Hamile Kalmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

anne ve bebek bebekler besin bu daha doktor erken fark gibi hamilelik hayati hepatit b pap smear testi testler yol zaman Hamile Kalmadan Önce Bilinmesi Gerekenler Hamile Kalmadan Önce Alınması Gereken Vitaminler hamile kalmamak için alınan önlemler hamile kalmad..

Hamile Kalmadan Önce Bunları Yapın

Bebeğin doğum öncesi gelişiminde geçireceği en hayati aşama anne adayının hamile olduğunu fark etmeden önce oluşuyor.

Bu erken aşamada son derece bilinçli davranılması öneriliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gökmen İyigün, anne adayının henüz hamile kalmadan önce alacağı bazı önlemlerin, bebeği bazı enfeksiyonlardan, hastalıklardan, besin eksikliklerinden ve çevresel hasarlardan koruduğunu söyledi.

Op. Dr. Gökmen İyigün, kadınların hamile kalmadan birkaç ay önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeleri gerektiğini anlattı:

“Kadının hamile kalmadan birkaç ay önce doktor kontrolünden geçmesi son derece faydalı olacaktır.

Kan grubunun kontrolü, Hepatit B ve kızamıkçık gibi hastalıkların geçirip geçirilmediğini anlamak üzere kan testi yaptırılmalıdır. Bütün hastalıklar hamilelik döneminde anne ve bebek için tehdit oluşturur.

Hamilelik sırasında geçirilen bazı hastalıkların (su çiçeği, kızamıkçık, hepatit gibi) anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkisi, hastalığın hamilelik dışında geçirilmesinden daha fazladır.

Özellikle bebeklerde geri dönüşü olmayan sonuçlara, sakatlıklara yol açmaktadırlar ve çoğu zaman bebekler kaybedilmektedir.”

Testler önemli

Op. Dr. Gökmen İyigün, hamile kalmak isteyen ve bu amaçla doktora başvuran kadınların, bugüne kadar yaşadıkları sağlık problemleri ile ilgili olarak mutlaka doktoru bilgilendirmesi gerektiğinin de önemine dikkat çekti.

Uygulanacak bazı testler ve alınacak önlemler:

# Jinekolojik muayene ile özellikle rahim ve rahim ağzının değerlendirilmesi
# PAP Smear testi ile rahim ağzı kanseri açısından kontrol yapılması
# İdrar testi, idrar incelemesi ile idrar yolu enfeksiyonları ve böbreklerle ilgili problemlerin tespiti
# Anne adayının ve eşinin kan gruplarının belirlenmesiyle kızamıkçık, sarılık, taksoplazmozis gibi hamilelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumunun belirlenmesi.
# Kan basıncının (tansiyon) yüksek bulunması halinde hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması.
# Cinsel temas yoluyla geçen klamidya, üreoplazma gibi enfeksiyonların tespit edilmesi ve düşüklere yol açabilen bu enfeksiyonlara karşı hamilelik öncesinde gerekli tedavinin yapılması.
# Tiroit bezinin fonksiyonu ile ilgili problemler hamileliğin elde edilmesini ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini engeller.

Özel durumlar hamilelikte etkili

Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi özel durumların hamileliği etkileyen unsurlar arasında yer aldığını belirten Op. Dr. İyigün, ailesinde genetik bozukluğa bağlı bir hastalığı bulunan ve 35 yaşın üzerinde olan kadınların bir genetik uzmanına başvurması gerektiğini açıkladı.

Op. Dr. Gökmen, kadınların sağlıklı beslenme ve kilo dengesini koruyarak vücudunu hamileliğe hazırlaması gerektiğine de dikkat çekti:

“Bazı hekimler hamilelikten üç ay önce başlamak üzere günde 400 mcg Folik asid (B vitamini) alınmasını önerir. Folik asid hamileliğin ilk üç ayı içinde oluşabilecek nöral tüp defekti adı verilen beyin ve omurilikteki bozuklukları önlemeye yardım eder.

Folik asidi içeren besinleri de bol tüketmenizde fayda vardır. Bunlar portakal suyu, yeşil lifli sebzeler, kuru ve doğal baklagillerdir.

Egzersiz yapmaya şimdiden başlayabilirsiniz ve hamileliğiniz süresince de çok ağır olmamak koşulu ile egzersize devam edebilirsiniz. Sigara ve alkol kullanıyorsanız bunları kesmelisiniz çünkü bebek üzerinde zararlı etkileri vardır.”

Hamile kalmak isteyen kadınların doktora danışmadan ilaç kullanmaması gerektiğini de belirten Op. Dr. İyigün, bir hastalığı sebebiyle ilaç kullanmak zorunda olan kadınların da kullandığı ilacı doktoruna mutlaka bildirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Gebelikten Korunma Yöntemleri

gebelikte korunma yöntemleri hakkında – hamilelikten korunma yöntemleri – gebeliği önleme çeşitleri

Korunmadan gerçekleştirilen cinsel ilişkiler soenrasında hamile kalabilme ihtimali %90′dır. Bu denli yüksek ihtimaller ile gerçekleşen hamileliğin, önüne geçebilmek için çeşitli yöntemleri deneyebilirsiniz. Bu yöntemlerin birçoğu kısmi yani geçici olarak hamileliğin önüne geçerken, bir kısmıda hamilelik riskini tamamen ortadan kaldırabilir meleklerim… Aklınızda hangi yöntem var bilmiyorum ama ben sizlere her iki çeşit ile ilgili bilgiler sunuyorum. Gebelikten korunma anlamında yaptığım araştırmaları, sizler için bir makale haline getirdim. Umarım hazırladığım makalemi okuduktan sonra, gebelikten korunma yöntemleri anlamında aklınıza takılan tüm soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Aylık iğne ile hamilelikten korunma;Düzenli olarak ayda bir kez, kas içine enjeksiyonla uygulanır.

  • Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini (östrojen ve progesteron)içerir.
  • Yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
  • Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
  • Adetin ilk yedi günü içinde tercihen ilk günü uygulanır.
  • 35 yaş üstünde ve sigara içen kadınlar sigarayı bıraktıklarında kullanabilirler.
  • Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.
  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu,klamidya gibi) korumaz.Deri altı kapsülleri ile hamilelikten korunma;
    • Kolun iç kısmına yerleştirilen ve kibrit çöpü büyüklüğünde silikon çubuklardır.
    • Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından yalnızca birini (progesteron) içerir.
    • Yumurtlama ve döllenmeyi önler.
    • Türüne göre üç ya da beş yıl boyunca gebelikten korur.
    • Çok etkilidir.
    • Gebelik şüphesi olmayan herhangi bir günde, tercihen adetin ilk yedi günü içinde uygulanır.
    • Adet kanaması miktarında azalma, ara kanamalar ve lekelenmeye neden olabilir.
    • Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
    • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

    Doğal korunma yöntemleri ile hamilelikten korunma;

    • Kadının doğurgan olduğu yumurtlama dönemlerinin belirlenerek bu süre içinde cinsel ilişkide bulunulmaması temeline dayanırlar.
    • Rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı, rahim ağzının sertliğinde ve düzeyindeki değişiklikler ve vücut sıcaklığı değişimleri değerlendirilerek kadın tarafından uygulanır.
    • Emzirme, menopoz ve hormon kullanımını izleyen sürelerde doğurganlık belirtilerini saptamak zor olabilir.
    • Doğal aile planlaması yöntemlerini etkili bir biçimde kullanabilmek için iyi bilgilendirilmiş ve bu konuda eğitilmiş olmak gerekir.
    • Hiçbir yan etkisi yoktur.
    • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

    Ertesi Gün Hapları:Bir doğum kontrol yöntemi değildir. Korunmasız cinsel ilişkide bulunulduktan sonra veya kullanılan doğum kontrolunun başarısız olma ihtimaline karşı ( prezervatifin yırtılma, delinme, yerinden çıkması gibi ) oluşabilecek muhtemel gebeliğin önlenmesinde uygulanır. Bir başka kullanım alanı da tecavüz vakalarında kadının gebe kalmasının engellenmesidir. Korunmasız cinsel ilişkiden sonra ilk 72 saat içinde yüksek doz östrojen ve progesteron hormonu içeren hap ağız yoluyla alınır. Bu haplar rahim iç zarının özelliğini bozarak döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşimini engeller. 12 saat içinde doz tekrarlanır, eğer adet gecikmesi olursa gebelik araştırılmalıdır
    Eczanelerde değişik isimlerde reçetesiz olarak satılmaktadır. Koruyuculuk oranı ilk 24 saat içinde alınırsa %95, ikinci gün %85, üçüncü gün %58 dir, 72 saat sonunda koruyuculuğu son derece düşüktür.
    Ertesi gün hapları ancak çok özel durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir ve alışkanlık haline getirilmemelidir. Yüksek doz östrojen içerdiği için doğum kontrol hapı kullanması sağlık açısından sakıncalı olan kişilerde tehlikeli olabilir. Ayrıca koruyuculuğunun %100 olmadığını bilmek gerekir. Oluşmuş bir hamilelik üzerine etkisi yoktur, yani düşüğe sebep olmaz. Mide bulantısı, kusma, meme hassasiyeti, baş ağrısı, karın ağrısı ve lekelenme tarzında kanama gibi yan etkiler görülebilir.
    Doğum Kontrol Bandı (PATCH):
    Ülkemizde henüz bulunmayan bu yöntem tıpkı haplarda olduğu gibi 28 günlük adet döngüsü prensibine göre kullanılır. Her kutuda 3 bant bulunur. İlk kez kullanımda kanamanın 1.günü başlanır. Kol, bacak, kalça gibi memelerden uzak bir bölgeye yapıştırılır. Bu bant 7 gün boyunca düşük dozlu haplarda olduğu gibi 20 mikrogram östrojen salgılar. 7 gün sonra yeni bant yapıştırılır. Üç hafta boyunca bu şekilde kullanıldıktan sonra kullanıma 1 hafta ara verilir. Doğum kontrol flasterinin yan etkileri doğum kontrol haplarına benzer. Özellikle kullanımın ilk dönemlerinde ara kanamalar ya da lekelenmeler olabilir. Bu etkiler birkaç aylık kullanımdan sonra kaybolur. Bir başka etki de ciltte yapıştırılan alanda görülen hassasiyet ve kızarıklıklardır.
    Koruyucu Çubuklar (İmplant-İmplanon):
    İmplant, yalnızca eğitimli uzmanlar tarafından uygulanması gereken, üst kolun iç bölgesi cilt altına yerleştirilen kibrit çöpüne benzeyen 4 cm boyunda 2 mm eninde küçük plastik bir çubuktur. Östrojen değil progesteron hormonu Progesteron hormonu içermektedir. Yumurtalıklardan yumurta atılmasını engelleyerek ve rahim iç dokusunu inceltip bebeğin yerleşmesine izin vermeyerek etki eder. Ayrıca rahim girişindeki salgıyı kalınlaştırıp spermin rahim içine doğru ilerlemesini önler. Her gün vücuda düşük miktarlarda progesteron hormonu salgılayarak 3 yıl boyunca kadını gebelikten korur. Uygulandıktan 8 saat sonra korumaya başlar. İstenildiği zaman çıkartılabilir, doğurganlık 1 hafta içinde geri döner.
    İmplant adet kanamasının ilk 5 günü içinde uygulanır. Aktif olarak kullanılmayan kolun üst kısmına küçük bir cerrahi işlemle yerleştirilir. Lokal anestezi altında yapılan implant takma işlemi 1-2 dk sürer. Çıkartılmak istenirse yine cerrahi bir işlemle çıkartılır. Emziren yeni doğum yapmış kadınlar, diğer korunma yöntemlerinden memnun olmayanlar rahatlıkla kullanabilir. Doğum sonrası anne emzirmiyorsa doğumdan 21-28 gün sonra, emziriyorsa doğumdan 6 hafta sonra takılır.
    Gebeliği önlemede çok etkili bir yöntemdir, koruyuculuğu %99.3 tür. Başarısızlık oranı %1in altındadır. Kolay, rahat, etkinliği son derece yüksek, uzun süreli, güvenilir, her gün alınması veya hatırlanması gerekmeyen, istenildiği anda geri dönebilen, emziren kadınların da kullanabileceği, cinsel yaşantıyı etkilemeyen bir yöntemdir. Ancak İmplant, yumurtlamayı engellediği için kadının adet düzeni değişebilir, adet kanamaları azalabilir, hatta hiç adet görmeyebilir. Adet görülmemesi gebelik korkusuna sebep olmamalıdır. Kullanmayı düşünen kadınların adet düzenindeki olası değişiklikleri de kabul etmesi gerekir. Ayrıca baş ağrısı, kilo değişikliği, memelerde hassasiyet görülebilir.

    Kimler Kullanabilir?
    · Emziren kadınlar
    · Uzun süreli ve istenildiği zaman geri dönebilen bir yöntem isteyenler
    · Uzun süreli kanama nedeniyle spiral kulanamayanlar
    · Her gün ilaç almayı istemeyenler veya unutanlar,
    · Östrojen kullanması sakıncalı olanlar bu yöntemi uygulayabilir.
    Kimler için Sakıncalı?
    · Gebe veya gebelik şüphesi olanlar
    · Aktif karaciğer hastalığı olanlar, selim veya habis karaciğer tümörü olanlar
    · Tanısı konulmamış vaginal kanaması olanlar
    · Sentetik progesteron kullanamayanlar
    · İmplant bileşenlerine allerjisi olanlar
    · Meme kanseri veya şüphesi olanlar
    Rahim İçi Araçlar (Spiral):
    Değişik şekil ve büyüklükteki rahim içi araçlar (spiral ) rahim içinde yabancı bir madde gibi reaksiyon yaratır. Ve bu sebeple spermin rahim içerisinden geçip yumurta hücresini döllemesini, döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşmesini engelleyip rahim içerisini döllenmeye uygunsuz hale getirir. Koruyuculuğu %97-99 dur. Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve 3-5 yıl koruma sağlar. Çıkarıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez. Ekonomik bir yöntemdir, yan etkisi azdır.
    Rahim içi araç adetin 2.-5. günleri arasında uygulanır. Jinekolojik muayene ve ultrasonografiyi takiben rahim ağzı dezenfektan bir solusyon ile temizlenir. Rahim ağzı özel bir aletle sabitlenerek spiral rahim kanalından geçirilip rahim içine yerleştirilir. Bir kaç saniye süren bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Eğer genital kanalda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.
    Spiral kullanımı ile adet miktarı artabilir, süresi uzayabilir. Adet sancılarına sebep olabilir. Hasta kişisel hijyenine dikkat etmelidir.
    Dikkat edilmesi gereken noktalar:
    · Rahim içi araç (spiral) takılmadan önce mutlaka jinekolojik muayene yapılmalı ve rahim yapısı ultrasonla değerlendirilmelidir. Rahim ağzında yara, iltihap veya vaginal akıntı olan durumlarda spiral takılmamalıdır.
    · Adet kanamaları düzensiz, sık veya bol kanaması olan, demir eksikliği anemisi sorunu yaşayan kadınlarda spiral takılması önerilmez.
    · Spiral takıldıktan sonra düzensiz, aşırı kanama, şiddetli kasık ağrısı, adet gecikmesi veya anormal kokulu akıntı başladığında mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir.
    · Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyuculuğu yoktur.
    Prezervatif(Kondom-Kılıf):
    Kondom, lateks veya poliüretan maddeden üretilen , ilişki öncesi erkeğin sertleşmiş penisine takılan esnek bir kılıftır. Bu kılıf spermlerin vagene dökülerek rahmin içerisine girmesini ve dolayısıyla yumurta hücresinin döllemesini engellemiş olur. Ayrıca AİDS, sifiliz, bel soğukluğu gibi hastalıklardan korunmak için de kullanılır. Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir bir yöntemdir. Cinsel ilişki öncesinde doğru bir şekilde ve her seferinde yeni bir tane kullanılması halinde koruyuculuğu %96-97 düzeyindedir. Koruyuculuğu prezervatifin kalitesine de bağlıdır. Üzerinde üretim ve son kullanma tarihi bulunan ve içerisinde spermisit ( sperm öldürücü) madde içeren prezervatifler tercih edilmelidir. Uç kısmında meninin birikmesi için bir boşluk bırakılmalı ve her ilişkiden sonra delik olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer delik olduğundan şüphe edilirse hemen bir doktora başvurulmalıdır. Doğru takılamaması haline yırtılabilir ya da sızıntıya neden olabilir. Prezervatif Vaseline ya da masaj yağı gibi yağ içeren maddelerle kullanılmamalı. Bazı insanların latekse alerjisi olabilir. En büyük avantajı, düzensiz cinsel yaşamı olan çiftler için en uygun korunma yöntemidir.
    Kadınlar İçin Prezervatif:
    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve gebelikten korunmak için en etkili yöntem prezervatif. Ancak erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı istemiyor. Artık kadınların da kullanabileceği prezervatif üretildi. ABD’de Realty, Türkiye’de Femidon adıyla eczanelerde ve süpermarketlerde bulunmakta.
    Femidom 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince poliüretan tabakasından üretilmiştir ve vajinanın içini tümüyle kaplar. Çok ince, kaygan ve yumuşak bir yapıya sahip olduğundan, birleşme sırasında his kaybına neden olmaz. Yan etkisi olmayan, allerji ve irritasyon yaratmayan bir korunma yöntemidir.
    Kokusuzdur. Vajinaya yerleştirildiğinde hemen vücut ısısıyla ısınır ve nemlenir. Üretiminde kullanılan silikon bazlı yağ, hareketi kolaylaştırır ve ses çıkarmaz. Her yaştaki kadınlar kullanabilir. Kadınların vücudu için özel olarak tasarlanmıştır, ölçü problemi yaşanmaz.
    Cinselilişkiden 8 saat önce takılabildiğinden ilişkinin bölünmemesini sağlar.
    Hamileyken ve regl dönemlerinde kullanılabilir.
    Doğum kontrol haplarıyla birlikte kullanılabilir.
    Mukoza yüzeyleri daha fazla olduğundan, AIDS, Hepatit B gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların kadınlara bulaşma riski daha fazladır. HIV virüsünün cinsel ilişkiyle kadına bulaşma olasılığı, erkeğe oranla 15 kat fazladır. Femidom, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruma sağlar.
    Eğer sizin ya da partnerinizin latex’e alerjisi varsa, polüretan prezervatif bunun için iyi bir alternatiftir.
    İlk kullanımı zor gelebilir; İlişki sonrası kalkmadan önce meninin dışarı sızmasını önlemek için doğru çıkarılmalı.
    Diafram:
    Rahim ağzına geçirilen kenarları daha sert kauçuk bir maddedir. Rahim ağzını kapatarak spermlerin rahim içerisine geçişini engellemekte ve sperm öldürücü maddelerle birlikte kullanıldığında koruyuculuğu artmaktadır. Diafram tarafından tam olarak engellenemeyen spermler spermisit jellerle etkisiz hale gelir. İlişkiden 1 saat önce kadın tarafından rahim ağzına yerleştirilir ve ilişkiden sonra en az 6 saat yerinde kalması sağlanır.
    HIV dahil cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engellemez. Alışana kadar kullanımında aksaklıklar olabilir.
    Spermisitler:
    Köpük, tablet ve jel şeklinde bulunan spermisitler vagen içerisinde bulunan spermlerin yok edilmesini sağlarlar. Koruyuculuğu düşüktür.
    Takvim Yöntemi:
    Güvenilir olmadığı için doktorlar tarafından önerilmemesine rağmen hala en sık kullanılan doğum kontol öntemlerinden biridir. Hamile kalma riskinin en yüksek olduğu günlerde cinsel ilişkiden sakınarak uygulanır. Adet kanamaları düzenli olan kadınlarda yumurta çatlamasının oluştuğu 13.-15. günler gözönüne alınır. Ancak yine de adetin 8.-18. günleri arasında da hamile kalabilme riski olduğu unutulmamalıdır.
    Gebelikten korunmanın kalıcı yöntemleri;
    Artık bebek sahibi olmayı kesinlikle düşünmüyorsanız en uygun yöntem tüplerin bağlanmasıdır.
    Kadınlarda Tüplerin (yumurta kanalları) Bağlanması:
    Tüp ligasyonu olarak da adlandırılan bu işlem rahim ve yumurtalıklar arasında yer alan kanalların cerrahi olarak bağlanması veya kapatılmasıdır. Böylece yumurtalıklardan atılan yumurtanın sperm ile karşılaşması engellenir, döllenme kesinlikle önlenmiş olur. Tüplerini bağlatan kadın hemen korunmaya başlar ve kesinlikle hamile kalamaz. Küçük bir operasyon gerektirir, geri dönüşü yoktur. Anestezi verilerek uygulanır. Adet düzenini etkilemez. Cinsel hayatı ve isteği etkilemez.
    Hamile kalması ruhsal ve sağlık açısından sakıncalı olan kadınlarda ideal bir yöntemdir.
    Tüpler bağlandıktan sonra geri döndürmek için yapılan cerrahi operasyonların başarı şansı düşüktür. Tüpleri bağlandıktan sonra tekrar hamile kalmayı isteyenlere tüp bebek yöntemi önerilir.
    Erkekte Sperm Kanallarının Bağlanması (Vazektomi):
    Vazektomi olarak da adlandırılan bu müdahale spermin geçtiği kanalların kesilmesi yada bağlanmasıdır. Küçük bir operasyon gerektirir, geri dönüşü yoktur. Lokal anestezi altında ürolog tarafından yapılır, 15-20 dk süren işlem kansız ve ağrısızdır, deri üzerinde iz bırakmaz, komplikasyon oranı çok düşüktür. Hastanede kalmayı gerektirmez. Erkeklik gücünde bir azalma veya değişme yaratmaz, cinsel arzuyu ve sertleşmeyi etkilemez. Erkek menisinin miktarı ve görünümü değişmez, ancak meni içinde artık döllenmeyi sağlayan sperm hücresi bulunmaz. Koruyuculuğu hemen başlamaz. Operasyon sonrası ilk 20 ilişkide meni içinde hala canlı sperm hücresi bulunabileceğinden ilk dönemlerde korunmak gerekir. Daha fazla çocuk istemeyen veya hamile kalması sağlık açısından tehlikeli olan bayanların eşleri için ideal bir yöntemdir.
    Lokal anestezik maddeye duyarlılık, operasyon bölgesinde enfeksiyon, hematom ( kan toplanması), ağrı gibi yan etkiler cok nadirde olsa görülebilir.
    Akıllarda kalan sorular ve cevapları;
    · Geri çekme yöntemi etkili bir doğum kontrol yöntemimidir?
    Dünyada hala en sık kullanılan, özellikle geri kalmış ülkelerde tercih edilen doğum kontrol yöntemi “koitus interruptus” yani geri çekme yöntemidir. Bu yöntemi kullanırken sıklıkla yapılan hata, spermlerin yalnızca ejakulasyon sıvısında (meni) bulunduğunun sanılmasıdır. Halbuki ejakülasyon öncesi dönemde (boşalmadan önce) penisten dışarı akan az miktardaki şeffaf ve kaygan sıvıda da spermler az miktarda da olsa bulunmaktadır. Ve sağlıklı erkeklerde bu az sayıdaki spermler bile gebeliği başlatmak için yeterli olabilmektedir.
    *Gerçek bir birleşme (vaginal yoldan birleşme ) olmadan da gebe kalınabilir mi?
    Gerçek bir birleşme olmadan da gebe kalmak mümkündür. Bu, oldukça düşük bir ihtimal olmasına karşın, özellikle vajinanın giriş kısmına yakın olan boşalmada, spermler boşalma esnasında penisten belli bir hızla dışarı doğru fışkırır ve bu da spermlerin bir
    kısmının vajinaya girmesine, buradan da genital kanalın içine doğru
    ilerleyerek partnerin gebe kalmasına neden olabilir.
    *Ertesi gün hapları kullanıldıktan sonra adet düzeni bozulur mu?
    Bu hapların kullanımından sonra adet düzeni değişikliği olur. Genellikle haplar ullanıldıktan bir kaç gün sonra adet görülür. Daha sonraki aylarda adet düzeni normal haline gelir.
    *Ertesi gün hapları sık kullanmak sakınca yaratır mı, kısırlık yapar mı?
    Bu haplar düzenli cinsel hayatı olan kişiler için uygun bir doğum kontrol yöntemi değildir, ancak korunmasız cinsel ilişki sonrası acil durumlarda ( prezervatif yırtılması, delinmesi gibi) başvurulması gereken bir yöntemdir, doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı kişilerin bu yöntemi kullanması da yüksek hormon içeriğinden ötürü sakıncalıdır, kısırlık yaratmaz, etkisi kullanıldığı ay içinde geçerlidir.
    *Doğum kontrol hapları kilo aldırır mı?
    Doğum kontrol haplarının içerisinde bulunan progesteron hormonu vücutta su ve tuz tutulumuna, dolayısıyla ödem ve şişliğe neden olabilir. Östrojen hormonu beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına sebep olabilir, ancak şu an piyasada bulunan düşük doz östrojen içeren hapların iştah artışına ve kilo alımına neden olmadığı belirtilmektedir.
    *Doğum Kontrol hapı kullanılırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapmalıdır?
    Eğer tek bir hap içilmesi unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara yine aynı saatte ve gününde devam edilmelidir. Ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur. Eğer ardarda 2 gün hap içilmesi unutulursa takip eden 2 gün 2’şer tane hap alınır ve ek bir korunma yöntemi uygulaması önerilir. Eğer 2’den fazla hap içilmesi unutulursa paket kullanımı sonlandırılmalıdır.
    *Emziren kadınların gebe kalmadığı düşüncesi doğru mu?
    Emziren kadınlarda prolaktin denen süt hormon düzeyi yükselir, bu hormon yumurtlamayı baskılayarak yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Bebeğini düzenli olarak emziren bir kadın, doğum sonrası ilk 4-6 ay boyunca gebelikten korunabilir. Ancak ilerleyen aylarda bebeğe ek gıdalar vermeye başlayacağından daha az emzirecek ve daha az prolaktin salgılanacaktır. Bu nedenle emzirmeye rağmen yumurtlama ve yeni bir hamilelik gerçekleşebilir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmemelidir. Adet kanamaları başladığı andan itibaren anne bebeğini yalnızca anne sütüyle besliyor olsa dahi gebelikten korunmak için bir yöntem uygulamaya başlamalıdır. Lohusalık dönemindeki kanamalar (ilk 6 hafta) adet kanaması olarak değerlendirilmez, koruyucu bir yöntem uygulamaya gerek yoktur.
    *Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılabilir?
    Bebeğini emzirmek istemeyen anneler doğum kontrol hapına başlayabilir. Emziren anneler ise düşük doz progesteron içeren doğum kontrol hapları (minipill) kullanabilir. Rahim içi araç doğumdan 6 hafta sonra takılabilir. Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi yöntemleri ( tüplerin bağlanması ) tercih edebilir.
    *Spiral mutlaka adet kanamasının olduğu günlerde mi takılmalıdır?
    Adet kanamasının olduğu günler kişinin hamile olmadığının göstergesidir ve rahim ağzı kan akışından dolayı hafifçe açılmıştır, bu şekilde işlem daha kolay gerçekleştirilir, hasta daha az acı hisseder, hatta hiç acı hissetmez. Hamile olmadığından emin olunan durumlarda kişinin isteğine bağlı herhangi bir gün de spiral takılabilir.

    *Doğum yapmamış kadınlara spiral uygulanabilir mi?

    Etkili başka bir yöntem bulunamadığında uygulanabilir. Ancak genel olarak hekimlerce önerilmez.
    *Tüplerin bağlanması menopoza girmeme sebep olur mu?
    Tüplerin bağlanması sadece yumurtalıklardan salınan yumurta hücresinin kanalda ilerleyerek sperm hücresiyle buluşmasını engeller, kanallar kapatıldığı için döllenme gerçekleşemez. Bu işlem esnasında yumurtalıklara dokunulmadığı için yumurta üretimi devam eder ve adet düzeni normal seyrinde gerçekleşir.
    *Menopoza girmek üzere olduğum halde hamile kalma riskim var mı?
    Menopoz öncesi dönemde ( premenopoz) adet düzensizliği, adetlerde gecikme sık görülür. Ancak doğurganlık ve gebe kalma olasılığı devam etmektedir. Bu sebeple etkili bir korunma yöntemine devam edilmelidir.
    *Menopoz öncesi dönemde hamile kalmamak için nasıl korunmalıyım?
    Spiral ( bakırlı veya hormonlu) bu dönemde uygulanabilecek ideal bir doğum kontrol yöntemidir. Menopoza girildiğine emin olunduktan sonra spiral çıkartılabilir.
    35 yaş üstü ancak sigara içmiyorsanız menopoza kadar doğum kontrol hapı kullanılabilir.
    Prezervatif, aylık veya 3 aylık iğneler, tüplerin bağlanması da bu dönemde tercih edilebilir

    Sağlıklı Hamilelik İçin 14 Püf Nokta

    40 yaş ve üzeri anne adayları, Sağlıklı bir gebelik geçirmek adına bazı önlemler almak zorunda… Doç. Dr. İbrahim Bildiriciˊnin sorunsuz hamilelik için tavsiyeleri:
    Hamileliklerin çoğu sorunsuz sonuçlansa da, bazı durumlarda anne veya bebekte çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor…
    Özellikle de anne adayları 40 yaş ve üzerindeyse! Hamilelik öncesinden başlayarak iyi bir takip ve yaşam alışkanlıklarında alınacak bazı önlemler; ileri yaştaki anne adaylarının sağlıklı doğum yapma şansını yükseltiyor.
    Doç. Dr. İbrahim Bildirici, ileri yaştaki anne adaylarının sağlıklı bir gebelik için dikkat etmeleri gereken püf noktaları anlattı.
    DOKTORA DANIŞIN RİSKLERİ AZALTIN
    Hamile kalmadan önce olası riskleri azaltmak için mutlaka uzman bir doktora başvurarak ˊgebelik öncesi danışmanlıkˊ alın. Bu danışmanlıkta; kronik bir hastalığınız varsa tedavi edilmesi, aşılarınızın tamamlanması, hamilelik sürecinde neler yapılması ve nelerden kaçınılması gerektiği konusunda bilgilenirsiniz.
    GEBELİK SÜRESİNCE SİGARA İÇMEYİN
    Erken Su gelmesi, bebeğin eşinin erken ayrılması, bebeğin eşinin rahim ağzına yerleşmesi, düşük doğum ağırlığı, erken doğum, ölü doğum ve ani bebek ölümü gibi pek çok ciddi sorun sigaradan kaynaklanabilir. Bu nedenle, hamilelik öncesinde, hamilelik sırasında ve emzirme döneminde kesinlikle sigara kullanmayın.
    BEBEĞİN SAĞLIĞI İÇİN Alkol KULLANMAYIN
    Alkol, anne karnındaki bebeğe hamileliğin her safhasında zarar verebiliyor. Hamilelik sırasında alkol tüketmek, bebekte ciddi zeka ve davranış bozukluklarına yol açabiliyor. Alkol alan annelerin bebeklerinde ˊfetal alkol sendromuˊ olarak adlandırılan, kafa çevresinde küçüklük, büyüme geriliği, yüz anormallikleri ve zeka geriliğiyle seyreden bir sendrom görülebiliyor.
    EN UFAK BİR AĞRIDA İLACA SARILMAYIN
    Hamile kalmadan önce, doktorunuzu kullandığınız ilaçlar konusunda bilgilendirin. Doktorunuz bu ilaçların hamilelik için güvenli olup olmadığını ve yan etki potansiyellerini değerlendirecektir. Doktorunuz önermedikçe hiçbir ilaç içmeyin. Özellikle bazı epilepsi ilaçları, kan sulandırıcılar, bazı Hipertansiyon ve akne ilaçları, doğumsal anomali oluşturma potansiyeli taşıyor.
    AŞILARINIZI YAPTIRIN SONRA HAMİLE KALIN
    Kızamıkçık (Rubella) geçirdiğinizi hatırlamıyorsanız suçiçeği (Varicella) için test yaptırın ve eğer bağışıklığınız yoksa aşılarınızı tamamladıktan en az bir, tercihen üç Ay sonra hamile kalın. Tetanos aşısı hamilelik öncesinde de hamilelik sırasında da yapılabiliyor. Hepatit B bulaşma riski varsa, doktorunuz aşı yaptırmanızı önerecektir.
    HAMİLE KALMADAN FOLİK ASİT KULLANIN
    Hamile kalmadan en az bir ay önce, Günde 0.4 miligram (400 mikrogram) folik Asit içeren vitamine başlayın ve üç ay boyunca düzenli olarak kullanın. Folik asit takviyesi, bebeğin kafa kemiklerinin gelişmemesi gibi riskleri ciddi oranda düşürüyor.
    KALSİYUM VE DEMİR ALIN
    Hamile kaldıktan sonra günde 1000-1500 miligram kalsiyum desteği kullanın. Bebeğin iskelet gelişimi için de kalsiyum çok önemli bir mineraldir. Ayrıca üç ayın sonunda bulantılarınız azalınca, günde 30 miligram demir almanız; hamileliğinizde Demir Eksikliğianemisi riskini azaltacaktır.
    SICAK ORTAMLAR VE AĞIR EGZERSİZ YASAK
    Hamileliğin ilk üç ayında vücut sıcaklığındaki ciddi artış (hipertermi), doğumsal anomali riskini artırabiliyor. Bu nedenle sauna ve kaplıca gibi Sıcak ortamlara girmekten sakının. ağırlık kaldırmaya dayalı egzersizler ve düşme riski olan binicilik gibi sporlardan uzak durun.
    CİNSEL HASTALIK TESTLERİNİ YAPTIRIN
    Hamile kalmadan önce, erken doğuma yol açabilen klamidya ve gonore gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara yönelik testlerinizi yaptırın. Kızamıkçık ve su çiçeği bağışıklığınızı da test ettirin. Eğer bağışık değilseniz, hamilelikten üç ay öncesinde aşınızı yaptırın.
    NE ÇOK ZAYIF NE DE AŞIRI KİLOLU OLUN
    Modern dünyanın önde gelen sorunlarından biri olan obezite; zor doğuma ve artan cerrahi risklere kadar uzanan pek çok soruna yol açabiliyor. Aşırı zayıflık da erken doğum riskinde artışa ve düşük doğum ağırlığına neden olabiliyor. Dolayısıyla hamile kalmadan önce, beslenme ve diyet uzmanı eşliğinde ideal kilonuza ulaşmayı ihmal etmeyin. Ne çok zayıf ne de aşırı şişman olarak hamile kalmaya çalışın.
    AİLENİZDE KALITSAL HASTALIK VARSA GENETİK TARAMA ŞART
    Ailenizde Kansızlık, kistik fibrosis, muskuler distrofi gibi genetik hastalıklar varsa, bunlar için taşıyıcı olup olmadığınıza baktırın. Riskli durumlarda, hamilelik sırasında karnınızdaki bebek de test edilerek hasta olup olmadığı anlaşılabiliyor.
    AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI GÖZARDI EDİLEMEZ
    Dişlerdeki çürükler, erken doğum gibi ciddi sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle gerek hamilelik öncesinde gerekse hamilelik sırasında çürük dişlerinizi mutlaka tedavi ettirin. ağız hijyenine özen gösterin.
    KEDİSİ OLANLARA TOKSOPLAZMA TESTİ
    Kediniz varsa ˊtoksoplazmosisˊ için bağışıklığınızın olup olmadığını test ettirin. Çiğ köfte yememek, pişmemiş ete çıplak elle temas etmemek de toksoplazmaya karşı alınacak önlemler arasındadır.
    YAPAY TATLANDIRICI VE KAFEİNİ AZALTIN
    Vejetaryen beslenme tarzı, hamilelikte B12 ve D vitamini, kalsiyum ile riboflavin açısından yetersiz kalıyor. Bu yüzden dengeli beslenin.
    Yapay tatlandırıcı ve kafeini azaltın. Çünkü yapay tatlandırıcıların güvenilirliği henüz kanıtlanmadı. Kafeinin fazla alımı da, düşük doğum ağırlığına yol açabiliyor.
    Cıvalı balıkları yemeyin… Kılıç gibi cıva miktarı fazla olabilecek balıklardan kaçının. Karides, somon, sazan gibi cıva açısından pek riski olmayan deniz ürünlerini haftada 1-2 kez tüketin. Deniz ürünleri, Omega-3 yağ asitleri için iyi bir kaynaktır.

Etiketler:hamile kalmamak için alınan önlemler hamile kalmadan önce bilinmesi gerekenler hamile kalmadan önce alınması gereken vitaminler hamilelikten önce alınması gereken vitaminler hamile kalmamak için alınacak önlemler hamile kalmamak için önlemler hamilelikten önce doktor kontrolü op.dr.gökmen iyigün hamilelikten önce alınması gereken ilaçlar hamile kalmadan önce alınması gereken ilaç hamile kalmaması için önlemler hamile kalmak için ilaç hamile kalmamak icin yapilack onnemler hamile kalmadan op. dr. gökmen iyigün hamileyken ne zaman ilaç alınmaz hamilelikten önce alinmasi gereken vitaminler hamile kalmamanın önlemleri Hamile kalmamananın önlemleri hamilelik öncesi önlemler
Gebelik: Gebelik veya hamilelik, erkekten gelen sperm ile kadının yumurtalıklarından atılmış olan yumurtanın döllenmesinden doğuma kadar geçen 40 haftalık (280 gün) döneme verilen isimdir.
Hamile Fotoğrafçılığı: Hamile Fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalıdır. Portre Fotoğrafçılığının bir alt kategorisidir.
Once: Once, Finlandiyalı senfonik power metal müzik beşlisi Nightwish'in beşinci stüdyo albümüdür. 2004 yılında yayınlanmıştır.
Once More, With Feeling: Buffy The Vampire Slayer adlı dizinin, en çok beğenilen bölümlerinden biridir, "müzikal bölüm" diye de telaffuz edildiği olur.
Once Caldas: Corporación Deportiva Once Caldas, sıklıkla bilinen adıyla Once Caldas, Kolombiya'nın Manizales şehri merkezli futbol kulübü.
Önceki Chao (16 Krallık): Önceki Chao, Birinci Chao, Han Zhao (Çince: 漢趙 pinyin: Hànzhào veya 前趙 pinyin: Qiánzhào, MS 304 - 329), Çin tarihinde 'Beş Hu Onaltı Krallık (Çince: 五胡十六國 wǔ hú shí liù guó) döneminde Güney Hiung-nu'nun 19. tanhu'su olan Teçişi Tanhu (Çince: 持至屍逐就單于 chí zhì shī zhú jiù)'nun sülalesinden Yufuluo (欒提於夫羅 luándī yūfūluo)'nın torunlarından Jin Hanedanı'nca "Hiung-nu Beş boyu Büyük müfettişi" (五部大都督 wǔbù dàdōudū) görevine atanmış Liu Yuan (Çince: 劉淵 liú yuān) tarafından kurulmuş bir hanedan.
Bir Zamanlar Amerika: Bir Zamanlar Amerika (orijinal adı İtalyanca: C'era una volta in America, İngilizce: Once Upon a Time in America), 1984 yılında, Sergio Leone tarafından yönetilen İtalya-ABD ortak yapımı filmdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir