64. Dili tatlı olanın arkadaşı çok olur.
65. Dilsiz ol, yalancı olma.
66. Dinle, öğrenirsin. Sus esen kalırsın.
67. Doğru söz söyleyenin delili kuvvetli olur.
68. Doğruluk en iyi yol, bilgi en iyi kılavuzdur.
69. Doğruluk, hakkın dilidir.
70. Dost, sen yokken dostluk şartını yerine getiren kimsedir.
71. Dostları yitirmek gurbete düşmektir.
72. Dostların çoğalsın diye çırpınma. Onları bir gün ihmal etmeğe kalksan çabucak düşmanın olurlar. Dostlar ateş gibidir. Pek çoğalırlarsa yakarlar.
73. Dostlarının kötüsü, seni iyi gününde arayıp sıkıntılı zamanında yüz üstü bırakandır
74. Dostluk, en yakın akrabalıktır.
75. Dostluk, elde edilmiş akrabalıktır.
76. Dostlukta aşırı gitme, kim bilir belki o dostun bir gün düşmanın olur, düşmanlıkta da aşırı gitme, kim bilir belki o düşmanın bir gün dostun olur.
77. Dostunun düşmanını, kendine dost seçme.
78. Dünyanın en değerli hazinesi öğüttür, ama ondan ucuzu da yoktur.
79. Düşene sevinme, zamanın sana ne sakladığını bilmezsin.
80. Düşmanlık, kalbi meşgul eder.
81. Düşünce akılların cilasıdır.
82. Düşünce ve prensiplerini kendi hayatlarında da uygulayan kimselerin bilgi ışıklarıyla aydınlanınız.
83. Düşünün, sonra konuşun, yanılmalardan kurtulacaksınız.
84. Edep, aklın suretidir.
85. Edep, en iyi mirastır.
86. Eğer ararsak kendimize kolayca düşman bulabiliriz, ama ne kadar ararsak dost bulmak kolay değil.
87. Eğer sırlarınızı birbirinize açarsanız, artık onu gizleyemezsiniz.
88. Eğlence ve zevke kapılan, akıldan kaybeder.
89. En ahmak insan, kendini herkesten en akıllı sanandır.
90. En akıllı insan, öğütleri dinlemekten vazgeçmeyen insandır.
91. En büyük yardım, en çabuk yapılan yardımdır.
92. En faydalı bilgi, uygulanabilendir.
93. En kötü dost, seni şak şaklayıp eksiklerini örtendir.
94. En talihsiz memleket, insanlarının her türlü güvenlikten yoksun yaşadıkları memlekettir.
95. En yakını yitiren en uzağı yardımcı olarak bulamaz.
96. En yakışıklı elbise, erdem elbisesidir.
97. Erdemin başı ilimdir.
98. Erkeklerin süsü edeptir, kadınların süsü de altındır.
99. Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.
100. Fırsat yaz bulutu gibi gelip geçer, elinize geçtiğinde faydalanmasını bilin.
101. Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.
102. Fikir sahibi her şeyden ibret alır.
103. Garip, dostu olmayan kimsedir.
104. Gece ile gündüz seni işlerler. Onları sen işle. Onlar her gün senden bir şey koparıyor,
sen de onlardan bir şey koparmaya bak.
105 .Gençlik günlerini düşünmek, hasrettir.
106. Gerçek bilgin, bildiklerinin bilmedikleri yanında daha az olduğunu anlayandır.
107. Gerçek dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir.
108. Gerçek dostlar, çok vücutlu, tek kalpli varlıklardır.
109. Gerçek karşısında öfkelenmek ayıptır.
110. Gereksiz şeylerin peşinden koşan gerekli şeyleri kaçırır.
111. Güler yüz göstermek, cömertlik yerine geçer.
112. Güler yüz, dostluk yaratır.
113. Günah işlememek, tövbe etmekten daha iyidir.
114. Güzel bir siyaset, iktidarı sürekli kılar.
115. Güzel huy, bir ganimettir.
116. Haktan sonra delaletten başka ne vardır ki.
117. Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur.
118. Her huyun en iyisini kendin için seç.
119. Her kişinin değeri, yaptığı güzel işiyle ölçülür.
120. Her şey akla muhtaçtır, akıl da eğitime.
121. Her şeyin en iyisi, en yeni olanıdır; ama dostların en iyisi, en eskileridir.
122. Hikmet sahibi kişilerin sözleri doğruysa ilaçtır, yanlışsa hastalıktır.
123. Hoş geçinmek aklın yarısıdır.
124. İbret alınacak şeyler ne çok, ibret alanlarsa ne az.
125. İhtiyarlığın, ölüm habercindir.
126. İki şey vardır ki sonu bulunmaz; ilim, akıl.
127. İki şey vardır ki yitirmeden kadri bilinmez; gençlik ve afiyet.
128. İki yüzlünün dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir.
129. İlim bütün iyiliklerin anahtarıdır.
130. İlim maldan hayırlıdır: İlim seni korur, malı sen korursun. Mal vermekle azalır, ilim öğretmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun mahkum. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman sürecinde tükenir, ilim uzun zaman sürecinde tükenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim peygamberlerin mirasıdır, mal ise eşkıyaların mirasıdır.
131. İlim meclisi, cennet bahçesidir.
132. İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.
133. İlimden başka her şey azaldıkça değeri yükselir. İlim ise çoğaldıkça değeri yükselir.
134. İlmin ayıbı, verimsiz oluşudur.
135. İlmin bereketi güzel ameldir.
136. İlmini saklayan cahil gibidir.
137. İnsan belayı dilden bulur.
138. İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.
139. İnsandaki edep, onun altınından daha iyidir.
140. İnsanın değeri, önem verdiği şeye göredir.
141. İnsanın kendisine iyilik edeni övmesi, iyiliği arttırır.
142. İnsanın kurtuluşu doğruluktadır.
143. İnsanın tevazu sahibi olması, kendisine ikram getirir.
144. İnsanın utanması, örtüsüdür.
145. İnsanlar yaşarken uyur, ölürken uyanırlar.
146. İnsanlar; akıl, ilim, huy, yoksulluk ve zenginlik yönünden farklı oldukları sürece, birbirleriyle güzel geçinirler. Eğer mezkur sıfatlarda eşit olsalardı, (yükümlülük üstlenmekten kaçarak) helak olurlardı.
147. İnsanlara faydası olmayanı ölüler arasında say, git.
148. İnsanların değerlerini ölçmek için değerli olmak gerek.
149. İnsanların en acizi insanlardan kardeş edinemeyenidir. Bundan daha acizi de kardeş edindikten sonra onu yitirendir.
150. İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlardır.
151. İnsanlarla öyle geçinin ki, öldüğünüzde size ağlasınlar, sağ kalırsanız sevgiyle çağrışsınlar sizin için.
152. İyi niyetlilik, gönle ferahlık, bedene esenliktir.
153. İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir, bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirirsin.
154. İyiliği emret ki, iyi ehlinden (iyilerden) olasın.
155. İyilik yapandan şüphelenmek, haksızlıkların en çirkini ve günahların en büyüğüdür.
156. İyilikle, hür adamı köle yaparsın.
157. Kadına aşırı düşkünlük, ahmakların işidir.
158. Kadının hayırlısı, sevgi dolu, doğurgan olanıdır.
159. Kendi görüşüyle yetinen, canını tehlikeye atmıştır.
160. Kendi kadrini bilen helak olmaz.
161. Kendin için istediğini başkaları için de iste.
162. Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?
163. Kıskançlık hasta eder.
164. Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.
165. Kıskançlık, ateşin odunu yediği gibi oda iyilikleri yer.
166. Kıskançlık, ruhun hapsidir.
167. Kıskançlık, vücudu kemirir.
168. Kimsenin yanlışını yüzüne vurmayınız. Başka birisini göstererek ‘gelinim sen anla’ gibisinden uyarınız.
169. Kitaplar bilginlerin bahçeleridir.
170. Konuşun da tanışın, çünkü insan dilinin altında gizlidir.
171. Korkulan her şey zarar vermez.
172. Kötü evlat, ailenin şerefini yıkar ve geçmişine leke sürer.
173. Kötü insanlarla oturup kalkmak, iyi insanlar hakkında su-i zan doğurur.
174. Kötü zanlı olup, dostlarını elinden çıkarma.
175. Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.
176. Küçük bir insandan gelen büyük bir fikri küçümseme.
177. Mal çokluğu kalpleri bozar, günahları doğurur.
178. Mal, isteklerin temelidir.
179. Mal, mülk insanın gözünü doyurmaz, kalp zenginliğine çalış.

180. Malından vermeyeni zenginlerden sayma.
181. Mazideki esefli ve üzüntülü olaylarla kalbini doldurma, gelecekte uğraşmaya zaman bulamazsın.
182. Mazlumun öç alma günü, zalimin zulmettiği günden daha korkunçtur.
183. Milletlerin ölçü ve terazisi adalettir.
184. Mutlu ile arkadaş olan, mutlu olur.
185. Mümin, kardeşi açken doyasıya yemez.
186. Namus, güzelliğin sadakasıdır.
187. Nerede bir bilgin görürsen, hemen buyruğunu kabul edip hizmetine gir.
188. Nice kan vardır ki, onu dil döker.
189. Öfke korkunç ateştir. Onu bastıran, ateşi söndürür, yapamayan, içinde yanıp gider.
190. Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp da bir şey elde edemeyen oturunca hiç bir şey elde edemez.
191.Öldükten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakınız.
192.Ölüm ahiretin kapısıdır.
193. Ölümü unutmak, kalbi paslatır.
194. Ölümü unutmayan, güzel şeylere tutkun olur.
195. Ölümün belirtisi doğmaktır.
196. Parçalayıcı ve yiyici yırtıcı hayvan, zalim ve zorba bir validen iyidir.
197. Rezil kişilerin başa geçmesi, insanlara afettir.
198. Sabır acılığının meyvesi zaferdir.
199. Sabır en güzel huy, ilim de en şerefli süs eşyasıdır.
200. Sabır ikidir: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek; sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.
201. Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.
202. Sana cefa edeni utandırman için hoşça geçinmeye çalış.
203.Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamağa kalkacağın işleri yapmaktan çekin.
204. Sana öğüt veren, sana geniş kredi açmış tüccara benzer.
205. Seni yalnız iyi günlerinde arayan, düşkün günlerinde senden açacaktır.
206. Seni, sende bulunmayan özellikler ve değerler icat ederek koltuklayan, bir gün gelir yapmadığın suçları da üstüne yığarak seni çekiştirmeye, çeliştirmeye kalkar.
207. Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.
208. Sırlarını ona buna açıyorsan, başına gelecek zilletlere razı ol.
209. Sızlanmak, sabırdan zordur.
210. Siyaseti başaramayan başkan olamaz.
211. Sizler mallarınızla halkı kuşatamazsınız (onların gönüllerini hoş edemezsiniz); öyleyse açık yüzlülük ve güzel davranışınızla onları kuşatınız; çünkü ben Allah Resulünün şöyle buyurduğunu duydum: “sizler, mallarınızla halkın gönüllerini hoş edemezsiniz; o halde ahlakınızla onların gönüllerini hoş edin”
212. Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.
213.Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.
214.Söyleyene bakma, söylenene bak.
215. Söz ilaçtır, azı yaşatır, çoğu öldürür.
216. Söz; ok ve mızraktan daha tesirlidir.
217. Sözün güzelliği, kısalığındadır.
218. Susmak, ağırbaşlılığı arttırır.
219. Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.
220. Şehvet bir kapıdan girer, akıl öbür kapıdan çıkar.
221. Şeref ve soyluluk, yüksek özellik ve niteliklerden gelir, ataların çürümüş kemiklerinden değil.
222. Şerefli ve önemli bir mevkiiniz olması için bilime ınız.
223. Terbiyesizlikle kendisini düşüreni, soydan gelme asalet yükseltemez.
224. Tövbe etmek elindeyken, ümidini kesene şaşarım.
225. Uygunsuz yerlere giren, kendini töhmete kaptırır.
226.·Üç sınıf Allah sevgisinden uzak tutulmuştur: zalimler, onlara yardakçılık edenler ve zulmü hoş karşılayanlar.
227. Üç şey hayatı tatsızlaştırır: kin, kıskançlık ve kötü huyluluk.
228. Üç şey insana hayatı zindan eder: Ağırlaşan aile yükü, borçların baskısı ve bir hastalığın sürüp gitmesi.
229. Üstünlük taslamak, ayıpların en kötüsüdür.
230. Verilen söz, zamanında yerine getirilmesi gereken bir borçtur.
231. Yakınlarına yardımı bırakan, düşmanlarına yardım etmiş olur.
232. Yalan hıyanettir, doğruluk emanettir.
233. Yalan söylemenin sonu, kınanmaktır.
234. Yalan ve iki yüzlülük en kötü ahlaktır.
235. Yalanlanacağından korktuğun bir şeyi anlatma.
236. Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.
237. Yeni mal, mülk edinmeden önce yığdıklarınızı kullanınız.
238. Yoksullarla otur, şükrünü artırırsın.
239.· Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.
240. Yola düşmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor.
241. Yumuşak ahlak, soyluluk ve büyüklüktendir.
242. Yumuşak konuş, sevilirsin.
243. Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.
244. Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.
245. Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır.
246. Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan günlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken çalış.
247. Zayıfları ziyaret etmek alçak gönüllüğünün dendir.
248. Zenginliği görüntülemek, şükürden sayılır.
249. Zenginliğin en yücesi dilekleri terk etmektir.
250. Zulme ve kötülüğe karşı çıkmayan daha belasına uğrar

Güzel Hadisler

İslâm, güzel ahlâktır.
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: ?Utanmadıktan sonra dilediğini yap!? sözüdür.
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
Nerede olursan ol Allah?a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.
İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü ?Lâ ilâhe illallah (Allah?tan başka ilah yoktur)? sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

Resulullah (s.a.a)’in Yaşantısıyla İlgili Hadis Ve Rivayetler

En Güzel Örnek

Allah-u Teala şöyle buyurmuştur:
“Sizin için Allah’ın Resulünde güzel bir örnek vardır.”
1- Kul Gibi Yemek Yemesi ve Oturması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) kul gibi yemek yer, kul gibi oturur ve kendisinin de bir kul olduğunu biliyordu.”
2- Uykudan Kalktığında Secde Etmesi

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) uykudan kalktığında (alnını yere koyarak) Allah’a secde ederdi.”
3- Namaza Olan Aşkı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a), ne yemeği ve ne de başka bir şeyi namaza tercih etmezdi; namaz vakti ulaştığında, ne ailesini tanırdı ve ne de dostunu.”
4- Kur’ân Okuması

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a), Kur’an’ı herkesten daha güzel bir sesle okurdu.”
5- Namazda Ağlaması

İmam Seccad (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a), hiçbir suçu olmaksızın Allah korkusundan o kadar ağlardı ki, namaz kıldığı yer (secdegahı) ıslanırdı.”
6- Ümmetle Beraber Olması

Enes bin Malik diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) hasta ziyaretine giderdi, cenazeyi teşyi ederdi ve kölenin davetine icabet ederdi.”
7- Birlikte Oturduğu Kimseye Saygısı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’in birlikte oturduğu kimsenin önünde ayağını uzatması kesinlikle görülmemiştir.”
8- Sözü Kesmemesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) kimsenin sözünü, haddini aşmadıkça kesmezdi; kestiğinde de sakındırarak veya kalkarak bu işi yapardı.”
9- Oturma Adabı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) oturup kalkarken mutlaka Allah’ı anardı; meclislerde kendisi için özel bir yer seçmezdi ve bu işten nehy ederdi; bir toplantıya katıldığında meclisin son kesiminde (boş olan yerde) otururdu ve diğerlerine de böyle yapmalarını emrederdi.”
10- Misafire Karşı Davranışı

İmam Musa Kazım (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’e misafir geldiğinde, Hazret onunla birlikte yemek yerdi; misafir elini yemekten çekmedikçe, O elini çekmezdi.”
11- Musafaha Etmesi

İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) bir kimseyle musafaha ettiğinde (tokalaştığında), o kimse elini geri çekmedikçe Hazret kesinlikle elini geri çekmezdi.”
12- Güler Yüzlülüğü

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) sürekli güler yüzlü ve yumuşak huylu idi; sert ve katı değildi.”
13- Konuşması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) kimseyi kınamazdı; kabahatini yüzüne vurmazdı; sürçme ve ayıplarını aramazdı; sevabını ümit ettiği sözler dışında (bir şey) konuşmazdı.”
14- Yemeği

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a), Allah ruhunu alıncaya dek sürekli arpa ekmeği yerdi.”
15- Şakası

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) şaka ve lâtife yapardı ama haktan başka bir şey söylemezdi.”
16- Normal Yemesi

Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:
“Biz öyle bir aileyiz ki, acıkmadıkça yemek yemeyiz ve yediğimizde de doyasıya yemeyiz.”
17- Toplumda Yemek Yemesi

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) toplumla birlikte yemek yediğinde, ilk olarak yemeğe elini O uzatırdı; halkın doyasıya yemesi için de yine son olarak yemekten O elini çekerdi.”
18- Halkın Aklı Miktarınca Konuşması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) kesinlikle kendi aklı miktarınca halkla konuşmamıştır. Kendisi (bu konuda) buyurmuştur ki: “Biz peygamberler topluluğu, insanlarla akılları miktarınca konuşmakla görevli kılınmışız.”
19- Adaletle Bakışı

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) bakışlarını ashabı arasında taksim edir ve ona-buna (herkese) eşit olarak bakardı.”
20- Şefkati

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) cemaat namazı kılarken bir çocuğun ağlama sesini duyduğunda, (cemaat namazına katılmış olan annenin çocuğuna yetişmesi için) namazı hafif ve kısa kılırdı.”
21- Allah İçin Sinirlenmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) İlahî sınırlar çiğnenmedikçe, kendisine yapılan zulümden dolayı intikam almazdı. İlahî sınırlar çiğnendiğinde sinirlenirdi; siniri de Allah içindi.”
22- Misvak Kullanması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) uykudan kalktığı her vakit dişlerini misvaklardı.”
23- Vaktini Üçe Bölmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) kendi evine gittiğinde vaktini üç kısma bölerdi: Bir kısmını Allah’a, bir kısmını ailesine ve bir kısmını da şahsi işlerine ayırırdı.”
24- Dilini Koruması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) dilini, O’nu ilgilendirmeyen ve O’na faydası olmayan şeylerden korurdu; diliyle halkı bir araya toplar ve onları kendisinden kaçırmazdı.”
25- Güzel Ahlaklara Sahip Olması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) herkesten daha cömert, daha cesaretli, daha doğru konuşan, daha vefalı, daha yumuşak huylu ve daha güzel muaşeret edendi.”
26- Kız Çocuğu Olduğunda

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’e bir kız çocuğunun olduğuna dair müjde verildiğinde şöyle buyuruyordu: “Bir güldür; rızkı ise Allah’adır.”
27- Kıbleye Doğru Oturması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) genellikle kıbleye doğru otururdu.”
28- Alçak Gönüllülüğü

İmam Bakır (a.s), Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
“Beş şeyi, benden sonra sünnet olması için ölünceye dek terketmeyeceğim:
1)Kölelerle yerde yemek yemeği.
2)Palanlanmış merkebe binmeği.
3)Keçiyi elimle sağmayı.
4)Yünlü elbise giymeği.
5)Çocuklara selam vermeği.
29- Saç ve Sakalını Taraması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) sürekli olarak saç ve sakalını tarayıp düzeltirdi; saç ve sakalını genellikle suyla (ıslatarak) düzeltip tarardı.”
30- Konuşurken Tebessüm Etmesi

Ebu Derda’dan şöyle dediği nakledilmiştir:
“Resulullah (s.a.a) bir söz söylerken tebessüm ederdi.”
31- Yürüyüşü

İbn-i Abbas’tan şöyle dediği nakledilmiştir:
“Resulullah (s.a.a) yol yürürken öyle canlı ve dinamik yürürdü ki, bu yürüyüş sahibinin aciz ve yorgun insanlar gibi yürümediği, hemen kendini gösterirdi.”
32- Sade Yaşayışı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) yerde yemek yerdi; köleler gibi (dizleri üzerinde) otururdu; kendi eliyle ayakkabı ve elbisesini yamardı; (bazen) palansız merkebe biner ve arkasına da birisini bindirirdi.”
33- Şecaati

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Savaş şiddetlendiğinde ve düşmanla karşı karşıya geldiğimizde Resulullah’a sığınıyorduk; Resulullah’dan düşmana daha yakın bir kimse yoktu.”
34- Hamd Etmesi

“Resulullah (s.a.a) her gün üç yüz atmış kez Allah’a hamdederdi.”
35- Konuşma Meclisi

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) konuştuğunda, meclistekiler başlarını aşağı eğerek (canı-gönülden O’nu) dinlerlerdi; öyle ki, sanki başlarının üzerinde bir kuş durmuştu. Susunca ashap konuşmaya başlardı. Konuştuklarında ise, O Hazretin huzurunda birbirleriyle çekişmez ve niza etmezlerdi. Birisi konuştuğunda, o sözünü bitirinceye dek susup onu dinlerlerdi.”
36- Ashabı Arasında Oturması

Ebuzer diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) ashabı arasında (daire şeklinde) otururdu. Bir yabancı geldiğinde soru sormak için onlardan hangisinin Peygamber olduğunu ve sorusunu O’ndan soracağını bilemezdi.”
37- Esans (Koku) Kullanması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a), yemekten daha çok esansa (kokuya) para harcardı.”
38- Ashabını Sorup-Soruşturması

Enes’ten şöyle dediği nakledilmiştir:
“Resulullah (s.a.a) ashabından birisini üç gün görmediğinde, onu sorup-soruştururdu; gaip (yolculuğa gitmiş) olduğunda, hakkında dua ederdi; hasta olduğunda ise, halini sormaya giderdi.”
39- Allah’a Karşı Tevazusu

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) Allah-u Teala’nın O’nu peygamberliğe seçtiği günden O’nun ruhunu aldığı güne dek asla yaslanarak yemek yememiştir; bu ameli, Allah’a olan tevazusundan dolayı idi.”
40- Ashabı Hoşnut Etmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a) ashabından birini üzüntülü gördüğünde, şaka ve latifeyle onu hoşnut eder ve şöyle buyururdu: “Allah-u Teala, kardeşlerinin yüzüne asık suratla bakan kimseyi sevmez.”

– Ahzab/21.

– Bihar, C. 16, S. 262.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 39.

– Sünen’ün- Nebi, S. 268.

– Sünen’ün- Nebi, S. 311.

– Sünen’ün- Nebi, S. 32.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 15.

– Bihar, C. 16, S. 236.

– Sünen’ün- Nebi, S. 18.

– Sünen’ün- Nebi, S. 16.

– Sünen’ün- Nebi, S. 67.

– Bihar, C. 16, S. 269.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 14.

– Sünen’ün- Nebi, S. 17.

– Sünen’ün- Nebi, S. 49.

– Bihar, C. 16, S. 244.

– Sünen’ün- Nebi, S. 181.

– Sünen’ün- Nebî, S. 166.

– Sünen’ün- Nebî, S. 57.

– Usul-u Kafi, C. 2, S. 671.

– Sünen’ün- Nebi, S. 273.

– Sünen’ün- Nebi, S. 45.

– Sünen’ün- Nebi, S. 222.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 13.

– Sünen’ün- Nebi, S. 15.

– Bihar, C. 16, S. 194.

– Sünen’ün- Nebi, S. 80.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 26.

– Bihar, C. 16, S. 215.

– Sünen’ün- Nebi, S. 91.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 21.

– Bihar, C. 16, S. 236.

– Nehc’ül- Balağa, hutbe 160, Subh-i Salih.

– Mehaccet’ul- Beyza, C. 4, S. 151.

– Bihar, C. 16, S. 257.

– Sessiz ve teveccühle dinlemelerinden kinayedir.

– Mekarim’ul- Ahlak. S. 15.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 16.

– Bihar, C. 16, S. 248.

– Mekarim’ul- Ahlak, S. 19.

– Bihar, C. 16, S. 242.

– Sünen’ün- Nebi, S. 61.

Peygamber Efendimizin Ahlakı İle İlgili Hadisler

Peygamber Efendimizin ahlakı ile ilgili hadisler
Peygamber Efendimizin ahlak ile ilgili hadisleri
Peygamberimizin güzel ahlakla ilgili hadisleri
Ahlak ile ilgili peygamberimizin hadisleri

(Ahlakınızı güzelleştiriniz)
(Sizin imanca en güzeliniz ahlakça en güzel olanınızdır )

(Ya Rabbi senden sıhhat afiyet ve güzel ahlak dilerim )
(Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim )

(Güzel ahlak büyük günahları suyun kirleri temizlemesi gibi temizler Kötü ahlak ise salih amelleri sirkenin balı bozduğu gibi bozar )

(Allahü teâlâ indinde kötü ahlaktan büyük günah yoktur Çünkü kötü ahlaklı bir günahtan tevbe edip kurtulursa bir başka günaha düşer Hiçbir vakit günahtan kurtulamaz )

(Bir kimse tevbe ederse tevbesini Allahü teâlâ kabul eder Kötü ahlaklı kimsenin tevbesi makbul olmaz Zira bir günahtan tevbe ederse kötü ahlakı sebebiyle daha büyük günah işler )

(Güzel ahlak senden kesilen akrabanı ziyaret etmek sana vermeyene vermek sana zulmedeni affetmektir )

(Din güzel ahlaktır )
(Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlakça en iyi olanıdır )
(Şüphesiz güzel ahlak güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir )

(Bir müslüman güzel ahlakı sayesinde gündüzleri oruç tutan geceleri ibadet eden kimselerin derecesine kavuşur )

(Bir insan az ibadet etse de güzel ahlakı sayesinde en yüksek dereceye kavuşur )

(Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler çirkinliği giderir )

(Yumuşak davranmayan hayır yapmamış olur )
(En çok sevdiğim kimse huyu en güzel olandır )
(Yumuşak olan kimseye dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir )

(Cehenneme girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan kimseyi bildiriyorum Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık yumuşaklık gösterendir )

(Yumuşak olanlar ve kolaylık gösterenler hayvanın yularını tutan kimse gibidir Durdurmak isterse hayvan ona uyar Taşın üzerine sürmek isterse hayvan oraya koşar )

(Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlakça en iyi olanıdır )

(Cennete götüren sebeplerin başlıcası Allahü teâlâdan korkmak ve iyi huylu olmaktır Cehenneme götüren sebeplerin başlıcası da dünya nimetlerinden ayrılınca üzülmek bu nimetlere kavuşunca sevinmek azgınlık yapmaktır )

(İmanı en kuvvetli kişi ahlakı en güzel ve hanımına en yumuşak olandır )

(İnsan güzel huyu ile Cennetin en üstün derecelerine kavuşur İbadetlerle bu derecelere kavuşamaz Kötü huy insanı Cehennemin en aşağısına sürükler )

(İbadetlerin en kolayı az konuşmak ve iyi huylu olmaktır )

(Şu üç şey bulunan kimsenin imanı kâmildir: Herkesle iyi geçinen güzel ahlak kendini haramlardan alıkoyan vera cehlini örten hilm )

(Dünyada veya ahirette özür dilemek zorunda kalacağın söz ve hareketten uzak durmaya çalış!)

(Söz veriyorum ki münakaşa etmeyen haklı olsa da dili ile kimseyi incitmeyen şaka ile veya yanındakileri güldürmek için yalan söylemeyen iyi huylu olan müslüman Cennete girecektir )

(Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Konuşunca doğru söyleyen verdiği sözü yerine getiren emanete riayet eden namusunu koruyan gözlerini haramdan sakınan ellerini kötülükten çeken )

(Allahü teâlâ buyuruyor ki: “Size gönderdiğim İslam dininden razıyım Bu dinin tamam olması ancak cömertlikle ve iyi huylu olmakla olur Dininizin tamam olduğunu her gün bu ikisi ile belli ediniz!)

(Sıcak su buzu erittiği gibi iyi huylu olmak günahları eritir yok eder Sirke balı bozup yenilmez hâle soktuğu gibi kötü huylu olmak ibadetleri bozup yok eder )

(Hak teâlâ yumuşak huyluya yardım eder sert ve öfkeliye yardım etmez )

(Yumuşak olan kızmayan müslümanın Cehenneme girmesi haramdır )

(Yavaş yumuşak davranmak Allahü teâlânın kuluna verdiği büyük bir ihsandır Aceleci olmak şeytanın yoludur Allahü teâlânın sevdiği şey yumuşak ve ağırbaşlı olmaktır )

(Kişi yumuşaklığı tatlı dili ile gündüzleri oruç tutanın ve geceleri namaz kılanın derecesine kavuşur )

(Kızınca öfkesini yenerek yumuşak davrananı Allahü teâlâ sever )
(Güler yüzle selam veren sadaka verenin sevabına kavuşur )

Bir kimse Resulullah efendimizden nasihat istedi (Kızma sinirlenme) buyurdu Birkaç kere sordu hepsine de (Kızma sinirlenme) buyurdu (Buhari)

Etiketler:en güzel hadisler Güzel hadisler en güzel hadisi şerifler en guzel hadisler guzel hadisler güzel hadisi şerifler en güzel ayetler peygamberimizin hadisleri en güzel hadis peygamber efendimizin hadisleri güzel hadis güzel hadis sözleri en güzel 30 hadis hadisler güzel hadisler sözler çok güzel hadisler peygamberimizin ilimle ilgili hadisleri peygamberimizin en güzel hadisleri güzel hadisi serifler peygamberimizin güzel hadisleri
Güzel Sanatlar Akademisi: * İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi
Güzel sanatlar: Güzel sanatlar, güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızcada beaux arts olarak, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için bulunmuştur.
Güzelyurt İlçesi: Güzelyurt İlçesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5 ilçesinden biri. Yönetim merkezi Güzelyurt'tur. Yüzölçümü 381 kilometrekaredir (284.969 dönüm).
Güzelyurt, Kıbrıs: Güzelyurt (Yunanca: Μόρφου, İngilizce: Morphou, eski ad: Omorfo), Kıbrıs Adası'nda bir kent. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dördüncü büyük ilçesi.
Güzelyurt: Güzelyurt, yerleşim adları:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir